Kadın Erkek Eşitsizliği ve Dile Yansımaları

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Mısırga

Ϝ ϓ ſ Ϟ
Gümüş Üye
Katılım
29 Ara 2009
Mesajlar
1,334
Beğeni puanı
1
Puanları
38
Yaş
30
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
denizli
Birçok yad dilde erillik ve dişilik belirten ekler ya da sözcükler vardır. Bu ayrımın nedeni kadın erkek eşitsizliğidir. Bu durum, kadının tekinsiz (tabu) olarak görülmesinden ileri gelir. Kadın ve erkeklerin birbirlerine dokunmaları, ayrıca aynı nesnelere dokunmaları, aynı işleri yapmaları ve bazen aynı dili konuşmaları bile uğursuz sayılmaya başlamıştır.

Erkeğin ve kadının dokunabileceği nesneler ayrıştıkça, o nesneler de erkek ya da kadın özelliği taşımaya başlamıştır. Örneğin bugün Fransızca, Almanca gibi dillerde niteleme sözcüğü (article) olarak kullanılan “der, das”, “le, la” gibi sözcüklerle nesnelerin ayrışmasının nedeni de dilbilimciler tarafından bu duruma bağlanmaktadır. Örneğin Fransızcada eril özellik taşıyan nesneler niteleme sözcüğü olarak “le”, dişil özellik taşıyanlar ise “la” alır. Bu durum eşeysel (cinsel) iş bölümünde farklılaşmanın sonucudur. Ayrıca birçok dilde bulunan dişilik bildiren “-ness, -es, -e” (kont-kontes dük-düşes, Sabri-Sabriye, müdür-müdüre, vb.) gibi ekler ve üçüncü tekil kişi adıllarında (İngilizcede he-she, his-her vb.) eşeylik ayrımı görülmektedir. Benzer biçimde birçok dilde erkek ve kadın sanlarında (unvan) evli olup olmamaya göre (miss-mrs., matmazel-madam, vb.) kadınlarda ayrılık bulunması da bu nedenledir.

Avrupa’nın, Orta Doğu’nun ve Uzak Asya’nın kadın-erkek ayrımcılığı ekinsel (kültürel) kökleri olan birer sorunudur. Bu nedenle bu sorun, dillerine kadar işlemiştir. Oysa Türkçede sözcükler erkek ve dişi diye ayrılmaz ve dişillik eki yoktur. Kadın ve erkekler için sözcükler özel eklerle ayrılmaz (Türkçede son dönemlerde ortaya çıkan; Tanrıça, kraliçe gibi sözcüklerdeki -çA eki, Slav dillerinden alıntıdır. Türkçede böyle bir kullanım yoktur). Bizde bir mesleği yapan kişinin erkek veya kadın olduğu sözcükle ayrılmaz. Üçüncü tekil kişi adılları eşeye göre, kadın sanları ise evli olup olmamaya göre ayrılmaz. Bu durum, Türklerde kadın erkek eşitliğinin geçmişten beri var olduğunu gösterir. Ancak dış ekinsel etkiler nedeniyle bizde yapay olarak sonradan bir eşitsizlik oluşmuştur. Öze dönüş, bu sorunu çözmek için yeterlidir.

Hasan
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt