- Katılım
- 6 Mar 2005
- Üye No:
- 6,023
- Mesajlar
- 11,523
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 36
- Cinsiyet:
- erkek
Mustafa İzberk
Ardına bakıp önünü görmek!
"Türkçe???? 20. yüzyıl başında: "in'itaf, tebaüt, taharri, tevaggul, iptidar, mütehalli, iksa, iktisap, suubet, iktitaf, ifham, tefhim, intihap, ihfa, ızmar, ızhar, itâle, îzam, îvicaç, muhtelit, tahlif, müsaraat, pişuva, peyam, penah, nemika, çaker, atebe, ulya, sülûk, dalâlet, küster, tahlis, giriban, bünyan, kesan, iğtinam, menut, inikat, tecezzi, istizah, umde, menafi, tayip, sürur, derpiş, müntehip, harîk, itfa, müstefreşe, tıfl, sabavet, murakka, tasgıyr, terhiç, ezman, kühulet, tevkıyr, tetviç, sâmi, ubudiyet, evidda, çâkerane, suda, derkâr, ifate, garra, fahimane, havf, haşyet, ilka, müstebat, ağaz, hâcegân, çup, endaz, nâlesâz, müşekkel, recül, asafane, takbil, damen, yevm, esbak, tasfir, müsadere, bahr, bâbûs, butlan, giran, imtisal, simat, payimâl, âti, tekaddüm, fesahat, bâdemâ, bîgerân, cânibdâr, infikâk, meham, sîm, zer, ıttılaat, sinin, ehire, binaber, ifâdât, medlûl, hakayık, mezbur, çend, mah, fütüvvet, dûr, mekremet, uzmâ, tekrim, bûsî, hâyide, kariha, tâcdar, sîga, musâhabe, gaaib, mukataa, zeyl, mugayir, masuniyyet, teşriyye, adem, istizah1, mursil, mâkûs, dessam, zû, selaset, ılkah, muntazır, kerime, kıraet, hibre, ceyş, pişdar, isna, tefahhus, istitrad, munkazi, mugalata, iğtinam, suubet, mütemerrit, müddeabih, müşarünileyh, müvelled, tevsim, müzahrefat, ra'na, mafulünanh, hamra, mütebadilatan, evcül, cezriyye, nahiv, huzzar, zaît, izdiyat, izdiyat, bibehre, müteamil, tarafeyn, ligarazın, güzeşte, hahiş, mehveş, reftar, hemzeban, müteamil, bedhah, hafî, inhidâm, mekûlât, teehhur, âhenîn, bıdâa, ezvâç, germ, ibhâm, ihticâç, infisâl, keene, kârzâr, mergûp, mezbûr, mütehâşi, paymâl, tafviz, tebennî, ıttıla, ihafe, ihfâ, istibşar, izdiyâd, serfürü, tefahhus2 (...) (...) (...)"
21. yüzyıl başında:
"kesh para, kiosk bankacılığı, kadınlık trendy, see kayaking, Radyo Fe-male, multi koruma, Taxim Shaft Zifft, Balık-chı, Gecce, evichi, çim stone, Aycell, Veycell, ALI CEKSIN, AÇI CEKSIN, Mashattan, sheap shak, açık light, koyu dark, Nefish, Casaba, efendy, boutique, cep to cep, Pasha, ses to ses, Rush-bar, porttakal, chilek, big para, taxsi, Club Ashk, İs-mail, canteen, döner chi, tawuk, güvenly, keb-up, mydonose, carpuzz, sınavatör, Mc Yörük's, Dedikodulu&Berdush, Chivi, Wah Wah, Tivibu, Chat kapı, ciğerchi, dawool, bar-duck, İNDİRİM Lee, yeshil, Ye-Mc, gelecexs, waplakazan, yemish, back-lemeyin, CEP CLIP CILIR, Harby lezzet, minnder, chatal, besemex, Neremy, Findux, Yepnew, The Don (...) (...) (...)"
"NTV BLM, MACHARNA, Komshu, ÇİN LEE, COVVA, kampüsistan, çıngrock, İsthanbul, HALIDROM, MACHKA, İstanblue, Pidebank, Bebek Evy, İxtanbul, iii şanslar, jettvel, (iş)TCELL, exi 26 (...) (...) (...)"3
"Yalakha, Tipshis, Ankamall, Ceketland, NusrET, Malltepe, Giyland, Beykozz, Nursalce, Coondra, Tumany, Yuxexes (...) (...) (...)"4
Değerli okurlar, dizilemenin başındaki "çıldırtan" Osmanlıca(!) saçmaları, en az 400 yıl bu ülke dilini, düşüncesini -bir aydınlar üretimsizliği bağlamında- sıfırladı. (Oysa aynı dönemde Ortaçağdan çıkan Batı, yeryüzünün son uygarlığını -bir aydınlar üretimi: "Aydınlanma" bağlamında- yaratabildi). Bu ölümcül olgu Türklerin onbinlerce yıl boyunca yaşamış oldukları en yıkıcı ortamı bizlere geldi dayattı.
Durum bu denli bir yıkım sergilerken, 1 sıralı ekinsel günlüğümüzde (it. gazete) bile tüm yazı başlıkları -öz Türkçe karşılıkları, diller gömütlüğüne atılarak- Arabî/English sözcüklerle süslenirken, önümüze bu yeni ağı (Ar. zehir) kabı kondu... Yetmedi, şimdi de: Erselik-iğdiş-er dişi, kırma (Ar. Hünsa, melez) sözcükler ordusu!...
Yukarıda izlediğiniz öğrenmelik (Ar. ibretlik) gösteri, Türkçe'nin son yüzyıl boyunca ne durumlara düştüğünü segiliyor. Doğal, yalnız Türkçe'nin değil Türk kişisinin de...5 Şaşırdınız. Anlı şanlı Türk "media"sında (basın-yayın), böylesi sergilemeleri pek göremezsiniz. Ne iştir ki, bütün bunları birkaç Türkçesever yurttaş sizlere duyurur!.. 70 artık (AR. küsur) milyon kişimiz de -tam turizmlik- : "70 milyon Uyurlar" mağarasında uyuklamalarını sürdürürler!..
Bu ölçü, kural tanımaz kargaşayı (Gr. kaos), dahası zırvayı kimlerkarar, kotarır? Kaç kişidirler? Kökenleri nedir? -demem nereden gelir nereye giderler?- Yeryuvarı benzersizi, güzelim Boğaziçi'nin tepesinde yükselen (yükseklik sınırsız!) gökdelen, gökdeşenlerin oturanı seçkinden.. ülkenin uçra, kervan geçmez, ıssız dağının yol gözler ‘kendin pişir'cisine dek toplumun kanına bir nenler aşılayıp duran bu "bilinç ayıplı" yurttaşlar kimlerdir? Nasıl bir ortadan kaldırıcı sömürgeciliğin –bilmeyerek de olsa- koşutu (Fr. paralel) edimlerdedirler?
Yeryuvarında benzer bir sapma örneği var midir?6 Bir kişi, yurdunun dilini böylesine aşağılama, alçaltma, gülünçleştirme(...) "demirkıratlığını" nereden edinir, bulur buluşturur, kuşanır?!. Bu sapışın kaynağı, etkeni, nedeni nedir? Ne olabilir bağımlı bir düşüncenin dışında?
Bunun yanında, bir yabancı dilin de gönlü sayılır (Ar. hatır) ölçüde ilenilmesi (AR. kahredilmesi) ne tür bir benliğin başyapıtıdır.7 Kimi yurttaşlar, öbür dillere ilişme gözükaralığını nereden bulmaktadırlar? Bu tutumun ülkeler arasında bir yri, yoluncalığı var mıdır? Bu yeryüzünün ekmeğini yiyen, suyunu içen varlıkların her türden "dil"e karşı sözü geçen davranışları nasıl bir eğitim, görgü, bilinç boşluğunun ürünüdür?!.
Dahası da var –gene anadilimize dönelim- .. bu ölümcül edimleri ‘ne nitelikte bir dile karşı' gütmektedirler?.. Adına Türkçe denen, Yeryuvarının
• ‘ilk' (günümüzde yazılı olarak okuyabildiğimiz, en az 5 abecesiyle, 17.000 yaşında)8
• ‘en büyük' (2 büyük dal, 8 küme, 41 ağızdan (Ar. lehçe) oluşur)
• ‘en nitelikli' (yabancı dil bilginleri onu kristale benzetirler)
• ‘en kolay' (öğrenenler böyle der)
• ‘en bilimsel' (matematiğe en çok benzeyen, türetken dil) (...)
Bir yeryüzü, yer tarihi diline karşı!..
1000 yıllık Anadolu tarihinde, bilisiz (Ar. cahil) yöneticilerin, seçkin(!)lerin, -aydınların değil- Türklüğe, Türkçe'ye sırt dönmüş olmaları, bugün de bu kutsuz (Ar. talihsiz) girişimlere göz yummamızın nedeni olamaz. O kişilerin, kuruluş dönemlerinden sonra ele geçirdikleri iki devletimizin, büyük düşyıkımlarıyla (Ar. hüsran), acılarla en sonunda yokluğa karıştıklarını (her alanda), unutmayalım...9
Yukarıda sözünü ettiğimiz becerileri kıvıran dil bitiricilerinden (İng. terminator) birine Londra'ya dek uzanmasını, Times ırmağı çevresindeki Queen Victoria Street'te bir mağazaya girip görevliye adı ‘Richard's' olan yerin dışyazısını (İt. tabela) "Rich'in Yery" olarak değiştirmesinin çok çekici bir de anlamlı olacağını söylemesini salık veririm... Alacağı yanıtın adamımızın beklediği türden bir yanıt olmayacağını.. dahası, bir yanıttan bile başka birsnen olacağını belirtmeme bilmem gerek var mı?!.
Kişioğlu diliyle düşünür. Bence dil, kişiler arası iletişimde de önemli: Düşüncenin aracıdır. Dili köreltilenin (aşağılanın) düşüncesi ne olmaz?!. İçinde yaşadığımıza inanamadığımız bu oyun, bir "oyun" değildir... Bu yol bir yeryüzü ulusunun yok ediliş yoludur –bilmeyerek araç edilseniz bile-. Bizleri de o yola sokmaya yeltenenler var.. üstelik bu gidişle giriştikleri ölümcül işte bir süre sonra onlara pek de iş düşmeyecek bir aşamaya varacaklardır.
Bilesiniz!.. –bilmek de yetmez-
Yapasınız!.. –ne gerekiyorsa-
Dipnotlar:
1- Ömer Asım Aksoy, "Özleştirme Durdurulamaz", TDK Yayınları, sf. 55, 58, 1973, Ankara.
2- Ömer Asım Aksoy, "Gelişen ve Özleşen Dilimiz", TDK Yayınları, sf. 20, 49, 59, 1973, Ankara.
3- Rüştü Erata, "Türkçe Konuşmanın Püf Noktaları", Alfa Yayınları, 2010, İstanbul.
4- Hüseyin Movit'ten (Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu kurucu Başkanı/Eleştirmen) değerli bir katkı.
5- 2000'li yılların başında "Türk kişisi" nedir: Ortalama ‘üç buçuk yıllık' eğitim, 4 milyon günlük (İt. gazete) baskı sayısı, 140'ı aşkın üniversite(!)... Bunlar ayrı bir yazı konusudur. Kesinder, "Atatürk devrimi kişi niteliğin" kavramından gitgide uzaklaşalayor.
6- ‘Singlish', bugün serbest gemilik (Gr. liman) olan Singapur'da konuşulan dil. Türkleri Singapurlularla karşılaştıralım mı ne dersiniz?..
7- Bitiricilerimiz hiç de ayırdında olmayarak Türkçe'nin yanında Arapça sözcüklere de kıymışlar. Böylelikle bir taşla –İngilizce de içinde- 3 dile kıyma becerisini göstermişler. Kutlasak mı?!.
8- "Türkçe" abeceler/okuku-pult, okusunu pult (okuma putu, imi) dizgesi
a) Uluğkem-Yenisey, -8000
b) Açıktaş, Talas, (35 tamga) -5000
c) Etrüsk-İtayla, (68 tamga) -2500
d) Marsilyana-İtalya, -700
e) Latin-Türkiye, +1926
Uygurlar, Soğd (Eski bir İran dili) abecesini, sonrakiler, Arap abecesini aldılar. Bunlar türk abeceleri içine girmez. Latin abecesine gelince, bunun temeli de Etrüsk Türklerinin abecesinden başka bir nen değildi. (Haluk Tarcan, Ön-Türk Tarihi, Kaynak Yayınları, sf. 120, 143, 257, 287, 289, 293,... 1998, İstanbul)
9- Anadolu Selçukluları 10 kuşak, Osmanlılar 31 kuşak sonra yıkıldılar. Bu sonuncular, ‘devşirme' kurumunun yardımıyla da köklerinden koparak, bu süreci kolay kıldılar.
Bilmiyorum devşirme gibi bir kavram tarihte başka devletlerce de bulunmuş mu idi?..
Ardına bakıp önünü görmek!
"Türkçe???? 20. yüzyıl başında: "in'itaf, tebaüt, taharri, tevaggul, iptidar, mütehalli, iksa, iktisap, suubet, iktitaf, ifham, tefhim, intihap, ihfa, ızmar, ızhar, itâle, îzam, îvicaç, muhtelit, tahlif, müsaraat, pişuva, peyam, penah, nemika, çaker, atebe, ulya, sülûk, dalâlet, küster, tahlis, giriban, bünyan, kesan, iğtinam, menut, inikat, tecezzi, istizah, umde, menafi, tayip, sürur, derpiş, müntehip, harîk, itfa, müstefreşe, tıfl, sabavet, murakka, tasgıyr, terhiç, ezman, kühulet, tevkıyr, tetviç, sâmi, ubudiyet, evidda, çâkerane, suda, derkâr, ifate, garra, fahimane, havf, haşyet, ilka, müstebat, ağaz, hâcegân, çup, endaz, nâlesâz, müşekkel, recül, asafane, takbil, damen, yevm, esbak, tasfir, müsadere, bahr, bâbûs, butlan, giran, imtisal, simat, payimâl, âti, tekaddüm, fesahat, bâdemâ, bîgerân, cânibdâr, infikâk, meham, sîm, zer, ıttılaat, sinin, ehire, binaber, ifâdât, medlûl, hakayık, mezbur, çend, mah, fütüvvet, dûr, mekremet, uzmâ, tekrim, bûsî, hâyide, kariha, tâcdar, sîga, musâhabe, gaaib, mukataa, zeyl, mugayir, masuniyyet, teşriyye, adem, istizah1, mursil, mâkûs, dessam, zû, selaset, ılkah, muntazır, kerime, kıraet, hibre, ceyş, pişdar, isna, tefahhus, istitrad, munkazi, mugalata, iğtinam, suubet, mütemerrit, müddeabih, müşarünileyh, müvelled, tevsim, müzahrefat, ra'na, mafulünanh, hamra, mütebadilatan, evcül, cezriyye, nahiv, huzzar, zaît, izdiyat, izdiyat, bibehre, müteamil, tarafeyn, ligarazın, güzeşte, hahiş, mehveş, reftar, hemzeban, müteamil, bedhah, hafî, inhidâm, mekûlât, teehhur, âhenîn, bıdâa, ezvâç, germ, ibhâm, ihticâç, infisâl, keene, kârzâr, mergûp, mezbûr, mütehâşi, paymâl, tafviz, tebennî, ıttıla, ihafe, ihfâ, istibşar, izdiyâd, serfürü, tefahhus2 (...) (...) (...)"
21. yüzyıl başında:
"kesh para, kiosk bankacılığı, kadınlık trendy, see kayaking, Radyo Fe-male, multi koruma, Taxim Shaft Zifft, Balık-chı, Gecce, evichi, çim stone, Aycell, Veycell, ALI CEKSIN, AÇI CEKSIN, Mashattan, sheap shak, açık light, koyu dark, Nefish, Casaba, efendy, boutique, cep to cep, Pasha, ses to ses, Rush-bar, porttakal, chilek, big para, taxsi, Club Ashk, İs-mail, canteen, döner chi, tawuk, güvenly, keb-up, mydonose, carpuzz, sınavatör, Mc Yörük's, Dedikodulu&Berdush, Chivi, Wah Wah, Tivibu, Chat kapı, ciğerchi, dawool, bar-duck, İNDİRİM Lee, yeshil, Ye-Mc, gelecexs, waplakazan, yemish, back-lemeyin, CEP CLIP CILIR, Harby lezzet, minnder, chatal, besemex, Neremy, Findux, Yepnew, The Don (...) (...) (...)"
"NTV BLM, MACHARNA, Komshu, ÇİN LEE, COVVA, kampüsistan, çıngrock, İsthanbul, HALIDROM, MACHKA, İstanblue, Pidebank, Bebek Evy, İxtanbul, iii şanslar, jettvel, (iş)TCELL, exi 26 (...) (...) (...)"3
"Yalakha, Tipshis, Ankamall, Ceketland, NusrET, Malltepe, Giyland, Beykozz, Nursalce, Coondra, Tumany, Yuxexes (...) (...) (...)"4
Değerli okurlar, dizilemenin başındaki "çıldırtan" Osmanlıca(!) saçmaları, en az 400 yıl bu ülke dilini, düşüncesini -bir aydınlar üretimsizliği bağlamında- sıfırladı. (Oysa aynı dönemde Ortaçağdan çıkan Batı, yeryüzünün son uygarlığını -bir aydınlar üretimi: "Aydınlanma" bağlamında- yaratabildi). Bu ölümcül olgu Türklerin onbinlerce yıl boyunca yaşamış oldukları en yıkıcı ortamı bizlere geldi dayattı.
Durum bu denli bir yıkım sergilerken, 1 sıralı ekinsel günlüğümüzde (it. gazete) bile tüm yazı başlıkları -öz Türkçe karşılıkları, diller gömütlüğüne atılarak- Arabî/English sözcüklerle süslenirken, önümüze bu yeni ağı (Ar. zehir) kabı kondu... Yetmedi, şimdi de: Erselik-iğdiş-er dişi, kırma (Ar. Hünsa, melez) sözcükler ordusu!...
Yukarıda izlediğiniz öğrenmelik (Ar. ibretlik) gösteri, Türkçe'nin son yüzyıl boyunca ne durumlara düştüğünü segiliyor. Doğal, yalnız Türkçe'nin değil Türk kişisinin de...5 Şaşırdınız. Anlı şanlı Türk "media"sında (basın-yayın), böylesi sergilemeleri pek göremezsiniz. Ne iştir ki, bütün bunları birkaç Türkçesever yurttaş sizlere duyurur!.. 70 artık (AR. küsur) milyon kişimiz de -tam turizmlik- : "70 milyon Uyurlar" mağarasında uyuklamalarını sürdürürler!..
Bu ölçü, kural tanımaz kargaşayı (Gr. kaos), dahası zırvayı kimlerkarar, kotarır? Kaç kişidirler? Kökenleri nedir? -demem nereden gelir nereye giderler?- Yeryuvarı benzersizi, güzelim Boğaziçi'nin tepesinde yükselen (yükseklik sınırsız!) gökdelen, gökdeşenlerin oturanı seçkinden.. ülkenin uçra, kervan geçmez, ıssız dağının yol gözler ‘kendin pişir'cisine dek toplumun kanına bir nenler aşılayıp duran bu "bilinç ayıplı" yurttaşlar kimlerdir? Nasıl bir ortadan kaldırıcı sömürgeciliğin –bilmeyerek de olsa- koşutu (Fr. paralel) edimlerdedirler?
Yeryuvarında benzer bir sapma örneği var midir?6 Bir kişi, yurdunun dilini böylesine aşağılama, alçaltma, gülünçleştirme(...) "demirkıratlığını" nereden edinir, bulur buluşturur, kuşanır?!. Bu sapışın kaynağı, etkeni, nedeni nedir? Ne olabilir bağımlı bir düşüncenin dışında?
Bunun yanında, bir yabancı dilin de gönlü sayılır (Ar. hatır) ölçüde ilenilmesi (AR. kahredilmesi) ne tür bir benliğin başyapıtıdır.7 Kimi yurttaşlar, öbür dillere ilişme gözükaralığını nereden bulmaktadırlar? Bu tutumun ülkeler arasında bir yri, yoluncalığı var mıdır? Bu yeryüzünün ekmeğini yiyen, suyunu içen varlıkların her türden "dil"e karşı sözü geçen davranışları nasıl bir eğitim, görgü, bilinç boşluğunun ürünüdür?!.
Dahası da var –gene anadilimize dönelim- .. bu ölümcül edimleri ‘ne nitelikte bir dile karşı' gütmektedirler?.. Adına Türkçe denen, Yeryuvarının
• ‘ilk' (günümüzde yazılı olarak okuyabildiğimiz, en az 5 abecesiyle, 17.000 yaşında)8
• ‘en büyük' (2 büyük dal, 8 küme, 41 ağızdan (Ar. lehçe) oluşur)
• ‘en nitelikli' (yabancı dil bilginleri onu kristale benzetirler)
• ‘en kolay' (öğrenenler böyle der)
• ‘en bilimsel' (matematiğe en çok benzeyen, türetken dil) (...)
Bir yeryüzü, yer tarihi diline karşı!..
1000 yıllık Anadolu tarihinde, bilisiz (Ar. cahil) yöneticilerin, seçkin(!)lerin, -aydınların değil- Türklüğe, Türkçe'ye sırt dönmüş olmaları, bugün de bu kutsuz (Ar. talihsiz) girişimlere göz yummamızın nedeni olamaz. O kişilerin, kuruluş dönemlerinden sonra ele geçirdikleri iki devletimizin, büyük düşyıkımlarıyla (Ar. hüsran), acılarla en sonunda yokluğa karıştıklarını (her alanda), unutmayalım...9
Yukarıda sözünü ettiğimiz becerileri kıvıran dil bitiricilerinden (İng. terminator) birine Londra'ya dek uzanmasını, Times ırmağı çevresindeki Queen Victoria Street'te bir mağazaya girip görevliye adı ‘Richard's' olan yerin dışyazısını (İt. tabela) "Rich'in Yery" olarak değiştirmesinin çok çekici bir de anlamlı olacağını söylemesini salık veririm... Alacağı yanıtın adamımızın beklediği türden bir yanıt olmayacağını.. dahası, bir yanıttan bile başka birsnen olacağını belirtmeme bilmem gerek var mı?!.
Kişioğlu diliyle düşünür. Bence dil, kişiler arası iletişimde de önemli: Düşüncenin aracıdır. Dili köreltilenin (aşağılanın) düşüncesi ne olmaz?!. İçinde yaşadığımıza inanamadığımız bu oyun, bir "oyun" değildir... Bu yol bir yeryüzü ulusunun yok ediliş yoludur –bilmeyerek araç edilseniz bile-. Bizleri de o yola sokmaya yeltenenler var.. üstelik bu gidişle giriştikleri ölümcül işte bir süre sonra onlara pek de iş düşmeyecek bir aşamaya varacaklardır.
Bilesiniz!.. –bilmek de yetmez-
Yapasınız!.. –ne gerekiyorsa-
Dipnotlar:
1- Ömer Asım Aksoy, "Özleştirme Durdurulamaz", TDK Yayınları, sf. 55, 58, 1973, Ankara.
2- Ömer Asım Aksoy, "Gelişen ve Özleşen Dilimiz", TDK Yayınları, sf. 20, 49, 59, 1973, Ankara.
3- Rüştü Erata, "Türkçe Konuşmanın Püf Noktaları", Alfa Yayınları, 2010, İstanbul.
4- Hüseyin Movit'ten (Türkçe Gönüllüleri-Dil İzleme Grubu kurucu Başkanı/Eleştirmen) değerli bir katkı.
5- 2000'li yılların başında "Türk kişisi" nedir: Ortalama ‘üç buçuk yıllık' eğitim, 4 milyon günlük (İt. gazete) baskı sayısı, 140'ı aşkın üniversite(!)... Bunlar ayrı bir yazı konusudur. Kesinder, "Atatürk devrimi kişi niteliğin" kavramından gitgide uzaklaşalayor.
6- ‘Singlish', bugün serbest gemilik (Gr. liman) olan Singapur'da konuşulan dil. Türkleri Singapurlularla karşılaştıralım mı ne dersiniz?..
7- Bitiricilerimiz hiç de ayırdında olmayarak Türkçe'nin yanında Arapça sözcüklere de kıymışlar. Böylelikle bir taşla –İngilizce de içinde- 3 dile kıyma becerisini göstermişler. Kutlasak mı?!.
8- "Türkçe" abeceler/okuku-pult, okusunu pult (okuma putu, imi) dizgesi
a) Uluğkem-Yenisey, -8000
b) Açıktaş, Talas, (35 tamga) -5000
c) Etrüsk-İtayla, (68 tamga) -2500
d) Marsilyana-İtalya, -700
e) Latin-Türkiye, +1926
Uygurlar, Soğd (Eski bir İran dili) abecesini, sonrakiler, Arap abecesini aldılar. Bunlar türk abeceleri içine girmez. Latin abecesine gelince, bunun temeli de Etrüsk Türklerinin abecesinden başka bir nen değildi. (Haluk Tarcan, Ön-Türk Tarihi, Kaynak Yayınları, sf. 120, 143, 257, 287, 289, 293,... 1998, İstanbul)
9- Anadolu Selçukluları 10 kuşak, Osmanlılar 31 kuşak sonra yıkıldılar. Bu sonuncular, ‘devşirme' kurumunun yardımıyla da köklerinden koparak, bu süreci kolay kıldılar.
Bilmiyorum devşirme gibi bir kavram tarihte başka devletlerce de bulunmuş mu idi?..