• Acılı
  • Aptal
  • Aranıyor
  • Arsız
  • Aşık
  • Ölü
  • çılgın
  • üzüntülü
  • üzgün
  • Bahahaha
  • Bilgin
  • Bulantılı
  • Bulutlu
  • Canlı
  • Cap Canlı
  • cesaretli
  • Dead
  • Deli
  • Depresyonda
  • Eğlenmiş
  • gay
  • Goofy
  • Hacker
  • hoşgörülü
  • Huysuz
  • Huzurlu
  • Israrcı
  • iyi
  • Karışık
  • kaygılı
  • Küstah
  • Kederli
  • Keyifli
  • Kimsesiz
  • Kop Kop
  • Korkulu
  • kuşkulu
  • Manyak Deli
  • melek gibi
  • Meraklı
  • Meşgul
  • Mutsuz
  • Neşeli
  • Niteliksiz
  • Oylesine
  • Panik
  • Paranoyak
  • Rahat
  • Sakin
  • Saldırgan
  • Sarhoş
  • Sert ve kaba
  • SIKKIN
  • Sinirli
  • Sıcak
  • Tembel
  • utangaç
  • Uykucu
  • uykulu
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • Yürekli
  • Yorgun
  • Yoğun
  • Şüpheli
  • Şeytani
  • Şeytani2
  • Şokta
  • şşşşttt!
  • Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 3 ile 3 arası

    Konu: ilginc tarihi anektodlar / kim demiş tarih sıkıcıdır diye :))

    1. #1
      MisTraL#'limm
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      seher's Avatar
      Üye No
      276928
      Giriş Tarihi
      Mar 2008
      Yaş
      27
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Samsun
      Mesaj
      25,122
      Konular
      4195
      RepPuan
      116620032
      Rep Power
      14131Array

      Varsayılan ilginc tarihi anektodlar / kim demiş tarih sıkıcıdır diye :))



      Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz
      gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün,
      1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:

      İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs
      ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı . Ama yine de
      kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak
      amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.




      Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu.
      Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları
      ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak
      ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale
      geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü.
      İngilizce'deki 'banyo suyuyla birlikte bebeğide atmayın'
      (Don't throw the baby out with the bathwater) deyimi buradan gelmektedir.




      Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında
      tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu
      için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler)
      çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen
      hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki 'kedi-köpek
      yağıyor' (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.

      Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu.
      Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir
      sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan
      İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.




      Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden
      yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır.
      Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı
      zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh)
      seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman
      geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak
      üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı 'thresh
      hold' (saman tutan; Türkçesi eşik idi.

      Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir
      kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler
      ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam
      yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek
      ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok
      uzun süre kazanda kalıyordu. '




      Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük'
      (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old)
      tekerlemesinin menşei budur. Bazendomuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı .
      Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin
      eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek
      misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna 'yağ çiğnemek' (chew the fat)
      adı veriliyordu.




      Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu.
      Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep
      oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler
      buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca
      domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.



      Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun
      yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı . Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten
      yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman
      kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve
      küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların
      ağızlarında 'tabak ağzı' (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu.
      Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta
      kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.



      Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim
      insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen
      insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar
      birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına
      toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna 'uyanma' nöbeti
      deniyordu.




      İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer
      bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor,
      kemikleri bir 'kemik evi'ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı .
      Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri
      olduğu görüldü. Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna
      çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan
      dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu
      mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti 'graveyard shift')
      denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ('saved by the bell') bazıları
      da 'ölü zilci' (dead ringer) olurdu.




      Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları
      kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla
      süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış
      Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli
      kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia' da ise kanunla
      bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu.

      Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklaraboşaltma adeti
      17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını
      lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.
      1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma

      ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan
      Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak
      tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti...
      Düzenleyen seher : 05-12-09 at 23:21

    2. #2
      TÜRK!
      Bindik bir alamete gidiyoruz
      kıyamete..
       
      Huysuz
       
      Klaus's Avatar
      Üye No
      283747
      Giriş Tarihi
      Apr 2008
      Yaş
      23
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      86,479
      Konular
      33750
      RepPuan
      329460030
      Rep Power
      35504
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Uzman Yönetici

      Varsayılan

      Hepsi de ingilizlerin tarihi : ) hepsininde temiz olmaya karşı bir garezleri varmış.

    3. #3
      Elite Üye
      ...
       
      Sakin
       
      Rhayader's Avatar
      Üye No
      136727
      Giriş Tarihi
      Nov 2006
      Yaş
      26
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      23,896
      Konular
      3756
      Blog Entries
      9
      RepPuan
      379076273
      Rep Power
      40850Array

      Varsayılan

      Medeniyet !!!

      bir başkasının yaşantısıdır dönüp arkamıza baksak
      çünkü yaşadıklarımız başkasının yargısına tutsak
      su yasak rüzgâr yasak açık kapılar yasak
      belki bu karanlıkta yasakları yasaklasak
      başlar ay doğarken saltanatı sultan-ı yegâhın


    + Yeni Konu Aç

    Konu Açıklaması

    Users Browsing this Thread

    Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. Kim demiş 50 yaşında diye
      By AtAßeY in forum Sinema
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 15-08-10, 15:15
    2. Kim demiş %100 de Lv atlanir diye :)
      By krêm$antî in forum Metin2
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 24-04-10, 11:58
    3. Kim Demiş Kanguru Yüzemez Diye?
      By KarizmatiX in forum Enteresan Olaylar
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 20-02-07, 19:26
    4. Kim demiş PayPal yok diye ;)
      By ersinaksoy in forum Knight Online Yardım Bölümü
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 24-07-06, 16:42

    Ziyaretçiler bu sayfayı bu kelimeleri arayarak buldular:

    tarihi anektodlar

    tarih anektodları

    tarih anektodlarilginç tarihi anektodlaranektodlarla tarih kitabi ingilizceilginc tarihten anektodlarİlginç tarihi anektodlarKim demiş tarih sıkıcıdır diyeanektodlar ilgincprenses isabella yikanmiyordu

    Tags for this Thread

    Bookmarks

    Bookmarks

    Gönderme Kuralları

    • Yeni konu açılamaz!
    • You may not post replies
    • You may not post attachments
    • You may not edit your posts
    •  

    Forum Kuralları