Hayata Daİr (biraz uzunca ama çok güsel)

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ultraaslan82

Member
Uykudaki Üye
Katılım
3 May 2005
Mesajlar
463
Beğeni puanı
0
Puanları
16
Cinsiyet:
erkek
HAYATA DAİR

Şöyle bir Hint hikayesi vardır.

Bir zamanlar çok büyük bir ressam yaşardı. Resimleri herkes tarafından beğenilirdi. Ülkenin kralı bile onu mükemmelliğinden dolayı onur madalyası ile ödüllendirmişti.

Ressam, hayranlari tarafindan Rangacharya (Hintçe de renklerin ustası anlamina gelir) olarak bilinir, sevgilerini göstermek için de Ranga Guruji olarak anılırdı.

Ranga, yıllar içinde, alanındaki ustalığını ispatlarcasına kendine özgü bir renk stili geliştirdi. Çok çalışması, yorumu ve konuya kendini vermesi, kendinden sonra gelenlerin takip etmesi için örnek oldu.

Bir sanat okulu açtı ve orada öğrencilerine sanatın inceliklerini öğretmeye başladı. Belli bir müfredatı ve süresi yoktu okulun. Ranga, öğrencinin sanat alanında yeterli olduğunu ancak öğrencinin yeteneğinden ve bilgisinden kendisi tatmin olduktan sonra ilan ederdi . Kendine has, boyama sitilindeki tarzı gibi eşsiz bir değerlendirme metodu geliştirmişti.

Ranga’nın sanat okulunda bir öğrenci olan Rajeev çok aceleciydi. Allah vergisi bir yeteneğe sahipti ve zor işlerde, kendini adamada, hayal gücünde diğer öğrencilerden daha hızlı gelişti. Ranga’da Rajeev’in bu gelişiminden çok memnundu.

Çalışmasından dolayı çok övgü ve teşvik aldığından, Rajeev merakla Ranja Guruji’nin onun yeterli olduğu ve artık yoluna sanatçı olarak devam edebileceğini ilan edeceği günü bekliyordu.

Bir gün, çok kibar bir şekilde Ranga Guruji’ye final yeterlilik sınavını en yakın ne zaman alabileceğini sordu. Ranga gülümsedi ve : “Rajeev, sen benim en gelecek vaad eden ve en favori öğrencilerimden birisin. Çok kısa sürede resim yapma sanatının inceliklerini öğrendin. Sanırım şimdi final sınavının zamanı geldi.” dedi.

“Sınav konumun ne olduğunu söyler misiniz, Guruji?” diye soran Rajeev, mutluluğunu ve heyecanını saklamakta zorlanıyordu.

Ranga: “Rajeev, bir resim yapmanı istiyorum, bu senin en iyi resmin olmalı ve herkesin kalbini kazanmalı. Şimdi acele etme ve gerçek bir şaheser yarat.” dedi.

Rajeev günlerce gece gündüz çalıştı, en güzel resmlerinden birini yaptı ve Ranga Guruji’ye sundu.

Ranga: “Şimdi bunu kasabanın ana meydanında götür ve alanda sergile. Bırak insanlar senin eserini görsün. Resmin altına büyük ve koyu harflerle, bu resmin halkın değerlendirmesi için oraya konulduğunu ve resimdeki hataların izleyenler tarafından resmin üzerine bir X çizerek belirtilmesinin ressamı minnettar bırakacağını yaz.”

Rajeev, Ranga Guruji’nin dediklerini aynen yerine getirdi. Resmi altındaki mesajla beraber kasabanın ana meydanindaki en belirgin noktaya herkesin görebilmesi için bıraktı.

Birkaç gün sonra Ranga Rajeev’e sunum için gidip resmi getirmesini söyledi.

Rajeev meydana giderken çok heyecanlıydı. Ancak resiminin baştan aşağı X işaretleriyle dolu olduğunu görünce hayal kırıklığına uğradı. Başarısızlığı böylece anlaşılmıştı.

Rajeev, büyük bir kalp kırıklığıyla resmi Guruji’ye gösterdi. Fakat Ranga rahat ve sakindi. Ranga ona asla umutsuzluğa kapılmamasını ve başka bir deneme daha yapmasını tavsiye etti.

Rajeev başka bir şaheser daha yaptı ve Ranga daha önce söylediği şeyleri tekrarladı, fakat en son satırda değişiklik yaparak. Bu kez Rajeev’e resmin yanına boya ve fırça da koymasını söyledi. Mesajda izleyicilerin hataları bulması ve resmin yanında bulunan malzemeleri kullanarak düzeltmeleri istenmişti.

Birkaç gün sonra Rajeev meydana resmi almaya gittiğinde şaşırdı. Çünkü resmin üzerinde hiçbir işaret olmadığı gibi yanına konulmuş olan malzemelere de hiç dokunulmamıştı.

Rajeev resmi Guru’suna sunarken çok mutlu olmuş ve içi kendine güvenle dolmuştu.

Ranga yine gülümsedi ve: “Rajeev bugün öğrenmiş olduğun bu dersle birlikte artık senin eğitimin tamamlandı.” dedi.

Rajeev pür dikkat dinlerken Ranga şöyle devam etti: “Sevgili oğlum, eğer bu dalda mükemmellik ve yücelik istiyorsan sadece sanatta ustalaşmış olman yetmez.”

Şunu da öğrenmen gerekir ki, insanlar genellikle ellerine geçen ilk fırsatta konu ile ilgili hiçbir şey bilmeseler dahi eleştirip, değerlendirme eğiliminde olurlar.”

“Eğer dünyayı senin yargıcın olarak alırsan hep hayal kırıklığına uğrarsın. İnsanlar hiçbir bilgisi ve ciddiyeti olmadan yargılamalarda bulunur ve birbirlerine fikirlerini söylerler.”

“Senin ilk resmini X’ lerle doldurdular. Çünkü onları engelleyecek hiçbir risk yoktu. Ve çoğunun bu konuda hiçbir yeteneği ve bilgisi de yoktu. Onlara sunulan bu fırsatı memnuniyetle değerlendirdiler. Ama aynı insanlardan, hataları bulup düzeltmeleri istendiğinde hiç biri bunu yapmadı. Çünkü bu kez onların bilgisi ve yeteneği risk altındaydı; bu konudaki eksikliklerini göstermekten çekindiler. Uzak durmayı tercih ettiler.”

Ranga devam etti: “Böylece sevgili oğlum, senin çalışman, senin yeteneklerin, senin bilgin, senin sanat alanındaki çabaların, senin çok çalışmanın ve içten uğraşılarının değerli bir ürünüdür. Bunu dünyaya bedava sunma. O zaman çalışman ilk resminin uğradığı sonuca uğrar.”

“Kendinin yargıcı ol ve değerini kendin belirle ama bunu adalet ve eşitlik ilkeleriyle yap. Ve böyle davrandığında seni temin ederim ki asla ne kendin ne de eserinle hayal kırıklığına uğrarsın.”

“Son olarak bir de bu başkalarının eserlerini de senin değerlendirme hakkın olmadığı anlamına gelir! “

“Yaratıcı seni korusun oğlum.”

Rajeev’in gözlerinde saygı ve neşe dolu yaşlar vardı. Kalbinin derinliklerinde eğer bu son dersi almasaydı eğitiminin eksik olacağını hissediyordu.

Nitin Kulkarni Çeviren: Gökhan Doygun
Çukurova University Econmic Department
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt