tamir edecek bir gönül eşkıyası aramıyorum

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

semihaybars

Elite Üye
Elite Üye
Katılım
27 Haz 2006
Mesajlar
28,888
Beğeni puanı
1
Puanları
38
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
ankara
İnceden bir yağmur yağıyor içime. Yavaş yavaş iniyor derinlere. İliklerime kadar üşüyorum. Temmuz sıcakları donuyor içimde. Bu gece deli gibi içmek istiyorum. Rakı masasına gönlümü koyup acılarımı o sofraya meze yapmak istiyorum; olmuyor. Olmuyor; gene yapamıyorum.

Acımı bile doyasıya yaşayamıyorum… Ilık bir damla gözyaşı süzülüyor; kirpiklerim arasından çeneme doğru usulca. Çok ağlıyor; ama doyasıya ağlayamıyorum. Sadece kesik kesik hıçkırıyorum; tükenişlerime.

Hala kelimelerle oynuyor; bu eski oyundan vazgeçemiyorum. Her bir kelimeye anlam yükleyip cümle oluşturma zorunluluğuna giriyorum. Yazmak istiyor, yazamıyorum.

Bu akşam bir hoşum… Bu izbe gönlüme dokunacak ya da tamir edecek bir gönül eşkıyası aramıyorum. Çünkü hep aşık olmak istiyor, oluyor, sonra da mahvediyorum.

Mecnun değilim; Leyla aramıyorum. Şaheserler istemiyor, beklemiyor; aza tapıyorum. Sevgiliyi de sevdayı da güzelleştirerek seviyorum. Soluşlardaysa varsa aşkın mahkemesi, savunacak gücüm kalmıyor sevdayı… Sadece usulca başımı önüme eğip burnumun ucundan damlayan yaşları gizleyip “git” diyorum “gitme” dercesine.

Ben sevmeyi ya da sevilmeyi beceremiyor, olmazlara tutsak kalıp çürüyorum; her sevda masalı sonunda. Oysa masallar hep mutlu sonla biter. Bunu fark ettiğimde anlıyorum yaşananların, yazılanların, dile gelenlerin masal olmadığını.

Kalemimin mürekkebini boşa harcadığımı...


alıntıdır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt