Türk düşünürü Okan Byülgen&Futbol

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

senSENsen

Gümüş Üye
Gümüş Üye
Katılım
16 Eyl 2005
Mesajlar
972
Beğeni puanı
0
Puanları
16
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
secilmemis
[Görsel erişilemez]ALEN MARKARYAN
(BJK tribün lideri): Garip zekasıyla futbol ve erotizmi öpüştürmeye çalışmış. Mayolu yüzücülere bakışı nedir, güreşte mesela spiker, 'arkaya geçti, iki puan aldı' derse ne düşünür. Enteresan cevaplar vereceğine inanıyorum.
ARMAĞAN USLU
(Beşiktaş Dostları üyesi): Burnunu sokmadığı tek yer futbol kalmıştı. Atletizmi izleyenler o an oynamadıkları için tatmin olamıyorlar mı? Herkesin ilgi duyduğu bir spora ucundan dokunmuşluğu vardır. İzleyici olmanın zevki ayrıdır.
YÜCEL
(Genç Fenerbahçeliler Derneği lideri): Futbolu sadece futbol olarak görmek yanlış olur. Futbol bir yaşam biçimidir. Bugün savaşan toplumlar geliyor futbolla barışıyor. Futbol izleyenleri erotik filmle tatmin olanlara benzetmek saygısızlık. Biz onların futbol sevgisizliklerine nasıl saygı duyuyorsak onlar da bizim futbol sevgimize öyle saygı duymalı.
ALPER SARISOY
(Kadıköy BJK Derneği Genel Sekreteri): Futbolu bilmeyen bir insanın gereksiz ve gündem oluşturmak için yaptığı bir açıklama. Bu mantıkla bakarsanız televizyonun içinde yer almayanlar televizyon izlemesin. Ya da filmde oynamayan sinemaya gitmesin, zevk duyamaz!
ALPASLAN DİKMEN
(ultrAslan Genel Koordinatörü): Okan Bayülgen Bey ünlü bir Türk büyüğü olarak müthiş tespitler yapmış. Sağ olsun varolsun. Sporun sevmediği başka dalları varsa, o konularda da bilimsel tespitlerini bekliyoruz.
ADEM KÖZ
(F.Bahçe taraftarı): Statlara erotik film izlemek için gitmiyoruz. Son dakikada skoru değişen bir maçtan aldığınız zevki erotik filmle karşılaştırmak ne kadar doğru bilemem ama biz futboldan öyle bir zevk almıyoruz.
HAKAN PAZAN
(Kayserispor-Erciyesspor Taraftarlar Derneği Başkanı): Bayülgen insanlarla dalga geçerek para kazanıyor. O kendine baksın. Futbol hayatın bir parçasıdır. O dünyada yokken futbol vardı. Kendi neyin tartışmasını yapıyor?
ÖZGÜR ÖZAL
(Trabzon Taraftarlar Derneği Başkanı): Okan Bayülgen'in hayranları da o zaman şov yapsın. Okan da oturup onları izlesin. Futbol bir oyun. 90 dakika boyunca ne olacağını bilmediğimiz bir sonucun heyecanını yaşıyoruz. Futbolu porno filme benzetmesi terbiyesizlik, densizlik...
AKTÜELDEKİ röportajında son soruya kadar dayanan Okan Bayülgen, nihayetinde patlıyor ve son anda Kadınların son dönemlerde futbolla yakından ilgili olmasının nedenini şuna bağlıyor: Gay nüfusu artıyor. Erkekler de kaybettikleri erkeklerin yerine kadınları koyuyor. Böyle bir kapı açılınca da kadınlar buradan girelim herifleri daha fazla ele geçirelim diye düşünebilirler. Bu yazıyı, işbu cümleyi yaklaşık 20 kez okuduktan sonra yazıyorum. Hâlâ Okan Beyin ne demek istediğine kafam basmış değil. En sonunda şuna kanaat getirdim: Futboldan ve kadınlardan hoşlandığı halde, diğer futboldan hoşlanan bazı erkek arkadaşlarının eşcinsel olduğunu anlayan erkekler; Alem top olmuş deyip bu maç arkadaşlığı kadrosunu kadınlarla doldurmaya karar veriyor. Bu da demek oluyor ki; bazı erkekler eşcinsel olduğunu anlamadan önce futboldan hoşlandıkları halde kendilerinin op olduklarını anlayınca toplarla ilgilenmek vazgeçiyorlar ve hızla heteroseksüel ve topseverarkadaşlarını bırakıyorlar, ki kadınlar boşalan bu kontenjanları doldurabilsinler. Kadınlar da sinsi yaratıklar malûm; erkeklerin arkadaşlarının eşcinsel çıkmasını fırsat kolluyor, tavlamak istedikleri erkeklerin hoşuna gitsin diye toplardan anladıklarını ispat maksadıyla futbola merak salıyorlar. Top biliyorsunuz yuvarlaktır.Topun argoda kullanım nedeni de yuvarlak oluşundan kaynaklanır. Ama gelin görün ki; dünya eşcinsel jargonunda top üsttekidemektir, aktif erkek eşcinsele denk düşer. Sizin anlayacağınız bu topraklarda topolanlar başka topraklarda gayet aktif karşılanabilirler. Peki o halde; bu topraklarda aktif olanların dışarıda topsanılmaları kuvvetle muhtemeldir diyebilir miyiz? Dersek saçmalamış olur muyuz acaba? Okan Bayülgenin ne kadar hakkı varsa bizim de o kadar saçmalamaya hakkımız vardır umarım.
Akşam'ın Pazar ekinde Atilla Aydoğdu'nun yazısı:
Okan Bayülgen'i hemen her gördüğümüzde nedense onun eşcinsel olmadığını öğreniyoruz. Tekrar tekrar öğreniyoruz. Bir de Okan Bayülgen'in futbol konusunda eşcinsel olduğu mefhumu var ki bu gerçekten kafaları karıştıran bir durum. Hormonlu tavuk yiyen insanların eşcinsel olacağını öngören Erman Toroğlu'yla emzik emmeyi eşcinsellik kökeni sayan Bayülgen arasındaki mesafeyi ölçersek: İlki kendine güldürecek kadar komik, ikincisi sahiden trajikomik.
Hepimizin hamurunda Okan Bayülgenlik var. Dozajına göre patlayıveren. Dozajına göre kendinden zarar eden... Hepimizin hamurunda Okan Bayülgenlik var da bizler bir gün geldiğinde birer Okan Bayülgencik olabilir miyiz? Bu sorunun yanıtı net değil. Hepimiz Tanrı'nın bir parçasıyız, hepimizin içinde bir Tanrı var ama hiçbirimiz Tanrı'nın kendisi değiliz. Sırf bu yüzden işte...
Okan Bayülgen'e şahitim. İlk 'after midnight' şovu Gece Kuşu'ndan Zaga'ya, Televizyon Çocuğu'ndan Utanmaz Adam'a, Ağır Roman'ından Herkes Bunu Konuşuyor'a hatta yılbaşı gecesi ve sonrasında defalarca ekrana gelen 2004'ün En Acayip Olayları'na... Henüz yanında Levent Erim'i bulundurduğu Gece Kuşu şovlarında 'Şarkılar fade-out bitmesin' diye zıp zıp zıpladığı günlerde 'Hah' demiştim 'İşte bugün onun günü. Ben biraz daha rahat edebilirim.' Bir gün geldiğinde o zamana dek söyleyemediklerimi muhatabının yüzüne pervasızca söyleyivermem gerekmiyordu o orda var oldukça. Ama kaçmaya yeltenmek nafile!
Şarkıların 'fade-out' bitmesi nedir bilmeyenler vardır. Açıklayalım. Popüler şarkıların hemen hemen yüzde 90'ı 'fade-out' biter. Yani müziğin volümü gitgide azalır, sonra da sıfır noktasına vardığında sona erer. Ne sakıncası var, öyle bitse ne olur, bitmese ne olur? Olmaz. Çünkü gitgide kısılarak sona ermesi müziğin doğallığını bozar. Müzikle aramıza teknolojiyi sokar. O noktada müziğin büyüsü yiter, yabancılaşırız bir anlamda. Hiçbir konserde şarkılar öyle bitmez çünkü. Şarkılar orada 'canlı'dırlar. Canlı hiçbir şey 'fade-out' sona ermez. Sadece popüler olanlar biter. Okan Bayülgen gitgide bitiyor.
ŞELALE'NİN MİRASI YE YE BİTMİYOR
Okan Bayülgen kendi borusunu öttürebildiği şovları dışında hangi role bürünürse bürünsün onunla seyirci arasındaki 'Okan Bayülgen olma hali'ni kaldırabilmiş değil. Bu yüzden kendi şovunda Şelale Hanım olunca komik oluyor, Şelale Hanımdan bir Mrs. Doubtfire çıkarmaya çalıştığında çuvallıyor. Hele Şelale Hanım'dan bir reklam kuşağı yaratmaya kalkışınca insan 'oha falan' oluyor. Shrek'i seslendirdiğinde o müthiş devle aranızda sanki bir tercüman varmış da siz göremiyormuşsunuz hissini yok edebiliyor musunuz?
Başarılı olduğu her programı bir süre sonra yerle bir ederken yıllardır Zaga'dan vazgeçemediği için tükeniyor Okan Bayülgen. Magazin basınından yaka silktiği halde inadına inadına magazin aşklar yaşadığı için bitiyor. Gelinim Olur musun? evinde yaşananlara şaşıp 'Ben onları programıma çıkarmıyorum bakın...' dediği halde Ünlüler Çiftliği'nden kaçan Banu Alkan'a hemen ertesi gün kollarını açtığı için bizi kendine inandıramıyor. 'Semra Hanım genetik kodlarımıza işledi' diye diye Semra Hanım'sız bir 20 dakika geçiremediği için yok oluyor. Bir gün bütün bunları bırakıp kaçacağım dediği halde o bir gün bir türlü gelmediği için yanmadan kül oluyor. Okan Bayülgen sıkı sıkı sarıldığı şöhretinden vazgeçmek istemiyor. Son yıllarda konuklarıyla ilgilenmek yerine bütün enerjisini Medya Arkası'na harcıyor. Oysa o bölümde yer alan şeylerin Bayülgen'e ihtiyacı yok ki. Onlar zaten komik. Semra Hanım dansını yapabilmeniz için Semra Hanım'a ihtiyacınız var öncelikle. Unutmayın.
PURO, EMZİK, HORMONLU TAVUK
Bundan yedi yıl önce puro içerken çekilen fotoğrafları üzerine 'Puro içmeyi fallograf açıdan yorumluyorum. Kendini güçlü göstermek için bir erkeğin, erkeklik organına benzeyen bir şeyi niye ağzına tıkıştırmaya çalıştığını da anlayamam. Emzikle homoseksüellik arasında gidip gelen bir durum var' diyor Bayülgen. Okan Bayülgen'in her nerede olursa olsun lafı döndürüp dolaştırıp 'Ben eşcinsel değilim'e getirmesinin fallograf izahı nedir? Bir de Okan Bayülgen'in bugüne kadar Serdar Ortaç'tan daha çok 'Ben eşcinsel değilim' diye açıklama yaptığının farkında mısınız? Acaba eşcinsellerin de bu kadar sık 'Ben heteroseksüel değilim' diye açıklama yapmalarını mı bekliyor. Niye bu kadar sık yineliyor 'durum beyanı'nı? Niye söz futboldan her açıldığında 'Ben futbol konusunda eşcinselim' diyor? Ve de ne demektir 'Ben futbolda eşcinselim'? Bir şeyden anlamamanın, bir şeyden hoşlanmamanın adı mıdır eşcinsellik? Futbol bir kadındır da, Okan Bayülgen erkek olduğu halde onunla ilgilenmemesinden dolayı bu ilgisizliğini böyle mi adlandırmaktadır? Eşcinsellik karşı cinsle ilgilenmemenin adı mıdır, yoksa kendi cinsiyle ilgilenmenin mi?
Okan Bayülgen'in bundan yedi-sekiz yıl önce uzun süre programında alay ettikten sonra programına konuk olarak çağırdığı Serdar Ortaç'a sorduğu bir soruyu hala/yine hatırlıyorum. Direkt: 'Sen eşcinsel misin?' Ortaç'ın daha toy günleri. Usta bir manevrayla kıvrılmayı beceriyor gene de: 'Ben Allah'ın biri kadın, diğeri erkek sadece iki cins yarattığına inanıyorum'. İtirazı olan bulunur mu? Ama sorunun cevabı değil ki bu. Bu ülkede eşcinselsen bunu itiraf etme zorunluluğu mu vardır? Ya da kim gidip heteroseksüel insanlara 'Sen erkek misin?' ya da 'Sen kadın mısın?' diye sorma cüretini gösteriyor? Hem ayrıca niye göstersin ki? Birileri eşcinsel olduğunu beyan edecekse ona 'Olsun ben seni 'gene de' hoş görüyorum' demenin zevkini mi tatmak istiyor Bayülgen. Satır araları, ah! Satır araları...
Bu yazıyı yazmanın günü geldiyse, fade-out biten bir şarkının düğmesini çevirme vakti geldiğindendir. Parazit yapan bir televizyonun açık kalmış düğmesine basıvermek isteğindendir. Yılbaşında NTV'de yayınlanan programda 2004'ün en acayip 25 şeyini yorumlayan 'VTR konukları'ndan birine yaptığı, yapmaya kalkıştığı 'kurnazlık' nedeniyledir. Geçen yılın tuhaflıkları arasında ön sıralarda yer alan 'Hormonlu tavuk insanı eşcinsel yapar' gibi nadide bir Erman Toroğlu aforizmasını yorumlamasını istedikleri bir gazeteci ağabeyimiz için 'Bu arkadaşımız da epey kilolu' diyerek ima etmeye çalıştığı yaftadan son saniye kıvırarak 'Hormonlu tavuk yemiş, semirmiş' tarzı daha tuhaf bir sonuca vardığı içindir. Hormonlu tavuk yemeyle varılan noktaya, bu kadar tavuğu hiç harcamadan direkt emzik emerek kestirmeden varabileceğimizi bize gösterdiği için kendisine milletçe şükranlarımızı sunmamız çok mu ironik kaçar?
Okan Bayülgen 'fade-out' sürecini tamamlamıştır. Kendisini zagalamak isteyen ilgililere buyrulur.
ATİLLA AYDOĞDU:42: :42:
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt