Tuzlu kahve yaşanmış aşk hikayesi =(

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan maniac86
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

maniac86

New Member
Uykudaki Üye
Katılım
19 Tem 2006
Mesajlar
142
Beğeni puanı
0
Puanları
0
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
izmir
Kıza bir partide rastlamıştı..Harika birşeydi.O gün peşinde o kadar çok delikanlı vardı ki... Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti.Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.Delikanlı öyle heyacanlıydı k, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı..."Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı."Bana biraz tuz getirirmisiniz" dedi."Kahveme koymak için." Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı.Kahveye tuz! Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan ama tuzu kahvesine döktü ve içmeyebaşladı.Kız,merakla "Garip bir ağız tadınız var." dedi..Delikanlı anlattı:"Çocukken deniz kenarında yaşardık.Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.Denizin tuzlu tadı hiç ağızımdan eksilmedi.Bu tatla büyüdüm ben.Bu tadı çok sevdim.Kahveme tuz koymam bundan.Ne zman o tuzlu tadı dilimde hissetsem,çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum...Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.Onları ve evimi öyle özlüyorumki...Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının... Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı.İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri... Ev duyusu olan biri...Kız konuşmaya başladı.Onun da evi uzaklardaydı. Çocukluğu gibi...Oda ailesini anlattı.Çok şirin bir sohbet olmuştu...Tatlı ve sıcak.Ve de bu sohber öykümüzün harikulade güsel başlangıcı olmuştu tabii...Buluşmaya devam ettiler ve her güsel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi.Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar.Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu...Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü...40yıl sonra, adam dünyaya veda etti." Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına. Şöyle diyordu,satırlarında: "Sevgilim, bir tanem.Lütfen beni affet.Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet.Sana hayatımda bir tek yalan söledim...Tuzlu kahvede.İlk buluştuğumuz günü hatırlıyormusun? Öyle heyacanlı ve gergindim ki,şeker diyecekken "Tuz" çıktı ağızımda.Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti.Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm.Ama her defasında korkudan vazgeçtim.Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiç bir sebep yok...İşte gerçek: Ben tuzlu kahveyi hiç sevmem! O garip ve resil bir tat. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu resil kahveyi içtim.Hem de zerre pişmanlık duymadan.Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..." Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.Lafı açıldığında birgün biri , kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey?" diye soracak oldu..

Gözleri nemledi kadının "Çok tatlı dedi"......
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt