- Katılım
- 3 Tem 2005
- Mesajlar
- 14,897
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- gaziantep
STAR GAZETESİ YAZARI SERDAR AKBIYIK'TAN DEĞERLENDİRME
Şampiyonluk bazı gerçekleri silemez ADNAN Polat’ın yaptığı ‘20.45’de şampiyonuz’ açıklaması güya bir inanmışlık bildirgesi.. Birileri kendisine anlatmalı, böyle inanmışlık olmaz. Bu tür yaklaşımlar olsa olsa ‘İşin içinde başka bir şey mi var?’ şüpheleri uyandırır. Aynı Beşiktaş-Galatasaray derbisi öncesi Yıldırım Demirören ile birlikte verilen yemek ve dostluk görüntüleri gibi. Biz bu olaylardan önce ne demiştik? Demirören’in açıklamalarından sonra Beşiktaş takım olarak Galatasaray’a maçı vermese bile Beşiktaşlı futbolcular sahada gerçek performanslarını sergileyemeyecek. Tümer dışında kim iyi oynadı? Maç bitince kimin taraftarı ‘Maçı satanın...’ tezahüratını yaptı. Yine maç sonunda niye bir futbolcunun ipi çekildi? Niye Beşiktaşlı bir yönetici istifa kararı aldı? Bunların hangisinde Fenerbahçe’nin herhangi bir etkisi var? Federasyon’a gelince... İlk önce yabancı sayısında kulüplerin isteğine karşı durarak aleyhte karar aldı. Bu yetmedi, Deniz’in mahkeme kararına rağmen lisansını iptal etti. O da yetmedi İzmir’de oynanması gereken Vestel maçını ev sahibinin isteğine rağmen ve diğer rakipler İzmir’de oynadığı halde Manisa’ya aldı. Manisa’da maç sonrasında ağır bir tahrik olduğu bilinirken ve olaylar maçı kesinlikle etkilememişken Fener’e taraftarsız oynama cezası verildi. Halbuki Galatasaray taraftarları Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda hem küfür etmiş hem de kırdıkları koltukları emniyet güçlerinin ve Fenerbahçeli taraftarların üstüne atmıştı. Bu yetmemiş saha dışında stattan çıkış yapan Fenerliler’in üzerine de koltuklar atılmıştı. Polis taşkınlıkları engellemeye çalışırken biber gazına başvurmuş ve bir dolu itiş kakış olmuştu. Bütün bunlardan sonra para cezası verildi. Fenerbahçe taraftarsız oynarken, Galatasaray aynı suçtan sadece para cezası alarak kurtardı. Daha çok örnek var. Fakat yerim kısıtlı. Benim yerim kısıtlı ama inanın Fenerbahçe camiasında bellekler hiç de kısıtlı değildir. Ve hatırlanması gereken zamanlarda bütün her şey hatırlanır. İyisiyle, kötüsüyle
Şampiyonluk bazı gerçekleri silemez ADNAN Polat’ın yaptığı ‘20.45’de şampiyonuz’ açıklaması güya bir inanmışlık bildirgesi.. Birileri kendisine anlatmalı, böyle inanmışlık olmaz. Bu tür yaklaşımlar olsa olsa ‘İşin içinde başka bir şey mi var?’ şüpheleri uyandırır. Aynı Beşiktaş-Galatasaray derbisi öncesi Yıldırım Demirören ile birlikte verilen yemek ve dostluk görüntüleri gibi. Biz bu olaylardan önce ne demiştik? Demirören’in açıklamalarından sonra Beşiktaş takım olarak Galatasaray’a maçı vermese bile Beşiktaşlı futbolcular sahada gerçek performanslarını sergileyemeyecek. Tümer dışında kim iyi oynadı? Maç bitince kimin taraftarı ‘Maçı satanın...’ tezahüratını yaptı. Yine maç sonunda niye bir futbolcunun ipi çekildi? Niye Beşiktaşlı bir yönetici istifa kararı aldı? Bunların hangisinde Fenerbahçe’nin herhangi bir etkisi var? Federasyon’a gelince... İlk önce yabancı sayısında kulüplerin isteğine karşı durarak aleyhte karar aldı. Bu yetmedi, Deniz’in mahkeme kararına rağmen lisansını iptal etti. O da yetmedi İzmir’de oynanması gereken Vestel maçını ev sahibinin isteğine rağmen ve diğer rakipler İzmir’de oynadığı halde Manisa’ya aldı. Manisa’da maç sonrasında ağır bir tahrik olduğu bilinirken ve olaylar maçı kesinlikle etkilememişken Fener’e taraftarsız oynama cezası verildi. Halbuki Galatasaray taraftarları Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda hem küfür etmiş hem de kırdıkları koltukları emniyet güçlerinin ve Fenerbahçeli taraftarların üstüne atmıştı. Bu yetmemiş saha dışında stattan çıkış yapan Fenerliler’in üzerine de koltuklar atılmıştı. Polis taşkınlıkları engellemeye çalışırken biber gazına başvurmuş ve bir dolu itiş kakış olmuştu. Bütün bunlardan sonra para cezası verildi. Fenerbahçe taraftarsız oynarken, Galatasaray aynı suçtan sadece para cezası alarak kurtardı. Daha çok örnek var. Fakat yerim kısıtlı. Benim yerim kısıtlı ama inanın Fenerbahçe camiasında bellekler hiç de kısıtlı değildir. Ve hatırlanması gereken zamanlarda bütün her şey hatırlanır. İyisiyle, kötüsüyle