- Katılım
- 15 Tem 2006
- Mesajlar
- 16
- Beğeni puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Cinsiyet:
- erkek
- Nerden:
- secilmemis
80li yılları 90lı yıllara bağlayan ve günümüze kadar hala hatırladığımızda yutkunup ne güzeldi dediğimiz anılardan seçmeler yapmak istedim.Daha fazlası varsa ekleyin kankalar Nostalji olsun..
Schweppes, Elvan, Çamlıca gazozlarını içmek.
Üzerinde Arap Bacı resmi olan sakızlardan çiğnemek.
Baston şeklinde pralinli gofretler ve horoz şekerler almak.
Pazar günleri banyo saatini televizyondaki tek ilginizi çekmeyen program olan Pazar Konseri saatine endekslemek.
Araba, hayvan ve futbolcu resimli kartları biriktirip onlarla oyun oynamak.
Renk renk plastik beslenme çantaları ile okula gitmek.
Leblebi tozu (kavut yiyip ıslık çalmaya çalışmak.
İhtilal zamanı sokağa çıkma yasağında, sokağa çıkmak ve askerlerden köşe bucak kaçmak.
Okula gitmeden önce TRT radyosundaki çocuk programlarını dinlemek.
Cumartesi ve Pazar günleri yine radyoda Radyo Tiyatrosu’nu dinlemek.
Hatıra defterlerine “Bana ayırdığın kalbin kadar beyaz bu sayfa için teşekkürler” cümlesiyle başlayan yazılar yazmak ve bu yazıları “Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma!” diyerek bitirmek.
Cumartesi akşamları Bir Başka Gece seyretmek.
Adile Naşit´in kuzucuklarına masal anlatması,
Voltran, Clementine, He-Man izlemek,
Gazoz kapağı biriktirmek,
Abilerden ablalardan duyup Big in Japan şarkısını ezberlemeye çalışmak,
Siyah önlük giymek,
Yazlık yerlerde kaçamak gidilen diskoda “Edi mörfiiii, şörli macleynnn” diye tepinmek,
Ailece seyredilen televizyonun ´kumandası´ olmak,
Yol-su-elektriğin anlamını daha o yaşta çözmek,
Önce alışveriş sonra fiş reklamlarına şahit olmak,
Komşuya gidip “müsaitseniz akşam annemler size gelcekler” demek,
Dallas´ı iple çekmek,
Ablalarımız ve kızların Erol Evgin´le evlenmeyi hayal etmesi,
Pazarları Telekutu izleyip rahmetli Cenk Koray´ın soğuk esprilerine gülmek,
Kenan Evren sayesinde ´mütemadiyen´ kelimesini öğrenip büyük insanlar gibi cümle içinde kullanabilmek,
Televizyonda tek kanalla bütün bir gün geçirebilmek,
Cumartesi günleri Kara Şimşek’i kaçırmamak.
Susam sokağındaki edi ile büdü ve minikkuşu pür dikkat izlemek,
Meraklı melihat ile meşhur perihan abla dizisini izlemek
Dizkapakların, kolların yara bere içinde kalmadan eve girmemek,
Annelerden ´ezan okunacak hadi eve´ diye azar işitmek.
Ve bence yüzyıl içindeki en iyi ve en güzel kuşak olmak.
Çoğu başka yerlerden birleştirdiğim anılar bunlar.Aralarına kendi hatırladıklarımıda serpiştirdim.Nasıl ? Güzel bir nostalji yapmışmıyım??
Schweppes, Elvan, Çamlıca gazozlarını içmek.
Üzerinde Arap Bacı resmi olan sakızlardan çiğnemek.
Baston şeklinde pralinli gofretler ve horoz şekerler almak.
Pazar günleri banyo saatini televizyondaki tek ilginizi çekmeyen program olan Pazar Konseri saatine endekslemek.
Araba, hayvan ve futbolcu resimli kartları biriktirip onlarla oyun oynamak.
Renk renk plastik beslenme çantaları ile okula gitmek.
Leblebi tozu (kavut yiyip ıslık çalmaya çalışmak.
İhtilal zamanı sokağa çıkma yasağında, sokağa çıkmak ve askerlerden köşe bucak kaçmak.
Okula gitmeden önce TRT radyosundaki çocuk programlarını dinlemek.
Cumartesi ve Pazar günleri yine radyoda Radyo Tiyatrosu’nu dinlemek.
Hatıra defterlerine “Bana ayırdığın kalbin kadar beyaz bu sayfa için teşekkürler” cümlesiyle başlayan yazılar yazmak ve bu yazıları “Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma!” diyerek bitirmek.
Cumartesi akşamları Bir Başka Gece seyretmek.
Adile Naşit´in kuzucuklarına masal anlatması,
Voltran, Clementine, He-Man izlemek,
Gazoz kapağı biriktirmek,
Abilerden ablalardan duyup Big in Japan şarkısını ezberlemeye çalışmak,
Siyah önlük giymek,
Yazlık yerlerde kaçamak gidilen diskoda “Edi mörfiiii, şörli macleynnn” diye tepinmek,
Ailece seyredilen televizyonun ´kumandası´ olmak,
Yol-su-elektriğin anlamını daha o yaşta çözmek,
Önce alışveriş sonra fiş reklamlarına şahit olmak,
Komşuya gidip “müsaitseniz akşam annemler size gelcekler” demek,
Dallas´ı iple çekmek,
Ablalarımız ve kızların Erol Evgin´le evlenmeyi hayal etmesi,
Pazarları Telekutu izleyip rahmetli Cenk Koray´ın soğuk esprilerine gülmek,
Kenan Evren sayesinde ´mütemadiyen´ kelimesini öğrenip büyük insanlar gibi cümle içinde kullanabilmek,
Televizyonda tek kanalla bütün bir gün geçirebilmek,
Cumartesi günleri Kara Şimşek’i kaçırmamak.
Susam sokağındaki edi ile büdü ve minikkuşu pür dikkat izlemek,
Meraklı melihat ile meşhur perihan abla dizisini izlemek
Dizkapakların, kolların yara bere içinde kalmadan eve girmemek,
Annelerden ´ezan okunacak hadi eve´ diye azar işitmek.
Ve bence yüzyıl içindeki en iyi ve en güzel kuşak olmak.
Çoğu başka yerlerden birleştirdiğim anılar bunlar.Aralarına kendi hatırladıklarımıda serpiştirdim.Nasıl ? Güzel bir nostalji yapmışmıyım??