• Acılı
  • Aptal
  • Aranıyor
  • Arsız
  • Aşık
  • Ölü
  • çılgın
  • üzüntülü
  • üzgün
  • Bahahaha
  • Bilgin
  • Bulantılı
  • Bulutlu
  • Canlı
  • Cap Canlı
  • cesaretli
  • Dead
  • Deli
  • Depresyonda
  • Eğlenmiş
  • gay
  • Goofy
  • Hacker
  • hoşgörülü
  • Huysuz
  • Huzurlu
  • Israrcı
  • iyi
  • Karışık
  • kaygılı
  • Küstah
  • Kederli
  • Keyifli
  • Kimsesiz
  • Kop Kop
  • Korkulu
  • kuşkulu
  • Manyak Deli
  • melek gibi
  • Meraklı
  • Meşgul
  • Mutsuz
  • Neşeli
  • Niteliksiz
  • Oylesine
  • Panik
  • Paranoyak
  • Rahat
  • Sakin
  • Saldırgan
  • Sarhoş
  • Sert ve kaba
  • SIKKIN
  • Sinirli
  • Sıcak
  • Tembel
  • utangaç
  • Uykucu
  • uykulu
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • Yürekli
  • Yorgun
  • Yoğun
  • Şüpheli
  • Şeytani
  • Şeytani2
  • Şokta
  • şşşşttt!
  • Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 14 ile 14 arası

    Konu: Türkiye'deki Dağlar

    1. #1
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan Türkiye'deki Dağlar


      Türkiye’de dağlar çok geniş bir alan kaplar. Dağ; çevresine göre 500m. Ve daha yüksek kabarıklıklardır. Bazıları tek bulunurken bazıları da sıradağlar şeklindedir.
      Oluşumlarına göre dağlar ikiye ayrılır.

      1-Orojenik Hareketlerle Oluşan Dağlar:
      Orojenez dağ oluşumu demektir. Yan basınçla sıkışan yerkabuğu plakaları kıvrılarak yada kırılarak engebe kazanır ve sıradağlar oluşur. Ülkemizde orojenez iki şekilde görülür. A) Kıvrılma ile B) Kırılma ile

      a) Kıvrım Dağları: Orojenez sonucu esnek tabakalar kıvrılarak yükselir ve sıradağlar oluşturur. Ülkemizdeki dağlar Alp-Himalaya orojenezi sonucu oluşmuştur. Kuzey Anadolu ve Toros Dağları bu şekilde oluşmuştur.
      Kıvrılma sonucu yüksekte kalan kubbemsi kısımlara Antiklinal, alçakta kalan çanaksı yapıya ise Senklinal denir. Bu oluşumda da bazen kırılmalar dolayısıyla senklinaller boyunca fay hatları oluşabilir. Ülkemizi K.Anadolu

      b) Kırık Dağları: Orojenez sonucu sert tabakalar kıvrılmaz kırılır. Böylece yükselen kısımlar (Horst) sıradağları oluştururken, Alçalan kısımlar Çöküntü ovalarını (Graben) oluştururlar. Horst ve Grabenler arasında ise kırıklar (Fay Hatları) bulunur. Bu yüzden buralar hem deprem alanlarıdır hem de kaplıca kaynaklarının sık görüldüğü yerlerdir. Ege bölgesinde kıyıya dik uzanan dağlar bu şekilde oluşmuşlardır.

      2- Volkanizma ile Oluşan Dağlar:
      Yerin derinliklerindeki mağmanın yerkabuğunun zayıf ve çatlak kısımlarından yer üstüne çıkmasıyla oluşan genelde tek dağlardan ibaret olan dağlardır.
      Not: Volkanik sahalar mineralce zengindir. O yüzden tarım arazileri de çok verimlidir. Ayrıca maden bakımından da zengin alanlardır.


      Türkiyedeki volkanik dağlar;
      Marmara Bölgesi : Uludağ

      G.Doğu Anadolu Bölgesi : Karacadağ
      Karadeniz Bölgesi : Köroğlu Dağları
      Akdeniz Bölgesi : Hassa Bölgesi (Hatay)
      Ege Bölgesi : Kula Tepeleri (En genç)
      Doğu Anadolu Bölgesi : Ağrı ,Tendürek, Nemrut, Süphan Dağları
      İç Anadolu Bölgesi : Erciyes, Melendiz, Hasandağ, Karadağ, Karacadağ.

      TÜRKİYE'DEKİ DAĞLARIN DAĞILIŞI

      Kuzey Anadolu Dağları: Karadeniz kıyısı boyunca uzanan sıradağların kapladığı alana Kuzey Anadolu Dağları denir. Doğuda Rize Dağları (Kaçkar Tepesi 3937m) ortada Canik dağları, batıda İsfendiyar Dağları vardır. 2.sırada yçne doğudan, Mescid, Kop, Ilgaz ve Köroğlu dağları bulunur.Alp-Himalaya sisteminin kuzey kanadını oluşturur. Kocaeli Yarımadasından Gürcistan’a kadar uzanır. Bu uzanış boyunca dağlar Batı Karadeniz’de yükselir Orta Karadeniz’de 1000m. lere alçalır D.Karadeniz’de ise tekrar yükselerek 3000 m. nin üstüne çıkar.



      . Güney Anadolu Dağları: Alp sisteminin güney koludur. Toros Dağları da denir. Girit ve Rodos Adalarından başlar İran’a kadar uzanır. Batı, Orta ve Güneydoğu Toroslar olarak üç bölüme ayrılırlar. Batı Toroslar Antalya Körfezi'nin iki yanında uzanırlar. Göller Bölgesi'ni içine alırlar. Orta Toroslar ise Adana yöresini batı, kuzey ve doğudan çevirirler. Güneydoğu Toroslar da İskenderun Körfezi'nden başlar bir yay çizerek Van Gölü'nün güneyinden Hakkari'ye ulaşırlar. Bu dağlar özellikle Taşeli Yarımadası karstik arazilerden oluşmuştur. Bir sürü karstik şekle rastlanır.
      Batı Anadolu Dağları: Kıyılarda ve iç batı kısımda olarak iki bölümde ele alabiliriz. Madra, Yunt, Aydın, Menteşe dağları kıyıda, Türkmen ve Emir dağları, Murat Dağ iç kısımlardadır. Marmara Bölgesi'nde dağlar azdır. Daha çok verimli ovalar vardır. Kaz dağları, Uludağ, Yıldız dağları ve Tekirdağ en bilinenleridir.
      Kırıklı yapıda olduklarından horstlar şeklinde oluşmuşlardır. Aralarında ise Grabenler yani çöküntü ovaları uzanır. Denize dik uzandıkları için;
      ·İç kısımlara ulaşımı zorlaştırmazlar.
      ·Kıyıların çok girintili çıkıntılı olmasını sağlamıştır.
      ·İklimin iç kısımlara kadar girebilmesini sağlamış. Bu da tarımı olumlu etkilemiştir.


      İç Anadolu Dağları: İç kısımlar daha çok yüksek yaylalarla çevrilidir. Burada tek dağlar, volkanlar ve yüksek ovalar vardır.
      Elmadağ, Akdağlar, Tecer, Erciyas, Karacadağ, en belli başlılarıdır. Cihanbeyli, Bozok, Obruk, Uzunyayla İç Anadolu'nun büyük platolarıdır.
      Doğu Anadolu Dağları:Burası yurdumuzun en yüksek ve engebeli bölgesidir. ortalama yükseklik 2000 metreyi geçer. Tekdağlar, sıradağlar, sönmüş volkanlar ve yüksek ovalar vardır.
      Munzur Dağları, Palandöken ve Bingöl Dağları, allahüekber dağları, Erzurum-Kars platosu bölgeyi kaplar. Türkiye'nin en yüksek dağı olan Ağrı ve Küçük Ağrı buradadır. Yükseklikleri 5137-5165 metreyi bulur. Tendürek, Süphan Nemrut ünlü sönmüş volkanlardır.
      Dağların Ekonomiye Etkileri

      Olumlu Etkileri
      • Kıyı kesimleri iç bölgelerden ayırarak kıyıların yağışlı iç kısımları karasal olmasını sağlamış Bu durum mevsim çeşitliliğine neden olmuştur. Bu durumda tarımsal ürün çeşitliliğine imkan sağlar.
        K.A.D.’da gür ormanlar oluşmuştur.
        Dağlar akarsuların su deposudur.
        Yaban hayatının yaşama alanlarıdır.
        Yer altı kaynaklarının temel depo alanlarıdır.
        Avcılık,Dağ Sporları ve Kış Turizmine imkan sağlarlar.
      • Yaylacılık faaliyetleri ile hayvancılığı destekler.
      Olumsuz Etkileri
      • Ulaşımı zorlaştırır. Yol yapım maliyetlerini arttırır.
        Heyelanların fazla olduğu yerlerde can ve mal kayıplarına neden olurlar.
      • Tarım ve Yerleşme alanlarının sınırlanmasına neden olur
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    2. #2
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Aladağlar



      Kayseri - Niğde - Adana illeri arasında bulunan Aladağlar, bitki örtüsü ve hayvan çeşitleri bakımından zengin bir çeşitliliğe sahiptir. Bu nedenle dağın 54.524 hektarlık bir bölümü 1995 yılında Milli park ilan edilmiştir.

      Dağcılık faaliyetleri

      En yüksek doruğu 3756 m olan Aladağlar'da, tırmanışlar için 3700 metre üzerinde üç doruğun yanısıra 3000 metrenin üzerinde çok sayıda doruk vardır. Bu doruklar Niğde il sınırları içinde devam eden Toros dağ kıvrımlarının (Orta Toroslar) en yüksek doruklarıdır. İlk baharda eriyen karlardan dolayı Aladağlar'da birçok göl oluşur, ama kurak yaz mevsiminde bu göllerden çoğu buharlaşıp yok olur. Yalnızca yer altı suları ile de beslenen birkaç göl kalır. Aladağlar içinde birçok gölün bulunduğu genişçe bir kazanı andırır.
      En uygun tırmanış zamanı Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarıdır. Kalker kayalardan oluşan Aladağlar'da Emli ve Barasama vadileri dışında ormanlık alan görülmez. Dağda alpin bitki toplulukları gelişmiştir.

      Demirkazık Tırmanışı:
      Aladağların en yüksek zirvesi olan Demirkazık (3756 m.) tırmanışı için Çukurbağ köyünden yaya olarak 1,5 saat uzaklıktaki Sokullupınar kamp yeri olarak seçilir. Kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş normal olarak 10-12 saat sürer. Aladağlara çok sayıda tırmanış yapacaklar Yedigöller Vadisini kamp yeri olarak seçmelidirler. Çukurbağ köyü-Yedigöller yaya 10-12 saattir. Yedigöllerden Emler Zirvesi, (3723 m) Kızılkaya (3723 m), Direktaş (3470 m) doruklarına çeşitli çıkış yollarından ulaşılır. Demirkazık Köyünde özel idarece yaptırılmış olan 100 yataklı yeni ve modern bir dağ evi bulunmaktadır. Burada yemek ve duş imkanı olduğu gibi, bir kütüphane ve dinlenme salonları da mevcuttur. Dağ evinden hareket edilerek Demirkazık ve Küçük Demirkazık (3425 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.
      Ayrıca Çukurbağ köyünden hareketle 1,5-2 saatlik bir yürüyüş sonunda Emli vadisine varılır. Buradan da Kaldı (3734 m), Güzeller (3461 m) ve Alaca (3588 m) zirvelerine tırmanmak mümkündür.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    3. #3
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Erciyes Dağı



      İç Anadolunun en yüksek dağı. Erciyes Dağı Kayseri il merkezinin 25 km. güneybatısından ovaların yanından birdenbire yükselen bir dağ kütlesidir. Zirvesi uzaktan bir kubbeye benzer. İki zirve vardır. Büyük Erciyes (kuzu yatağı) zirvesi 3917 metredir. Küçük Erciyes zirvesi 3770 metredir. Erciyes kütlesinin çapı 72 km ve 3800 km²lik bir alanı kaplar.

      Erciyes Dağı üzerinde 1800-3000 m. yükseklikte Erciyes Kayak Merkezi bulunmaktadır.


      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    4. #4
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan



      Canik Dağları
      Orta Karadeniz bölgesinde yer alır. Batıda Kızılırmak vadisi, doğuda Melet Irmağı güneyde Kelkit çukuru boyunca uzanır. Uzunluğu yaklaşık 180 km’dir. Genişliği ortalama 60 km kadardır. Kelkit vadisine inen yamaçları oldukça diktir. Doğuya gidildikçe yüksekliği artar.
      Karadeniz yamaçları çok fazla yağış alır. Bu nedenle geniş ormanlık alanlarla kaplıdır. Kuzey yamaçları meşe, gürgen ve kayın ağaçlarıyla kaplıdır. Güneyinde yağışların seyrekleşmesinden dolayı soğuğa dayanıklı sarıçam, karaçam ve meşe ağaçları görülür.



      Canik dağları, Kızılırmak ve Yeşilırmak tarafından derin vadilerle yarılmıştır. Ama bu kesimler ulaşım için çok elverişli değildir. En önemli yol, Samsun’dan denize dökülen kavak vadisini izleyen Karadağ Geçidi’nden geçen yoldur. Bu tarihî yol Orta Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan yoldur.




      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    5. #5
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Ağrı Dağı



      (Selçuklular döneminde; Eğri Dağ, resmi adıyla Büyük Ağrı Dağı), Türkiye'nin en yüksek dağıdır. Zirvesi 4 mevsim boyunca erimeyen kar ve takke buzulu ile kaplı volkanik bir dağ olan Ağrı Dağı, Türkiye'nin doğu ucunda, Ağrı ilinin sınırları içerisinde yer almaktadır. Dağ, İran'ın 16 km batısında ve Ermenistan'ın 32 km güneyindedir. Dağın %65'lik bir kesimi Iğdır ilinde, kalan %35'lik kesimi ise Ağrı ili sınırları içerisindedir
      Ağrı dağı 5165 metrelik rakımıyla, Anadolu Yarımadasının en yüksek doruğudur. 4000 metreye kadar bazalt daha sonra sonraki yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özellikleri gösterir. Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak yaylası ve 3896 m. yükseklikteki Küçük Ağrı Dağı yer alır.
      Bir inanışa göre, Eski Ahit'teki Tekvin babında Nuh'un gemisi nin karaya oturduğu dağ bu dağdır. Fakat, Kuran'ı Kerim'de Nuhun gemisinin "Cudi'ye oturduğu" belirtilmektedir. 1950'li yıllarda, havadan çekilen fotoğraflardaki gemiye benzeyen şekiller Nuh'un gemisinin bulunduğu yönünde yorumlandı, ancak daha sonra bu iddiaların asılsız olduğu ortaya çıktı.





      Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufan dan sonra Nuh'un gemisi ne ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde birçok ismi vardır. Başlıcaları, Ararat, Kuh - i Nuh, Cebel ül Haris'tir.
      Marco Polo'nun hiçbir zaman çıkılamayacak dediği dağa ilk tırmanış, kayıtlara göre 9 Ekim1829'da Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İlk kış solo tırmanışı ise 21 Şubat1970'te Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. 1980'li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağı'nı ziyaret etti. Ağrı'ya tırmanış 1990 yılında yasaklandı. 1998'de Dağcılık Federasyonu'nun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    6. #6
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      ULUDAĞ



      Uludağ ya da Olimpos Dağı, Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye'nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ.
      Antik çağın ilk tarihçilerinden Heredot (İ.Ö 490-420) yazdığı Heredot Tarihi isimli kitabında Uludağ, Olympos olarak geçer ve Olympos'ta Lydia kralı Kroisos'un oğlu Atys'in yaşadığı trajediyi anlatır. Heredot'tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon (İ.Ö 64-İ.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos'u olarak geçer. Strabon; Mysia isminin aslının Lydia'lılarda gürgen ağacı anlamına gelmektedir. Roma İmparatorluğu'nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ'da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ'da Nilüfer nehri ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhangazi Bursa'yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur. Orhangazi Bursa'yı teslim aldıktan sonra Türkler dağa Keşiş Dağı ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa'ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ'ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir.
      Marmara Bölgesinin en yüksek dağı. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ'ın uzunluğu 40 km'yi bulur. Genişliği ise 15-20 km'dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa'ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli'ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası Uludağ Tepe'de 2.543 m'dir. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.
      Uludağ'ın yüksek yerlerinde eski buzullara ait izlere raslanmaktadır. Karatepe'nin kuzeyindeki Aynalıgöl, Karagöl ve Kilimligöl buzul gölleri bu izlerin en önemlileridir. Bu göllerin mavi berrak suları, hemen aşağısında başlayan yemyeşil çam ormanları, yükseklerdeki beyaz kar yığınları buraların güzelliğine güzellik katmaktadır.
      Etrafındaki çöküntü sahalarının cevresinde yükselen Uludağ'da tabakalar arasında yer yer maden ve maden damar yataklarına rastlanmaktadır. Türkiye'nin önemli volfram yatakları buradadır. İklimi, yüksek dağ özelliğindedir. Yükseklere çıkıldıkça kar yağışı ve miktarı fazlalaşır. Yüksekliğe bağlı olarak da ısı azalır. Dağın doruk noktasındaki karlar yaz kış erimez. Bazı yerlerde kar kalınlığı iki metrenin üzerine çıkmaktadır. Uludağ'dan kaynaklanan derin vadiler içindeki pekçok dere, Nilüfer Çayı ile Göksu'ya ulaşırlar.
      Uludağ modern dağ tesisleri, teleferiği Bursa'nın hemen yanında olması ile dağ ve kış turizminin merkezi olmuştur.Türkiyenin en büyük kayak merkezidir.Yol durumunun uygunluğu, her mevsim kar bulunması, eşsiz manzaraları buraya turist çekmektedir. Dağın doruk noktasından açık havada İstanbul, Marmara ve civar yakın yerlerin görünmesi buraya ayrı bir özellik vermektedir. Doğu, kuzey eteklerinin Bursa Ovasına yakın yerlerinde sıcak su kaynaklarının bulunmasından burada kaplıcalar meydana gelmiştir. Bursa'nın Çekirge semtindeki bu kaplıcalar pekçok hastalığa şifa olmaktadır.










      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    7. #7
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Ilgaz Dağları




      Konumu Batı Karadeniz Bölgesinde bulunan yüksek ve devamlı bir dağ sıraları olan Ilgaz Dağları kuzeyde Gök ırmak ve Araç Çayı, güneyde ise Devrez Çayı ile sınırlanmıştır. Ilgaz Dağı, zengin orman örtüsünün meydana getirdiği eşsiz doğal güzelliklere sahiptir. Ankara-Çankırı-Kastamonu devlet karayolu ile Ankara'ya 200 km, Kastamonu'ya 45 km, Ilgaz ilçe merkezine ise 25 km uzaklıktadır.Milli Park Arazi Yapısı ve Bitki Örtüsü Genellikle serpantinler, şistler ve volkanik kayaçlardan oluşur. Dağ oluşum hareketleri yönünden ilginç örnekler bulunmaktadır. Yöre değişik karakterde vadiler, sırtlar ve doruklardan oluşur. Üstün değerde peyjaz güzellikleri sunan bir jeomorfolojik yapıya sahiptir. Ilgaz Dağları eteklerinden doruklarına doğru değişen, çok değişik görünümlü ve çekici güzellikte sarıçam, karaçam ve köknarın hakim olduğu ağaç
      türleri ile kaplı sık orman örtüsüne sahiptir. Bu orman örtüsü ve saha zengin bir orman altı bitki topluluğu ile desteklenmektedir. Bu bitki topluluğu içerisinde özellikle orkidelere çok sık rastlanmaktadır.



      Orkide Yurdumuz orkide bakımından Avrupa ve Ortadoğu'nun en zengin ülkelerinden biridir. Türkiye'de 24 cinse ait orkide bulunmaktadır. Bunların çoğu mevsiminde gezildiğinde Ilgaz Dağlarında görülebilir. Orkidenin yumrularından salep elde edilmektedir. Her yıl salep elde edilmek üzere aşırı derecede ve bilinçsizce orkide toplanması bu güzel bitkilerin varlığını sona erdirmek üzeredir. İyi bir koruma ile son derece güzel ve gösterişli bu bitkiler gelecek nesillere ve araştırma kurumlarına açık bir inceleme alanı olacaktır.



      Kış Sporları Milli parkın bir önemli kaynağı da kış sporlarıdır. Ilgaz Dağı kış sporları açısından ülke düzeyinde önem taşıyan bir kaynak niteliğindedir. Ilgaz Dağı kayak merkezinde 900 metre uzunluğunda çift sandalyeli telesiyej, 2 km uzunluğunda bir teleski ile 250 metre uzunluğunda da bir baby liftten oluşan mekanik tesisler yanı sıra 100 yatak kapasiteli Köy Hizmetleri Tesisleri, 115 yatak kapasiteli Dağ Başı Otel mevcuttur. Ayrıca devre mülk şeklinde yapılan Ilgaz Mountain resort Ilgaz Dağı Milli Parkı sınırları içerisindedir.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    8. #8
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Süphan Dağı



      Yükseklik: 4058 m.
      Konumu: Doğu Anadolu'da Van gölünün kuzeyinde Adilcevaz - Erciş ve Patnos arasında yükselir.
      Tırmanış Zamanı: Tırmanış için en uygun zaman Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarıdır.
      Özellikleri: Sönmüş bir volkan olan Süphan dağı, Anadolu'nun üçüncü yüksek doruğudur. Doruk bir örtü buzulu ile kaplıdır.
      Dağcılık : Süphan dağına genellikle doğu yüzünden tırmanış yapılır. Tırmanış sırasında Van gölü her an birbirinden değişik ve güzel görüntüler sunar. Doruk tırmanışına Aydınlar köyünden başlanır. Buraya 6-7 km. uzaklıkta ve 2500 m. yükseklikte Şekerpınarı ya da Süphan yaylasında kamp kurulur; kamp yerinden doruğa tırmanış ve dönüş, 8-10 saatlik bir zaman alır.

      Ülkemizde Büyük Ağrı (5137 m) ve Cilo (4168 m) dağından sonra en yüksek üçüncü dağımız olan Süphan dağı, Van gölünün kuzeyinde Adilcevaz - Erciş ve Patnos arasında yükselir, en yüksek zirvesi 4058 m’dir. Bu dağın zirve kesiminde 1 km çapında bir lav tıkacı ve genişçe bir de kalderası bulunmaktadır. Doruk bir örtü buzulu ile kaplıdır. Son püskürmesini tarihi dönemde yapmıştır.



      Süphan Dağı Efsanesi
      Süphan Dağı'nın zirvesinde Kırklar olarak bilinen 40 ad. Şehit Mezarı bulunmaktadır. Ayrıca zirvede Peygamber Mezarının da olduğu rivayetler arasında yer almaktadır.
      Hace ile Siyabent adından 2 Sevgilinin Efsanevi Aşk yaşadıkları Siyabent Sevgilisi Hace'yi kaçırarak Karnalık denilen Süphan Dağı eteğindeki uçurumun tepesine götürür. Günlerce orada kalan Dillere Destan 2 Sevgili evlenecekleri günü hayal ederlerken Siyabent başını Hace'nin dizine koyup derin bir uyku çekmek ister. O sırada bir geyik sürüsünün geçmesiyle sürünün Liderliğini yapan erkek geyik dişi geyiğe diğer geyiklerin yaklaşmamasını sağlarken manzarayı gören Hace duygulanıyor. O sırada gözlerinden damlayan yaş sevgilisinin yüzüne düşer. Uyanan sevgili Hace'ye niçin ağladığını sorar?

      Seni ağlatan o lider geyiğin ciğerini söküp sana getireceğim. Sevgili Lider Geyiği vurur keseceği an geyiğin ayaklarını çırpmasıyla Siyabent uçurumdan aşağıya düşer. Hace düşen Sevgiliye Ben Ne Yapayım diye seslenirken O da Hace'ye Ben artık faydasızım diye cevap verir. Hace'de kendini uçurumdan aşağıya atarak Efsane bir Aşk Efsanesi olarak ölümsüzleşir ve günümüze kadar yansır. İki Sevgilinin düştüğü yerler arasında heryıl kendiliğinden 2 gül yeşerir.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    9. #9
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Nemrut Dağı

      Nemrut Dagı Guneydogu Anadolu Bolgesinde bulunan Adiyaman ilimizin Kahta ilcesi sinirlari icinde yeralan 2150 metre yuksekligindeki Dogu Toros sira daglari(ankar) massifi uzerinde,Firat Nehri gecitlerine ve Ovalarina Hakim bir tepe uzerinde KOMMAGENE krali 1.Antiochos tarafindan yaptirilan Dogu tarafinin yuksekligi 49.80 metre Bati Tarafinin Yuksekligi ise 39.45 metre olan yaklasik 150 metre capinda kirma taslardan yapili bir Tumulus ve etrafinda devasa Tanri, Kral Heykelleri,Dunyanin ilk horoskopu ve Ates Sunaklari bulunan,dunyanin sekizinci harikasi sayilan bir kult (Tapinma yeri)Yeri dir

      Tumulus bir ana kaya duzlestirilerek uzerine yerlestirilmis olup,dogu bati ve kuzeyinde de ayni islemler gerceklestirilerek teraslar olusturulmustur.Dogu ve bati teraslarda devasa kloksal Greko-Pers tarzi blok kayadan tanri ve kral heykelleri yontulmus, kuzeyde ve her iki terasta bunlarin yaninda kum taslrindan bloklara atalari resmeden steller oturtulmustur.
      Dogu teras:Taht uzerinde siralar halinde oturtulmus tanrilarin her iki yaninda kartal ve aslan heykelleri vardir. Heykeller sirasi ile 1.Antiochos,Fortuna-Kommagene,Zeus-oramastes,Apollon-Mithras,Herakles-Artagnes dir ayrica bu terasta dikdortgen seklinde ates sunagi ve bunun yaninda Aslan heykeli bulunur.Terasin kuzey ve guneyinde ise atalari tasvir eden steller bulunmakta imis ancak bunlar gunumuzde maalesef kayiptir sadece stel kaideleri mevcuttur.
      Kuzey teras:Burada dogu ile bati teraslarini birlestiren 180 metre uzunlugunda bir toren yolu bulunmakta ayrica 80 metre uzunlugunda bazisi tamamlanmis cogu tamamlanmamis steller ve kaideleri bulunmaktadir.Burada daha cok torenler icin hazirlanan yemeklerin ve saraplarin koyulacagi yerler vardir bunlarda kum tasindan oyulmadir.

      TUMULUS

      Kilometrelerce uzaktan daglarin üzerine binmis bir dag yada kulah gibi gozukur tumulus,kilometrelerce uzaktan kendine hayran birakir Yaklastikca hayranliginizi arttirir cezbeder sizi, bir an once kavusmak istediginiz sevgili gibi beyninizi kaplar hukmetmeye baslar.Ozel idare tesislerine gelip Arabada gecirdiginiz zorlu virajli yollarin yorgunlugunu atmak icin iceceginiz serinlik bile size tumuluse ulasmak icin onunuzde gozuken zorlu yaklasik 30 dk lik tirmanis bile ona varmak icin icinizde duydugunuz sabirsizligi geciremez.
      Dagin ve tumulusun muhtesem manzarası yanında dev boyutlu heykeller Aklinizi basinizdan alir.Herseyden once bu tumulusun ve heykellerin nasil yapildigi sorusu kafanizi kurcalamaya baslar. Bu arada eger gunesin dogusunu seyretmeye ciktiysaniz Havadan fotografini gordugunuz tumulus kaya bir olusumun uzerine kirma taslar yigilarak yapilmistir. Tumulusun capi yaklasik 150 metre olup doguda yuksekligi 49.80 metre batida ise 39.45 metredir. Kommagene krali 1. Antiochos ulkesini ve halkini refaha kavusturunca kralliginin yaninda tanriligini da ilan etmis halkina tapinilabilecek bir yer insa etmek ve tanri arkadaslari ile birlikte gunesin dogusunu ve batisini ilelebet sonsuza kadar seyretmek icin bu kultu yaptirmistir.


      Tumulsteki kirma tas yuksekliginin hacmi ilk arastirmacilar olan Human ve Puchstein tarafindan 264 750 metrekup hesap edilmis ancak daha sonra bunun bu kadar olmadigi Frderich Karl DORNER tarafindan Ana kaya uzerine yigildigi ve altta yuksek bir monoblok kaya oldugu gosterilmistir










      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    10. #10
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Palandöken Dağı



      Palandöken Dağı, Erzurum'da bulunan, 3271 metre rakımlı, tektonik bir dağdır. Başköy mevkiinde bir kayak merkezi bulunur.
      Erzurum şehrinin 10 km kadar güneyinde bulunan zirvesiyle çevrenin en yüksek noktasıdır. Erzurum şehir merkezinin 1950 metreyi bulan yüksekliğinden ve kütle olarak bir sıradağ olmasından dolayı ülkemizin 3000 metrenin üzerindeki diğer dağları gibi heybetli görünmez. Ancak mitolojide bilhassa da Anadolu'da ki birçok efsânede ismi geçer.
      Palandöken, kış mevsiminde kuzey yamacında barındırdığı kar miktarı, kalitesi ve Türkiye'nin en uzun pistine sahip olan kayak merkezi ile en gözde kayak merkezi unvanına sahiptir. Dağın ismi hakkında pek çok rivayet vardır. Bunlardan en kabul göreni, pala deviren, dayandırmayan anlamında paladöken isminin zaman içinde Palandöken'e dönüşmesiyle meydana gelmiş olanıdır.
      Teknik tırmanış açısından herhangi bir zorluğa sahip olmamasına rağmen kış mevsiminde diğer 3000'liklerde de olduğu gibi her türlü olasılık göz önünde bulundurularak, o şekilde teknik malzeme ile tırmanılmalıdır. Dağın bazı dik parkurları, yöresel olarak kışların aşırı sert geçmesinden dolayı tehlikeli olabilir. Erzurum şehir merkezinden 3271 m'lik zirveye giden en iyi ve en rahat yol kayak merkezinden geçer.



      Erzurum şehir merkezine yaklaşık 4 km uzaklıkta olan 2100 m râkımdaki oteller mevkiinde her türlü ihtiyaç giderilebilecek imkânlar bulunmaktadır. Güvenlik açısından jandarma 24 saat görev yapmaktadır. Kamp için de bu mevkii idealdir. Devam eden karayolu ile daha yukarıda bulunan oteller mevkiine ulaşılır. Burası ise 2450 m yüksekliktedir ve bu seviyeden sonra telesiyej hattı tâkip edilerek sırt üzerinden zirveye ulaşılır. Diğer yol ise dağın güney yamacında bulunan Başköy köyünden zirveye ulaşılan yoldur. Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.
      Palandöken Dağları'nın en yüksek noktası Büyükejder Tepesi olarak isimlendirilir. Burada, iletişim vericileri ve özel bir işletmeye ait kafeterya bulunmaktadır ve kayak sezonunda telesiyej vâsıtasıyla da zirveye ulaşılabilmektedir. Zirveden inen hat üzerinde, 2500 metre irtifâda Ejder Lifti'nin bitiminde de özel bir kafeterya bulunmaktadır.
      Bunun yanında Palandöken Dağı 2011 Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları'na ev sahipliği yapacaktır.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    11. #11
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Kaçkar Dağı



      Kaçkar Dağı (Kavron), Kaçkar Dağları'nın (Doğu Karadeniz Bölümü, Rize'nin 60 km güneydoğusunda) 3.937 m yükseklğindeki en yüksek doruğu. Türkiye sınırları içindeki dördüncü yüksek doruk.
      Dağın kuzey yamaçlarından inen akarsular birleşerek Ardeşen ve Pazar arasında Büyükdere adıyla Karadeniz'e dökülür. Güneyde ise kısa derelerin yardığı yamaçlar Çoruh Vadisi üzerine dik olarak iner. Dağların kretase şist ve kireçtaşından oluşmuş volkanik ara tabakalı katmanları ortasında granit-diyazit billurlu kayaçları yer alır. 2.100 m'ye kadar olan kesimlerinde ladin ve göknar ormanları, daha yükseklerde dağ otlakları ve en yüksek kesimde ise kuzeye doğru bir dil halinde uzanan buzullar vardır.

      Kaçkar zirvesine çıkmak için yüksek irtifa yürüyüşünden buzul tırmanışına kadar farklı zorluklarda rotalar bulunmaktadır.



      Klasik Rota ya da Güney Rotası, en kolay rota olarak bilinir. Turizm firmaları ve trekking grupları bu rotayı kullanarak zirveye ulaşmaktadır. Rota Yusufeli Heveg Köyü'nden başlamaktadır. Vadi boyunca güneybatı yönünde ilerleyerek önce Olgunlar Yaylası, sonra Nasdaf Yaylası yoluyla yaklaşık 5 saatlik bir yürüyüş sonucu 2.750 m irtifadaki Dilberdüzü kamp alanına ulaşılır. Çoğu ekip burada kamp yapmaktadır.
      Ertesi gün, Dilberdüzü'nden önce Deniz Gölü'ne çıkılır, gölün çevresindeki patiktadan kuzeybatısındaki aşıta kadar yürünür. Bu noktadan Kaçkar zirvesi açıkça görülmektedir. Burada hava durumunu değerlendirerek tırmanışa devam kararı vermek mümkündür. Aşıttan sonra yaklaşık 50 m'lik bir iniş yapılır. Gri renkli bir döküntü yığınından oluşan burnun üzerine tırmanılır, patika ve işaretler (babalar) takip edilir. Patika yer yer kaybolsa da zirveye kadar devam etmektedir. Çıkışta iki noktada el yardımıyla yapılan yatay kaya geçişleri vardır. Bunlar çok zorlu olmasa da altlarındaki boşluk ve kayadan sürekli akan soğuk su nedeniyle korkutucudur.
      Bu rotada herhangi bir teknik malzeme gerekmese de, dik yerlerden düşebilecek taş parçaları nedeniyle kask takılması tavsiye edilir. Rota boyunca su kaynakları bulunduğundan fazla su taşımaya gerek yoktur.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    12. #12
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Bolkar Dağları



      Bolkar Dağları, Konya, Niğde ve İçel (Mersin) illerine yayılmış, en yüksek noktası 3.524 metre rakımlı, tektonik bir dağ sırasıdır.
      Konya ilinin Ereğli ilçesi ile Niğde ilinin Ulukışla ilçesi sınırları içerisinde yer alan Medetsiz zirvesi konum itibâriyle Ulukışla'nın 20 km kadar güneydoğu yönünde yer alır. Toros Dağları'nın Bolkar Dağları olarak isimlendirilen dağlık bölgesinin en yüksek doruğudur. Büyük bir sıradağ kütlesi üzerinde kalmasından dolayı çevresinde çok sayıda 2500 metreden yüksek tepeler vardır. Bu sebepten dolayı çok uzak mesâfelerden seçilmesi kimi zaman zordur.
      Medetsiz Zirvesi, ismini aldığı güney yamacındaki kayalıkları ile güzel bir manzaraya sâhiptir. İklimsel ve coğrafi özellikleri bakımından Akdeniz iklimi ile karasal iklim arasında bir geçiş ikliminin özelliklerini göstermektedir. Yıllık ve günlük sıcaklık farkı fazladır. Kışları soğuk ve yağışlıdır. Yüksek kesimlerde ve İç Anadolu'ya bakan Kuzey yamaçlarda yağışlar kışın kar olarak düşer. Yaz mevsiminde ise serin ve kurak bir hava hakimdir. Güney yamaçlar, Akdenizden gelen nemli havanın etkisiyle bol yağış alır. Güney yamaçlarda alçaktan yükseğe kızılçam, karaçam, sedir ve toros göknarı bulunur. Kuzey yamaçlar ise İç Anadolu karasal ikliminin etkisiyle bozkırla kaplı olmakla birlikte yer yer ardıç, alıç ve karaçam toluluklarına da rastlanmaktadır. Dağlar üzerinde birçok yayla yer alır.



      Bolkar Dağları'nda yaz tırmanışları için en uygun zaman mayıs, haziran, temmuz aylarıdır. Medetsiz Zirvesi'ne ulaşmak için pek çok yol vardır. Mâden Köyü üzerinden tâkip edilen yolda Meydan Yaylası ve Koyunasagi geçidinden gidilerek dağın kuzey yamacı ile direk olarak zirveye ulaşılır. Bu yol, düşük seviyeli bir eğime sâhip olmasından dolayı herhangi bir teknik zorluğa sâhip değildir. Zirvenin güney yönü ise oldukça dik ve keskin bir şekilde alçalır. Çamlıyayla ilçesi ile İçel ve Tarsus tarafından ulaşım daha kolaydır. İlçeden tepenin arka tarafında kalan Olukkayagi Köyü'ne geçilir. Bu yol zirvenin güney yönüne tekâmül eder ve Elmalipinar mevkiine kadar araçla gidilebilecek kadar bir yol mevcuttur. Daha sonra bati yönünde kayalığın yanından geçilerek arka taraftan zirveye ulaşılır. Inköyü ise Olukkayagi'na gelmeden 5 km geride kalır ve Çamalan'dan ulaşmak daha kolaydır. Fakat Mâden Köyü dışındaki yollar kuzey yamaçlardaki yollara göre daha karışık olduğundan zirveye gidilen yol daha uzun sürer.
      Medetsiz Zirvesi her mevsim şiddetli rüzgâra mâruzdur. Zirveden Hasan Dağı ve Aladağlar çok net bir şekilde görülebilir. Delimahmutlu yolu ise Olukkayagi Köyü ve diğer yollara göre çok fazla uzaktır. Ancak bu yol ise diğerlerine göre daha güzel ve eğlencelidir. Zirveye ulaşırken yaz mevsimlerinde su bulmak sıkıntı yaratsa da kış mevsimlerinde oldukça yoğun bir kar miktarına sahiptir. Fakat bu kar güney bölgesinden gelen oldukça yüksek sıcaklık değerlerine sâhip hava akımlarından dolayı yaz mevsiminin hemen basında erir ve sâdece kalker kayalık yapıların kıvrımlarındaki çukurluk kesimlerde bulunur. Zirve tırmanışı kuzey yollarından kolay olsa da güney kısımlarından son derece zor ve tehlikelidir. Zirvenin güneyinden görülen kısmi daha heybetli ve güzeldir. Kuzey yolu için kamp yeri dağın son düzlüğü veya Koyunasagi geçidi idealdir
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    13. #13
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Demirkazık Dağı



      Demirkazık, Niğde'de Aladağlar bölgesinde yer alan, 3756 metre yüksekliğindeki dağdır. Uzun süre Aladağların en yüksek dağı olarak bilinmesine karşın yapılan araştıma ile en yüksek dağın Kızılkaya olduğu tespit edilmiştir.
      1927 yılı yaz aylarında Dr. Georg Künne, Dr. Wilhelm Martin ve eşi Marianne'den oluşan ekip Demirkazık (3756 m), Kaldı (3736 m), Kızılkaya (3725 m), Alaca (3582 m), Eznevit (3550 m) zirvelerinin ilk çıkışlarını gerçekleştirmiştir.
      Demirkazık zirvesi çıkışı sırasında ekibe Demirkazık köyünden Veli Çavuş adı ile bilinen bir genç köylü rehberlik yapmıştır. Veli Çavuş'un da ekiple birlikte Demirkazık zirvesine çıktığı bilinmektedir. Bu anlamda Demirkazık zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışı 1927 yılında Veli Çavuş'a aittir.
      1972 yılında Aladağlar'da Demirkazık kuzey duvarı ilk kez tırmanıldı. Tırmanışı Avusturalya'dan Joe Friend ve Yeni Zelanda'dan Rick Jamieson gerçekleştirdiler.
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    14. #14
      İstanbul'da Olmak Vardı
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      Beyazdut's Avatar
      Üye No
      382641
      Giriş Tarihi
      Jun 2009
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      30,553
      Konular
      5093
      RepPuan
      185122939
      Rep Power
      20533
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      Ganos Dağı

      Güneş toprak gölgenin çocuğu olan üzüm ve şarabın merkezi: Ganos.

      Ganos Tekirdağ Kumbağ ile Şarköy arasında yer alan dağın adı. 'Kutsal ışık' anlamına geliyor. Marmara Bölgesi'nde güneş ve gölgenin en güzel olduğu yer burası. Güneş toprak ve gölgenin çocuğu olan üzümün ve şarabın da merkezi.

      Vadilerinde kurulmuş birbirinden güzel köyleri dantel gibi kıyıları yüce dağ başlarındaki yaylalarıyla sanki biraz Kaz Dağları birazcık da Toroslar gibi. Trakya'da ulaşımı en zor olan bölge. Uçurumların kenarından teğet geçen toprak yollardan dolayı yolcuların korkulu rüyasıydı. Son iki yılda yollar genişletildi ıslah edildi. Ben de bu güzel köyleri size anlatmak için Ganos Dağı'nın yüreğine gittim. Trakya'nın en güzel köylerinden geçtim konakladığımız yerlerde Şiraz Kalecik Karası gibi şaraplardan içtim. Bağların arasında dolaştım gelincik tarlalarında yuvarlandım. Henüz gelincikler solmadan siz de gidesiniz diye bu yazıyı yazdım.

      Dağ aynı dağ ama üç farklı ismi var: Ganos Tekfur ve Işıklar. İlk coğrafya kitabını yazan Strabon'a göre bu dağın eteklerinde ilk kent yerleşimi MÖ 1. yüzyılda kurulmuş. Bir Yunan kolonisi olan bu yeni şehir Ganos adını almış ve sırtını yasladığı dağa da ismini vermiş. Ganos 'ışık' anlamına geliyor. Tekfur ise Bizans valilerine verilen isim. Bizanslılar döneminde Trakya'yı yöneten görece bağımsız ve güçlü valinin sarayının Tekfur Dağı'nın eteklerinde olduğu söyleniyor.

      Tekirdağ da ismini işte bu Tekfur Dağı'ndan alıyor. Yüzyıllardır kullanılan bu adlar 1960'lı yıllarda yapılan yer isimlerinin Türkçeleştirilmesi furyasında değiştirildi. Ve dağın adı Işıklar oldu. Aynı yıllarda Istranca Dağları'nın adı da Yıldız Dağları'na dönüştürüldü. Ama yöre halkı bu saçmalığa pek itibar etmedi. Trakya tarihine damgasını vurmuşefsanelere girmiş olan bu yüce dağlar Ganos ve Istrancalar olarak anılmaya devam ediyor.

      Uçsuz bucaksız üzüm bağları

      Dağ silsilesinin bulunduğu alana beş ayrı noktadan giriş var. Kumbağ Yazır Köyü Çanakçı İnecik ve Şarköy girişi. Hepsi birbirinden güzel. Ama Şarköy'den girerseniz dağın çok uzağına düşersiniz. Aracıyla gelmeyenler için Tekirdağ merkezden ve Şarköy'den köylere işleyen minibüsler bulunuyor. Ben Kumbağ ve Yazır üzerinden giden yolu kullanmanızı tavsiye ederim. İstanbulluların gözde tatil yeri Kumbağ son yıllarda çok değişti. Son yerel seçimde başa geçen Kumbağ Belediye Başkanı Sami Eren koltuğunda oturmayı pek sevmeyen bir yerel yönetici. Durmadan çalışıyor. Eren'den önce kasabanın kanalizasyon sistemi olduğu gibi denize pompalanıyordu. Kıyı şeridi kokudan oturulmaz hale gelmeye başlamıştı. Eren belediyenin bütçesinin büyük bir bölümünü biyolojik arıtma sistemine yatırarak tüm kanalizasyon ve atık suyu kolektörlerle sisteme entegre etti. Böylece ekolojik denge yeniden kazanıldı deniz temizlendi kıyılar kurtarıldı.

      Ganos Dağı Kumbağ'ın batı çıkışından itibaren başlıyor. Kasabadan iki kilometre kadar yol alınca sizi muazzam bir orman karşılıyor. Çamların arasından kıvrıla büküle ilerleyen yolda yaklaşık yedi kilometre ilerledikten sonra Yeniköy'e varıyorsunuz. İkinci yol ise Tekirdağ'ın hemen çıkışındaki tepede bulunan ve içinde Namık Kemal heykelinin olduğu benzin istasyonunun karşısından başlıyor. Karahisarlı Yayabaşı ve Yazır köylerini geçtikten sonra Naip'e ulaşıyor.

      Naip bölgenin en güzel köylerinden biri. Verimli toprakları uçsuz bucaksız üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle kaplı. Seralarında mevsimine göre salatalık ve mis kokulu domatesler bulmak mümkün oluyor. Köydeki bir fırında yörenin buğdayından üretilen lezzetli Selanik ekmeği satılıyor. Naip ve çevresindeki köylerde Selanik Filibe Rusçuk göçmenleri oturuyor. Köylüler Selanik ekmeğini kendi evlerinde yapıyorlardı. Son yıllarda küçük ev fırınlarının tandırların pabucu dama atıldı. Buraların insanı da bize dayatılan o lezzetsiz saman gibi beyaz ekmeğe iltifat eder oldu. Naip fırını sayesinde katkısız buğdaydan üretilen bu ekmek yeniden sofralara girmeye başladı.



      Nişantepe'den uç Uçmakdere'ye in

      Naip'i geçtikten sonra dağın yamaçlarına doğru tırmanmaya başlıyorsunuz. Köyün çıkışındaki yol çatallanıyor. Sağdan giderseniz 6 kilometre sonra Işıklar Köyü'ne 10 kilometre sonra Oruçbeyli'ye ulaşıyorsunuz. Eğer hemen dağın içlerine doğru uzanmak istiyorsanız bu yolu tercih edin. Ama hayır ben köylere doya doya zirveye doğru uzanacağım diyorsanız sola dönün. Bu yol sizi Kumbağ'dan gelen orman yoluyla buluşturup uçurumların başladığı Yeniköy'e çıkaracak. Yeniköy'de biraz oyalanmanızı soluklanıp köy kahvesinde bir çay içmenizi eğer severseniz keçi peyniri almanızı tavsiye ederim.
      Yeniköy'ü geçtikten sonra biraz sonra Nişantepe Yamaç Paraşüt Sahası'na giden yol ayrımına varırsınız. Ganos Dağı Tekirdağ Valisi Aydın Nezih Doğan'ın ve Şarköy Kaymakamı Mümin Heybet'in gayretleriyle bu yıl ilk kez yamaç paraşütçülerine açıldı. Hıdrellez günü yapılan ve 150'ye yakın paraşütçünün Tekirdağ semalarında gezindiği bu etkinlik bundan sonra geleneksel hale getiriliyor.

      Trakya'nın en yüksek zirvesi 1031 metreyle Istranca Dağları'nda yer alıyor. İkinci yüksek noktası ise 945 metreyle Ganos zirvesi. Yamaç paraşütçülerinin uçtuğu yükseklik ise denizden 600 metre yükseklikte yer alan Nişantepe platosu. Bu tepeden kalkış yapan paraşütler Uçmakdere'nin dünya güzeli koylarından birine iniş yapıyor.

      Yolun denize doğru alçalan bu noktasından sonra uçurumlar başlıyor. Tekirdağ Valiliği son iki yıl içinde 2 trilyona yakın bir harcama yaparak insanın ilk yerleştiği zamandan bu yana geçit vermeyen bu dağın uçurumlarındaki yolu genişleterek ıslah etti. Ve artık Trakya'nın en güzel köyündesiniz. Durun ve bu güzelliğin tadını çıkarın.


      Renk cümbüşü ve oksijen sersemliği

      Bu köyü gördüğünüzde bir yandan sevinecek diğer yandan son derece kederleneceksiniz. Sevineceksiniz çünkü bu ülkeyi sevmek için sayısız nedenden biri olan Uçmakdere'nin güzelliğini göreceksiniz. Üzüleceksiniz ve kendi kendinize "Bu köy Fransızların İtalyanların elinde olsa dünya turizminin gözdelerinden biri olurdu" diyerek bir kere daha o malum geyiğin ağına düşeceksiniz. Üç-dört asır önce yapılmış olan evler bir mimari harikası. Dünyanın başka hiçbir yerinde bir eşine daha rastlayamayacağınız bu mimari mirasın büyük bir bölümü yıkıntıya dönüşmüş. 20. yüzyılın başında köyde bulunan 450 binadan geriye 30-40 tane ev kalmış. Kaymakamlık elindeki sınırlı olanaklarla bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama gücü yetmiyor. Bu yıl içinde tüm köyü kapsayan bir projeyi hayata geçirmek için hazırlık yapılacak. Bakalım sonra neler olacak.

      Uçmakdere'nin kuzeyinden Ganos Dağı'nın yaylalarına çıkan yola girerseniz bir renk cümbüşüyle karşılaşıp oksijen sersemi olacaksınız. Asırlık ıhlamur ağaçlarının gölgesinden geçen güzergahta yüzlerce renk ve çeşitte çiçeklerle karşılaşacaksınız. Zirvedeki gölde sizi su bitkilerinden oluşan bir sürpriz bekliyor. Nilüferler su laleleri ve su papatyaları nergisler yabani sümbüller ve daha niceleri. Keşke akşam olmasa keşke gün bitmese diye söylenecek ve buraları daha önce görmediğiniz için kendinize hayıflanacaksınız.









      Alıntı
      C:\Ana Kütük\KARİKATUR\0-Atatürk-2-Attila Peken.jpg


      "Tarihi 'isimler' değil 'zamanlar' belirler!


      Ve zamanlar hep Atatürk'ü haklı çıkarıyor."


      Ahmet Taner Kışlalı

    + Yeni Konu Aç

    Konu Açıklaması

    Users Browsing this Thread

    Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. Yetenek Sizsiniz - Harun Çelik Dağlar Dağlar
      By the_music in forum Video Paylaşım
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 26-02-10, 23:25
    2. Dağlar...
      By Derya-19 in forum Resim & Fotoğraf Galerisi
      Cevaplar: 4
      Son Mesaj: 14-12-06, 17:00
    3. Dağlar
      By Aytar in forum Resim & Fotoğraf Galerisi
      Cevaplar: 2
      Son Mesaj: 16-11-06, 03:25
    4. Dağlar
      By KarizmatiX in forum Aşk Şiirleri
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 06-11-06, 22:15
    5. dağlar ...
      By maderman in forum Diğer Şiirler
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 18-09-06, 01:20

    Ziyaretçiler bu sayfayı bu kelimeleri arayarak buldular:

    Mersin Bolkar Dağları

    forum.kanka.net showthread

    dağ devirmek

    TURKIYEDEKI DAGLAR

    dünyada görülen iklim ve bitki örtüsü çeşitleri

    türkiyedeki dağlar yükseklikleri ve resimleri

    bolkarlar gelincik

    türkiyedeki dağların çeşitleri

    nigde ili eski sokakları

    ülkemizde nerelerde orman çeşitleri

    türkiyedeki granit taş ocakları

    yay otlakları

    uludağ uzaktan

    ERZURUm trabzon yolu ejderha dağı

    geometri ve doğa ile ilgili resim dağ

    dağlarda görülen horst ve grabenler

    YABANİ ORKİDEYİ SAHLEP NASIL YAPILIR

    mersinin dagları ve akarsuları nelerdir

    kaz dağları yüksekliği

    melendiz dagi görünüşü

    TÜRKİYE OROJENEZ DAĞLAR

    ereğli çamlıyayla toroslar dağ yürüyüşü

    konya dağları

    bolkar dağlarında yaban keçisi resimleri

    tekirdağ tekfur dağları yeniköy

    Tags for this Thread

    Bookmarks

    Bookmarks

    Gönderme Kuralları

    • Yeni konu açılamaz!
    • You may not post replies
    • You may not post attachments
    • You may not edit your posts
    •  

    Forum Kuralları