- Katılım
- 8 Nis 2007
- Mesajlar
- 80,388
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- istanbul
`mış`` Gibi
.......Dertlerimiz,sıkıntılarımız en başta kendimiz olamamaktan ileri geliyor.`Kendimiz olmak` ne demek? Bana göre bir insanın tüm potansiyelleriyle,tüm özgünlüğüyle,tüm muhteşemliğiyle yaşamda var olmak. Her insan ama her insan özgün, muhteşem, sanatsal bir varlıktır.
.......İyi ülke, has ülke her bir insanının kendisi olmasına rehber olan ülkedir.Ülke kişiyi kendi limanına bağlamayacak.Limana bağlanan gemi çürür. Bu ne demektir. Has ülke insanların `BİREY` olma mücadelesi veren ülkedir. İnsanlar son derece onurlu,hem kendine hem başkasına değer veren,eziklik hissetmeyen,başı dik yaşayan BİREY ler olmalıdır.
......Prof.Doğan Cüceloğlu`nun kitaplarını okudukça çoğumuz `-mış` gibi insan olduğumuzu anlarız. Onun `-Mış Gibi Yaşamlar` adlı kitabı vardır. Yaşam tıpkı orada anlatıldığı gibi ya `-mış Gibi olur` ya da gerçekten yaşam olur bizim için.
Kendi olan...................................................-mış gibi olan
----
insan olmak.............İnsanmış gibi olmak.
Baba olmak............Babaymış gibi olmak.
eş olmak.................eşmiş gibi olmak.
Anne olmak...........Anneymiş gibi olmak.
Öğrenci olmak.........Öğrenciymiş gibi olmak.
Öğretmen olmak.......Öğretmenmiş gibi olmak.
Doktor olmak..........Doktormuş gibi olmak.
Mühendis olmak........Mühendismiş gibi olmak.
Milletvekili olmak.................Milletvekiliymiş gibi olmak.
Bakan olmak...........Bakanmış gibi olmak.
Başbakan olmak........Başbakanmış gibi olmak.
Siyasetçi olmak.......Siyasetçiymiş gibi olmak.
Bürokrat olmak........Bürokratmış gibi olmak
Türk olmak............Türkmüş gibi olmak
Müslüman olmak........Müslümanmış gibi olmak
Sever olmak...........Seviyormuş gibi olmak
saygılı olmak.........Saygılıymış gibi olmak.
İmam olmak............İmammış gibi olmak.
Seçmen olmak..........Seçmenmiş gibi olmak.
......................-.........................................
.............Aslında biz millet olarak -mış gibi olduğumuzun farkındayız.Ancak çok büyük bir hatamız var.Hep başkalarının -mış gibi olduğunu söyler dururuz.Kendimizi üç metre uzağa koyup `Ben` `Ben miyim? ` diye kocaman mercekle bakma erdemini gösteriyor muyuz?
.............Çok rastladım.Belli bir görevi eleştirip de tam da oraya gelenleri... Anlattıklarına göre yeni işini gerçekleştiriyor musun, diye sorduğumda ilk kelimesi `ama`dır. Ama denildi mi savunma, gerekçeler, -mış gibi olmak başlamıştır.Savunma sistemi geliştirir.Mesela hakkı olmayan bir şeyi alıyorsa olur mu `Sen böyle demiyordun? Dediğimde başlar yaptığını ussallaştırmaya...
Bir fıkra anlatayım:
İki uyuşuk arkadaş bir elma ağacını altındaki gölgeye uzanır,mışıl mışıl uyumaya başlarlar. Derken açlık hissi olur her ikisinde de...Biri bir gözünü yarı aralayarak:
-Şimdi bu elma ağacından bir elma tam ağzıma düşse ben de ısırsam yesem.
Öteki:
-Konuşmaya üşenmiyor musun,demiş.
.........İşte okumak,araştırmak bize zevk gelmiyor.Zevkini,tadını ilkokul bir de iken almadık. Babaymış, anneymiş gibilerin çocukmuşuz gibi; öğretmenmiş gibilerin öğrencisiymiş gibi olduk.
.........İmammış,müftüymüş gibilerin cemaatiymiş gibi olduk.
............Çalışmak zor geliyorsa bize.İstemek sefahat, içinde bolluk içinde hem de kendimiz kazanmadan haketmek nasıl kolay gelebilir bize... Başkalarının kazandığını bizim haketmeden alıp harcamamız çok küçültücü, bizim olmayan paraya, mala el sürmek.Emek vermeden el sürmek utanç verici... haketmediğimiz para,haksız yediğimiz ekmek batar bize. Ben senin değilim ki, der.Tadı mı olur öyle yaşamanın? Çalışmak daha çalıştığın an da seni mutlu ediyor, haz veriyor. Eğer çalışıyor, okuyor,keşfediyor gibiyse ` -mış` gibisin.
.........-Mış gibi olmak üzerimize ölü toprağı serilmiş olmaktır. Uyuşuk, bekleyen,meme ağzına verilmeyince ağlayan...Bu bizleri hiç rahatsız etmiyor mu?
......Daha önce bir yazımda yazmıştım.Bayram namazında ortak(vaaz) hoparlörden müftü vaaz veriyor hep suçluyor insanları...İnanç olmazsa bu insanlar zaten camiye gelmezler hala İnsanlara inanmıyormuş gibi anlatıyor. Oysa Kur`an`da neler neler var? Neden azarlıyor bu müftüymüş gibi görev li... İnsanlar azarlana azarlana üretmenin zevkini ve şevkini kaybettiler.Evde baba anne,okulda öğretmen,dairede amir,camide imam hep azarlıyor. Çünkü -mış gibiler de ondan.İnsan geçmiş olan olay için karşıdakini azarlar mı çocuk gibi. Olanlar olmuştur artık geleceğe bilimsel bak çöz. o kadar, çöz. İnsanlar birbirinden soğuyor.
..........Gittikçe çocuklar anne ve babalarından uzaklaşırlar.Onlara bir ad takmışız ki toplumca iflah olmayız:
``Delikanlı`` deli onlar öylemi. Düşünemeyen,akılcı olamayan, bilip bilmeden kavga eden deliler.Peki adını deli koyuyorsun bu deliden nasıl akıllı yetişkin birey elde edersin? Her zaman yanlışları farkedip artık görmeliyiz yanlışları,örneğin `Delikanlı` sözü sözlükten çıkarılmalı.
.......Niye onları deli olarak görürüz. Çocuk luğundan beri senin -mış gibi olduğunun far kındaydı o...Hep öğüt verirdin(Sigara kötüdür dedin ama içtin gibi) ortada hiç bir şey üret tiğin yok...O yetişkinin -mış gibiliğine isyan ediyor.
Biz, -mış gibi olduğumuzu farkeden gencimizin adını delikanlı koyuyoruz. Savunma sistemi.Ona deli diyerek kendimizin akıllı olduğunu savunuyoruz.
......Her şey emek ister. `Elhamdülillah Müslümanım` diyenlere bir sorun. Müslüman olarak bu dine ne emekler verdin? Mesela sen Kur`an`ı okudun mu? Okudum tabi diyecek.Okurken anladın mı? Yok Arapça`dan okudum. Peki Allah şöyle diyor:
``Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur`an olarak indirdik.(Yusuf suresi:2)
(Not. Araplar Yahudi ve Hristiyanların dinine `Bizim dilimizden değil` diye müşrik kaldılar Bu yüzden Allah bu defa onların dilinde gönderdi.Artık bahaneleri kalmasın diye
``(Resulüm) Biz onu böylece Arapça bir Kur`an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık.Umulur ki onlar (Bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur`an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.(Tâ-Hâ
suresi113)
........Şimdi bu ülkedeki insanların yüzde kaçı Kur`an`ı anlamıştır.Anlamış mıdır? Yoksa kendilerini Allah`ın hiç istemediği şirk olarak saydığı şeyhlere mi dayanmıştır? Bakın niye kaçıyor saklanıyorsunuz birilerine? Onlar anlamış mıdır Kur`an`ı? (İstisna İlahiyat profesörlerini bir kenara koyarım.Geceli gündüzlü emek verenler var.) Kur`an`a da bilimsel anlamayı katmak gerekiyor.Bilimsel anlamak da ne demek? İlk defa ben şu anda söylüyorum bu kavramı.
......Bilimsel anlamak:Bir şey ne ise,ne demek istiyorsa tam da anlatmak istediğini anlamak. Tahmine,yoruma yer olmadan tamamen objektif.Bir şeyne ise o. Bir şeyi -mış gibi anlamak değil ta kendisi gibi anlamak.
.....Emeğiniz var mı inancınıza. Öğrenmek, bilimsel anlamak var mı? Yoksa bu dünyada nasıl maddi şeylerin rahatlığını kazanmanın rahatlığın da; ötekidünya için de namazını kıl,orucunu tut cenneti de kazan.Daha ne olsun müslümanlığı mı? Öyle ise yandık ki yandık.Neden? Çünkü bu din Kıldan ince kılıçtan keskin. En küçük bir yanlış dinden çıkarabilir.Şeyhini Allah yerine koydun ya da türbeyi şirk koştun uçtu gitti her şey. Göründüğü gibi cennet hiç kolay değildir.-Mış gibi müslüman olmak hele İslam dinini emperyalist ülkelere sömürü aracı etmek altından kalkılmayacak bir durumdur.
`` Ali Amcaya yarım ton kömür,on kilo pirinç,bir teneke yağ; Kaz dağları, Tüpraş,Petkim, Telekom satışları; asgari ücretle ucuz emek satışı, borsadan yabancılara hakkı olmayan paraları kazandırmak ve daha bir çok icraat...
.....Yabancılara. Ali Amca`nın hakkı kime gidiyor. Hükemet değil hükumetmiş gibi olmak. Sonra her cuma namazında camilerde görünmek,yedi yıldızlı otelden çıkıp iftarı bir yoksul aile ile açmak, iftar çadırında da bir öğün yemek yemek; türbanla müslüman görevini yerine getirerek kendini kandırmak...
...........İşte sevgili dostlar bir ihtişamlı duruşumuz olsun. Onurlu duruş.Kendimizi kandırmadan kendimiz olma duruşu.Hem bu dünya hem öteki dünya kurnazlığı değil özbe öz inancına emek vererek onurlu duruş.Rahat duruş.Öz duruş.
-Mış gibi yaşamınız olmaması dileğimle.
Dostlarıma sevgilerle
Delta S X
07.02.2008
Halit Mehdigil
.......Dertlerimiz,sıkıntılarımız en başta kendimiz olamamaktan ileri geliyor.`Kendimiz olmak` ne demek? Bana göre bir insanın tüm potansiyelleriyle,tüm özgünlüğüyle,tüm muhteşemliğiyle yaşamda var olmak. Her insan ama her insan özgün, muhteşem, sanatsal bir varlıktır.
.......İyi ülke, has ülke her bir insanının kendisi olmasına rehber olan ülkedir.Ülke kişiyi kendi limanına bağlamayacak.Limana bağlanan gemi çürür. Bu ne demektir. Has ülke insanların `BİREY` olma mücadelesi veren ülkedir. İnsanlar son derece onurlu,hem kendine hem başkasına değer veren,eziklik hissetmeyen,başı dik yaşayan BİREY ler olmalıdır.
......Prof.Doğan Cüceloğlu`nun kitaplarını okudukça çoğumuz `-mış` gibi insan olduğumuzu anlarız. Onun `-Mış Gibi Yaşamlar` adlı kitabı vardır. Yaşam tıpkı orada anlatıldığı gibi ya `-mış Gibi olur` ya da gerçekten yaşam olur bizim için.
Kendi olan...................................................-mış gibi olan
----
insan olmak.............İnsanmış gibi olmak.
Baba olmak............Babaymış gibi olmak.
eş olmak.................eşmiş gibi olmak.
Anne olmak...........Anneymiş gibi olmak.
Öğrenci olmak.........Öğrenciymiş gibi olmak.
Öğretmen olmak.......Öğretmenmiş gibi olmak.
Doktor olmak..........Doktormuş gibi olmak.
Mühendis olmak........Mühendismiş gibi olmak.
Milletvekili olmak.................Milletvekiliymiş gibi olmak.
Bakan olmak...........Bakanmış gibi olmak.
Başbakan olmak........Başbakanmış gibi olmak.
Siyasetçi olmak.......Siyasetçiymiş gibi olmak.
Bürokrat olmak........Bürokratmış gibi olmak
Türk olmak............Türkmüş gibi olmak
Müslüman olmak........Müslümanmış gibi olmak
Sever olmak...........Seviyormuş gibi olmak
saygılı olmak.........Saygılıymış gibi olmak.
İmam olmak............İmammış gibi olmak.
Seçmen olmak..........Seçmenmiş gibi olmak.
......................-.........................................
.............Aslında biz millet olarak -mış gibi olduğumuzun farkındayız.Ancak çok büyük bir hatamız var.Hep başkalarının -mış gibi olduğunu söyler dururuz.Kendimizi üç metre uzağa koyup `Ben` `Ben miyim? ` diye kocaman mercekle bakma erdemini gösteriyor muyuz?
.............Çok rastladım.Belli bir görevi eleştirip de tam da oraya gelenleri... Anlattıklarına göre yeni işini gerçekleştiriyor musun, diye sorduğumda ilk kelimesi `ama`dır. Ama denildi mi savunma, gerekçeler, -mış gibi olmak başlamıştır.Savunma sistemi geliştirir.Mesela hakkı olmayan bir şeyi alıyorsa olur mu `Sen böyle demiyordun? Dediğimde başlar yaptığını ussallaştırmaya...
Bir fıkra anlatayım:
İki uyuşuk arkadaş bir elma ağacını altındaki gölgeye uzanır,mışıl mışıl uyumaya başlarlar. Derken açlık hissi olur her ikisinde de...Biri bir gözünü yarı aralayarak:
-Şimdi bu elma ağacından bir elma tam ağzıma düşse ben de ısırsam yesem.
Öteki:
-Konuşmaya üşenmiyor musun,demiş.
.........İşte okumak,araştırmak bize zevk gelmiyor.Zevkini,tadını ilkokul bir de iken almadık. Babaymış, anneymiş gibilerin çocukmuşuz gibi; öğretmenmiş gibilerin öğrencisiymiş gibi olduk.
.........İmammış,müftüymüş gibilerin cemaatiymiş gibi olduk.
............Çalışmak zor geliyorsa bize.İstemek sefahat, içinde bolluk içinde hem de kendimiz kazanmadan haketmek nasıl kolay gelebilir bize... Başkalarının kazandığını bizim haketmeden alıp harcamamız çok küçültücü, bizim olmayan paraya, mala el sürmek.Emek vermeden el sürmek utanç verici... haketmediğimiz para,haksız yediğimiz ekmek batar bize. Ben senin değilim ki, der.Tadı mı olur öyle yaşamanın? Çalışmak daha çalıştığın an da seni mutlu ediyor, haz veriyor. Eğer çalışıyor, okuyor,keşfediyor gibiyse ` -mış` gibisin.
.........-Mış gibi olmak üzerimize ölü toprağı serilmiş olmaktır. Uyuşuk, bekleyen,meme ağzına verilmeyince ağlayan...Bu bizleri hiç rahatsız etmiyor mu?
......Daha önce bir yazımda yazmıştım.Bayram namazında ortak(vaaz) hoparlörden müftü vaaz veriyor hep suçluyor insanları...İnanç olmazsa bu insanlar zaten camiye gelmezler hala İnsanlara inanmıyormuş gibi anlatıyor. Oysa Kur`an`da neler neler var? Neden azarlıyor bu müftüymüş gibi görev li... İnsanlar azarlana azarlana üretmenin zevkini ve şevkini kaybettiler.Evde baba anne,okulda öğretmen,dairede amir,camide imam hep azarlıyor. Çünkü -mış gibiler de ondan.İnsan geçmiş olan olay için karşıdakini azarlar mı çocuk gibi. Olanlar olmuştur artık geleceğe bilimsel bak çöz. o kadar, çöz. İnsanlar birbirinden soğuyor.
..........Gittikçe çocuklar anne ve babalarından uzaklaşırlar.Onlara bir ad takmışız ki toplumca iflah olmayız:
``Delikanlı`` deli onlar öylemi. Düşünemeyen,akılcı olamayan, bilip bilmeden kavga eden deliler.Peki adını deli koyuyorsun bu deliden nasıl akıllı yetişkin birey elde edersin? Her zaman yanlışları farkedip artık görmeliyiz yanlışları,örneğin `Delikanlı` sözü sözlükten çıkarılmalı.
.......Niye onları deli olarak görürüz. Çocuk luğundan beri senin -mış gibi olduğunun far kındaydı o...Hep öğüt verirdin(Sigara kötüdür dedin ama içtin gibi) ortada hiç bir şey üret tiğin yok...O yetişkinin -mış gibiliğine isyan ediyor.
Biz, -mış gibi olduğumuzu farkeden gencimizin adını delikanlı koyuyoruz. Savunma sistemi.Ona deli diyerek kendimizin akıllı olduğunu savunuyoruz.
......Her şey emek ister. `Elhamdülillah Müslümanım` diyenlere bir sorun. Müslüman olarak bu dine ne emekler verdin? Mesela sen Kur`an`ı okudun mu? Okudum tabi diyecek.Okurken anladın mı? Yok Arapça`dan okudum. Peki Allah şöyle diyor:
``Anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur`an olarak indirdik.(Yusuf suresi:2)
(Not. Araplar Yahudi ve Hristiyanların dinine `Bizim dilimizden değil` diye müşrik kaldılar Bu yüzden Allah bu defa onların dilinde gönderdi.Artık bahaneleri kalmasın diye
``(Resulüm) Biz onu böylece Arapça bir Kur`an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık.Umulur ki onlar (Bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur`an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.(Tâ-Hâ
suresi113)
........Şimdi bu ülkedeki insanların yüzde kaçı Kur`an`ı anlamıştır.Anlamış mıdır? Yoksa kendilerini Allah`ın hiç istemediği şirk olarak saydığı şeyhlere mi dayanmıştır? Bakın niye kaçıyor saklanıyorsunuz birilerine? Onlar anlamış mıdır Kur`an`ı? (İstisna İlahiyat profesörlerini bir kenara koyarım.Geceli gündüzlü emek verenler var.) Kur`an`a da bilimsel anlamayı katmak gerekiyor.Bilimsel anlamak da ne demek? İlk defa ben şu anda söylüyorum bu kavramı.
......Bilimsel anlamak:Bir şey ne ise,ne demek istiyorsa tam da anlatmak istediğini anlamak. Tahmine,yoruma yer olmadan tamamen objektif.Bir şeyne ise o. Bir şeyi -mış gibi anlamak değil ta kendisi gibi anlamak.
.....Emeğiniz var mı inancınıza. Öğrenmek, bilimsel anlamak var mı? Yoksa bu dünyada nasıl maddi şeylerin rahatlığını kazanmanın rahatlığın da; ötekidünya için de namazını kıl,orucunu tut cenneti de kazan.Daha ne olsun müslümanlığı mı? Öyle ise yandık ki yandık.Neden? Çünkü bu din Kıldan ince kılıçtan keskin. En küçük bir yanlış dinden çıkarabilir.Şeyhini Allah yerine koydun ya da türbeyi şirk koştun uçtu gitti her şey. Göründüğü gibi cennet hiç kolay değildir.-Mış gibi müslüman olmak hele İslam dinini emperyalist ülkelere sömürü aracı etmek altından kalkılmayacak bir durumdur.
`` Ali Amcaya yarım ton kömür,on kilo pirinç,bir teneke yağ; Kaz dağları, Tüpraş,Petkim, Telekom satışları; asgari ücretle ucuz emek satışı, borsadan yabancılara hakkı olmayan paraları kazandırmak ve daha bir çok icraat...
.....Yabancılara. Ali Amca`nın hakkı kime gidiyor. Hükemet değil hükumetmiş gibi olmak. Sonra her cuma namazında camilerde görünmek,yedi yıldızlı otelden çıkıp iftarı bir yoksul aile ile açmak, iftar çadırında da bir öğün yemek yemek; türbanla müslüman görevini yerine getirerek kendini kandırmak...
...........İşte sevgili dostlar bir ihtişamlı duruşumuz olsun. Onurlu duruş.Kendimizi kandırmadan kendimiz olma duruşu.Hem bu dünya hem öteki dünya kurnazlığı değil özbe öz inancına emek vererek onurlu duruş.Rahat duruş.Öz duruş.
-Mış gibi yaşamınız olmaması dileğimle.
Dostlarıma sevgilerle
Delta S X
07.02.2008
Halit Mehdigil