- Katılım
- 12 Eki 2006
- Mesajlar
- 64
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- secilmemis
Kur'an'da, Mehdi'nin geleceğine dair hiçbir beyan yoktur. Mehdi ile ilgili hadisler, Peygamberimiz'den 250 yıl sonra ortaya çıkmıştır ve tamamı uydurmadır.
İlahi yasalara aykırı olarak Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini, kimse beklemesin. Bekleyen boşuna bekler, bugüne kadar olduğu gibi...
İleriden beri Müslümanlar arasında yaygın hale gelen, "Kıyamete yakın bir Mehdi geleceği, bu kişinin dünyaya hakim olacağı, dünyada zulümleri yok edip, adaleti hakim kılacağı ve dünyada sınırsız bolluk meydana getirecek bir altın çağ yaşatacağı inancı", İslam'- a göre gerçek değildir. İslami hiçbir temeli ve dayanağı yoktur. Tamamen uydurma ve safsatadır, batıl bir inançtır. Özetle açıklayalım:
MEHDİLİK İNANCI NASIL DOĞDU?
Müslümanlar arasında olağanüstü güce sahip bir kurtarıcı bekleme inancının doğuşunun ve yaygınlaşmasının, tarihte 3 sebebe bağlı olduğunu düşünüyoruz:
a- Şia'nın ezilmişliği
Bilindiği gibi, İslam tarihinde Hz. Ali ve Ehbileyt taraftarları anlamına gelen Şia taifesi, yani Şiiler, gerçekten birçok haksızlığa ve zulme uğramışlardır. Dolayısıyla Şiiler'de, olağanüstü bir güce sahip, düşmanlardan intikam alıcı ve kendilerini huzura kavuşturucu bir kurtarıcı bekleme duygusu ve inancı oluşmuştur. Bu, psikolojik bir umut ve tesellidir. Ezilen insanlara manevi bir güç de verebilir. Hz. Ali şehit edildiği zaman, Abdullah İbni Sebe ve taraftarları, Hz. Ali'nin ölmediğini ve bir gün yeniden dünyaya gelip düşmanlardan intikam alacağını ve dünyayı adaletle dolduracağını iddia etmişlerdir. Hz. Ali'nin oğlu Muhammed Bin El Hanifiyye öldüğü zaman da, onun ölmediğini, dağa çekildiğini, bir gün dünyaya geri döneceğini ileri sürmüşlerdir. Nihayet, Şia'nın 12. İmam olarak kabul ettiği ve adı Muhammed el Mehdi olan zat, çocuk denilebilecek yaşta, Irak'ın Samarra şehrinde bulunan evinin mahzeninde, yani bodrumunda kaybolmuştur. Bir rivayete göre, kuyuya düşerek ölmüştür. Bu defa, bu kaybolan Muhammed Bin el Mehdi'nin ölmediğine ve günün birinde tekrar dünyaya geleceğine inanılmıştır. Bir şeyi unutmayalım. M. Bin El Mehdi'nin evinin bodrumunda kaybolması, Hicri 275 tarihindedir, yani Peygamberimiz'den 265 sene sonradır. Bu tarihten sonra, Müslümanlar arasında Mehdi bekleme olayı başlamıştır. Söz konusu 265 sene öncesine kadar, herhangi bir Mehdi bekleme mevcut değildir.
b- Mehdi hadisleri uydurdular
"Beklenen Mehdi" ile ilgili söz konusu inanç yaygınlaşmaya başlayınca, diğer birçok konuda olduğu gibi, gelecek Mehdi hakkında da hadisler uyduruldu. "Mehdi'nin geleceğini Peygamberimiz şöyle haber verdi, böyle haber verdi" denildi. Bu uyduruk hadisleri, uyduruk Mehdi inancına dayanak yaptılar.
c- Hıristiyanlar'dan yansımalar Mehdilik'i pekiştirdi
Müslümanlar'ın ilk asırlarda Hıristiyanlar'la yakın temasa geçmeleri, hatta bir arada yaşar duruma gelmeleri, onlardaki Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceğin inancı, Müslümanlar arasında yayıldı ve bu arada Mehdilik konusu da etkilendi ve pekişti. Bazen Hz. İsa'nın gelişi konusu Mehdi'nin gelişinin aynısı gibi anlatıldı, bazen de "Onların İsa'sı gelecekse, bizim de Mehdimiz gelecek" gibisinden rekabetle konu geliştirildi ve gittikçe pekiştirildi.
MEHDİ İNANCI İSLAM'A AYKIRI
Müslümanlar'ın beklediği Mehdi'nin neden gelmeyeceğini, bu inancın İslam'a göre neden aykırı olduğunu, çok kısa olarak özetleyelim:
1- Kur'an'da Mehdi yok
Öncelikle söyleyelim, Kur'an-ı Kerim'- de "Mehdi" kelimesi bile geçmiyor. Hele, Hz. Peygamber'den bile üstün vasıfları olan bir kurtarıcının, Mehdi'nin geleceğine dair hiçbir beyan ve hüküm mevcut değildir Kur'an'da... Ayetlerin manalarını bozarak, o türlü sapkın hükümler çıkartmalar ise, kutsal kitabımıza iftiradan başka bir mana ifade etmez, bu da ölçülmeyecek kadar büyük bir günah teşkil eder.
2- Mehdi hadisleri geçersizdir
Mehdi ile ilgili hadisler, Peygamberimiz'den 250-300 yıl sonra ortaya çıkmıştır, tamamı uydurmadır, tamamı tek kişi rivayetidir ve dinen de ilmen de hiçbir değerleri yoktur. Kaldı ki, Mehdi hadisleri mana olarak da yanlışlarla ve çelişkilerle doludur. Tamamı geçersiz ve hükümsüzdür.
3- İlahi yasalara aykırıdır
Hz.İsa'nın gelişi iddiasına karşı söylediğimiz gibi, sözde gelecek Mehdi için de aynı şeyi söyleriz: İlahi fıtrat kanununa aykırıdır. Yüce Allah evrene birçok kanunlar koymuş, onlar kendi içlerinde aksamadan işlemektedir. Öyle bir kişi gelip, tek başına dünyayı ele geçirecek, dünyanın hakimi olacak, dünyadan zulümleri yok edecek, her yere adaleti hakim kılacak ve dünyada sınırsız bir bolluk meydana getirip, bir altın çağ yaşatacak... Nasıl olacak bütün bunlar? Dünyadaki silahlı güçleri nasıl yenecek bu Mehdi efendi? Bunlar Mehdiliği çizgi film çevirme gibi bir şey sanıyorlar galiba! Hayır, hayır dünyada ilahi yasalar, tabiat kanunları, sosyal yasalar ve kurallar işlemektedir. Bu ilahi yasalara aykırı olarak, Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini kimse beklemesin. Beklerlerse boşuna beklerler, bu güne kadar olduğu gibi.
AÇIK OLARAK KARŞI ÇIKALIM
Müslüman din alimlerinin, ileriden beri bir zaafları vardır. Bir hurafe ve batıl inanç ile karşılaştığı zaman, ona açık olarak karşı çıkmazlar. "Öyle de olabilir, böyle de olabilir" diye o hurafe ve batıl inancı açıkça reddetmezler. Sonuçta da hurafeler yayılır, esasların ve gerçeklerin dahi üstünü örter veya yerine geçerler. Bundan da din de, dindarlar da büyük zararlar görürler. Bugün İslam aleminin çektiği çilelerin altında, büyük ölçüde bu türlü yayılmış hurafe ve batıl inançlar vardır. O nedenle Hz. İsa'nın da Mehdi'nin de geleceğine dair hurafelere inanmayalım, bu yetmez, açık olarak karşı çıkalım. Önemle belirtelim ki, bugün Sünniler'- in de, Şiiler'in de aydın evlatları ve gerçekçi din alimleri, Mehdi bekleme inancının doğru olmadığını, bunun tarihi şartlar içinde doğmuş bir kültür olduğunu ama, İslam'a hiçbir zaman uymadığını kabul ediyorlar.
İlahi yasalara aykırı olarak Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini, kimse beklemesin. Bekleyen boşuna bekler, bugüne kadar olduğu gibi...
İleriden beri Müslümanlar arasında yaygın hale gelen, "Kıyamete yakın bir Mehdi geleceği, bu kişinin dünyaya hakim olacağı, dünyada zulümleri yok edip, adaleti hakim kılacağı ve dünyada sınırsız bolluk meydana getirecek bir altın çağ yaşatacağı inancı", İslam'- a göre gerçek değildir. İslami hiçbir temeli ve dayanağı yoktur. Tamamen uydurma ve safsatadır, batıl bir inançtır. Özetle açıklayalım:
MEHDİLİK İNANCI NASIL DOĞDU?
Müslümanlar arasında olağanüstü güce sahip bir kurtarıcı bekleme inancının doğuşunun ve yaygınlaşmasının, tarihte 3 sebebe bağlı olduğunu düşünüyoruz:
a- Şia'nın ezilmişliği
Bilindiği gibi, İslam tarihinde Hz. Ali ve Ehbileyt taraftarları anlamına gelen Şia taifesi, yani Şiiler, gerçekten birçok haksızlığa ve zulme uğramışlardır. Dolayısıyla Şiiler'de, olağanüstü bir güce sahip, düşmanlardan intikam alıcı ve kendilerini huzura kavuşturucu bir kurtarıcı bekleme duygusu ve inancı oluşmuştur. Bu, psikolojik bir umut ve tesellidir. Ezilen insanlara manevi bir güç de verebilir. Hz. Ali şehit edildiği zaman, Abdullah İbni Sebe ve taraftarları, Hz. Ali'nin ölmediğini ve bir gün yeniden dünyaya gelip düşmanlardan intikam alacağını ve dünyayı adaletle dolduracağını iddia etmişlerdir. Hz. Ali'nin oğlu Muhammed Bin El Hanifiyye öldüğü zaman da, onun ölmediğini, dağa çekildiğini, bir gün dünyaya geri döneceğini ileri sürmüşlerdir. Nihayet, Şia'nın 12. İmam olarak kabul ettiği ve adı Muhammed el Mehdi olan zat, çocuk denilebilecek yaşta, Irak'ın Samarra şehrinde bulunan evinin mahzeninde, yani bodrumunda kaybolmuştur. Bir rivayete göre, kuyuya düşerek ölmüştür. Bu defa, bu kaybolan Muhammed Bin el Mehdi'nin ölmediğine ve günün birinde tekrar dünyaya geleceğine inanılmıştır. Bir şeyi unutmayalım. M. Bin El Mehdi'nin evinin bodrumunda kaybolması, Hicri 275 tarihindedir, yani Peygamberimiz'den 265 sene sonradır. Bu tarihten sonra, Müslümanlar arasında Mehdi bekleme olayı başlamıştır. Söz konusu 265 sene öncesine kadar, herhangi bir Mehdi bekleme mevcut değildir.
b- Mehdi hadisleri uydurdular
"Beklenen Mehdi" ile ilgili söz konusu inanç yaygınlaşmaya başlayınca, diğer birçok konuda olduğu gibi, gelecek Mehdi hakkında da hadisler uyduruldu. "Mehdi'nin geleceğini Peygamberimiz şöyle haber verdi, böyle haber verdi" denildi. Bu uyduruk hadisleri, uyduruk Mehdi inancına dayanak yaptılar.
c- Hıristiyanlar'dan yansımalar Mehdilik'i pekiştirdi
Müslümanlar'ın ilk asırlarda Hıristiyanlar'la yakın temasa geçmeleri, hatta bir arada yaşar duruma gelmeleri, onlardaki Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceğin inancı, Müslümanlar arasında yayıldı ve bu arada Mehdilik konusu da etkilendi ve pekişti. Bazen Hz. İsa'nın gelişi konusu Mehdi'nin gelişinin aynısı gibi anlatıldı, bazen de "Onların İsa'sı gelecekse, bizim de Mehdimiz gelecek" gibisinden rekabetle konu geliştirildi ve gittikçe pekiştirildi.
MEHDİ İNANCI İSLAM'A AYKIRI
Müslümanlar'ın beklediği Mehdi'nin neden gelmeyeceğini, bu inancın İslam'a göre neden aykırı olduğunu, çok kısa olarak özetleyelim:
1- Kur'an'da Mehdi yok
Öncelikle söyleyelim, Kur'an-ı Kerim'- de "Mehdi" kelimesi bile geçmiyor. Hele, Hz. Peygamber'den bile üstün vasıfları olan bir kurtarıcının, Mehdi'nin geleceğine dair hiçbir beyan ve hüküm mevcut değildir Kur'an'da... Ayetlerin manalarını bozarak, o türlü sapkın hükümler çıkartmalar ise, kutsal kitabımıza iftiradan başka bir mana ifade etmez, bu da ölçülmeyecek kadar büyük bir günah teşkil eder.
2- Mehdi hadisleri geçersizdir
Mehdi ile ilgili hadisler, Peygamberimiz'den 250-300 yıl sonra ortaya çıkmıştır, tamamı uydurmadır, tamamı tek kişi rivayetidir ve dinen de ilmen de hiçbir değerleri yoktur. Kaldı ki, Mehdi hadisleri mana olarak da yanlışlarla ve çelişkilerle doludur. Tamamı geçersiz ve hükümsüzdür.
3- İlahi yasalara aykırıdır
Hz.İsa'nın gelişi iddiasına karşı söylediğimiz gibi, sözde gelecek Mehdi için de aynı şeyi söyleriz: İlahi fıtrat kanununa aykırıdır. Yüce Allah evrene birçok kanunlar koymuş, onlar kendi içlerinde aksamadan işlemektedir. Öyle bir kişi gelip, tek başına dünyayı ele geçirecek, dünyanın hakimi olacak, dünyadan zulümleri yok edecek, her yere adaleti hakim kılacak ve dünyada sınırsız bir bolluk meydana getirip, bir altın çağ yaşatacak... Nasıl olacak bütün bunlar? Dünyadaki silahlı güçleri nasıl yenecek bu Mehdi efendi? Bunlar Mehdiliği çizgi film çevirme gibi bir şey sanıyorlar galiba! Hayır, hayır dünyada ilahi yasalar, tabiat kanunları, sosyal yasalar ve kurallar işlemektedir. Bu ilahi yasalara aykırı olarak, Mehdi'nin veya bir başka kimsenin olağanüstü mucizeler göstererek dünyayı ele geçireceğini kimse beklemesin. Beklerlerse boşuna beklerler, bu güne kadar olduğu gibi.
AÇIK OLARAK KARŞI ÇIKALIM
Müslüman din alimlerinin, ileriden beri bir zaafları vardır. Bir hurafe ve batıl inanç ile karşılaştığı zaman, ona açık olarak karşı çıkmazlar. "Öyle de olabilir, böyle de olabilir" diye o hurafe ve batıl inancı açıkça reddetmezler. Sonuçta da hurafeler yayılır, esasların ve gerçeklerin dahi üstünü örter veya yerine geçerler. Bundan da din de, dindarlar da büyük zararlar görürler. Bugün İslam aleminin çektiği çilelerin altında, büyük ölçüde bu türlü yayılmış hurafe ve batıl inançlar vardır. O nedenle Hz. İsa'nın da Mehdi'nin de geleceğine dair hurafelere inanmayalım, bu yetmez, açık olarak karşı çıkalım. Önemle belirtelim ki, bugün Sünniler'- in de, Şiiler'in de aydın evlatları ve gerçekçi din alimleri, Mehdi bekleme inancının doğru olmadığını, bunun tarihi şartlar içinde doğmuş bir kültür olduğunu ama, İslam'a hiçbir zaman uymadığını kabul ediyorlar.