- Katılım
- 11 Ocak 2007
- Mesajlar
- 788
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- secilmemis
Mevsimin beyaz gelinligini giydigi ve gökyüzünen pirlantalar yagdirdigi kis günlerin birinde... Mekan Isvicre, Engelberg. Sabahin erken saatleri, kayak merkezine vardik. Hemen hazirliklarimizi tamamladik ve piste atildik. Snowboard favori sporlarimdandir. Nezaman piste ciksam cocuklar gibi heycanlandirim. Saatlerce snowboard kaymaktan asla bikmam.
Orda herkes kardan adama benzer:hahah: Bu benim benzetmemdir. Giydikleri kalin kayak elbiseleri, eldiven , ve gözlügün altinda kimseyi birbirinden ayirt edemezsiniz. komik ama hos bir tablo.
Büyük adimlarla teleferiklere dogru ilerliyorduk. cok kalabalikti. Herkes kiraladigi kayak takimlarini ayarlamaya calisiyordu. Benim kendime ait boardum oldugu icin onlarin arasindan siyrilip bir an önce dagin tepsine cikmak icin teleferik sirasinda önlere ulasmaya calisiyordum. Bu sirada kayaklariyal ilerlemekte zorluk ceken birisi önüme düsdü. (Isvicrede yabancilara karsi türkce kullanmak hosuma giderdi nede olsa anlamiyorlar:evillol:.) Düsen adami ceketinden cektim kaldirdim ayaga ve türkce ona
-"kalk len sürüngen"
dedim. hemen sapkasini ve gözlügünü cekti cikardi. ve bana
-"senin derdin ne" dedi.
Kücük dilimi yutmustum. onun bir türk ve bir bayan olmasindan cok güzelligi
aklimi basimdan aldi. cevap veremedim. kendi kendime
-"olum bu kiz sana göre fazla" dedim. mirildandigimi sanmistim ama galiba duyabilecegi sekilde söylemisim. "töbe töbe" diyerek arkasini döndü gitti.
ben sadece baka kaldim. o sirada arkadasim kolumdan cekti."hadi hadi biz kaymaya geldik."
Teleferige bindik nihayet. yolda arakadaslarima hayatimin sansini kacirdigimi anlatim. bir bakista aklimi basimdan alan birisini öylece sirtini dönüp gitmesine izin vermisitim. Olayin soku halen daha üzerimdeydi. Ark.lardan biri o kizin bir ögrenci gurubuyla beraber oldugunu ve hepsinin ayni kiyafetleri giydigini anlati ve tekrar karsilasirsin diyerek teselli veriyordu ve bir yandanda dalga geciyorlardi. inanmamistim tekrar karsilasabilecegime.
Aradan bir iki saat gecti. 4 kez pisti bastan sona kaymistik. 5 kez kayarken arkadasim parmaginla isaret ederek bir gurup ögrencilere isaret etti. Evet hepsi kayak kursunun verdigi ceketi giyordu. tanidim. Ama bir sorun vardi 10 kisi icinde onu bulmak. ama bunu pek dert ettmedim. yavasca yanlarina gittim. onlar kaplumba temposuyla tin tin kayiyorlardi. onu tanidim ve yanina dogru gittim. biraz artistlik yapayim dedim. hizlica yanina kaydim ve bordumu yan yatirarak üzerince kar sicratim.
emon08: istemeyerek korkutmusum ve oda kendini bu durumda yere atti. beni taniyinca gine azarlamaya basladi.
"ya salakmisin,belamisn anlayamadim. derdin ne..." bir yandan onun azarlamalari bir yandan arkadan gelen arkadaslarimin gülme sesleri. Gine kücük dilimi yutmustum. Ve üstelik bütün herkes durup bizi izliyordu. Kiz agzimi acmama firsat vermiyordu, verip veristiriyordu ta ki benden iyice uzaklasana kadar.
Arkadaslarimin yanina döndüm, hepsi hayal kirikligimi görmüslerdi ve gülmeyi kesmislerdi. onlarin suskunlugu durumumu biraz daha agirlastirdi. birsey yokmusum gibi davranmaya calisiyordum fakat onlar teselli vererek iyice berbat ediyorlardi.
Aradan gine saatler geciyor, öglen yemeginden sonra tekrar piste atiliyoruz.
yeni bir pistte kaymayi karar verdikten sonra oraya dogru yürümeye basladik.
büyük bir rampanin yanindan geciyorduk. daha kimse cesaret edip atlamamisti o gün. rampada hic kayak izleri yoktu. basinda durduk ve biraz sakalasmaya basladik.
-"oglum bir million verseler atlarmisin"
-"yok len ne atlicam, burdan atlayan ölür be ya,"
biz konusurken, o ögrenci gurubuda yanimizdan geciyordu. atlicagiz düsüncesiyle durup izlemeye basladilar. bir iki dk. öyle bizi izledikten sonra
o kiz yanimiza dogru geldi.
Senem = "Atlicakmisiniz? burdan daha atlayani hic görmedik, cok merak ediyorz" giblerinden birseyler söyledi.
ben = "Bugün havamda degilim, ama senin icin bir kac atlayis yapabilirim."
senem = (gülümseyerek)"tabi bu cok hos olur, arkadaslarinda atliyorlarmi"
ercüment="biz canimizi sokakta bulmadik, sen atlada biz seni izleyelim"
ben="Nasil atlamami istersin, havada bir kac takla yetermi? bu arada ben faruk"
senem="senem,memnun oldum"
ercüment="arkas nalari dikmeden bi tanismak istemis" deyip gülmeye basladi.
senem arkadaslariyla asagiya dogru inmeye baslamisti atlayisimi daha iyi izleyebilmek icin. arkadaslarim ise halen daha bu konuda ciddi olduguma inanamamislardi. Gerci bende inanamamistim, daha bir dakka önce ercümente, million verseler atlamam diyordum. Neden atlarim dedigimi de anlayamamistim,bugün bile anlamis degilim. Ama sunu iyi biliyordumki ne pahasina olursa olsun atlamakta kararliydim. Onun icin atlamakta kararliydim.
Arkadaslarim beni atlayisimdan geri cevirmeye calisiyorlardi fakat ben geri adim atmamakta kararliydim. Kararliydim ama bu korkuma engel olmuyordu.
Bacaklarimin bagi cözülmüs, lasik gibi olmuslardi. Her yerim sanki uyusmus, bulanik gözlerle asagiya dogru, yani rampaya bakiyorum. Asagidan bir ses geldi.
Senem = "Biz haziriz,atlayabilirsin."
Aman Allahim bu saka olmali bir de el salliyordu. Bu atlayisi yaptiktan sonra numarasini alabilecegime inaniyorum, hersey iyi olacak diye kendi kendimi avutmaya calisiyordum. fakat bukadar yükseklikten nasil atlanilir , onu hic bilmiyordum. Kendi kendime; hizlica asagiya inip, rampadan atladiktan sonra 20 m havada sakincene ucacaksin diyordum. bukadardi. arkadaslar halen daha birseyler diyorlardi ama onlari ne dediklerini idrak edemiyordum. kelimeyi sahadet getirdim ve kendimi o ucurum gibi tepeden asagiya dogru biraktim. Yamac cok dikti. aniden hizlanmistim ve bir snowboardun hiz limitine hemen ulasi vermistim. Boardum karaya inen ucak gibi titremye baslamisti. Onan da kötü sanki deprem oluyordu.
hizlandikca rüzgar artiyo ve gözlerimi acik tutmakta zorlaniyordum. kar taneleri iyice sertlesmis, igne gibi batmaya baslamisti. kapadim gözlerimi. Artik ne olacaksa olsun dedim. bir anda yükeselmeye basladim, bu rampa olmali dedim kendi kendime, gözlerimi actigimda bütün manzara ayaklarimin altindaydi sanki, asagidaki insanlari karinca gibi görüyordum ve burdan bu hizla atlasam 200m ucarim diye düsündüm. atlamaktan vazgectigim an rapanin bitimine 2 metre kalmisti. firen yapmaya calistim dengem bozuldu. bordum rampanin ucuna takildi ve yüzüstü asagiya ucmaya basladim. kafa üstü asagiya dogru ucarken düsecegim yer ile yüz yüze geldim. sanki zaman durmustu. ben yere bakiyordum, oda beni yutmak icin hazirlik icindeydi. filim koptu.
Ayagimdan birileri cekistiriyordu. hicbirsey göremiyor, olup biteni de zaten anlamiyordum. Aradan 5 dakika gecmisti kendime gelmeye baslamistim.
arkadasim biri "sansin vardi yumusak kara saplandin, piste ulassaydin ayvayi yemistin" diyordu. herkes endiseli gözlerle bana bakiyordu. O da gelmisti
ve gözlerini gözlerime dikmisti. Cok endiseliydi. Iyimisin diye soruldugunda iyiyim demistim fakat hic biryerimi kipirdatamiyordum. karin icinden cikartiklarindan heryerim karla dolmustu. soguk yakmaya baslamisti. arkadasima
"galiba boynumu kirdip, hic biryerim oynamiyor", dedim. herkeste bir panik basladi. yardim cagirmaya gidenlerde olmustu. merak etme iyleseceksin diyorlardi.
aradan dakikalar geldikce ellerimi ve ayaklarimi oynatmaya baslayabildim. cok zorlansamda ve aci ceksemde ayaga kalkmaya calisiyordum.
senem kolumdan tutarak.
senem="ayaga kalkmamalisin"
ben="olurmu canim, daha bütün numaralarimi gösteremedim sana,simdi sirada ters takla var"
senem="sen delisin, bu hayatindaki ilk atlayisinmis,öyle sölediler.ne gerek vardi hayatini tehlikeye atmaya"
ben="senin icin mont everest den bile atlarim."
gülümseyerek="gitmem gerekiyo, kendine iyi bak"
ben="numarani vermicekmisin"
basini sallayarak uzaklasti, iki üc dakika sonra bir arkadasi numarasini getirdi, iste hersey böyle basladi.
bugünlerde, pembe nisan elbisesine uysun diye pembe kravat giymemde diretiyor.
bense giymemekte diretiyorum. Bazen kizinca bana "halen daha o rapadan atlayan aptal cocuk diyor"
sonrada gülüp iyiki atladigimi söylüyor. iste bu alp daglarinda yasadigim bir olay sizlerle paylasmak istedim.
Orda herkes kardan adama benzer:hahah: Bu benim benzetmemdir. Giydikleri kalin kayak elbiseleri, eldiven , ve gözlügün altinda kimseyi birbirinden ayirt edemezsiniz. komik ama hos bir tablo.
Büyük adimlarla teleferiklere dogru ilerliyorduk. cok kalabalikti. Herkes kiraladigi kayak takimlarini ayarlamaya calisiyordu. Benim kendime ait boardum oldugu icin onlarin arasindan siyrilip bir an önce dagin tepsine cikmak icin teleferik sirasinda önlere ulasmaya calisiyordum. Bu sirada kayaklariyal ilerlemekte zorluk ceken birisi önüme düsdü. (Isvicrede yabancilara karsi türkce kullanmak hosuma giderdi nede olsa anlamiyorlar:evillol:.) Düsen adami ceketinden cektim kaldirdim ayaga ve türkce ona
-"kalk len sürüngen"
dedim. hemen sapkasini ve gözlügünü cekti cikardi. ve bana
-"senin derdin ne" dedi.
Kücük dilimi yutmustum. onun bir türk ve bir bayan olmasindan cok güzelligi
aklimi basimdan aldi. cevap veremedim. kendi kendime
-"olum bu kiz sana göre fazla" dedim. mirildandigimi sanmistim ama galiba duyabilecegi sekilde söylemisim. "töbe töbe" diyerek arkasini döndü gitti.
ben sadece baka kaldim. o sirada arkadasim kolumdan cekti."hadi hadi biz kaymaya geldik."
Teleferige bindik nihayet. yolda arakadaslarima hayatimin sansini kacirdigimi anlatim. bir bakista aklimi basimdan alan birisini öylece sirtini dönüp gitmesine izin vermisitim. Olayin soku halen daha üzerimdeydi. Ark.lardan biri o kizin bir ögrenci gurubuyla beraber oldugunu ve hepsinin ayni kiyafetleri giydigini anlati ve tekrar karsilasirsin diyerek teselli veriyordu ve bir yandanda dalga geciyorlardi. inanmamistim tekrar karsilasabilecegime.
Aradan bir iki saat gecti. 4 kez pisti bastan sona kaymistik. 5 kez kayarken arkadasim parmaginla isaret ederek bir gurup ögrencilere isaret etti. Evet hepsi kayak kursunun verdigi ceketi giyordu. tanidim. Ama bir sorun vardi 10 kisi icinde onu bulmak. ama bunu pek dert ettmedim. yavasca yanlarina gittim. onlar kaplumba temposuyla tin tin kayiyorlardi. onu tanidim ve yanina dogru gittim. biraz artistlik yapayim dedim. hizlica yanina kaydim ve bordumu yan yatirarak üzerince kar sicratim.
"ya salakmisin,belamisn anlayamadim. derdin ne..." bir yandan onun azarlamalari bir yandan arkadan gelen arkadaslarimin gülme sesleri. Gine kücük dilimi yutmustum. Ve üstelik bütün herkes durup bizi izliyordu. Kiz agzimi acmama firsat vermiyordu, verip veristiriyordu ta ki benden iyice uzaklasana kadar.
Arkadaslarimin yanina döndüm, hepsi hayal kirikligimi görmüslerdi ve gülmeyi kesmislerdi. onlarin suskunlugu durumumu biraz daha agirlastirdi. birsey yokmusum gibi davranmaya calisiyordum fakat onlar teselli vererek iyice berbat ediyorlardi.
Aradan gine saatler geciyor, öglen yemeginden sonra tekrar piste atiliyoruz.
yeni bir pistte kaymayi karar verdikten sonra oraya dogru yürümeye basladik.
büyük bir rampanin yanindan geciyorduk. daha kimse cesaret edip atlamamisti o gün. rampada hic kayak izleri yoktu. basinda durduk ve biraz sakalasmaya basladik.
-"oglum bir million verseler atlarmisin"
-"yok len ne atlicam, burdan atlayan ölür be ya,"
biz konusurken, o ögrenci gurubuda yanimizdan geciyordu. atlicagiz düsüncesiyle durup izlemeye basladilar. bir iki dk. öyle bizi izledikten sonra
o kiz yanimiza dogru geldi.
Senem = "Atlicakmisiniz? burdan daha atlayani hic görmedik, cok merak ediyorz" giblerinden birseyler söyledi.
ben = "Bugün havamda degilim, ama senin icin bir kac atlayis yapabilirim."
senem = (gülümseyerek)"tabi bu cok hos olur, arkadaslarinda atliyorlarmi"
ercüment="biz canimizi sokakta bulmadik, sen atlada biz seni izleyelim"
ben="Nasil atlamami istersin, havada bir kac takla yetermi? bu arada ben faruk"
senem="senem,memnun oldum"
ercüment="arkas nalari dikmeden bi tanismak istemis" deyip gülmeye basladi.
senem arkadaslariyla asagiya dogru inmeye baslamisti atlayisimi daha iyi izleyebilmek icin. arkadaslarim ise halen daha bu konuda ciddi olduguma inanamamislardi. Gerci bende inanamamistim, daha bir dakka önce ercümente, million verseler atlamam diyordum. Neden atlarim dedigimi de anlayamamistim,bugün bile anlamis degilim. Ama sunu iyi biliyordumki ne pahasina olursa olsun atlamakta kararliydim. Onun icin atlamakta kararliydim.
Arkadaslarim beni atlayisimdan geri cevirmeye calisiyorlardi fakat ben geri adim atmamakta kararliydim. Kararliydim ama bu korkuma engel olmuyordu.
Bacaklarimin bagi cözülmüs, lasik gibi olmuslardi. Her yerim sanki uyusmus, bulanik gözlerle asagiya dogru, yani rampaya bakiyorum. Asagidan bir ses geldi.
Senem = "Biz haziriz,atlayabilirsin."
Aman Allahim bu saka olmali bir de el salliyordu. Bu atlayisi yaptiktan sonra numarasini alabilecegime inaniyorum, hersey iyi olacak diye kendi kendimi avutmaya calisiyordum. fakat bukadar yükseklikten nasil atlanilir , onu hic bilmiyordum. Kendi kendime; hizlica asagiya inip, rampadan atladiktan sonra 20 m havada sakincene ucacaksin diyordum. bukadardi. arkadaslar halen daha birseyler diyorlardi ama onlari ne dediklerini idrak edemiyordum. kelimeyi sahadet getirdim ve kendimi o ucurum gibi tepeden asagiya dogru biraktim. Yamac cok dikti. aniden hizlanmistim ve bir snowboardun hiz limitine hemen ulasi vermistim. Boardum karaya inen ucak gibi titremye baslamisti. Onan da kötü sanki deprem oluyordu.
hizlandikca rüzgar artiyo ve gözlerimi acik tutmakta zorlaniyordum. kar taneleri iyice sertlesmis, igne gibi batmaya baslamisti. kapadim gözlerimi. Artik ne olacaksa olsun dedim. bir anda yükeselmeye basladim, bu rampa olmali dedim kendi kendime, gözlerimi actigimda bütün manzara ayaklarimin altindaydi sanki, asagidaki insanlari karinca gibi görüyordum ve burdan bu hizla atlasam 200m ucarim diye düsündüm. atlamaktan vazgectigim an rapanin bitimine 2 metre kalmisti. firen yapmaya calistim dengem bozuldu. bordum rampanin ucuna takildi ve yüzüstü asagiya ucmaya basladim. kafa üstü asagiya dogru ucarken düsecegim yer ile yüz yüze geldim. sanki zaman durmustu. ben yere bakiyordum, oda beni yutmak icin hazirlik icindeydi. filim koptu.
Ayagimdan birileri cekistiriyordu. hicbirsey göremiyor, olup biteni de zaten anlamiyordum. Aradan 5 dakika gecmisti kendime gelmeye baslamistim.
arkadasim biri "sansin vardi yumusak kara saplandin, piste ulassaydin ayvayi yemistin" diyordu. herkes endiseli gözlerle bana bakiyordu. O da gelmisti
ve gözlerini gözlerime dikmisti. Cok endiseliydi. Iyimisin diye soruldugunda iyiyim demistim fakat hic biryerimi kipirdatamiyordum. karin icinden cikartiklarindan heryerim karla dolmustu. soguk yakmaya baslamisti. arkadasima
"galiba boynumu kirdip, hic biryerim oynamiyor", dedim. herkeste bir panik basladi. yardim cagirmaya gidenlerde olmustu. merak etme iyleseceksin diyorlardi.
aradan dakikalar geldikce ellerimi ve ayaklarimi oynatmaya baslayabildim. cok zorlansamda ve aci ceksemde ayaga kalkmaya calisiyordum.
senem kolumdan tutarak.
senem="ayaga kalkmamalisin"
ben="olurmu canim, daha bütün numaralarimi gösteremedim sana,simdi sirada ters takla var"
senem="sen delisin, bu hayatindaki ilk atlayisinmis,öyle sölediler.ne gerek vardi hayatini tehlikeye atmaya"
ben="senin icin mont everest den bile atlarim."
gülümseyerek="gitmem gerekiyo, kendine iyi bak"
ben="numarani vermicekmisin"
basini sallayarak uzaklasti, iki üc dakika sonra bir arkadasi numarasini getirdi, iste hersey böyle basladi.
bugünlerde, pembe nisan elbisesine uysun diye pembe kravat giymemde diretiyor.
bense giymemekte diretiyorum. Bazen kizinca bana "halen daha o rapadan atlayan aptal cocuk diyor"
sonrada gülüp iyiki atladigimi söylüyor. iste bu alp daglarinda yasadigim bir olay sizlerle paylasmak istedim.