Anmaktan öte anlayabilmek

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

ChapullerOne

Kişisel Delişmen
Platin Üye
Katılım
31 Ağu 2006
Mesajlar
12,234
Beğeni puanı
0
Puanları
0
Yaş
46
Cinsiyet:
erkek
Nerden:
izmir
İz bırakanlar unutulmaz derler ya… Gerçekten kimileri öyle derin izler, hatıralar bırakmışlardır ki bırakın onları unutmayı, aklınızdan çıkarmanız bile zor olur! Metin Oktay işte öyle biri idi…

[Görsel erişilemez]

İsmail Sarp Aykurt

Metin Oktay’ı böyle değerli kılan, onu efsaneleştiren dinamikler ise sadece futbolculuğu ile ilgili değildi. Olamazdı da. Çünkü onu unutulmaz kılan 6 kez gol kralı olup, 217 gol atması ya da 26 maçta attığı 36 gol ile maç başına 1,4 gol ortalaması yakalaması olmadı hiçbir zaman.

Bunlar hep ayrıntı kaldı; kişiliğinin, hayata bakış açısının ve yaptıklarının yanında…

Bakın Çizgi Metin ne diyor;

Türk futbol tarihinde, taraflı tarafsız tüm sporseverler için Metin Ağabey efsane bir isimdir… Özel yaşamında tüm insanlara karşı derin bir sevgi beslemiş, her zaman dara düşen sporcuların ve dostlarının Hızır gibi imdadına –maddi veya manevi- yetişmiştir. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın idamına karşı yürütülen imza kampanyasına katılarak onların verdiği mücadeleye karşı ne kadar duyarlı olduğunu göstermişti. Onun bu yanını insanlarımızın çok azı bilir.

İşte Metin Oktay’ı her rengin bir parçası yapan, onu bir sembol haline getiren özelliklerinden birisi de budur.

Paraya düşkünlüğü sevmez Metin, düşkünleri de… Kendisini bir pazarlama aracı olarak belleyenleri, onu kullanmak isteyenleri de mahkum eder.

“İkinizin teklifine de hayır diyorum beyler. Benim sahada yaptığım ayak oyunlarının ne değeri olur, ne sözü olur, mecliste sizlerin arasında?” diyebilecek kadar da onurludur, emekliliğinin ardından CHP’li ve Adalet Parti’li vekillerin “bizden seçil, milletvekili ol” ısrarlarına karşın.

Günümüzdeki; futbolcudan yontulmuş çakma milletvekillerine de benzemez.

İşte bu yüzden “taçsız” kraldır …

Bir Fransız dergisinin kendisine yönelttiği “Yaklaşık bir yıl önce ezeli rakibiniz Fenerbahçe’ye ağları yırtan bir golünüz var. Bu gol ile ilgili olarak ne düşünüyorsunuz?” sorusuna;

“O gol bugün bile hatırlanıyor ise bu Fenerbahçe’nin büyüklüğünden dolayıdır” yanıtını samimiyetle verebilecek nadir insanlardandır.

Rakibe, taraftara, yaptığı işe ve sporun amatör ruhuna saygı duymayı, ne olursa olsun kazanmanın ardına yerleştiren kişilerden hiç olmamıştır. Damlacıkspor’da, Yün Mensucat’ta başladığı futbol yaşantısına her gün anlam yüklemeyi başarmıştır Metin.

Taa ki 13 Eylül 1991’de Boğaziçi Köprüsü çıkışında geçirdiği lanet olası kazaya kadardır bize katabildikleri…

Şimdikilerin yaptıkları ise öyle bir farklı ki.

Freni boşalmış kamyon gibi önümüze almış sürüklüyoruz ne kadar değer varsa. En küçük bir sportmenlik bile ödüllendirilebiliyor. Çünkü o kadar yabancılaşmışız ki değerlere, saygıya ve amatör bilince. Bırakın renklere, birbirimize, kültürlere olan karşılıklı saygıyı, yaptığımız işe bile saygımız kalmamış.

İşte böyle bir nesnellikte Metin Oktay gibilerin anlamı daha da büyüyor.

Biz birbirimizi her gün üzerken, o hala “Bizi sevenleri üzmeyelim baba” diyebiliyor ısrarla..

Ya da Çizgi Metin’e kızdığı gibi kızabiliyor bize de hala…

“Ben senin ağabeyin değil miyim? Tek solcu sporcu sen misin? Sana kaç kez haber gönderdiğim halde niçin gelmedin?”

Metin Oktay; yaptıklarıyla, kattıklarıyla, düşünceleri ile bugünün sporuna ışık tutmaya devam ediyor. Çürümüşlüğün, kirin, zirve yaptığı şimdilerde “Metin olmak” daha büyük bir anlam kazanıyor.

Yeni Metin Kurtlara, Metin Oktaylara, Şeref Beylere, Lefter’e, Baba Hakkı’ya, Baba Gündüz’e ise her zamankinden daha çok ihtiyacımız var artık…
Özlemle …

[Bağlantı erişilemez]
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst Alt