- Katılım
- 30 Ocak 2007
- Mesajlar
- 19,194
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- bayan
'Ümit etmek işkenceyi uzatır' demiş F. Nietzsche
Çoğunuzun bildiği gibi kendisi Nihilizm (Hiççilik) akımının kurucusu olan ünlü bir filozof.
Bu insanın içi zaten karamsarlıktan kapkara olmuş
Ona bişey diyemem
Ancak tarihte altına imzamı atacağım sözleri de var.
Kendisinin bu sözü az önce bir e-kitapta karşıma çıktı ve düşünmeye başladım.
İlk etapta 'umut fukaranın ekmeğidir' felsefesini benimsemiş olan kişiliğime, bu sözün çok çok ters düştüğü söylenebilir
ki bu da doğrudur 
Ancak sözü derinlemesine irdeleyip, madalyonu da ters çevirdiğimde ne demek istediğini çok çok iyi anladım.
Hayalkırıklıkları bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en berbat hisler olsa gerek..
Öyleki bunlar, hafızamızın oluşmaya başladığı 3 yaşımızdan itibaren biliçaltımıza yerleşir.
Ümit edelim elbette, ümitsiz insan yaşayamaz; ama olması çok zor olan yada olmama ihtimali %99 olan (bilimde bile %1 yanılma payı olduğunu gözardı etmeyerek %99da kaldım
) bir olgunun umudunu içimizde taşımak, yaşadığımız 3 günlük dünyada bize acı mı yoksa mutluluk mu verir?
- Evet acı verir çünkü hayatımız onun olacağı günü bekleyerek geçer. Sonuçta olmama ihtimalinin çok yüksek olduğunu bildiğimiz için bizi şaşırmaması gerekir ancak umut ettiğimiz için büyük bir hayal kırıklığı yaşarız.
- Hayır acı vermez çünkü aslolan onun olması için çaba sarfetmekdir. Sonuçta gene olmassa kaderdir der ve hayırlısının bu olduğunu düşünüp deli gönlümüze teselli veririz.
Bu 2 görüşten hangisine katıldığınızı merak ediyorum.
Bunlar salt kendi görüşlerim olduğu için nötr de kalabilirsiniz; ki bu bakımdan daha da önemlisi Nietzsche'nin sözüne dair düşünceleriniz..?
Biraz felsefe yaptım ancak konuyu felsefik boyutundan çıkarıp, daha çok muhabbet havası yaratmak için de pek çok cümlemle oynamak durumunda kaldım
Sözü de baya uzatmışım bu arada
Neyse; benimki sadece bir paylaşım değil, aynı zamanda görüş alışverişiydi.. Okuyanda sağolsun okumayanda =) + yorum yazan ve yazmayanda
Çoğunuzun bildiği gibi kendisi Nihilizm (Hiççilik) akımının kurucusu olan ünlü bir filozof.
Bu insanın içi zaten karamsarlıktan kapkara olmuş
Ancak tarihte altına imzamı atacağım sözleri de var.
Kendisinin bu sözü az önce bir e-kitapta karşıma çıktı ve düşünmeye başladım.
İlk etapta 'umut fukaranın ekmeğidir' felsefesini benimsemiş olan kişiliğime, bu sözün çok çok ters düştüğü söylenebilir
Ancak sözü derinlemesine irdeleyip, madalyonu da ters çevirdiğimde ne demek istediğini çok çok iyi anladım.
Hayalkırıklıkları bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en berbat hisler olsa gerek..
Öyleki bunlar, hafızamızın oluşmaya başladığı 3 yaşımızdan itibaren biliçaltımıza yerleşir.
Ümit edelim elbette, ümitsiz insan yaşayamaz; ama olması çok zor olan yada olmama ihtimali %99 olan (bilimde bile %1 yanılma payı olduğunu gözardı etmeyerek %99da kaldım
- Evet acı verir çünkü hayatımız onun olacağı günü bekleyerek geçer. Sonuçta olmama ihtimalinin çok yüksek olduğunu bildiğimiz için bizi şaşırmaması gerekir ancak umut ettiğimiz için büyük bir hayal kırıklığı yaşarız.
- Hayır acı vermez çünkü aslolan onun olması için çaba sarfetmekdir. Sonuçta gene olmassa kaderdir der ve hayırlısının bu olduğunu düşünüp deli gönlümüze teselli veririz.
Bu 2 görüşten hangisine katıldığınızı merak ediyorum.
Bunlar salt kendi görüşlerim olduğu için nötr de kalabilirsiniz; ki bu bakımdan daha da önemlisi Nietzsche'nin sözüne dair düşünceleriniz..?
Biraz felsefe yaptım ancak konuyu felsefik boyutundan çıkarıp, daha çok muhabbet havası yaratmak için de pek çok cümlemle oynamak durumunda kaldım
Sözü de baya uzatmışım bu arada