3 sayfadan, 3.sayfa İlkİlk 123
Gösterilen Sonuçlar 31 sonuçtan 35 ile 35 arası

Konu: Tesettürsüz türbanlılar

  1. #31
    Gümüş Üye Climanjaro's Avatar
    Üye No
    294823
    Giriş Tarihi
    Jul 2008
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Sakarya
    Mesaj
    2,463
    Konular
    73
    RepPuan
    33672171
    Rep Power
    5566
    Reputation BilgileriReputation Bilgileri
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
    Ünvan : Gümüs Üye

    Varsayılan

    Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi specte Mesajı Göster
    o zaman ben hayrünisa gül'ü playboy tavşanı şapkasıyla da görmek isterim...olur mu climanjaro böyle bişey???
    sorun senin görmek istemen değil, kişinin takmayı isteyip istememesi.
    ben de seni iç çamaşırınla sokakta görmek istesem çıkacak mısın bu şekilde sokağa.
    benzetmelerin adam gibi olsa gam yemeyecem.


    kişi kendine yakışanı giyer. o kişi başını o şekilde bağlamak istiyor beriki başka.
    bu tamamen onların özgür iradelerine kalmış birşey.
    o zaman ben de bütün kadınları mayo ile görmk istiyorum.
    hadi çıkarsınlar ebiselerini o zaman.

    böyle saçma saçma benzetmelerle biryere varamayacağınızı hala öürenemediniz mi?
    İmzamı kaybettim, gören ya da duyan var mı?

  2. #32
    her şey vatan icin AKSU46's Avatar
    Üye No
    152942
    Giriş Tarihi
    Dec 2006
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    5,711
    Konular
    498
    RepPuan
    47143845
    Rep Power
    7501
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan

    Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi Climanjaro Mesajı Göster
    Ben onlar için değil, onlara yazdıklarımı görüp diğer insanlar gerçeğin farkına varır diye zaman harcıyorum.
    yoksa burdaki birkaç isim sadece bir PİYON. onları kullanarak diğerlerini aydınlatmaya çalışıyorum.

    şu forumda 3-4 kişi var ki her yazılana muhalefet oluyor (tıpkı liderleri gibi)
    onlar olmazsa ben kimleri ezip de gerçekleri gösterebilirim ki?
    cok haklısın kankam karşında hep eziliyorlar ama hala zeytin yagı gibi üste cıkmaya calışmaları yokmu cok kömik oluyorlar o anda

    Yenmedik Ezdiiiikk

    Halkımıza Sonsuz Teşekürler

    Darbecilere Fırsat Vermekdikleri için

  3. #33
    Gümüş Üye apollo71's Avatar
    Üye No
    215640
    Giriş Tarihi
    Jun 2007
    Cinsiyet
    Bayan
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    2,847
    Konular
    1141
    RepPuan
    4277254
    Rep Power
    3028
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
    Ünvan : Gümüs Üye

    Varsayılan

    kendinizi ne zannettiginizi bi anllasam,mubarekler kendilerini bulunmaz hint kumasi saniyorlar...
    Körden Değil Nankörden, Yüzsüzden Değil İki Yüzlüden, Tipi Bozukdan Değil Sütü Bozuktan Kork..!

  4. #34
    Daimi Üye specte's Avatar
    Üye No
    294186
    Giriş Tarihi
    Jul 2008
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    Seçilmemiş
    Mesaj
    2,180
    Konular
    103
    RepPuan
    5979804
    Rep Power
    2803
    Reputation Bilgileri
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan

    Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi asiruh16 Mesajı Göster
    Zoruma giden senin gibi insan kılığındaki sapık yçkursuz heriflerin Türkiyede yaşaması


    sen de get rusyaya amerikaya almanyaya ispanyaya ingiltereye ordaki karıların hepsinin başı açık yani sizden ha bide hollandada var ordaki oğlanlarında başı açıkmış bak sizden yani

    sana milyonlarca başı açık namussuzun resmini koyarım kapakları takacak yer bulamazsın

    ama milyonlarca değil trilyonlarca resim getirsem ne ki yalama olan yere kapak ilişmez artık
    asiruh,şu cevabın muhalefet olmak için kendini nasıl rezil ettiğinin apaçık göstergesidir...sanki biz burda birisi çıplak resim koysun da şehvetimiz uyansın diye bekliyoruz...burda amaç sizin yanlış,sapkın düşüncelerinizi deşifre etmek..."türban takayım saçımın teli gözükmesin yoksa çok günah" deyip kıçını açan insanları savunuyosun şurda...yazık valla çok yazık..

    Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi Climanjaro Mesajı Göster
    sorun senin görmek istemen değil, kişinin takmayı isteyip istememesi.
    ben de seni iç çamaşırınla sokakta görmek istesem çıkacak mısın bu şekilde sokağa.
    benzetmelerin adam gibi olsa gam yemeyecem.


    kişi kendine yakışanı giyer. o kişi başını o şekilde bağlamak istiyor beriki başka.
    bu tamamen onların özgür iradelerine kalmış birşey.
    o zaman ben de bütün kadınları mayo ile görmk istiyorum.
    hadi çıkarsınlar ebiselerini o zaman.

    böyle saçma saçma benzetmelerle biryere varamayacağınızı hala öürenemediniz mi?
    ee climanjaro...bi önceki cevabında kenan evren türbanı beğendi diye türban hayatımıza girdi demiştin...söyler misin bana kenan evren kim ya kim???peygamber mi bu???yeni ayetler mi gelmiş saçının teli gözükmiycek diyosun???tavşan şapkası takınca da gözükmüyo saçının teli, o kadın yakıştırsa kendine böyle birşey biz alkışlıycaz mı???böyle ayıp bişey var mı ya...kuranda saçının teli gözükmiycek diye bişey var mı climanjaro????
    Aya gıdılecek dahada ötelere,teleskopların bile görmediği yere.

    Ama bizim dünyada ne zaman kımse ac kalmayacak;


    Korkmayacak kımse kımseden,


    Emretmeyecek kımse kımseye,


    Yermeyecek kımse kımseyı,


    Umudunu calmayacak kımse kımsenın?

  5. #35
    türesin
    Guest türesin's Avatar

    Varsayılan

    Yıllar öncenin üniversitelerin başörtülü tesettürlü kızları, mağdur ama vakar edep haya timsali, islam ahlakı ile ahlaklanmış, ve mümine mağrurluğu ile 'kendilerine her yerde gıpta edilen bir nesil' ile , şimdinin 'soytarı' kıyafetli, bayrak falamaları gibi başlarını bir bez parçası ile örtmüş, beden kıyafetleri tarifedilmez esfelisafilinlikde, yüzlerinde gramaj hesabı ağır makyaj, ellerinde sigara kollarında erkek arkadaşları ile'ahlak kavramlarını çözme konusunda artık pesettiğim üniversiteli türbanlıları'...

    Her sabah işyerim olan hastaneye girerken, daha idare katında gözüme çarpan, cafcaflı taşlı fosforlu kafa mendilleri ile ona uygun vazgeçilmez makyaj ve palyaço kıyafetleri ile hastane çalışan tıbbi sekreter personelleri olan bir zibil gibi ^türbanlı ordusu'...

    Evimin tam karşısındaki denizin kıyısındaki kayalıklara her gün erkeklerle gelen ve normal günleri vazgeçtim, ramazanda bile kayaların dibinde erkeklerle her türlü iğrençlikleri sergileyen bir 'zinakar türbanlı ordusu',ve bunları sürekli görmesine mani olamadığım 16 yaşındaki evladımın 'anne tek saygı duyduğum örtülü sensin^'cümlesiyle yıkılan yüreğim.....
    Gerçek dindar bir kadın şimdiki türbanlıları çok güzel tarif etmiş ...

    Çakma gavur yalakası müslümanları iyi belirlemiş.

    Şimdiki dötü açık türbanlılarla gerçek dindarı ayırmak da güçleşiyor...

    Kovboy klimanjaro da türbanı Kenan Evren masalına bağlamış ...

    Bu günün şulebaş türban modeli nasıl gelmiş iyi oku ...

    Şulebaş türban tasarımından kara çarşafa uzanan sıradışı bir hayat


    Açıklama: Hayrünnisa Gül den Emine Erdoğana kadar birçok kadının başlarını bağlama şekline "Şulebaş" deniyor.
    Kategori: YazarLarımız
    Eklenme Tarihi: 03 Şubat 2008
    Geçerli Tarih: 05 Aralık 2008 04:35
    Site: StarTr.NET
    URL: startr.net/haber/2297-yazarlarimiz-sulebas-turban-tasarimindan-kara-carsafa-uzanan-si.html

    Bu başörtüsüne adını veren Şule Yüksel Şenler kimdi? Nasıl ve neden örtündü? Bu türban modelini nasıl buldu? Terzilik öğrendiği Ermeni ustasının etkisi oldu mu? Türbandan sonra neden kara çarşafa büründü? Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Hanım birlikteliğinin arabulucusu Şule Yüksel Şenler, neden iki kez evlenip boşandı? Türban konusunda Türkiye’de "çığır açan" bir gazeteci-yazarın işte yaşam hikáyesi.

    KIBRISLIYDILAR. Babası Hasan Tahsin ile annesi Mihriban Ümran Hanım, teyze çocuklarıydı. Altı kardeştiler: Özer, Örsel, Şule Yüksel, Gonca Gülsel, Tuncer ve Çiğdem.

    Tarih 29 Mayıs 1938. Kayseri. Şule Yüksel dünyaya geldi. Babası, Sümer Fabrikası’nda görevliydi. 6 yıl sonra görevinden ayrıldı. İstanbul’a yerleştiler. Bütün aile; anneanneler, babaanneler tüm akraba kadınları modern kıyafetler içinde, zarif ve şık giyiniyorlardı.

    Şule Yüksel, Koca Ragıp Paşa İlkokulu’na giderken ailenin ekonomik düzeni bozuldu. Şenler çiftinin çocuklarına okul aile birlikleri yardım etti. Şule Yüksel, ortaokula kadar okuyabildi. Annesi kalp krizi geçirip yatağa bağlanınca okuldan alındı.

    Artık evden çıkmıyor; temizlik yapıyor, yemek pişiriyordu. Arta kalan zamanlarında hep kitap okudu; ne bulursa onu okudu. Öyküler yazmaya başladı. Bunları Safa Önal’ın çıkardığı "Yelpaze" Dergisi’ne gönderdi. İlk yazarlığa burada adım attı.

    Sonra Gökhan Evliyaoğlu, Peyami Safa gibi devrin ünlü isimlerinin bulunduğu "Yeni İstanbul" Gazetesi’nin gençlik köşesinde yazmaya başladı.

    Bu arada gazetenin ilanlarını hazırlayan Yüksel Bey’den resim dersi aldı. Resim derslerini müzik dersleri takip etti. Ney ve kanun çalmayı öğrendi.

    AĞABEY BASKISI

    Ağabeyi Özer Şenler, Said-i Nursi’nin yakın çevresi içine girmişti. Ailesinin modern yaşamına; annesi ve kız kardeşlerinin örtünmemesine ve hele hele evde bile olsa kız kardeşlerinin erkek musiki hocalarından ders almasına çok kızıyordu. Bir gün evi terk etti.

    Artık ağabeyi Özer’in yeni bir hayatı vardı. Dizinin dibinden ayrılmadığı Said-i Nursi, "Özer" adını da değiştirip "Üzeyir" koymuştu! Ağabey Özer Şenler’i, Said-i Nursi ile tanıştıran kişi ise, "Milliyetçiler Derneği"nden arkadaşı Nevzat Yalçıntaş’tı.

    Şule Yüksel o günlerde áşık oldu. Lise öğrencisi mahalleli bir gence tutuldu. Aşk karşılıklıydı. Dört yıl flört ettiler.

    18 yaşına bastığı gün iki aile yan yana geldi. Ancak bu söz kesme merasimi tatsızlıkla sonuçlandı. Müstakbel kaynanasının, oğlu ve geliniyle aynı evde yaşamak istemesi bu birlikteliğin sonunu getirdi.

    Baba Hasan Tahsin Şenler bu teklifi kabul etmedi. Bu acı sonucu mutfakta öğrenen Şule Yüksel bayılıp kaldı.

    Ve yıllar geçse de bu acı dünür olayını hiç unutamadı. Hatta çocuk sahibi olamamasını da bu olaya bağladı...

    ERMENİ TERZİ

    Annesi, aşkını unutması için Şule Yüksel’i Bakırköy’de bir Ermeni terzinin yanına çırak verdi. Gencecik yaşında her türlü elbiseyi dikebilecek düzeye geldi. Zamanla kalfalığa kadar yükseldi.

    Ermeni ustasının Avrupa’dan getirdiği moda dergilerini elinden düşürmedi. Bu dergilerde gördüklerinden etkilenip ileride "Şulebaş Türban" tasarımı ortaya çıkaracağını kuşkusuz tahmin bile edemezdi...

    Moda magazin dergilerini elinden hiç düşürmedi ama siyasi olaylara da ilgisiz kalmadı. 1950’li yıllarda başlayan Kıbrıs mitinglerine katıldı. Ata yurdunu unutmamıştı. Mitinglerde kürsüye çıkıp ağlayarak şiirler okudu.

    27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra kurulan Adalet Partisi’ne katıldı. AP Bakırköy Gençlik Kolları, Edebiyat ve Kültür Kolu Başkanı oldu.

    Faruk Nafiz Çamlıbel’in çıkardığı "Kadın Gazetesi"nde köşe yazmaya başladı. Asıl adı "Yüksel" idi. Ama kadın olduğunun anlaşılması için adının önüne "Şule" ekledi. O artık "Şule Yüksel Şenler" idi. O dönem siyasal görüş olarak aşırı milliyetçi Nihat Atsız’a yakınlaştı. Ama ağabeyi Özer’in (Üzeyir) hastalığı yaşamını değiştirdi.

    OJELİ TIRNAKLAR

    Ağabeyi sarılıktı. Annesi, kız kardeşleri hastanede başında beklediler günlerce. Ağabeyi kendine gelince onlardan son bir istekte bulundu: "Örtünün!"

    Şule Yüksel sinirlendi: "Ağabey, neden bizden yapamayacağımız şeyler istiyorsun?"

    Ağabeyi, "O halde Risale-i Nur toplantılarına katılın" dedi. Ağabeyin ölüm döşeğinde morale ihtiyacı vardı. Kabul ettiler. Risale-i Nur toplantılarına aileden ilk olarak Şule Yüksel Şenler gitti.

    Bir evde beyaz örtüler içindeki on kadın, karşılarında başı açık, modern kıyafetli ve üstelik kendilerine göre hayli dekolte bir elbise içinde onu görünce çok şaşırdı.

    Şule Yüksel eteğini çekiştirip, manikürlü ojeli parmaklarını saklayarak bir köşeye çekilip oturdu. Risaleleri dinlemeye başladı. Hiçbir şey anlamadı. Sıkıldı. Birkaç toplantıdan sonra kadınlardan biri, ojeli tırnaklarını "orangutan maymunlarına" benzetince çok utandı. Kendini "düzeltmeye" önce tırnaklarından başladı, artık oje yoktu.

    Sonra kadınlar başını örtmesini istedi. O da, "ayıp olmasın" diye başını yarım örtmeye başladı.

    "Ağabeyin çok iyi okuyor, bakalım sen nasıl okuyacaksın" diye eline risaleleri verdiler. Çok güzel okudu; kadınlar hayran kaldı.

    Takdir edilmek, kabul görmek çok hoşuna gitti.

    O günden sonra namaza başladı.

    ’KÜRT KARISI DİYECEKLER’

    Yıl 1965...

    Bir gün aynanın karşısına geçti:

    Besmeleyi çekip örtündü. İçinden, "Ne kadar çirkin oldum" dedi. Bu kez saçının ön tarafı görünecek şekilde başörtüsünü bağladı. "Ne kadar iradesizim" diye kızdı.

    Aynanın karşısında başörtüsünü tekrar tekrar çeşitli şekillerde bağladı:

    "Besleme kızlara benzedim!"

    "Hizmetçi kız oldum!"

    "Herkes bana gerici, yobaz gözüyle bakacak!"

    Ve sonunda...

    Bugün moda olan "Şulebaş tipi türban" o gün, o aynanın karşısında ortaya çıktı. "Öyle şık bir tarzda örtünmeliyim ki herkes çok beğensin!"

    Beklediği olmadı. En büyük tepki, anneannesi İkbal Hanım’dan geldi. İlk sözü, "Kürt karılarına benzemişsin" oldu!

    Ağabeyi dışında tüm ailesi örtünmesine karşı çıktı. Ne olduğunu soranlara "Başı ağrıyor" dediler.

    Yolundan dönmedi. Kadınlara başörtüsünü sevdirmek için çok uğraş verdi; farklı şık eşarplar dikti; biyeli, atkılı, tokalı özel başörtüler taktı. Çevresi tepki gösterdikçe o örtüsüne sarındı. Örtüsü bayrağı oldu.

    PAPA’NIN GELİŞİNE KARŞI

    Örtünmesiyle birlikte çalıştığı yayın organı da değişti. Yeni yayın organıyla birlikte artık davalar süreci de başlayacaktı. 26 Ocak 1967 tarihinde Mehmet Şevket Eygi’nin çıkardığı "Yeni İstiklal" Gazetesi, Pakistan’da üniversiteye, ellerinde kitapları kara çarşaf içinde giden üç genç kızın fotoğrafını basıp, yanına da Şule Yüksel Şenler’in, "Müslüman kadınların örtünmesi şarttır" diyen yazısını koyunca, Türk Kadınlar Birliği dava açtı.

    Şule Yüksel Şenler ilk kez mahkemeyle tanıştı. Ama bu son olmayacak; iki kez de cezaevine girecekti. Anadolu’nun her yanında seminerler vermeye başladı. Şule Yüksel gibi İstanbul’da yaşayan modern bir kadının örtünmesi, "itilmişlik duygusu" içindeki çevrelerde memnuniyet yarattı.

    Her gün bir yerde panele katıldı. "Başı açık kadınlara laf atılıyor; oysa kapalı kadınlara ana-bacı gözüyle bakılıyor" diyordu.

    Laf atan Müslüman erkeği değil de, laf yiyen Müslüman kadını düzeltmeye çalışıyordu!

    Said-i Nursi hayranıydı. "Bugün" Gazetesi’nde Necip Fazıl Kısakürek, Said-i Nursi’nin evlenmeyişini ve sakal bırakmayışını eleştirince en sert tepkiyi o gösterdi.

    Giderek radikalleşti. 1967 yılında Papa’nın Türkiye’ye gelmesine karşı çıkıp, "Ağlayın ey Müslüman kardeşlerim ağlayın" diye makale yazdı.

    Ankara’da İmam Hatiplere ve İlahiyata Kız Yetiştirme Kursu açılmasını sağlayıp, müdür oldu.

    Öğrencileri onun gibi "Şulebaş" türban takmaya başladı. Bu kurstan yetişen öğrencilerden biri de ünlü gazeteci Abdurrahman Dilipak’ın eşi Asiye Hanım’dı.

    Tayyİp ErdoĞan İle Emİne HanIm’In evlİlİklerİnde arabulucu OLDU

    Yaşadığı ilk aşk ve ilk hayal kırıklığının da etkisiyle yıllar sonra "Huzur Sokağı" adlı romanını yazdı. Bestseller oldu. Ünlendi.

    Roman, "Birleşen Yollar" adıyla 1970’te sinemaya uyarlandı; yönetmen Yücel Çakmaklı’nın İslami içerikli ilk filmi oldu. Başrolde Türkan Şoray ile İzzet Günay vardı.

    Başörtüsü sinemaya girmişti...

    32 yaşındaki Yüksel Şule Şenler o yıl evlendi. Eşi, ilahiyat mezunu tiyatrocu Abdullah Kars idi. Şehir şehir dolayıp İslami tiyatro yapıyordu. Yani aynı zamanda dava arkadaşıydılar. Evlenmelerine Risale-i Nur talebelerinden Sait Özdemir vesile olmuştu.

    Gelinliğin modelini Şule Yüksel Şenler çizdi. Kadın-erkek ayrı ayrı yapılan düğün, müziksiz ve danssız oldu. Davetiyelere ilk kez ayet ve hadis konmuştu. Konukların tesettüre uygun giyinmesi istenmişti.

    Fakat:

    Bu İslami düğün mutluluk getirmedi. Eşi, Şule Yüksel’i hep dövdü. Toplantılarda, "Eziyet gören kadının sabrettiği takdirde Allah katında büyük derecelere ulaşacağını" söyleyen Şule Yüksel’in dayanacak gücü kalmadı. Beş yıllık evlilik hüsranla bitti; boşandılar.

    KOCA BASKISI

    Hayat devam ediyordu. Koca baskısından kurtulmuştu. Tekrar panellere gitmeye; gazetelere, dergilere yazmaya başladı.

    "İdealist Hanımlar Derneği"ni kurdu. Manevi başkanı oldu.

    Derneğe gelen genç kızlar arasında, Emine Gülbaran (Erdoğan) da vardı. Recep Tayyip Erdoğan ile Emine Hanım’ın evliliklerinde arabulucu olan isim de Şule Yüksel Şenler’di.

    Bu arada ikinci evliliğini yaptı. Eşi Kanada’da yaşamış bir maden mühendisiydi. Daha önce evlenmiş ama eşini kaybetmişti. Bir kızı vardı. (Şule Yüksel Şenler, üvey kızının yaşamına saygısından dolayı, eşinin adının yazılmasını istemedi.)

    Şule Yüksel Şenler için damat adayının en önemli özelliği, namazında niyazında olmasıydı.

    Evlendiler. Bakırköy’de dubleks bir apartman katına yerleştiler. Eşi dolayısıyla yeni çevre edindi. Yeni çevre, Nakşibendi İsmailağa Cemaati’ydi.

    Burada tanıştığı kadınlardan; simsiyah çarşaf giyen Dr. Sevim Asımgil, yaşamında ikinci radikal değişime neden oldu.

    "İslamiyet’ten soğutuyor", "Mümkün değil çarşaf giymem" diyen Şule Yüksel Şenler bir gün kara çarşafa giriverdi.

    Modern başörtüsüyle başlayan süreç, kara çarşafa gelip dayanıvermişti. Tercih kendinindi kuşkusuz. Ama ortada bir reel durum da yok muydu?

    Ağabeyinin isteğiyle Nurcu olup türban takan Şule Yüksel Şenler, bu kez eşinin isteğiyle Nakşibendi olup kara çarşafa girivermişti!

    KARA ÇARŞAF GİYİYOR

    Türban takarak modern hayat sürdüren çevresini şaşırtan Şule Yüksel Şenler, bu kez kara çarşafa girerek türbanlı arkadaşlarını hayretler içinde bıraktı. Türbanlı arkadaşlarından koptu. Eşiyle ve üvey kızıyla Fatih Çarşamba’ya yerleşti. Milli Gazete’deki yazılarına son verdi.

    Bir gün Başbakan Erdoğan’ın dünürü, gazetenin başyazarı Sadık Albayrak İsmailağa Cemaati şeyhi Mahmut Hoca’ya gelerek, Şenler’in tekrar Milli Gazete’de yazması için izin istedi.

    Şeyh Mahmut Hoca, istiharede olan Şenler’in durumuna göre, belli konularda yazmamak üzere izin verebileceğini söyledi.

    İki erkek Şule Yüksel Şenler hakkında karar verirken; o dönemde Şule Yüksel Şenler’in derdi başkaydı.

    İkinci kocası da fiziki şiddet uyguluyordu. Her seferinde şeyhine koşuyor ama Mahmut Hoca, "Hele sabret" diyordu. 11 yıl sabretti. Boşandı. Boşanmasıyla birlikte, İsmailağa Cemaati kendisiyle tüm ilişkisini kesti! Yapayalnız kaldı.

    AKIL HASTANESİNDE

    Annesi Ümran Hanım vefat etmişti. Babasının yanına taşındı. Zaman Gazetesi’nde köşe yazarlığına başladı. Sorunlar yakasını bırakmadı. Babası Hasan Tahsin ağır psikolojik hastaydı; hafızasını kaybetmişti. Bir gün evden çıktı ve geri dönmedi.

    Akıl hastası Hasan Tahsin’i vatandaşlar, Bakırköy Akıl Hastanesi’ne götürdü. Hastanede diğer hastalardan dayak yiyen Hasan Tahsin vefat etti.

    Aynı hastalık Şule Yüksel Şenler’e de bela oldu. Hafızasını kaybetti. Kimseyi bilemedi ve tanıyamadı. Kıblenin nerede olduğunu, namazda hangi duaları hangi sırayla okuyacağını soruyordu hep.

    Aynı zamanda uyuyamıyor; sabaha kadar ağlıyordu. Doktorlar sürekli uyuttular. Bu ağır yorucu hayat beynini, vücudunu yıpratmıştı. Kimbilir belki de akraba evliliği sonucuydu çektiği bu ıstıraplar? Tedavisi bugün hálá sürüyor...

    Allah şifa ve uzun ömür versin...

    SONUÇ

    Şule Yüksel Şenler’in yaşamı, aslında toplumsal hayatımızın dönüşümüyle paralellik gösteriyor; yani Türkiye bugünlerde "ağabey" baskısı altında örtünüp örtünmemeyi tartışıyor.

    Bundan sonra nelerin yaşanacağını Şule Yüksel Şenler’in yaşam hikáyesi anlatıyor zaten.

    Soner YALÇIN



    Koyboy gördünmü türban nasıl çıkmış ...

    Hizmetçi gibi görünmek istemeyen bir zırzoptan çıkmış ...

    Bir daha masal yazma , asker düşmanı ...
    Düzenleyen türesin : 05-12-08 at 03:49

+ Yeni Konu Aç
3 sayfadan, 3.sayfa İlkİlk 123

Konu Açıklaması

Users Browsing this Thread

Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. tesettür
    By Patikli Penguen in forum İslamiyet
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 03-10-10, 13:20
  2. Tesettür
    By Devlet-i Aliye in forum İslamiyet
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 27-10-09, 20:22
  3. Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 22-02-09, 12:22
  4. Tesettürlüyüm Çünkü...
    By DeLi_CoCuK71 in forum İslamiyet
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04-08-07, 22:17
  5. Tesettür
    By ßıRCıa in forum İslamiyet
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 01-08-07, 10:35

Ziyaretçiler bu sayfayı bu kelimeleri arayarak buldular:

türbanlılar

erotik türbanlılar

kırmızı noktaya bak kızı gör

sexresımlerı

açık kapalılar

sexsi türbanlılar

erotik kapalılar

sex türbanlılar

turbanlılar

erotik kapalilar

kapalıların resimlerisexresımlerisexresımsexreşimleriçakma türbanlılartesettür sexresımlerıkıçta yamaTaş Gibi Türbanlılarsex kapalılartürbanlıların erotik resimlerisexsi kapalılartürbanlıya bakerotikkapalılaranimasyon türbanlılarkapalılar sex

Tags for this Thread

Bookmarks

Bookmarks

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açılamaz!
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  

Forum Kuralları