- Katılım
- 31 Tem 2010
- Mesajlar
- 124
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- secilmemis
Ateist felsefe temeli gereği canlı ya da cansız tüm yapıların basitten (ilkelden) karmaşaya (gelişkine) doğru oluştuğunu var sayar. Bu varsayım onlara göre yadsınması mümkün olmayan değişmez gerçek, bir bakıma tutulması gereken mecburi yoldur.
Fakat bu varsayım termodinamiğin ikinci kanuna açıkça aykırıdır.
Yapıları açık kapalı diye ayırarak bazı gerekçelerle bilimi evrime uydurmaya çalışmak yapanları aldatıp teselli verir ama gerçekleri değiştirmez.
Bilim adına tatlı bir yalan yerine acı bir gerçeği tercih etmek çok daha akıllıca ve bilimsel olur.
Buradaki bir kaç yanlışı ve mantıksızlığı düzeltmeye çalışalım.
a)-Evrenin belirli bir yaşı, sınırı ve kütlesi vardır. Ezelden gelmemektedir. Maddenin korunumu kanununa göre bir kaynağının olması gerekir.
b)-Evren sınırlı olduğuna göre kaynağıda sınırlı olmalıdır. Bu da kaynağın kaynağı sorununu ortaya çıkarır.Sonuçta evrenin kaynağı olan enerji zerresinin BİR BÜYÜK BÜTÜNÜN minik bir parçası olduğu sonucunu varırız..Bu sorunun başka cevabı yoktur.
Başlangıç patlama değil genişimle (maddeleşme, hacim kazanma) başlamış olmalıdır. Kütlesiz bir enerji zerresi patladı iddiası mantıksızdır.
c)-İlk oluşan en büyük atom ve moleküllere sahip olan İLK MADDE olmalıdır.
İlk madde yapısı gereği son derece dengesizdir, kolaylıkla fizyon (bölünme) yapabilir. Bu nedenle oluşum füzyon (birleşme) değil fizyon nedeniyledir.
Tüm elementler fizyon yoluyla oluşmuş, patlamalarla tüm evrene yayılmıştır.
En son oluşan en basit element olan hidrojendir.
d)-En basit, ilkel bir canlı bile canlılık özelliklerinin tümünü eksiksiz ve aynı anda sahip olması gerektiğinden rastlantılarla oluşamaz.
Türlerden türlere geçişi engelleyen, aşılması mümkün olmayan pek çok biyolojik engel olduğundan, canlılar faydalıları seçmeyip ZARARLILARDAN korunduğundan doğal seleksiyon dolaysıyla evrim yanlıştır.
e)-Kambriyen dönemi canlıları arasında evrimle açıklanamayacak kadar derin, geniş ve büyük farklılıklar vardır.
f)-Evrim, temellerini oluşturan pek çok soruyu bilimsel kanıtllara dayanarak cevaplayamamıştır.
Bu nedenle evrim bir teori bile değildir.
Kanıtlar:
1)-Evrenin belirli bir başlangıcının, sınırının ve kütlesinin olması,
2)-Baştas maddenin sakımı ve termodinamik kanunları olmak üzere tüm doğal kanun kural ve ilkeler.
3)-Evrendeki hidrojenin varlığı ve miktarı,
4)-Süpernovaların varlığı ve patlamaları
5)-Mikrodalga fon radyasyonu
6)-Elementlerin füzyon yoluyla oluşmasına evren yaşının yetmemesi.
7)-Yıldız ve gezegenlerdeki patlamalar gibi tektonik hareketler,
8)-Son maddenin (kara maddenin) varlığı
9)-Evrenin genişlemesi…
10)-Füzyon için büyük miktarlarda enerji girişinin gerekliliği.
Vb…….
Fakat bu varsayım termodinamiğin ikinci kanuna açıkça aykırıdır.
Yapıları açık kapalı diye ayırarak bazı gerekçelerle bilimi evrime uydurmaya çalışmak yapanları aldatıp teselli verir ama gerçekleri değiştirmez.
Bilim adına tatlı bir yalan yerine acı bir gerçeği tercih etmek çok daha akıllıca ve bilimsel olur.
Buradaki bir kaç yanlışı ve mantıksızlığı düzeltmeye çalışalım.
a)-Evrenin belirli bir yaşı, sınırı ve kütlesi vardır. Ezelden gelmemektedir. Maddenin korunumu kanununa göre bir kaynağının olması gerekir.
b)-Evren sınırlı olduğuna göre kaynağıda sınırlı olmalıdır. Bu da kaynağın kaynağı sorununu ortaya çıkarır.Sonuçta evrenin kaynağı olan enerji zerresinin BİR BÜYÜK BÜTÜNÜN minik bir parçası olduğu sonucunu varırız..Bu sorunun başka cevabı yoktur.
Başlangıç patlama değil genişimle (maddeleşme, hacim kazanma) başlamış olmalıdır. Kütlesiz bir enerji zerresi patladı iddiası mantıksızdır.
c)-İlk oluşan en büyük atom ve moleküllere sahip olan İLK MADDE olmalıdır.
İlk madde yapısı gereği son derece dengesizdir, kolaylıkla fizyon (bölünme) yapabilir. Bu nedenle oluşum füzyon (birleşme) değil fizyon nedeniyledir.
Tüm elementler fizyon yoluyla oluşmuş, patlamalarla tüm evrene yayılmıştır.
En son oluşan en basit element olan hidrojendir.
d)-En basit, ilkel bir canlı bile canlılık özelliklerinin tümünü eksiksiz ve aynı anda sahip olması gerektiğinden rastlantılarla oluşamaz.
Türlerden türlere geçişi engelleyen, aşılması mümkün olmayan pek çok biyolojik engel olduğundan, canlılar faydalıları seçmeyip ZARARLILARDAN korunduğundan doğal seleksiyon dolaysıyla evrim yanlıştır.
e)-Kambriyen dönemi canlıları arasında evrimle açıklanamayacak kadar derin, geniş ve büyük farklılıklar vardır.
f)-Evrim, temellerini oluşturan pek çok soruyu bilimsel kanıtllara dayanarak cevaplayamamıştır.
Bu nedenle evrim bir teori bile değildir.
Kanıtlar:
1)-Evrenin belirli bir başlangıcının, sınırının ve kütlesinin olması,
2)-Baştas maddenin sakımı ve termodinamik kanunları olmak üzere tüm doğal kanun kural ve ilkeler.
3)-Evrendeki hidrojenin varlığı ve miktarı,
4)-Süpernovaların varlığı ve patlamaları
5)-Mikrodalga fon radyasyonu
6)-Elementlerin füzyon yoluyla oluşmasına evren yaşının yetmemesi.
7)-Yıldız ve gezegenlerdeki patlamalar gibi tektonik hareketler,
8)-Son maddenin (kara maddenin) varlığı
9)-Evrenin genişlemesi…
10)-Füzyon için büyük miktarlarda enerji girişinin gerekliliği.
Vb…….