kanka.net'e hoş geldiniz.!

Forumda paylaşım yapmak ve tamamen tüm özelliklerden yararlanmak için hemen kayıt olmayı unutmayınız.

Kayıt Ol!
  • Sitenin kalıcılığı için... Konu açın, açık konulara yorum yapın siteye katkıda bulunun. Siteyenin hitleri düşmektedir, biraz daha düşüşte komple kapatmaktan başka çaremiz kalmıyacaktır.

*Freyja

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Flowers in December

[video=youtube;uiEouyRrWII]https://www.youtube.com/watch?v=uiEouyRrWII[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Hair and Skin

[video=youtube;92Rl0re5Mu4]https://www.youtube.com/watch?v=92Rl0re5Mu4[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
"teninden değil, yaralarından kucaklarım seni, olmaz mı?" dedi.
olmaz... çünkü ben onları sana da bulaştırmak istemiyorum.
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;VGfnn7S8SQA]https://www.youtube.com/watch?v=VGfnn7S8SQA[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Eski Avluda

Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;
Çalıda sarı bir çiğdemim ben
Ve senin çok eski cümlen.

Sen otursan, gitmemiş ki! olsan
Ben sana bir eski Endülüs avlusu
İstersen serin bir Portofino getirsem
Ya da Yedigöllerin yedisini birden.

Bir çiçek açtığında
Bir eski avluda
Diyor ki;

Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
Buldum buluşturdum kendime geldim
Tek eksik sensin! İncecik, çilli bir dille
sen de gelsen.

Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
Begonviller ve bir mavi kapı
Ve illa amansız bir avlu getirsem.

Dünya soğur, akşam serinlerken,
Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
Ve işte en geniş cümlem:

İçimi açtım sana.
İçini açmak için.

-Birhan KESKİN
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Timur Selçuk - Tu Seras On Concerto

[video=youtube;ozWD_FDvFAA]https://www.youtube.com/watch?v=ozWD_FDvFAA[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Psikopatolojiye çalışıyorum, saat 14.00'te sınav var (son güne bıraktığım için alkışlar).
Konulardan biri madde kullanımı idi.
LSD, psychedelic olduğu için uzun zamandır denemeyi düşünüyorum, özellikle enter the void'den sonra.
Ama,
hiçbir kimyasal madde almadan kendini kaybetmek daha cazip geliyor.
Tabi ki daha da sağlıklı.

Ek:

Bir haftayı geçti hiçbir şey yazmıyorum konuya. Hiçbir şey olmadığı için değil. Yani, dışardan bakınca evet pek bir şey yaptığım söylenemez. Ama içerden tam bir çökkünlük hali vardı. Konuşmaya bile halim yoktu. İstemiyordum hiçbir şey yapmak, içimden gelmiyordu. Bir arkadaşım "anlat" dediğinde, biraz daha iyileştiğimde konuşuruz dedim. Şimdi daha iyiyim fakat şimdi de o konudan bahsedip tekrar o moda girme ihtimalini yaratmak istemiyorum. Büyük bir ihtimal çünkü o. Sanırım en iyisi sözünü bile etmemek.

Ve, death note'um olsaydı kimlerin ismini yazardım diye düşündüm. Aklıma pek fazla insan gelmedi, sadece 3-4 isim yazdım. Çok kindar biri değilmişim, sevindim. Sonra hepsinin ismini silip kendi ismimi yazdım. Bekledim. Tabi ki bir şey olmadı. Swh.

~

Bu muhabbetin üzerine trainspotting'i izlemek de ayrı bir şey. şskdnfjdsfkl.

"Uyuşturucu çaldık. Reçete çaldık, satın aldık, sattık, değiştirdik, sahtelerini yazdık, çoğalttık. Kanser hastalarıyla, alkoliklerle, yaşlı adamlarla, aids ve epilepsi hastalarıyla, canı sıkılmış ev kadınlarıyla pazarlık yaptık. Morfin, diamorfin, siklozin, kodein, nitrazepam, fenobarbital, sodyum amital, destropropoksin, metadon, nalbufin, pethidin, pentozosin, buprenorfin, dekstromoramid ve klorometiazol aldık. Sokaklar duyduğumuz acı ve mutsuzluğu yok edecek uyuşturucularla doluydu, hepsini aldık."

*

[video=youtube;YQS4o_bYA_M]https://www.youtube.com/watch?v=YQS4o_bYA_M[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;6HqHdBlQEe8]https://www.youtube.com/watch?v=6HqHdBlQEe8[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
"Everyone's dying, but girl - you're not old yet"

[video=youtube;_mDxcDjg9P4]https://www.youtube.com/watch?v=_mDxcDjg9P4[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Aradığım tam olarak böyle bişeylerdi.

[video=youtube;jnhQcSIKrL8]https://www.youtube.com/watch?v=jnhQcSIKrL8[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;kSE15tLBdso]https://www.youtube.com/watch?v=kSE15tLBdso[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;m6IRi_JTS_Y]https://www.youtube.com/watch?v=m6IRi_JTS_Y[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;Ybduom-Adss]https://www.youtube.com/watch?v=Ybduom-Adss[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
[video=youtube;NjaF3iqoK78]https://www.youtube.com/watch?v=NjaF3iqoK78[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
“Hiç kimseyle birlikte yaşlanmak istemiyorum. Kendimle bile.”

[video=youtube;T5ZdlI4cOwo]https://www.youtube.com/watch?v=T5ZdlI4cOwo[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
”Doğumun bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım… Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım… Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığımı sandım… Kırk yaşındaydım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum… Kendimi öldürmeye çalışıyorum… Özlemlerim kalmadı. Bıraktım. Hepsini kendi ve benim dünyamı anlamaları için bıraktım… Ve bana ölümsüzlerin sonsuz acıları kaldı.”
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
ayrık otu

"ben saksıda ot beslerim. ayrık otu. özgürce büyüsün, hiçbir el söküp atamasın diye. benim ayrık otlarım "güzele zarar verir" diye öldürülemez. izin yok. yaşamına da ölümüne de kendi karar verir benim ayrık otlarımın.

oysa başka saksılar öyle mi? çok şık, çok havalı, mis kokulu balkonların hangisinde ayrık otuna yaşam hakkı var? itinayla her saksıda yeşermeye çalışır da ne zaman ki azıcık boy versin, muhakkak bir "güzel dostu el" gelip onu hunharca yolmaz mı, ölüme yollamaz mı? neymiş efendim, "çok arsızmış, güzelim çiçeğin bütün vitaminini bitiriyormuş".

bakın hele şu konuşana! o narincik ot mu arsız katil? hatta öyle arsız ki, yolunarak ölmeyi hak ediyor öyle mi?
olsun. varsın yolunsun. o yine yeşerecek.
ve insan, sen onu yine yolacaksın. ama o yine yeşerecek. ve ey insan, sen onu yine yolacaksın...
ama mesela doğanın binyıllardır, yüz binyıllardır yaptığını yapmak aklına bile gelmeyecek. bir durup düşünmeyeceksin, en düşünmen gereken zamanda. çünkü insansın ya, aklın var ya, her şeyi biliyorsun ya... tabiat ananın binyıllardır yaptığını yapmayacak kadar gözlerini kör etmiş bir kibrin var ya...
bu ot buradaysa, inatla varsa, inatla yoluna devam ediyorsa, "vardır bir hikmeti" demeyeceksin. ah çünkü insansın ya, şu meşhur "eşref-i mahlukat"sın ya... kendini tanrı sanan, kimin yaşayıp kimin öleceğine karar verebileceğini zanneden hastalıklı bir kibirsin ya baştan ayağa. ne aptalca.

ah insan!
gazıyla, pisliğiyle, egzozuyla, silahıyla, bombasıyla, radyasyonuyla tüm dünyayı itinayla yok eden... hem zaruretten de değil üstelik, sırf keyiften... daha güzel kokmak için, daha hızlı gitmek için, daha genç görünmek için tüm dengeleri alt üst eden aptal insan.
bir minik ayrık otu mu batıyor sana?
bir minik ayrık otu mu koca dünyana sığamıyor?
güzel begonyaların, masum menekşelerin, havalı kasımpatıların sıhhati için yolduğun o ayrık otu mu bozdu kusursuz hayatını? yürü git allasen, gözükme gözüme!

ah canım ayrık otu!
acaba kendine yaşam alanı bırakılmayacağını en baştan beri bildiğinden mi bu kadar sıkı tutunuyorsun hayata? o yüzden mi hiç toprak cinsi, güneş-gölge dengesi, su miktarı kaprisi yapmadan ısrarla, inatla, kendi kendine, tekrar tekrar yeşeriyorsun? bu kadar zahmetsiz olduğun için mi bu kadar kıymetsizsin?

canım ayrık otum... tek meselen yaşamak, sadece yaşamak. konfor değil, güzellik değil, sevilmek hiç değil. belli ki uzun zaman önce bırakmışsın sevilme ihtimalini yaşama sebebi saymayı.
tek meselen sadece yaşamak. çok önemli bir görev gibi, bir ibadet gibi. gittiği yere kadar.
seni seviyorum ayrık otu.
dünyanın tüm begonyalarından, kasımpatılarından, orkidelerinden daha çok, seni seviyorum."


@ koyukirmizi / ekşisözlük
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
No one knows just what has become of her
Shattered doll, desperate
Oh so innocent and delicate
But too damn obdurate
And obstinate to let go

Broken down, hurt again, it never ends
Frightened and trembling
Did she fall again? An accident?
Her eyes encircled in black again

[video=youtube;xDdSCjZsV4U]https://www.youtube.com/watch?v=xDdSCjZsV4U[/video]
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
Bir şey dikkatimi çekti, ülkelerin ulusal marşlarını incelerken. Afganistan'ın marşında şu ifadeler yer alıyor:

"...

Tüm ulusun vatanıdır,
Beluçiler'in ve Özbekler'indir.
Peştunlar'ın, Hazaralar'ın,
Türkmenler'in ve Tacikler'indir.

Hem Araplar'ın ve Kurjarlar'ın,
Pamiriler'in ve Nuristanlılar'ın
Brahuiler'in ve Kızılbaşlar'ın,
Hem Aymaklar'ın ve Peşeyiler'indir.

..."


Sevmeyiz beğenmeyiz falan ama adamlar birlik ve beraberlik konusunda bizden çok daha iyilermiş bence, kabul etmek lazım. Biz burda sen Kürtsün falan diye birbirimizi yiyoruz, "o kişi Laz" deyince başımızı öte yana çeviriyoruz. Nankörlük yapıyoruz bildiğin. İnsan en büyük nimettir.

Edit: Tekrar aklıma geldi, ülkede kıyamet kopmuştu birkaç sene önce, "biz her sabah 'ben Türküm' demek zorunda mıyız?" falan diye. Belki bizim de böyle olsa acaba sıkıntı yaşamaz mıydık? Bilemedim.
 

*Freyja

M for Merve
Katılım
30 Ara 2006
Mesajlar
17,817
der siebente kontinent

"bir insan nasil yok edilir ? intihar bugunu, simdiyi yok etmek ise yedinci kita gelecegi, gecmisi ve simdiyi yani mevcudiyetin tum izlerini silmeye yonelik eylemler silsilesi iceren bir siddet filmi.

ilk bolumde, yonetmenin hedefi gelecegi yok etmektir. oncelikle bizim sanki sonsuza dek surecekmis gibi dusunup sonsuz donguye kapildigimiz ogeler birer birer yok edilir. aboneliklerimiz, sanki ayni evde, ayni sehirde sonsuzda dek surecekmis gibi gozuken, her ay genel giderlerimiz kapsaminda degerlendirilen abonelikler birer birer iptal edilir. ardindan isimiz, okulumuz, her bireyin hayatinin birincil hedefleri olan iyi bir is, iyi bir okul. aile bireyleri istifalarini verirler ya da ayrilicaklarini deklare ederler. komsulara, ese dosta uzun sure etrafta bulunulmayacagi haber verilip iletisim tamame kesilir. sonra gelmeyen gelecek icin biriktirilen, insanin gelecegenin garantisi bankadaki tum para cekilir.

sonra dunyanin maddesel zevkleri ile vedalasilir, en iyi sarkuteri ve saraplar alinir, bol miktarda, eve stoklanir.

daha sonra filmin en siddetli bolumune gelinir. gecmisi yok etme bolumu. tum resimler, tum mobilyalar, okul karneleri, cocugun yaptigi resimler, ozel gunlerin biricik yansimalari olan resimler, karalamalar. evdeki tum esyalar, kiyafetler. isin en aci tarafi bu siddetli yok etme, silme hareketinin korkunc soguk, uzak ve daha da acisi sistematik sekilde yapilmasidir. filmi seyrederken dusunurum, hani insan en sevdigi kimi zaman ozenip sik giymedigi elbisesini, dugun fotograflarini yirtarken neler hisseder, nasil olur da bu kadar ifadesiz, duyarsiz bir ifade ile bu siddeti uygular. bir insani kendinden bu kadar uzaklastiran sey nedir ? ya da belki kendimiz dedigimiz bu kadar sacma sapan seyden vazgecirip kendimize, ozumuze yakinlastiran sey nedir ?

ve son bolum. geriye kalan tek zaman; simdiki zaman ve bedensel mevcudiyet."

@ ride -eksisozluk
 
Üst Alt