- Katılım
- 4 Haz 2007
- Mesajlar
- 8,468
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- bayan
- Nerden:
- secilmemis
1- Bir insanda, birbirine zıt ahlakın birbirini nakzetmeyecek ve engellemeyecek derecede bulunması oldukça zordur. yani insan cömerttir ama, bunu israf derecesine vardırabilir. tutumludur, ama cimrilik seviyesine vardırabilir. cesurdur ama bu cesurluk tehevvür noktasındadır.
Halbuki O Zat, bütün bu güzel ahlakı en yüce bir şahsiyet oluşturacak şekilde kendinde toplamış ve hiçbir ahlakı zıddının sınırına vardırmamıştır.
Son derece cesur ve celadetliydi ama aynı zamanda son derece mütevazi, halim ve selimdi.
Cesaret ve celadeti kalpleri kırıp dökme noktasına asla vardırmadığı gibi, tevazu ve affediciliği de hiçbir zaman zillet ve korkaklık seviyesine düşmezdi.
Vakar ve ciddiyetinin yanında mütebessim ve huzur verici, metin ve çetin oluşunun yanında alabildiğine re'fet ve merhamet sahibi;
dünyaya meydan okurken de kumlar üstünde oturup bir çocukla sohbet edecek kadar mütevazi idi.
2- Hiçbir insan her sahada, her konuda rehber ve mütehassıs olamaz. Yüzlerce ilim dalının teşekkül etmiş bulunduğu gnümüzde, herhangi bir sahada mütehassıs olma yılları almakta, belki bir ömür aynı sahada çalışmak gereklidir.
Evet, bir insanın hem mükemmel bir tıp bilgini, hem mükemmel bir komutan, hem dirayetli bir idareci, hem bir terbiyeci, hem bir sosyolog, hem de bir muallim olması adeta imkansızdır.
fatak bunlar Efendimiz sav de hem de en üst seviyede gerçekleşmiş bulunmaktadır.
O'nun hayat-ı seniyyelerini okuduğunuzda bunu açıkça göreceksiniz.
3- O Kutlu Asr'a gidin! Hiçbir pedogoji eğitimi görmeyen, hiçbir askeri mektep bitirmeyen, hiçbir içtimai mektepten çıkış almayan, teleskop ve mikroskopla hiçbir tanışıklığı bulunmayan, hele hele okuma-yazması olmayan O Zat'ın sav, her sahada nasıl bir uzman gibi şaşmaz, eskimez, pörsümez, canlı ve ölmez sözler söylediğini, inkılaplar yaptığını, her sahada bir rehber ve mütehassıs gibi emniyet ve rahatlık içinde konuşup hareket ettiğine bakın!..
Daha da önemlisi tüm bunlar için 23 yıl gibi kısa bir zaman dilimini kullandığını, hayatının hemen tamamını çile ve ızdırap içinde, muharebe meydanlarında, cemiyetinin meseleleriyle haşır neşir olarak ve ailelerini de en mükemmel şekilde idare etmeyi ihmal etmeyerek en mükemmel ve en son Din'in hem de asırlar sürecek prensiplerini vaz ederek,
cihana hükmedecek bir sistem kurup yerleştirirken evet böylesi ağır şartlar altında nasıl olmuş da her sahada hakimane söz söyleyebilmiş..!
Halbuki O Zat, bütün bu güzel ahlakı en yüce bir şahsiyet oluşturacak şekilde kendinde toplamış ve hiçbir ahlakı zıddının sınırına vardırmamıştır.
Son derece cesur ve celadetliydi ama aynı zamanda son derece mütevazi, halim ve selimdi.
Cesaret ve celadeti kalpleri kırıp dökme noktasına asla vardırmadığı gibi, tevazu ve affediciliği de hiçbir zaman zillet ve korkaklık seviyesine düşmezdi.
Vakar ve ciddiyetinin yanında mütebessim ve huzur verici, metin ve çetin oluşunun yanında alabildiğine re'fet ve merhamet sahibi;
dünyaya meydan okurken de kumlar üstünde oturup bir çocukla sohbet edecek kadar mütevazi idi.
2- Hiçbir insan her sahada, her konuda rehber ve mütehassıs olamaz. Yüzlerce ilim dalının teşekkül etmiş bulunduğu gnümüzde, herhangi bir sahada mütehassıs olma yılları almakta, belki bir ömür aynı sahada çalışmak gereklidir.
Evet, bir insanın hem mükemmel bir tıp bilgini, hem mükemmel bir komutan, hem dirayetli bir idareci, hem bir terbiyeci, hem bir sosyolog, hem de bir muallim olması adeta imkansızdır.
fatak bunlar Efendimiz sav de hem de en üst seviyede gerçekleşmiş bulunmaktadır.
O'nun hayat-ı seniyyelerini okuduğunuzda bunu açıkça göreceksiniz.
3- O Kutlu Asr'a gidin! Hiçbir pedogoji eğitimi görmeyen, hiçbir askeri mektep bitirmeyen, hiçbir içtimai mektepten çıkış almayan, teleskop ve mikroskopla hiçbir tanışıklığı bulunmayan, hele hele okuma-yazması olmayan O Zat'ın sav, her sahada nasıl bir uzman gibi şaşmaz, eskimez, pörsümez, canlı ve ölmez sözler söylediğini, inkılaplar yaptığını, her sahada bir rehber ve mütehassıs gibi emniyet ve rahatlık içinde konuşup hareket ettiğine bakın!..
Daha da önemlisi tüm bunlar için 23 yıl gibi kısa bir zaman dilimini kullandığını, hayatının hemen tamamını çile ve ızdırap içinde, muharebe meydanlarında, cemiyetinin meseleleriyle haşır neşir olarak ve ailelerini de en mükemmel şekilde idare etmeyi ihmal etmeyerek en mükemmel ve en son Din'in hem de asırlar sürecek prensiplerini vaz ederek,
cihana hükmedecek bir sistem kurup yerleştirirken evet böylesi ağır şartlar altında nasıl olmuş da her sahada hakimane söz söyleyebilmiş..!