Ehl-i sünnet'in Eh-li beyit sevgisi

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

54_yunus_54

New Member
Uykudaki Üye
Katılım
12 Kas 2009
Mesajlar
2,063
Beğeni puanı
0
Puanları
0
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
secilmemis
Ehl-i Sünnet’in Ehl-i Beyt Sevgisi

Ehl-i beyt sevgisi Ehl-i Sünnet’in asıl sermayesidir. Ehl-i Sünnet mensuplarını Hz. Ali’yi sevmemekle suçlayan ve Hz. Ali’yi sevenlerin sadece Rafizîler olduğunu iddia edenler ne kadar cahil[Görsel erişilemez] ne kadar bağnaz kimselerdir! Hz. Ali’ye sadece sevgi beslemek Rafizîlik değildir; Rafizîlik Hz. Ali dışındaki üç halifeye karşı tavır almaktır. Sahabeye tavır almak da dinen yerilmiştir.

İmam Şâfiî rh.a. söyle der:

“Muhammed s.a.v.’in ailesini sevmek eğer Rafizîlikse[Görsel erişilemez] insanlar ve cinler şahit olsun[Görsel erişilemez] ben Rafizîyim.”

Yani Peygamberimiz’in Ehl-i Beyt’ini sevmek Rafizîlik değildir. Bu bakımdan Peygamber Efendimiz’in Ehl-i Beyt’ini sevenler Ehl-i Sünnet’tendir. Onlar gerçek anlamda Ehl-i Beyt taraftarlarıdır.

Kısacası Ehl-i beyt’i sevmemek Haricîlik[Görsel erişilemez] sahabeye cephe almak da Rafizîlik’tir. Buna karşılık bütün sahabeye karşı hürmet duymakla beraber Ehl-i Beyt’i sevmek de Sünnîlik’tir.

Sonuç olarak Sünnîliğin temeli sahabe sevgisi üzerine kuruludur. Aklını kullanabilen insaf sahibi bir kimse Sahabe-i Kiramı sevmek yerine onlara nefret duymayı tercih etmez. Aksine[Görsel erişilemez] Peygamberimiz’e olan sevgisi nedeniyle onların hepsini sever.

Nitekim Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır:

“Ashabımı seven beni sevdiği için sever. Onlardan nefret eden de[Görsel erişilemez] benden nefret ettiği için nefret eder.” (Tirmizî[Görsel erişilemez] nr. 3862; Ahmed[Görsel erişilemez] el-Müsned[Görsel erişilemez] 4/87; 5/54[Görsel erişilemez] 57).

Ehl-i Sünnet’in Ehl-i Beyt’i sevmediği nasıl düşünülebilir? Oysa Ehl-i Sünnet’e göre onlara muhabbet imanın bir parçası kabul edilmiştir. Son nefeste iman selameti[Görsel erişilemez] Ehl-i Sünnet’e göre bu sevginin ne kadar köklü olduğuna bağlıdır.

Ehl-i Beyt Sevgisinin Faydası

Bu fakirin değerli babası çoğu zamanlar Ehl-i Beyt sevgisini teşvik ederdi. O hem zahirî ilimlere hem de batınî ilimlere vakıf bir kimseydi. Kendileri Ehl-i Beyt sevgisinin son nefeste iman selameti açısından önemli rolünün olduğunu söyler ve buna çok önem verilmesi gerektiğini ifade ederdi.

Babamın ölüm hastalığında yanında bulunuyordum. Son nefeslerini vermeye başlayıp bu dünyayla alakasını keseceği zaman kendisine bu sözlerini hatırlattım ve bu sevgiyi açıklamasını istedim. O bu hal üzereyken[Görsel erişilemez] “Ben tepeden tırnağa Ehl-i Beyt sevgisine dalmış durumdayım[Görsel erişilemez] şimdi bu nimetin şükrünü eda ediyorum.” buyurdular.
Ehl-i Beyt sevgisi Ehl-i Sünnet’in en temel sermayesidir. Sünnîliğe karşı çıkanlar bu hususun farkında değildir. Onlar Ehl-i Sünnet’in dengeli sevgisinden habersizdirler. Bunlar kendilerine aşırılık tarafını seçtiklerinden[Görsel erişilemez] aşırılığın dışında sadece azlığın olduğunu zannediyorlar. Bilemiyorlar ki aşırılıkla azlık (ifratla tefrit) arasında bir de denge (itidal) yolu vardır; bu ise hakikatin ve doğruluğun merkezidir. İşte bu merkez nokta Ehl-i Sünnet’in nasibi olmuştur. Allah Ehl-i Sünnet’in bu tutum ve gayretini mükafatlandırsın.

Bu konuda aşırılıktan ve azlıktan Allah’a sığınırız. Rafızîler muhabbetteki aşırılığa varan tutumlarından dolayı[Görsel erişilemez] üç halife ve diğer sahabeye cephe almayı Hz. Ali’yi sevmenin şartı kabul etmişlerdir. İnsaf etmek gerekir. Bu nasıl muhabbet ki[Görsel erişilemez] gerçekleşmesi için Peygamber Efendimiz’in vekillerine cephe almak[Görsel erişilemez] sahabeye dil uzatmak gerekiyor!

Ehl-i Sünnet’in Sahabe-i Kirama Karşı Tutumu

Ehl-i Sünnet ile karşıtları arasında şu iki temel fark vardır: Birincisi[Görsel erişilemez] Ehl-i Sünnet dört halifenin de halifeliğinin hak olduğuna inanır. Çünkü sahih bir rivayette Peygamber Efendimiz s.a.v.[Görsel erişilemez] Allah’ın kendisine gayptan bildirmesi suretiyle şöyle buyurmuştur:

“Benden sonra halifelik otuz senedir.” (Tirmizî[Görsel erişilemez] nr. 2226; Ebu Davud[Görsel erişilemez] nr. 4646; Nesâî[Görsel erişilemez] el-Kübrâ[Görsel erişilemez] nr. 8155).
Hadis-i şerifte belirtilen otuz yıllık bu süre Hz. Ali’nin halifeliğiyle son bulmuştur.

__________________
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt