Peygamber Efendimiz (s.a.v) " Sizden biriniz namaz kıldığında et-Tahiyyâtü lillâhi..okusun.Zirâ (ibâdillâhi's-sâlihîn) i dediğinizde gökte ve terde olan her sâlih kulâ râci olur, (sonra da) Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ... deyiniz" buyurmuşlardır.

Namazlarde okuduğumuz bu tahiyyâtın meâli:


" Tehiyyât" , Allâh'a (c.c) râci ve ona mahsustur. Salavât, Allâh (c.c) içindir. Tayyibât da ona mahsûstur. Ey Nebiyy-i Kerîm, Allâh'ın selâmı,rahmeti ve berekâtı senin üzerine olsun.Bize ve Allâh'ın (c.c) sâlih kullarına selâm olsun.Şehâdet ederim ki, Allâh (c.c) 'dan başka hak ma'bud yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed (s.a.v) efendimiz onun kulu ve Resûlüdür.


"Tehiyyât" , tahiyyeler demektir. Tahiyye; selâm, bekâ, azamet, âfâttan ve noksânlıktan selâmet, mülk, Allâhü Teâla'yı lâyık olduğu şekilde ta'zîmdir.


"Salavât" dan maksad, beş vakit namazlar ve diğer namazların hepsidir. Bir mânâsı da rahmetir.


"Tayyibât" Allâhü Teâlâ'ya senâ edilen ve sıfât -ı kemâl sıfatlarına delâlet eden lafızlar, yâhut zikrullâh demektir.


" Selâm" dünyevi ve uhrevi, tehlikelerden selâmettir. Bir de bildiğimiz mânâcâ olan selâmdır ki, peygamberlere (aleyhimus selâm) taraf-ı Hak'tan tevcih buyurulan selâmdır.


" es-selâmü aleynâ" (Selâm bizim üzerimize olsun) 'dan murÂd, hâzır olan imâm ile cemâat ve melâike-i kirâmdır.


"ve alâ ibâdillâhi's-sâlihin" derken sâlihlerden Allâhü Teâlâ'nın ve kullarının haklarına riâyet eden gözeten kimsedir.Hakîm Tirmizî; " Halkın namazda iken yolladığı bu selâmdan her kim hissedâr olmak dilerse sâlih kul olsun. Yoksa bu büyük fazîletten mahrûm kalır." demiştir. Bazıları da, insan (ibâdillâhi's-sâlihîn) derken bütün enbiyâ, melekler ve mü'minleri zihninde hatırlamak gerekir demişlerdir. İmâm Sübkî (r.h) ; "Her kim namazları terk ederse, esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillahi's- sâlihîn demek vâcib olduğu için, geçmiş ve kıyâmete kadar gelecek ne kadar mümin varsa cümlesinin hakkını ihlâl etmiş olur."


ALINTIDIR.