• Acılı
  • Aptal
  • Aranıyor
  • Arsız
  • Aşık
  • Ölü
  • çılgın
  • üzüntülü
  • üzgün
  • Bahahaha
  • Bilgin
  • Bulantılı
  • Bulutlu
  • Canlı
  • Cap Canlı
  • cesaretli
  • Dead
  • Deli
  • Depresyonda
  • Eğlenmiş
  • gay
  • Goofy
  • Hacker
  • hoşgörülü
  • Huysuz
  • Huzurlu
  • Israrcı
  • iyi
  • Karışık
  • kaygılı
  • Küstah
  • Kederli
  • Keyifli
  • Kimsesiz
  • Kop Kop
  • Korkulu
  • kuşkulu
  • Manyak Deli
  • melek gibi
  • Meraklı
  • Meşgul
  • Mutsuz
  • Neşeli
  • Niteliksiz
  • Oylesine
  • Panik
  • Paranoyak
  • Rahat
  • Sakin
  • Saldırgan
  • Sarhoş
  • Sert ve kaba
  • SIKKIN
  • Sinirli
  • Sıcak
  • Tembel
  • utangaç
  • Uykucu
  • uykulu
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • Yürekli
  • Yorgun
  • Yoğun
  • Şüpheli
  • Şeytani
  • Şeytani2
  • Şokta
  • şşşşttt!
  • 6 sayfadan, 3.sayfa İlkİlk 12345 ... SonSon
    Gösterilen Sonuçlar 17 sonuçtan 24 ile 47 arası

    Konu: Ev & Dekor

    1. #17
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      DEKORASYONDA IŞIK


      Aydınlatma, gece ile gündüzü ayırır, ayrıntıları ortaya çıkartır ve gizler. Dekorasyonda ışık, kontrasların, malzemelerin, renklerin, hacimlerin ve rölyeflerin istenilen biçimde gösterimiyle sağlanır.

      İnsanoğlu hep karanlıktan korkmuştur ve "karanlık-siyah" oluşumu, insanları yasa ve endişeye sürüklemiştir. Ateşin bulunmasıyla, daha sonra da gazın ve son olarak da elektriğin kullanılmasıyla biz insanoğlunun, dünyası aydınlanmıştır. XVIII. yüzyılda insanoğlu ışığı, sokak lambalarına kadar taşımış, daha sonraki yıllarda ise ayrıntılarda ışığı kullanmaya başlamıştır. Süratle gelişen teknoloji ve tasarımcıların zevklerini yansıtmasıyla, aydınlatma, ihtiyacın yanısıra zevkleri de gözler önüne sermiştir. Aydınlatma teknolojisinde elde edilen gelişmeler, hızlı ve göz kamaştırıcıdır. Yaşamımızın "gece portresi" iyi bir aydınlatma ile daha da güzellik ve anlam kazanır.

      Tarihi yönden zengin bir mirasa sahip olan ülkemizde bulunan bazı eserlerin ustaca aydınlatılması, sokaklarımızın aydınlatılması ve evlerimizin, ev içi alanların hatta başucumuzun aydınlatılması... burada da görülüyor ki "aydınlatma" hayatımızın en önemli unsurlarından biridir. Aydınlatmanın amacı, belli bir aydınlatma düzeyi elde etmek değil, iyi ve doğru görme koşullarını sağlamaktır.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    2. #18
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      YATAK ODASINDA RENKLERİ BİR ARAYA GETİRMENİN
      BAZI GENEL KURALLARI


      Hindistan'da eski çağlarda bile, duvar boyayan kişiler ayrı bir sınıf oluşturmaktaydı. Bu, ev duvarlarını ve kumaşları boyamakta kullanılan çeşitli güzel renkteki boyaları doğadan çıkarılmasının, ne derece önemli olduğunu göstermektedir.

      Gerçekten renk, herhangibir ortam yaratmada, yanlızca estetik açıdan değil, içinde bulunan kişilerin davranışlarını etkilemesi bakımından da son derece önemli bir öğedir. Renk seçimi kadar kişisel bir olaya az rastlanır; her kişinin sevdiği vazgeçemediği bazı renkler vardır ve çevresini söz konusu renklerle çevirmek en doğal hakkıdır. Gene de bazı genel kurallara uymak yararlı olur. Söz gelimi, yatak odasında aşırı sıcak bir ortam yaratacak renkler, dikkati her an canlı tutacaklarından pek tavsiye edilmezler. Buna karşılık, başka odalarda soğuk bir etki yaratacak açık mavi, yeşil, gri, hatt leylak rengi yatak odalarında rahatça kullanılır. Unutulmaması gereken önemli noktalardan biride yatak odasındaki renklerin ve uyumun, dinlendirici olması gerekmektedir: Göz bütün odada, yatak odasından perdelere, duvarlardan aydınlatmaya rahatça hiç bir çağrışım olmadan dolaşabilmelidir. Bir fon rengi seçilip, bu rengi tekrarlayacak çerçeve, abajur gibi objelerle daha belirgin olması sağlanabilir. Kişisel beğenilerin yanısıra renk seçiminde rol oynayan başka etkenlerde vardır; bunların başlıcası "ışık etkisi"'dir. Sıcak güneş ışıkları güneş batarken ya da doğarken odaya girdiklerinde, bütün renkler daha parlak, daha canlı görünür. Tersine, zayıf ışıklarda herşeyi "öldürür", sönükleştirir. Bu noktada gene, evin ve odanın baktığı yön önem kazanır. Söz gelimi, kuzeye bakan bir odada açık renk ceviz mobilyalar seçilerek duvarlar sarı, kahverengi bir renge boyanarak ve bu renklerin tonları (altın sarısı, turuncu, kırmızı, kahverengi) yatak örtüsü ve yastıklarda kullanılarak bir serinlik etkisi yaratılabilir. Tersine, oda güneye bakıyor ve çok sıcak oluyorsa, açık mavi, beyaz ve gri tonları kullanılarak bir serinlik etkisi yaratılabilir.

      Bu arada, yanlızca odaya giren ışığın değil, ışığın üstüne çarpıp yansıdığı yüzeyinde çok önemli olduğunu unutmamak gerekir: Aynı sıcaklıkta iki yüzeyden biri parlak, diğeri mat ise parlak olan ışığı yansıtır, mat olan ise yok eder. Bu nedenle, yatak odasının aydınlatmasında elden geldiğince, pencereden sızan gün ışığı taklit edilmektedir; Bu durumda, seçilen eşya her zaman istendiği gibi görünür, istenen etkiyi yapar.

      Renkler ruhsal durumu da etkiler:

      Kırmızı; hareket ve canlılık vererek, kişiyi çalışmaya yöneltir; bu bakımdan, yatak odasında böyle bir renk kullanılacaksa, başka renklerle hafifletilmelidir. Sarı; sıcaklık ve mutluluk duygusu uyandırır. Yatak odası için en uygun renklerden biri de dinlendirici özelliği ile yeşildir. Hoş bir serinlik etkisi yapmasının yanısıra, odada doğanın bir parçası gibi durur. Açık mavi, soğuk renkler arasında yer alır; dinlendirici, sakinleştiricidir; ayrıca odayı daha büyük gösterir. Bu arada söz konusu renklerin, çok parlak tonlarda seçilirse, uzun sürede yorucu olabileceklerini unutmamak gerekir. Yeşil, biraz griyle karıştırılırsa, son derece dinlendiricidir; yanlız çok büyük yatak odalarına soğuk bir hava verir. Beyaz; bütün mobilyaları daha iyi gösterir; ayrıca çok büyük olmayan ve pek ışık alamayan bir yatak odası, duvarları ve tavanı beyaza boyandığında, daha büyük görünür. Her yanı bembeyaz yapmak istenmiyorsa, yeri duvardan duvara uçuk mavi bir halıyla kaplayıp, tavanda aynı rengi tekrarlamak mümkündür.

      Sırasında arkadaşların, konukların da girdiği yatak odasında kişisel beğeni belirtecek bazı uygulamalara gidilebilir. Söz gelimi, yatak örtüsünün duvarlarla veya bazı aksesuarlarla kenarda şayet uygulandıysa kenar duvar bordürüyle aynı renklerden seçilmesi hoş bir görüntü ve uyumu yansıtacaktır.

      Yatak odasında "romantik" bir etki yaratılmak isteniyorsa, modern renkler ile klasik çözümler bir araya getirilebilir. Söz gelimi, duvar ve tavanları bej bir fon üzerinde çiçek demeti motifli kumaş ya da kağıtla kaplatıp, yatak örtüsü ve yastıklar içinde bej ve kahve tonları seçilmelidir.

      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    3. #19
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      YATAK ODASI
      Yatak odası yapacağımız odanın seçimi çok önemlidir. Belki de evin en özen isteyen odasıdır. Bütün günün yorgunluğunu atabileceğimiz alanlardan biri olduğunu düşünürsek bu odanın seçimi ve dekorasyonunda daha titiz davranmalıyız. Eski evlerde olduğu gibi yüksek tavanların,geniş iç hacimlerin olmadığı yatak odalarına bir-iki düzenleme ile aynı etkiyi vermeye çalışmalıyız. Eski evlerin güven, gizlilik duygusu yansıtan yatak odalarından ne kadar uzaklaştığımızı anlamak için isterseniz odamızı bir kez daha gözden geçirelim.

      Tahtadan bir döşeme, duvarlarda beyaz kireç badana,sade bir karyola, sandık, aynalı bir konsol. Bembeyaz dantel işler ve kısacası huzur veren bir oda. Ancak bu çizgiyi istersek yakalayabiliriz. Hemde ekonomik şartlarda.

      İşe oda seçimimden başlayalım; evin en uzak ve en sessiz odası yatak odası için uygundur. Aynı zamanda çalışma odası olarak kullanmıyorsanız ışık çok önemli değildir.

      Oda seçimini yaptıktan sonra,sıra dekorasyona geldi.. Fazla eşyalarla doldurmamaya özen göstermeliyiz.Yüksek ve büyük başlıklı karyolalardan uzak durmalıyız,eğer odanız küçükse bu yanlış seçim odanızı daha da küçük gösterecektir. Dolabınızın kapakları odanız küçükse sürgülü tercih edilmelidir.

      Yatak için ise odanızın biçimi ve ölçüleri çok önemlidir. Normal genişlik ölçüleri bir kişilik yatak için 80 cm.-120 cm arası, iki kişilik yatak içinse 1.60 cm.-2.20 cm. arasındadır. Genel olarak iki kişilik yatakların genişliği 180 cm. boyları ise 2 metredir. Yatağınızın yerini seçerken yatanların ve yatağı toplayanların rahatlığını düşünmelisiniz. Karyolanız mutlaka duvara yaslanmak durumundaysa, dış duvarlardan uzak durmaya çalışmalısınız. Kış mevsiminde dış duvarlar, iç duvarlara göre 1-2 derece daha soğuk olur. Sağlığı korumak açısından, karyolayı pencere kenarına yerleştirmek de sakıncalıdır; pencere ile kapı arasında hava akımları oluşacaktır. Pencerenin, yatağın yan tarafında ya da karşısında olmasını arzulamak bir beğeni sorunudur.

      Görülmeye değer bir manzaranız varsa pencere ile yatak karşılıklı olmalıdır. Veya öğleden sonra uyku alışkanlığınız varsa mümkün olduğunca pencere-yatak arası uzak tutulmalıdır.

      Yatağı yerleştirdikten sonra dolap ve diğer gerekli gördüğümüz eşyaları yerleştirmeliyiz. Mümkünse bunları yerleştirmeden önce odamızın duvardan, duvara ölçülerini alıp bir kağıda yansıtmalı ve bu röleve ile eşyaların ölçülerini alarak yerleştirmeliyiz. Belki, bir-iki eskiz sonucu en mükemmel yerleşim çözümünü bulup ağır eşyalarımızın yerini defalarca değiştirmekten kurtulacağız. Böylelikle eşyalarımızın çizilmesini, yıpranmasını da engellemiş oluruz.

      Huzur duyacağınız renkler ve başarılı bir yerleşim ile sizin için uygun olan yatak odasına kavuşmuş olacaksınız.


      Yatak Odasında Yaşanır!

      Eğer odanız yeterince büyük ve uygunsa aynı zamanda "çalışma odası" olarakta kullanabileceğiniz bir alan olabilir.

      Odanızın bir köşesine koyacağınız bir konsol veya bir çalışma masası aynı zamanda çalışma odanız olacaktır.Hem işlevsel hem de dekoratif bir görünüm sağlamış olursunuz.

      Yapılan iş büro malzemelerini kullanmanızı gerektiriyorsa ona göre seçim yapmalısınız.Ahşap her zaman daha sıcak ve uyumu bozmayacak bir materyaldir. Hem de diğer mobilyalarınızla ters düşmeyecektir. Ahşap bir masa ve masa üzerine koyacağınız raflar hem odanızın güzelliğini bozmayacak hem de rahat çalışma ortamı sağlayacaktır. Bir rafın derinliği ortalama olarak 30 cm. dir. Duvarlarınızın belirli yerleri kitaplık olarak kullanılsa bile alanı küçültmeyecektir. Genellikle bir odanın pencere yanları pek fazla kullanılmaz, isteğe göre bu alanlardan faydalanabilirsiniz. Bu arada kitapların dışardan gelecek sesleri odaya geçirmeyerek ses yalıtıcı görevi yaptıklarını unutmayalım.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    4. #20
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      DEKORASYON MODASINDA ÜNLÜ İMZALAR


      Chrıstıan Dior her zamanki gibi "Avant-Garde". Yumuşak dokunuşlar, çiçekli dekorlardan yana.

      Vakko ise; tasarımlarında incelik ve kültürel zenginliği ustaca yansıtıyor.

      Pembe ve lila tonlarını kıvrımlarda yaşatmayı seven Lacroix, özellikle porselen takımlarda bunu hissettiriyor.

      Barok tarzı ise Fendi imzası ile tekrar günümüzde. Kaba koltuk ve kanepeler asil görünümlü kumaşlar ağırlıkta.

      Hermes, objelerini seçerken, kadın ve erkeği mutlu edecek bir dünya yaratmaktan yana.

      Kadının dokunuşu, kadının zerafeti ve romantizmden asla vazgeçmeyen Nina Ricci tasarımları.

      Beymen Home, özgünlük, sadelik peşinde. Yaşama mekanlarına huzur veren renkler ve dokumalarla, bu yıl yine göz zevkimize hitap ediyor.

      Ralph Lauren, sıcak karışımlarla ahşabı vazgeçilmez yapıyor. Yemek takımlarında sportif ve rahat bir çizgi hakim.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    5. #21
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      PORSELEN

      Hayatımızda, gerek kullanım rahatlığı, gerek estetik açıdan sık sık karşımıza çıkan porseleni, biraz daha yakından tanıtalım istedik.

      Porselen dendiğinde, aklımıza dayanıklılık ve estetik gelir. Yiyecek, içecek kapları için idealdir. Suyu geçirmeyen özelliği ve çizilmeyen yüzeyi, özellikle mutfaklarımızı süsler. Asit ve alkaliye karşı dayanıklı olan bu malzeme, estetikle bütünleştiğinde, göz zevkimize de hitap eder. Uzun sürede ısınması ve uzun sürede soğumasının yanısıra, mikrop barındırmama özelliği ile özellikle ev hanımlarının gözdesidir.

      Bizlere cazip gelen bir diğer özelliği de; bulaşık makinası, mikrodalga fırın ve deterjanlarla, dış etkenlerden kolay kolay etkilenmemesidir. Sır altı desen çalışmaları eğer ürün, TSE belgeli bir porselen ise etkilenmez.

      Tarihte ilk olarak Çinlilerin kullandığı porselen, fırınlanmasında, 1300 dereceye ulaşması ile kullanılmaya ve Uzak Doğunun kültürünü yansıtan desen ve motiflerle karşımıza çıkıyor. Çin porseleni, Çin'le sıkı ilişkileri olan Ortadoğu üzerinden ve arap dünyasıyla temaslar sonucunda, Ortaçağ'dan itibaren Batı'ya girmiştir. İmparatorların kolleksiyonlarında yer alan porselenlerin, ilk olarak 1470 yıllarında üretimine başlanmıştır.

      Tarihimizde ise; XIX.yy. ortalarında Haliç'te üretilmeye başlanmıştır (Bunlardan bazı örnekleri bugün Topkapı Sarayı'nda görmek mümkündür). Ancak üretimi çok pahalıya mal olan porselenler, dışardan gelen porselenler karşısında tutunamamıştır. II. Abdülhamit döneminde Yıldız Sarayının bahçesinde imalathanesi kurulmuş ve imalatına başlanmıştır (1892).

      Burada üretilen porselenler, sadece sarayın ihtiyaçları ve gelen yabancı konuklara sunulmak üzere imal edilmiştir.

      1960 yılında, nihayet Yıldız Çini ve porselen fabrikası kurulmuş ve Sümerbank'a bağlı olarak gerçek anlamda üretimine başlanmıştır.

      Porselenin Özellikleri
      Porselen, diğer seramik hamurlarına göre 1300-1450 derece ısıda pişirilir ve ana hammaddesi feldispat, kil, kaolin ve kuvarstan oluşur.

      Gövdesi genellikle beyazdır, su emmez ve yarı şeffaftır. Çizilmesi adeta imkansızdır. Porselen ürünlerde, tüketiciler beyazı tercih eder. Bunun için de, çok özel ve temiz hammaddeler kullanılması gerekir. Fırınlanma esnasında da rediksiyon ve oksidasyon işlemleri uygulanır. Yüksek ısılarda fırınlanması nedeni ile adeta camlaşır. Böylelikle gözeneksiz bir hal alır ve su ile girebilecek bakteri, mikrop ve kimyasalları engeller. Sağlıklı ve olumlu özellikleri ile, özellikle sofra takımlarında tercih edilir.

      Pişme ısılarına göre, kullanıldığı alanlarda farklılık gösterir. Sofra ve süs eşyalarında, 1300-1450 derecede fırınlanan porselen, bazı sağlık alanlarında (diş porseleni, tıbbi gereçler) 1240-1280 derecede fırınlanır.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    6. #22
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      "SANAT YAPITLARI"NIN EN İYİ BİÇİMDE YERLEŞTİRİLMESİ
      Gerçek bir sanat yapıtını yerleştirecek iyi bir yer bulmak, kolay iş değildir; ama aslında, bir sanat yapıtı olmasa bile, çeşitli nedenlerle büyük önem verilen bir eşya için de evde iyi bir yer bulmak güç iştir.

      Burada, odanın döşenmesi, içinde kaybolup gitmeyecek bir yer bulunması gereken eşyaların ve tabloların yerleştirilmeleri konusunda yardımcı olabilmek amacıyla birkaç genel kuralı hatırlatacağız.

      Bir ölçüde, değerli de olsa bir tablo, ilk bakışta görülebilecek uygun bir yüksekliğe asılmışsa, pek sorun çıkarmaz; ancak, duvarda yanlız başına, ya da ona uyacak başka tablolarla birlikte bulunmalıdır. Ayrıca, tablonun, özenle seçilmiş uyumlu bir çerçevesi olması ve tablonun sadece bizim değil, konuklarımızın da gözleri önünde bulunmasını sağlar. Çok değer verilen bir tablo başka tablolarla birlikte asılacaksa, uyumlu ve dengeli bir bütün oluşturacak biçimde düzenlenmeye çalışılmalıdır.

      Bir heykelin ya da eskilerden kalma süsleyici eşyaların yerleştirilmeleri daha zordur. Bu tür eşyaları çevreleriyle, yakınlarındaki mobilyalarla uzlaştırmak başarılmazsa, güzelliklerinin ve bütün sanat yapıtlarında bulunan, o kendilerine özgü büyünün büyük bölümünü yitirirler.

      Çünkü heykeller ve eski eşyalar, tablolar gibi iki boyutlu değildirler; konumlarını koşullandıran, ortaya yepyeni sorun çıkaran bir üçüncü boyutları, yani hacimleri vardır. Işığın onları her yanlarından "kucaklaması", sarıp sarmalaması gerekir; ışığın yaratacağı gölge oyunları olmadıkça, adeta "ortadan silinir" ler. Işık-gölge oyunları hesaplanırken, eşyanın yapıldığı madde de göz önünde bulundurulmalıdır (alçı, bronz, yaldızlı maden, tahta vb.). Bütün bu maddeler yapılarıyla çelişki yaratmayacak uygun bir fon isterler. Ayrıntılara inmeden, koyu renkli fonun yaldızlı bir eşyayı daha iyi değerlendireceğini, beyaz fonun ise tahta ya da bakır heykelciklere ve eşyalara çok daha uygun olacağını hatırlatırız.

      Bir diğer hatırlanması gereken sorun bu tip eşyaların yerden ne kadar yüksekliğe konması gerektiğidir. Kural olarak bir heykelin ancak bütün açılardan, dolayısıyla her yandan görülebildiğinde en iyi biçimde değerlendirilmiş olacağıdır.

      Masklar ya da ilkel silahları yerleştirmenin en iyi yolu, yerleştirildikleri odada şayet varsa çıkıntılı duvarlara asmaktır. Çok büyük boyutlu bir heykel, büyüklüğüne göre seçilecek ahşap bir altlığın üzerine, küçük heykelcikler mermer ya da ahşap sehpaların veya özel olarak yaptırılacak nişlerin içine konabilirler.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    7. #23
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      BİRAZ DEĞİŞİKLİĞE NE DERSİNİZ?
      Uzun yıllardır bakışıp durduğunuz bazı eşyalar artık size eskisi kadar keyif vermiyor. Eğer dolaplara sığacak kadar küçük ise, son zamanlarda (hani bir zamanlar çok sevdiğiniz) o eşyaları dolapların içine kaldırmaya başladınız. Basit hilelerle temizlenmeye veya küçük bakıma ihtiyaçları var. Ama zor olduğunu düşünüyorsunuz; işte size bazı ipuçları.

      Pirinç eşyaları temizlemek için, önce deterjanlı su ile yıkamak, sonra tuzlu ve sirkeli suyla ıslatılmış bir bezle ovuşturmak gerekir. Eşyaların oymalı kısımları ise amonyaklı suya batırılmış bir fırça ile temizlenebilir. Daha sonra da eski parlaklığına kavuşması için özel bir parlatıcı veya zeytinyağına batırılmış bir bezle parlatılır.

      Bakır eşyalarda ise; alçıya metil alkol karıştırılarak hazırlanan bir bulamaç kullanılır. Daha sonra üzerine koruyucu cila çekilir.

      Altın için ise önerimiz çok kolay; bir suluboya fırçası ve bulaşık için kullandığınız deterjan. Parlatmak için ise güderi parçası en ideal olanıdır.

      Gümüşleriniz için siyahlıklar her zaman sorun olur.Söz konusu gümüş eşyanızı bir folyo kağıda sararak, içi sıcak su dolu olan bir kabın içine koyun. Biraz bekletin ve daha sonra ortadan kesilmiş bir limon ile siyahlıkları ovun, daha sonra ılık suda yıkayın ve iyice kurutun.

      Gümüş taklitlerini unutmadık tabii; önce bir spatula ile biriken kireçleri temizlemeye çalışın. Daha sonra ince bir bulaşık teli ile ovun ve ılık su ile yıkayıp güderi ile parlatın. İsterseniz piyasada satılan parlatıcılardan da istifade edebilirsiniz.
      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    8. #24
      daima ATAnın izinde
      Şu an ne düşünüyorsunuz?
       
      perikızı's Avatar
      Üye No
      63762
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Bayan
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,432
      Konular
      851
      RepPuan
      352064
      Rep Power
      3861
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      ACABA KİLİMİM HANGİ YÖREYE AİT?


      Duvardan duvara halılar artık kullanılmıyor, yer döşemelerinde ise laminant, parke ve bazı mekanlar da terracotta vb. doğal taşların uygulaması hakim. Başlıbaşına bir güzelliği sergileyen bu yer döşemelerinin üzerine kilimler atılıyor ve her tarz dekorasyona uygunluğu sağlanıyor. Kimimiz antika bir kilimi yere koyuyor, kimimizde tatil de gezip dolaşırken beğendiğimiz ve evde dekorasyonumuza uyum sağlayacağını düşündüğümüz bir kilim alıyoruz. Yer döşemesine ve konulduğu yere sıcak bir hava veren kilimlerden vazgeçmek çok zor.

      Sizler için bazı yörelerin kilimleri ve özelliklerini araştırdık;


      Fethiye

      Fethiye kilimleri alışılmamış motifli olup, göbekleri boş, çevresi motiflidir. Bir diğer kompozisyon ise, tüm zemini kaplayan birbirine kanca motifleriyle bağlanmış göbek desenli bordürlerdir. Ana renkler, mavi, kırmızı, kahverengi, yeşil, turuncu, eflatundur. Geniş ve dikdörtgen boyutlardadır.


      Şarköy

      Şarköy ya da Trakya kilimi olarak bilinen bu kilimler, İslam-Osmanlı etkisi taşırlar. Bordürleri çiçek ve yaprak desenlidir. Tek parça olarak muhtelif ebatlarda dokunurlar. En çok görünen renkler, koyu kırmızı, mavi, yeşil, az olarak da sarı ve beyazdır.


      Eşme

      Eşme Kilimleri'nin çözgüleri orta kalınlıkta yün ve pamuktandır. Kenarları küçük dolgu motifleri ile bezelidir. Renkler soluk gri, yeşil, pastel kırmızı ve bazen bordürlerde siyahtır. Eşme kilimleri, Batı pazarlarının gözde kilimlerindendir.




      Kayseri

      Kayseri Kilimleri kaba yünden dokunsa da, dokumada kullanılan yün yumuşak ve ipeksidir. Kayseri, ipek kilimin dokunduğu tek bölgedir. İpek dışındakiler, doğal yün rengindedir; beyaz, kahverengi ve gri. Boyuna dokuma tekniği ile dokunur. Bordürleri çiçek ve asma yaprağı motifleriyle bezenmiştir.


      Sivas

      Sivas kilimleri'nin çoğu seccade biçimindedir. Farklı kenar desenlerinin arasında mihrap yer alır. İnce yünden dokunur. Parlak kırmızı, açık ve orta tonda yeşil, turuncu, mavi, kahverengi, siyah ve beyaz renkler genellikle kullanılan renklerdir. Bordürlerinde, ana kenar suyuna bağlı muhtelif desenler vardır.


      Balıkesir

      Balıkesir, Yörük kilimi'nin günümüze kadar en iyi korunduğu yöre olarak tanınır. Genellikle tek parça halinde dokunurlar. Renkleri geleneksel yün tonlarıdır; koyu kırmızı ve mavi. Az da olsa 1900'lerin son dönemlerinde toprak renkleriyle dokunmuş kilimlere rastlanır.


      Mut

      Toros dağları'nın güneyinde yer alır. Tipik Yörük olan Mut Kilimi'nin çözgüleri keçi ve at kılından olup, çoğunlukla doğal kahverengi yündendir. Altıgen şekilli göbekler birbirine kalın testere dişli motiflerle bağlanır. Boyuna örgü tekniği ile dokunan Mut kilimleri genellikle dar endedir.


      Aydın

      Aydın Kilimi'nin en belirgin özelliği karışık motiflerdir. Sekiz köşeli yıldızdan çıkan küçük kanca motifi, göbek veya bordürlerde kullanılır ve bu bölge kilimlerinin ana çizgisini oluşturur. Boyuna örgü tekniği ile dokunur. Renkler, başta kırmızı, mavi, turuncu, kahverengi, yeşil olmak üzere canlı renklerden seçilir. Kırmızı bazen zemin rengi olarak da kullanılır. Enleri geniştir ve genellikle iki yarımdan oluşur.



      Malatya

      Malatya kilimleri üç veya dört göbek deseni içerir. Altıgen göbek desenleri, kol ve kanca motifleriyle kenarlara bağlanırlar. Dokuma materyalleri, ipek vepamuk karıştırılmış ince yündür. Renkler, koyu kahverengi, kırmızı, mavi, yeşil ve beyazdır. Boyuna örgü tekniği çok görülmekle beraber, sade örgü tekniği de kullanılır.


      Karabağ

      Karabağ olarak bilinen Erzurum yöresinin bu kilimleri, "Modern Bessarabian" olarak da adlandırılırlar. Koyu zeminlidirler; siyah veya koyu kahverengi. Çiçek motifleri, kırmızı, pembe ve turuncu olup, bordürleri genellikle açık renk ve beyazdır. Duvara asılarak da kullanılır.


      Kars

      Türkiye'nin Rusya sınırında çokça rastlanır. Ana renkler, kahverengi, pembe, turuncu ve beyazdır. Genellikle kalın dokuma olup,doğal kahverengi yün çözgülüdür. Ortasında birbirine bağlı göbek desenleri yer alırken, kenarları farklı desendedir. Boyuna dokuma tekniği ile dokunurlar.


      "Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar."
      M.KEMAL ATATÜRK

    + Yeni Konu Aç
    6 sayfadan, 3.sayfa İlkİlk 12345 ... SonSon

    Konu Açıklaması

    Users Browsing this Thread

    Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. İlginç Dekor.
      By KarizmatiX in forum Enteresan Olaylar
      Cevaplar: 11
      Son Mesaj: 09-11-07, 23:03
    2. Ferrariden Dekor
      By SpArKy_CAPON in forum Enteresan Olaylar
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 13-09-06, 12:25
    3. Ev & dekor
      By RuYa_GuZeLi in forum Aktif Bölüm
      Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 05-04-06, 18:13

    Bookmarks

    Bookmarks

    Gönderme Kuralları

    • Yeni konu açılamaz!
    • You may not post replies
    • You may not post attachments
    • You may not edit your posts
    •  

    Forum Kuralları