- Katılım
- 1 May 2005
- Mesajlar
- 6,568
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Yaş
- 38
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- ankara
[Görsel erişilemez]
Bugüne kadar kaç festival yaşadık, duyduk, gördük, en çok hangisini sevdik?
Vietnam savaşına karşı ‘Savaşma seviş’ sloganıyla meydanlara dökülen Hippi kuşağının sesini duyurduğu 1969 yılındaki Woodstock Festivali’nden sonra bu tür organizasyonlar dünyanın her yerine yayıldı. Festival kültürünün 40 yıla varan yolculuğuna tanık olmaya hazır mısınız?
1969 – Önce Woodstock vardı
Günümüz festivallerinin esin kaynağı olan Woodstock ilk olarak 1969 yılı Ağustos ayında gerçekleştirildi. Jimi Hendrix, Janis Joplin, Grateful Dead ve CSNY grubunun öne çıktığı festival sonraki yıllarda canlandırılmaya çalışılsa da sonuç hüsran oldu.
1970 – Sanatçıların festivali
Woodstock’tan bir yıl sonra Jones Japlin, The Band ve Grateful Dead’in de içinde bulunduğu bir grup müzisyen, Kanada’nın çeşitli şehirlerini kapsayan 5 günlük bir turneye çıktılar. Turne için hazırlanan özel bir trenden ismini alan ‘Festival Express’ sırasında yapılan çekimlerse 30 yıl sonra gün ışığına çıktı.
1973 – İstanbul İstanbul olalı
İKSV tarafından 1973 yılından bu yana her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen İstanbul Müzik Festivali’ni unutmamak lazım. Ülkemizde her geçen gün bir yenisi düzenlenen festivallerin ilham kaynağı bu festival sayılır ne de olsa…
1981 – Buyurun Glastonbury’ye
İngilizlerin 1970 yılında başlayan ve günümüzün en büyük çayır – çimen müzik ziyafetine dönüşen bu organizasyon Glastonbury adını 1981’de aldı. Festivalin mazisinde White Stripes’dan R.E.M.’e uzanan birçok kalburüstü isim bulunuyor.
1985 – Allah rızası için bir konser
İngiliz müzisyenlerin Band Aid, Amerikalıların da USA For Africa çatısı altında toplanarak Afrika’daki aç insanlara yardım elini uzattıkları yıldı 1985. Bob Geldof öncülüğünde yüzlerce sanatçı Atlantik’in iki yakasında şarkılar söyleyerek unutulmaz bir olaya imza attılar.
1988 – Mandela’ya özgürlük
80’lere damgasını vuran bir başka hareket de o zamanlar hapiste olan Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın özgürlüğüne kavuşması için Wembley Stadyumu’nda verilen konserdi. 60 ülkede birden canlı yayınlanan konserde parlayan isim Tracy Chapman oldu.
1991 – Hadi gel Lollapaloza’ya…
Amerika’nın alternatif isimlerinden Jane’s Addiction üyesi Perry Farrell’ın öncülüğünde düzenlenen ilk Lollapalozalar 1991’den 1997’ye kadar düzenli olarak yapıldı. Chicago’da düzenlenen festival beş yıl aradan sonra 2003 yılında tekrar canlandı.
1992 – Ölmedin içimizde yaşıyorsun
Queen’in efsane solisti Freddie Mercury, 1991 yılında AIDS’e yakalanarak aniden ölüverince sevenlerini gözyaşları bir türlü dinmek bilmedi. Mercury’nin anısına Wembley’de düzenlenen konserde George Michael ve onlarca sanatçı grubun diğer elemanlarıyla birlikte Queen şarkıları söyledi.
1994 - Caz yapma bana
Bu yıl 14.’sü düzenlenen İstanbul Caz Festivali, tıpkı İstanbul Müzik Festivali gibi İKSV’nin düzenlediği bir başka organizasyon. İsminde ’Caz’ olmasına rağmen çok daha geniş bir müzik yelpazesine sahip festivalin bu yılki konukları arasında Bryan Ferry, Robert Plant ve Norah Jones bulunuyordu.
1996 – Civcivleri hazırlayın
Ülkemizde şarkılarından çok sahnede ezdiği civcivler ve boğazlarını ısırdığı yarasalarla tanınan Ozzy Osbourne tarafından düzenlenen Ozzfest, zaman içinde sert metal sevenlerin gözdesi oldu. Bu festival sayesinde Ozzy’nin efsane grubu Black Sabbath’da yeniden biraraya geldi. Biletler bu yılki festivalde ücretsizdi.
1996 – Ruh erince için uçmak
Batılı sanatçıların doğu mistisizmine duyduğu ilgi yadsınamaz. Beastie Boys öncülüğünde düzenlenen, Radiohead ve R.E.M. gibi isimlerin de sahneye çıktığı Tibetan Freedom Konseri, Tibet dağlarında yaşayan keşişler yararına düzenlendiğinde takvimler 1996’yı gösteriyordu.
2000 – Milenyum geldi hoş geldi
Gece – gündüz ara vermeden devam eden açık hava festivallerinin ülkemizdeki öncüsü H2000 festivali oldu diyebiliriz. 4 yıl yapıldıktan sonra sessizliğe bürünen festivalin 2002’dekikonuklarından biri de Muse olmuştu.
2000 – Yarının partileri… Hemen şimdi!
Adını bir William Gibson romanından alan ‘All Tomorrow’ partilerinin en büyük özelliği her seferinde başka bir sanatçı ya da grubun seçtiği sanatçıların sahne alması. Festival yılda bir kere değil, neredeyse ayda bir yapılıyor üstelik.
2003 – Hayatın tadı rock’la iyi gider
Açıkhava konserleri dendi mi ilk akla gelen Rock’n Coke oluyor. İsminde rock yer almasına rağmen ilk sene Pet Shop Boys’un headliner olduğu festivalin sonraki konukları arasında The Cure, Korn ve Muse da yer aldı. Bu yılın baba isimleri Franz Ferdinand, The Smashing Pumpkins oldu.
2003 – Cola asitlidir, gaz yapar
Rock’n Coke’un ‘kapitalizmin bir oyunu’ olduğunu düşünen isimlerin biraraya gelerek oluşturdukları Barışarock, kendisini bir karşıfestival olarak tanımlıyor. Her yıl Rock’n Coke’la aynı tarihlerde gerçekleşen festival rakibinin aksine baştan sona bedava.
2005 – Ekip yeniden iş başında
1985’te Afrika’daki açları doyurma misyonunu üstlenen Bob Geldof sonraki yıllarda Sir unvanıyla taçlandırılmıştı. 1985’teki konserin Afrika’daki açlardan çok Sir Geldof’a yaramasından dolayı sorun çözülemeyince geçen yıl ekip yeniden biraraya geldi ve Live8’i düzenledi.
2006 – Dünyayı kurtarmadan asla!
Bu yıl düzenlenen Live Earth, küresel ısınmaya karşı insanların dikkatlerini çekmeye çalıştı. Ah bir de konser veren Madonna’nın giydiği kürkler olmasaydı…
Bugüne kadar kaç festival yaşadık, duyduk, gördük, en çok hangisini sevdik?
Vietnam savaşına karşı ‘Savaşma seviş’ sloganıyla meydanlara dökülen Hippi kuşağının sesini duyurduğu 1969 yılındaki Woodstock Festivali’nden sonra bu tür organizasyonlar dünyanın her yerine yayıldı. Festival kültürünün 40 yıla varan yolculuğuna tanık olmaya hazır mısınız?
1969 – Önce Woodstock vardı
Günümüz festivallerinin esin kaynağı olan Woodstock ilk olarak 1969 yılı Ağustos ayında gerçekleştirildi. Jimi Hendrix, Janis Joplin, Grateful Dead ve CSNY grubunun öne çıktığı festival sonraki yıllarda canlandırılmaya çalışılsa da sonuç hüsran oldu.
1970 – Sanatçıların festivali
Woodstock’tan bir yıl sonra Jones Japlin, The Band ve Grateful Dead’in de içinde bulunduğu bir grup müzisyen, Kanada’nın çeşitli şehirlerini kapsayan 5 günlük bir turneye çıktılar. Turne için hazırlanan özel bir trenden ismini alan ‘Festival Express’ sırasında yapılan çekimlerse 30 yıl sonra gün ışığına çıktı.
1973 – İstanbul İstanbul olalı
İKSV tarafından 1973 yılından bu yana her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen İstanbul Müzik Festivali’ni unutmamak lazım. Ülkemizde her geçen gün bir yenisi düzenlenen festivallerin ilham kaynağı bu festival sayılır ne de olsa…
1981 – Buyurun Glastonbury’ye
İngilizlerin 1970 yılında başlayan ve günümüzün en büyük çayır – çimen müzik ziyafetine dönüşen bu organizasyon Glastonbury adını 1981’de aldı. Festivalin mazisinde White Stripes’dan R.E.M.’e uzanan birçok kalburüstü isim bulunuyor.
1985 – Allah rızası için bir konser
İngiliz müzisyenlerin Band Aid, Amerikalıların da USA For Africa çatısı altında toplanarak Afrika’daki aç insanlara yardım elini uzattıkları yıldı 1985. Bob Geldof öncülüğünde yüzlerce sanatçı Atlantik’in iki yakasında şarkılar söyleyerek unutulmaz bir olaya imza attılar.
1988 – Mandela’ya özgürlük
80’lere damgasını vuran bir başka hareket de o zamanlar hapiste olan Güney Afrikalı lider Nelson Mandela’nın özgürlüğüne kavuşması için Wembley Stadyumu’nda verilen konserdi. 60 ülkede birden canlı yayınlanan konserde parlayan isim Tracy Chapman oldu.
1991 – Hadi gel Lollapaloza’ya…
Amerika’nın alternatif isimlerinden Jane’s Addiction üyesi Perry Farrell’ın öncülüğünde düzenlenen ilk Lollapalozalar 1991’den 1997’ye kadar düzenli olarak yapıldı. Chicago’da düzenlenen festival beş yıl aradan sonra 2003 yılında tekrar canlandı.
1992 – Ölmedin içimizde yaşıyorsun
Queen’in efsane solisti Freddie Mercury, 1991 yılında AIDS’e yakalanarak aniden ölüverince sevenlerini gözyaşları bir türlü dinmek bilmedi. Mercury’nin anısına Wembley’de düzenlenen konserde George Michael ve onlarca sanatçı grubun diğer elemanlarıyla birlikte Queen şarkıları söyledi.
1994 - Caz yapma bana
Bu yıl 14.’sü düzenlenen İstanbul Caz Festivali, tıpkı İstanbul Müzik Festivali gibi İKSV’nin düzenlediği bir başka organizasyon. İsminde ’Caz’ olmasına rağmen çok daha geniş bir müzik yelpazesine sahip festivalin bu yılki konukları arasında Bryan Ferry, Robert Plant ve Norah Jones bulunuyordu.
1996 – Civcivleri hazırlayın
Ülkemizde şarkılarından çok sahnede ezdiği civcivler ve boğazlarını ısırdığı yarasalarla tanınan Ozzy Osbourne tarafından düzenlenen Ozzfest, zaman içinde sert metal sevenlerin gözdesi oldu. Bu festival sayesinde Ozzy’nin efsane grubu Black Sabbath’da yeniden biraraya geldi. Biletler bu yılki festivalde ücretsizdi.
1996 – Ruh erince için uçmak
Batılı sanatçıların doğu mistisizmine duyduğu ilgi yadsınamaz. Beastie Boys öncülüğünde düzenlenen, Radiohead ve R.E.M. gibi isimlerin de sahneye çıktığı Tibetan Freedom Konseri, Tibet dağlarında yaşayan keşişler yararına düzenlendiğinde takvimler 1996’yı gösteriyordu.
2000 – Milenyum geldi hoş geldi
Gece – gündüz ara vermeden devam eden açık hava festivallerinin ülkemizdeki öncüsü H2000 festivali oldu diyebiliriz. 4 yıl yapıldıktan sonra sessizliğe bürünen festivalin 2002’dekikonuklarından biri de Muse olmuştu.
2000 – Yarının partileri… Hemen şimdi!
Adını bir William Gibson romanından alan ‘All Tomorrow’ partilerinin en büyük özelliği her seferinde başka bir sanatçı ya da grubun seçtiği sanatçıların sahne alması. Festival yılda bir kere değil, neredeyse ayda bir yapılıyor üstelik.
2003 – Hayatın tadı rock’la iyi gider
Açıkhava konserleri dendi mi ilk akla gelen Rock’n Coke oluyor. İsminde rock yer almasına rağmen ilk sene Pet Shop Boys’un headliner olduğu festivalin sonraki konukları arasında The Cure, Korn ve Muse da yer aldı. Bu yılın baba isimleri Franz Ferdinand, The Smashing Pumpkins oldu.
2003 – Cola asitlidir, gaz yapar
Rock’n Coke’un ‘kapitalizmin bir oyunu’ olduğunu düşünen isimlerin biraraya gelerek oluşturdukları Barışarock, kendisini bir karşıfestival olarak tanımlıyor. Her yıl Rock’n Coke’la aynı tarihlerde gerçekleşen festival rakibinin aksine baştan sona bedava.
2005 – Ekip yeniden iş başında
1985’te Afrika’daki açları doyurma misyonunu üstlenen Bob Geldof sonraki yıllarda Sir unvanıyla taçlandırılmıştı. 1985’teki konserin Afrika’daki açlardan çok Sir Geldof’a yaramasından dolayı sorun çözülemeyince geçen yıl ekip yeniden biraraya geldi ve Live8’i düzenledi.
2006 – Dünyayı kurtarmadan asla!
Bu yıl düzenlenen Live Earth, küresel ısınmaya karşı insanların dikkatlerini çekmeye çalıştı. Ah bir de konser veren Madonna’nın giydiği kürkler olmasaydı…