• Acılı
  • Aptal
  • Aranıyor
  • Arsız
  • Aşık
  • Ölü
  • çılgın
  • üzüntülü
  • üzgün
  • Bahahaha
  • Bilgin
  • Bulantılı
  • Bulutlu
  • Canlı
  • Cap Canlı
  • cesaretli
  • Dead
  • Deli
  • Depresyonda
  • Eğlenmiş
  • gay
  • Goofy
  • Hacker
  • hoşgörülü
  • Huysuz
  • Huzurlu
  • Israrcı
  • iyi
  • Karışık
  • kaygılı
  • Küstah
  • Kederli
  • Keyifli
  • Kimsesiz
  • Kop Kop
  • Korkulu
  • kuşkulu
  • Manyak Deli
  • melek gibi
  • Meraklı
  • Meşgul
  • Mutsuz
  • Neşeli
  • Niteliksiz
  • Oylesine
  • Panik
  • Paranoyak
  • Rahat
  • Sakin
  • Saldırgan
  • Sarhoş
  • Sert ve kaba
  • SIKKIN
  • Sinirli
  • Sıcak
  • Tembel
  • utangaç
  • Uykucu
  • uykulu
  • Uyuşuk
  • Yaramaz
  • Yürekli
  • Yorgun
  • Yoğun
  • Şüpheli
  • Şeytani
  • Şeytani2
  • Şokta
  • şşşşttt!
  • Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 12 ile 12 arası

    Konu: HAYDARiYECiLER DiYE ANILAN HAYDAR BAS'I TANIYORMUSUNUZ??

    1. #1
      Gümüş Üye
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      NaviGasyoN's Avatar
      Üye No
      161496
      Giriş Tarihi
      Jan 2007
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      1,332
      Konular
      274
      RepPuan
      3981
      Rep Power
      2904
      Reputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Evillol HAYDARiYECiLER DiYE ANILAN HAYDAR BAS'I TANIYORMUSUNUZ??

      yAZI uzun ama okurken caniniz SIkIlmayacak,Bu belgelerin devami vardir küfürbaz haydar bas ve müridlerinin sahtekarliklari ve türk milletini kurtarmaya talip fikirlerini!! ilgiyle okuyacaksiniz bunlara iftira diyorlar ama gerceklerin belgelerini gösteremiyorlar.Bunlar iftira atarlar ve kahhar tespihleri cekerek kisilere lanet okurlar bunlara cevabimiz köpegin duasi kabul olsa gökten kemik yagar olacaktir.islamin özüne ve mütedeyyin insanlara zarar veren bu sarlatanlar azlar ama varlar onlari taniyin.Kadin ve para düskünü sahte prof,dan uzak durun.


      HAYDAR BAŞ'I KİM NEDEN KORUYOR? 28 subattan etkilenmeyen tek kisi !!!

      Türlü hileler ile ele geçirdiği tarikatı dağıtıp kendine ait bir medya şirketi ve partiye (BTP) çeviren, 3 kasım seçimleri öncesi televizyonlarda %48 oy alacaz deyip, binde 2 oy dahi alamayan bir sahte şeyh bu çelişkiyi nasıl açıklar. Bir günde seçmenlerin %30 fikir değiştirip AKP oy vermişmiş. Azıcık kafası çalışan bu yalana inanır mı?

      OKUYUN LÜTFEN
      Haydarilerin içinde Emekli ,muvazzaf (sivil görünümlü) istihbaratçı ve mekliler cirit atıyor... Ulusalcı kontrgerillanın Tayyip Eroğan ve F.Gülen hoca ile mücadele masası görevinde istihdam ediliyorlar.... Günü gelince bütün irinleri patlayacak... Çarkı Felek Nikah sisteminin mucidi Haydar efendi Nobele aday ( ERKE DÖNERGECİ mucitleri çatlasın)... Büyük Ekonomist, Dünyayı Kurtaran Adam'ın 3. filmi yapılsa baş rolde Haydar efendi oynayacak... Papaz suikastinde ucu bunlara gelmişti ama birileri ipin uzandığı kısmı kesti... İşi biter ve miadı dolar ise kasetleri ve pislikleri ile zaten işini bitirecek birileri.. Fazla da kalmadı...

      Özellikle Ebulfeyz Elçibey'in devrilip Azeri adaşı KGB sekreteri Haydar Aliyev'in iktidara getirilmesi operasyonunda Demirel'le başrollerde olması ile dikkati çekti.Daha sonra bunun mükâfatını prof.unvanı olarak aldı.Bu adama dikkat edilmesi gerekir. Zaten prof,ünvani azerbeycandan verildi
      .Haydar Baba'nın sağ kolu Emekli subay Hüseyin Mümtaz Bayazıtoğlu; hızlı bir Türk Mukavemet Teşkilatı(TMT) savunucusu! Sanırım o da Trabzon'lu..Bunlar Hıristiyanlara, misyonerlere karşı; tamam! Diyalog'a karşı tamam! Ama çevrelerindeki mason ve Gladio elemanları ne işe yarar peki? Neden Kıbrıs Otello/Hamlet Mason Locası üyesi Rauf Denktaş'ı desteklerler mesela?! Adam, Kıbrıs'ta İslam adına ne yaptı? Allah ı akıl fikir versin! Bir TÜRK MASONların ve mandacıların yanında yer alamaz!



      Trabzon'da yaşananlarla ilgili flaş bir ayrıntı yakalandı. Fatih Altaylı ve Nazlı Ilıcak, iki farklı yönden Haydar Baş'a yüklendi. Devletin Haydar Baş'la derin ilişkileri...

      Fatih Altaylı/Sabah

      Kim Bu Haydar Baş?

      Trabzon'la ilgili her şey gündeme geldi ama bir tek şey gelmedi:
      HAYDAR BAŞ.
      Haydar Baş kim?
      Uzun yıllardır Trabzon'da bir cemaatin liderliğini yapan, televizyonları, yayın organları olan ve bir süre önce "siyasi parti" haline gelen bir oluşumun tepesindeki adam. Televizyonlarda yaptığı konuşmalar, normal bir siyasi partinin sonsuza kadar kapatılmasını gerektirecek cinsten.
      Nedense hiçbir şey olmuyor.
      Savcılar Haydar Baş karşısında "derin" uykuda.
      Baş ve cemaati Trabzon çevresinde çok etkin.
      Özellikle gençler arasında güçlü bir yapılanması olduğu konuşuluyor. Trabzon ve çevresindeki "maneviyatçı ve mukaddesatçı ve dahi milliyetçi" gençlerin ruhunu okşayan sözler söylediği ve bu gençleri etkilediği biliniyor.
      Ancak her nedense herkes "Haydar Baş olayı" karşısında "üç maymunu" oynuyor.
      Her şeyi gören ve bilen Türkiye Cumhuriyeti devleti Haydar Baş'ı neden görmezden geliyor çok merak ediyorum.

      Nazlı Ilıcak/Takvim

      Haydar Baş ve ulusalcılık

      30 Ocak 2007 tarihli Yeni Şafak'taki yazısında Ali Bayramoğlu bir soru ortaya atmıştı: "MİT tarafından devşirildiği iddiasıyla 2000 yılında Milli Güvenlik Kurulu'na sunulan raporda yer alan tarikattan siyasi partiye dönmüş kimi yapıların neden üzerine gidilemiyor?"
      Ali Bayramoğlu, Meltem ve Mesaj TV şirketlerinin kurucusu ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin Genel Başkanı Haydar Baş'ı kastediyor. Trabzon doğumlu olan ve eğitimini de Trabzon'da tamamlayan Baş, Yüksek İslâm Enstitüsü mezunu. Misyonerlik faaliyetlerinin sıkı bir takipçisi; dinlerarası diyalogu savunan Fethullah Hoca'nın can düşmanı. Baş'a göre, Fener Rum Patrikhanesi'nin ve Katolik Kilisesi'nin, Türkiye üzerinde hesapları var. Bunlar PKK'yı bile kullanıyorlar. Baş, birçok fikriyle ulusalcılarla aynı çizgide.
      Doğrusu merak ediyorum, Milli Güvenlik Kurulu'na Haydar Baş hakkında nasıl bir rapor sunulmuştu?


      HAYDAR BAŞ MİT'Çİ KAŞİF KOZİNOĞLU İLE AKRABA!!! ARKASINDA KİMLER VAR!
      28 Şubat sürecinden olumsuz etkilenmeyen tek tarikat; Sahte şeyh, sahte prof dr Haydar Baş’ ın tarikatı. Bu da insanların zihninde, Haydar Baş’ın, o dönemin askeri yönetimiyle diyalog içerisinde olduğu kanaatini uyandırıyor. Mit Müsteşarlığı’nda görevli Kaşif Kozinoğlu ile akraba. Bağımsız Türkiye Partisi’ nin yöneticilerinin önemli bir yekünü Asker kökenli. KENDİSİNİ 1. DERECEDEN YÖNLENDİREN EMEKLİ ASKERLER KİMLER ? YAKINDA BU SİTEDEN ÖĞRENECEKSİNİZ.******* BUYUK HAYDARI ISLAM DEVLETI! Atıcı şeyhe göre, Sovyetlerin yıkılışıyla ilgili söylenenlerin tümü hikayedir, hayvan gözüyle görülen vesveselerdir. Hakikat başkadır; “Allah'ın kainatı yönetme yetkisini verdiği kendisi, Allah'ın izniyle Rusya'yı çökertmiştir.” Tanrısal güçlerle donatılmış şeyh efendi, Rusya'daki dindaşlarının ve ırkdaşlarının gördüğü eziyete dayanamamış, çok öfkelenmiş. Kalbinden kutsal bir ışık peydahlayarak Rusya'ya göndermiş, bu yıkıcı ışık, dünyanın iki büyük imparatorluğundan birini çökertmiş. Türk ve Müslüman milletler de özgürlüklerine kavuşmuşlar. Bunlar, Müslümanlığın şuuruna iyice vardıktan sonra şeyh efendi, kalbinden bir ışık daha peydahlayacakmış. Bu ışık da tahmin edileceği üzere Amerika'yı parçalayacakmış. Dünyanın en büyük imparatorluğu Amerika yıkılınca. Müslüman ülkelerin halkları, Amerika kuklası yöneticileri alaşağı edeceklermiş. Kafirlerin boyunduruklarından kurtulan Müslümanlar, bir dünya İslam devleti kurmaları gerektiğini anlayacaklarmış. Bu devleti Sahte Şeyh, Sahte Prof Haydar Baba kuracakmış. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yöneticileri de şeyhin huzuruna gelip el pençe divan duracaklar, "Muhterem hocam" diyeceklermiş, "Bu devleti biz yönetemedik, layık olduğu gibi yönetmeye tek ehil kişi sizsiniz." Böylece Türkiye'yi şeyh efendi'nin emin ellerine teslim edeceklermiş. Adı, BÜYÜK HAYDARİ İSLAM DEVLETİ olacak olan devlete, daha sonraları Japonya'dan tutunda, Almanya'dan Kanada'ya kadar bir çok ülke ilhak edecekmiş. BU NASIL OLACAK DEMEYİN, GAYET KOLAY OLACAKMIŞ !.....******den alınmadır. ULUSALCILIK ORTAK DUSMAN!!! İçinde en keskin komunistten, ülkücü cepheye kadar her renkten insanın ortak bir düşman karşısında birleştikleri oluşumun adı; ULUSALCILIK. Bu birlikteliğin ortak düşmanları da; AKP, Recep Tayip Erdoğan ve Fethullah Gülen. Bunların arkasında da, Avrupa Birliği ve Diyalog Çalışmaları. BAŞBAKAN TAYYİP ERDOĞAN ı, AB yanlısı tüm kesimleri, Yaşar Nuri Öztürk ve Fethullah Gülen gibi din adamlarını hedefine alan Haydar Baş; ulusalcıların hangi kolunu oluşturuyor ve bu yoldaki işlevi ne ? ***** HAYDAR BAS IN YOLDASI DOGU PERINCEK! Ulusalcı Cephenin öncülüğünü, DOĞU PERİNÇEK yapıyor. HAYDAR BAŞ ta aynı cephenin içersinde. Doğu Perinçek’ le, Haydar Baş’ ı aynı cephede, aynı safta ortak düşmana karşı birleştirenler kimlerdir ? Haydar Baş’a, Doğu Perinçek’le aynı sözleri söyletebilen, aynı düşmanlığı yaptırtabilen güç nedir ? ******com haberin gizli adresi...

      HAYATI BOYUNCA BİKAÇSATIR BİŞEY OKUMUŞ, BU DÜNYA ADINA BİRAZ FİKİR YÜRÜTÜP YORUM YAPABİLEN , İYİYİ KÖTÜYÜ AZDA OLSA SEZEBİLEN BİRİSİ BİLE HAYDAR BAŞI DİNLEDİĞİ ZAMAN ''AMAN YARABBİ BU NE BOŞ BİR ADAM , ELİNDEKİ GÜÇLE CAHİL GENÇLERİ NE KÖTÜ ETKİLER'' DİYEBİLİR. Haydar Baş belki boş bir adam, ama bu kuklanın ipleri başkasının ellerinde bence. yapacağı en kötü şeyde sabit fikirli genç arkadaşlarımızı etkisi altına alması. onlara tavsiyem biraz bu kişiyi dışardan izlesinler , dışardan güvendikleri kişilerden bir dinlesinler, okusunlar. seçimlerin ertesi günü emekli maaşını 3 katı kadar artıracağım diyen bir insanın hangi ekonomi modeline güveneyim. acık mantıklı olun


      ISTE HAYDAR BAS ENANIYETIN ZIRVESINDE KURANI KERIMDEKI AYETLERI SADECE KENDI CIKARLARI UGRUNA TEFSIR EDEN ZIHNIYETIN SAHIBI


      Bağımsız Türkiye Partisi (BTP)'nin Genel Başkanı Haydar Baş'ın mağdurları internette bir site açtı. İddialara göre, Haydar Baş'ın 3 asil bir yedekten oluşan ve 'resmi nikahlı' olanın dışında, sayısı belli olmayan "eşleri" ve çocukları mevcut. Başka annelerden olma çocukları da 'resmi nikahlı' olanın üzerine kayıtlı.


      Haydar Baş'a baş kaldırarak, ******* adresinden yayın yapan bir web sitesi kuran ve kendilerini "Haydarzede" olarak tanımlayan ve grup, kendileriyle ilgili olarak yöneltilen "Biz Kimiz?" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Bizler, Hasan Songür ağabeyimiz gibi, Haydar Baş'ın müridi iken, tarikatten kopmuş ve kader birliği etmiş kimeleriz. Bizler; Haydar Baş ve yakınındaki insanlar tarafından mağdur edilmiş, dünyası ve ahireti perişan edilmiş, aldatılmış, sömürülüp bir kenara atılmış kimseleriz. Bizler, hür ve özgür iradelerimizle kendimize göre bir takım doğruları, insanlara anlatma niyeti ile bu çalışmayı ortaya koymuş, hiç bir yere bağlı olmayan bağımsız bireyleriz. Bizim gibi, "Haydarbaşzede" olmuş bütün mağdurları bize destek olmaya davet ediyoruz..."
      Öte yandan, Profösörlüğünün de "sahte" olduğu iddia edilen Haydar Baş'la ilgili yorum ve bilgilerin yayınlanmakta olduğu site;
      ***** adını taşıyor. Daha önce açılan iki site ise, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çökertilmiş...

      EŞLERİNİN ve ÇOCUKLARININ SAYISI BELLİ DEĞİL


      İddialara göre,Haydar Baş'ın 3 asil bir yedekten oluşan resmi nikahlı olanın dışında, sayısı belli olmayan
      "eşleri" ve çocukları mevcut.
      Sözkonusu internet sitesinde yayınlanan bilgi ve tanımlamalar şöyle: " Güzele güzel demezdi güzel kendinin olmayınca. Beğendiği güzel müridelerin kendisinin olması için bir yöntem bulmuştu. Şeriat, dört kadınla evlenmeye müsaade ediyordu. Onunda üç asil bir yedek olmak üzere dört karısı oluyordu hep. Gözüne yeni birini kestirince, yedeğe yar saçların lüle lüle diyordu..."

      ŞEYH HAYDAR BAŞ, NASIL KANDIRIYORMUŞ?

      Haydar Baş'ın kandırma yöntemleri ise, eski müridlerince şöyle açıklanıyor:
      “Önce fiziksel bir yakınlık kurmalıyız ki, bu daha sonra manevi yakınlığa dönüşebilsin. Aramızda fiziksel yakınlığı kuramazsak, Allah'tan aldığım feyzi size ulaştıramam” diyor onlara. Tarikattaki kızlar, şeyh' efendi'yle evlenen bir kızı, kesinlikle cehennem ateşinin-yakmayacağına inanıyorlardı. Çünkü; 'Şeyhin kutsal tenine değen kadını, Allah cehenneminde yakmaya razı olmazmış!' "Bu adamın dördüncü karısı olmamı istediler" diye inleyen bir sesle, radyoyu arayan kız; "Zaten dört karısı var. Eğer ben kabul edersem dördüncü karısını boşayacakmış. Kabul etmezsem Allah'ın gazabına uğrarmışım. Ölürmüşüm. Böyle dedi o kadın. Korkuyorum. Okuluma da gidemiyordum artık. Bir kızcağıza diyeceksiniz ki, "Şeyhimin karısı olacaksın," kabul etmeyince de yüreğine ölüm korkusu salacaksınız. Bu türden tehditvari davranış kalıpları sergilemek, tarikat düzenini sürdürmekle görevli müridler için vakayı adiyeden değil miydi zaten. Bir kızcağızı gözünüze kestireceksiniz, onu hareminize kapatmak için dördüncü karınızı kapı dışarı edeceksiniz. Şeriat, dört karıya kadar müsaade ediyor ya... Şeyh şeriata karşı çıkmıyor aklınca... Şeriat karşısında boynu kıldan ince keyfince... Tabii ki şeyhin hanımlarının kimliklerini belirli kişiler dışında kimse bilmez. Bu kişiler, tarikatta dolaşıp dururlar ama şeyhin hanımları oldukları bilinmez. Şu anda Haydar Baş’ın 1 resmi, 4 İmam Nikahlı dört hanımı var. Kaç tanesini boşadığını Allah bilir. Bazı hanımlarının gerçek isimlerini kimse bilmez. Onlara kod adlar verir. Eğer şeyh onu boşarsa, ihtiyaçları karşılanır. Onun ihtiyaçlarını karşılayanlar da bunu neden yaptıklarını sormazlar..."

      YARGITAY 15.DAİRE HAKİMİNİN KIZI

      "Haydar Baş’ın imam nikahlı hanımlarından birisi Yargıtay’ın 15. Dairesi’ nin Üyesi olan İzzet Karadaş’ın kızı SİNEM (1976). Sinem Karadaş, Haydar Baş’la arkadaşlarının kendisini tarikat evlerine götürmesiyle tanıştı. İstanbul’da üniversitede okuyordu. Kısa sürede mürit haline gelen Sinem, daha sonra şeyhin kendisini beğenmesi üzerine bir anda kendisini 4. hanım olarak buluverdi..."

      ŞEYHLİĞİ DE SAHTEYMİŞ

      İddialara göre; Kadiri Şeyhi Hayri Baba’ nın 1979’da vefatından sonra, 12 Eylül 1980 Harekatının akabinde Kadiri Tarikatı’ndan Şeyhliğini ilan eden 8 kişiden biri olmuş. 1979’ da Kadiri Şeyhi Hayri Baba vefat etmiş. Kendisine bağlı gençleri cenaze evine göndererek şeyhin cenazesini gasp ettirmiş ve Haydar Baş’ın evine, Trabzon Akçaabat’a getirilmiş. O da şeyhinin cesedini evinin yakınlarında bir yere defnettirmiş. Bunu da eski şeyhin, şeyhliği kendisine bırakmış olduğunun delili olarak gösteregelmiş. Haydar BAş;1947 yılında, Trabzon Akçaabat’ta doğmuş. İlk, orta, lise eğitimini Trabzon’da tamamlamış.
      1970 yılında, Kayseri Erciyes Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olmuş. 1995 yılında, Yüksek Lisans, Doktora, Doçentlik ve Profesörlük ünvanlarının hepsini Azerbaycan Bakü Devlet Ünviversitesi’nden almış. Halen, 2001 tarihinde kurulan "Bağımsız Türkiye Partisi"nin Genel Başkanı. Katıldığı ik seçimde aldığı oy oranı binde 48...

      PROFESÖRLÜĞÜ DE SAHTE


      İçişleri Bakanlığı, Başbakanlığın onayı ile Haydar Baş’ın profesör unvanı kullanmasıyla ilgili olarak inceleme yaptı. İncelemenin ardından YÖK’e gönderilen raporda, konunun 2547 sayılı yasanın 28 ve 29. maddelerine aykırı olduğu belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:
      "1995 yılında Azerbaycan’dan Haydar Baş’a ‘Profesör Elmi adı verilmiştir’ dendiği ancak bu belgenin içeriğinin anlaşılamadığı, Haydar Baş’ın Resmi Gazete’de Prof.Dr. unvanıyla Orman Bakanlığı Müşavirliği’ne atandığı, bakanlığa verdiği dilekçelerde bu unvanı kullandığı; Yeni Mesaj gazetesinin başyazarı olarak aynı unvanı kullandığı incelendi. Ayrıca Baş’ın Prof. Dr. unvanıyla 10 kitap yazdığı, kitap satışlarının İlmi Araştırmalar Vakfı tarafından ya da elden yapıldığı anlaşıldı. Baş’ın yine aynı unvanla Mesaj ve Meltem TV’lerde program yaptığı incelendi. Haydar Baş’ın Türkiye’de ve dış ülkelerde bir akademik kariyeri kazanmadan "Prof. Dr." unvanını her yerde ve her alanda kullandığı incelendiğinden 2547 sayılı kanunun 28 ve 29. maddeleri uyarınca YÖK Başkanlığı’nca ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nca değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır."

      'TRABZON OLAYLARI'NDAKİ TAHRİKLERLE İLGİLİ ALİ BAYRAMOĞLU'NUN YORUMU...

      " Örneğin "TAYAD'lıların dağıttığı bildiri öncesi Trabzon'daki yerel Kasırga televizyonunun üç kez alt yazı geçerek bayrak yakıldığını, PKK bayrağı açıldığını kamuoyuna duyurmasını" nasıl açıklıyor Trabzon Valisi? Daha olaylar başlamadan önce Trabzon'un kimi çevre ilçelerinden gelen, bayrağı kim yaktı telefonlarını nasıl izah ediyor?
      Trabzonlular bilir... Kasırga TV daha önce önceden Kadırga TV adını taşırdı. Kadırga TV, MGK'nın bir dönem devşirdiğini açıkladığı, özellikle Trabzon bölgesinde yapılan her toplantıda, benim de birkaç kez şahit olduğum üzere provokasyon yapmayı adet haline getirmiş, bir dini cemaatin, Haydar Baş'ın televizyonuydu..." (12 Nisan 2005 tarihli Yeni Şafak gazetesi "Tahrik ve tahrikçiler" başlıklı yazı)

      ESKİ MÜRİDİNDEN BİR KİTAP:"ALLAH RIZASI ANONİM ŞİRKETİ"

      Hasan Songür dokuz yıl boyunca Kadiri tarikatında Haydar Baş'ın müridi oldu. Tarikatın dergi, gazete ve televizyonlarında çalıştı. Sonunda
      sömürüldüğünü, aldatıldığını düşündü. Ayrılmaya karar verdi. Yaşadıkları,gördükleri, duydukları hakkında yüzlerce sayfa not aldı. Ve sonunda kendi
      imkanlarıyla bir kitap çıkardı: "ALLAH RIZASI ANONİM AŞ."...

      HAYDAR BAŞ'IN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLER


      SENTEKS A.Ş., BAŞÇELİK, ÖZEL MELTEM HASTANELERİ, ÖZEL MELTEM OKULLARI, MELPA A.Ş’den oluşan şirketler,
      Meltem TV ve Yeni Mesaj Gazetesi...

      PARA VE KADIN ZAAFI
      Haydar Baş’ın tatmin edilemez iki zaafı vardır: Para ve Kadın. Para çoğaldıkça kadınlar artar, kadınlar arttıkça para çoğalmalıdır. İşte Erbakan’ın partisinden para yüzünden kovulan şeyhin para aşkının öyküsü…


      Bu adam hakkında müritlerinden kiminle görüşülse, paraya ve kadınlara olan zaafı anlaşılır. İnsanların Kaşiye tarikatından ayrılmalarının en önemli nedeni paradır. Ya para vermekten bıktıkları ya da cemaatten alacaklarını alamadıkları için lanet edip ayrılmışlardır Kaşiye'den. Zaten şeyh de kendisinden para isteyenin, kendisine para getirmeyenin tarikatından uzaklaştırılmasını ister. Kendisi de bir zamanlar Milli Selamet Partisinden para yüzünden kovulmuştur.

      MİLLİYET-11.07.2004 / ŞEYH, YARGITAY HAKİMİNİN KIZINI 4. EŞİ YAPTI



      Bir tarikatın içyüzü - 1
      Hasan Songür dokuz yıl boyunca Kadiri tarikatında Haydar Baş'ın müridi oldu. Tarikatın dergi, gazete ve televizyonlarında çalıştı. Sonunda sömürüldüğünü, aldatıldığını düşündü. Ayrılmaya karar verdi. Yaşadıkları, gördükleri, duydukları hakkında yüzlerce sayfa not aldı. Ve sonunda kendi imkanlarıyla bir kitap çıkardı:

      "ALLAH RIZASI ANONİM AŞ."
      34 yaşındaki Songür kitabında, tarikat - ticaret - siyaset - cinsellik ilişkileri üzerine çarpıcı ve düşündürücü bir tablo çiziyor.
      Tarikat çevresinden bazı kişilerin kendisini tehditleri nedeniyle sürekli yer değiştiren Songür'le kitabı, Kadiri tarikatı ve Haydar Baş üzerine
      konuştuk:
      - Sizin içinde yer aldığınız tarikat diğerlerinden hangi noktalarda
      ayrılıyor?
      Songür: Diğerlerinden farklı olarak hayatın çeşitli alanlarına kaymış
      bir tarikat bu. Ticarete, medyaya kaymış; oralarda söz sahibi olmak isteyen
      bir tarikat. Normalde tarikatlar esas olarak inanç ve ibadette odaklanır; ama bu tarikatta inancın pek ciddiye alındığını söyleyemem. Yani sizin inancınızın İslam'a uygun olup olmadığına pek bakılmaz.
      - Peki neye bakılıyor?
      Songür: Sizin ne kadar çalışıp şeyhe ne kadar maddi anlamda hizmet
      ettiğinize, ona ne kadar bağlı olduğunuza bakılır. Tek ölçü bu. Bu insan
      bize maddi anlamda ne kazandırıyor diye sorulur.
      - Parayı mı kastediyorsunuz?
      Songür: Para veya şeyhin kariyerini yükseltme, onun daha da tanınmasına katkıda bulunmayı kastediyorum.
      - Haydar Baş'ın kaç çocuğu var?
      Songür: Benim en son bildiğim 17. Ama yirmiye varmıştır.
      - Bunlar tek bir eşten mi?
      Songür: Şu an benim bildiğim dört eşi var.
      - Hepsi birlikte mi yaşıyor?
      Songür: Esas yaşadığı yer Trabzon, ama dördüncü eşleri oraya
      gitmiyor. Büyük ihtimalle boşayacağı için İstanbul veya Ankara'da kalıyor.
      - YANİ DÖRDÜNCÜ EŞLERİ DEĞİŞTİRİYOR....
      Songür: Bir ara Ankara'da üç - dört ay kaldı. Bu süre zarfında evinde sürekli bir kız görülüyor, evden çıkmıyor. Sonra o kız ortadan kayboluyor veya bir yerde görevlendiriliyor; o apartmana girmesi bile yasaklanıyor. O kız çok ama çok güzeldi; okulunu bırakmış olduğunu öğrendik, paralandı...
      - Haydar Baş'ın genç eşleri konusunda çok rivayet var...
      Songür: Haydar Baş statü peşinde koşan bir insan. Eşlerini de bu
      imaja uygun olarak daha güzel, daha seçkin aile kızlarından seçiyor. En son
      eşi, bir Yargıtay hakiminin kızı. Kız (S.K) İstanbul'da öğrenciyken Hoca'nın
      müridi oluyor ve öyle evleniyor. Babasının haberi olduğunu sanmıyorum.
      Kızının tarikatta olduğunu biliyor, ama şeyhin dördüncü eşi olduğundan
      habersiz.
      - Bunu nereden biliyorsunuz?
      Songür: Şeyhin Ankara'da siyasi ilişkilerle görevlendirdiği bir
      müridi var. Müşavirliğine son verildiği zaman, "O Yargıtay hakimi, kızının
      cemaatte olduğunu bildiği için beni aldırttı" diyordu.
      "Fiziken kızlara yakın olmalıyım"
      - Özellikle kız öğrencilerle yakından ilgilendiğini yazıyorsunuz...
      Songür: Bunlar 1980'li yıllarda cemaat evleri ve yurtlarında kalan
      kızların anlatımlarıdır. Gecenin saat üçünde - dördünde Ankara'ya geldiğinde
      ilk yaptığı, "Cemaate yeni katılım oldu mu?" diyerek kızların uyandırılması
      oluyor. Orada söylediği şu: "Fiziken size çok yakın olmalıyım ki, Allah'tan
      gelen feyzi size aktarabileyim." Kızlara bunu söylerken, çok defa şahit
      olmuşumdur. Ama o erkek toplantılarında pek yüzünü göstermek istemez. Beş -
      on dakika durur ve gider.
      - Şeyhin yakın çevresinde de çok eşlilik var mı?
      Songür: Tabii, Hoca bazen "Sen bu yolda çok hizmet ettin, ikinci eşi al" diye bazı müritlerini ödüllendiriyor.
      - Kadınların Haydar Baş'a bakışları erkeklerden farklı mı?
      Songür: Çok daha bağlı oluyorlar. Mesela ben resmini hiç yanımda
      taşımadım. Ama karım hep resmini yanında taşıyordu. Mutfakta, yatak odamızda
      bile onun resmi vardı. O konuda çok kavga etmişizdir.
      - Baş'ın özel olarak sevmedikleri birileri var mı?
      Songür: Var tabii. Bu dönemlere göre değişiyor. Mesela şu anda Haydar Baş'ın en ters baktığı grup Nurcular ve Fethullah Gülen. Sevmiyor. Nefret ediyor. Onun aleyhine her türlü propagandayı yapıyor. Hatta "Bu adam hayatı boyunca evlenmemiş. Erkeklik duygusunu tatmamış bir insan müslüman olamaz" bile diyor. Düşmanları; 1980'lerde Erbakan ve Refah camiasıydı, sonra Yaşar Nuri Öztürk oldu. Sonra da; Tayyip Erdoğan'la uğraştı. 1994 yerel seçimlerinde RP karşıtıydı, DYP'ye oy verilmesini istiyordu.
      - Bazı kitaplarını kendisinin yazmadığını söylüyorsunuz.
      Songür: Bazı değil, hiçbirini yazmadı. Belki ilk "Makalat" isimli
      kitabı kendine ait olabilir. "Kuran'a İtirazlar ve Cevaplar" adlı kitabı
      aslında adamlarından Ali Değirmenci'nin yazdığını bizzat biliyorum. Normal
      bir okuyucu kitaptaki üslup farklılıklarını çok iyi görür.
      KİTAPTAN ÖNEMLİ NOTLAR
      Tarikattaki kızlar, şeyh efendi ile evlenen bir kızı, kesinlikle cehennem ateşinin yakmayacağına inanıyorlardı. Çünkü; şeyhin kutsal tenine değen kadının cehenneminde yakmaya Allah razı olmazmış.•
      Bir kızcağızı gözünüze kestireceksiniz, onu hareminize kapatmak için dördüncü karınızı kapı dışarı edeceksiniz. Şeriat, dört karıya müsaade ediyor ya... Şeyh şeriata karşı çıkmıyor aklınca... Şeriat karşısında boynu kıldan ince keyfince...
      Bir kızcağıza diyeceksiniz ki, 'Şeyhimizin dördüncü karısı olacaksın, kabul etmeyince de yüreğine ölüm korkusu salacaksın.' Bu türden tehditvari davranış kalıpları sergilemek, tarikat düzenini sürdürmekle görevli müridler için vakayı adiyeden değil miydi zaten.•
      Tarikatten ayrılırsa, dinden çıkıp cehennemde yanma korkusu...
      Şeyhe itaatten vazgeçerse, mahşer gününde onun şefatinden mahrum kalacağı, işlerinin bozulacağı korkusu... vesaire vesaire... İnsanlar saf olabilirler. Bu zaafları çıkarlarının maşası haline getirenlere neden sorulmaz: "Bu nasıl müslümanlıktır?• • Dükkan dükkan dolaşıp tarikata ait öğrenci yurdunda çok sayıda öğrenci barındırıldığını, ilim tahsil edene yardım etmenin farz olduğunu anlatıyor, yardım topluyordum.•
      • Hep almaya programlanmış tarikat mensupları için en önemli ilke şuydu: 'Her şey yalnızca Bahtiyar Baba'ya (Haydar Baş'a) verilir'di. Onlara böyle öğretilmişti. Öğrendikleri gibi yaşamaya koşullandırılmışlardı.• • Bir akşam canlı yayın konuğum uluslararası ilişkiler uzmanı bir kadın akademisyendi. Bosna'yı konuşuyorduk.
      Kadın aniden bacak bacak üstüne atmış, o anda kısa bir süre etekleri sıyrılmış ve dizinden yukarısı görünmüş ekranda. Bu manzarayı tarikatın televizyonuna yakıştıramayan müritler telefona sarılmışlar, programı hemen kesilmesini istemişler.• • Şeyhimiz, saray yavrusu fildişi kulesine kutsal yaşamını, kutsal ailesiyle birlikte, dertsiz, gamsız, zevk sefa içinde sürdürüyordu. Kendisinden ve ailesinden başka hiç kimseyi düşündüğü yoktu.• • Kaç müridden, kendinden geçerek şeyhin ellerinin ne kadar yumuşak, bulunmaz, eşsiz bir kadifemsilikte olduğunu, kokusunun cennet kokusuna benzediğini anlattığını görmüşümdür.
      Hatta onun defi hacet yapmak için tuvalete gittiğine inanmayan, bu ihtiyacının melekler aracılığıyla giderildiğini iddia eden salaklara bile rastlamışımdır.• • Bir kadın ellisine merdiven dayamış kocasına on yedi yaşlarında iki tane kuma alırsa ... Onun hakkında ne düşünürsünüz?
      Bu kadının evliya olduğuna dair yorumlar yaptılar, yoksa böyle bir şey yapabilir miydi? Üstelik üç kadın da aynı evde barış ve huzur içinde yaşıyordu.• Tarikat mensuplarının beyt - ül mal'da toplandığını sandıkları paraları şeyh, bu şehirdeki müteahhit ortağına gönderiyor, o da apartmanlar dikiyordu."
      ŞEYHLİĞE ve ZENGİNLİĞE KAVUŞMASI
      Bu arada şeyhi ölür. Kendisine bağlı gençleri cenaze evine gönderir. Bu gençler şeyhin cenazesini gasp edip Haydar Baş’ın evine getirirler. O da şeyhinin cesedini evinin yakınlarında bir yere defnettirir. Bunu da eski şeyhin, şeyhliği kendisine bırakmış olduğunun delili gösterir. Şeyh sıfatı, işlerinin yolunda gitmesini daha da kolaylaştırır. Sözde Allah'ın kontrolünde hareket eden, Müslümanların hayrına çalışan hazret-i evliyadır artık. Böylesi bir imajla bir fabrika kurma fikrini burada da seslendirir. Onlarca insan ona inanır ve güvenir.
      Evlerini, arabalarını satarak elde ettikleri ya da yıllardır biriktirdikleri paralarını Haydar Baş'a teslim ederler. Sadece bir fikir durumunda olan fabrikaya ortak olurlar. Fabrika gerçekten de kurulur. Tencere, çatal, kaşık, bıçak, elektrikli ev aletleri üreten bir fabrikadır bu. Binlerce insan ihtiyaçları olduğu için değil, şeyhin İslam'a hizmet ettiğine inandırıldıkları için bu fabrikanın mallarını fahiş fiyatlarla satın alırlar. Fabrikanın kurulmasının üzerinden yıllar geçer fakat hissedarlar aranıp sorulmamaktadır.
      Onlara karla zararla ilgili hiçbir rapor verilmemektedir. Fabrikanın ortaklan, ellerinde ortaklık belgeleriyle, şeyh efendinin kapısını çalmaya başlarlar. Hangi şartlarda olursa olsun kendisinden para istenmesinden nefret eden sanayici şeyh efendi, bu durumdan müthiş rahatsızlık duyar. Düşünür, taşınır kesin çözümü bulur; fabrikanın kapısına yapıştırır kilidi.
      NARSİST ŞEYH
      Kameranın önüne geçmeden önce dakikalarca aynanın karşısında endamını süzer. Kendisini, kendisinin olmayan televizyonlarda gösteremediği için de içi kan ağlar, kendini teşhir edebileceği fırsatları da hiç kaçırtmaz. Havaalanları, onun kendi dünyasından olmayanlarla buluştuğu tek mekandır. Megalomanlığını buralarda tatmin eder.
      Örneğin, Ankara'dan İstanbul'a gideceğinde Ankara'daki müritlerine kendisini uğurlatır. Tarikatın mensupları pikniğe gider gibi cümbür cemaat Ankara Esenboğa havaalanına giderler. Bu kalabalık etrafta insanların dikkatini çeker. Tabii ki kimin uğurlandığı da merak edilecektir.
      Şeyh efendi, aklınca havaalanındaki politikacılara görüntülü bir mesaj vermektedir: "Bakın, beni uğurlamaya gelen bu kadar insan var. Arkamda ise..." Havaalanında göremediği müridine, gideceği yere varır varmaz telefon açar: "Seni havaalanında göremedim, yoksa gelmedin mi?" "Oradaydım hocam, arkalardaydım, kalabalıkta görememiş olacaksınız." Şeyhin sanal dünyadan çıkıp somut dünyayla buluştu mekanlar havaalanları ve uçaklardır.
      Yolculuklarından birinde uçağın içinde ünlü bir şovmenle karşı karşıya gelir. Şovmen iltifatta bulunur. "Hocam sizi takip ediyorum. Sohbetlerinizden istjfade ediyorum." Şeyhin elini de öper şovmen. Bir ara şeyh, bu karşılaşmayı her sohbetinde dile getiriyor, onun müridi olduğunu söylüyordu.
      YARGITAY ÜYESİNİN KIZINI 4. HANIMI YAPTI
      Sinem Karadaş, Haydar Baş’la arkadaşlarının kendisini tarikat evlerine götürmesiyle tanıştı. İstanbul’da üniversitede okuyordu. Kısa sürede mürit haline gelen Sinem, daha sonra şeyhin kendisini beğenmesi üzerine bir anda kendisini 4. hanım olarak buluverdi.
      Sinem’in Yargıtay üyesi babası, kızının tarikat evlerine gittiğinin şokunu üzerinden atamamışken, ‘evlilik kararıyla’ ikinci şoku yaşadı.
      Sinem, önce Haydar Baş’ın hanımı oldu, ardından da türban takmaya başladı. Ailesiyle de tüm bağı kopartıldı.
      Haydar Baş; bilerek veya bilmeyerek bir yanlış yapmıştı. En son şeyhbazlık numaralarıyla kendisine hanım yaptığı bu kız, boşayamayacaği biriydi. Boşayınca mutlaka başının belaya gireceğini düşünüyordu. Onu hiç Akçaabat’taki evine götürmedi. Adını, sanını, kimin nesi olduğunu pek az kişi öğrendi. Şeyh, kızın kimliğinin öğrenilmesini istemiyordu. Bundan korkuyordu. Haydar Baş, televizyonunu kaybetmekten korktuğu kadar son karısının kimliğinin öğrenilmesinden de korkuyordu. Onu güvenmediği hiçbir kimseyle görüştürmüyordu.

      Kızcağız şeyhi ve aynı zamanda kocası olan adama öyle bir bağlandırılmıştı ki, babasına telefon açıyor kendisini unutmasını söylüyordu, hatta hakaretler ediyordu. Tabii ki kocasının yani şeyhin buyruğuyla. Şeyhin, şeyhlik entrikalarıyla kandırıp evlendiği bu kızın babası, kızının Kaşiye tarikatında olduğunu biliyordu ama şeyhin dördüncü karısı olduğunu bilmiyordu ne yazık ki!
      ABARTMAKTA ÜSTÜNE YOK
      Türkiye'de en çok hangi televizyonun seyredildiğine dair bir anket yaptırmıştı. Anketten çıkan sonuç, şeyh ve müritlerinin dışındakilere saçma sapan gelebilirdi ama, onlar için gerçekti. Ankete göre, şeyhin televizyonu, yüzde seksen altı izlenme oranıyla birinciydi. Geri kalan yüzdeyi, diğer kanallar paylaşıyordu.
      Kaşiyecilerin yaptığı anketten başka nasıl bir sonuç çıkabilirdi ki? Bu sonucu, televizyonda kendisi de ilan etti. " Hatta bizim televizyonumuz yüzde doksan beş izlenme oranına sahip" deme cesaretliliğini bile gösterdi. Anket sonuçlarını gösteren kalın bir katalog bile bastırttı.
      Hatta seçimlerde yüzde bir bile oy alamayan partisini yüzde 45 oy alacağını söylemişti. Üstelik düzmece bir anket yaptırıp AKP’nin oy oranını yüzde 11, kendi partisi BTP’yi yüzde 45 çıkartmıştı. Ama seçimlerde binde sıfır nokta 48 oy aldı.
      Ama onun bu uçuk kaçık anketi fıkra konusu oldu. Fıkraya da en çok Başbakan Erdoğan gülmüş.
      HIRSLIDIR;
      İçindeki iktidar hırsını bir türlü tatmin edemedi. Önce Erbakan’ın partisinden milletvekili olmak istedi. Erbakan izin vermedi. Ardından Eyüp Aşık bakanken danışmanı olmak için her yolu deneyip başardı. Ama orada da barınamadı. En sonunda dayanamayıp parti kurdu.
      Şeyhin eylemlerinde iki yöneliş vardır; servet ve siyaset. İçindeki iktidar olma güdüsünü tatmin edebilmek için bu güçlere sahip olması gerektiğinin bilincindedir. Gençliğinde bir tarikat içinde yer almış olması, çevresinin hep dincilerden teşekkül etmesi, nasıl para kazanacağının yöntemini de belirlemişti; Allah Rızası kavramını sömürmek ve islamcıların laik topluma alternatif bir toplum kurma zaaflarını paraya dönüştürmek.
      KİNİ ERBAKAN’DAN RECEP TAYYİP’E KAYDI
      ; Aslında kendisinin olmak istediği, ama yeteneksizliğinden hiçbir zaman olamayacağı bir şeyi, bir kariyeri yakalamıştı Recep Tayyip Erdoğan. İflah olmaz bir kıskançlığa kapıldı. Kıskançlığını, müritlerinin Erdoğan sempatisi, kinini iyice biledi.
      Refah Partisi'nden, Erbakan'dan nefret eden fakat Erdoğan hayranı müritlerinin aklını, kendi rayına getirmek için günlerce "Bu adam da Refahçı olmaya başladı.
      Bunun da müritlerinin üzerinde etkili olmadığını görüyordu; müritler susuyorlar ama içlerinden Recep Tayyip'i seviyorlardı.
      Müritlerinin, kendisinden başka birini önemli adam v görmeleri onu delirtiyordu. Gün geldi bu meseleye kesin bir nokta koydu. Müritleri Erdoğan'dan nefret etmeye başladılar. Fadime Şahin, Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı vakası esnasında, şeyhin boşadığı hanımlardan biri olan Fatma hanımın İstanbul'daki evine kimliği halen kesin olarak bilinmeyen birileri gelir. Kadına şeyh efendi'yle evliliği konusunda sorular sorarlar. Kadının yanıtlarını da kamerayla kaydederler. Şeyh efendi bir şekilde bu olaydan haberdar olur.
      Fatma hanımın kasede kaydedilen konuşmalarının televizyon kanallarında yayınlanacağı korkusuyla sarsılır. Böyle bir durumda tarikatının dağılacağını düşünür. Bunu engellemek amacıyla hemen bir söylenti çıkarttırır. Söylentiye göre, eski karısının anlattıklarını kasete çektiren kişi Recep Tayyip'ten başkası değildir. Bu adam zaten kendisini çekememektedir. Çünkü, şeyh efendi dini İslam'ın yolunda dosdoğrudur. Böyle bir söylentiye müritlerin inanmama özgürlükleri yoktur. Bu söylentiyle şeyh efendi, bir taşla iki kuş vurmuştur. Birincisi, bu kasetin televizyonlarda yayınlanması halinde cemaatini önceden haberdar ederek tarikatın dağılmasını önlemiştir ya da böyle bir durumdan en zararla çıkmasının önlemini almıştır.
      İkincisi, müritlerinin Erdoğan'a olan sempatisini, antipatiye dönüştürmeyi başarmıştır. Müridler, Erdoğan'ı Allah'ın kahretmesi için kahhar halkası çevirip günlerce "kahhar" çekerler. Aradan uzun bir süre geçmesine rağmen bu kaset, gün ışığma çıkmaz. Bunun nedeniyle ilgili olarak bir söylenti daha dolaşır Kaşiye tarikatının mantıksızlığa teslim olmuş sokaklarında. Güya şeyhin uzun yıllardır arkadaşı olan Taki Tektaş, Recep Tayyip'in makamına çıkmış, tabancasını başkanın makam masasının üstüne koymuş.
      "Bak Tayyip" diye başlamış söze. "Bunu namus meselesi sayarız." Ölümle tehdit edildiğini anlayan Erdoğan korkup yılmış, kaseti medyaya vermemiş. Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığı görevinden alınınca Şeyh Haydar baba'nın nasıl yorum yapacağı bellidir. "Ya... Biz yaptık mı böyle yaparız."
      Nasıl olsa müritleri yutacaklardır, sallar sallayabildiği kadar. Müritler, şeyhlerinin Allah'ın izniyle istediği her şeyi yapabileceğine inanmışlardır çünkü.


      FETHULLAH HOCA'YA NEDEN DÜŞMAN?


      FETHULLAH GÜLEN’İ DÜŞMAN İLAN ETMESİNE GELİNCE...
      Bunun bir çok nedeni vardı. Haydar Baş Fethullah Gülen'in cemaatini çileden çıkartacak laflar etmeye başladı. Sayın Gülenin hiç evlenmemiş olmasını diline dolamıştı. Erkeklik duygusunu tatmamış birinin bırakın psikolojisinin düzgün olmasını, Müslümanlığı bile sağlam olmazdı. Böyleleri sapık olurdu. İslam hakkında doğru kararlar veremezdi. Nitekim, "Başörtüsü teferruattandır" demişti.
      Böyle bir görüşü dile getiren dinden çıkmış, dolayısıyla da Allah'ı inkar etmiş olurdu. Bu adam, düpedüz papalığın kuklası olmuştu. Bu söylediklerinde Haydar Baş gerçekten samimi midir? Onun için bir fikre inanıp inanmamak değil, çıkarlarına hizmet edip etmediği önemlidir. Papa kendisini çağırsaydı acaba tepkisi ne olacaktı? "Küfür tek milletlidir. Papa da bunların başı mıdır?" diyecekti.
      Böylesi ona yakışmaz, soluğu da Vatikan'da alırdı. "Onlara İslamı tebliğ etmeye gidiyorum" diye de kendini savunurdu. Hayır, hayır övünürdü. Fethullah Güien'e kininin bir nedeni de...Müritlerinin beynine yıllardır İslam'a hizmet edenin tek kişinin kendisi olduğunu kazımıştır. Kendisinin dışındaki hoca efendiler, üfürükten teyyare şeyhlerdir. Allah'ın yolunda dosdoğru olan yalnızca kendisidir. Esnaftan vakıfa toplamaya çıkan müritlerin karşısına hep Fethullah Gülen imajı çıkıyordu.
      Esnaf, Fethullah Gülen'in faaliyetlerini bir bir anlatıyor sonra da çömezlere soruyordu: "Siz ne yapıyorsunuz?" Verdikleri cevaplar, karşısındakileri tatmin etmeyince müritlerin heyecanı sönüyordu. Bunlar yetmezmiş gibi şeyh'in huzurunda bazı densizler Fethullah Gülen'in İslam'a çok hizmetleri geçtiği konusunda sözler etme cüretini bile göstermişlerdi. Haydar Baş, huzurunda peygamberin övülmesini bile hazmedemezdi. Ona göre kendisinin övülmesi zaten peygamberi övmek anlamına geliyordu. Televizyonundan, gazetesinden aylarca ona veryansın etti. Müridlerini, Fethullah Gülen'e karşı korumaya çalıştı
      Şeyh efendiye göre Vatikan'ın Türkiye'deki bir başka ajanı da Fethullah Gülendir. Fethullah Gülen'in Papa'yla görüşmesinin arefesinde şeyh efendi ona bir mektup yazar. Bu mektupta uyarıcı mümin rolündedir.
      Küfrün tek millet olduğuna, Papa'nın da bunların başında bulunduğunu, bu nedenle de onunla görüşmesinin Müslümanlar açısından çeşitli sakıncalar doğurabileceğini ima eder. Mektubu gazetesinin manşetinden yayınlattırır. Fethullah Gülen, bir televizyon kanalında bu mektubu kastederek: "Bazıları ziyaretimizi yanlış yorumluyorlar," der. Bu cümle Haydar Baş'ın sayın Gülen'e karşı uzun zamandır içinde sakladığı kini dışarı çıkartır. Bir televizyon kanalından bu konuyla ilgili olarak, şeyhi çağırırlar.
      Şeyh: "Ben gelirsem sunucumla beraber, gelirim," ukalalığını yapar. Sunucusu Öküz Ali dediği, Ali Dereci'dir. Türkçe'nin telaffuzundan bi haber olan bu adam tarikatın televizyonunda şeyhe ezberlenmiş sorular tevcih eder. Şeyh, başka televizyon kanallarında böylesi programlanmış sunucularla karşılaşmayacağını bildiği için, hiçbir televizyon kanalının davetine gitmez. Hiçbir gazetecinin röportaj teklifini kabul etmez.
      PAPA'NIN AJANI KİM?

      KATLİ VACİP;

      Şeyh 96 yılının sonralarında Yaşar Nuri Öztürk'e takmıştır. Her sohbetinde ona değinmekte, onun kafir olduğunu ima temektedir. Amacı, onun fikirleriyle müritleri arasına bir perde çekmektir. Çünkü; Yaşar Nuri öztürk, şeyhin çıkarlarını zedeleyecek düşünceleri seslendirmektedir. Onun sözlerine müritleri bir inanacak olursa bu kendisi için alimallah hiç iyi olmazdı. Şeyhin, Yaşar Nuri Öztürk'e karşı olan tutumundan müritler, onun katlinin vacip olduğu yorumunu çıkarırlar.
      Hatta bir ara tarikatın tek gündemi Yaşar Nuri Öztürk olmuştu.
      Onun bir münafık olduğu, İslam'ı bozmak için papalığın içimize gönderdiği bir misyoner olduğu söylentileri dilden dile dolaşıp durmuştu.
      Kaşiye tarikatının genç müridleri, anlamsız bir gözü kapalılıkta, şeyhlerinin uğrunda her türlü şiddet eylemine başvurabilecek bir kişilik yapısındadırlar.
      Şeyhe ne kadar bağlı olduğunu ispatlamak yolunda birini dövme eylemi kaçırılmayacak bir fırsattır.
      Şeyh için kavgaya girişenin popüieritesi tarikatta artar. Böyleleri parmakla gösterilir ve daima taktir ve hürmet görürler.
      TÜRKSOLU DERGİSİ / GRAHAM FULLER'İN KUVA-İ MİLLİYECİLERİ
      TÜRKSOLU’nun Kuvayı Milliyeciliği
      Bu operasyon sırasında sulandırılmaya çalışılan TÜRKSOLU’nun Kuvayı Milliye anlayışını burada tek tek yeniden açıklıyoruz.
      1) Kuvayı Milliye tüm siyasi partilerden bağımsızdır. Kendini Atatürk dışında hiç bir siyasi hareketin devamı olarak görmez. Türkiye’de bugün nerdeyse her partinin, hatta her tarikatın bile bir Kuvayı Milliyesi oluşmuştur. Madem ki bu partiler Kuvayı Milliyeciydiler şimdiye kadar nerdeydiler? Meclis’e giremeyince mi Kuvayı Milliyecilik akıllarına geldi?
      Perinçek’in, Erbakan’ın, Haydar Baş’ın, Mehmet Ağar’ın veya Bahçeli’nin Kuvayı Milliyelerini kabul etmiyoruz.
      Kuvayı Milliye tektir. Kuvayı Milliyecilik yapmak isteyen bırakır partisini Kuvayı Milliyecilik yapar. Çünkü Kuvayı Milliye zaten parlamerter çözümlerin iflası üzerine kuruludur.
      2) Kuvayı Milliye’nin tek bir ideolojisi vardır, o da Atatürkçülüktür. İP gibi hem Maocu hem Kuvayı Milliyeci, MHP gibi hem Türkeşçi hem Kuvayı Milliyeci, Erbakan ve HAYDAR BAŞ gibi hem Şeriatçı hem Kuvayı Milliyeci olunamaz.
      3) Kuvayı Milliye’nin temeli milliyetçi bir mücadeledir. Türk milliyetçiliğini kabul etmeyen bir Kuvayı Milliye olamaz. Kuvayı Milliye’nin temel dayanağı Türk milletidir. Türk kimliğini reddeden “Türkiyeci” bir Kuvayı Milliye kabul etmiyoruz.
      4) Kuvayı Milliye çeşitli partiler veya moda deyişle sol ve sağ arasında kurulan bir ittifak değildir. Kuvayı Milliye Türk milletinin Atatürkçülükte birleşmesidir. Kuvayı Milliye Türk milletinin dışında salonlardaki gizli toplantı ve pazarlıklarla kurulmaz. Kuvayı Milliye’yi Türk milleti kurar.
      5) TÜRKSOLU ne 80 öncesi çatışmaların bir tarafıdır, ne de çatışan taraflardan birinin devamıdır.
      TÜRKSOLU kendini Atatürk’e dayandırır. Ancak Kuvayı Milliye’yi oluşturacak olanlar arasında hem sağ hem de soldan gelenler 80 öncesinin hesabını vermek, samimi bir özeleştiri yapmak zorundadır. 80 öncesindeki çatışma ortamı emperyalist güçlerin Türk’ü Türk’e kırdırma oyunudur.
      Hiçbir Kuvayı Milliyeci bu oyunu sahiplenmemelidir. 80 öncesinde bir tarafta Dursun Karataş, Doğu Perinçek gibiler varsa diğer tarafta da Türkeş ve Erbakan gibiler vardı. Hem 80 öncesinde kullanıldık deyip hem de Türkeşçiliği sürdürmek tutarsız bir tavırdır.
      Fuller’in Kuvayı Milliyesi’ne karşı gerçek Kuvayı Milliye Maocuların, eski Apocuların ve Türkeşçilerin birleşmesinden değil Türk milletinin ayağa kalkmasından doğacaktır. Türk milletini ayağa kaldıran tek fikir de Atatürkçülüktür.
      Fuller’in Kuvayı Milliyesi gerçek Kuvayı Milliye’ye karşı
      TÜRKSOLU ilk günden beri bu tip eylemlerin ve “ittifak”ların dışında kalacağını açıklamıştı ama basın TÜRKSOLU’nu bu eylemlerin içinde göstermekle kalmadı, bu eylemlerin fikir babası olduğunu ilan etti. Böylece TÜRKSOLU’nun siyasi partileri dışlayan Kuvayı Milliye anlayışına duyulan güven yok edilmeye çalışıldı.
      30 Ağustos eylemiyle birlikte operasyonun bu bölümünün tamamlandığı görülüyor. Bugün Türk milletinin gazeteleri veya televizyonu açıp da gördüğü Kuvayı Milliye, Fuller’in Kuvayı Milliyesidir.
      Dikkat edilirse bu konuda bunca televizyon programı yapıldı, ama “Kızıl Elma’nın fikir babası” olarak gösterilen TÜRKSOLU nedense hiçbirine davet edilmedi. Neden? TÜRKSOLU’nun olduğu yerde Fuller’in Kuvayı Milliyesi’nin foyası meydana çıkar da ondan.
      Fuller’in Kuvayı Milliyesi’nin tek bir misyonu vardır, o da gerçek Kuvayı Milliye’yi sulandırmak ve tecrit etmek. 30 Ağustos eylemi ABD’nin Kuvayı Milliye’yi tecrit etme operasyonundan başka bir şey değildir.
      Düzenleyen NaviGasyoN : 06-03-07 at 23:58 Sebep: Hata
      Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir?” (Socrates)

    2. #2
      Game Over
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      KaRMaKaRıŞıK's Avatar
      Üye No
      121493
      Giriş Tarihi
      Oct 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      3,652
      Konular
      170
      RepPuan
      294141
      Rep Power
      3037
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      kanka çok uzun okuyamadım valla
      aşkınla olduk derbeder
      bu sevgi bir ömre bedel
      FENERBAHÇELİ olmanın gururu bizlere yeter



      seni sevmek deli gibi yürek ister
      bu kalpler bir tek sende titrer
      bir Allah'ım olsun bir de sen ol Fener



      herkesten farklı

    3. #3
      Gümüş Üye
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      NaviGasyoN's Avatar
      Üye No
      161496
      Giriş Tarihi
      Jan 2007
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      1,332
      Konular
      274
      RepPuan
      3981
      Rep Power
      2904
      Reputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi mecbur601 Mesajı Göster
      kanka çok uzun okuyamadım valla
      Ama kanka bu adamlari nasil taniyacaksin sonra tabii ben taniyorum o sarlatanlari dersen o baska

      Not,onun müridlerinden biri beni belden asagiya vurmakla suclamis ve bana agir hakaretlerde bulunmustu bu belge ve bilgiler belden asgiya vurmakmi yoksa bir maskaraligi desifre etmek mi ?
      Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir?” (Socrates)

    4. #4
      Game Over
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      KaRMaKaRıŞıK's Avatar
      Üye No
      121493
      Giriş Tarihi
      Oct 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      3,652
      Konular
      170
      RepPuan
      294141
      Rep Power
      3037
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi NaviGasyoN Mesajı Göster
      Ama kanka bu adamlari nasil taniyacaksin sonra tabii ben taniyorum o sarlatanlari dersen o baska

      Not,onun müridlerinden biri beni belden asagiya vurmakla suclamis ve bana agir hakaretlerde bulunmustu bu belge ve bilgiler belden asgiya vurmakmi yoksa bir maskaraligi desifre etmek mi ?
      yok kankam bilgi sahibi değilim onlar hakkında.
      emek vermişsin okumaya çalışacağım
      aşkınla olduk derbeder
      bu sevgi bir ömre bedel
      FENERBAHÇELİ olmanın gururu bizlere yeter



      seni sevmek deli gibi yürek ister
      bu kalpler bir tek sende titrer
      bir Allah'ım olsun bir de sen ol Fener



      herkesten farklı

    5. #5
      VaTaN SaNa CaNıM FeDa
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      nurialkan's Avatar
      Üye No
      104112
      Giriş Tarihi
      Jul 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Ankara
      Mesaj
      3,225
      Konular
      531
      RepPuan
      784814
      Rep Power
      3170
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      şimdiye kadar bir şeyh ın zaten ıktıdar horsıyla ıs yaptıgını gormedım, bı ınsan bunu yapıyorsa kesın suphe edılmelıdır seyhlıgınden. yaptıklarıda zaten ne oldugunu gosterıyor, bende bununla ılgılı bıkac sey duymustum ama bu kadar teferruatlı bılmıyordum. gercekten cok carpıcı ve kanıtlanabılır tespıtler var. dını sıyasete alet etmek tabırı burdada kullanılabılır galıba. tesekkurler kardes.
      Düzenleyen nurialkan : 07-03-07 at 00:14 Sebep: duzenleme
      AMACIMIZ GÖKLERDE DALGALANAN AY YILDIZLI BİR SANCAK...
      ALLAHIN HUZURUNDA EĞİLİRİZ BİZ ANCAK...

    6. #6
      ölüm aslında güzeldir
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      KAYTAGI's Avatar
      Üye No
      144933
      Giriş Tarihi
      Dec 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      2,807
      Konular
      276
      RepPuan
      1311431
      Rep Power
      3074
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      yav kanka kırk yıl düşünsem türk solu nun reklamını yapacağın aklıma gelmezdi ha!
      Muin-i zalimin dünyada erbabı denaattir , Köpektir zevk alan sayyad-ı bi insafa hizmeten.

    7. #7
      Game Over
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      KaRMaKaRıŞıK's Avatar
      Üye No
      121493
      Giriş Tarihi
      Oct 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      3,652
      Konular
      170
      RepPuan
      294141
      Rep Power
      3037
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi KAYTAGI Mesajı Göster
      yav kanka kırk yıl düşünsem türk solu nun reklamını yapacağın aklıma gelmezdi ha!
      kankamın damarına basmışlar
      aşkınla olduk derbeder
      bu sevgi bir ömre bedel
      FENERBAHÇELİ olmanın gururu bizlere yeter



      seni sevmek deli gibi yürek ister
      bu kalpler bir tek sende titrer
      bir Allah'ım olsun bir de sen ol Fener



      herkesten farklı

    8. #8
      GÖRDÜNÜZ MÜ YİĞİDi
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      fasıla's Avatar
      Üye No
      128276
      Giriş Tarihi
      Oct 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      10,403
      Konular
      280
      RepPuan
      35312320
      Rep Power
      6529
      Reputation BilgileriReputation Bilgileri
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      haydar ateş olsa cürmü kadar yer yakar. kendince biraz şeriatçı, biraz kuvvacı, biraz milliyetçi, biraz kapitalis, biraz kominist, yani herşeyden biraz var.

      bürütte çok hacimli ama nette hiçbirşey yok.

    9. #9
      ölüm aslında güzeldir
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      KAYTAGI's Avatar
      Üye No
      144933
      Giriş Tarihi
      Dec 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      2,807
      Konular
      276
      RepPuan
      1311431
      Rep Power
      3074
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      Alıntı Orjinal Mesaj Sahibi SaHMaT Mesajı Göster
      demekki yapanlar varmıs işde
      hayır bir şey demiyorum..tabiki her türlü kaynak serbesttir,ancak biz yaptığımızda "sidikle temizlik olmaz" diyenler şimdi yaptıklarıyla ters düşüyorlar(hep öyle oluyor zaten)
      dedim ya bu forumda "perhizler ve lahana turşuları"adlı bir konu açmak artık iyice şart oldu.

      haydar ateş olsa cürmü kadar yer yakar. kendince biraz şeriatçı, biraz kuvvacı, biraz milliyetçi, biraz kapitalis, biraz kominist, yani herşeyden biraz var.

      bürütte çok hacimli ama nette hiçbirşey yok.
      Dün 11:21 PM
      kanka hayırdır???
      biz fethullah ı eleştirince vay vay,sen haydar baş a hakaret edince hay hay...
      sen de mi birilerine benzemeye başladın???
      bu arada türk soluna alkış vermişsin???
      yakıştıramadım..
      Muin-i zalimin dünyada erbabı denaattir , Köpektir zevk alan sayyad-ı bi insafa hizmeten.

    10. #10
      Gümüş Üye
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      NaviGasyoN's Avatar
      Üye No
      161496
      Giriş Tarihi
      Jan 2007
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      1,332
      Konular
      274
      RepPuan
      3981
      Rep Power
      2904
      Reputation Bilgileri
      Ünvan : Gümüs Üye

      Varsayılan

      Kandirilmis,Aldatilmis,körü körüne biat edenler....Benim dag gibi imanim var diye kendinden emin konusan ama imanini tazelemeyen aksiyon haline getirmeyen sahintürk,kendinden baska herkesi cehenneme koydun ama bu belgeleri ekleyince araziye uydun.sen böyle yaparsan diger belgeleri eklememe gerek kalmayacak oysa cok ugrastim gel de bir yorum yap.Erenlerin gönlü gani olur sen gelmiyorsan ben gelirim bana yerini söyle ki bana ettigin hakaretleri sokayim kulaginin deligine !!!!
      Cahil insan kendi kendinin bile düşmanıdır; başkasına dost olması nasıl beklenir?” (Socrates)

    11. #11
      test
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      delikorsan31's Avatar
      Üye No
      64588
      Giriş Tarihi
      Jan 2006
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      765
      Konular
      23
      RepPuan
      14857
      Rep Power
      3261
      Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

      Varsayılan

      yav bu adam manyagin dolandiricinin önde gideni kim buna oy verir
      İman Gibidir Türklük Ya İnanır Cennet Gibi Vatanda Yaşarsın,Ya Da İnanmaz Terk Eder Gidersin Dünyanın Cehennemine...

    12. #12
      Yeni Üye
      Şuan ne düşünüyorsunuz?
       
      ahmetseyit's Avatar
      Üye No
      205948
      Giriş Tarihi
      May 2007
      Cinsiyet
      Erkek
      Nerden
      Seçilmemiş
      Mesaj
      11
      Konular
      2
      RepPuan
      10
      Rep Power
      0
      Reputation Bilgileri

      Varsayılan

      buradaki tüm hakaretler ve kötü sözler sahiplerinindir ve her kes haydar aynasından kendini görüp tarif etmiştir.
      Birde ben tarif edeyim onun siyaseti her kes amerikasız avrupasız türkiyede siyaset olmaz derken o milli siyasetten bahsetmiştir.
      Bizim mevcut siyasilerimiz bizim ekonomimiz abd siz ab siz olmaz derken o milli ekonomi modelini tüm dünyaya deklere etmiştir
      Ve mevcut dönek liderlerimiz dinimizi piyasaya çıkarmış ve diyalog medeniyetler buluşması vs savsatalarıyla türk insanını protestanlaştıma yoluna ve bu vesile ile vatikanın ve abdenin sponsorluğunu nalırken o bizim dinimiz en mükemmel dindir kimseden hiç bir şey almasına gerek yoktur ve tüm insanlık bu dine muhtaçtır demiştir sizin hocalarınızın ve şeyhlerinizin hayalinin dahi ulaşamayacağı bilge insan haydar baş eli öpülesi tek liderdir.
      ARTIK YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (Mevlana C.Rumi)

    + Yeni Konu Aç

    Konu Açıklaması

    Users Browsing this Thread

    Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

    Benzer Konular

    1. Cevaplar: 0
      Son Mesaj: 08-04-10, 23:00
    2. Haydar Dümen Haydar bas'tan daha fazla taniniyor
      By zadegân in forum Siyaset Meydanı
      Cevaplar: 18
      Son Mesaj: 30-12-06, 00:22
    3. Haaydar bas'i nasil bilirsiniz
      By zadegân in forum Siyaset Meydanı
      Cevaplar: 25
      Son Mesaj: 14-12-06, 00:43
    4. Bu Namazi Taniyormusunuz?
      By RuYa_GuZeLi in forum İslamiyet
      Cevaplar: 5
      Son Mesaj: 03-06-06, 17:13

    Ziyaretçiler bu sayfayı bu kelimeleri arayarak buldular:

    ali değirmenci haydar baş

    haydar baş cemaati

    haydar baş tarikatı

    haydar baş kimin adamı

    haydar baş hangi tarikattan

    kaşiye tarikatı

    haydar başın tarikatıhaydar baş kimin maşasıhaydar baş fethullah gülenhaydar baş ali değirmencihaydar baş yalanlarıhaydar başın fetullah gülene mektubuhaydar baş tarikatihaydar baş hakkındahaydar bas tarikatikadiri tarikatı ve haydar başhaydar baş tarikatali degirmenci haydar basali değirmenci ve haydar başaşık haydar öztürk kader tümünü yürüthaydar baş forumhayri baş kimdirhaydar başın yalanlarıhaydar baş hangi tarikathaydar bas tarikat

    Tags for this Thread

    Bookmarks

    Bookmarks

    Gönderme Kuralları

    • Yeni konu açılamaz!
    • You may not post replies
    • You may not post attachments
    • You may not edit your posts
    •  

    Forum Kuralları