Erkek'ten AtatÜrk Kolay Olunmuyor Bİlesİnİz !

  • Konbuyu başlatan Konbuyu başlatan erkek
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

erkek

Member
Uykudaki Üye
Katılım
19 Ağu 2005
Mesajlar
260
Beğeni puanı
0
Puanları
16
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
ankara
AtatÜrk Kolay Olunmuyor

:okay:

ölmeyi tercih ederiz.

general pershing'in kurmay başkani olan general harbord sivas'ta mustafa
kemal'le görüşürken der ki;

- türk tarihini okudum. milletiniz büyük komutanlar yetiştirmiş, büyük
ordular hazirlamiştir. bunlari yapan bir millet elbette bir medeniyet sahibi
olmalidir. takdir ederim. ama bugünkü duruma bakalim. başta almanya
müttefikinizle dört yil harbettiniz, yenildiniz, dördünüz bir arada
yapamadiğiniz şeyi, bu durumda tek başiniza yapmayi nasil
düşünebiliyorsunuz? fertlerin intihar ettikleri vakit vakit görülür. bir
milletin intihar ettiğini mi göreceğiz?

mustafa kemal generale " teşekkür ederim dedi. tarihimizi okumuş, bizi
öğrenmişsiniz. fakat, şunu bilmenizi isterdim ki biz emperyalist pençesine
düşen bir kuş gibi yavaş yavaş aşağilik bir ölüme mahkum olmaktansa
babalarimizin oğullari olarak vuruşa vuruşa ölmeyi tercih ediyoruz."

general ve arkadaşlari sezsizce ayağa kalktilar.

- bizde olsa böyle yapardik!

f.rifki atay,çankaya





efkari yoklamak.

birgün sohbetin ilerlediği bir zamanda, atatürk bir ara şu suali sordu:
- "ben artik cumhurbaşkanliğindan çekilmek, parti başkani olarakçalişmak
istiyorum.
siz ne dersiniz?"
ata bu soruyu sorarken etrafinda bulunanlarin teker teker yüzüne bakiyordu.
herkes sorunun kendisine yöneltildiğini sanmiş; şaşkinlik içine düşmüştü,
rahmetli rifat bey'de böyle sanarak cevabin akibetini hiç düşünmeden;
- "muvafik efendim" deyi verdi.
birden yüzündeki yumuşak ifade silinen atatürk sert bir şekilde ona doğru
bakti ve sonra merhum ziya bey'e döndü onun cevabini bekledi. fakat ziya
bey;
- "efendimiz bilir!" diyerek işin içinden siyrildi. imtihan sirasi bana
gelmişti.
- "henüz göreviniz bitmemiştir. inkilaplar tamam olmamiştir. tamam olunca
biz size (artik çekil, istirahat et) deriz, inkilap yarim birakilmaz!"
cevabini verdim. gülümsedi.
- "zaten ben de bunun için henüz birakmak istemiyorum" dedi. maksadi efkari
yoklamakti.

said arif terzioğlu, insancil atatürk





ben muhakkak erkani harp olacağim.
üçüncü sinif kalabalikti. bunlardan ancak, pek az bir kismi harp
akademisi'ne girebilecekti. geri kalanlar tayin edildikleri kitalara
dağitilacaklardi.
mustafa kemal, muhakkak kurmay subay olacağina inaniyordu. bir gün;
- ya erkani harp olamazsan, ne yaparsin?
diye yari ciddi, yari şaka takilan sinif arkadaşimiz arif'i derhal
susturmuştu:
- seni bilmiyorum, fakat ben muhakkak, erkani harp olacağim.
mustafa kemal kurmay oldu. arif, mümtaz yüzbaşi olarak okuldan çikti.

ali fuat cebesoy, sinif arkadaşim atatürk





zafere inaniyordu
yaşanilan şartlar ne olursa olsun, istiklal ve hürriyet için açikça ifadesi
şart gayeleri, devlet literatürüne o soktu. sakarya zaferi öncesinde düşman
toplarinin polatli'dan duyulduğu ve devlet merkezinin ankara'dan kayseri'ye
taşinmasi hazirliklarinin yapildiği buhran günlerinde tekalif-i milliye adi
altinda vatandaşin nesi var nesi yoksa yüzde kirkina el koyarken verilen
senedlere;
"zaferden sonra aynen iade" tabirini maliye vekili hasan bey "zaferin elde
edilmesi halinde" şeklinde değiştirmek isteyince, yerinden firlamiş;
- "ne demek zaferin elde edilmesi halinde... zafer elbette elde edilecek,
şüphe mi ediyorsun? " diye bağirmişti.

cemal kutay, atatürk olmasaydi




geçmiş olsun
karşisinda kim olursa olsun, milleti ve devletinin haysiyet ve itibarini
alakadar eden mevzularda seromoniyi aşarak hakikatleri ders verir gibi
konuşmak yiğitliği atatürk'le devlet literatürüne girmiştir. 4 ekim 1933'de
dolmabahçe sarayi'nda, istanbul'a gelen yugoslavya krali ii.aleksandr ile
kraliçe mary'yi kabul etmiş, ayni akşam şereflerine ziyafet vermişti. baş
başa kaldiklarinda yugoslav krali:

-" size bir hakikati anlatmak isterim. 1919'da ingilizler, ege
sahillerinizin işgali için yunanlilardan evvel bana müraacaat ettiler. çok
cazip teklifler de yaptilar. fakat ben reddettim. ekselansinizi tanidiktan
sonra bu kararimin doğruluğunu bir daha anladim." dedi.

başkasi olsa ne yapardi? teşekkür ederdi değil mi?

hayir!.. yugoslav krali cümlesini tamamlayip cevap bekler gibi tavir alinca,
atatürk ayağa kalkti, bunun üzerine kral da kalkmişti. ona bir iki adim atti
ve dudaklarinda kendisine çok yakişan anlamli tebessümü ile elini uzatti:

- "geçmiş olsun majeste..." dedi.

çünkü mustafa kemal'in, kendisine istanbul rumlari şivesi ile kosti dediği
yunan krali konstantin, ordusu denize döküldükten sonra taç ve tahtini
kaybetmişti.
atatürk ile devlet hayatimizda yaşanilan günü düşünme ve nabza göre şerbet
verme illetinden kurtulunmuştur.

cemalkutay, atatürk olmasaydi
 
Üst Alt