Yakınları Atatürk’ün nasıl dindar olduğunu anlatıyorlar, Video

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ahmetsecer

New Member
Uykudaki Üye
Katılım
14 Mar 2011
Mesajlar
32
Beğeni puanı
0
Puanları
0
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
secilmemis
Daha önce yazdığım yazıda da Atatürk’ün yıllardır bize dinsiz gibi gösterildiğini söylemiştim. Hep kafamızda dinden uzak bir Atatürk oluşturuldu. Hâlbuki araştırdığınızda gerçeğin hiç de öyle olmadığını görüyor, hatta Atatürk’ün özenle dindar yönünün gizlendiğine şahit oluyorsunuz. Atatürk Kuran’ı ilk olarak Elmalılı Hamdi’ye tercüme ettiren kişidir. Bunu tüm Türk halkı Kuran’ı anlayarak okumaları amacıyla yaptırmıştır. Evinde sürekli Kuran okutur, Kuran okunurken de müthiş etkilenirdi, bunu bizzat kendisi ifade etmiştir. Atatürk peygamberimize olan sevgisini göstermek için de özel kartpostal bastırmıştır. Şimdi bu linkten Atatürk’ün yakınlarının

Atatürk’ün dindar yönü ile ilgili neler söylediklerini dinlemenizi rica ediyorum

İşte Atatürk’ün dindar yönünü anlatan sözleri:
Atatürk bazı kereler çalışırken okuduğu tefsirlerin çok tesirinde kalırdı ve de `Hey büyük Allah’ım... Kuran`a inanmayan kâfirdir, bize nasıl yol gösteriyor? Bunları tüm dünyaya okutmalıyız` diye söylerdi. Sonra o an yanındakilere “Okurken ruhum coşuyor, size de oluyor mu?” diye sorardı.

Atatürk diyor ki: “Uhud Savaşında Hazreti Resulullah düşmana yalnız gitti; neyine güveniyordu? Neye sığınıyordu?Allah`a değil mi?Ben de Allah`a sığınıyorum.”

`... Hz. Muhammed`in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim... ` Yakın arkadaşlarından Hafız Yaşar Okur, Atatürk`ün Peygamber Efendimiz`den her zaman büyük takdirlerle bahsettiğini ve O`nun yaşadığı yıllar için hep `Hz. Peygamber`in zaman-ı saadetlerinde... ` şeklinde saygı ifadeleri kullandığını aktarmıştır.

“Cetlerimizin, Selahaddin`in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek yani sahiplenmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.”

Atatürk, Suudi Arabistan yönetimi Vahabi inancı gereği tüm mezarları düzenleyip yok ederken, eğer Hz. Muhammed’in mezarına dokunurlarsa askerleriyle savaşmaya geleceğini bildirmiş ve böyle tek başına Hz. Muhammed’in mezarının kalmasını sağlamıştır.
Hafız Yaşar Okur da Atatürk’ün Ramazan aylarındaki davranışlarını şöyle gözlemlemiştir: Ramazanların Atam için çok büyük bir önemi vardı. Beni huzurlarına çağırır, Kuran-ı Kerim’den bazı sureler okuturdu. Ben okurken gözleri bir noktaya takılır, derin bir huşu içinde dinlerdi. Ruhunun çok mütelezziz olduğu her halinden anlaşılırdı.

Ramazanlarda bir ay müddetle Hacı Bayram-ı Veli ve Zincirlikuyu camilerinde şehitlerin ruhuna Hatim-i Şerif okumamı emrederlerdi.

Atatürk ile Fransız Gazetesi’nin röportajında gazeteci, devrimlerinin din karşıtı olduğu yönünde yorum yapınca, bu yorumu reddedip “Türk milleti daha dindar olmalıdır, bütün sadeliğiyle daha dindar olmalıdır” diye savunmuştur.
Atatürk’ün dindarlığı yobazların anladığı dindarlık değil, saf, Kuran’a ve akla dayalı bir dindarlıktır. Yobazlık, zorbalık ve baskı bir toplumu dindar değil, dinsiz yapar. Atatürk ileri görüşlülüğü ile bunu fark etmiş samimi imanın Kuran’a uyarak olacağını anlamıştır.
Atatürk’ün ne kadar dindar olduğunu anlatan daha çok fazla bilgi var, bunları da sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt