- Katılım
- 7 Ocak 2009
- Mesajlar
- 7,520
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- secilmemis
Zamanın Ruhu
Bende kayıtlı olan kadim bilgileri içeren bu çok iyi araştırılmış ve hazırlanmış belgeselden ,elimden geldiğince toparlamaya çalıştığım bu bilgi alıntılarını sizlerle paylaşmak istedim.Orada ki görüntüleri de keşke sizlerle paylaşabilseydim.Buradaki bilgilerle, düşünceme uyması ve mantığıma oturması açısından ilgilendim;yinede sorgulamalarım devam ediyor?Sizlerin ne düşünüceğinizi bilmiyorum ama sonuç da paylaşmak istedim.
Anlatan Bilimcinin ağzından:
"Düşündüklerimizi,anladıklarımızı,nereden geldiğimizi ve bundan sonra ne yapacağımızı daha derin araştırdıkça bize ne kadar çok yalan söylendiğini göreceksiniz. Dünyadaki her kurum tarafından kandırıldık..Bir dakika durun ve dini kurumların neden bu dünya üzerinde işlerine karışılmayan tek kurum olduklarını düşünün.
Dini kurumlar, dünyadaki pisliğin merkezindedir. Dini kurumların hepsi, devletinizi ve hükümetinizi kuran size bu yozlaşmış eğitim sistemini getiren ve uluslararası banka kartellerini kuran bir avuç insan tarafından oluşturuldu. Çünkü siz ve aileniz, efendilerinizin umurunda değilsizniz! Onların umursadıkları tek şey, her zaman olduğu gibi sadece bu koca dünyaya hükmetmek. Bizleri gerçeklerden uzaklaştırıp evrendeki ilahi bir gücün varlığına, Tanrı denen adama inandırıldık. Tanrı'nın ne olduğunu bilmiyorum ama ne olmadığını biliyorum,kendinizi gerçeği görmek için hazırlayıp, sonu nereye varırsa varsın,ucu kime dokunursa dokunsun gerçekten madalyonun öteki yüzüne bakmak isterseniz yolun bir yerinde ilahi adalete kafa tuttuğunuzu fark edersiniz. Kendinizi ne kadar çok eğitirseniz çevrenizdeki olayları olayları o kadar iyi kavrarsınız. Herşey daha açık gözükür ve etrafınızdaki yalanları görmeye başlarsınız.
"" Gerçek sizi özgür kılacak "
(Jordan Maxwell)
"Gerçeği bilmeniz gerekiyor, gerçeği aramanız gerekiyor.
Gerçeği otoriter kabul etmek yerine, otoriteyi kabul edenler için, bu çok zor olmalı."
(G. Massey: Mısır Bilimci )
Geçeği aradığımızda, en büyük saçmlık, gelmiş geçmiş en büyük yalan vaatler ve abartılı iddialar şampiyonuyla karşılaşırız: DİN
Din, insanları gökyüzünde yaşayan görünmez bir adam olduğuna ikna etmeye çalışır. Her yaptığımızı izler,her günümüzü her bir dakikasını. Ve bu görünmez adamın yapmamamızı istediği özel bir listesi vardır. Eğer bu listeden herhangi birini yaparsanız, sizi ateşle dolu dumanlı, yakıcı, işkenceli, ıstırablı özel bir yere gönderir. Ynmanız, boğazlanmanız, ağlamanız için bir yer..
AMA O SİZİ SEVİYOR
[Görsel erişilemez]
Din milyar dolarlarla oynar, hiç vergi ödemez ve herzaman daha fazlasını ister. Tam bir saçmalık. KUTSAL SAÇMALIK! [Görsel erişilemez]
Bölüm1: Anlatılmış en Müthiş Hikaye.
Güneş. M.Ö 10,000 yılından beri, insanlar bu nesneye duydukları saygıyı ve hayranlığı çizimlerle ve yazılarla dile getirmişlerdir. Bunun nedeni ise gayet açık, güneş hergün doğarak insanların dünyasını aydınlatır, sıcaklık ve güvenlik sağlar. İnsanlar anladıki o olmadan ekinler büyümez ve bu gezegen üzerinde yaşam devam etmez. B u gerçekler güneşi, tüm zamanların en çok tapınılan nesnesi haline getirdi. Benzer şekilde insanlar, yıldızlarada ilgi duydular.Yıldızların hareketlerini takip ederek uzun vadede gerçekleşen bazı olayları önceden hesaplayabileceklerini fark ettiler. Ay tutulması ve dolunay gibi olayları. Gökcisimlerini gruplayarak bugün bizim "Takımyıldız " dediğimiz haritaları oluşturdular: (Zodyak çaprazı).
İnsanlık tarihinin en eski kavramsal işaretlerinden biri: Daire içinde artı işareti ve 3 er burçlarla ayrılmış 4.dilim, tam ortada güneş (en yakın anlatım şekli bunu buldum )
Güneşin bir yıllık süreç içersinde 12 büyük yıldız içinden geçişini tasvir eder. Ayrıca 12 ayı, 4 mevsimi, gün dönümlerini ve ekinokslarını da belirtir. Zodyak çaprazında her takım yıldızı antropomorfize edilmiş, diğer bir deyişle hayvan yada doğa figürleriyle kişiselleştirilmiştir. Bir başka deyişle antik toplumlar güneşi ve yıldızları izlemekle kalmamış, onları, hreketlerinin sonucunda meydana gelen olaylarla bağlantılı olarak özenle kişiselleştirmişlerdir. Güneş, yaşam veren ve yaşamı devam ettiren nitelikleriyle "Tanrını Güneşi," ""Dünyanın Işığı," ve "İnsanlığın Kurtarıcısı," olarak bilinir. Benzer şekilde, 12 takımyıldız da "Tanrının Güneşi'nin ziyaret ettiği yerleri temsil ederler ve genellikle o zaman aralığındaki gerçekleşen doğa olaylarındaki etken elementlerle isimlendirilirler.
Örneğin Aguarius (Kova), Su Taşıyıcısı, şiddetli yağmurları getiren kişi.
Mesela Horus: M.Ö 3000 civarında Mısır'ın Güneş Tanrısıydı. Horus güneşin kişiselleştirilmiş haliydi.
Mısır'daki antik hiyeroglifler sayesinde, bu güneş tanrısı hakkında çok şey biliyoruz. Horus'un hikayesi genellikle şöyle devam eder.
Horus, 25 Aralık'ta bakire Isis-meri tarafından dünyaya getirilir. 3 Kral, yıldızı takip ederek Horus'u bulmuş ve bu yeni doğmuş kurtarıcıyı süslemişleridr. 30 yaşına geldiğinde Anup tarafından vaftiz edildi ve görevine başladı. Horus'un birlikte yolculuk ettiği 12 havarisi vardı. Hastaları iyileştirmek ve su üzerinde yürümek gibi mucizeler gösterirdi. Horus; "gerçek", "Işık," "Tanrının Oğlıu," "Güzel Çoban," "Tanrının Koyunu" ve bunun gibi bir çok farklı isimlerle de biliniyordu. Typhon tarafından ihanete uğradıktan sonra Horus çarmıha gerildi, 3 gün botunca gömüldü ve sonra yeniden dirildi.
Horus'un bu karakterislik özellikleri, özgün olsun yada olmasın dünyadaki bir çok farklı kültürleri ve tanrılarını etkileyerek hepsinde aynı mitolojik altyapıyı meydana getirdi.
Frigya'nın Attis'i (M.Ö 1200), 25 Aralık' tabakire Nana'dan dünyaya geldi,çarmıha gerildi, gömüldü ve 3 gün sonra dirildi.
Hindistan'ın Krişna2sı (M.Ö 900)Bakire Devaki'den doğumunu müjdeleyen bir yıldızla birlikte dünyaya geldi. Havarilerine mucizeler gösterdi, ölümünden sonra tekrar dirildi.
Yunanistan'ın Dionysus'u (M.Ö 500), 25 Aralık'ta bir bakireden dünyaya geldi.Gezgin bir öğretmendi, suyu şaraba dönüştürmek gibi mucizeler gösterdi. "Kralların Kralı", "Tantının sevgili oğlu ", "Alfa ve O**** " gibi bir çok isimle anıldı. Ölümünden 3 gün sonra yeniden dirildi.
Pers'li Mithra (M.Ö 25 aralık,bakireden doğdu 12 havarisi,ölümünden sonra 3 gün gömülü kaldı yeniden dirildi. Bunun gibi bir çok ilahi figür var. Asıl soru şu: neden bu özellikler, neden 25 Aralık'ta bir bakire doğumu neden 3 günlük ölüm ve kaçınılmaz yeniden diriliş, neden 12 havari yada takipçi?
- - - - - - - -
Bunları anlamak için isterseniz en güncel güneş mesihini bir gözden geçirelim.
İsa, 25 Aralık'ta Beytüllahim'de bakire Meryem'den dünyaya geldi. Doğumu, doğuda bir yıldızın doğmasıyla müjdelendi. 3 Magi Kral'ı bu yıldızı takip ederek İsa'yı buldular ve süslediler. 12 yaşına geldiğinde bir çocuk öğretmendi, 30 yaşında John tarafından vaftiz edildi ve görevine başladı. Yanında 12 havarisi vardı onlara mücizelerini gösterdi. "Krallar'ın Kralı", "Tanrının Oğlu ". Yauda tarafından ihanete uğrayıp 30 gümüş akçeye satıldıktan sonra çarmıha gerildi,3 gün sonra dirilip cennete yükseldi.
Öncelikle, doğum kısmı tamamen astrolojik. Sözü edilen doğudaki yıldız Sirius'tur, 24Aralık'ta gece gökyüzündeki en parlak yıldızdır. Ve Orion kuşağındaki diğer 3 parlak yıldızla aynı hizadadır. Bu 3 parlak yıldız, antik zamanlar olduğu gibi günümüzde de aynı isimle anılırlar: 3 Kral.
3 Kral ve en parlak yıldız, sirius hepsi birlikte 25 Aralık'ta güneşin doğacağı noktayı gösterir. Bu yüzden 3 Kral doğudaki yıldızı "takip" eder ve gündoğumunu, yani güneşin doğumunu işaret eder.
Bakire (Virgin) Meryem,Başak (Virgo) burcundan gelir. Başak "Virgo the Virgin) olarak da bilinir. Virgo (Başak), latince'de bakire demektir. Başak aynı zamanda "Ekmek Evi" olarakda bilinir ve Başak, elinde bir demet buğday tutan bir bakire olarak tasvir edilir "
(vay be burcum nelere kadirmiş[Görsel erişilemez]) neyse şaka bir yana.
"Hasat mevsimi olan Ağustos ve Eylül aylarını temsil eder. Ayrıca Beytüllahim'in tam tercümesi, "Ekmek Evi'dir. Bu yüzden aslında Beytüllahim: dünyadaki bir yeri değil, gökyüzündeki bir yeri yani Başak burcu takımyıldızını temsil eder. Ayrıca 25 Aralık'ta yani kış gündönümünde bir başka ilginç olay meydana gelir. Yaz gündeminden kış gündemine kadar, günler kısalır ve soğur. Güneş güneye doğru hareket eder ve gittikçe küçülerek silikleşir. Günlerin kısalması ve kış gündönümüne doğru hasat zamanının gelmesi, antik medeniyetlerde ölümü temsil ediyordu. Bu, güneşin ölümüydü. 22 Aralık'ta güneşin yok olduğu en belirgin şekilde görülür, güneş 6 ay boyunca güneye doğru hareket eder ve o gün, ufuktaki en düşük noktasına ulaşır. İşte burada ilginç bir olay olur: Güneşin güneye doğru hareketi 3 gün boyunca durur, bu 3 gün beklemeden sonra güneş, haç şeklindeki Güney takımyıldızının üzerinde yeniden yükselmeye başlar. 25 Aralık'ta gerçekleşen bu olaydan sonra güneş, bu sefer kuzeye doğru 1 derece hareket eder, günler uzamaya ve ısınmaya başlar, bahar gelir. İşte bu yüzden, "Güneş haç üzerinde öldü", 3 gün ölü kaldı ve tekrar dirildi" denir.
"Bu yüzden İsa ve diğer sayısız güneş tanrısı aynı haç, 3 günlük ölüm ve yeniden diriliş temalarını paylaşır. Bu aslında güneşin, Kuzey yarımküreye doğru hareket yönünü değiştirmeden ve baharı getirmeden önceki hareket sürecidir. Buna rağmen güneşin yeniden dirilişi, bahar ekinoksuna kutlanmazdı. Çünkü güneş, günün uzadığı ve baharın belirtilerinin başladığı bahar ekinoksunda, yani "paskalya" zamanında belirgin olarak karanlığın kötülüğünü alt ediyordu. Şimdi, muhtemelen İsa'yla ilgili en belirgin astrolojik sembole yani 12 sadık havarisine bakalım. Bunlar aslında Zodyak çaprazında tasvir edilen 12 burçdur ve güneşi temsil eden İsa onları ziyeret eder. Zodyak çaprazında , isa - İncil'de 12 sayısına bir çok yerde rastlanır.
Güneşin yaşamını tasvir eden, Zodyak çaprazına geri dönersek, onun sadece güneşin hareketlerinin sanatsal bir ifadesi olmadığını söyleyebiliriz.
(burası çok önemli bence, sanatsal ifadeyle alakalı değil yani)
Bu aslında ilahi bir Pagan sembolüdür ve şu şekildedir: (Haçın ortasındaki yuvarlak) Asılnda bu bilindiği gibi Hıristiyanlık sembolü değildir. Bu, Paganların Zodyak çaprazı uyarlamasıdır. Bu yüzden İsa, eski betimlemelerde hep kafasında bir haçla gösterilir. Çünkü isa Güneştir, "Tanrının Oğlu", "Dünyanın Işığıdır" "Göğe çekilendir", ve bu yüzden aslında her sabah yaptığı gibi "Tekrar gelecek"tir. Karanlığın düşmanı olan Tanrının kudretiyle, her sabah "Yeniden Diriliş" ve tacında parlayan gün ışıklarıyla "Cennetten iner".
İncil'de yer alan sayısız astrolojik-astronomik benzetmelerden belki en önemlisi Çağ'lar ile ilgili olan kısımdır. Yine Kutsal kitap ta "Çağ" kelimesi bir çok yerde geçmektedir, öncelikle gece gündüz eşitliğinin yani ekinoksun gerilemesi olayını anlamalıyız.
Antik Mısır'lılar ve onlardan önceki birçok medeniyet far ettilerki, yaklaşık olarak her 2150 yılda bir bahar gündönümünde şafak, Zodyak'ın bir başka sembolüne denk geliyordu. Bu olay, Dünya'nın kendi ekseninde açısal olarak dönerken yalpalamasıyla ilgilidir. Bu olaya gündönümünün gerilemesi denir, çünkü bir yıllık döngünün aksine bu olayda burç geriye gider. Bu gerilemenin 12 Burcun tamamında gerçekleşmesi 25.765 yıldır. Bu süre aynı zamanda "Büyük Yıl" olarak atlandırılıyordu ve antik toplumlar çok dikkat ediyordu. Bu yüzden her 2150 yıllık süreci bir "Çağ" olarak adlandırdılar.( M.Ö 4300 yılından M.Ö 2150) yılına kadar Taurus, yani "Boğa Çağı " yaşandı. (M.Ö 2150 yılından M.S 1) yılına kadar Aires, yani "Koç Çağı" yaşandı.
Ve şu anda içinde bulunduğumuz ( M.S 1 yılından M.s 2150) yılına olan süreçte de, "Balık Çağ" ı yaşanacak. 2150 yılından sonra ise, dünya yeni bir çağa girecek, "Kova Çağı" na. (burada aklıma yeni bir tufan olayı geldi
İncil, sembolük olarak 3 çağın geçişinden ve geçilecek olan 4 ncü bir çağdan bahseder.
Eski Ahit'e göre Musa,Sina Dağı'ndan elinde 10 Emir'le birlikte geldiğinde insanlarının altından bir buzağı heykeline taptıklarını görür ve çok üzülür. Taş tabletleri parçalar ve insanlarına, bu utançtan arınmak için birbirlerini öldürmeleri gerektiğini söyler. Bir çok ilahiyatçı bu öfkeyi, İsrailoğullarının yanlış tanrıya tapmalarına bağlamıştır. Aslında o put altın bir boğaydı, "Taurus Boğası" ydı. Ve Musa halkına yeni Çağın, yani "Koç Çağı" nın geldiğini haber veriyoru. Bu yüzden Yahudiler, bu gün bile hala boynuz borusu çalarlar. Musa yeni çağ olan "Koç Çağı" nı temsil ediyordu ve bu yüzden herkes eski çağdan vazgeçmeliydi. Antik Tanrılardan Mithra gibi, başka figürlerde bu geçişi yaşamış, ve aynı tema içersinde bir boğayı öldürmüştür (bu heykel ve resimlerle sembolize edilir)
İsa ise bundan sonra gelecek çağın (2 balık resmi) "Balık Çağ"nın yol göstericisidir. Balık sembolüne Eski Ahit' te çok rastlanır. Örneğin İsa, 500 kişiyi ekmek ve sadece 2 balıkla doyurmuştur. Görevine başlayıp Galilei ile yolculuğa çıktığında, 2 balıkçıyla arkadaş olmuş ve balıkçılar onu takip etmiştir. İnsanların arabalarının arkasındaki isa-balığı çıkartmasını hepiniz bilirsiniz. Bilmediğiniz şey aslında onun ne anlama geldiği. Bu, "Balık Çağı" sırasında ki Pagan Güneş Krallığı'nın astrolojik semboludur. Ayrıca İsanın doğumu kabul edilen tarih, bu çağın başlangıç tarihidir. Luke 22:10 göre, havarilerinin İsa' ya "senden sonra bir dahaki paskalya nerede olacak " diye sorulduğunda İsa: "Bir şehre gireceksiniz ve orada elinde testiyle su taşıyan bir adam göreceksiniz. Onu takip edin, ve gireceği eve girin", diye cevap verir. Bu ayet, astolojik esinlemelerin belki de en açık olanıdır. Testiyle su taşıyan adam "Aguarius" tur. Su-Taşıyı cısıdır ve herzaman testiden su döken bir adam olarak tasvir edilmiştir. İsa balık çağı'nı temsil ediyordu. Güneş (Tanrı'nın Güneş i) Balık Çağı'nı (İsa 'yı) terk ettiğinde, Aguarius'un (Kova) evine gelecekti, tıpkı kova'nın (Aguarius) gün dönümü gerilemesinde Balık'ı takip etmesi gibi. İsa'nın aslında bütün söylediği, Balık Çağı ndan sonra Kova Çağının geleceğiydi."
Anlatan Bilimcinin ağzından:
"Düşündüklerimizi,anladıklarımızı,nereden geldiğimizi ve bundan sonra ne yapacağımızı daha derin araştırdıkça bize ne kadar çok yalan söylendiğini göreceksiniz. Dünyadaki her kurum tarafından kandırıldık..Bir dakika durun ve dini kurumların neden bu dünya üzerinde işlerine karışılmayan tek kurum olduklarını düşünün.
Dini kurumlar, dünyadaki pisliğin merkezindedir. Dini kurumların hepsi, devletinizi ve hükümetinizi kuran size bu yozlaşmış eğitim sistemini getiren ve uluslararası banka kartellerini kuran bir avuç insan tarafından oluşturuldu. Çünkü siz ve aileniz, efendilerinizin umurunda değilsizniz! Onların umursadıkları tek şey, her zaman olduğu gibi sadece bu koca dünyaya hükmetmek. Bizleri gerçeklerden uzaklaştırıp evrendeki ilahi bir gücün varlığına, Tanrı denen adama inandırıldık. Tanrı'nın ne olduğunu bilmiyorum ama ne olmadığını biliyorum,kendinizi gerçeği görmek için hazırlayıp, sonu nereye varırsa varsın,ucu kime dokunursa dokunsun gerçekten madalyonun öteki yüzüne bakmak isterseniz yolun bir yerinde ilahi adalete kafa tuttuğunuzu fark edersiniz. Kendinizi ne kadar çok eğitirseniz çevrenizdeki olayları olayları o kadar iyi kavrarsınız. Herşey daha açık gözükür ve etrafınızdaki yalanları görmeye başlarsınız.
"" Gerçek sizi özgür kılacak "
(Jordan Maxwell)
"Gerçeği bilmeniz gerekiyor, gerçeği aramanız gerekiyor.
Gerçeği otoriter kabul etmek yerine, otoriteyi kabul edenler için, bu çok zor olmalı."
(G. Massey: Mısır Bilimci )
Geçeği aradığımızda, en büyük saçmlık, gelmiş geçmiş en büyük yalan vaatler ve abartılı iddialar şampiyonuyla karşılaşırız: DİN
Din, insanları gökyüzünde yaşayan görünmez bir adam olduğuna ikna etmeye çalışır. Her yaptığımızı izler,her günümüzü her bir dakikasını. Ve bu görünmez adamın yapmamamızı istediği özel bir listesi vardır. Eğer bu listeden herhangi birini yaparsanız, sizi ateşle dolu dumanlı, yakıcı, işkenceli, ıstırablı özel bir yere gönderir. Ynmanız, boğazlanmanız, ağlamanız için bir yer..
AMA O SİZİ SEVİYOR
[Görsel erişilemez]
Din milyar dolarlarla oynar, hiç vergi ödemez ve herzaman daha fazlasını ister. Tam bir saçmalık. KUTSAL SAÇMALIK! [Görsel erişilemez]
Bölüm1: Anlatılmış en Müthiş Hikaye.
Güneş. M.Ö 10,000 yılından beri, insanlar bu nesneye duydukları saygıyı ve hayranlığı çizimlerle ve yazılarla dile getirmişlerdir. Bunun nedeni ise gayet açık, güneş hergün doğarak insanların dünyasını aydınlatır, sıcaklık ve güvenlik sağlar. İnsanlar anladıki o olmadan ekinler büyümez ve bu gezegen üzerinde yaşam devam etmez. B u gerçekler güneşi, tüm zamanların en çok tapınılan nesnesi haline getirdi. Benzer şekilde insanlar, yıldızlarada ilgi duydular.Yıldızların hareketlerini takip ederek uzun vadede gerçekleşen bazı olayları önceden hesaplayabileceklerini fark ettiler. Ay tutulması ve dolunay gibi olayları. Gökcisimlerini gruplayarak bugün bizim "Takımyıldız " dediğimiz haritaları oluşturdular: (Zodyak çaprazı).
İnsanlık tarihinin en eski kavramsal işaretlerinden biri: Daire içinde artı işareti ve 3 er burçlarla ayrılmış 4.dilim, tam ortada güneş (en yakın anlatım şekli bunu buldum )
Güneşin bir yıllık süreç içersinde 12 büyük yıldız içinden geçişini tasvir eder. Ayrıca 12 ayı, 4 mevsimi, gün dönümlerini ve ekinokslarını da belirtir. Zodyak çaprazında her takım yıldızı antropomorfize edilmiş, diğer bir deyişle hayvan yada doğa figürleriyle kişiselleştirilmiştir. Bir başka deyişle antik toplumlar güneşi ve yıldızları izlemekle kalmamış, onları, hreketlerinin sonucunda meydana gelen olaylarla bağlantılı olarak özenle kişiselleştirmişlerdir. Güneş, yaşam veren ve yaşamı devam ettiren nitelikleriyle "Tanrını Güneşi," ""Dünyanın Işığı," ve "İnsanlığın Kurtarıcısı," olarak bilinir. Benzer şekilde, 12 takımyıldız da "Tanrının Güneşi'nin ziyaret ettiği yerleri temsil ederler ve genellikle o zaman aralığındaki gerçekleşen doğa olaylarındaki etken elementlerle isimlendirilirler.
Örneğin Aguarius (Kova), Su Taşıyıcısı, şiddetli yağmurları getiren kişi.
Mesela Horus: M.Ö 3000 civarında Mısır'ın Güneş Tanrısıydı. Horus güneşin kişiselleştirilmiş haliydi.
Mısır'daki antik hiyeroglifler sayesinde, bu güneş tanrısı hakkında çok şey biliyoruz. Horus'un hikayesi genellikle şöyle devam eder.
Horus, 25 Aralık'ta bakire Isis-meri tarafından dünyaya getirilir. 3 Kral, yıldızı takip ederek Horus'u bulmuş ve bu yeni doğmuş kurtarıcıyı süslemişleridr. 30 yaşına geldiğinde Anup tarafından vaftiz edildi ve görevine başladı. Horus'un birlikte yolculuk ettiği 12 havarisi vardı. Hastaları iyileştirmek ve su üzerinde yürümek gibi mucizeler gösterirdi. Horus; "gerçek", "Işık," "Tanrının Oğlıu," "Güzel Çoban," "Tanrının Koyunu" ve bunun gibi bir çok farklı isimlerle de biliniyordu. Typhon tarafından ihanete uğradıktan sonra Horus çarmıha gerildi, 3 gün botunca gömüldü ve sonra yeniden dirildi.
Horus'un bu karakterislik özellikleri, özgün olsun yada olmasın dünyadaki bir çok farklı kültürleri ve tanrılarını etkileyerek hepsinde aynı mitolojik altyapıyı meydana getirdi.
Frigya'nın Attis'i (M.Ö 1200), 25 Aralık' tabakire Nana'dan dünyaya geldi,çarmıha gerildi, gömüldü ve 3 gün sonra dirildi.
Hindistan'ın Krişna2sı (M.Ö 900)Bakire Devaki'den doğumunu müjdeleyen bir yıldızla birlikte dünyaya geldi. Havarilerine mucizeler gösterdi, ölümünden sonra tekrar dirildi.
Yunanistan'ın Dionysus'u (M.Ö 500), 25 Aralık'ta bir bakireden dünyaya geldi.Gezgin bir öğretmendi, suyu şaraba dönüştürmek gibi mucizeler gösterdi. "Kralların Kralı", "Tantının sevgili oğlu ", "Alfa ve O**** " gibi bir çok isimle anıldı. Ölümünden 3 gün sonra yeniden dirildi.
Pers'li Mithra (M.Ö 25 aralık,bakireden doğdu 12 havarisi,ölümünden sonra 3 gün gömülü kaldı yeniden dirildi. Bunun gibi bir çok ilahi figür var. Asıl soru şu: neden bu özellikler, neden 25 Aralık'ta bir bakire doğumu neden 3 günlük ölüm ve kaçınılmaz yeniden diriliş, neden 12 havari yada takipçi?
- - - - - - - -
Bunları anlamak için isterseniz en güncel güneş mesihini bir gözden geçirelim.
İsa, 25 Aralık'ta Beytüllahim'de bakire Meryem'den dünyaya geldi. Doğumu, doğuda bir yıldızın doğmasıyla müjdelendi. 3 Magi Kral'ı bu yıldızı takip ederek İsa'yı buldular ve süslediler. 12 yaşına geldiğinde bir çocuk öğretmendi, 30 yaşında John tarafından vaftiz edildi ve görevine başladı. Yanında 12 havarisi vardı onlara mücizelerini gösterdi. "Krallar'ın Kralı", "Tanrının Oğlu ". Yauda tarafından ihanete uğrayıp 30 gümüş akçeye satıldıktan sonra çarmıha gerildi,3 gün sonra dirilip cennete yükseldi.
Öncelikle, doğum kısmı tamamen astrolojik. Sözü edilen doğudaki yıldız Sirius'tur, 24Aralık'ta gece gökyüzündeki en parlak yıldızdır. Ve Orion kuşağındaki diğer 3 parlak yıldızla aynı hizadadır. Bu 3 parlak yıldız, antik zamanlar olduğu gibi günümüzde de aynı isimle anılırlar: 3 Kral.
3 Kral ve en parlak yıldız, sirius hepsi birlikte 25 Aralık'ta güneşin doğacağı noktayı gösterir. Bu yüzden 3 Kral doğudaki yıldızı "takip" eder ve gündoğumunu, yani güneşin doğumunu işaret eder.
Bakire (Virgin) Meryem,Başak (Virgo) burcundan gelir. Başak "Virgo the Virgin) olarak da bilinir. Virgo (Başak), latince'de bakire demektir. Başak aynı zamanda "Ekmek Evi" olarakda bilinir ve Başak, elinde bir demet buğday tutan bir bakire olarak tasvir edilir "
(vay be burcum nelere kadirmiş[Görsel erişilemez]) neyse şaka bir yana.
"Hasat mevsimi olan Ağustos ve Eylül aylarını temsil eder. Ayrıca Beytüllahim'in tam tercümesi, "Ekmek Evi'dir. Bu yüzden aslında Beytüllahim: dünyadaki bir yeri değil, gökyüzündeki bir yeri yani Başak burcu takımyıldızını temsil eder. Ayrıca 25 Aralık'ta yani kış gündönümünde bir başka ilginç olay meydana gelir. Yaz gündeminden kış gündemine kadar, günler kısalır ve soğur. Güneş güneye doğru hareket eder ve gittikçe küçülerek silikleşir. Günlerin kısalması ve kış gündönümüne doğru hasat zamanının gelmesi, antik medeniyetlerde ölümü temsil ediyordu. Bu, güneşin ölümüydü. 22 Aralık'ta güneşin yok olduğu en belirgin şekilde görülür, güneş 6 ay boyunca güneye doğru hareket eder ve o gün, ufuktaki en düşük noktasına ulaşır. İşte burada ilginç bir olay olur: Güneşin güneye doğru hareketi 3 gün boyunca durur, bu 3 gün beklemeden sonra güneş, haç şeklindeki Güney takımyıldızının üzerinde yeniden yükselmeye başlar. 25 Aralık'ta gerçekleşen bu olaydan sonra güneş, bu sefer kuzeye doğru 1 derece hareket eder, günler uzamaya ve ısınmaya başlar, bahar gelir. İşte bu yüzden, "Güneş haç üzerinde öldü", 3 gün ölü kaldı ve tekrar dirildi" denir.
"Bu yüzden İsa ve diğer sayısız güneş tanrısı aynı haç, 3 günlük ölüm ve yeniden diriliş temalarını paylaşır. Bu aslında güneşin, Kuzey yarımküreye doğru hareket yönünü değiştirmeden ve baharı getirmeden önceki hareket sürecidir. Buna rağmen güneşin yeniden dirilişi, bahar ekinoksuna kutlanmazdı. Çünkü güneş, günün uzadığı ve baharın belirtilerinin başladığı bahar ekinoksunda, yani "paskalya" zamanında belirgin olarak karanlığın kötülüğünü alt ediyordu. Şimdi, muhtemelen İsa'yla ilgili en belirgin astrolojik sembole yani 12 sadık havarisine bakalım. Bunlar aslında Zodyak çaprazında tasvir edilen 12 burçdur ve güneşi temsil eden İsa onları ziyeret eder. Zodyak çaprazında , isa - İncil'de 12 sayısına bir çok yerde rastlanır.
Güneşin yaşamını tasvir eden, Zodyak çaprazına geri dönersek, onun sadece güneşin hareketlerinin sanatsal bir ifadesi olmadığını söyleyebiliriz.
(burası çok önemli bence, sanatsal ifadeyle alakalı değil yani)
Bu aslında ilahi bir Pagan sembolüdür ve şu şekildedir: (Haçın ortasındaki yuvarlak) Asılnda bu bilindiği gibi Hıristiyanlık sembolü değildir. Bu, Paganların Zodyak çaprazı uyarlamasıdır. Bu yüzden İsa, eski betimlemelerde hep kafasında bir haçla gösterilir. Çünkü isa Güneştir, "Tanrının Oğlu", "Dünyanın Işığıdır" "Göğe çekilendir", ve bu yüzden aslında her sabah yaptığı gibi "Tekrar gelecek"tir. Karanlığın düşmanı olan Tanrının kudretiyle, her sabah "Yeniden Diriliş" ve tacında parlayan gün ışıklarıyla "Cennetten iner".
İncil'de yer alan sayısız astrolojik-astronomik benzetmelerden belki en önemlisi Çağ'lar ile ilgili olan kısımdır. Yine Kutsal kitap ta "Çağ" kelimesi bir çok yerde geçmektedir, öncelikle gece gündüz eşitliğinin yani ekinoksun gerilemesi olayını anlamalıyız.
Antik Mısır'lılar ve onlardan önceki birçok medeniyet far ettilerki, yaklaşık olarak her 2150 yılda bir bahar gündönümünde şafak, Zodyak'ın bir başka sembolüne denk geliyordu. Bu olay, Dünya'nın kendi ekseninde açısal olarak dönerken yalpalamasıyla ilgilidir. Bu olaya gündönümünün gerilemesi denir, çünkü bir yıllık döngünün aksine bu olayda burç geriye gider. Bu gerilemenin 12 Burcun tamamında gerçekleşmesi 25.765 yıldır. Bu süre aynı zamanda "Büyük Yıl" olarak atlandırılıyordu ve antik toplumlar çok dikkat ediyordu. Bu yüzden her 2150 yıllık süreci bir "Çağ" olarak adlandırdılar.( M.Ö 4300 yılından M.Ö 2150) yılına kadar Taurus, yani "Boğa Çağı " yaşandı. (M.Ö 2150 yılından M.S 1) yılına kadar Aires, yani "Koç Çağı" yaşandı.
Ve şu anda içinde bulunduğumuz ( M.S 1 yılından M.s 2150) yılına olan süreçte de, "Balık Çağ" ı yaşanacak. 2150 yılından sonra ise, dünya yeni bir çağa girecek, "Kova Çağı" na. (burada aklıma yeni bir tufan olayı geldi
İncil, sembolük olarak 3 çağın geçişinden ve geçilecek olan 4 ncü bir çağdan bahseder.
Eski Ahit'e göre Musa,Sina Dağı'ndan elinde 10 Emir'le birlikte geldiğinde insanlarının altından bir buzağı heykeline taptıklarını görür ve çok üzülür. Taş tabletleri parçalar ve insanlarına, bu utançtan arınmak için birbirlerini öldürmeleri gerektiğini söyler. Bir çok ilahiyatçı bu öfkeyi, İsrailoğullarının yanlış tanrıya tapmalarına bağlamıştır. Aslında o put altın bir boğaydı, "Taurus Boğası" ydı. Ve Musa halkına yeni Çağın, yani "Koç Çağı" nın geldiğini haber veriyoru. Bu yüzden Yahudiler, bu gün bile hala boynuz borusu çalarlar. Musa yeni çağ olan "Koç Çağı" nı temsil ediyordu ve bu yüzden herkes eski çağdan vazgeçmeliydi. Antik Tanrılardan Mithra gibi, başka figürlerde bu geçişi yaşamış, ve aynı tema içersinde bir boğayı öldürmüştür (bu heykel ve resimlerle sembolize edilir)
İsa ise bundan sonra gelecek çağın (2 balık resmi) "Balık Çağ"nın yol göstericisidir. Balık sembolüne Eski Ahit' te çok rastlanır. Örneğin İsa, 500 kişiyi ekmek ve sadece 2 balıkla doyurmuştur. Görevine başlayıp Galilei ile yolculuğa çıktığında, 2 balıkçıyla arkadaş olmuş ve balıkçılar onu takip etmiştir. İnsanların arabalarının arkasındaki isa-balığı çıkartmasını hepiniz bilirsiniz. Bilmediğiniz şey aslında onun ne anlama geldiği. Bu, "Balık Çağı" sırasında ki Pagan Güneş Krallığı'nın astrolojik semboludur. Ayrıca İsanın doğumu kabul edilen tarih, bu çağın başlangıç tarihidir. Luke 22:10 göre, havarilerinin İsa' ya "senden sonra bir dahaki paskalya nerede olacak " diye sorulduğunda İsa: "Bir şehre gireceksiniz ve orada elinde testiyle su taşıyan bir adam göreceksiniz. Onu takip edin, ve gireceği eve girin", diye cevap verir. Bu ayet, astolojik esinlemelerin belki de en açık olanıdır. Testiyle su taşıyan adam "Aguarius" tur. Su-Taşıyı cısıdır ve herzaman testiden su döken bir adam olarak tasvir edilmiştir. İsa balık çağı'nı temsil ediyordu. Güneş (Tanrı'nın Güneş i) Balık Çağı'nı (İsa 'yı) terk ettiğinde, Aguarius'un (Kova) evine gelecekti, tıpkı kova'nın (Aguarius) gün dönümü gerilemesinde Balık'ı takip etmesi gibi. İsa'nın aslında bütün söylediği, Balık Çağı ndan sonra Kova Çağının geleceğiydi."