Sınıfta Kalanlar Adına Yazdığım Bir Yazı [Herkes Okusun]

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

djmerciless

Member
Uykudaki Üye
Katılım
26 Kas 2005
Mesajlar
254
Beğeni puanı
0
Puanları
16
Yaş
38
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
sakarya
Kankalarım bu yazıyı sınıfta kalan arakadaşlar için yazıyorum.


Bende sınıfta kaldım hemde 2 sene.

İlk kez sınıfta kaldığım zaman aldırmadım ama biraz koymuştu. İkinci sene elimde olmayan sebeblerden dolayı sınıfta kaldım ve size son haftayı anlatmak istiyorum.

"Pazartesi günü okulun son haftası. Herkes sınıfı geçtim diye seviniyor fakat ben ise köşeme çekilmiş sınıfta kaldım diye üzülüyordum. Sanki dünya üzerime yıkılmıştı ve içinden çıkamıyordum. Herkes yanıma geliyor ve "Ne yapcaksın? Sınıfta kaldın!" ben ise "Bilmiyorum" diyorum ve oradan ayrılıyorum. Halbuki öğretmenler biraz insaflı davransalar sözlü notu kullansalar geçiyorum. Ama hiç bir öğretmen Nuh diyor peygamber demiyor. Bütün öğretmenler "çalışsaydın" diyor. Halbuki ben böyle olmasını istemezdim. Bir yanda öğretmenler bir yanda ailem. Eve gelince ailemden herkes bana soru soruyor: "Sınıfı geçiyormusun?" bende mecbur yalan söylerek "Evet" diyorum. Bari karne gününe kadar kendilerini üzmesinler. Çarşamba günü babamın Pegout 305 marka otomobilini okulun kapısı önünde görünce dünyam yıkıldı. O anda ölmek istedim. Babamın beni göremeyeceği fakat benim onu görebileceğim yere saklandım ve bekledim. Babam arabasıyla okuldan çıkarken acı ve ızdırap dolu yüzünü gördüğümde "keşke.." dedim. Fakat o "KEŞKELER" bütün ömür boyu sürcekmiydi? Eve nasıl gidecektim? Ben bunları düşünürken bir ses bu benim İngilizce öğretmenimdi "Yavrum gel buraya" yanına gittim ve İngilizce ortalamam hakkında konuştuk. Ve konuşurken şu cümle dudaklarından döküldü "...Seni ikinci defa bırakmaya gönlüm elvermedi" Keşke bütün hocalar böyle düşünseydi ama nafile. Eve gittiğimde evin kapısını aniden açtım ve içeri girdim. Babam beni fark etmedi, ağlıyordu evet ağlıyordu 16 senelik hayatımda o sert adamın ilk defa ağladığını gördüm. Çok üzüldüm. Onu izlediğimi farketti ve arkasını döndü kendini toplamaya çalışarak: "Bu yaz çalışıp para biriktirceksin ve seneye Açık Öğretim'e gitceksin." Bende kafa sallayıp odama çekildim. O gün sabahlara kadar üzüntümden ağladım ağladım. Sabah kalktığımda gözlerim şişti. Okula gittim. Okulda arkadaşlarla hocalarla sohbet ederken konu konuyu açtı ve söz notlara geldi. O gün sinirlerim çok gergin. Tarih ve Dil Anlatım hocamlarımla tartışdım. Bunu kesinlikle istemezdim ama oldu. Buradan onlara özürümü gönderiyorum. Karne günü geldi çattı. O gün karne almak istemiyordum ama zorla okula gittim. Karnemi aldım. Eve gittim ve babam hayatımda büyük önem taşıyan oyun konsolumu saklamıştı. 1 hafta böyle geçti. O yıl Temmuz'da genel seçimler vardı. 1 hafta boyunca ev cehennem gibiydi benim için. 1 hafta sonra TV'den liselere genel af çıktı diyen spiker sesi duyuyorum ve TV'nin bulunduğu odaya gittim ve haberi izledim o gün çok mutluydum sanki yeniden doğmuştum. Babam oyun konsolumu geri vermişti. Artık hayattaki en mutlu insan bendim. Eğer o günkü MEB af çıkarmasaydı bugün burada sizlere yazı yazamıyor olacaktım belkide."

Ya işte böyle benim hikayem. Umarım af çıkmasına karşı olanlar bu yazıyı okur ve fikrini değiştirir. Sağlıcakla kalın.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt