- Katılım
- 5 Ara 2008
- Mesajlar
- 15,229
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- kayseri
[Görsel erişilemez]
Eski akıl yeni toplum
Sol, sağ, faşist, komünist, muhafazakar, liberal... Eski kelimelerle yeni düzeni tartışmaya daha ne kadar devam edeceğiz? Artık yeni bir toplum var ve yeni bir akıl istiyor.
[FONT=pt_sansregular]Ürünler ve markalar doğar, büyür, vadesi gelir ölür. Siyasette, siyaseti anlamakta ve bazen de şekillendirmekte kullanılan terminoloji de öyledir.
Dönemin gelişen toplumu üzerine on dokuzuncu yüzyılda doğan siyaset terminolojisi yirminci yüzyıla egemen oldu. Yüzyılın sonuna yaklaşıldığında gerilemeye başlamıştı. Şimdiki yüzyılın başında ise vadesini doldurdu.
Sol, sağ, faşist, komünist, sosyal demokrat, muhafazakar, liberal ve benzeri bütün terimler işte şimdi bu aşamadalar. Bunlar, bunlar üzerinden toplumu anlama ve açıklama çabası, bunlarla siyaset yapmak artık toplumda karşılıkları kalmamış birer gelenekten ibarettir. Yeni gelen kendini henüz tanımlayamadığı için şimdilik seçeneksiz gibi görünen ve zorunlu olarak sürdürülen bir gelenek; bir eski akıl.
[Görsel erişilemez][/FONT]
[FONT=pt_sansregular]
Ceylan vurulduktan sonra 100 metre daha koşmaya devam eder derler.
Bu nedenle “Occupy Wall Street”i adlandırmak pek kolay olmuyor. Gezi’yi tanımlanmış siyasi kalıpların içine yerleştirmekte zorlanıyoruz. Sao Paulo’da olan bitenlere “ucuz bilet protestoları” mı desek emin olamıyoruz. İtalya seçimlerini “komedyen oy patlaması yaptı” diye tanımlamaya mecbur kalıyoruz. Yaşayan en güçlü komünist partilerden birisi diye bilinen Yunanistan Komünist Partisi dururken, yüzde 26 oy alabilen Syriza’ya başka bir isim bulamayıp “radikal sol” diyoruz. Ucundan kenarından yakalayıp, bildiğimiz terminolojinin, yani o sol-sağ düzleminin bir tarafına yerleştirmeye çalışıyoruz. Ama ne kadar uğraşsak da içimizde bir rahatsızlık hissi. Tam oturmuyor çünkü.
Bu söylediğime şaşırmayacaksınız. Çok duydunuz. Dünya değişiyordu; değişti.
Artık yeni bir toplum var ve bu yeni toplum kökleşiyor. Kendi dinamiklerini yaratıyor. İçinde eskisine ait birçok şey barındırıyor ama, o artık bizim önceki yüzyılda keşfettiğimiz, geçtiğimiz yüzyılda etraflıca tanımladığımız toplum değil. [/FONT]
Ne işçi sınıfı ve burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesi düzleminde işaretlenebiliyor. Ne küreselleşmekle yerelleşmek arasında. Ne de dindarlıkla laiklik arasında…
Yeni bir toplum.
Yeni bir akıl istiyor.
[FONT=pt_sansregular][Görsel erişilemez][/FONT]
VURAL
ÇAKIR
Eski akıl yeni toplum
Sol, sağ, faşist, komünist, muhafazakar, liberal... Eski kelimelerle yeni düzeni tartışmaya daha ne kadar devam edeceğiz? Artık yeni bir toplum var ve yeni bir akıl istiyor.
[FONT=pt_sansregular]Ürünler ve markalar doğar, büyür, vadesi gelir ölür. Siyasette, siyaseti anlamakta ve bazen de şekillendirmekte kullanılan terminoloji de öyledir.
Dönemin gelişen toplumu üzerine on dokuzuncu yüzyılda doğan siyaset terminolojisi yirminci yüzyıla egemen oldu. Yüzyılın sonuna yaklaşıldığında gerilemeye başlamıştı. Şimdiki yüzyılın başında ise vadesini doldurdu.
Sol, sağ, faşist, komünist, sosyal demokrat, muhafazakar, liberal ve benzeri bütün terimler işte şimdi bu aşamadalar. Bunlar, bunlar üzerinden toplumu anlama ve açıklama çabası, bunlarla siyaset yapmak artık toplumda karşılıkları kalmamış birer gelenekten ibarettir. Yeni gelen kendini henüz tanımlayamadığı için şimdilik seçeneksiz gibi görünen ve zorunlu olarak sürdürülen bir gelenek; bir eski akıl.
[Görsel erişilemez][/FONT]
[FONT=pt_sansregular]
Ceylan vurulduktan sonra 100 metre daha koşmaya devam eder derler.
Bu nedenle “Occupy Wall Street”i adlandırmak pek kolay olmuyor. Gezi’yi tanımlanmış siyasi kalıpların içine yerleştirmekte zorlanıyoruz. Sao Paulo’da olan bitenlere “ucuz bilet protestoları” mı desek emin olamıyoruz. İtalya seçimlerini “komedyen oy patlaması yaptı” diye tanımlamaya mecbur kalıyoruz. Yaşayan en güçlü komünist partilerden birisi diye bilinen Yunanistan Komünist Partisi dururken, yüzde 26 oy alabilen Syriza’ya başka bir isim bulamayıp “radikal sol” diyoruz. Ucundan kenarından yakalayıp, bildiğimiz terminolojinin, yani o sol-sağ düzleminin bir tarafına yerleştirmeye çalışıyoruz. Ama ne kadar uğraşsak da içimizde bir rahatsızlık hissi. Tam oturmuyor çünkü.
Bu söylediğime şaşırmayacaksınız. Çok duydunuz. Dünya değişiyordu; değişti.
Artık yeni bir toplum var ve bu yeni toplum kökleşiyor. Kendi dinamiklerini yaratıyor. İçinde eskisine ait birçok şey barındırıyor ama, o artık bizim önceki yüzyılda keşfettiğimiz, geçtiğimiz yüzyılda etraflıca tanımladığımız toplum değil. [/FONT]
Ne işçi sınıfı ve burjuvazi arasındaki sınıf mücadelesi düzleminde işaretlenebiliyor. Ne küreselleşmekle yerelleşmek arasında. Ne de dindarlıkla laiklik arasında…
Yeni bir toplum.
Yeni bir akıl istiyor.
[FONT=pt_sansregular][Görsel erişilemez][/FONT]
VURAL
ÇAKIR