- Katılım
- 8 Mar 2006
- Mesajlar
- 21,643
- Beğeni puanı
- 11
- Puanları
- 38
- Cinsiyet:
- bayan
- Nerden:
- istanbul
Düsman tarafindan tutsak alinmistim.
Bulundugum hücre kapkaranlikti. Gösterilen kötü muamele ve kötü bakislardan ertesi gün idam edilecegimi anlamistim.
Evet öldürülecegimden kesinlikle emindim artik... Bu durum beni asiri derecede asabî yapti, çildiracak gibi idim.
Gözlerinden kaçan bir sigara bulabilirim amaciyla ceplerimi karistiriyordum... Bir tane bulmustum sonunda.
Ama hiç kibritim yoktu; hepsini almislardi.
Hücredeki parmakliklarin arasindan gardiyana baktim.
Benimle göz göze gelmemeye çalisiyordu.
Tabii... Ne de olsa hiç kimse bir cesetle göz göze gelmek istemezdi.
Aniden ona "Atesiniz var mi?" diye seslendim.
Bana bakti, yerinden kalkti ve sigarami yakmak için yaklasti. Yaklasti, sigarami yakti ve o anda göz göze geldik.
Ona gülümsedim...
Bunu neden yaptigimi bilmiyorum. Belki sinirden, belki de biriyle bu denli yaklasinca gülümsemeden durmak zor oldugundan.
Iste, her ne ise ve ne sebeple ise, ona gülümsedim.
O anda sanki iki yürek, iki insan ruhu arasindaki bosluk doluverdi.
Sigarami yakti ve yanimda kaldi.
Gözlerime bakti ve gülümsemeye devam etti.
Ben de ona gülümsemeye devam ettim.
Simdi onun gardiyan degil de bir insan oldugunu düsünüyordum.
Artik onun bana bakislarinda da bir baska boyut vardi...
Aniden bana "Çocuklarin var mi?" diye sordu.
"Evet. Iste buradalar."
Cüzdanimdan titreyen ellerimle resimlerini çikarmaya çalistim.
O da bana kendi ailesinin resimlerini gösterdi ve gelecekle ilgili planlarindan ve amaçlarindan söz etmeye basladi.
Gözlerim yas içinde kalmisti.
Ailemi bir daha hiç göremeyecegimi düsünerek korkuya kapildigimi; çocuklarimin büyüdüklerini görememe düsüncesinin beni deliye çevirdigini söyledim.
Onun da gözleri yaslarla dolmustu artik. Susmustuk.
Iste tam o anda bir tek kelime bile etmeden hücrenin kapisini açti ve beni serbest birakti.
Önce hapishaneden sonra da arka patikalardan kasabanin disina kaçmama yardimci oldu.
Sonra da bir kelime bile konusmadan arkasini döndü ve oradan uzaklasti.
Hayatim bir tek gülücükle kurtulmustu...
Bulundugum hücre kapkaranlikti. Gösterilen kötü muamele ve kötü bakislardan ertesi gün idam edilecegimi anlamistim.
Evet öldürülecegimden kesinlikle emindim artik... Bu durum beni asiri derecede asabî yapti, çildiracak gibi idim.
Gözlerinden kaçan bir sigara bulabilirim amaciyla ceplerimi karistiriyordum... Bir tane bulmustum sonunda.
Ama hiç kibritim yoktu; hepsini almislardi.
Hücredeki parmakliklarin arasindan gardiyana baktim.
Benimle göz göze gelmemeye çalisiyordu.
Tabii... Ne de olsa hiç kimse bir cesetle göz göze gelmek istemezdi.
Aniden ona "Atesiniz var mi?" diye seslendim.
Bana bakti, yerinden kalkti ve sigarami yakmak için yaklasti. Yaklasti, sigarami yakti ve o anda göz göze geldik.
Ona gülümsedim...
Bunu neden yaptigimi bilmiyorum. Belki sinirden, belki de biriyle bu denli yaklasinca gülümsemeden durmak zor oldugundan.
Iste, her ne ise ve ne sebeple ise, ona gülümsedim.
O anda sanki iki yürek, iki insan ruhu arasindaki bosluk doluverdi.
Sigarami yakti ve yanimda kaldi.
Gözlerime bakti ve gülümsemeye devam etti.
Ben de ona gülümsemeye devam ettim.
Simdi onun gardiyan degil de bir insan oldugunu düsünüyordum.
Artik onun bana bakislarinda da bir baska boyut vardi...
Aniden bana "Çocuklarin var mi?" diye sordu.
"Evet. Iste buradalar."
Cüzdanimdan titreyen ellerimle resimlerini çikarmaya çalistim.
O da bana kendi ailesinin resimlerini gösterdi ve gelecekle ilgili planlarindan ve amaçlarindan söz etmeye basladi.
Gözlerim yas içinde kalmisti.
Ailemi bir daha hiç göremeyecegimi düsünerek korkuya kapildigimi; çocuklarimin büyüdüklerini görememe düsüncesinin beni deliye çevirdigini söyledim.
Onun da gözleri yaslarla dolmustu artik. Susmustuk.
Iste tam o anda bir tek kelime bile etmeden hücrenin kapisini açti ve beni serbest birakti.
Önce hapishaneden sonra da arka patikalardan kasabanin disina kaçmama yardimci oldu.
Sonra da bir kelime bile konusmadan arkasini döndü ve oradan uzaklasti.
Hayatim bir tek gülücükle kurtulmustu...