- Katılım
- 3 Tem 2005
- Mesajlar
- 14,897
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- gaziantep
Gol atan haklıdır
Fransa hariç, Avrupa'nın tüm liglerinin ilk 2 takımı ile karşılaştırdığımızda baktığımızda geçen sezon en az gol atan 2'linin maçı idi bu. 4-1-3-2 oynayan Kartal ile 4-2-3- 1 gibi oynayan Fener maçın başında önde baskı yapıyor, ilk 10 dakika yüksek tempo ile geçiliyor, daha çok baskılı ve diri gözüken F.Bahçe 2 pozisyon verdikten sonra, 7 yıldır, "gollerin % 90'ı bu sürede atılır" diye anlattığım "çok pas yapın geyiklerine hep boşverin" dediğim, gol için ideal süre olan 8 saniyede attığı gol ile Alex'in becerisini ve en iyi oyununu oynayan Deivid'in benim katılmadığım "Göndermeyin beni" haykırışını kamuoyuna sunuyordu Geçen yıl "Savunma çıkışı en çok top kaptıran takım" olduğunu ısrarla uyardığımız Fener, Edu'nun bu tür hatası ile golü yiyordu. Mehmet Yozgatlı etkili bindirdikçe Roberto Carlos yaklaşık 20 dakika çıkamıyor, Fener'e de "5 milyon dolara alınan bir adamın sol beke çakılıp kalması yazık olmuyor mu?" diye bana sorduruyordu. Çünkü Carlos'un ön alana geldiği her pozisyon Fener adına tehlike yaratıyordu.
F.Bahçe lige hazır gibi
Ama sonra "oyun kontrolü" takıntısı başlıyor ne ilk yarı ne de 2. yarının ilk 25 dakikası Delgado'nun pozisyonu dışında tehlike yaratmıyordu. Delgado "Ben varsam 4-4-2 olmaz, Bobo'nun bu formuna yazık, santrfor alın" dedirtiyor, Deivid'in varlığı, Önder de çıkamadığı için Fener'in sağ kanadını fonksiyon anlamında sıfırlıyor, Deniz savunmada süper olunca Aurelio hücuma daha çok ve etkili çıkıyor, Kezman "gol attığıma bakmayın, bir santrfor daha alınmazsa bu sezon stresten ben çok kart görürüm'' diyor. F.Bahçe lige daha hazır ama yine hücumda kalabalık olamayacak bir tablo, Beşiktaş ise "Alınması gereken çok yol ve karar verilmesi gereken bir sistem sorunu yumağı" yaşıyordu benim gözümde. Seyircinin centilmen olduğu maçın sonundaki Beşiktaşlıların gerginliklerinin oyunun atmosferine bağlamaktan başka bir neden bulamıyordum. "Başarının % 5'i yapmayı bilmekten, % 95'i ise yapabilmekten oluşur" der bir Fransız deyişi. Onun için Beşiktaş'a tavsiyem "Yapabilir" olmalarıdır. Çünkü gol atan daima haklıdır.
Fransa hariç, Avrupa'nın tüm liglerinin ilk 2 takımı ile karşılaştırdığımızda baktığımızda geçen sezon en az gol atan 2'linin maçı idi bu. 4-1-3-2 oynayan Kartal ile 4-2-3- 1 gibi oynayan Fener maçın başında önde baskı yapıyor, ilk 10 dakika yüksek tempo ile geçiliyor, daha çok baskılı ve diri gözüken F.Bahçe 2 pozisyon verdikten sonra, 7 yıldır, "gollerin % 90'ı bu sürede atılır" diye anlattığım "çok pas yapın geyiklerine hep boşverin" dediğim, gol için ideal süre olan 8 saniyede attığı gol ile Alex'in becerisini ve en iyi oyununu oynayan Deivid'in benim katılmadığım "Göndermeyin beni" haykırışını kamuoyuna sunuyordu Geçen yıl "Savunma çıkışı en çok top kaptıran takım" olduğunu ısrarla uyardığımız Fener, Edu'nun bu tür hatası ile golü yiyordu. Mehmet Yozgatlı etkili bindirdikçe Roberto Carlos yaklaşık 20 dakika çıkamıyor, Fener'e de "5 milyon dolara alınan bir adamın sol beke çakılıp kalması yazık olmuyor mu?" diye bana sorduruyordu. Çünkü Carlos'un ön alana geldiği her pozisyon Fener adına tehlike yaratıyordu.
F.Bahçe lige hazır gibi
Ama sonra "oyun kontrolü" takıntısı başlıyor ne ilk yarı ne de 2. yarının ilk 25 dakikası Delgado'nun pozisyonu dışında tehlike yaratmıyordu. Delgado "Ben varsam 4-4-2 olmaz, Bobo'nun bu formuna yazık, santrfor alın" dedirtiyor, Deivid'in varlığı, Önder de çıkamadığı için Fener'in sağ kanadını fonksiyon anlamında sıfırlıyor, Deniz savunmada süper olunca Aurelio hücuma daha çok ve etkili çıkıyor, Kezman "gol attığıma bakmayın, bir santrfor daha alınmazsa bu sezon stresten ben çok kart görürüm'' diyor. F.Bahçe lige daha hazır ama yine hücumda kalabalık olamayacak bir tablo, Beşiktaş ise "Alınması gereken çok yol ve karar verilmesi gereken bir sistem sorunu yumağı" yaşıyordu benim gözümde. Seyircinin centilmen olduğu maçın sonundaki Beşiktaşlıların gerginliklerinin oyunun atmosferine bağlamaktan başka bir neden bulamıyordum. "Başarının % 5'i yapmayı bilmekten, % 95'i ise yapabilmekten oluşur" der bir Fransız deyişi. Onun için Beşiktaş'a tavsiyem "Yapabilir" olmalarıdır. Çünkü gol atan daima haklıdır.