Gösterilen Sonuçlar 1 sonuçtan 4 ile 4 arası

Konu: İngilizce Zamanlar

  1. #1
    Süper Üye TETIKHAN's Avatar
    Üye No
    471093
    Giriş Tarihi
    Aug 2010
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    86,415
    Konular
    34338
    RepPuan
    11475781
    Rep Power
    4389
    Reputation BilgileriReputation Bilgileri
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan İngilizce Zamanlar

    ZAMANLAR

    Geçmiş Zaman III - Past Perfect Tense


    Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade ettiğimiz zaman için İngilizcede



    kullanılan zamanlardan bir diğeri de past perfect tense adı verilen zamandır.



    & Bu zamanda had ile birlikte fiillerin üçüncü halleri kullanılır.



    They had arrived the office by 10. – 10’ dan önce ofise vardılar.



    & Olumsuz yaparken had’ den sonra not (hadn’t) kullanılır.



    I hadn’t meant to tell you this. – Sana bunu söylemek istememiştim.



    & Sorularda had cümlenin başına getirilir.



    Had that coutry formerly invaded the other? – O ülke eskiden diğerine saldırmış mıydı?



    Nerelerde kullanıyoruz?



    Geçmişte olan iki olaydan önce yapılan için kullanılır:


    They had listened to each other and then they solved the problem. – Birbirlerini dinlediler ve sonra problemi çözdüler.



    After/Before – Sonra/Önce kelimeleriyle birlikte:


    After I had mixed the cake I put it in the oven. – Keki karıştırdıktan sonra fırına koydum.



    Before you asked, Elif had asked the same question. – Sen sormadan önce Elif aynı soruyu sordu.



    When/By the time – duğu zaman:


    My mom had already prepared the dinner when I arrived home. – Eve vardığımda annem akşam yemeğini hazırlamıştı.





    The exam had started by the time Erdal got to class. – Erdal sınıfa geldiğinde sınav başlamıştı.



    Tasarlamak ve ummak eylemlerinin beklendiği gibi gerçekleşmediğini göstermek için kullanılır:


    I had hoped/intended/expected to take a vacation this summer, but I had to change my plans. – Bu yaz tatil yapmayı ummuştum ama planlarımı değiştirmek zorunda kaldım.



    Past Continuous Tense - Geçmiş Zaman ( –yordu )
    Türkçede -yordu ekiyle ifade ettiğimiz geçmiş zaman için İngilizcede past continuous tense adı verilen zamanı kullanırız.



    & was-were ile birlikte fiillerin –ing eki almasıyla oluşturulan zamandır. You,We,They özneleri için were; I, She,He,It özneleri için ise was kullanılır.



    They were waiting. – Bekliyorlardı.



    She was crying. – Ağlıyordu.



    & Olumsuz yaparken was ve were’ den sonra not (wasn’t-weren’t) kullanılır.



    I wasn’t expecting this. – Bunu beklemiyordum.



    They weren’t helping. - Yardım etmiyorlardı.



    & Sorularda was ve werecümlenin başına getirilir.



    Were you reading a book? – Kitap okuyor muydun?



    Wasn’t the baby sleeping? – Bebek uyumuyor muydu?



    Nerelerde kullanıyoruz?



    Geçmişte devam eden bir olayı belirtmek için:


    I was studying at 9 a.m. yesterday. – Dün sabah saat 9’ da çalışıyordum.



    They were rehearsing between 10 to 12. - 10 ile 12 arası prova yapıyorlardı.




    –ken anlamını veren as,when, while bağlaçlarıyla geçmişte aynı anda gerçekleşen olaylarda bahsederken:


    While I was cooking, my brother was preparing the table. – Ben yemek pişiriyorken kardeşim sofrayı hazırlıyordu.




    Geçmiş zaman kullanarak bir hikaye anlatırken olayların arka planını anlatmak veya olayların geçtiği anı netleştirmek için:


    We were waiting in the hospital. It was raining heavily... - Hastanede bekliyorduk. Şiddetli yağmur yağıyordu...




    Başka bir olay tarafından kesilmiş bir olayı ya da aksiyonu tanımlarken:


    I was studying when my sister came in. – Kız kardeşim geldiğinde ders çalışıyordum.




    Wonder ile çok nazikçe birşey rica etmek için:


    I was wondering if you could help me for a while. – Bür süreliğine bana yardım edip edemeyeceğinizi merak ediyordum.



    Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:



    * While-As-When



    While we were doing the shopping, they were cleaning the house. – Biz alışveriş yaparken onlar evi temizliyorlardı.



    * At this time yesterday/last week/last year: Dün/geçen hafta/geçen yıl bu zaman



    At this time yesterday we were swimming together. – Dün bu zamanlar beraber yüzüyorduk.



    Geçmiş Zaman II – Present Perfect Tense


    Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade edebildiğimiz zaman için İngilizcede kullanılan zamanlardan bir diğeri de present perfect tense adı verilen zamandır.



    Have-has ile birlikte fiillerin üçüncü hallerinin kullanıldığı zamandır. Fiillerin çoğunun üçüncü hallerinin sonlarına –ed ekinin eklenmesiyle oluşturulur. I,You,We,They özneleri için have; She,He,It özneleri için ise has kullanılır.



    They have solved the problem. – Problemi çözdüler.



    She has found her wallet. – Cüzdanını buldu.



    & Olumsuz yaparken have ve has’ den sonra not (haven’t-hasn’t) kullanılır.



    I haven’t spoken to her. – Onunla konuşmadım.



    My friend hasn’t given my pencil back. – Arkadaşım kalemimi geri vermedi.



    & Sorularda have ve has cümlenin başına getirilir.



    Have you asked him? – Ona sordun mu?



    Hasn’t she seen the present? – Hediyeyi görmedi mi?







    Nerelerde kullanıyoruz?



    1. Ne zaman olduğunu belirtmediğimiz geçmiş zaman için kullanılır:



    We have bought a new house. – Yeni bir ev aldık.



    2. Henüz biten olaylarda, olayların sonucunu veya etkisini hala gördüğümüz durumlarda:



    She has cleaned the house. The house is clean now. – O, evi temizledi. Ev şimdi temiz.



    3. Geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda:



    We have known each other for ten years. – Birbirimizi on yıldır tanıyoruz.



    4. Geçmişte tamamlanmış olayları zamanları ile birlikte söylerken



    We met yesterday. – Dün buluştuk.



    Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:



    * Just – Henüz, şimdi



    I have just called him. – Onu şimdi aradım.



    * Already – zaten, çoktan



    They have already prepared the packets. – Paketleri çoktan hazırladılar.



    * Yet – henüz (olumsuz anlamda)



    You haven’t finished your homework yet. – Henüz ödevini bitirmedin.



    * Never (olumlu cümlelerle kullanılır) Ever (olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır) – Hiç



    Have you ever thought of changing your job? – Hiç işini değiştirmeyi düşündün mü?



    I have never seen such a boring game. – Hiç böyle sıkıcı bir oyun görmedim.



    * So far/Up to now – şimdiye kadar



    The best student in our class has read five books so far. – Sınıfımızdaki en iyi öğrenci şu ana kadar beş kitap okudu.



    * This week/month/year… - bu hafta/ay/yıl , today - bugün



    Have you seen Metin this week? – Bu hafta Metin’ i gördün mü?



    * Once/twice/three times/several times… - bir kere/iki kere/üç kere,birkaç kere



    You have told this four times. – Bunu dört kere söyledin.






    I haven’t seen my best teacher for years.- Yıllardır en iyi öğretmenimi görmedim.



    How long have you owned a computer? – Ne kadar zamandır bir bilgisayara sahipsin?

    posted 05 Ağustos 2007 Pazar 08:04 by admin | 0 Yorum

    Şimdiki Zaman II - Present Perfect Continuous Tense
    ŞİMDİKİ ZAMAN II

    (PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE)

    Anadilimizde fiillerin sonuna –yor eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de iki farklı zamanla ifade edilebilmektedir. Olayın belli bir zamandır devam ettiğini söylemek istediğimizde bu çalışmada gördüğünüz zamanı kullanırız. Ne kadar zaman önce başladığı, ne kadar zamandır devam ettiğinin bir önemi yoktur. 5 dakika öncede olabilir, yıllar önce de.



    * Yapısına baktığımızda:



    cümle başına özne (işi yapan kişi/şey),

    sonrasında “have been-has been”

    ve fiillerimize –ing takısı getirilerek oluşturulan bir zamandır.



    * Nerelerde kullanırız?



    1. bir süredir veya bir zamandan beridir devam eden işlerle:

    I have been teaching English since 1995. – 1995’ten beri İngilizce öğretiyorum.

    People have been talking about the President for a year. - İnsanlar bir yıldır Cumhurbaşkanı hakkında konuşuyorlar.



    2. yakın bir zamanda biten ama etkisini hala görebildiğimiz işlerde

    They are wet now. They have been walking in the rain. – Onlar ıslanmışlar. Yağmurda yürüyorlardı. (Şu anda yürümeleri bitmiş ama bunun sonucunu görebiliyoruz.)



    3. öfke, rahatsızlık, eleştiri veya açıklamalarda:

    Haven’t you been listening to me? – Beni dinlemiyor musun?



    4. zamanı vurgulamak istediğimiz durumlarda since, for ve how long kelimeleriyle:



    SINCE: olayın başlangıç anını vermek için since kelimesini kullanırız. I have been working since morning. – Sabahtan beri çalışıyorum.

    FOR: olayın ne kadar zamandır devam ettiğini belirtmek içinse for kelimesini kullanırız. They have been preparing the packets for three hours. – Üç saattir paketleri hazırlıyorlar.

    HOW LONG: olayın ne kadar zamandır sürdüğünü sormak için ne kadar zamandır anlamına gelen how long kullanılır. How long have you been living in Istanbul? – Ne kadar zamandır İstanbul’ da yaşıyorsun.



    * Şimdiki zamanda (II) cümle kurmak:



    Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra have been-has been ve fiillere –ing eki getirilerek oluşturulur.



    I have been calling you since morning. – Sabahtan beri seni arıyorum.

    She has been evaluating the results. - Sonuçları değerlendiriyor.

    My friend has been playing tennis for two years. –Arkadaşım iki yıldır tenis oynuyor.

    Olumsuz cümle kuruluşunda ise have ve has yardımcılarından sonra “not”gelir. Not kelime olarak kullanılabildiği gibi have ve has yardımcılarına n’t olarak eklenebilir. Have not-haven’t, has not- hasn’t

    My roommate hasn’t been joining the classes for a week. – Oda arkadaşım bir haftadır derslere katılmıyor.

    The students haven’t been coming to school for two days. – İki gündür öğrenciler okula gelmiyorlar.

    You haven’t been trying to understand me since we argued. – Tartıştığımızdan beri beni anlamaya çalışmıyorsun.

    Soru sorarken yardımcılarımız cümle başına gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise yardımcımızı not ile birlikte kullanırız.

    Have you been waiting here for so long? – Uzun zamandır burada bekliyor musun?

    Has your cat sleeping since morning? – Kedin sabahtan beri uyuyor mu?

    How long have you been standing in this queue? – Bu kuyrukta ne kadar zamandır ayakta duruyorsun?

    How long has the customer been staying in the hotel? – Müşteri ne kadar zamandır otelde kalıyor?



    * Bazı fiiller –ing takısı almazlar bu nedenle bu fiillerin şu anda yapıldığını söylemek için present perfect tense adı verilen zamanı kullanırız. Bu fiillerin çoğu –ing takısı aldıklarında farklı anlama gelir:



    1-İstem dışı duyu fiilleri:see, hear, smell, taste, notice

    I have not noticed the flowers since I came here. – Geldiğimden beri çiçekleri fark etmedim.

    2-Duygu ve düşünceleri ifade eden fiiller: love, like, adore, want, wish, desire, believe, hate, loathe, fear

    I have liked him for two years. – İki yıldır ondan hoşlanıyorum.

    3-Sahiplik bildiren fiiller: own, posses, belong, owe

    It has belonged to me for years. – Yıllardır bana ait.

    4-Diğer fiiller: know, understand, expect, forget, remember, trust, realize, agree, mean, perceive,seem/appear, want, need, suppose

    We have know each other since we were children. – Çocukluğumuzdan beri birbirimizi tanırız.



    posted 18 Mayıs 2007 Cuma 21:07 by admin | 1 Yorum

    Geçmiş Zaman I - Simple Past Tense
    GEÇMİŞ ZAMAN I– SIMPLE PAST TENSE



    Türkçede –di, -miş veya –mişti ekleriyle ifade edebildiğimiz zaman için İngilizcede kullanılan zamanlardan birisi de simple past tense adı verilen zamandır.



    & Fiillerin ikinci hallerinin kullanıldığı zamandır. Fiillerin çoğunun ikinci halleri sonlarına –ed ekinin eklenmesiyle oluşturulur.



    I cleaned my room last Tuesday. – Odamı geçen Salı temizledim.



    Ancak düzensiz adını verdiğimiz fiillerde yaygın olarak kullanılır.



    She went Bursa yesterday. – Dün Bursa’ ya gitti. : Burada gördüğümüz went, go fiilinin ikinci halidir.



    & Olumsuz yaparken didn’t kullanılır. Did aslında do fiilinin ikinci halidir. Did kullandığımız durumlarda fiiller birinci hallerinde kullanılırlar.



    I didn’t mean it. – Onu kastetmedim. : Burada da gördüğünüz üzere did olduğu için cümlemizde mean: anlamına gelmek fiilini birinci hali ile kullandık.



    & Sorularda did veya didn’t kullanırız. Yine did olduğu için fiiller birinci hallerinde kullanılır.



    Did you hear the news? – Haberleri duydun mu?

    Didn’t she call you last week? – Seni geçen hafta aramadı mı?





    Nerelerde kullanıyoruz?



    1. Geçmişte tamamlanıp sonlanmış bir olaydan bahsederken:



    Our school team beat their school team in volleyball. – Okul takımımız onların okul takımını voleybolda yendi.



    2. Ne zaman sorusuyla birlikte geçmiş zaman ifadelerinde:



    When did they send this? – Bunu ne zaman gönderdiler?



    3. Keşkeler ve hayallerimizle ilgili yapılarda:



    I wish you helped me. – Keşke bana yardım etsen.



    I’d rather you didn’t offend anybody. – Kimseyi kırmamanı tercih ederim.



    4. Geçmişte tamamlanmış olayları zamanları ile birlikte söylerken



    We met yesterday. – Dün buluştuk.



    Bu zamanla birlikte kullanılan zaman zarfları şunlardır:



    * Yesterday-Dün



    * Last – Geçen: Last year- Geçen yıl, Last week- Geçen hafta, Last Tuesday - Geçen Salı, Last month – Geçen ay……….



    * Ago – Önce : Three hours ago – Üç saat önce, Two days ago - İki gün önce, Five weeks ago – Beş hafta önce……..



    * In 1999 – 1999’ da, in September- Eylülde, On Wednesday – Çarşamba günü, At two o’clock – Saat 2’de…….



    * The other day – Geçen gün



    Gelecek Zaman (Future Tense)
    GELECEK ZAMAN



    İngilizcede gelecek zaman için 4 farklı yapıyı kullanırız. Bu dört yapı da çalışacağım ifadesini verir.



    I will study.
    I’m going to study.
    I’m studying.
    I study


    1. I will study.



    - konuşma anında karar verdiğimiz zaman



    OK I will join you. – Tamam size katılacağım.



    - umut, korku, teklif, söz, uyarı, tahmin, rica, yorumlarda kullanılır



    I’m afraid I will not help you. – Korkarım size yardım edemeyeceğim.



    - kesinliği olmayan durumlarda

    She’ll probably buy that dress. – Belki o elbiseyi alacak.



    2. I’m going to study.



    - yakın gelecekte olacak olaylarda

    She’s going to visit us. – O bizi ziyaret edecek.



    - planlı olaylarda

    We are going to have a party.- Parti vereceğiz.



    - kesin olaylarda

    They are going to have a baby. – Onların bebeği olacak.



    3. I’m studying.



    - planlı yakın gelecek için simdiki zaman kullanılır.

    She is going to the theatre tonight. – Bu gece tiyatroya gidiyor/gidecek.



    4. I study



    - bir program dahilinde yapılacak işlerde

    I have a rest at 3 p.m.- 15:00’ da dinlenirim/dinleneceğim.

    - Otobüs vb araçların tarifelerinde

    The bus arrives at 8 a.m. – Otobüs saat 8’ de gelecek.





    Zaman zarfları:

    Tomorrow - Yarın

    Tonight – Bu gece

    Next – Gelecek Next week/year/month/Sunday...

    In two days – İki gün içerisinde

    The day after tomorrow- Yarından sonraki gün

    Soon- En kısa zamanda

    Later: Sonra



    Exercise:



    posted 29 Aralık 2006 Cuma 17:48 by admin | 0 Yorum

    Geniş Zaman ( Simple Present Tense )
    GENİŞ ZAMAN II



    Anadilinizde fiillerin sonuna –r eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de de tek zamanla ifade edilebilmektedir.





    * Yapısına baktığımızda:

    cümle başına özne (I, you, we, they), cümle başına özne (he, she, it),

    sonrasında “fiil” gelir. sonrasında “fiil+s” gelir.





    * Nerelerde kullanırız?

    Bu zamanı:

    Evrensel gerçekler (genel doğrular):
    The eart orbits round the sun. – Dünya güneşin etrafında döner.



    Alışkanlıklarda (değişmeyen durumlar, sürekli tekrarlanan olaylar):
    Most people rest in their homes on Sundays. – Çoğu insan pazar günleri evinde dinlenir.



    Duygular & hislerden bahsederken:
    I love walking. – Yürümeyi severim.



    Gazete başlıklarında:
    NATO Assumes Control of Eastern Afghanistan. – Nato Afganistan kontrolünü üsleniyor.



    Yer, yön, yemek tarif ederken:


    You walk for two hundred metres, then you turn left. – İki yüz metre yürüyeceksin sonra sola döneceksin.



    Hikaye, olay, fıkra, spor karşılaşması anlatırken:
    Hakan passes the ball to Arda. – Hakan Arda’ ya pas atıyor.



    Bir program dahilindeki gelecek zaman için:
    The lesson starts at 9:00 a.m. – Ders 9 ‘da başlıyacak.



    Geleceğe dair yapılarda bağlaçtan sonra:After, when, before, as soon as, until
    I’ll forgive you as soon as you fix tmy computer. – Bilgisayarımı düzeltir düzeltmez seni affedeceğim.





    * Hangi zaman zarflarını kullanırız?



    100% Always : Her zaman
    80 % Usually = Generally = Normally: Genellikle
    70 % Often = Frequently : sık sık
    60% Sometimes = Occasionally: bazen
    30% Seldom = Rarely: nadiren
    %0 Never: hiç (olumlu cümle)
    % ? Ever: hiç (soru cümlesi-olumsuz cümle)

    Every - Her:

    every day, morning, afternoon, evening, night, other week, third month, every fourth year

    Days and Dates – Günler ve Tarihler:

    on Mondays, on the first of every month, on holidays

    Parts of days – Günün bölümleri:

    (in the) mornings, (in the) afternoons, (in the) evenings, (at) nights

    At certain times – Belli zamanlar:

    when I get home, when I have a problem, whenever my brother visits me, before I go to bed, before the market opens, after I get up, after the market closes

    How frequently - Ne kadar sıklıkla: twice a month, three times a week, monthly
    annually





    * Geniş zamanda cümle kurmak:



    Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra fiili getirerek oluşturulur. Eğer öznemiz “O” ise fiilimize –s takısı ekleriz.



    They help me. – Bana yardım ederler.

    We visit my uncle every weekend. - Her hafta sonu amcamı ziyaret ederiz.

    You always listen to me. – Sen hep beni dinlersin.

    She plays basketball. – O futbol oynar.

    They send a letter. - Mektup gönderirler.



    Olumsuz cümle kuruluşunda ise özneden sonra don’t (I, you,we, they) ve doesn’t (she,he, it) gelir ve sonra fiil.



    I don’t like coke. – Kola sevmem.

    We don’t quarrel. –Tartışmayız.

    You don’ t understand me. – Beni anlamıyorsun.

    She doesn’t read a book. – O kitap okumaz.

    They don’t complain. – Şikayet etmezler.





    Soru sorarken do (I,you,we,they) ve does (he,she,it) cümle başına gelir ve sonra özne gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise don’t ve doesn’t ile birlikte kullanırız.



    Do you watch TV ? – TV izler misin?

    Does she believe you? – O sana inanır mı? (inanıyor mu?)

    Do they support you? – Onlar seni desteklerler mi?

    Doesn’t Bahar call you? – Bahar seni aramaz mı?

    Don’t they visit you? – Onlar seni ziyaret etmezler mi?



    Yazım Kuralları :

    - y ile biten fiiler –s takısı aldığında –y kalkar yerine –ies gelir.



    Fly flies /Cry cries



    The babies sometimes cry. – Bebekler bazen ağlarlar.

    The baby sometimes cries. – Bebek bazen ağlar.



    İstisna: -y harfinden önce sesli harf varsa sadece –s eklenir.

    Play plays



    - s, -x, -sh, -ch ile biten fillere – es takısı eklenir.

    Passes, catches, fixes, pushes

    We catch 9 a.m. bus.- Biz 9 otobüsüne yetişiriz.

    He cathes 8 a.m. bus. – O sabah 8 otobüsüne yetişir.



    posted 05 Ekim 2006 Perşembe 23:36 by admin | 0 Yorum

    Zamanlar
    İngilizce' de toplam 13 tane zaman vardır. Bunların 4 tanesi İngilizce zamanlar konularında yer almaz. Biz bu bölümde geniş zaman olarak 1, şimdiki zaman olarak 2, gelecek zaman olarak 4 ve geçmiş zaman olarak 6 ayrı yani toplam 13 konu öğreneceğiz.



    ŞİMDİKİ ZAMAN I

    ( PRESENT CONTINUOUS TENSE )



    Anadilinizde fiillerin sonuna –yor eki getirerek oluşturduğunuz zaman İngilizce’de iki farklı zamanla ifade edilebilmektedir. İlk olarak İngilizce’de de şimdiki zaman olarak geçen zamanı çalışacağız.


    Bu zaman genel olarak şu anda yapılan işlerden bahsederken kullanılır. Şu anda bu yazıyı okuyorsunuz örneğinde olduğu gibi.



    * Yapısına baktığımızda:

    cümle başına özne (işi yapan kişi/şey),

    sonrasında “am-is-are”

    ve fiillerimize –ing takısı getirilerek oluşturulan bir zamandır.




    * Nerelerde kullanırız?

    Bu zamanı:

    şuanda yaptığımız işlerden:
    I am studying now. – Şu anda çalışıyorum.



    şu sıralar yaptığımız işlerden ( konuşma anında yapıyor olmamız gerekmez.)
    I am reading Dan Brown. – Dan Brown okuyorum. (konuşma anında yapmıyorum ama bu aralar onun kitabını okuyorum. )



    halen devam eden bir eğilimden:
    More and more people are becoming vegetarian. – Giderek daha fazla insan vejeteryan oluyor.



    yakın ve planlı gelecekten:
    I am going to the cinema tonight. – Bu akşam sinemaya gidiyorum



    bazen geniş zamandan bahsederken kullanırız:
    He’s always telling lies. – O her zaman yalan söyler.



    * Hangi zaman zarflarını kullanırız?



    Now, at the moment, right now , at present gibi şu anda, şimdi anlamına gelen ifadeleri. Bu ifadeler genellikle cümlenin sonunda kullanılır. Bunların dışında rahatsızlık veya eleştiri belirtmek için always ile de kullanılır.



    * Şimdiki zamanda cümle kurmak:



    Olumlu cümle kuruluşu özneden sonra am-is-are ve fiillere –ing eki getirilerek oluşturulur.



    I am studying now. - Şu anda çalışıyorum.

    We are preparing a report. - Rapor hazırlıyoruz.

    You are reading now. –Şimdi okuyorsun.

    She is playing backgommon. - Tavla oynuyor.

    They are cooking at the moment. - Şu anda yemek pişiriyorlar.



    Olumsuz cümle kuruluşunda ise am-is-are yardımcılarından sonra “not”gelir. Not kelime olarak kullanılabildiği gibi is ve are yardımcılarına n’t olarak eklenebilir. Is not – isn’t/are not – aren’t



    I am not shouting. – Bağırmıyorum.

    We are not watching TV. –TV izlemiyoruz.

    You are not cleaning the house. – Evi temizlemiyorsun.

    She is not reading a book now. – Şu anda kitap okumuyor.

    They are not helping at the moment. – Şimdi yardım etmiyorlar.





    Soru sorarken yardımcılarımız cümle başına gelir. Olumsuz soru sorduğumuzda ise yardımcımızı not ile birlikte kullanırız.



    Are you listening to music now? – Şu anda müzik dinliyor musun?

    Is she helping you? – O sana yardım ediyor mu?

    Are they playing football? – Futbol oynuyorlar mı?

    Isn’t Deniz going out? – Deniz dışarı çıkmıyor mu?

    Aren’t they sitting in the office? – Onlar ofiste oturmuyorlar mı?





    * Bazı fiiller –ing takısı almazlar bu nedenle bu fiillerin şu anda yapıldığını söylemek için geniş zaman kullanırız. Bu fiillerin çoğu –ing takısı aldıklarında farklı anlama gelir:



    1-İstem dışı duyu fiilleri:

    see: görmek, hear: duymak, smell: koklamak, taste: tadını almak, notice: fark etmek



    2-Duygu ve düşünceleri ifade eden fiiller:

    love: sevmek, like: hoşlanmak, adore: hayranlık duymak, want: istemek, wish: arzu etmek, desire: arzulamak, believe:inanmak, hate: nefret etmek, loathe: tiksinmek, fear: korkmak



    3-Sahiplik bildiren fiiller:



    own: sahip olmak, posses: sahip olmak, belong: ait olmak, owe:borçlu olmak



    4-Diğer fiiller:



    know:bilmek, understand:anlamak, expect:beklemek, forget:unutmak, remember:hatırlamak, trust: güvenmek, realize:farkına varmak, agree:razı olmak, mean:kastetmek, perceive:algılamak,seem/appear:görünmek, want:istemek,need:ihtiyacı olmak, suppose:farzetmek

    Past Perfect Continuous Tense

    Bu tense aynı Present Perfect Continuous Tense'de olduğu gibi geçmişte yaşanan ve belirli bir süreci kapsayan eylemleri anlatmak için kullanılır. Fakat bu tense'i kullanmamız için geçmişte yaşanan ve bir süre devam eden eylemin, başka bir eylemden önce yaşanmış olması gerekir.


    Yapisi:Özne+had been+v-ing

    Olumlu Cümle
    I/we/you/they had been learning English.
    He/she/it had been learning English.

    Olumsuz Cümle
    I/we/you/they had not(hadn't) been learning English.
    He/she/it had not(hadn't) been learning English.

    Soru Cümlesi
    Had I/we/you/they been learning English.?
    Had he/she/it been learning English?

    Olumsuz Soru Cümlesi
    Hadn't I/we/you/they been learning English?
    Hadn't he/she/it been learning Engilish?

    *KULLANIM*
    **1- "The past perfect tense" konusunu anlatırken, bir olayın geçmişte belli bir zamanın veya başka olayın öncesinde gerçekleştiğini anlatmak için kullandığımızı belirtmiştik. "The past perfect continuous tense" te gene bir bir olayın veya durumun geçmişteki belli bir zaman veya olaydan önce gerçekleştiğin belirtiyoruz. Farklı olan, sözkonusu olay veya durum geçmişte belirlediğimiz bir zaman veya olay öncesine kadar devam etmiş olmasıdır. Karşılaştırmalı iki örnekle bunu daha iyi anlayabiliriz.

    Örnek 1:
    I had already seen the film, so I didn't go to the cinema with them( Filmi önceden görmüştüm bu yüzden onlarla sinemaya gitmedim.)

    Bu örnekte, past perfect kullanıldı, çünkü konuşan kişinin sinemaya gitmemesinin nedeni, daha önce yapmış olduğu bir şey, filmi önceden görmüş olmasıdır. Burada filmi görme olayı süreklilik arzeden bir durum değildir, o yüzden "past perfect continuous" un kullanılması doğru olmaz.

    Örnek 2:
    We had been gossiping about Julia when she suddenly enetered the room.
    ( Julia aniden odaya girdiğinde biz onun dedikodusun yapıyorduk.)

    Bu örneği incelediğimizde gene iki olayla karşılaşıyoruz. Birincisi bizim Julia hakkında dedikodu yapmamız ve ikincisi Julianın aniden odaya girmesi. İlk olan olay, yani bizim Julia hakkında dedikodu yapmamız Julia'nın odaya girmesinden önce başlamış ve Julia odaya girene kadar sürekliliğini korumuştur. Bu yüzden bu cümlede, "the past perfect tense" değil "the past perfect continuous tense" uygundur.

    Past Perfect Tense ile Kullanılan Zaman İfadeleri;
    For,since,how long,before

    They had been looking for a house for six months before they found one they liked.
    (Beğendikleri bir tane bulmadan önce 6 aydır ev bakıyorlardı)

    Dikkat!
    Bu tense'in kullanımına ilişkin hatırlanması gereken önemli bir nokta da şudur. Durağan fiiller, yani içinde herhangi bir eylem bulundurmayan fiiller (sahip olmak gibi) Past Perfect Continuous Tense ile kullanılamaz. Cümleye bu tense'in anlamını kazandırmak için Past Perfect Tense kullanılır.

    The motorcycle had been belonging to George for years before Tina bought it.YaNLIŞ

    The motorcycle had belonged to George for years before Tina bought it.DOĞRU
    RABBİM SEN BENİ DOSTLARIMDAN KORU BEN DÜŞMANLARIMIN İCABINA BAKARIM

    İttihat ve Terakki





  2. #2
    '
    Üye No
    284303
    Giriş Tarihi
    Apr 2008
    Yaş
    25
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    1,844
    Konular
    6
    RepPuan
    209120
    Rep Power
    3951
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan

    güzel konu.
    .



    ...

    Yanlış anlaşılmamaktı amacın
    ama
    her şeyi yanlış anladın .


    .



    Away from pc

  3. #3
    Banned
    Üye No
    488147
    Giriş Tarihi
    Jan 2011
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    İstanbul
    Mesaj
    12,390
    Konular
    949
    RepPuan
    198436
    Rep Power
    0
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan

    They had arrived the office by 10. – 10’ dan önce ofise vardılar.

    -had
    ile kullanılmışsa biraz daha uzaktaki geçmiş zaman ifadesidir. (Saat 10'da varmışlar.)

    They arrived at 10. (saat 10'da vardılar.)

    Biri
    Past diğeri ise Past perfect.
    (
    biri daha yakın geçmişi yani -di'li; diğeri ise daha uzaktakini -miş'li geçmişi)


  4. #4
    Süper Üye TETIKHAN's Avatar
    Üye No
    471093
    Giriş Tarihi
    Aug 2010
    Cinsiyet
    Erkek
    Nerden
    İzmir
    Mesaj
    86,415
    Konular
    34338
    RepPuan
    11475781
    Rep Power
    4389
    Reputation BilgileriReputation Bilgileri
    Reputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation BilgileriReputation Bilgileri

    Varsayılan

    ENSES (ZAMANLAR) PRESENT CONTİNUOUS TENSE
    Form:
    I + am + V ing + Zaman Zarfı
    Fonksiyonları:
    1-) Konuşma anında olan olaylar
    2-) Geçici durumlar
    3-) Bu sıralarda meydana gelen olaylar için kullanılır.
    "Now, at the moment, today, the time being" gibi bağlaçlarla kullanılabilir.
    Non Continuous Verbs
    İngilizcede bir grup fiil içinde continuous kelimesi geçen hiçbir tens'te kullanılamaz.Bunun yerine simple tensleri tercih ederiz.
    Bu fiillerin kategorileri şunlardır:
    1-) Akıl ve mantıkla ilgili fiiller
    "believe, know, remember, forget" gibi fiillerdir.
    2-) istek ve beğeni ifade eden fiiller
    "want, wish, like, love" gibi fiilerdir
    3-) Sahiplik ifade eden fiiller
    "have, belong to, own" gibi fiillerdir
    NOT:
    Yukarıdaki kural bu fiillerin yalnızca birinci anlamları için geçerlidir. Bazı fiillerin birden fazla anlamı vardır ve budurumda continuous tenslerde kullanılabilirler.
    Örnek:
    have: Birinci anlamı sahip olmaktır.
    Fakat " I'm having breakfast " cümlesi doğrudur.

    PRESENT SİMPLE TENSE
    Geniş zaman anlamına gelir.
    Soru Yapısı:
    Soru kelimesi + yardımcı fiil + özne + esas fiil + nesne.
    Örnek:
    What does she do in school.
    Dikkat
    Soru oluştururken soru kelimesi veya özne kullanılmayabilir.
    Örnek:
    Do you work
    NOT:
    Who ve What ile sorulabilen soruların söz dizimi diğerlerinden farklıdır.
    Who play in the garden

    Frequency Adverbs Kullanımı
    Always, usually gibi kelimeler esas fiilden önce gelir.
    Am, is are gibi yardımcı fiillerden ise sonra gelir. Cümledeki varlığı fiil çekimini etkilemez.
    He usually comes late.
    I don't usually watch news program
    You can never answer this.
    Do you sometimes drink coffee?


    How Often / When
    How often ne sıklıkta anlamına gelir, when ise ne zaman anlamına gelir. Bu nedenle kullanım alnları farklıdır.
    I leave at home 7:00
    When do you leave at home?
    He sometimes cames to visit me.
    How often does he came to visit you?

    SİMPLE PAST TENSE
    1-) Geçmişte belirli bir zamanda olmuş bitmiş olayları anlatır.
    2-) Geçmişte kalan alışkanlıklar veya tekrarlı olayları anlatır.
    3-) Sıklık bildiren zarflar past simple'da da kullanılır. Ancak present simple'la karıştırmamak için past simple'da last ago veya geçmiş yıllar gibi geçmiş zaman ifadeleri kullanılır.
    He never comes to work late. (come)
    He never came to work late when he was o clerk. (come)
    PAST CONTİNUOUS TENSE
    Form:
    I + was + V ing
    You + were + V ing
    I was working / I wasn't working / Was I working?
    You were working / You weren't working / Were you working?
    Fonkisyonları:
    1-) Present Continuous tens'in geçmiş xamanı gibi düşünülebilir.
    We are studing English now. / We were studing English at 02:00 pm yesterday.
    2-) Past continuous tens daha çok "while, when" gibi bağlaçlı cümlelerde past simple ile birlikte kullanılır.
    I heard a noise while I was watching TV
    NOT:
    Birbiri ardına virgülle veya and bağlacıyla sıralanmış, geçmişi anlatan fiiller simple past olur.
    Örnek:
    He got up 7:00, had breakfast, got dressed and went out.
    PRESENT PERFECT TENSE
    Form:
    I + have + V3
    He + has V3
    Fonksiyonları:
    1-) Bu yapı içinde bulunduğumuz zamanla bağı kopmamış geçmiş olayları anlatır. Yani geçmişte başlayıp halen devam eden olaylar için kullanılır.
    She has lived in Tokat for 20 years.
    2-) Kesin zaman ifade edilmeyen geçmiş olaylar Present perfect ile anlatılır.
    I have seen ghost.( Bir hayalet gördüm)
    3-) Just ile henüz bitmemiş olaylar ifade edilir.
    He has just gone out. (Şimdi dışarı çıktı)
    4-) Yet olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır.
    Has the postman come yet?
    No, he hasn't come yet.
    5-) Already (zaten anlamına gelir)
    Would you like to eat something?
    No, thanks. I have already had lunch.
    6-) Ever- Never (hiç anlamına gelir)
    Ever sorularda, never ise olumsuzlarda kullanılır.
    Have you ever seen a film star?
    No, I have never seen.
    7-) So far (şimdiye kadar)
    Recently/ Latetly (son zamanlarda)
    I haven't seen him recently.
    I have written two pages so far.
    8-) When / How long
    When soruları persent perfect olamaz. Present perfect'in zaman sorusu how long'tur.
    When did you have it.( O ne zaman senin oldu)
    How long have you have it. (Ona ne zamandan beri sahipsin)
    9-) Olmüş insanların yaptıkları işler present perfect ile anlatılmaz. Past simple ile anlatılır.
    ·Today, this weak, this year gibi içinde bulunduğumuz zamanla ilgili cümleler P. Perfect simple olabilir.
    PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE
    Form:
    I, We, They, You
    have / haven’t
    been
    V3
    He, She, It
    has / hasn’t
    Have / Has
    you
    been
    V3
    he
    Fonksiyonları:
    ·Geçmişte başlayıp aralıksız olarak günümüze kadar devam eden olayları anlatır.
    Present perfect gibidir. Fakat ikisini birbirinden ayıran birkaç özellik vardır.
    ·Bir işin miktarı ifade edilmemiş ise present perfect simple olur. Present perfect contınuous olamaz.
    I have read two books, since last month. (Geçen aydan beri iki kitap okudum)
    Fakat:
    “I have been reedinig two books, since last month” olamaz.

    ·Non continuous fiiller söz konusu olduğunda Presen perfect Simple olur, Present perfect Continuous olamaz.
    I have known him for a long time.
    ·Bunun dışındaki durumlarda Present Perfect Siple veya Present perfect Continuous kullanılabilir. Fakat genelde Present Perfect Continuous seçilir.
    I have lived Tokat for 20 years.
    I have been living Tokat for 20 years.
    How much / How many

    How much
    sayılamayan isim
    ................................................?
    How many
    sayılabilen isim

    How much tea did Aysun drink?
    How many apples did Aysun eat?
    A lot of:
    “A lot of + isim” bu bir tamlamadır.
    Ancak isimsiz kullanılırsa a lot haline gelir.
    What did Aysun drink a lot at the party?
    COMPARATİVE SIFATLAR
    Conparative sıfatlar dereceli ilerleyen olaylarda present perfect continuous ile birlikte kullanılır.
    Örnek:
    Hava gittikçe kararıyor;
    It is getting darker
    Gittikçe kilo alıyorsun;
    You are getting fatter.
    PAST PERFECT TENSE

    Form:
    I, you, they, we, she, he, it

    had
    V3
    I, you, they, we, she, he, it

    hadn’t
    V3
    Had

    I, you, they, we, she, he, it
    V3

    Fonksiyonları:
    ·Past perfect’de bir geçmiş zamandır (mişli geçmiş zaman ). Ancak past siple gibi tekbir olayı anlatmak için kullanılmaz. Past perect özellikle when, after, before gibi bağlaçlı cümlelerde önce meydana gelmiş bitmiş olayı anlatmak için kullanılır.
    ·Bir when bağlaçlı cümlede, iki cümlede past simple ile anlatılmışsa; bağlacı alan cümledeki olay: I. Olay, diğer cümledeki ise II. meydana gelen olaydır. Eğer biz bağlaçsız cümledeki olayın birinci olay olduğunu anlatmak istiyorsak bağlaçsız cümleyi past perfect yaparız.
    Örnek:
    When I arrived at the station, the train left.
    I. olay II. olay

    Ben istasyona vardığımda tren ayrıldı.
    Eğer bizim anlatmak istediğimiz şey;
    “Ben istastona vardığımda tren ayrılmıştı.” ise (yani ben istasyona varmadan tren ayrılmışsa) trenin ayrılması birinci olaydır. Bu nedenle “the train left” cümlesini past perfect yaparız.
    “When I arrived at the station, the train had left” olur.
    ·Olayların sıralamasını ifade edebilmek için önce meydana gelen ve sona eren olayı past perfec ile, daha sonra meydana gelen olayı simple past tense ile anlatırız.
    Eğer simple past tense ile anlatmaya başladığımız olayın öncesinde bir olay meydana gelmiş ise önceki olay Past perfect olur.
    Örnek:
    I studied lesson and I went to bed. But I had read a book before I went to bed.

    PAST PERFECT CONTİNUOUS TENSE

    Form:
    Bütün sahıslar

    Had

    Been

    V ing

    Bütün sahıslar
    Hadn’t
    Been
    V ing
    Had
    Bütün sahıslar
    Been
    V ing

    Fonksiyonları:

    Bütün perfect continuous tensler iki nokta (zaman) arasında aralıksız devam eden olayları anlatmak için kullanılır. Eğer bu iki nokta geçmiş ile günümüz arasında ise Present perfect continuous olur. Ancak bu aralıksız devam eden olay geçmişte iki nokta arasında olmuş ise Past perfect continuous olur.
    He had been working for 20 years when he retired in 1995.
    O 1995 te emekli olduğunda 20 yıl boyunca çalışmıştı.


    FUTURE TENSES

    3 Tane gelecek zaman vardır:


    1.Presen continuous tense ile tomorrow, next weak gibi kelimelerle gelecek ifade etmek üzere kullanılır. Bu planlı geleceği anlatır.
    A: What are you doing tomorrow?
    B: We are going on a picnic tomorrow.
    2.Be going to
    Form:
    Am, is are
    going to
    verb

    I hope i will be doctor. ( Doktor olacağım)
    Fonksitonları:
    ·Geleceğe ait kişisel plan ve niyetleri anlatır.
    I am going to visit my family tomorrow.
    ·Bir delile bağlı olarak güçlü tahmin ifade eder.
    Look at those black clouds. It is going to rain.
    3.Will future
    Form:
    Bütün şahıslar

    will
    Verb
    Bütün şahıslar
    will not / won’t
    Verb
    Will
    bütün sahıslar
    Verb

    Fonksiyonları:
    1.Konuşma anında verilen kararları anlatır.
    A: There is no bread at home!
    B: Ok. I will go and buy bread.
    2.Kesin olmayan ama tahmin edilen olaylar için kullanılır.
    I think, I hope, I’m sure, I’m afraid, I believe, Probably
    wiil
    I think he will come tomorrow.
    I will probably go to Ankara tomorrow. ( Yarın muhtemelen Ankaraya gideceğim)


    ZAMAN CÜMLECİKLERİNDE FUTURE TENSE

    When, before, after, until, till, as soon as
    Present Simple
    Will

    Present Perfect Simple

    When I go home, I will have a big dinner.
    NOT:
    Yukarıdaki bağlaçlardan sonra (bağlaç cümlesinde) asla future tense kullanılmaz.
    Kural 1:
    S V O
    Esas fiil S V O
    Bu yapıda esas fiil bir past tense ise object in yerindeki cümlenin esas fiilide bir past tense’dir.(Genellikle past perfect)
    Past Simple Gerektiren Zaman Zarfları:
    Yesterday, Last............. , ................ ago, in “geçmiş yıl”, ...................... when S V O
    Simple past

    Bu ifadeler past simple gerektirir.
    Kural 2:
    S V O
    Esas Fiil S V O
    Eğer bu yapıda esas fiil present simple ise object yerindeki cümle birinci dereceden will future olur.
    He insists that he will do it.
    RABBİM SEN BENİ DOSTLARIMDAN KORU BEN DÜŞMANLARIMIN İCABINA BAKARIM

    İttihat ve Terakki





+ Yeni Konu Aç

Konu Açıklaması

Users Browsing this Thread

Şuanda bu konuyu 1 kişi izlemekte. (0 üye ve 1 misafir)

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09-01-14, 16:26
  2. İngilizce Kelimelerin İngilizce Telafuzları
    By alpha/search in forum İngilizce
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30-12-09, 19:52
  3. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 07-02-06, 01:20
  4. TURING İngilizce=>Türkçe=> İngilizce Cümle Çeviri Programı.
    By imparatorefe in forum Program Download
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 13-12-05, 13:46

Bookmarks

Bookmarks

Gönderme Kuralları

  • Yeni konu açılamaz!
  • You may not post replies
  • You may not post attachments
  • You may not edit your posts
  •  

Forum Kuralları

Useful Links: automotive photo editing servicewindow cleaners in Farnham | dog walkers in Aldershot | Display your link on this page $15/month. Burada linkinizi yayınlamak için bize ulaşın, aylık ücret 15$.