Sarhoşa Dahi Lanet Okutmayan İslam!..

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

M@D_VIPer

Elite Üye
Elite Üye
Katılım
27 Haz 2006
Mesajlar
28,471
Beğeni puanı
0
Puanları
36
Yaş
125
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
istanbul
Bir adına da beddua dediğimiz lanet okuma alışkanlığı, hayata İslam kültürüyle bakamayanlarda bir öfke yatıştırması şeklinde yaşanmaktadır.

Öfkesini frenlemesini bilmeyenler, beğenmedikleri bir işin sahiplerine kolayca veryansın edebiliyorlar:

- Allah belasını versin... Lanet olsun.. gibilerden sözleri kurşun gibi kullanmaktan çekinmiyorlar.

Halbuki, kızgınlığını böyle beddualarla yatıştırmak, bu gibi tehlikeli sözleri rastgele bir öfkeyle kullanmak, bir bela davetçisi olmak, bir musibet çağırıcısı durumuna girmektir. Çünkü ağız alışkanlığı ile yapılan beddua ve lanet kelimeleri, birer kurşun gibi hedefine isabet edebilir, muhatapları bela ve musibete maruz bırakabilir. Bu sonuçtan bedduayı yapan da vicdan azabı çekip pişmanlık duyabilir.

Bundan dolayıdır ki, Efendimiz (sas) Hazretleri kolay kolay beddua etmemiş, hele laneti, mecbur kalmadığı hiçbir yerde okumamıştır. Hatta bu konuda yaptığı ikazda buyurmuş ki:

- Birine lanet okuyup beddua etmeyin. Layık değilse sözünüz kendinize geri döner, bedduayı kendinize, laneti nefsinize yapmış olursunuz!..

Anlaşılan odur ki, İslam kültürü almış Müslüman, lanete dilini alıştırmaz, her öfkelenmede hemen sorumsuzca bedduaya yönelmez. Hatta muhatap bedduaya layık bir kusur ve günahın sahibi gibi görünse de.

Evet, muhatap lanet ve bedduaya layık bir günah ve kusurun sahibi gibi görünse de lanet yapılmamalı, bedduaya alışılmamalıdır.

İsterseniz bu mühim konuyu yine mühim bir misalle netleştirelim de, kalbimizde bir şüphe, gönlümüzde bir vesvese kalmasın çevremizdeki günah ve kusur sahiplerine dahi sevecen davranıp lanet okumama konusunda.
...
İslam’dan önceki devrede kapıldığı içki alışkanlığını henüz tümüyle terk edememiş birini Resulüllah’ın huzuruna getirdiler. Efendimiz zaman zaman ona nasihatlerde bulunur, bu alışkanlığını terk etmesini tavsiye ederdi. O da verdiği esprili cevaplarla Efendimiz’e tebessüm ettirirdi. Ancak bu defa Efendimiz bu adama bir kelime kullandı. “Yine sopalık bir iş mi yaptın?” dedi.

Bu kelimeyi fırsat bilenler adamı tekme tokat sopalamaya başladılar. Kimi ayağındaki ayakkabısıyla, kimi de elindeki elbisesiyle sopalıyorlardı adamı. Derken adam ellerinden kurtulup kaçmayı başardı. Ancak geride kalanlardan biri öfkesini yenemeyerek laneti bastırdı.

- Allah lanet etsin bu sarhoş Himara! dedi. Himar lakabıyla da anılırdı adam.

Bunu duyan Efendimiz, sarhoşa da olsa lanet okunmasına razı olmadı ve buyurdu ki:

- Kardeşinizin arkasından lanet okuyarak ona o kötülüğü yaptıran şeytana yardımcı olacağınıza, dua edip de kurtulmasını isteseniz ya.

Bundan sonra bir hatırlatmada daha bulunarak buyurdu ki:

- Vallahi lanet okuduğunuz o içen adam, Allah’ı ve Resulü’nü seviyor!

Evet, cahiliye devrindeki alışkanlığından kendini kurtaramayıp içmeye devam eden bir bağımlıya dahi Resulüllah’ın yapıcı ve yardımcı bakışı böyleydi. Beddua edilerek ona o kötülüğü yaptıran şeytana yardımcı olma yerine, dua edilerek kurtulmasına yardımcı olunmasını istiyordu. Müslüman’ın görevinin de şeytana değil insana yardım olduğunu işaretliyordu.

...

Hadis kitaplarında Hz. Ömer ve Ebu Hüreyre’nin de içinde bulunarak rivayet ettikleri bu olay, çevremize karşı takınacağımız sevecen tavır ve yapacağımız dua konusunda bizlere fevkalade yapıcı ölçüler veriyor. Demek ki Müslüman, kime olursa olsun beddua ve lanet insanı değil, dua ve şefkat insanı olmalı, tepkiyi değil etkiyi tercih etmeli, yıkıcılık değil yapıcılık Müslüman’ın vazgeçilmez vasfı olmalıdır.

Hayata İslam kültürüyle bakmak istiyorsa tabii..


AHMED ŞAHİN



*********************************************************

işte arkadaşlar Dinimiz o kadar büyük hoşgörü ye sahip ki siz gerisini düşünün...Her çıkmaza bir ışık oluyor İslam Dini...Bu yüzden ne mutlu ki bize Müslümanız..Ne mutlu ki bize en son din nasip olmuş..Binlerce kere Allah a şükürler olsun...
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt