- Katılım
- 15 Şub 2005
- Üye No:
- 1,887
- Mesajlar
- 43,053
- Beğeni puanı
- 52
- Puanları
- 48
- Cinsiyet:
- erkek
Yılın açılış grand slam’i olan Avustralya Açık, Melbourne Park’ta başlıyor.
14 gün boyunca tenis dünyasının en iyilerinin çarpışacağı turnuva öncesinde organizatörler ve seyircilerin, sakatlıklar yüzünden keyfi kaçtı. Safin ve Nadal’ın çekildiği turnuvada, Clijsters ve Sharapova’nın durumu da pek net değil. Herşeye rağmen, son yıllarda unutulmaz maçlara sahne olan Rod Laver Arena’da tarihe geçen anlara tanıklık edeceğimiz kaçınılmaz görünüyor...
FEDERER KALDIĞI YERDEN DEVAM ETMEK İSTİYOR
Tek Erkeklerde turnuvanın 1 numaralı seribaşı olan Roger Federer, geride bıraktığı “açık ara” başarılı sezonun ardından, bu sezon da büyük turnuvalara odaklandı. Geçtiğimiz yıl 240 dakikalık olağanüstü maçta Marat Safin’e takılıp Avustralya’dan eli boş dönen İsviçreli, sezonu 81-4’lük müthiş sezon kaydıyla tamamlayarak, McEnroe’nun 81-3’ünün (1984) ardından en başarılı yıllık maç kaydı kategorisinde adını tarihe kazımıştı. 2005’te yalnızca bir sert kort (Safin, Avustralya Açık) maçı kaybeden Roger, bu sezona da Katar’da kazandığı şampiyonlukla merhaba dedi. Federer, hiç kuşku yok ki üstün oyun zekası ve yeteneğiyle, turnuvanın tek erkekler şampiyonluğuna en yakın isim.
Roger Federer’in son yıllardaki üstünlüğüyle ilgili iki de not ekleyelim: İsviçreli yıldız, dünya klasmanında 1 numarada yer aldığı üst üste 104. haftayı geçiriyor. Önümüzdeki ay, tarihte 1 numarada en fazla kalan oyuncu klasmanında Borg gibi bir efsaneyi aşarak beşinciliğe yerleşecek. Grafiği geçtiğimiz yıl gibi bulutların yakınlarında bir yerlerde seyrettiği taktirde, 160 haftayla Jimbo’ya ait (Jimmy Connors) aralıksız dünyanın 1 numarası olma rekorunu da eline geçirecek. Tabii bu, Avustralya Açık’ı kazandığı taktirde, yedinci grand slam şampiyonluğuna 25 yaşından önce erişmenin yanında önemsiz gibi görülebilir!
NADAL VE SAFİN…
İsviçrelinin en önemli iki rakibi olan Marat Safin ve Rafael Nadal’ın başı son günlerde sakatlıklarla belada… Melbourne’de unvanını korumak için raket sallamayı uman Marat’a sol dizindeki sakatlık izin vermedi. Safin, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yapılan Cincinnati Master Series turnuvasından bu yana kortlardan uzak bulunuyor.
Safin’le birlikte Federer’i en fazla tehdit eden diğer bir oyuncu olan Rafael Nadal da hazırlıklarını sürdürmesine rağmen turnuvanın başlamasına beş gün kala Avustralya’da yer alamayacağını açıkladı. Sert zemindeki büyük turnuvalarda şu ana kadar sansasyonel bir başarı yakalayamayan genç İspanyol, ATP Tour’a 13 Şubat’taki Marsilya turnuvasıyla geri dönecek.
TEHLİKELİ ADAM LJUBİCİC
Avustralya Açık’ta can yakacaklar arasında öncelikli dikkat çekilmesi gereken oyuncu Hırvat Ivan Ljubicic. Geçtiğimiz yıl sekiz ATP finali oynayıp ikisini kazanan Ljubicic, 2006 sezonunu da Hindistan’da açtı. Chennai’deki turnuvada bir maç sayısı çevirdiği Kristof Vliegen maçını ve finaldeki 7-6, 6-2’lik Carlos Moya galibiyetini aynı günde kazanan Hırvat oyuncu, turda ‘büyük maçların adamı’ olarak ün yaptı. Aralık ayında Ancic’le birlikte ülkelerine yaşattıkları tarihi Davis Kupası zaferinin sıcaklığı sürerken, Korkunç Ivan’dan bir ‘sürpriz’ daha görebiliriz.
Avustralya’nın son iki yılda çok geri planda kalan yıldızı Lleyton Hewitt - 2005’te finalde Safin’e kaybetmişti -, medyada aşk dedikodusuyla anıldıkça kariyeri sarsıntılar geçiren dünyanın dört numarası (turnuvanın iki numaralı seribaşı) Andy Roddick, Federer’i son yenen adam David Nalbandian (seribaşı:4) diğer önemli seribaşları olarak korta çıkacaklar.
BAYANLARDA DURUM KARIŞIK
Geçtiğimiz yıl çok çekişmeli bir sezon yaşadığımız WTA’de, sezonun ilk grand slami öncesinde de ‘önümüzü görmek’ hayli güç! Hareketli günler geçiren bayanlar cephesinde dünyanın bir numarasındaki Lindsay Davenport sezona Melbourne’de başlayacak. Geçen yılki çift grand slam finalinin ardından tecrübeli yıldız bu kez kupayı kapmayı hedefliyor.
Tam 5 büyük turnuva finalinde hüsran yaşadıktan sonra Amerika Açık’ı kazanarak özlediği mutluluğa kavuşan Belçikalı yıldız Kim Clijsters, sezonu Sydney’deki Medibank International’da açacaktı. Ancak ITF’in 2005 dünya şampiyonu olan Clijsters, sakatlığı nedeniyle bu turnuvadn çekildi ve Melbourne’de oynamasının da kesinleşmediğini açıkladı. Oynadığı taktirde, fiziki durumunun Belçikalıyı ne derece etkileyeceğini kestirmek zor.
Maria Sharapova’nın da turnuvada oynayıp oynamayacağı belirsizliğini koruyor. Genç Rus, yaklaşık 10 gün önce çekilebileceğini açıklamasına rağmen, organizasyon komitesi alelacele - en azından günü kurtarmak için - Maria’nın Avustralya’ya geleceğini açıkladı. Haziran ayında kupa kaldırdığı Birmingham’dan bu yana şampiyonluk sevinci yaşayamayan Sharapova’nın sezonun ilk grand slamini kazanmasını beklemenin pek gerçekçi olmadığı kanısındayım. Sharapova, 4 numaralı seribaşı olarak şansını zorlayacak.
2005’teki müthiş performansını hayretler içinde izleyerek pek memnun olduğumuz 1995 Avustralya Açık şampiyonu Mary Pierce’ın bu sezona da renk katması tüm tenis severlerin ortak dileği. 30 yaşındaki Fransız, 5 numaralı seribaşı olduğu turnuvada, güçlü rakiplerinin en çok çekindiği oyunculardan biri olmaya devam ediyor.
ÇEKLERİ İZLEYELİM!
2005’in hayal kırıklığı yaratan Rus oyuncularının yerini bu sezon Çekler alacağa benziyor. Daha önce de bu satırlarda hakkında bolca kalem oynattığımız Nicole Vaidisova’nın vakti geldi. Çeklerin yeni yıldızı, bu sezon grand slam serisinde final oynayabilecek kapasiteye sahip. 2005’in sonundaki Asya turunda 3 WTA zaferiyle sonuçlanan 18 maçlık galibiyet serisi yakalayan Nicole, 48-15’lik maç kaydıyla tamamladığı sezonu dünyanın en iyi 15 oyuncusu arasında kapattı. Özellikler sert zeminde kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir oyuncu.
Geçen sezon çıkış yapan bir başka Çek oyuncu da Vaidisova’nın Fed Cup takımından partneri olan Lucie Safarova. 19 yaşındaki Safarova; Schnyder, Safina ve Penetta ile gibi üç önemli rakibi arka arkaya devirerek kazandığı Gold Coast şampiyonluğuyla gözünün ilk 20’de olduğunu ispatladı. 2005’i 47. sırada tamamlayan Safarova’nın kariyerinde henüz grand slam turnuvalarında kazanılmış maç galibiyeti bulunmuyor, ancak dördüncü büyük turnuvasında bu şanssızlığına da son verecektir.
2005’in hızlı yükselenlerinden Ana Ivanovic, yeni yıla da Amelie Mauresmo’yu devirerek sağlam bir giriş yaptı. Geçen sezon tur dahilinde oynadığı 54 maçın 40’ını kazanan Yugoslav oyuncu heyecan verici genç yetenekler arasındaki yerini pekiştirdi.
İKİ ÖZBEK, İKİ DAVET
Turnuvanın merakla beklenen wild card (özel davet) kontenjanında ilgi çekici isimler bulunuyor. Tek erkeklerde 19 yaşındaki Özbek Denis Istamin, geçtiğimiz yıl Asya Şampiyonluğunu kazandığı için ana tabloya direkt olarak alındı ve ilk turda Federer’le eşleşti. Sezonu ATP sıralamasında 196. olarak noktalayan Istamin’le birlikte tek bayanlarda da vatandaşı Akgul Amanmuradova ana tabloya giriş vizesini aldı. Asya tenisinde yükselen bir değer olan Özbekistan, böylece yaptığı yatırımların karşılığını da görmeye başladı.
2003’ten bu yana yeniden sessizliğe gömülen Mark Philippoussis, 16. kez ana tabloda yer alarak rekora doğru giden Nicole Pratt, Petr Luczak, efsanevi yıldız Tony Roche tarafından yetiştirilen yeni yıldız adayı 19’luk Sophie Ferguson ve dünya sıralamasında 350’nin dışında olmasına rağmen, beş yıllık bir aradan sonra yeniden Avustralya adına tenis oynamaya karar verince Avustralya Açık komitesince ‘aforoz’ edilen Jelena Dokic, ev sahibi ülkenin ana tabloya kontenjan aracılığıyla dahil ettiği oyuncular oldu.
Wild-Card’lar arasında en önemlisi ise hiç kuşkusuz turnuva tarihi için kilometre taşı olmuş bir şampiyona ait. 2002 Ekim’inden bu yana profesyonel tenisten uzak olan Martina Hingis, 2 Ocak’ta Gold Coast turnuvasında kortlara döndü. 25 yaşındaki oyuncu turnuvada yarı finale kadar yükseldi, ancak daha sonra geçtiği Sydney’de gerçek bir sınav niteliğindeki maçta Justine Henin-Hardenne’e ilk turda yenildi. Melbourne’de 1997-2002 arası peş peşe tam 6 final oynayan Hingis’in yeniden Avustralya’da oynayacak olması, kendisinden büyük beklentiler olmasa da apayrı bir tad olacak. Hingis, ilk turda 30 numaralı seribaşı olan Vera Zvonareva ile karşı karşıya gelecek.
ÇİFTLERDE FORMAT DEĞİŞİKLİĞİ
Turnuvanın çiftler mücadelesinde bu yıldan itibaren skor formatı değiştirildi. Geçtiğimiz yıl ATP’de uygulanan yeni sistemin amacı, çift maçlarının süresini tahmin edilebilir bir seviyeye çekerek TV yayınlarına uygun hale getirmek… Bu amaçla, çift maçlarında artık oyunlarda beraberlik oluşması halinde avantaj uygulanmayacak ve bir sonraki puanı alan taraf direkt olarak oyunu hanesine yazdıracak. Setler yine tie-break’le sonuçlanacak. İki setin taraflarca paylaşılması durumunda, üçüncü set yerine 10’da biten Match Tie-Break uygulamasına geçilecek.
14 gün boyunca tenis dünyasının en iyilerinin çarpışacağı turnuva öncesinde organizatörler ve seyircilerin, sakatlıklar yüzünden keyfi kaçtı. Safin ve Nadal’ın çekildiği turnuvada, Clijsters ve Sharapova’nın durumu da pek net değil. Herşeye rağmen, son yıllarda unutulmaz maçlara sahne olan Rod Laver Arena’da tarihe geçen anlara tanıklık edeceğimiz kaçınılmaz görünüyor...
FEDERER KALDIĞI YERDEN DEVAM ETMEK İSTİYOR
Tek Erkeklerde turnuvanın 1 numaralı seribaşı olan Roger Federer, geride bıraktığı “açık ara” başarılı sezonun ardından, bu sezon da büyük turnuvalara odaklandı. Geçtiğimiz yıl 240 dakikalık olağanüstü maçta Marat Safin’e takılıp Avustralya’dan eli boş dönen İsviçreli, sezonu 81-4’lük müthiş sezon kaydıyla tamamlayarak, McEnroe’nun 81-3’ünün (1984) ardından en başarılı yıllık maç kaydı kategorisinde adını tarihe kazımıştı. 2005’te yalnızca bir sert kort (Safin, Avustralya Açık) maçı kaybeden Roger, bu sezona da Katar’da kazandığı şampiyonlukla merhaba dedi. Federer, hiç kuşku yok ki üstün oyun zekası ve yeteneğiyle, turnuvanın tek erkekler şampiyonluğuna en yakın isim.
Roger Federer’in son yıllardaki üstünlüğüyle ilgili iki de not ekleyelim: İsviçreli yıldız, dünya klasmanında 1 numarada yer aldığı üst üste 104. haftayı geçiriyor. Önümüzdeki ay, tarihte 1 numarada en fazla kalan oyuncu klasmanında Borg gibi bir efsaneyi aşarak beşinciliğe yerleşecek. Grafiği geçtiğimiz yıl gibi bulutların yakınlarında bir yerlerde seyrettiği taktirde, 160 haftayla Jimbo’ya ait (Jimmy Connors) aralıksız dünyanın 1 numarası olma rekorunu da eline geçirecek. Tabii bu, Avustralya Açık’ı kazandığı taktirde, yedinci grand slam şampiyonluğuna 25 yaşından önce erişmenin yanında önemsiz gibi görülebilir!
NADAL VE SAFİN…
İsviçrelinin en önemli iki rakibi olan Marat Safin ve Rafael Nadal’ın başı son günlerde sakatlıklarla belada… Melbourne’de unvanını korumak için raket sallamayı uman Marat’a sol dizindeki sakatlık izin vermedi. Safin, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında yapılan Cincinnati Master Series turnuvasından bu yana kortlardan uzak bulunuyor.
Safin’le birlikte Federer’i en fazla tehdit eden diğer bir oyuncu olan Rafael Nadal da hazırlıklarını sürdürmesine rağmen turnuvanın başlamasına beş gün kala Avustralya’da yer alamayacağını açıkladı. Sert zemindeki büyük turnuvalarda şu ana kadar sansasyonel bir başarı yakalayamayan genç İspanyol, ATP Tour’a 13 Şubat’taki Marsilya turnuvasıyla geri dönecek.
TEHLİKELİ ADAM LJUBİCİC
Avustralya Açık’ta can yakacaklar arasında öncelikli dikkat çekilmesi gereken oyuncu Hırvat Ivan Ljubicic. Geçtiğimiz yıl sekiz ATP finali oynayıp ikisini kazanan Ljubicic, 2006 sezonunu da Hindistan’da açtı. Chennai’deki turnuvada bir maç sayısı çevirdiği Kristof Vliegen maçını ve finaldeki 7-6, 6-2’lik Carlos Moya galibiyetini aynı günde kazanan Hırvat oyuncu, turda ‘büyük maçların adamı’ olarak ün yaptı. Aralık ayında Ancic’le birlikte ülkelerine yaşattıkları tarihi Davis Kupası zaferinin sıcaklığı sürerken, Korkunç Ivan’dan bir ‘sürpriz’ daha görebiliriz.
Avustralya’nın son iki yılda çok geri planda kalan yıldızı Lleyton Hewitt - 2005’te finalde Safin’e kaybetmişti -, medyada aşk dedikodusuyla anıldıkça kariyeri sarsıntılar geçiren dünyanın dört numarası (turnuvanın iki numaralı seribaşı) Andy Roddick, Federer’i son yenen adam David Nalbandian (seribaşı:4) diğer önemli seribaşları olarak korta çıkacaklar.
BAYANLARDA DURUM KARIŞIK
Geçtiğimiz yıl çok çekişmeli bir sezon yaşadığımız WTA’de, sezonun ilk grand slami öncesinde de ‘önümüzü görmek’ hayli güç! Hareketli günler geçiren bayanlar cephesinde dünyanın bir numarasındaki Lindsay Davenport sezona Melbourne’de başlayacak. Geçen yılki çift grand slam finalinin ardından tecrübeli yıldız bu kez kupayı kapmayı hedefliyor.
Tam 5 büyük turnuva finalinde hüsran yaşadıktan sonra Amerika Açık’ı kazanarak özlediği mutluluğa kavuşan Belçikalı yıldız Kim Clijsters, sezonu Sydney’deki Medibank International’da açacaktı. Ancak ITF’in 2005 dünya şampiyonu olan Clijsters, sakatlığı nedeniyle bu turnuvadn çekildi ve Melbourne’de oynamasının da kesinleşmediğini açıkladı. Oynadığı taktirde, fiziki durumunun Belçikalıyı ne derece etkileyeceğini kestirmek zor.
Maria Sharapova’nın da turnuvada oynayıp oynamayacağı belirsizliğini koruyor. Genç Rus, yaklaşık 10 gün önce çekilebileceğini açıklamasına rağmen, organizasyon komitesi alelacele - en azından günü kurtarmak için - Maria’nın Avustralya’ya geleceğini açıkladı. Haziran ayında kupa kaldırdığı Birmingham’dan bu yana şampiyonluk sevinci yaşayamayan Sharapova’nın sezonun ilk grand slamini kazanmasını beklemenin pek gerçekçi olmadığı kanısındayım. Sharapova, 4 numaralı seribaşı olarak şansını zorlayacak.
2005’teki müthiş performansını hayretler içinde izleyerek pek memnun olduğumuz 1995 Avustralya Açık şampiyonu Mary Pierce’ın bu sezona da renk katması tüm tenis severlerin ortak dileği. 30 yaşındaki Fransız, 5 numaralı seribaşı olduğu turnuvada, güçlü rakiplerinin en çok çekindiği oyunculardan biri olmaya devam ediyor.
ÇEKLERİ İZLEYELİM!
2005’in hayal kırıklığı yaratan Rus oyuncularının yerini bu sezon Çekler alacağa benziyor. Daha önce de bu satırlarda hakkında bolca kalem oynattığımız Nicole Vaidisova’nın vakti geldi. Çeklerin yeni yıldızı, bu sezon grand slam serisinde final oynayabilecek kapasiteye sahip. 2005’in sonundaki Asya turunda 3 WTA zaferiyle sonuçlanan 18 maçlık galibiyet serisi yakalayan Nicole, 48-15’lik maç kaydıyla tamamladığı sezonu dünyanın en iyi 15 oyuncusu arasında kapattı. Özellikler sert zeminde kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir oyuncu.
Geçen sezon çıkış yapan bir başka Çek oyuncu da Vaidisova’nın Fed Cup takımından partneri olan Lucie Safarova. 19 yaşındaki Safarova; Schnyder, Safina ve Penetta ile gibi üç önemli rakibi arka arkaya devirerek kazandığı Gold Coast şampiyonluğuyla gözünün ilk 20’de olduğunu ispatladı. 2005’i 47. sırada tamamlayan Safarova’nın kariyerinde henüz grand slam turnuvalarında kazanılmış maç galibiyeti bulunmuyor, ancak dördüncü büyük turnuvasında bu şanssızlığına da son verecektir.
2005’in hızlı yükselenlerinden Ana Ivanovic, yeni yıla da Amelie Mauresmo’yu devirerek sağlam bir giriş yaptı. Geçen sezon tur dahilinde oynadığı 54 maçın 40’ını kazanan Yugoslav oyuncu heyecan verici genç yetenekler arasındaki yerini pekiştirdi.
İKİ ÖZBEK, İKİ DAVET
Turnuvanın merakla beklenen wild card (özel davet) kontenjanında ilgi çekici isimler bulunuyor. Tek erkeklerde 19 yaşındaki Özbek Denis Istamin, geçtiğimiz yıl Asya Şampiyonluğunu kazandığı için ana tabloya direkt olarak alındı ve ilk turda Federer’le eşleşti. Sezonu ATP sıralamasında 196. olarak noktalayan Istamin’le birlikte tek bayanlarda da vatandaşı Akgul Amanmuradova ana tabloya giriş vizesini aldı. Asya tenisinde yükselen bir değer olan Özbekistan, böylece yaptığı yatırımların karşılığını da görmeye başladı.
2003’ten bu yana yeniden sessizliğe gömülen Mark Philippoussis, 16. kez ana tabloda yer alarak rekora doğru giden Nicole Pratt, Petr Luczak, efsanevi yıldız Tony Roche tarafından yetiştirilen yeni yıldız adayı 19’luk Sophie Ferguson ve dünya sıralamasında 350’nin dışında olmasına rağmen, beş yıllık bir aradan sonra yeniden Avustralya adına tenis oynamaya karar verince Avustralya Açık komitesince ‘aforoz’ edilen Jelena Dokic, ev sahibi ülkenin ana tabloya kontenjan aracılığıyla dahil ettiği oyuncular oldu.
Wild-Card’lar arasında en önemlisi ise hiç kuşkusuz turnuva tarihi için kilometre taşı olmuş bir şampiyona ait. 2002 Ekim’inden bu yana profesyonel tenisten uzak olan Martina Hingis, 2 Ocak’ta Gold Coast turnuvasında kortlara döndü. 25 yaşındaki oyuncu turnuvada yarı finale kadar yükseldi, ancak daha sonra geçtiği Sydney’de gerçek bir sınav niteliğindeki maçta Justine Henin-Hardenne’e ilk turda yenildi. Melbourne’de 1997-2002 arası peş peşe tam 6 final oynayan Hingis’in yeniden Avustralya’da oynayacak olması, kendisinden büyük beklentiler olmasa da apayrı bir tad olacak. Hingis, ilk turda 30 numaralı seribaşı olan Vera Zvonareva ile karşı karşıya gelecek.
ÇİFTLERDE FORMAT DEĞİŞİKLİĞİ
Turnuvanın çiftler mücadelesinde bu yıldan itibaren skor formatı değiştirildi. Geçtiğimiz yıl ATP’de uygulanan yeni sistemin amacı, çift maçlarının süresini tahmin edilebilir bir seviyeye çekerek TV yayınlarına uygun hale getirmek… Bu amaçla, çift maçlarında artık oyunlarda beraberlik oluşması halinde avantaj uygulanmayacak ve bir sonraki puanı alan taraf direkt olarak oyunu hanesine yazdıracak. Setler yine tie-break’le sonuçlanacak. İki setin taraflarca paylaşılması durumunda, üçüncü set yerine 10’da biten Match Tie-Break uygulamasına geçilecek.