PDA

View Full Version : Dersi nasıl anlatmalıyız ?



poyraz1
04-02-06, 10:15
Selam,
Bir öğretmen olarak hep şu düşünce kafama takılır durur. Acaba ders işleme şeklim ne kadar doğru, ne kadar yanlış! Şuan 4. yılım, her geçen sene tecrübelerim artıyor fakat bu düşünce beni hep tedirgin ediyor. Doğal olarak öğrenciye birşeyler verememe korkusundan kaynaklanıyor. Acabalar hiç bırakmıyor peşimi.
Üniversitede okurken de nasıl ders anlatılır, öğretmiyorlar ki...

Benim gibi birçokları bu sıkıntıyı çekmiştir, hala çekiyordur da.

Sizce dersi nasıl anlatalım. Cevaplaması zor ve cevabı uzun olacak gibi ama cevap tek bir / iki cümle de olsa nasıl yazardınız? herkesin fikrini bekliyorum.
Ben az ve öz, hayatla bağlantılı , bol örnekli, neşeli bir ders anlatmaya çalışıyorum. Dersi kavratmanın yanında biraz da sevdirmeye uğraşıyorum. Öğrenci sevince dersi (daha doğrusu öğretmeni) o dersi güzel geçmiş sayıyor. Bazen cem yılmaz gibi hissediyorum kendimi. Öğrenciyi mutlu etmeye çalışan bir öğretmen. Gerçekten ders öğretmeniyle seviliyor. Bunu kendimden de biliyorum. Bir de yaramazların ilgilerini çekmek için standup (doğrumu yazdım bilmiyorum) yapıyorum adeta. Bence ilk standup'cular öğretmenler olmalı. Ne bileyim , öyle birşey...Yaz yaz bitmez. Benden bukadar...:smile:

lanas
13-02-06, 21:17
Sınıfta az ve öz konuşmak,öğrenciyi aktif hale getirmek.40dakika içinde öğrenciyi dinlemek esastır.
Unutmamak gerekir ki öğrencinin ilgisi 5 bilemedin 10 dakikadır.
Ondan sonrası öğrenci için sinek vızırtısı gelir.Ne kadar konuşursan,anlatırsan o kadar itici öğretmen olursun...

tatlıcadı
20-02-06, 23:41
lanasa katılıorum zaten bu yeni metodlara göre (communicative method-iletişimsel metod) öğrencinin konuşması esas ders ne kadar interaktif olursa o kadar iyi adı üstünde önemli olan sınıf içindeki iletişim ve öğrencilerin derse konuşarak katılımının sağlanması bu her yaş grubu için böyle..

Sevenli
11-03-06, 15:38
Öğretmenin dersini en iyi şekilde anlatması kadar karmaşık bir durum yoktur diye düşünüyorum. Ülkelerde farklı farklı yöntemlerin kullanmasından da bunu çıkartabiliriz. Ama en iyi yolun tecrübelerden edinilen kararların uygulamaya geçirilmesiyle olabilceğine inanıyorum.
Eskiden dersi öğretmen anlatır, öğrenci kuzu kuzu dinlerdi. Şimdilerde öğrenci dersi anlatır, öğretmen kuzu kuzu dinlemekte. Deftere yazılandan soru sorulacak olması isteği hem öğretmen hemde öğrenci tarafından istenmekte olduğundan ezbercilik vazgeçilmez olmakta...
Almanya eğitim sistemini Leonardo Da Vinci projesiyle görme imkanı olan Öğretmen arkadaşımın anlattıkları ilgimi çekti. Gerçi gösterdikleri okullarda kendilerine özel sınıflar, dersler ve önceden çalışılmış (belirlenmiş) konuların anlatıldığı gerçeğini bir tarafa bırakarak anlatayım.
Almanya'da her öğrenciye 3-4 cümlede sorulan konu hakında proje hazırlaması ve bunu sınıfta kendisinin anlatması istenmekte, hemde bir öğretmen edasıyla. her türlü kaynaktan yararlanması ve her türlü araç gereci kullanmasıına olanak verilmekte. Dersin bitimine doğru, sınıftaki öğrencilerin arkadaşlarını değerlendirmesi ve öğretmenin bu değerlendirmelerden Sonuç değerlendirmesi çıkartması sözkonusuymuş. Sonra Veli haberdar edilerek ileride o çocuğun şu okula , şu mesleğe gitmesi gerekir fikrinin Veli tarafından da onaylanması istenmekteymiş. İstenirse hocanın kararının denetlenmesi de istenirmiş. öğretmen de o öğrenci hakkındaki tüm belgelerden bunu ispatlamak zorundaymış. Sistem bunu istediğinden her öğrenci sürekli gözetim altında kalmakta ve gözetleyen sayısı ve değerlendirmeleri artmakta olduğundan en doğru karar verilebiliyormuş.
Karmaşık bir durum olan dersin işlenişinin en iyi durumuna getirilmesini Milli Eğitim Bakanlığının Ankara'daki birkaç öğretmene sorması kadar yanlış bir durum görmüyorum. Herkese sorup sonuçları değerlendirip, gerekli sistemi oturtmalı ve gelecek nesillere Üniversite sıralarında bunun doğruluğunu anlatmalı ve uygulanmasını sağlatabilmelidir. yoksa herkes bir yol tutturacaktır.
Öğretmenin, öğrenci ve veliler tarafından değerlendirilmesi sisteminin getirilmesi de PAT diye getirilmemeli diye düşünüyorum.

Saygılarımla...