- Katılım
- 30 Ocak 2007
- Mesajlar
- 4,867
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- bayan
- Nerden:
- secilmemis
değeri kaybedildikten sonra en acı şekilde anlaşılan şeylerden yalnızca biri.
nasıl olduğu bilinmeden, bir şekilde, yıllar içinde kurulur. bu ilk kurulan güven sağlamdır. her şeyi rahatlıkla anlatır her şeyi paylaşırsınız.
daha sonra çok basit, çok aptalca bir hatayla kaybedersiniz. konuşmaya çalıştığınızda demirdenmiş gibi duran bir duvar çıkar karşınıza. geçemezsiniz. yaptığınız her hamlede yorulursunuz. o ilk güveni asla kazanamayacağınız gün gibi ortadadır. bunu bilmek mahveder insanı.
aptallaşırsınız. söylediğiniz her söz sizi daha çok batırır. "özür dilemek" kavramını ortaya attığınızda önce kendinizden özür dilemeniz gerektiği söylenir. iyice zayıflarsınız.
artık pes etmeye yaklaştığınız bir anda duvar hafifçe oynar gibi olur yerinden. ümitlenirsiniz. ancak sorulan hesap o kadar acıdır ki, o küçük umut ışığı anında söner. öyle bir güveni bir anlık salaklıkla nasıl kaybettiğiniz tekrar tekrar yankılanır beyninizin içinde. kendinizden nefret edersiniz.
zaman içinde tekrar kurabilirsiniz belki, ancak hiç bir şey eskisi gibi olmaz. aynı sıcak sesi, aynı düşünceli insanı asla bulamazsınız karşınızda. belki de hiç bir şey için çabalamadığınız kadar çok çabalarsınız bunun için, fakat değişen hiç bir şey olmadığını görmek sadece yaralanmanıza sebep olur.
"keşke..."lerle yaşamanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu, atacağınız her adımı önceden düşünmeniz gerektiğini en acı şekilde öğreten şeydir güven(sizlik).
nasıl olduğu bilinmeden, bir şekilde, yıllar içinde kurulur. bu ilk kurulan güven sağlamdır. her şeyi rahatlıkla anlatır her şeyi paylaşırsınız.
daha sonra çok basit, çok aptalca bir hatayla kaybedersiniz. konuşmaya çalıştığınızda demirdenmiş gibi duran bir duvar çıkar karşınıza. geçemezsiniz. yaptığınız her hamlede yorulursunuz. o ilk güveni asla kazanamayacağınız gün gibi ortadadır. bunu bilmek mahveder insanı.
aptallaşırsınız. söylediğiniz her söz sizi daha çok batırır. "özür dilemek" kavramını ortaya attığınızda önce kendinizden özür dilemeniz gerektiği söylenir. iyice zayıflarsınız.
artık pes etmeye yaklaştığınız bir anda duvar hafifçe oynar gibi olur yerinden. ümitlenirsiniz. ancak sorulan hesap o kadar acıdır ki, o küçük umut ışığı anında söner. öyle bir güveni bir anlık salaklıkla nasıl kaybettiğiniz tekrar tekrar yankılanır beyninizin içinde. kendinizden nefret edersiniz.
zaman içinde tekrar kurabilirsiniz belki, ancak hiç bir şey eskisi gibi olmaz. aynı sıcak sesi, aynı düşünceli insanı asla bulamazsınız karşınızda. belki de hiç bir şey için çabalamadığınız kadar çok çabalarsınız bunun için, fakat değişen hiç bir şey olmadığını görmek sadece yaralanmanıza sebep olur.
"keşke..."lerle yaşamanın ne kadar iğrenç bir şey olduğunu, atacağınız her adımı önceden düşünmeniz gerektiğini en acı şekilde öğreten şeydir güven(sizlik).