kanka.net'e hoş geldiniz.!

Forumda paylaşım yapmak ve tamamen tüm özelliklerden yararlanmak için hemen kayıt olmayı unutmayınız.

Kayıt Ol!

seckince'nin geçmişi...

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
09.10.2009'dan yazdığım bir yazım:

Memlekette BAŞÖRTÜSÜ Manzaraları


Anayasa'da "yasak" diye hiçbir ibare bulunmamasına rağmen yıllardır yönetmeliklerle sürdürülen başörtüsü zulmü, yine işkenceye dönüşen uygulamalarla gündeme geldi

Dün, Mersin Üniversitesi (MEÜ) ile Yunanistan'ın Aristotle Üniversitesi tarafından ortaklaşa yürütülen; 'ACTUS: Engelsiz Mernis Projesi' kapsamında gerçekleştirilen uluslararası sempozyumda başörtüsü yaşağı bir kez daha gündeme geldi.

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy'un da katılımıyla Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleştirilen; 'Engelsiz Kentler ve Üniversiteler' konulu uluslararası sempozyumun açılış konuşmalarının ardından, projeye tasarımlarıyla katkı sunan MEÜ Mimarlık Fakültesi öğrencilerine çeşitli ödüller sunuldu. Sempozyumu başörtüsüyle takip eden ve sahneye de başörtülü olarak çıkan Mimarlık Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Sinem Gül Çolak, ödülünü Vali Hüseyin Aksoy'dan aldıktan sonra sahneden inerken, toplantıya 15 dakikalık çay-kahve molası verildi. Sempozyuma verilen arada, kendisine yapılan uyarının ardından başörtüsünü çıkartmak zorunda kalan Sinem Gül Çolak, gazetecilerin sorularını cevapsız bırakırken, herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındı.

BARO: Başörtülü nikah olur
Denizli Baro Başkanı Adil Demir, yüzün göründüğü fotoğraflarla nikah işlemlerinin yapılabileceğini söyledi. Nikah işlemlerinde vatandaşların kılık ve kıyafeti hususunda evlenme yönetmeliğinde hüküm olduğunu bildiren Demir, şöyle devam etti: ''Burada görüleceği gibi yüz ve alın kısmının açık olması koşulu vardır. Maksat, kişinin tanınabilmesidir. Eğer kişinin kim olduğu fotoğrafından anlaşılıyorsa nikahın yapılması gerekir.'' Müracaat edilen fotoğrafı gördüğünü ifade eden Demir, ''Gördüğüm kadarıyla ön cepheden alın ve yüz kısmı açık bir resim, kim olduğu açıkça anlaşılabiliyor'' diye konuştu.

Başörtülü'nün nikahı kıyılmadı
24 Eylül tarihinde de Denizli'ye bağlı Gürpınar Belediyesinde başörtüsünün altına bone takan bir genç kızın nikahı, başvuru fotoğrafının yasalara uygun olmadığı gerekçesiyle kıyılmadı. Çivril'in Gürpınar beldesinde Ramazan Acar ile Cennet Güngör, 24 Eylül 2009'da nikah kıydırmak için belediyeden randevu istediklerinde, verilen vesikalık fotoğraf, başörtünün altında bone bulunduğu ve yasalara uygun olmadığı gerekçesiyle kıyılmamış, nişanlı çift, Uşak'ın Sivaslı ilçesine bağlı Ağaçbeyli beldesinde evlenmiş, olayla ilgili de Çivril Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmuşlardı.

(......)

CHP, yönetmeliği sansürledi
CHP Denizli İl Başkanlığı, boneli fotoğrafla nikâh kıymayan Gürpınar Belediye Başkanı Halil Arıkan'ı savunmak için Evlendirme Yönetmeliği'nde cımbızlama yaptı. CHP İl Başkanı Zafer Gönenç, Yönetmeliğin AKP hükümeti döneminde çıkarıldığının vurgulandığı açıklamada, ilgili maddenin bir kısmı yayınlanırken, "Kadınların alın, çene ve yüzleri açık olmak şartıyla başörtülü fotoğrafları da kabul edilir." cümlesine yer verilmedi.

Gönenç, "Gerçekten kadının evraklarla sunulan vesikalık fotoğrafı boneli ve türbanlıdır. AKP hükümeti döneminde, 8 Aralık 2006 tarihinde çıkarılan Evlendirme Yönetmeliği'nin 20 maddesinde, 'Verilecek dörder adet fotoğrafın renkli ve ön cepheden baş açık, inkılap ilkelerine uygun, sivil giysilerle çekilmiş olması ve kişinin son halini göstermesi bakımından son 6 ay içinde çekilmiş olması gerekir.' deniyor." Dedi. Gönenç, Yönetmelikteki aynı paragrafın son cümlesindeki, "Kadınların alın, çene ve yüzleri açık olmak şartıyla başörtülü fotoğrafları da kabul edilir" şeklindeki ifadeye ise hiç değinmedi.


Kaynak: Milli Gazete

ALINTI: http://www.habereditor.com/news_deta..._id=1255691535
Bakalım çok hızlı laikçi kankalarımız ne diyecekler?
Binbir dereden su getirecekler şimdi:Kimisi 'olmaz tabi örtülü fotolar olmaazzzzz ' diyecek;kimisi 'o bireysel bir olay,bizle alakası yok ' diyecek;kimisi 'bir yerlerde bi olay bulmuşsunuz o örnek olamaz;aslında biz şöyle müslümanız böyle müslümanızzzzzz ' diyecek;bir kısmı ise 'asıl müslümanlar bizleriz Kur'an'da örtünme diye bir şey yok,nerden çıkarttınız bunu,iyi yapmışlar örtü yasakçıları ' diyecek;bir kısmı da 'biz türbana karşıyız başörtüsüne değil o kişiler türban değil de başörtüsü taksaymış böyle olmazdı ' diyecekler bazıları da 'dini siyasete karıştırmayın kardeşimolmazzzzzzz' diyecekler;bazıları ise 'siz Atatürk düşmanısınız,sizi ezeceğizzzzz' diyecekler..

Ama hepsinin ortak bir yönü var: inanç karşıtlığı,inandığı gibi yaşama karşıtlığı,insanların güncel yaşamlarına müdahale etmek özelliği,kadına ve kadın haklarına müdahale etmek ve kadına baskıcılık özelliği..İşte bunların gerçek yüzleri bu..

Bakın görün şimdi!!!

Saygılar ..
09.10.2009
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Başörtüsünü savunmam yüzünden yapılan bir çıkışma:
neden bir bayan kankamız değilde loo hep
bi kıllı mıllı erkek turrurmuş başörtüsü, kadınlarımıza
zülüm ediliyo filan dio
Cevabım:

Yazıklar olsun...Şu hakaretini yapmana sebep nedir anlamış da değilim doğrusu!!
Yani neden; bizim böyle bir haksızlığa karşı durmamız sizi rahatsız ediyor anlamak mümkün değil!!

Yani şu eleştirinizi bir erkek yapsa bi noktaya kadar anlayacağım; ama hanımlarımızın haklarını savunan bir mesajdan; rahatsız olan kişinin neden bir bayan olduğu da çok tuhaf geliyor bana? Yoksa kılık değiştirmiş bir erkek misiniz siz?

Bir erkeğin; hanım kızlarımıza ve kadınımıza yapılan haksızlıklara karşı çıkması normaldir de;bir -sözümona- bayanın bu haksızlıklara destek olması tuhaf!!Nasıl bir bayan bu kişi acaba!!!!
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
"Allah ilk muhâcir kadınlara rahmet etsin onlar; "Baş örtülerini yakalarının üstüne taksınlar" (en-Nûr, 24/31) ayeti inince etekliklerini kesip bunlardan başörtüsü yaptılar"(Hadis)
Yani eteklerini kesip başörtüsü yapmışlar...

Maalesef etek boylarını bilmiyoruz ama sanırım diz ile ayakları arasında olsa gerektir. O etekleri kesip başlarını kapatınca bu sefer bacaklar ortaya çıkmayacak mı? Size göre islam dininde bacakların açılması ve bırakalım bacakları açık gezmeyi, bacaklar açık namaz kılmak haram değil midir?
Etekliklerini kesiyorlar..Yani kenarda köşede duran fazlalık kıyafetlerini ele alıp bunlardan yeni bir parça dikiyorlar.Yoksa ayaklarındaki eteği uzanıp yarısına kadar kesip de bacaklarını açıkta bırakıp kafalarına atmıyorlar.Bu anlamanız kasıtlı değilse iyi düşünememekten olabilir diye açıklama ihtiyacı duydum..Saygılar..(seckince)

 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi myxparadise Mesajı Göster
kuranda örtü yok diyen olmadı.
Gayet açık konuşuyorum işte
yontup yontup kendine pay çıkartma.

Bugün bize türban diye yutturulan şey kuranda yok. Din de yok.

Araplarda var.

Saçın görünmesii günah olarak kabul ediliyor oysaki böyle bir hüküm yok.
kesinlikle yanılıyorsun..

Bir konu açılsın enine boyuna tartışalım o zaman..Veya bu çok tartışıldı denirse birleştirilsin tüm başlıklar; ordan devam edelim..

Ama ''Kur'an'da örtü yok;başörtmek uydurma..'' demek açık bir bilgisizlik değil ise inkârcılıktır..1400 yıllık İslam ulemasının ictihadı ve ümmetin de icması bu yöndedir.

Ama yeri burası olmasın Kankam!!Başka bi başlıkta tartışalım;lütfen!!

Selamlar..(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Örtünmek yok demiyoruz.

Baş örtüsü ifadesi yok. (Başınızı örtün demiyor)

Hele hele Saçların görünmemesi olayı hiç yok.

Başlarınızı örtün demiyor. Örtünün diyor.
Bakınız Nur Suresi-31.Ayet gayet açıktır.Orada şöyle yazmakta(Lâtin harfleriyle yazıyorum):Y ad r i b n e bi humurihinne ala cüyubihinne. Bu ayetin tamamıincelersek; bunu yazdıktan sonra burada geçen o kısmın türkçesini de şöylece vereyim:''Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar'' Buraya kadar bi itirazınızın olduğunu sanmıyorum.

Şimdi İslâm alimlerini bilgisiz ve taraflı;cahil kabul eden;onların bi şey bilmediğini uydurduklarını söyleyen çok bilmiş(!) saygıdeğer hatta ulema olan arkadaşlarımızdan rica ediyorum bana Y a d r i b n e kelimesindeki DH-R-B
kökünün manasını, humurihinne'deki H-M-R kökünün manasını ve cüyubihinne'deki C-Y-B 'nin manasını söylesinler bakalım. Çok merak ediyorum.Bizi hiç bir şey bilmez yerine koyuyorlar.1400 yıllık İslâm tarihini siliyorlar.İslâm ümmetinin 1400 yıllık uygulamalarını yanlış buluyorlar;Hz.Peygamber'in ve O'nun pâk temiz hanımlarının uygulamalarını ve O tertemiz annelerimizin tavsiyelerini görmezden geliyorlar;o halde buyrun (konuya bu derecede ve bağlamda girmek istemiyor olmama rağmen) buyrun tartışalım o halde..Çok bilmiş çok allame mollalarımız açıklayıversinler bakalım..Allah u Tealâ orada örtünmekten bahsediyor mu bahsetmiyor mu?

yalnız kaçak güreşmeden lütfen..Örtünmekyok demiyormuş da sadece başörtüsü yok diyormuş.Başörtüsü kelimesi Türkçede türemiş;baş ve örtmek kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuş bir kelime.Yani kafalarına,örtmek amacıyla kullandıkları örtülere genel olarak başörtüsü tabirini kullanmakta türkler.
Şimdi şu başörtüsü ifadesi Kur'anda yok gerçekten.Çünkü bu ifade Türkçe bir sözcük de ondan..Meselâ Kur'an'da serçe sözcüğü de yok.O halde ne demeliyiz;''Kur'an;kuşları inkâr etmiştir..'' mi diyeceğiz?

Şimdi ben bu kadar inceden bir analize girmek istemiyordum ama çokbilmiş-geçinen- Hocamız(!) ısrarla kelimeleri karıştırıp duruyor.Bunu yaparken de Arapça'nın inceliklerinden;tefsir ilminin kurallarından bîhaber olduğundan çalakalem yazıp duruyor.Bu nedenle özlü de olsa girmek zorunda hissediyorum kendimi.
Şimdi ''başörtüsü ifadesi yok..'' diyor bu Hocamız!!
Halbuki Ayet içersinde geçen humurihinne sözcüğü var..Bu sözcük anlam olarak "kadınların örtüleri" anlamına geliyor.Yani bu sözcük ayet içinde kadın-çoğul kipiyle çekilmiş.Biz müennes deriz..

Şimdi ayetin o kısmını gözönüne alalım bi daha: Y a d r i b n e bi humurihinne ala cüyubihinne.
Bakın humurihinne'den önce "bi" (ile) edatı var. bi humurihinne, yani "örtüleriyle"
(Yani böyle gitmek istemiyordum ama mecburen kelime kelime gidiyoruz.)

Şimdi de ayette geçen Y a d r i b n e 'yi ele alıyoruz: DH-R-B kökünün geçtiği bu kelime de "vursunlar, koysunlar" anlamında.. Bu arada meal verdiğimizi de unutmayalım..Evet!!

Evet;gelelim ayette geçen cüyubihinne sözcüğüne..Vu kelimenin köküne bakarsak,lügatlarda şöyle açıklanmakta: Ceybu - Cüyubu: Cep, yaka
Tabii ki de burada ''yaka,elbise yakaları yani'' kasdedilmekte..Ayette geçen cüyubihinne kelimesi de yine dişiler için-çoğul kipinde çekilmiş.Anlamı da Kadınların yakaları . Sanıyorum tane tane anlatmamdan sıkılmadınız.Neyse çok kalmadı;bu sözcüğün çnünde de alâ( Üzerine ) edatı var. Bu durumda manası , kadınların yakaları üzerine. veya yakalarına doğru veya yakalarına kadar
şeklinde olur.Şimdi hani İngilizcede motamot çeviririz ya bazen bu ayete de öyle bi çeviri yapsak şöyle olacak:
Y a d r i b n e bi humurihinne ala cüyubihinne.
Yani: Kadınlar, kadınların örtüleri ile kadınların yakalarının üzerine vursunlar/koysunlar.
Şimdi buraya kadar tamam mıyız?

Şimdi gelelim bu anlamların birleştirilip Türkçeye tercemesi meselesine.Bu ayette örtme ile ilgili bir emrin varlığı zaten anlaşılmakta ama bizim çok çağdaş ve saygıdeğer hocalarımız ille de ayette 'başörtüsü' ifadesi arıyorlar ya;bunun için kendilerini aydınlatmak için katlanacağız ne yapalım:
Şimdi örtünme;yada örtme işi biliyoruz ki üstten aşağı doğru yapılan bir fiildir;di mi arkadaşlar?Neden demeyin şimdi buna da? Newton elmaları gördüğünde düşüş aşağıya doğru olmamış mıydı? İşte bundan dolayı!!
Neyse!!Biliyoruz ki dillerde bazı kelimeler hem isim hem de fiil kalında kullanılmaktadır.Yani biraz da dilbilgisi lazım bu işte..Dikkat edilirse: ''Kadınlar, örtüleri ile yakalarının üzerine örtsünler '' denmemiş ayette..Yani o zaman ''yangın yandı '' gibi veya ''ölü öldü '' gibi saçma bir söylem çıkardı ortaya.Bu yüzden çeviriyi yani meali ''Örtülerini yakalarının üzerine salsınlar '' diye çevirmek daha uygundur.

Tabi bu çeviri tekniğidir.Eğer kafama yatmadı derseniz, İngilizce'de "I am listening to you" cümlesini "Sana dinliyorum", ya da "I am looking at you" cümlesini "Sende bakıyorum" diye çevirmek icab ederdi. Yani birebir değil de mana vererek,meal oluşturarak yapılmalıdır.Yani googledeki çeviri linkinin yaptığı gibi olmuyor.Neyse!!

Şurada anlattıklarımı anlayanlar zaten ayetin de ne demek istediğini anlamışlardır.Valla sıkıldım..Benim gibi bir forumcuya bu kadar zahmet ettiniz ya..

Neyse!! Sizi gidi zahmetçiler siziiii!!

(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Türban olayı hiç yok.
kur'an'da türban olayı hiç yok;çünkü bu olay(!) 12 Eylül'den sonra örtüye tahammülsüz laikçi kesim tarafından türetilmiş uydurma bir olaydır.

Türban sözcüğünün de etimolojik olarak kullanıma çıkması bu tarihten sonra olmuştur.

Merhum Doğramacı tarafından uydurulmuş bir kelimedir 'türban' kelimesi..

Bu anlamda yani başını örten kızlarımızın başörtüleri anlamında ilk defa o zaman kullanılmış;kullanan da bu örtü karşıtlarıdır.

Hiç bir başörtüsü takan şuurlu hanım kızımız bu türban sözcüğünü kullanmış da değildir.Yani bu sözcüğü uyduran da;bunu olaylaştıran da;sonra da bu uydurdukları sahte terime saldırmaya başlayan da kendileridir..

Yani zımnen şunu demişlerdir:''Bu başınızdaki örtü TÜRBAN'dır;bunu kullanmakla siz suç işilemektesiniz..Siz bu terimi kabul etseniz de etmeseniz de ismi budur..Bu da siyasi simgedir..Biz de siyasi simgeleri bilhassa İslâmi simgeleri gördükmü tüylerimiz diken diken olan kişileriz..Çok karşıyız böyle İslami simge ve hatırlatıcı işaretlere..'' anlamında bir propaganda başlatmışlardır.. Yani kendi icat ettikleri bir düşmana yine kendileri saldırı başlatmışlardır..

Şimdi de sanki biz 'TÜRBAN' kelimesinin müdafaacılarıymışız gibi çokbilmiş alimlerimiz(!) çıkıp bize ''Kur'an'da Türban yok ki;türban olayı hiç yok..'' diyerek guya çok İslami imişler gibi ahkâm kesmeye kalkışıyorlar..

Yani sanki Kur'an'a çok bağlılar ya.. Ya Hu varsa da yoksa da bu sözcüğü de,bu terimi de bu olayı da çıkartan sizlersiniz.. Kendi kendinize söyleyeceğiniz şeyleri ne diye bize yöneltiyorsunuz ki?

Sanki biz ''kur'an'da Türban ve türban olayı vardır...'' demişiz gibi.. Uyanık bunlar ya.. Kendi uydurdukları heyulaya bizi de inandırmaya çalışıyorlar sonra da onun üzerinden İslamiyete saldıracaklar, saldırıyorlar da zaten...(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi UltraRed
Hepsinin derdi kadınların başını kapatmak ama nasıl kapatacakları konusunda bile anlaşamıyorlar... Biri diyor kara şalvar, biri diyor başörtüsü, biri diyor türban, biri diyor allı türban, biri diyor güllü türban, biri diyor şöyle bağlanacak, biri diyor böyle bağlanacak... Sanki ayrıca türbanın nasıl bağlanacağına dair hüküm varmış gibi... En dorusu burka! Taliban gibi yapmaları lazım. Madem saç avret, yüz, gözler, ağız ve dil bin defa daha avret... O zaman giydirin burkayı hiç bir yerleri görünmesin!
Kimsenin böyle bir derdi yok..

Bizim kadınlarımız sadece ve sadece inandıkları için; Allah öyle emrettiği için tesettüre uyuyorlar.. Sizin tektipçi düşünceniz ise insanların özgürce yaşadığı çeşitlilikleri ise yadırgamakta işte..İsteyen istediğini giyer;giyiyor da işte.. Kendin de söylüyorsun zaten..

Kendin söylüyorsun.. Sen özgürlük yanlılarını;özgürce yaşam sergileyenleri değil yasakçıları ve tektipçileri yargılamaya ve alaya almaya çalış istersen..

Türbanmış, başörtüsü imiş, başörtüsünü nasıl bağlamalıymış gibi hususları sözkonusu edip de hanımlarımıza, kızlarımıza yasaklar getiren; talimatlar veren; onları ikna odalarında köle muamelesine tabi tutan faşistler unutulacak değildir..(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi myxparadise Mesajı Göster
yok etmek daha kesin bir çözüm aslında. köküyle halletmiş olurlar sorunu.

Kadını bir cinsel obje olarak gören insanların kadına baktığında cinselliği görmesi doğal değil mi?

Şu durumda sorun kadında değil erkekte.

bence erkeklerin gözlerini kapatalım.
Kadını cinsel obje görenler müslümanlar veya müslümanlık değil.. Allah öyle emrettiyse; buna değişik manalar yüklemeye çalışmayın. Ne yani sizler müslüman insanları cinsel iştiha ile oraya buraya saldıran;sapık batılılara mı benzettiniz.. Onlarda her 3 saniyede bir tecavüz olayı olduğunu istatistikler söylüyor.. Teşhisin yanlış.

Bizde tesettür; Allah emri olduğu için uygulanmakta; cinsel sebeple değil.. Kadını cinsel obje görüyorlar dediklerin; böyle olsaydı açıklığa, saçıklığa karşı olmazlardı.. Sapık ve kadını bir meta gibi gören batılılar gibi olurlardı.. Saçmalamayın...
(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi myxparadise
Senin geçtiğin yollardan zamanında geçtim ben seçkin. Tahmin ettiğim cevapları verdin zira zamanında bu cevapları ben veriyordum.

Senin kafan basmıyor seçkin. Düşünceni geliştiremiyorsun. bir yere takılıp kalıyorsun.

sana bir şeyler anlatmaktan vazgeçtim. Diğerlerinin yaptığı gibi...

Sen yeşil gözlüklerini çıkartmazsan anlama sıkıntın gitmez.

Sana son yurttaş tavsiyemdir.
Haydaaa!! Yazdığım mesaja bakın;bir de bu çok saygıdeğer, alim, molla arkadaşımızın yanıtına bakın!! Ben de o şekilde ilmî girmek yanlısı değildim aslında..Çünkü muhatablarımın; sığ olarak yaklaşım yaptığını biliyordum;fakat karşısındakine de saf ve bilgisiz muamelesi yapmalarını hazmedememiştim.Belki iyi niyetlidirler diye düşünmüş ve bu kadar ilmî bir yorum yazmıştım...

Ama işte gördüğümüz gibi İslâmî konularda; bizlerin bu kadar tahsil hayatımıza rağmen(!) korka korka yazmamıza rağmen kendilerinin hiç çekinmeden,bilir bilmez, çalakalem yazmalarına; yanıt olsun kabilinden yaptığımız analize; cevapları ne kadar da yüzeysel kaldı!!

Hepimiz görüyoruz yani..Acaba ''yazık bu kadar emeğime...'' mi desem???(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
biraz da düşünmek lazım kadının sacından tahrık olan erkek insan sıfatı bile taşıyamaz.saçtan tahrik mi olunur.sacı acıksa dogru duzgun giyinirsin.ama zaten acık bile giyinmiş olsan sen kimseye bakmazsan kimseyi de görmezsin.erkekler kendine guvenemediklerinden kadını kapatmaya girişmişler işte.
Tahrik de tahrik. Senin kafan tahrik ile bozulmuş. Sana biz "Saçtan tahrik oluyor diye kapan" mı dedik? Neden kendin uydurup da sanki biz demişiz gibi iddia ediyorsun ki?

Tesettür dediğimiz uygulama tahrik veya başka bi sebeple değil "Sadece Allah öyle emrettiği için" uygulanıyor. Niye başka başka sebepler icat ediyorsunuz. Sonra da bu sebepleri biz demişiz gibi ortaya koyup bize yöneliyorsun. Bu sadece uyanıklıktır başka da bir şey değil

Guya "tesettür" uygulaması erkekler tarafından icat edilmişmiş. Ne alaka!! Dediğin mantıksız bi defa. Erkek kendine güvenemiyorsa neden kapatsın ki kadını. Bunun için uygun yerler(!) kurar ve gider orada yapar yapacağını. Zaten bozuk zihniyyetler böyle yapmamış mıdır yani?

Tesettür farzdır ve 'sadece bunun için' uygulanır. Müslümanlar yaşam tarzlarını İslamî ilkelerle belirler uydurma(tahrik olmamak için, spor için vs) sebeplerden dolayı değil. Biraz daha detaylı düşünmeye davet ediyorum sizi.

Selamlar.

seckince
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi AOG.
Daha serin olup olmadığını bilemeyiz elbette...
Ama bu yaz aylarında cehenem sıcaklığı kadar olduğunu söyleyebiliriz...
Peki bilader size noluyor ?
Neden bu sıcaklıkta cehenemi şimdiden karılarınıza yaşatıyorsunuz ki ?
Öte dünyada hesabı görülsün...
Efendim nerden çıkartıyorsunuz da böyle ithamlarda bulunuyorsunuz ki?

Biz mi dayatmaktayız kadınlarımızın giyim tarzını?

Siz sanırsam-gayriislami kesimlerin ve rejimin açıklık ve türbansızlık dayatmasına alışık olduğunuz için- bizim de aynı şekilde dayatmacı ve despot olduğumuzu zannediyorsunuz.

Ve çıkıyorsunuz bize "Neden karınıza bu zorluğu yaşatıyorsunuz" diye laga luga ediyorsunuz.

Ne yani bizden çıkıp eşlerimize "haydi örtünme, oranı buranı aç, bak havalar çok sıcak" dememizi mi bekliyorsunuz?

Size öyle mi yapılıyor yoksa?

Bizler kadınların da kültürlü, inanç ilkelerini bilen ve bilerek yaşayan kişiler olmasını isteriz ve de öyledirler.

Bizim lafımızla değil ama kendileri öyle inandığı ve öylece kabul ettiği için yani.
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125


Tesettür ve tesettürlü hanım kızlarımız başımızın tacıdır.


Selam sunuyorum.
seckince
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi TETIKHAN
diğer bayanlar peki seçkince , başı açık bayanlarımız hakkında ne düşünüyorsun..
Onlar da -maalesef-dayatmacı ve yasakçı rejimin diktesine boyun bükmüş durumdalar. Halbuki haklarına sahip çıkmaları gerekir.

Nasıl olur da bir insan bir başka insan için şekil dayatır?

İrade gösteren bir hanım kızımıza nasıl olur da kendi batıl iradesini dayatabilir?

Bu faşistlik değil de ne?

Kadın düşmanlığı değil de ne?

Allah u Teala kadına tesettürü buyurmuştur; onda bile ölçü belirtmiştir.

Ama Allah u Teala'nın uluhiyyet Hakkı olarak boyun bükeriz; fakat beşeri düzenlerin insaniyyetliliğe aykırı olarak, başkaldırış emaresi olarak kadınların iradesine ipotek koyması kabul edilemez.

Örtünme uygulamasına uyamayan hanım kardeşlerimiz eminim ki bu despotça yaklaşımlar ortadan kalkarsa daha özgürce kararlarını verecektir.

Çünkü örtünme doğal bir istektir.

Doğallığa karşı durmaya çalışan despot zihniyyet sahipleri akıntıya karşı kürek çekmeye çalışanlara benzer.

Yaptıkları aslında eşyanın tabiatına ters bir dayatmadır.

Bu zorbalıkları birikir birikir gün olur seller olarak çıkar karşılarına ve siler süpürür diktatoryan kadın düşmanlarını!!!!!(seckince)
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi TETIKHAN
sormadan etmeden böyle bir kanıya nasıl ulaştın seçkince, ya kendileri istiyorsa ne olacak, tam tersi kapalı bayanlara sor bakalım çoğu ya aile yada mahalle baskısı..
Efendim kadına baskı yapmak çok yanlış.
Ha kadına ha erkeğe baskı yapmak kabul edilemez.
Kişi eğer müslüman olduğunu söylüyorsa bu takdirde kimseyi aldatmasına müsaade edilmemeli ve inandığı zihniyyetin uygulaması sağlanmalı.
Yani hem müslümanım diyecek bizi aldatacak ama her türlü gayriislami edim içinde bulunacak.
Bunu kabul edilebilir bulmuyorum doğrusu.
Herkes dürüst olmalıdır.

Yani aslolan eğitim.
Sonrasında ise aslolan dürüstlüktür.
Yani kişi neye nasıl inanıyorsa uygulaması da dürüstçe öyle olmalıdır.
Hem müslüman hem de şarapçılık olmaz, olmaaazzzz!!
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Orjinal Mesaj Sahibi TETIKHAN
hem müslüman hem yobaz da hiç olmaz seçkince, ince konular bunlar ,allah bilir gerisini..
Çok haklısın TETIKHAN Kardeşim.
Yobazlık müslümana hiç yakışmaz.
Yobazlık çağrışım olarak edebe aykırı tavır ve davranışlar; insanları küçümsemek, kibirlilik ve baskıcılık vs gibi durumları çağrıştırır.
Halbuki İslamiyyet ve Hazreti Peygamber incelendiğinde bu durumlara yer olmadığı anlaşılır.
İşte bu sebeple İslamiyyeti iyi öğrenmeğe ve gereğini uygulamaya çalışılmalıdır.
Yani bilmek de yetmez.
Bunun içselleştirilip topluma yaymak gerekir.
Çünkü İslamiyyet insaniyyettir.
İnsaniyyetlilik ise yobazlığı kabul etmez.
Şuurlu müslüman mazlumdan yana durur.
Hakk'tan ve HakkLı'dan yana durur.
Adamlar okyanusötesinden geliyor; resmen işgal yapıyorlar; tekme atıp kapıyı kırıyor ve içerdeki kadını çocuğu mağdur ediyorlar.
Bu yobazlık değil mi?
Peki ya bu eziyyete ve işgale gördüğü halde karşı çıkmayan -sözde-müslümana ne denmeli?
Yobazın şahı değil midir bu uşak ruhlular..
Bunlar güce tapan, kuvvetten korkan, Allah'ı unutan yobazlar değil midir?
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Başörtüsü konusunda madem bu kadar samimisin o zaman imam nikahını bahane ederek çok eşliliği yada kadının miras paylaşımındaki yerindede samimi olmanız lazım
madem özgürlük diyorsun kadınarı bu kadar düşünüyorsunuz o zaman diğer konularda neden hemen kısıtlama geliyor örneklerini yukarda verdim dahada çoğaltabilirim
Bunlar boş ve hayali iddialar.

"Başörtüsüm konusunda madem bu kadar samimisin o zaman..." diye başlayan cümle kadar bi saçma cümle daha olamaz. Başörtüsü ile "çok eşlilik" veya "miras hukuku" ile ilgi kurulamaz.

Roma Hukuku'nda miras paylaşımında "tesettürsüz ve başıaçık kadın" mı aranıyor yani?

Alakası yok yani.

Kadınlar "2.eş;3.eş veya 4.eş" olmayı kabul etmek veya reddetmek hakkına sahiptir. Kadınların bu hakkına hiç kimse engel olamaz. Ama kadınları 'Çok evliliğe' de kimse zorlayamaz.
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Bir ateyize cevap sadedinde yazmışım:

İslamiyet bir din. Allah u Teala'nın tavsiye buyurduğu bir inanç hüzmesi.
İnsanın dünya ve ahiret saadetine yönelik.
Bir Saadet Nizamı oluşturma amaçlı.
Bir mutluluk ve huzur iklimi kurma.
İnsanların Yaratıcının çerçevesine ve tavsiyelerine yönelerek oluşturduğu bir Tevhid, birlik düzeni.
Adalet ile inşaa edilen bir Adil Düzen.
Bir Hayır düzeni.
Hayr'ın egemenliği. Hayr'a hizmet edilen bir düzen.
İnsanların yekdiğeri için yaşadığı bir düzen.
Eksiksiz..
Kemalat ile muttasıf.
DÜnyevi işlere bakış ama ahiret mutluluğunu da hesaplayan bir denge.
Tek ayaklı değil iki ayağı da mevcut.
İnsanlığı fesada sokan kötü yollardan uzak.
Bir hukuk düzeni.
Hikmet düzeni.
İnsan haklarının kamil ve had safhadaki varlığı ile.
Bir yaşam tarzı İslamiyet.
Sağlıklı beyinler.
Amaçsız değil hayata anlam katan bir disiplin.
İSlamiyyet hayattır.
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
seriat denilince ilk anladığımızı o anki halet-i ruhiyemize göre açıklamışız..
Annenin yavrusuna olan merhametini yaratan Allah, âciz varlıklara bile nimetler veriyor. Bir sineğe kartalın kanadı kadar büyük kanat vermeyen Allah, hiç kimseye gücünün yetmediği yükü yüklemiyor. Sonsuz merhamet ve sonsuz adalet sahibi olan Allah, kullarının hem bu dünyada hem de ahiret hayatında mutlu, huzurlu bir şekilde yaşamaları için şeriat hükümlerini göndermiştir.

Şeriatın en önemli esasları imanın şartlarıdır. İmandan sonra en büyük hakikat ise namazdır.

Şeriat hükümleri Kur’an-ı Kerim, hadis-i şerif ve icmaya dayanır. Şeriat Allah’ın koyduğu dini ve dünyevi hükümlerin tümüdür.

Allah’a, meleklere, kutsal kitaplara, peygamberlere, ahiret gününe ve kadere iman etmek şeriatın en önemli kurallarıdır. İman esaslarından sonra ameller gelir.

İmandan sonra en önemli hakikat namazdır. Demek ki; iman esaslarından sonra şeriatın en önemli kuralı beş vakit namaz kılmaktır.

Namaz, oruç, hac, zekat gibi ibadetler, kul hakkı yememek, adam öldürmemek, zina yapmamak, faiz yememek, anne ve babaya itaat etmek, yalan söylememek, hırsızlık yapmamak şeriat kanunlarındandır.

Mesela bir Müslüman, anne veya babasını sevindirmek maksadı ile onlara helal bir hediye alsa şeriata uygun bir şekilde hareket etmiş olur.

Hastaları ziyaret etmek, fakirlere, yetimlere yardım etmek, hayvanlara eziyet etmemek şeriata uygun olan amellerdendir.

İyilik, güzellik, ahlakîlik, doğruluk, dürüstlük seriatın koyduğu bir çok insani tavsiyenin çok az kısmını anlatır. yani herkesin "İşte bu güzel" diyeceği doğallıkların hepsi İslam'ın emri ve içeriğidir.

seckince
 

seckince

Active
Süper Üye
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
25,125
Bir azgın inançsız fanatiğe "Belki hidayet nasib olur" duasıyle yaptığımız açıklamalardan biri:
Ateyizler dikkatle okuyun..


Arı orkidesi, üremek için, dişi arıların görünümünü taklit eder.
Erkek arı, çiçeği döllemeye çalışırken üzerine dökülen polenleri, bir başka çiçeğe taşıyarak, orkidelerin üremesini sağlar.
Beyni, gözü, aklı, muhakemesi olmayan bir bitkinin, dişi arıların nasıl göründüğünü bilmesi, bu görünümü taklit etmesi, elbette kendisinin kazandığı bir özellik değildir.
Arı orkidelerini sahip oldukları özelliklerle noksansız yaratan Allah'tır.

Ateist olmak aklın mantığın kabul edeceği bir durum değil. Azcık düşünmez misiniz?

Şefkatle sizlere hitab ediyoruz.

seckince
 
Üst Alt