Bazı yemekler vardır ki tadıyla damağınızı şenlendirir, midenizde festival yaratır. Bazı yemekler de restorana gittiğinizde size ecel terleri döktürür, hesap gününde hissettirir. Çünkü o yemekler ağzınızdan bir yanlış çıkıverse karşınızdaki kişinin kulakları kanayacak zannedersiniz.
Aslında insanlık hali olan bu durumu yine de yadırgamak ve “Sen hala bu yemeği düzgün söyleyemiyor musun?” demek de bir moda olmaya devam ediyor. Ayol ben gurme miyim diye bağıra bağıra “caps lock” açık sormak isteseniz de yapamazsınız.
Gelin bu sorunları çözelim, yurt dışından yurdumuza giren ve dirlik düzen bırakmayan bu yemeklerin okunuşlarını gün yüzüne çıkaralım.
Fajita: Fajita, fıjita, fıjırt


Meksika mutfağının ateşli cazibesi fajita. Tam okunuşu ise “fahita” J harfi kaygan bir h’ye dönüşüyor ve siz sipariş verirken “Bir etli, bir de tavuklu iki adet fahita lütfen.” deyiveriyorsunuz. Sorun çözülüyor, karizma bozulmuyor sizde kalıyor.

Gnocchi: Gınoçi, ginoçhi, gıdık



İtalyanlara olan sevgi ve saygımızı tek bir yemeğin yok etmesine izin vermemek için “gnocchi”nin okunuşunu sizlere sunmak görevimiz. Nasıl okuyoruz? Niyokki. Küçücük mantımsı şeylerin daha düzgün bir adı “ni-ye-yokki”
Tortilla: Tortella, tortilna, tontiş


Fajita’nın yanında servis edilen hatta kendisi baz alınarak yemekler hazırlanan tortilla da az hain değil. Tortiya diye okunur, karizma kurtarır. İncecik hamur parçası için kalbiniz kırılmamış olur.

Cordon Bleu: Kordon Bluğ, gordon blu, Gollum


Schinitzeli herkes bildiğine göre biraz da cordon bleu’den bahsedelim. Üzülerek söylüyoruz ki yıllarca marketten alırken “kordon bluğ” dediğiniz yemek aslında “kordon blö”ydü. Çünkü hep yerini karıştırıp mavi kordon zannettiniz.
Ravioli: Ravinoli, rafiyoli, Memoli



Listemizde söylenişi en kolay ancak hafif hatırlatma gereken yemeği ravioli, yani ravyoli. Raviyoli diye okuyan duyduğumuz için seni de unutmadık tatlı kıs / tatlı çoçuk.

Focaccia: Foçaçya, façakia, fakya


Pizzanın atası olarak sayılabilecek focaccia, fokaça diye okunarak pizzanın pabucunu dama atıyor. İtalyanların bize bu büyük oyununu ekip olarak sorgulayacağız.

Tagliatelle: Tagritella, tağliyatelli, telli turna



Talyatelle olarak okunan ve son zamanların en sevilen makarnası olan tagliatelle’yi her duyduğunuzda hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını bileceksiniz. Artık o sizin için sıradan bir makarna değildir, İtalyanca 101 dersidir.
Bruschetta: Bürüşetta, bırişitta, brüksel lahana


Duyduk, inanamadık. Brüşetta diye bağrımıza bastığımız bruschetta aslında “brusketta”ymış. Bu konuda hakkınızı yemek istemiyoruz, içlerinde en alakasız ve zor olan yemeğimiz oluyor.

Café de Paris sos: Kafada Paris, kefede Paris, gene de Paris



Fransız yemeklerini söyleyebilmek için illa Fransızca bilmenize gerek yok. Biz hemen yardım ediyoruz. Minik bir Fransızca alıştırması; eğer bir kelimenin sonunda aksanı sola doğru olan bir ünlü harf varsa o harf okunur. Bunun en bariz örneği e harfidir. Yani şöyle okuyoruz: Kafe dö Pari.
Ratatouille: Ratatuella, ratatulle, ratatatatat



Filmi olmasaydı nicelerimizin helak olacağı ratatuille’yu okurken ratatuy diye okudunuz. Biliyoruz. Yıldızlı aferin bizden Brad Bird’e.
Mascarpone: Meskerpone, maskarpon, Mahşerin 4 Atlısı



Genel itibariyle maskarpon diye duymaya alışık olduğumuz mascarpone’nin aslında maskarpone olduğunu söylemek üzücü. Bir kelime bir işlem gibi. Gittikçe zorlaşıyorlar.
Brioche: Bırıyoş. Biriyo. Bir.


Tam Fransızca okunuşuyla okumak zorunda değiliz çünkü kendisi “bığioş” diye okunuyor ancak biz briyoş diyebiliriz. Sonuçta bir geçmişimiz, fondümüz, kafe dö pari’miz var.

Quesadilla: Kuesidella, kuesidine, kuzen


Artık İspanyolca konuşabilirsiniz çünkü quesadilla (yazılışı bile zor) sizin için bir kesadiya. Avokado sosla servis edilen bir nevi gözleme ama havasından geçilmiyor.

Carpaccio: Karpakyo, karpeçiyo, kırbaç


Fokaçanın kardeşi karpaçyo. Sanki Karpat Dağları’ndan aşağı inmiş gibi ancak bildiğiniz İtalyan. İncecik kesilmiş çiğ ettir kendisi. Misler gibi yenir.

Capricciosa: Kaprisko, kaprikisa, kapiş?



Kaprikosa diye okunması beklenen pizza türümüzün akibeti kapriçoza olarak hayat buluyor. Tüm liste bittiğinde kendinizi çok dilli bir insan sayabilir, bir dil bir insan geyiklerine girebilirsiniz.
Donut: Danat, donut, damat


Amerikan polisiye filmlerini izlediyseniz donut’ın nasıl okunduğunu biliyorsunuzdur ancak eğer izlemediyseniz bu hizmeti size tabii ki sunuyoruz. Doughnut şeklinde de yazılabilen ve aslında donat diye okunan miniş miniş tatlı tatlı güzelliklerdir.

Chateaubriand: Şateubüryan, şatöbüryan, cağ kebabı



Bizdeki Fransa algısı büryana yaklaştıran ancak büryanla hiç alakası olmayan chateaubriand’ı şatobriyan diye hızlıca okuyabilirsiniz. Fransız romantizminin akımının kurucusu sayılan François-René de Chateaubriand’a özel hazırlanmıştır