Diğer kitapların tahrif edildiğini hangi ayetlerden anlarız?

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Eski Üyeler

Eski Üyeler Arşivi
Yönetici
Katılım
15 Ocak 2005
Üye No:
1
Mesajlar
144,644
Beğeni puanı
2
Puanları
38
Nerden:
secilmemis
[Görsel erişilemez]

Diğer kitapların tahrif edildiğini hangi ayetlerden anlarız?

Bakara suresi…

75. Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah’ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.

79. Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için “Bu Allah katındandır” diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!

211. İsrailoğullarına sor ki kendilerine nice apaçık mucizeler verdik. Kim mucizeler kendisine geldikten sonra Allah’ın nimetini (âyetlerini) değiştirirse bilsin ki Allah’ın azabı şiddetlidir.

Al-i İmran suresi…

78. Ehl-i kitaptan bir gurup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.

71. Ey ehl-i kitap! Neden doğruyu eğriye karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

Nisa suresi…

46. Yahudilerden bir kısmı kelimeleri yerlerinden değiştirirler, dillerini eğerek, bükerek ve dine saldırarak (Peygambere karşı) “İşittik ve karşı geldik”, “dinle, dinlemez olası”, “râinâ” derler. Eğer onlar “İşittik, itaat ettik, dinle ve bizi gözet” deselerdi şüphesiz kendileri için daha hayırlı ve daha doğru olacaktı; fakat küfürleri (gerçeği kabul etmemeleri) sebebiyle Allah onları lânetlemiştir. Artık pek az inanırlar.

Maide suresi…

13. Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lânetledik ve kalplerini katılaştırdık. Onlar kelimelerin yerlerini değiştirirler (kitaplarını tahrif ederler). Kendilerine öğretilen ahkâmın (Tevrat’ın) önemli bir bölümünü de unuttular. İçlerinden pek azı hariç, onlardan daima bir hainlik görürsün. Yine de sen onları affet ve aldırış etme. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

41. Ey Resûl! Kalpleri iman etmediği halde ağızlarıyle “inandık” diyen kimselerden ve yahudilerden küfür içinde koşuşanlar(ın hali) seni üzmesin. Onlar durmadan yalana kulak verirler, ve sana gelmeyen (bazı) kimselere kulak verirler; kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler. “Eğer size şu verilirse hemen alın, o verilmezse sakının!” derler. Allah bir kimseyi şaşkınlığa (fitneye) düşürmek isterse, sen Allah’a karşı, onun lehine hiçbir şey yapamazsın. Onlar, Allah’ın kalplerini temizlemek istemediği kimselerdir. Onlar için dünyada rezillik vardır ve ahirette onlara mahsus büyük bir azap vardır.

“”Belki bunlardan önce, “Tevrat tahrif edilmediyse, İncil niçin gönderildi?” sorusuna cevap vermek gerekir. Hz. İsa (a.s) da bir İsrailoğulları peygamberi olduğu halde onları İncil’e iman etmeye niçin çağırmış olabilir?..

Öte yandan İncil’in, Tevrat’taki bazı hükümleri nesh ettiği bizzat Kur’an tarafından bildirildiğine göre (3/Âl-i İmrân, 50), Tevrat’ın o mensuh hükümleriyle amel etmek İncil inzal buyurulduktan sonra mümkün olmamak gerekir.

Aynı durum Kur’an için de söz konusudur. Yani Kur’an, daha önceki kitaplarla getirilmiş bazı yasakları nesh etmiştir (mesela bkz. 7/el-A’râf, 1157). Dolayısıyla Kur’an inzal buyurulduktan sonra artık o kitaplardaki hükümlerle amel edilmesi söz konusu olamaz.

Hz. İsa (a.s)’ın, kendisinden sonra gelecek, adı Ahmed olan bir peygamberi, yani Efendimiz (s.a.v)’i müjdelediği Kur’an’da zikredildiği halde mevcut İnciller’de bu noktaya rastlamıyor oluşumuz,

İnciller’in kendi aralarındaki farklılık ve çelişkileri,

keza mevcut Tevrat metinlerinin Hz. Musa (a.s)’a nazil olan metnin (birinci sürgün sırasında, yani M.Ö. 7-5. yüzyıllar arası) kayboluşundan yüzyıllar sonra oluşturulduğu gerçeği,


Yahudi Tevratı ile Samirî Tevratı arasındaki 6 bin fark…

gibi hususlar Tevrat ve İncil üzerinde inkâr edilemeyecek bir tahrif faaliyetinin gerçekleştirildiğinin en açık tarihsel belgeleridir. Bütün bu hususlar ilmî çalışmalarla, müstakil araştırmalarla belgelenmiştir. Şaban Kuzgun’un Dört İncil Farklılıkları Çelişkileri isimli çalışması ile Baki Adam’ın Yahudi Kaynaklarına Göre Tevrat adlı kitabı sadece birer örnektir… Esasen bu kitaplara insan eli ve sözü karıştığını fark edebilmek için yüzeysel bir bakış ile okunmaları dahi yeterli olacaktır.

Tevrat ve İncil üzerindeki tahrif faaliyetinin, metinde eksiltme-artırma, kelimelerin ve cümlelerin yerlerini değiştirme, yorum yoluyla maksadın çarpıtılması… gibi yöntemlerle yapıldığı vakıası ayrı bir başlık altında müstakil olarak ele alınması gereken bir husustur ki, burada buna sadece işaret etmekle yetinmek durumundayız…

Allah’ın peygamberlerinden birine içki içerek kızlarıyla zina ettiği (!!) iftirasını atan, Hz., Yakub (a.s)’ı Allah Teala ile güreştirip galip getiren ve Hz. Musa (a.s)’a indirildiği halde O’nun ölümünden sonrasını da anlatan bir kitabın tahriften korunduğunu söyleyebilmek için ya taassupla kaskatı kesilmiş bir önyargının ya da cehaletin esiri olmak gerekir!

Aynı durum İnciller için de fazlasıyla geçerlidir. “İncil” dendiği zaman niçin bugün Kilise’nin “kanonik” olarak kabul ettiği 4 İncil’i anlıyoruz? 325 İznik Konsili’ne gelene kadar ortada yüzlerce İncil metni vardı. Bunların küçük de olsa bir kısmı bugün neşredilmiş durumdadır. Niçin diğer İnciller değil de 4 İncil?

Kaldı ki "bu 4 İncil arasında da “korunan” bir kitapta bulunmaması gereken çelişki ve ihtilaflar vardır." En azından “sinoptik” denen 3 İncil ile Yuhanna İncili arasındaki farklılığı bizzat Hristiyanlar bile itiraf edip dururken bizler bunu ne adına görmezden geleceğiz? İncillerde Hz. İsa (a.s) ’dan “Rabb” olarak bahsedilmesi, “korunmuş” kitap telakkisiyle ne kadar bağdaştırılabilir?

Dolayısıyla yukarıda da söylediğim gibi, bu kitapların tahrif edilmediğini söyleyebilmek için kapağını kaldırıp içine bakmamış olmak gerekir.”"

Ebubekir es-Sifil
Yazının Tamamı için bkz: http://www.ebubekirsifil.com/index.php?sayfa=detay&tur=soylesi&no=16
[Görsel erişilemez]
Diğer kitabları tahrif edenlerin izleyicileri olan AntiMuhammedî
oryantalistler var güçleriyle İslamı ve Kur'an'ı da tahrif çabası
içindedirler. Ayetleri olmadık manalar ile açıklayarak saptırmak
böylece Kur'an 'ın anlamsal bütünlüğüne darbe indirmek, terim-
lere olmadık anlamlar yükleyerek kafaları karıştırmak, Hazreti
Muhammed'in varlığını ve fiillerini inkar ederek kendisinin Allah'a
isyankâr bir asi olduğunu ima ederek
ona bir düşmanlık peydahlamak
gibi faaliyetler icra ediyorlar. İşte bu AntiMuhammedî oryantalistler
içinde bulundukları bataklığı böyle böyle gizlemeye çalışmaktadırlar.
Kimisi namaza dil uzatmakta, kimisi Hacc ibadetine dil uzatmakta,
kimisi Hadisleri inkar etmekte, kimisi de irtidat ettiğini böbürlenerek
anlatmakta. Allah cc ıslah etsin bu madrabazları. Düğmelerine basılmış
gibiler bu sıralar.
​
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt