• Acılı
  • Aptal
  • Aranıyor
  • Arsız
  • Aşık
  • Ölü
  • çılgın
  • üzüntülü
  • üzgün
  • Bahahaha
  • Bilgin
  • Bulantılı
  • Bulutlu
  • Canlı
  • Cap Canlı
  • cesaretli
  • Dead
  • Deli
  • Depresyonda
  • Eğlenmiş
  • gay
  • Goofy
  • Hacker
  • hoşgörülü
  • Huysuz
  • Huzurlu
  • Israrcı
  • iyi
  • Karışık
  • kaygılı
  • Küstah
  • Kederli
  • Keyifli
  • Kimsesiz
  • Kop Kop
  • Korkulu
  • kuşkulu
  • Manyak Deli
  • melek gibi
  • Meraklı
  • Meşgul
  • Mutsuz
  • Neşeli
  • Niteliksiz
  • Oylesine
  • Panik
  • Paranoyak
  • Rahat
  • Sakin
  • Saldırgan
  • Sarhoş
  • Sert ve kaba
  • SIKKIN
  • Sinirli
  • Sıcak
  • Tembel
  • utangaç
  • Uykucu
  • uykulu
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • Yürekli
  • Yorgun
  • Yoğun
  • Şüpheli
  • Şeytani
  • Şeytani2
  • Şokta
  • şşşşttt!
  • Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 3 ile 3 arası

    Konu: KÖy enstİtÜlerİ neden kapatildi ?

    1. #1
      daima ATAnın izinde
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3252
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan KÖy enstİtÜlerİ neden kapatildi ?

      KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN KAPATILDI ?



      Köy Enstitüleri neden kapatildi sorusuna ,Dönemin CHP Milletvekili ve Aynı zamanda toprak ağası olan Kinyas Kartal'dan yıllar sonra şu açıklamayı gelmişti:

      "Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi. Doğuda en yüksek eğitim gören insan benim. Köy Enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. Bunu içimize sindiremedik. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmenler gidince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. DP ile pazarlığa girdik, kapattık."

      ***


      Köy Enstitüleri Neden Kuruldu, Neden Kapatıldı?

      Prof. Dr. İsa EŞME Maltepe Üniversitesi

      Köy Enstitüleri kapatılmakla Türkiye ne kaybetti? Bunun yanıtı, tartışılmayacak kadar açık. Bunun yanıtı boşalan köylerde, cemaatlere teslim edilen varoşlarda. Bunun yanıtı, mahalle baskısının ve cemaatlerin gücünün hangi boyutlara ulaştığını gösteren araştırmalarda.
      69. yılda, Orhan Veli'nin dizeleriyle: "Yarınlara ümitle yürüyenler bir selam uçuralım."

      Köy Enstitülerini konu alan etkinlik ve yazılarda, genellikle doğrudan bu kurumların eğitim biçimi, eğitim ortamı ve mezunlarının nitelikleri üzerinde durulur. Bunlardan belleklerde kalanlar ise, tarım, güzel sanatlar ve kültür etkinliklerine öncelik verilen uygulamalı eğitim ile eğitim mekânlarının öğrenciler tarafından yapıldığını gösteren fotoğraflardır. Kuruluşunun üzerinden 69 yıl geçmesine rağmen halen üzerinde tartışılan Köy Enstitüsü gerçeğini kavrayabilmek için resmin bütününe bakmak gerekir. Bu yapılmadıkça, Köy Enstitülerinin neden kuruldukları ve neden kapatıldıkları sorularına gerçekçi bir yanıt bulabilmek zordur.

      Eğitim devriminin üç adımı

      Türk aydınlanmasının omurgası eğitim devrimidir. Eğitim devriminin üç ayağından ilki 3 Mart 1924'te gerçekleştirilen Öğretim Birliği Yasası, ikincisi, 1 Kasım 1928'de yapılan harf devrimidir. Bunlar, Türk aydınlanmasının hayata geçmesi için "olmazsa olmaz" koşullardandı. Ancak Türk aydınlanmasının kalıcılığı, devrimlerin benimsenmesi ve aydınlanma dalgasının ülkenin kılcal damarlarına kadar nüfuz etmesiyle mümkündü.
      Bu da nüfusun yüzde seksenini oluşturan köylünün eğitilmesini gerektirmekteydi.
      Ülke genelinde yüzde 6-7 civarında olan okuryazarlık oranı köylerde çok daha düşüktü. Harf devrimine rağmen okuryazarlığın düşünülen hızda yayılmamasında en büyük etken öğretmen sorunuydu. 1930'lu yılların ortalarında, 40 bin köyün 35 bini öğretmensizdi. Öğretmen okulları yılda 300-350 kadar mezun verebiliyordu. Basit bir hesaba göre, sorunun çözümü için on yıllarca beklemek gerekiyordu. Peki bu sorun nasıl aşılabilecekti?

      Önce köy eğitmen kursları

      Çözüm, Cumhuriyetin kurucusu ve Türk devriminin önderi Mustafa Kemal Atatürk'ten geldi. Çözümün ilk adımı, "Köy Eğitmen Kursları" uygulamasıydı. Böylece eğitim devriminin üçüncü ayağının temeli atılmıştı. Büyük önderin ömrü, projeyi tamamlamaya yetmedi. Bayrağı devralanlar projeye sahip çıktılar. Türk devriminin gerçekleşmesinde Mustafa Kemal'in hep yanı başında olan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, projenin sahipleri, Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç'a destek oldu. 17 Nisan 1940'ta çıkarılan yasa ile, dünyanın en özgün eğitim atılımı uygulamaya geçirildi.

      Devrimci düşüncenin adamını yetiştirmek

      Enstitüler, klasik öğretmen okulu mezunu vermeyeceklerdi. Mezunların yükleneceği görevi Köy Enstitülerinin mimarlarından dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel şu özlü sözleriyle ifade etmişti: "Biz, istiklal mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. Çünkü, ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. Bu, imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin verene dek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. Bu manevi hâkimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. Biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermeyi isteriz."

      Devrimci düşüncenin adamı Köy Enstitülerinden yetiştirilecekti. Peki devrimci düşüncenin adamı bunu nasıl başaracaktı? Bunun yolunu da, adı enstitülerle bütünleşen Tonguç şöyle özetliyordu: "Köylüye bir şey öğretebilmek için ondan birçok şey öğrenmek gerekir. Kanımızı ve iliklerimizi isteyerek köyün içine akıtmadıkça, kırk bin köyün kenarına münevver insanın mezar taşı dikilmedikçe, bu köyün sırlarını anlayamayız. Köylüyü anlayabilmek, duyabilmek için onunla kucak kucağa, nefes nefese gelmek lazımdır. Onun içtiği sudan içmek, yediği bulgurdan yemek, yaktığı tezeğin ifade ettiği sırları sezebilmek ve yaptığı işleri yapabilmek gerekir."

      Köy Enstitülerinden yetişeceklerin niteliği elbette bunlarla sınırlı değildi. Laik, ulusal, uygulamalı ve karma eğitim verilen bu kurumlarda, özgüveni yüksek, eleştirel düşünebilen, sorun çözebilen ve "Cumhuriyet için fedakâr olabilen" gençlerin yetiştirilmesi ana hedefler arasındaydı. Bu başarılıyordu.

      İkinci Dünya Savaşı'nın zor koşullarına karşın ülke coğrafyasına eşit aralıklarla serpiştirilen 21 aydınlanma ocağı ışık saçmaya başladı. 20 bine yakın mezun verildi. Ancak eğitim devriminin üçüncü adımının tamamlanması için en az 40 bin mezun yani 10-15 yıl daha gerekliydi. Olmadı, buna izin verilmedi. Demokrasiye geçişle birlikte, Cumhuriyetin en ışıltılı eğitim atağı olan Köy Enstitüleri projesi yarım bırakıldı.

      Köy Enstitüleri neden kapatıldı?

      Bu soruya cevap olabilecek en saydam açıklamalardan biri, dönemin CHP Milletvekili Kinyas Kartal'dan gelmişti. Aynı zamanda toprak ağası olan Kinyas Kartal, yıllar sonra, Köy Enstitülerinin neden kapatıldığına ilişkin soruya şu açıklamayı getirmişti:

      "Köy Enstitüleri kesinlikle komünist uygulama değildi. Doğuda en yüksek eğitim gören insan benim. Köy Enstitüleri, bizim devlet üzerindeki gücümüzü kaldırmaya yönelikti. Bunu içimize sindiremedik. Benim Van yöresinde 258 köyüm var. Bunlar devletten çok bana bağlıdırlar. Ben ne dersem onu yaparlar. Ama köylere öğretmenler gidince benim gücümden başka güçler olduğunu öğrendiler. DP ile pazarlığa girdik, kapattık."

      Köy Enstitüleri kapatılmakla, "Devrimci düşüncenin adamını" yetiştiren kaynak kurutuldu. Böylece Türk aydınlanmasının, yurdun tüm kılcal damarlarına yayılması engellenmiş oldu. Sonrasında olanları zaten biliyor, konuşuyor, yazıyor ve yaşıyoruz. Köy Enstitüleri kapatılmakla Türkiye ne kaybetti? Bunun yanıtı, tartışılmayacak kadar açık. Bunun yanıtı boşalan köylerde, cemaatlere teslim edilen varoşlarda. Bunun yanıtı, mahalle baskısının ve cemaatlerin gücünün hangi boyutlara ulaştığını gösteren araştırmalarda.

      69. yılda, Orhan Veli'nin dizeleriyle: "Yarınlara ümitle yürüyenler bir selam uçuralım."

      Cumhuriyet

      ***

      KÖY ENSTİTÜLERİ

      Özdemir İNCE


      Rifat Serdaroğlu'nun mektubu

      SAĞLIK ve Devlet Eski Bakanı Rifat Serdaroğlu'ndan bir mektup aldım. Aktarıyorum:

      "17 Nisan 2009 tarihli Köy Enstitüleri başlıklı yazınızı okudum. Size, Kronolojik sıra ile bazı tarihi bilgiler vermek istiyorum. Böylece Köy Enstitüleri'ni kimin kapattığı, kimin kapatmaktan beter ettiğini görmüş olacağız:

      KÖY ENSTİTÜLERİ KRONOLOJİSİ

      1936 yılında Saffet Arıkan'ın Milli Eğitim Bakanlığı görevi sırasında, köy halkına pratik bilgi vermek amacı ile KÖY EĞİTMENİ PROJESİ'ne başlanır. Bu, Köy Enstitüleri'nin temelidir.

      17 Nisan 1940'ta Köy Enstitüleri Kanunu kabul edilir. (TBMM'deki oylamalarla ilgili yazdıklarınıza aynen katılıyorum.)

      1943 yılında yapılan 2. Milli Eğitim Şûrası'nda Köy Enstitüleri aleyhinde yaygın bir kulis faaliyeti yapılmış ve Köy Enstitüleri bir "İptidailiye dönüş" olarak kabul edilmiştir. (Bkz. Şûra kayıtları.)

      1946 yılında Bakan Hasan Áli Yücel ve Köy Enstitüleri'nin mimarı Tonguç görevlerinden alınmışlardır. Milli Eğitim Bakanlığı'na Reşat Şemsettin Sirer getirilmiştir.

      1947 yılında çıkarılan 5117 ve 5129 sayılı kanunlar ile öğretmene toprak verilmesi güçleştirilmiş, dağıtılmış kitaplar, aletler, hayvanlar ve malzemenin geri alınmasına karar verilmiştir. Öğretmen, yeni Türk köyünün yapıcısı değil, sadece okuma yazmayı öğreten tutucu bir bürokrat haline getirilmiştir.

      1947 ve 1948 yıllarında çıkarılan 5012 ve 5210 sayılı kanunlar ile köylü, okul yapma yükümlülüğünden çıkarılmıştır.

      1947-48 ders yılında, Köy Enstitüleri'nin beyin kadrosunu üreten YÜKSEK KÖY ENSTİTÜLERİ kapatılmıştır. (Bu kurum 1942-43 öğretim yılında açılmıştı.)

      29.04.1947'de çıkarılan yönetmelikle öğrencilerin okul yönetimine etkin olarak katılmaları engellenmiştir.

      09.05.1947 tarihli genelge ile, KIZ VE ERKEK ÖĞRENCİLER, BİRBİRLERİNDEN AYRILMIŞTIR.

      20.05.1947 tarihli genelge ile, dünya klasiklerinden yapılmış çeviriler toplattırılmış ve yakılmıştır.

      1948'de öğretim programı değiştirilmiş, iş eğitimi ilkeleri kaldırılarak, enstitüler klasik okullara dönüştürülmüştür."

      CHP Mİ, DP Mİ?

      "Bütün bunlar yapılırken iktidarda tek başına CHP vardı. 1954 yılında gerçek işlevinden uzaklaştırılmış olan Köy Enstitüleri DP iktidarı tarafından öğretmen okullarına dönüştürülerek kapatılmıştır.

      Sayın İnce, şimdi size soruyorum; Köy Enstitüleri'ni, bütün bu yukarıda saydığım değişiklikleri yapan CHP mi kapatmıştır, yoksa DP mi kapatmıştır?

      Ayrıca 1946'da Truman Doktrini ile Türkiye'ye askeri ve ekonomik yardımın BATI BLOKU'NUN KURALLARINA UYULMASI şartı ile gelmesi ile Hasan Áli Yücel'in Milli Eğitim Bakanlığı'ndan alınmasını (1946) da bu yukarıda belirttiğim bilgiler dahilinde değerlendirmek gerekir.

      Sayın İnce, size bu sunduklarımı doğrulattıktan sonra kamuoyunu doğru bilgilendireceğinize inancım tamdır. Sağlık ve başarı dileklerimle saygılar sunarım."

      ***

      Köy Enstitüleri

      KÖY Enstitüleri düşmanca kapatılmasalardı , 1940'lardaki kuruluş biçimleriyle günümüze gelemezlerdi.

      Gelemezlerdi, ama bu, değişim yeteneğinden yoksun oldukları için değil, tam tersine dönüşüm ve değişime yatkın kuruluş felsefeleri dolayısıyla köklü evrim geçirirlerdi. Bu gerçekçi eğitim felsefesi onu değiştirirdi. Böylece modern köy enstitüleri günümüzde de varlığını sürdürebilirdi. Mesleksiz köylüyü meslek sahibi haline getirebilirdi.

      * * *

      Ağızdan dolma bilgilerle Köy Enstitüsü'nü karalayanları n, "CHP bu millete karne ile ekmek yedirmiştir" diyen Başvekil Erdoğan'dan ne farkı var?

      CHP "bu halk"a ne zaman karne ile ekmek yedirdi? İkinci Dünya Savaşı döneminde! CHP'nin tek parti hükümeti ülkeyi savaşa sokmadı. Peki savaşa giren ülke halkları Avrupa'da karne ile bile ekmek bulabildi mi? Bulamadı. Kadınlar yarım ekmek için kendilerini sattı.

      Ne yazık ki değiştirildiği için, üzerinde ekmek karnesi (kuponu) mührü, Sümerbank mühürleri olan nüfus hüviyet cüzdanım yok. Halkçı bir yönetimin insancıl politikasının bir tanığı idi.

      * * *

      Dönemin plan ve program dehasının bir ürünü olan "Ekmek Karnesi"nin demokratik uygulanmasından habersiz günümüz başbakanına Köy Enstitüleri'ni sorsanız, kendi çevresinde duyduğu kara çalmaları tekrarlayacaktı r: Kız ve erkek öğrencilerin aynı çatı altında karma eğitim gördüğü komünizm yuvaları olduklarını söyleyecektir. Bir de öğrencilerin ve enstitü yöneticilerin Mao gibi üniforma giydiklerini ve din düşmanı olarak yetiştirildiklerini sözlerine ekleyecektir.

      Oysa, 17 Nisan 1940'da kurulan Köy Enstitüleri eğer 1954 yılında kapatılmamış olsalardı, 29 Mart 2009 seçimlerinden sonra ortaya çıkan Türkiye oy haritası ortaya çıkmazdı. Çünkü Köy Enstitüleri'nin kurulmasının ardından çıkartılması düşünülen toprak reformu Türkiye'nin yapısını kökünden değiştirecek topraksız köylüyü çiftçiye ve üreticiye dönüştürecekti.

      Bir süre önce, bir televizyon kanalında, eski TİP'li Tarık Ziya Ekinci'nin de katıldığı bir programda Altan Tan DTP'nin oy aldığı bölgede toprak reformuna gereksinim olduğunu söylüyordu. Demek ki 1940'lardan bu yana toprak ağaları ve tarikat şeyhleri yüzünden Türkiye'de etkili bir toprak reformu yapılamamış.

      * * *

      Cumhuriyetin ilk kurulduğu yıllarda okuma-yazma oranı yüzde 5 dolaylarındaydı ve nüfusun yüzde 80'i köylerde yaşıyordu. Köy Enstitüleri, 1940 yılından başlayarak, tarım işlerine uygun geniş arazisi bulunan köylerde ya da yakınlarında açıldı. Okulların amacı köylerde çalışacak öğretmen önderler yetiştirmekti.

      Köy Enstitüleri yasası çıkarken okulların uzun ömürlü olmayacağı da belliydi. Yasanın oylama günü başta Celal Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere daha sonra Demokrat Parti'yi kuracak olan milletvekilleri TBMM'ne gelmediler. Yasa 278 milletvekilinin oyuyla kabul edildi. Aynı kadro daha sonra ünlü Toprak Kanunu'nun çıkmasına engel oldu ve Demokrat Parti'yi kurdu. 1954 yılında ise, Demokrat Parti hükümeti bu güzelim okulları kapattı. Türkiye'nin gettolaşması da Demokrat Parti döneminde başladı. İşte size Türkiye'nin geri kalmışlığının kısa tarihçesi ve baş sorumlular.

      İmam-hatip okulları öğretmen/imam çatışmasına girmeyecek, öğretmen ile birlikte el ele cumhuriyet için çalışacak aydın ve çağının çağdaşı imamlar yetiştirmek amacıyla kurulmuştu.

      Köy enstitülerinden yetişen köy öğretmenleri de "aydın ve çağının çağdaşı" olan, imam hatip mezunu genç imamlarla işbirliği yapacaklardı.

      Alın size toplumsal barış!

      Toprak reformu yapılacak, çiftçi topraklandırılacak, böylece ağa ve mütegallibenin kurduğu egemenliğin zincirleri kırılacaktı.

      Aydın imam ile köy enstitülü köy öğretmeninin işbirliği sayesinde şeyh ve şıhların otoritesi kırılacak, tarikat ve cemaatlerin egemenliği sona erdirilecekti.

      Alın işte size toplumsal barış!

      Bu düzen kurulup 1960'a kadar devam edebilseydi, Türkiye 70'lerin başında çağ atlardı. Hem sanayisi kurulur, hem tarımı yükselir, hem de vatandaşlar aydınlanırdı.

      Bunun sonunda, bir türlü kurulamayan demokrasi kurulur ve kök salardı.

      * * *

      Ama olmadı: CHP içinde yuvalanmış ağa, mütegalibe ve mürteci takımı, ilerici ve devrimci kanadın bütün plan ve projelerini sabote etti. Bu sabotaj 1938'den önce de vardı. Atatürk'ün ölümünden sonra iyice etlendi butlandı ve örgütlendi.

      Prof. Dr. Çetin Yetkin, "Karşıdevrim, 1946-1950" adlı kitabında "Meclis'teki toprak ağalarının, Osmanlı artıklarının neden bu tasarıya karşı çıktıkları ve bu karşı çıkış sürecinde DP'yi kurdukları daha iyi anlaşılacaktır" (s. 211) diye yazmaktadır.

      Çetin Yetkin, "Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu"nun başına gelenleri anlatırken bunları söylemektedir.

      Köy enstitülerinin kuruluşunun Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ile çok yakın ilişkisi vardır (s. 235). Toprak reformundan sonra Çiftçi Ocakları kurulacak ve böylece Cumhuriyet'in toprak mülkiyetiyle ilgili altyapı devrimi gerçekleşmiş olacaktı.

      Bu devrim sürecinde köy enstitüsü mezunu köy öğretmeninin köylüye önderlik etmesi düşünülüyordu.

      * * *

      Toprak reformu, çiftçi ocakları ve köy enstitüleri sayesinde Devrimci Cumhuriyet projesinde çok önemli adımlar atabilecekti. Bu proje CHP'nin tek parti döneminde içerden sabote edildi. İnönü'nün bu süreçte oynadığı olumsuz rol çok dikkat çekicidir.

      Demokrat Parti iktidarı köy enstitülerini kapattıktan, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'nu rafa kaldırdıktan sonra kendi karşı projesini yürürlüğe koydu. Bu projenin ana ekseni ve orta direği imam hatip okullarıydı. Son 60 yıllık yakın tarihimizi anlamak isteyenler bu yazının konu edindiği ilişkiyi mutlaka anlamak zorundadır.

      Artık gerçek nedenleri bulacak doğru dürüst araştırmalar ve bilimsel yorumlar yapılsın!

      ***

      Köy enstitüleri ve imam hatip okulları (2)

      ŞİMDİYE kadar ihmal edilmiş, savsaklanmış bir gerçeği ameliyat masasına yatırdık, yatırıyoruz: Köylüyü Topraklandırma Kanunu'nun amaçladığı toprak reformu ile köy enstitülerini birlikte düşünmek zorundayız. Bu ikili, aşiret düzeni ile feodal yapıyı ve bunların işbirlikçisi irticayı ortadan kaldırmayı hedef almıştı.

      Toprak reformu engellendi, köy enstitüleri kapatıldı. Bu sayede feodal aşiret düzeni günümüze kadar geldi. Bu düzenin işbirlikçi olarak bir okula gereksinimi vardı, bu okul imam hatip okulları olarak düzenlendi ve örgütlendi.

      İmam hatipler kırsalda feodal aşiret düzeninin dayanağı olmakla kalmadı, aynı zamanda kasaba ve kentlerde kapitalist düzenin savunucusu olacak şekilde kurgulandı.

      * * *

      Bana köy enstitüleri yıkılış operasyonunun tarihçesini hatırlatan eski bakan Rifat Serdaroğlu'na çok teşekkür ederim. Köy enstitülerini Demokrat Parti'nin kapattığını yazarken, bu okulları kapatanların Cumhuriyet Halk Partisi içinde oynadıkları rolü ve bu rol sona erdikten sonra Demokrat Parti'yi kurmalarını elbette biliyorduk, biliyoruz.

      Ancak, Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na başından itibaren karşı olan Adanalı toprak ağası Cavit Oral'ı Tarım Bakanı yaparak yasanın uygulanmasına engel olan; köy enstitülerinin kurucusu Hasan Ali Yücel'i görevden alarak, önce bu okulların can düşmanı Reşat Şemsettin Sirer'i, daha sonra aynı familyadan Tahsin Banguoğlu'nu milli eğitim bakanı yapan İsmet İnönü'nün yaptıklarını unutacak değiliz.

      CHP içinde 1935'ten itibaren toprak reformuna kimler karşı çıkmış ise aynı muhalefeti köy enstitülerine karşı göstermişlerdir. Bu kişilerin dörtlü takriri veren Celal Bayar, Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü ile birlikte Demokrat Parti'yi kurduklarını bilmiyor muyuz? Demokrat Parti'yi kuruncaya kadar CHP içinde bir muhalefet partisi olarak çalışmışlardı. Yani köy enstitülerinin yıkılış sürecini CHP içinde başlattıktan sonra Demokrat Partili olarak 1954 yılında süreci tamamlamışlardır. Ve işin gerçek doğrusu budur!

      * * *

      Kimileri, "İmam hatipliler size ne yaptı?" diye edepsizce soruyorlar. Bu sorunun muhatabı ben değilim, bütün Türkiye. Türkiye'nin yakın tarihinde toprak reformunu, ağalık düzenini, feodaliteyi, köy enstitülerini, irticayı, imam hatip okullarını birbirinden ayırmak mümkün değil.

      Köy enstitüleri girişimi ile toprak reformu için yapılan çalışmaların birlikte yürütülmesi bir rastlantı değildi. Köy enstitüleri, toprak reformunu uygulayacak köylü-çiftçiye öncülük edecek kadroları oluşturacaktı. Köy enstitüsü mezunları sadece öğrencilere öğretmenlik yapmayacaklar, aynı zamanda köylü-çiftçiyi de eğiteceklerdi.

      Bu programın gerçekleşmesi Türkiye'nin altyapısını tepeden tırnağa değiştirecekti. Doğuda feodal yapı, ağalık-şeyhlik-şıhlık düzeni sona erecek ve tarımsal üretim modernleşecekti. Demokrat Partililer önce CHP içinde, daha sonra kendi partileri Demokrat Parti marifetiyle bu devrimci projeyi önce sabote ettiler, daha sonra ortadan kaldılar.

      Toprak reformu gerçekleşmedi, Köylüyü Topraklandırma Kanunu uygulanmadı. Köy enstitüleri kapatıldı ve yerine imam hatip okullarına düzenin bekçiliği görevi verildi.

      Bir cumhuriyet devrimcisi elbette feodal yapıya ve imam hatip okullarına karşı olacak!

      Bu konuda Prof. Dr. Çetin Yetkin'in "Karşıdevrim, 1945-1950" adlı kitabını salık veririm.


      CUMHURİYET VE HÜRRİYET GAZETELERİNDEN DERLEME

      Naci Kaptan


      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    2. #2
      Çapulcan
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      ChapullerOne's Avatar
      Üye No
      113526
      Giriş Tarihi
      Aug 2006
      Yaş
      34
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      İzmir
      Mesaj
      11,961
      Konular
      2137
      Blog Entries
      3
      RepPuan
      19599749
      Rep Power
      4965
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      "Biz, istiklal mücadelesinden itibaren sosyal hayatımızda yaptığımız büyük devrimleri köylere götürecek adam yetiştirmek isteriz. Çünkü, ümmet devrinin böyle bir adamı vardır. Bu, imamdır. İmam, insan doğduğu vakit kulağına ezan okuyarak, vefat ettiği vakit mezarının başında telkin verene dek, doğumundan ölümüne kadar bu cemiyetin manen hâkimidir. Bu manevi hâkimiyet, maddi tarafa da intikal eder. Çünkü köylü hasta olduğu vakit de sual mercii imam olur. Biz imamın yerine, köye devrimci düşüncenin adamını göndermeyi isteriz."
      Olay budur abi. Neyi başaramamışız neden geri kalmışız. Bu sözler bunu çok iyi anlatıyor.

      Bu güzel yazı için çok teşekkürler.
      Önemli olan kavgadaki köpeğin boyutu değil, köpeğin içindeki kavganın boyutudur.

      Bu çarpık düzene karşı tek başıma nasıl etkili oabilir diye düşündüğünde geceleri seni uyutmayan sinek aklına gelsin. O başarıyorsa sen de başarırsın.


    3. #3
      Dinlerden Özgür!
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      unbelieving-76's Avatar
      Üye No
      354130
      Giriş Tarihi
      Mar 2009
      Yaş
      37
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      İstanbul
      Mesaj
      1,271
      Konular
      21
      RepPuan
      217349
      Rep Power
      2086
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      "Varsan,çarp!!!"

      Dinlerden Özgürlük Grubu Kurucusu

    + Yeni Konu Aç

    Konu Açıklaması

    Users Browsing this Thread

    Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. Bu Yazı Neden KAPATILDI...
      By Forvette in forum Siyaset Meydanı
      Cevaplar: 3
      Son Mesaj: 10-11-10, 02:08
    2. Ülker, gida İÇİn enstİtÜ kurdu 19.07
      By Y@R@M@SsS in forum Yurtiçi Haberler (Arşiv)
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 19-07-08, 05:02
    3. Ve 3 GÜn Kapatildi 27.05
      By Y@R@M@SsS in forum Yurtiçi Haberler (Arşiv)
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 27-05-08, 03:17
    4. Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 25-05-08, 16:08
    5. Osmanli İle İlgİlİ Anket Neden Kapatildi?
      By müverrih in forum Anketler
      Cevaplar: 1
      Son Mesaj: 07-09-05, 10:45

    Ziyaretçiler bu sayfayı bu kelimeleri arayarak buldular:

    köy enstitüleri hangi hükümet zamanında kapatıldı

    köy enstitülerini hangi parti kapattı

    köy enstitüleri neden kapatıldı prof. isa eşme

    köy enstitüleri hangi parti zamanında kapatıldı

    adnan menderes koy enstitulerini neden kapatti

    köy enstitüleri kim tarafından kapatıldı

    Köy enstitulerini kaldiran toprak ağası

    köy enstitüleri niye kuruldu

    köy enstitülerinin yıkılış nedenleri nelerdir

    adnan menderes köy enstitülerini kaldırdı

    köy enstitülerini kim kaldırdı

    köy enstitüleri yıkılış sebepleri

    köy enstitülerinı hangiparti kapattıkinyas kartal neden köy enst kaldırdıköy enstitüleri resmi olarak hangi tarihte kapatıldıköy enstitüleri HANGİ İKTİDAR ZAMANINDA KAPATILDIköy enstitülerini hangi hükümet kapattıköy enstitülerini neden kim tarafından kapatıldıKoy enstitùsu ne zaman kim tarafından kapatıldıkoy enstıtulerını hangı partı kaldırdıkoy enstituleri kimin zamaninda kapatildikoy ensutuletini kim kalfirdiköy endüstrilerini kim kaldirdiköy enstitüleri kimin zamanında kapatıldıköy enstitüleri ne zaman kim tarafından kapatıldı

    Tags for this Thread

    Bookmarks

    Bookmarks

    Gönderme Kuralları

    • Yeni konu açılamaz!
    • You may not post replies
    • You may not post attachments
    • You may not edit your posts
    •  

    Forum Kuralları