- Katılım
- 27 Haz 2006
- Mesajlar
- 28,471
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- istanbul
sovyetler Birliği, kürtaja izin veren ilk ülkedir.Bu ülkede, !920 yılında, çocuk aldırmakyasal olarak serbest bırakıldı. Ancak, tüm kadın-doğum doktorlarına birer genelge gönderilerek,
hastalarını, özellikle ilk hamilelikleriyse ameliyattan vazgeçmeye ikna etmeye
çalışmaları istendi. Ancak, hamilelik iki buçuk ayı geçmemişse, doktorun, hastanın arzusuna karşı çıkması olanaksızdı. Yani, son söz annedeydi. Kürtajın serbest bırakılması üzerine, Sovyetler Birliği'nde çocuk aldıran annelerin sayısı hızla arttı. 1934 yılında, yalnızca Rusya Sosyalist Cumhuriyeti'nde 700 bin kürtaj olayı kayıtlara geçti. Bu gelişmeden endişe duyar, yetkililer, 1936 yılında yasada yaptıkları bazı değişikliklerle, kürtaj için bazı koşullar getirdiler. Buna göre, bir annenin çocuğunu aldırabilmesi için, hamilelik nedeniyle yaşamının "ciddi bir tehlike" altında olması ya da bebeğin hastalıklı doğacağına
ilişkin bazı belirtiler bulunması gerekiyordu. Bu koşullar, 1955 yılına kadar geçerliliğini korudu. O yıl, Kürtaj Yasası'nda bazı değişiklikler
yapıldı. Bugün Sovyetler Birliği'nde, resmi kayıtlara geçen yıllık kürtaj sayısı. 6 milyon civarındadır. Mediko-sosyal nedenlerle, kürtajı yasal hale getiren ilk ülke ise, İzlanda'dır. 28 Ocak 1935 günü kabul edilen 38 sayılı yasaya göre, eğer doğum annenin bedensel ya da ruhsal sağlığı açısından ciddi tehlikeler taşıyorsa ve hamileliğin ilk 28. haftası geçilmemişse, çocukalınabiliyor. Batı Avrupa'da, yine medikososyal nedenlerle kürtajı yasal hale getiren pek örnek almıştır.
hastalarını, özellikle ilk hamilelikleriyse ameliyattan vazgeçmeye ikna etmeye
çalışmaları istendi. Ancak, hamilelik iki buçuk ayı geçmemişse, doktorun, hastanın arzusuna karşı çıkması olanaksızdı. Yani, son söz annedeydi. Kürtajın serbest bırakılması üzerine, Sovyetler Birliği'nde çocuk aldıran annelerin sayısı hızla arttı. 1934 yılında, yalnızca Rusya Sosyalist Cumhuriyeti'nde 700 bin kürtaj olayı kayıtlara geçti. Bu gelişmeden endişe duyar, yetkililer, 1936 yılında yasada yaptıkları bazı değişikliklerle, kürtaj için bazı koşullar getirdiler. Buna göre, bir annenin çocuğunu aldırabilmesi için, hamilelik nedeniyle yaşamının "ciddi bir tehlike" altında olması ya da bebeğin hastalıklı doğacağına
ilişkin bazı belirtiler bulunması gerekiyordu. Bu koşullar, 1955 yılına kadar geçerliliğini korudu. O yıl, Kürtaj Yasası'nda bazı değişiklikler
yapıldı. Bugün Sovyetler Birliği'nde, resmi kayıtlara geçen yıllık kürtaj sayısı. 6 milyon civarındadır. Mediko-sosyal nedenlerle, kürtajı yasal hale getiren ilk ülke ise, İzlanda'dır. 28 Ocak 1935 günü kabul edilen 38 sayılı yasaya göre, eğer doğum annenin bedensel ya da ruhsal sağlığı açısından ciddi tehlikeler taşıyorsa ve hamileliğin ilk 28. haftası geçilmemişse, çocukalınabiliyor. Batı Avrupa'da, yine medikososyal nedenlerle kürtajı yasal hale getiren pek örnek almıştır.