- Katılım
- 27 Haz 2006
- Mesajlar
- 28,888
- Beğeni puanı
- 1
- Puanları
- 36
- Yaş
- 50
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- ankara
Her geçen gün omuzlarım daha da bir ağırlaşıyor.Yolda yürürken sendeleyip de düşmemek için kendimi zor tutuyorum.Aslında görünürde yüküm falan da yok öyle.
Ve heryerde gördüğüm her insanda ağırlığım biraz daha artıyor....
Neden mi?
Çünkü ben yaradılış itibariyle bir insanım.Ve tanıdığım ya da tanımadığım ya da tanımak zorunda olduğum ya da olmadığım bir sürü insanın bedenimin muhtelif yerlerine yapıştırdığı etiketler var.
ve daha hayatımın sadece ilk 25 yılında bunları taşıyamaz hale geldi omuzlarım.
Etiket serüvenim henüz doğup doktorun beni hemşireye uzattığı anda yapıştı yakama.
- Ne sevimli bir bebek..
SEVİMLİydim güya.Sonra annem ,babam ve tüm eş dost akraba derken etiketin yapıştırılmadığı ne kaşım kaldı ne gözüm.
Kimi bacak çarpıklığımdan,kimi gülümseyişimden,kimi yemek yeme alışkanlığımdan bahsedip sanki devlet zorunluluğu varmış gibi gitmeden bir sıfat konduruyordu üstüme hayırlı olsun altını takar gibi. Ondan sonra da çıkarabilirsen üstünden aşkolsun.
Yürümesi gecikti dediler bir ara.
Sormadılar ki kendilerine omuzlarında onca ağırlık bu çocuk nasıl yürüyecek diye?
Çocukluk,öğrencilik,gençlik derken bir yandan arkadaşlar,bir yandan öğretmenler,bir yandan mecburen tanıdığım bütün büyükler en az bir etiketi layık gördüler el çabukluğu dil marifetiyle.
Kimi güzel dedi,kimi çirkin.
Kimi çalışkan dedi,kimi tembel..
Kimi anlayışlı dedi,kimi zalim..
Kimi sempatik dedi,kimi monoton...
Ve liste uzadı gitti böyle.onu da düğünlerde gelinle damadın boynuna taktıklarına benzer bir kurdelayla boynuma iliştirdiler.Diğerleri belki az gelir de başımı kaldırır asi olurum diye eğdikçe eğdiler boynumu ve omuzlarımı.
Her geçen gün omuzlarım daha da bir ağırlaşıyor.Yolda yürürken insanlara bakmak istemiyorum artık.Sevmek için bile bir etiket arayanların gözlerine bakarsam yoluma devam edemeyeceğimden korkuyorum.
Seni seviyorum ;çünkü gözlerin yeşil diyenlerden,
Seni seviyorum;çünkü gülüşün harika,
Seni sevmiyorum ;çünkü sempatik değilsin,
Seni sevmiyorum;çünkü çok uzun boylusun diyenlerden kaçıyorum.
Olduğum gibi,kendimce,yargısız infazlardan kaçarak beni sırf ben olduğum için etiketlerle ,sıfatlarla bezemeden sevecek insanlığa yol alıyorum.
Pardon bu arada sormadan geçemeyeceğim.
Hiç saydınız mı sizin kaç etiketiniz var?
alıntıdır
Ve heryerde gördüğüm her insanda ağırlığım biraz daha artıyor....
Neden mi?
Çünkü ben yaradılış itibariyle bir insanım.Ve tanıdığım ya da tanımadığım ya da tanımak zorunda olduğum ya da olmadığım bir sürü insanın bedenimin muhtelif yerlerine yapıştırdığı etiketler var.
ve daha hayatımın sadece ilk 25 yılında bunları taşıyamaz hale geldi omuzlarım.
Etiket serüvenim henüz doğup doktorun beni hemşireye uzattığı anda yapıştı yakama.
- Ne sevimli bir bebek..
SEVİMLİydim güya.Sonra annem ,babam ve tüm eş dost akraba derken etiketin yapıştırılmadığı ne kaşım kaldı ne gözüm.
Kimi bacak çarpıklığımdan,kimi gülümseyişimden,kimi yemek yeme alışkanlığımdan bahsedip sanki devlet zorunluluğu varmış gibi gitmeden bir sıfat konduruyordu üstüme hayırlı olsun altını takar gibi. Ondan sonra da çıkarabilirsen üstünden aşkolsun.
Yürümesi gecikti dediler bir ara.
Sormadılar ki kendilerine omuzlarında onca ağırlık bu çocuk nasıl yürüyecek diye?
Çocukluk,öğrencilik,gençlik derken bir yandan arkadaşlar,bir yandan öğretmenler,bir yandan mecburen tanıdığım bütün büyükler en az bir etiketi layık gördüler el çabukluğu dil marifetiyle.
Kimi güzel dedi,kimi çirkin.
Kimi çalışkan dedi,kimi tembel..
Kimi anlayışlı dedi,kimi zalim..
Kimi sempatik dedi,kimi monoton...
Ve liste uzadı gitti böyle.onu da düğünlerde gelinle damadın boynuna taktıklarına benzer bir kurdelayla boynuma iliştirdiler.Diğerleri belki az gelir de başımı kaldırır asi olurum diye eğdikçe eğdiler boynumu ve omuzlarımı.
Her geçen gün omuzlarım daha da bir ağırlaşıyor.Yolda yürürken insanlara bakmak istemiyorum artık.Sevmek için bile bir etiket arayanların gözlerine bakarsam yoluma devam edemeyeceğimden korkuyorum.
Seni seviyorum ;çünkü gözlerin yeşil diyenlerden,
Seni seviyorum;çünkü gülüşün harika,
Seni sevmiyorum ;çünkü sempatik değilsin,
Seni sevmiyorum;çünkü çok uzun boylusun diyenlerden kaçıyorum.
Olduğum gibi,kendimce,yargısız infazlardan kaçarak beni sırf ben olduğum için etiketlerle ,sıfatlarla bezemeden sevecek insanlığa yol alıyorum.
Pardon bu arada sormadan geçemeyeceğim.
Hiç saydınız mı sizin kaç etiketiniz var?
alıntıdır