Rıdvan Dilmen, Fener'in reçetesini yazdı

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Hairdesigner

M A E S T R O
Elite Üye
Katılım
8 Nis 2007
Mesajlar
80,388
Beğeni puanı
0
Puanları
0
Yaş
56
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
istanbul
RIDVAN DİLMEN'in yorumu...
Fenerbahçe devre arası “Şu bölgeye mi, bu bölgeye mi takviye yapalım” diye düşünmek yerine gelecek yıl mücadele eden, savaşan, arzulu bir takımın çalışmalarını yürütmesi gerek. Luis Aragones’in de karakteri Türkiye’ye uymadı. Uzun vadede de başarılı olamaz
Şampiyonlar Ligi’nden elenmek anormal bir durum değil. Real Madrid bile uzun yıllardır büyük bütçelere rağmen finale çıkamıyor. Ancak Şampiyonlar Ligi’nde oynanan futbola baktığımız zaman altı maçta doğru dürüst bir maçı yok Fenerbahçe’nin. Aldığı iki puan da bu şartlarda normal gözüküyor. Oyuna baktığımızda Arsenal karşısındaki puan bile fazla. Taraftarı en çok üzen kısım bu işte.
Fenerbahçe, Chelsea deplasmanına gittiği gün herkes ümitliydi. Dinamo Kiev maçı öncesi hiçbir Fenerbahçeli’de umut yoktu. Bu, takımın sezon başından bu yana gösterdiği performanstan kaynaklanıyordu. Aslında geçen yıl çeyrek final oynayan takımdan sadece Aurelio yok. Çoğunlukla oynayan Kezman’ın yerine Güiza var. Bakıyorsunuz Inter’i, PSV’yi, CSKA Moskova’yı, Sevilla’yı, daha birçok iyi takımı İstanbul’da yeniyorsunuz. Biraz geriye dönünce Alkmaar maçlarındaki oyunu görüyorsunuz. İşte oralardan buralara gelmek taraftarı çok üzdü.
Bir Aurelio bu kadar mı farketti! Tabii ki önemliydi. Ancak Fenerbahçe’nin en büyük problemi her bölgesinde sıkıntı oluşu. Mesela Volkan; ya çok iyi oynuyor, ya da çok kötü. Ve hep skoru etkiliyor. Savunma sezon başı çok formsuzdu. İlk yarının ortalarına doğru toparladılar. En azından defansta hata olmayınca, ligde puanlar topladılar.
Kadro derinliği yok
Orta sahaya baktığımızda Deivid geç geldi. Uğur Boral da istikrarsız. Selçuk yine ilk yarının ortalarında tek form tutan orta sahaya oyuncusu. Josico ile Maldonado’yu hiç saymıyorum bile. İkisi de Fenerbahçe’nin oyuncusu değiller. Yabancı kontenjanını boşuna dolduruyorlar, sıradan isimler.
Alex sezona iyi başladı, devamında Lincoln’ün ilk yılı gibi oldu. Hiç verim sağlamadı. Hücum deseniz, sezon başından beri kötü. Güiza sürekli geriye gitti, Semih ciddi sakatlıklar geçirdi. Alternatif İlhan dışında uç oyuncusu yok. O da oynamıyor zaten. Yani kadro derinliğinde de problem var.
Sezon başı Zico ile yolları ayırmanın yanlış olduğunu düşünmüyorum. Ama Aragones tercihi yanlıştı. Güney Amerikalı oyuncular ağırlıklı iken, hemen hemen iskelet aynı iken, takımın başında çok yumuşak, futbolcularla arkadaş gibi ilişkileri olan bir Zico’dan, siyah-beyaz kadar farklı bir karaktere geçmek ciddi hataydı. Aragones, olmazsa olmaz diyen, belki futbolculara selam bile vermeyen bir teknik adam. Zico sonrası değişimde denge sağlanmalıydı.
Avrupa kupalarından elenmek bir son değildir. Fenerbahçe yine Fenerbahçe’dir. Allah’tan son sekiz maçta 20 puan alarak, özellikle bu dönemde kredisi olmayan Beşiktaş ve Galatasaray derbileri kazanılarak yarışa ortak oldular. Şimdi devre arası geliyor. Mutlaka takviyeler yapılacak. Ancak şu bölgeye, bu bölgeye takviyeyi konuşmaktan çok bence bu yıl haricinde müthiş transferler yapan, kulübü ekonomik açıdan büyüten yönetimin sabırlı davranması lazım. Öncelikle önümüzdeki yılın planlaması yapılmalı. Hemen devre arasını düşünmeyip, şimdiden gelecek yıl camiayı mutlu edecek takımın çalışmalarına başlanmalı. Fenerbahçe’yi artık savaşçı bir takım haline getirmeliler. Sadece savunmada değil, sahanın her yerinde, her maç savaşan, arzulu futbolcular alınmalı. Yoksa bu hayal kırıklıkları çok sürüp gider.
Aragones ne yardımcılarını rahat kullanabilen, ne de Türkiye Ligi’ni çözebilen bir hoca. Deplasmanda bir puana sevinen bir teknik adam. Yabancı antrenörlerin ilk yıllarında yaşadığı en büyük problem de bu zaten. Ancak bence Aragones’in karakteri Fenerbahçe’ye ters geldi. Ben uzun vadede de başarılı olacağına kesinlikle inanmıyorum.

Milliyet
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt