- Katılım
- 21 Eki 2006
- Mesajlar
- 1,861
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- bayan
- Nerden:
- ankara
Her masalın bir başlangıcı vardır. Geçen sene bugündü en güzel masalın ilk satırlarının yazıldığı zamanlar. Geçen sene bugündü o kaybedilmiş şehirdeki en güzel günlerin başlangıcı. O günler ne günlerdi , o anlar ne anlardı Ya Rabbim!..
Bir defterin vardı , bilgisayar kursunda kullandığın defterin. O deftere yazılar yazardım, cevaplar yazardın. İsmail Acarkan kitapları okurdum sana , sen dinlerdin hep gülümseyerek.
O en soğuk şehrin en soğuk anlarında karlar altında yürürdük senle en uzun yolları, yollar bitmesin isterdik içimizden. Senin gözlerinde hep çok sevilmenin kıvancı vardı, benim gözlerimde ikimize dair dualar yankılardı hep..
Yoldaki bir kadının kucağındaki bebeği alıp sevmiştin hani , ben size bakıp şaşırmış ve gururlanmıştım birazda. Bir bebek en çok sana yakışıyordu ; o anda söyleyememiştim ama ilk söylediğim ninnimin konusu olmuştu o güzel bebişler...
Sana hergece ninniler yazardım , uyumazdın ki cadı ninnisiz. Tabi hem cadıydın biraz , hem koca bir bebiş hemde en çok sevgiliydin , seviyordun , seviliyordun... Günler ne günlerdi , anlar ne anlardı...
Hani bir soğuk günde bana "O Atkı" yı örmüştün ki hala duygulandırır beni, ne zaman hatırlasam o günleri. Ellerinle örmüş , ellerinle sarmıştın "O Atkı" yı boynuma. Ömrün boyunca aldığım , alacağım en güzel hediyeydi , senden sonra tabi. Sen benim başıma gelen en güzel şeydin...
Çok zaman oldu yalnız sayıyorum artık gelişini. Masal sürüyordu herşeye rağmen. Şimdi çok uzaklarda ihtimal ki hiç hatırlamayacağın zamanlarda sana sadece dualarıyla yardım edebilecek bir sevenin var.
Belki okursun belki okumazsın bu yazıyı lâkin ne mutlu bana ki seni seviyorum... Bugün 30 Kasım 2005 Çarşamba , gelişinin 365. günü sen bilmezsin , ne mutlu sana !
alıntı
Bir defterin vardı , bilgisayar kursunda kullandığın defterin. O deftere yazılar yazardım, cevaplar yazardın. İsmail Acarkan kitapları okurdum sana , sen dinlerdin hep gülümseyerek.
O en soğuk şehrin en soğuk anlarında karlar altında yürürdük senle en uzun yolları, yollar bitmesin isterdik içimizden. Senin gözlerinde hep çok sevilmenin kıvancı vardı, benim gözlerimde ikimize dair dualar yankılardı hep..
Yoldaki bir kadının kucağındaki bebeği alıp sevmiştin hani , ben size bakıp şaşırmış ve gururlanmıştım birazda. Bir bebek en çok sana yakışıyordu ; o anda söyleyememiştim ama ilk söylediğim ninnimin konusu olmuştu o güzel bebişler...
Sana hergece ninniler yazardım , uyumazdın ki cadı ninnisiz. Tabi hem cadıydın biraz , hem koca bir bebiş hemde en çok sevgiliydin , seviyordun , seviliyordun... Günler ne günlerdi , anlar ne anlardı...
Hani bir soğuk günde bana "O Atkı" yı örmüştün ki hala duygulandırır beni, ne zaman hatırlasam o günleri. Ellerinle örmüş , ellerinle sarmıştın "O Atkı" yı boynuma. Ömrün boyunca aldığım , alacağım en güzel hediyeydi , senden sonra tabi. Sen benim başıma gelen en güzel şeydin...
Çok zaman oldu yalnız sayıyorum artık gelişini. Masal sürüyordu herşeye rağmen. Şimdi çok uzaklarda ihtimal ki hiç hatırlamayacağın zamanlarda sana sadece dualarıyla yardım edebilecek bir sevenin var.
Belki okursun belki okumazsın bu yazıyı lâkin ne mutlu bana ki seni seviyorum... Bugün 30 Kasım 2005 Çarşamba , gelişinin 365. günü sen bilmezsin , ne mutlu sana !
alıntı