Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 4 ile 4 arası

Konu: İmam Azam'ın Kader ile İlgili Görüşleri

  1. #1
    Filistine Can Feda tayfun_tayfun's Avatar
    Üye No
    297969
    Giriş Tarihi
    Aug 2008
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    3,501
    RepPuan
    32751904
    Rep Power
    6505Array

    Varsayılan İmam Azam'ın Kader ile İlgili Görüşleri

    Bir adam İmam Ebû Hanîfe'ye gelerek onunla kader hususunda tartışmaya koyuldu. Ona şunları söyledi:

    "Sen kader üzerinde düşünen kimsenin güneşin kendisine bakana benzediğini ve güneşe baktıkça şaşkınlığının da arttığını bilmiyor musun?" (Kalâidu Ukudi'l-lkyan, vr. 77

    İmam Ebû Hanîfe diyor ki:

    "Yüce Allah, daha var olmalarından önce ezelden beri eşyayı biliyordu." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302, 303)

    Dedi ki:

    "Yüce Allah var olmayanı var olmama halinde yok olarak bilir. Onu varedeceği takdirde nasıl olacağını da bilir. Yüce Allah var olanı varlığı halinde var olarak bilir. Onun nasıl yok olacağını da bilir." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302-303)

    İmam Ebû Hanîfe diyor ki:

    "Onun kaderi Levh-i Mahfuzdadır." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302)

    Dedi ki:

    "Yüce Allah'ın kaleme yazmasını emrettiğini, kalemin: Neyi yazayım Rabbim dediğini, Yüce Allah'ın: "Kıyamet gününe kadar olacak olan her şeyi yaz" dediğini ikrar ve kabul ederiz. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

    "İşledikleri her şeyde defterlerdedir. Küçük büyük herşey satır satır yazılıdır." (Kamer, 54/52 53) (el-Vasiyye (şerhi ile) s. 21)

    İmam Ebu Hanife dedi ki:

    "Dünyada da ahirette de o dilemedikçe hiçbir şey olmaz." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302)

    İmam Ebû Hanîfe diyor ki:

    "Yüce Allah eşyayı yokken var etti." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302)

    Dedi ki:

    "Allah varlıkları yaratmadan önce de hâlık (yaratıcı) idi." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 304)

    Dedi ki:

    "Bizler kulun amelleriyle ikrar ve marifetiyle de mahluk olduğunu kabul ve ifade ederiz. Fail (işi yapan) fiilleriyle yaratılmış olduğuna göre fiillerinin de yaratılmış olması öncelikle söz konusudur." (Vasiyye -şerhi ile- s. 14)

    Dedi ki:

    "Kulların hareket ve sükûn türünden bütün fiilleri onların kesbi (kazanması)dır. Yüce Allah da onların yaratıcısıdır. Hepsi de onun meşieti (dilemesi), ilmi, kaza ve kaderi iledir." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 303)

    İmam Ebû Hanîfe dedi ki:

    "Kulların hareket ve sükûn (hareketsizlik) gibi bütün fiilleri gerçek anlamıyla onların kesbleri (kazanımları)'dir. Yüce Allah da onların yaratıcısıdır. Hepsi onun meşieti (dilemesi), ilmi, kaza ve kaderi iledir. İtaatlerin tamamı da Allah'ın sevmesi, rızası, ilmi, meşieti, kaza ve kaderi ile ve onun emri ile vacibtir. Bütün masiyetler de onun ilmi, kazası, takdiri ve meşieti ile olmakla birlikte; onları sevmesi, onlardan razı olması ve onları emretmesiyle değildir." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 303)

    Yine dedi ki:

    "Yüce Allah insanları küfür ve imandan azade olarak yaratmıştır." (Doğrusu şöyle olmalıdır: "Yüce Allah insanları İslam fıtratı üzere yaratmıştır." Nitekim Ebû Hanîfe bunu bundan sonraki sözleriyle açıklayacaktır.)

    Sonra onlara hitapta bulundu, onlara emirler verdi, yasaklar koydu. Kâfir olan kendi fiili, inkârı ve hakkı reddetmesi, Yüce Allah'ın da onu yardımsız bırakmasıyla kâfir olur. İman eden kimse de kendi fiiliyle, ikrarıyla Yüce Allah'ın tevfiki ve ona yardım etmesi ile iman eder." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302-303)

    Dedi ki:

    "Adem'in soyundan gelecek olanları sulbünden zerrecikler şeklinde çıkardı. Onlara akıl verdi, onlara hitab etti. Onlara imanı emretti, küfrü yasakladı. Onlar da onun rububiyyetini kabul ettiler. Bu onların iman etmeleri demekti. İşte onlar bu fıtrat üzere doğarlar. Bundan sonra kâfir olanlar ise değiştirmiş ve değişiklik yapmış olurlar. İman edip tasdik edenler ise o ahid üzere sebat etmiş ve devam etmiş olur." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302)

    Dedi ki:

    "Eşyayı takdir edip onların hakkında hükmünü veren odur. Dünyada da, ahirette de onun meşîeti (iradesi), ilmi, kazası, kaderi ve Levh-i Mahfuzda yazması ile olmadıkça hiçbir şey olmaz." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 302)

    Dedi ki:

    "Yarattıklarından hiçbir kimseyi kâfir olmaya ya da iman etmeye mecbur etmez. Onları şahıslar halinde yaratmıştır. İman ve küfür kulların fiilidir. Yüce Allah kâfir olanı küfür halinde kâfir olarak bilir. Bundan sonra iman edecek olursa onu mü'min olarak bilir ve onu sever. (Bütün bunlar sebebiyle de) ilminde herhangi bir değişiklik söz konusu olmaz." (el-Fıkhu'l-Ekber, s. 303)

    Cümleler doğrudur sen doğru isen,
    Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

    Yunus Emre

  2. #2
    Gümüş Üye
    Üye No
    381040
    Giriş Tarihi
    Jun 2009
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    1,362
    RepPuan
    385873
    Rep Power
    2984Array
    Ünvan : Gümüs Üye

    Varsayılan

    emegine saglik

  3. #3
    Yeni Üye
    Üye No
    521212
    Giriş Tarihi
    Dec 2013
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    1
    RepPuan
    10
    Rep Power
    0Array

    Varsayılan

    s.a. dersim için kaza ve kadere imanın farklı alimlerce görüşleri gerek li yardımlarınız için teşekkürler.

  4. #4
    Banned
    Üye No
    488147
    Giriş Tarihi
    Jan 2011
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    12,390
    RepPuan
    198436
    Rep Power
    0Array

    Varsayılan

    Demek ki Allah u Teala cc olmuş ve olacak olanları Hellak-u Alem olması cihetiyle; hikmeti icabı bilir.

+ Yeni Konu Aç

Konu Açıklaması

Users Browsing this Thread

Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

Bookmarks

Bookmarks

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açılamaz!
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  

Forum Kuralları