PDA

View Full Version : Sizce en iyi korku filmi hangisi?



Sayfalar : 1 2 [3] 4

UPGRADER
16-05-07, 21:40
çııÖÖçşDaire 302(Silent Hill 4: The Room)

Henry Townshend,
South Ashfield Heights’daki 302 numaralı daireye taşınalı 2 yıl olmuştu.
Burası orta çaplı bir şehir olan Ashfield’da bir apartmandı.
Henry yeni hayatından zevk alıyordu ve mutluydu.

Ama 5 gün önce garip şeyler olmuştu.
Henry her gece bitmek bilmeyen rüyalar görmeye başladı.
Bununla birlikte ...

302 numaralı daireyi terk edemiyordu.

Hikâye, 302 numaralı dairede kalan Henry Townshend’in bir kâbusu ile başlar. Henry rüyasında kendi dairesini başka birisinin gözünden görür. Rüyasındaki kişi, kendi dairesini tanıyamamaktadır. Dairesindeki her yer paslı ve kanlı bir görünüm almıştır, hava oldukça ağırlaşmıştır ve başı fena halde ağrımaktadır. Odanın ortasına gelince bir çığlık duyar. Yatağının başucundaki göl manzarası resmi, duvardaki kilise, deniz feneri ve manzara resimleri garip bir şekilde tanıdık gelir ama bu fotoğrafları kendisinin astığından emin değildir. Çalışma masasının üzerini incelediğinde ise kendisine ait olmayan birçok eşya bulur ve kırmızı daktilosu da kayıptır. Oda kendi odasıdır fakat eşyalar değişmiştir.

???: Bu dairenin nesi var?
???: Kan ve pas ile kaplanmış...
???: Burası benim dairem...
???: Ama ne oldu buraya...?
???: Bu daire...
???: Burası gerçekten benim dairem mi...?
???: Korkunç bir halde...
???: Hava çok ağır... Başım ağrıyor...

Oturma odasına geçince oradaki eşyaların da değişmiş olduğunu görür. Daha önceden kenara çektiği komidin tekrar duvara bitiştirilmiştir. Kitaplıktaki kitaplar, kapının önündeki ayakkabılar, duvar saati, açık olan büyük ekran televizyon, radyo, sandık... Hiçbiri onun değildir. Duvardaki erkek fotoğrafını inceler ancak kime ait olduğunu çıkaramaz.(Henry’nin fotoğrafı).Hemen onun yanındaki büyük bir tabloda belli belirsiz 21 kişinin resmi vardır. Odanın ortasındaki masanın üzerinde eski bir resimli kitap görür:


çııÖÖçşEknot 1

“Sihirli bir göbek bağı ile bağlanmış bir anne ve bir bebek vardı. Bir gün bağ kesildi ve anne uyumaya gitti. Bebek tek başına kalmıştı. Fakat bebek Umut Evi’nde(Wish House) birçok arkadaş edindi ve herkes ona iyi davranıyordu. Bebek mutluydu.(Burası yırtılmış ve daha fazla okuyamıyorum.)”

Dairenin dış kapısı ve pencereler kilitlidir. Duvardaki büyük tablonun yanında, duvarın üzerinde korkutucu bir insan kafası kabartması olduğunu görür.

???: Korkutucu... Bir insan suratına benziyor...

Odanın ortasına geldiğinde, garip bir biçimde kabartmadan çürümüş görünümlü bir hayaletin kafası belirir ve duvardan çıkıp üzerine doğru gelir. Tam bu sırada “Room of Angel” melodisi çalmaya başlar...

Konami Computer Entertainment Tokyo Sunar:
Yönetmen - Suguru Murakoshi
Program Yönetmeni - Masashi Tsuboyama
Ses Yönetmeni - Akira Yamaoka
Yardımcı Yapımcı - Akihiro Imamura
Yapımcı - Akira Yamaoka
Yapımcı Yönetmen - Hirotaka Ishikawa

Henry, yatağında kendine gelir.

Henry: Ne rüyaydı ama...

Henry başucundaki telefona uzanır ve telefon etmeyi dener ancak telefonun çalışmadığını görür. Telefonu kapatır ve kapıya yönelir. Tam bu sırada telefon çalar. Henry, telefonun ahizesini kaldırır ve cevap verir:

Henry: Alo
Bayan sesi: Bana... yardım et...
Henry: Ne...?

Henry telefonu kaldırıp altına bakar.

Henry: Telefonun kablosu kesik...

Henry, telefonu kapatıp odasına baktığında herşeyin yerli yerinde ve normal görünümde olduğunu görür. Başucunda asılı duran Silent Hill’e gitiğinde çektiği göl manzarası fotoğrafı, yine tam karşı duvardaki Silent Hill’e ait olan kilise, deniz feneri ve Silent Hill’de çok nadir olarak görülen güneşli bir günde çekilmiş turist fotoğrafı duvarda asılıdır. Çalışma masasasının üzerinde kendisine ait defterler ve malzemeler bıraktığı gibi durmaktadır. Pencerenin önüne gelip dışarı baktığında metronun girişinde bekleyen genç bir kadın dikkatini çeker. Kadın bir süre sonra metro istasyonunun merdivenlerinden aşağı iner ve gözden kaybolur. Henry, daha sonra oturma odasına geçer. Oturma odasından geçerken odadaki sandık dikkatini çeker.

Henry: Bu sandıkta birçok şey saklanabilir…

(Elinizdeki fazla eşyaları bu sandıkta saklayabilirsiniz.

Duvardaki taşındığında apartmanın kapıcısı Frank Sunderland’in ona hediye ettiği büyük manzara resmi(Rüyasında 21 kişiyi gördüğü resim, hemen sağ tarafındaki kaldığı South Ashfield Heights apartmanının fotoğrafı)Rüyasında kendini gördüğü resim, komidinin üzerindeki mezuniyet fotoğrafı ve bebeklik fotoğrafı da herzamanki yerlerindedirler. Büyük ekran televizyonu, kitaplıktaki taşındığında aldığı ama sonrasında hiç elsürmediği kitaplar ve onun üzerindeki müzik seti olması gereken yerlerindedir. Kitaplılığın hemen arkasında, yıllar önce yazılmış gibi görünen bir kitap sayfası bulur:

Not 1: Kitap Parçası (Book Scrap)

“Kutsal Cennete Kabul Ayini (Ritual of the Holy Assumption) sayesinde bir dünya yarattı. Uzayın içinde Lordumuzun dünyasından ayrılmış bir halde varlığını sürdürüyor. Daha doğrusu Lordumuzun dünyasının içinde ama Lordumuzun dünyasından ayrı bir şekilde. Lordumuzun dünyasının aksine sürekli bir değişim içinde. Beklenmeyen kapılar ya da duvarlar, hareket eden yerler, garip yaratıklar, sadece onun kontrol edebildiği bir dünya...

Bu dünya tarafından yutulan herkes orada sonsuza kadar ölümsüz bir şekilde yaşayacak. Bu dünyayı bir hayalet olarak ziyaret edecekler.

Böyle bir iğrençliği Lordumuz nasıl affeder...?

(Kitabın bu kısmı okunmayacak kadar zarar görmüş)

.......... Bu dünyada hafif seyahat etmek önemli.
O, ağır yükü taşıyan kişi pişman olacak...

(Kitap daha fazla okunmayacak kadar zarar görmüş)

Henry, dairenin dış kapısının önüne gelince, kapının zincirlerle ve asma kilitlerle kilitlenmiş olduğunu görür ve kendi kendine düşünmeye başlar:

Henry: 5 gün önce ... İlk o gece kabus gördüm.
Henry: O günden beri dairemden çıkamıyorum.
Henry: Telefon çalışmıyor, televizyon çalışmıyor, bağırdığımda bile kimseye sesimi duyuramıyorum...
Henry: Tüm yaşamım bir anda tersine döndü.
Henry: Kapım zincirlerle kilitlendi, pencereler mühürlendi.
Henry: Daha da kötüsü birisi içeriden dairemi kilitledi.
Henry: Nasıl buradan dışarı çıkacağım?

Tam bu sırada, kapının üzerinde kırmızı bir yazı belirir:

“Dışarı Çıkma! Walter”

Henry: Bu da ne...?
Henry: Burada neler oluyor…?

Kapının arkasından bir gürültü gelir. Henry, dış kapının deliğinden apartman koridoruna bakar.

Henry: Bu Eileen Galvin, yan daireden...

Eileen düşürdüğü malzemeleri tekrar torbaya koymaktadır. Kapının karşısındaki koridorun duvarında ise garip bir şekilde 15 tane kırmızı el izi vardır.

Eileen: Of...
Eileen: Umarım şansım partiden önce açılır ...

Eileen gider ve tam bu sırada içeride, banyodan bir gürültü gelir.

Henry: Bu da neydi?

Henry tam banyoya doğru gidecekken dış kapının altında duran buruşuk bir kâğıt dikkatini çeker ve kâğıdı inceler:

çııÖÖçş“Anne,
Neden uyanmıyorsun?”

Henry, notu okuduktan sonra banyoya doğru gider. Banyoya girdiğinde aynanın yanında büyük bir delikle karşılaşır. Delikten yankılı bir biçimde küçük çocuk sesleri gelmektedir.

Henry: Bu da ne böyle...?
Henry: O-Orada biri mi var?
Henry: Acaba bu delikten geçerek buradan çıkabilir miyim... ?

Deliğin hemen girişinde bir boru parçası vardır. Henry boruyu(Steel pipe) alır ve delikten içeri girer. Delikte ilerleyince kendini garip bir biçimde South Ashfield metro istasyonun yürüyen merdivenlerinde bulur.

_____________________________

Vasiyetimdir:Ölürsem beni Silent Hill'e gömün!

çııÖÖçşHenry şaşkın bir şekilde etrafına bakınır. Etrafta kimseler yoktur ve metro istasyonu köhne bir görünümdedir.

Henry: Bu... da... ne...?

Aşağıya iner ve koridorun sonunda, pencerede metronun önünde beklerken gördüğü kadını tekrar görür. Henry, kadına doğru ilerler ve onunla konuşur:

???: Sen kimsin?
???: Adın ne?
Henry: Henry. Ya Senin?

Kadın biraz şaşkın bir şekilde gülümseyerek konuşmasına devam eder:

???: Ne? Bu benim rüyam ve benim adımı bile bilmiyorsun öyle mi ?
???: Adım Cynthia ...
Henry: Senin rüyan mı?
Cynthia: Bu doğru. Bu sadece bir rüya. Çok kötü bir rüya.
Cynthia: Umarım yakında uyanırım...
Henry: Şimdi sen bunun bir rüya olduğunu düşünüyorsun, öyle mi?
Cynthia: Peki ya rüya değilse? Nedir bu?
Cynthia: Her neyse. Buradan çıkmak istiyorum ancak çıkışı bulamıyorum.

Gülümseyerek Henry’e doğru yaklaşır.

Cynthia: Söylesene...
Cynthia: Çıkışı bulmama yardım eder misin?
Cynthia: Burada tek başıma korkuyorum.
Cynthia: Daha sonra sana “özel bir iyilik” yaparım.

Henry’nin yanağını okşayarak konuşmasına devam eder:

Cynthia: Bu sadece bir rüya olduğuna göre bari tadını çıkaralım.

Henry, Cynthia ile birlikte koridorun sonundan sola döner ve metro istasyonunda ilerlemeye devam ederler. Tuvaletlerin önünden geçerken Cynthia birden fenalaşır.

Cynthia: Bir dakika bekle...
Cynthia: Sanırım kusacağım...

Cynthia kadınlar tuvaletine girer ve Henry onu beklemeye başlar. Uzun bir süre geçmesine rağmen Cynthia dışarı çıkmaz. Sonra erkekler tuvaletinin kapısı açılır, dışarı köpeğe benzer yaralı bir yaratık fırlar ve Henry’nin önünde yere yığılır. Arkasından iki tane daha çıkar ve yaralı olanın kanını emmeye başlarlar. Henry köpeğe benzer bu yaratıkları öldürdükten sonra kadınlar tuvaletine girer. İçeride kimsenin olmadığını görür, duvarda garip kırmızı semboller olan bir delik görür ve delikten içeri girer. Tekrar kendini 302 numaralı dairesinin yatağında bulur.

Henry: Ne... ? Başka bir rüya mı?
Henry: Ama gerçek gibiydi...
Henry: Yoksa...
Henry: Yoksa gerçekten o kadının rüyasında mıydım?
Henry: Aah bu saçmalık... Neler düşünüyorum ben... ?

Henry, oturma odasına geçer. Odadaki komidini incelediğinde yerinden oynatılmış olduğunu görür.

Henry: Bu komodin buraya taşındığımdan beri burada duruyor.
Henry: Bu da ne?
Henry: Bu çok garip...
Henry: Biri bunun yerini değiştirmiş.
Henry: Bunu kim yapmış olabilir?

Komidini çeker ve altında gördüğü tabancayı(Handgun) alır. Hemen yan tarafataki duvara birşeyler kazınmış olduğunu görür:

Eknot 2

“Sahip olduğum zayıf umut, yavaşça umutsuzluğa dönüşüyor. Birşekilde tüneli kullanmayı başarabildim, ama ne yaptığımın önemi yok, daha fazla uzaklaşamıyorum. Hol, pencereler, duvarlar... Bu daire, başka bir boyutta saplanmış gibi görünüyor. Eileen hiç farketmedi...”

Sonra eğilip duvardaki delikten 303 numaralı yan daireye bakar ve Eileen’i yatağında otururken görür. (Ayrıca yatağın kenarında duran oyunun maskotu Robbie’i de görebilirsiniz.

Eileen: Hmm... Süpürgeyi nereye koymuştum ben?
Eileen: Heh, işte orda.

Eileen süpürgeyi alır ve dairesinden dışarı çıkar. Bu sırada Henry’nin yatak odasındaki telefonun sesi duyulur. Henry, yatak odasına gidip telefona bakar. Telefonda nefes nefese kalmış Cynthia’nın sesini duyar.

Cynthia: ... Nereye gittin...?
Cynthia: Acele et... Kurtar beni...
Cynthia: Eğer jetona ihtiyacın varsa... burada bir tane var...

Henry, telefonu kapatır ve yatak odasından çıkar. Banyoya doğru giderken kapının önünü süpürmekte olan Eileen’in gürültüsünü duyar. Henry, banyoya girer ve tekrar buradaki delikten içeri girer.

Kendisini yine metrodaki kadınlar tuvaletinde bulur. Hemen deliğin yan tarafında daha önce orada olmayan ve Cynthia’a çok benzeyen elleri kanlı bir kadın mankeni olduğunu görür. Mankenin avucundaki Lynch caddesi hattı jetonunu(Lynch Street line coin) alır ve tuvaletten çıkıp koridora gider. Koridorda sola dönüp ilerler ve Lynch Caddesi hattı turnikesinde mankenden aldığı jetonu kullanır. Merdivenlerden aşağı inerken kabusunda gördüğü duvardan çıkan hayaletlerle karşılaşır.(Boşuna uğraşmayın öldüremiyorsunuz) İlerleyip sağa döner ve tekrar merdivenlerden aşağı inerek Lynch hattı metro durağının doğu kanadına ulaşır. Henry, Cynthia’nın bir metro vagonunda kilitli kaldığını görür ve etrafta yine o hayaletlerden vardır.

Cynthia: Acele et! Kurtar beni!
Cynthia: Biri geliyor! Çıkar beni buradan!
Cynthia: Lütfen yardım et!

Henry sola dönerek durağın başındaki(güney) metronun ilk vagonu olan, kontrol vagonuna girer. Buradaki kırmızı düğmeye basar ve metronun kapıları açılır. Henry tekrar dışarı çıkar ve Cynthia’ı alarak tekrar Cynthia’nın kilitli kaldığı vagona geri döner. Karşısındaki açık kapıdan devam edip vagonlar arasındaki boşluğa çıkarlar. Sonra sola döner ve diğer uçtaki(güney) açık kapı yardımıyla başka bir vagona girer. Bu vagonda kırmızı bir oyuncak kutusu olduğunu görür(Şimdilik buna birşey yapamıyoruz). Vagonun diğer kapısından(güney) diğer vagona onun diğer ucundaki kapıdan(güney) da başka bir vagona geçerler. Bu vagonun sonuna kadar ilerler ve burada sağa dönerek vagonlar arası boşluktan geçip başka bir vagona girerler. Tekrar sağa dönüp vagonun sonundaki kapıdan(kuzey) diğer vagona geçerler. Bu vagonun sonuna kadar(kuzey) ilerleyip sonundaki açık kapıdan sağa, vagonlar arası boşluğa geçerler. Sola dönüp ilerlerler(kuzey) sol taraftaki açık kapıdan başka bir vagona geçerler. Burada sağa dönüp vagonun sonundaki(kuzey) kapıdan geçerek başka bir vagona ve bu vagonun sonundaki kapıdan da geçerek nihayet vagonlardan çıkarlar ve metro durağının diğer yakasına(batı) varırlar. Sola dönerek durağın sonundaki (güney), Lynch caddesi hattı metro durağının batı kanadındaki bakım odasının kapısına doğru koşarlar. Henry kapıdan geçip arkasına bakınca Cynthia’nın arkasında olmadığını görür.

Henry: Cynthia...

Henry’nin hemen sağ tarafında, tuvalettekine benzer bir delik vardır.

(Eğer enerji durumunuz kötüyse hemen bu delikler yardımıyla eve sıvışın, evde durduğunuz sürece enerji durumunuz düzeliyor. Tabi oyunun belirli bir bölümüne kadar.)

Diğer uçtaki merdivenlerden aşağı iner. Karşısına heryerinde kan lekesi olan bir koridor çıkar ve yine etrafta hayaletler vardır. Biraz ilerleyip yol ayrımından sağa döner ve koridorun sonundaki merdivenlerden aşağı inip buradaki kapıdan geçerek King Caddesi hattı durağına(King’s street lines) çıkar. Durağın diğer ucuna doğru ilerlerken(batı) hoparlörden Cynthia’nın sesini duyar.

Cynthia: Henry... Çıkışı buldum.
Cynthia: Turnikelerin olduğu yere gel.
Cynthia: ....Henry... Çıkışı buldum, turnikelerin olduğu yere gel...
Cynthia: Çabuk, Çabuk!
Cynthia: Bu “O”...!
Cynthia: ...Geliyor...!

Henry durağın batı ucundaki yürüyen merdivenlerden yukarı çıkar. Duvardan çıkan garip yaratıkları geçtikten sonra önüne çıkan koridorun sonunda, sol taraftaki merdivenlerden yukarı çıkarak South Ashfield metro istasyonundaki King caddesi hattı turnikelerine çıkar. Henry, turnikelerin hemen önünde yerde Cynthia’nın çantasını ve yere saçılmış makyaj malzemelerinin olduğunu görür. Hemen sağ tarafındaki gişe kapısında ise kırmızı renkli, üzerinde bir kadın figürü olan ve “baştan çıkarma” yazan (Placard of "Temptation") bir tablet asılı olduğunu görür. Tableti alıp kapıdan içeri girer. İçeride yerde kanlar içinde yatmakta olan Cynthia ile karşılaşır.(Ve yine “Room of angel”çalmaya başlıyor.) Henry koşarak Cynthia’nın yanına gelir.

Henry: İyi misin !?

Cynthia güçlükle konuşur:

Cynthia: Bu... sadece bir... rüya değil mi?

Cynthia gülümsemeye çalışarak konuşmasına devam eder:

Cynthia: Sanırım dün gece... biraz... fazla içtim...

Elini uzatıp Henry’nin yanağını okşar.

Cynthia: ...Sana o “ özel iyiliği” yapma... şansını bulamadım...

Cynthia’nın konuşması daha da güçleşir. Artık ölmek üzeredir.

Cynthia: Ölecek ... Ölecekmiş gibi hissediyorum ...

Henry, Cynthia’yı avutmak isteyen sakin bir ses tonuyla cevap verir:

Henry: Endişelenme... Bu sadece bir rüya ...

Ve Cynthia ölür. Göğsüne 16121 rakamı kazınmıştır. Henry, Cynthia’nın gözlerini kapatır ve ekran kararır. Henry tekrar yatağında kendine gelir.

Henry: Cynthia...

Dışarıdan gelen bir ambulansın siren sesini duyar.

Henry: Bu siren sesi de ne böyle...?

Henry ayağa kalkıp pencereden dışarı bakatığında metro istasyonun girişinde konuşan iki polis olduğunu görür. Metronun girişinde ise bir ambulans ve polis arabası beklemektedir.

Henry: Tren İstasyonunun girişinde bir polis arabası ve ambulans var.
Henry: Cynthia için mi?

Henry oturma odasına geçtiğinde radyodan bir polisin sesinin geldiğini duyar.

Polis: Acele edin ve ambulansı getirin ...
Polis: Oyalanmayı bırakın ve harekete geçin hadi !
Polis: Kahretsin... Göğsüne kazınmış rakamlar var... Yoksa...
Polis: ......

Ve radyo kendiliğinden kapanır. Dış kapının deliğinden bakınca apartman yöneticisi Frank Sunderland’in yerleri süpürdüğünü görür.

(Gerçi kapı deliğinden bakınca gördüğümüz şeyler, radyodaki haberler veya Eileen’in odasına baktığımızda gördüğümüz şeyler her oynayışta değişebiliyor.)

Ayrıca kapının karşısındaki kırmızı el izlerinin sayısı bir artarak 16 olmuştur. Kapının altında ise yeni bir not vardır:

Not 3: Kırmızı Günlük - 8 Nisan (RED DIARY - APRIL 8)

“Tarikatın kendi gitmiş olsa bile ruhunun hala korunduğuna inanıyorum.
Bu kasabada oldukça garip şeyler oluyor.
İki insanı araştırıyorum. Belki de bir insan demeliyim. Neler olduğunu keşfetmek üzereyim.

8 Nisan”

Komidinin yanındaki delikten Elieen’in dairesine baktığında ise onunda pencere kenarına gidip pencereden dışarıya baktığını görür. Henry tekrar banyoya gider. Banyodaki delik biraz daha büyümüştür. Henry delikten içeri girip ilerleyince kendini garip bir biçimde ormanlık bir arazide otururken bulur.

_____________________________

Vasiyetimdir:Ölürsem beni Silent Hill'e gömün
çııÖÖçşSilent Hill Yakınlarındaki Ormanlık Alan(Forest world):

Henry, etrafına bakınır ve ayağa kalkar. Hava hafif sisli ve karanlıktır. Etrafındaki bazı kayalarda ve ağaç gövdelerinin üzerinde okuyamadığı garip yazılar vardır. (Bunlarla daha sonra ilgileneceğiz) Henry, karşısındaki patikada ilerler ve patikanın sonunda karşısına bir demir kapı çıkar. Demir kapının yanındaki uyarı levhasında “Tehlikeli girilmez” yazdığını görür. Henry demir kapıdan içeri girer ve burasının bir çeşit fabrika olduğunu görür. İçeride, içinde siyah renkli, iğrenç kokan bir sıvı ile dolu variller vardır. Henry, fabrikada ilerlemeye devam eder ve en sonunda fabrikadan çıkarak yine ormanlık bir araziye ulaşır. Buradaki patikada ilerleyince karşısına içerisinde kimsenin olmadığı ve farları açık olan bir araba çıkar. Arabanın motoru çalışır durumdadır ve sürücü kapısı da açıktır. Henry arabanın yanına gelip açık olan kapıdan arabanın içerisine bakar. Arabanın içerisinde etrafa saçılmış, üzerine bir şeyler yazılmış küçük kâğıtlar olduğunu görür ve onları okumaya başlar:

Eknot 3

“Buraya, Silent Hill’e bir süre önce gelmiştim. Belki bu sefer şeytanla karşılaşırım. Fakat nezaman Silent Hill gibi cool bir yere gelsem, hep susuyorum.

Jasper Gein”

Not 4: Jasper’ın not defteri(JASPER'S MEMO PAD)

Sinir bozucu adamın tam olarak ne kastettiğinden emin değilim:
“O’nun evi tam ortadaki yetimhane.
Göl kuzey batıda.
Tam tersi ise güneydoğu.”
Meraklı adam anlayamadığım bir şey daha söyledi.
“Eğer gömülmüş anahtarı alırsan geri dönemezsin. Dönmeden önce onu bir yere koy.”

Arabanın yanındaki kapıdan geçerek korkutucu görünümlü iki büyük kaya parçasının olduğu bir yere gelir. Kayaların ortasındaki bölgede yakılmış kutsal mumlar vardır. Aslında bu iki kaya parçası, daha çok ortadan ikiye yarılmış, parçaları birbirinden uzaklaşıp, tam ortasında kutsal mumların yakıldığı küçük bir sunak yerleştirilmiş, büyük bir kayanın parçaları gibi durmaktadır. Henry, küçük bir kayanın üzerine oturmuş, kekeleyerek konuşan ve T-shirtünün üzerinde bir şeytan figürü bulunan(Samael) bir gençle karşılaşır.

Jasper: Ddde-me-kk ss-ee-nnddee bbbuu taa-şşııı innn-cc-eeelee-mee-yyeee ge-lll-ddinn…
Jasper: Sss-enden öö-nce de biri gg-eldi... Çççoo-kk m-meraklı bbb-ir adam(Joseph?)...
Jasper: Aaa-ma öö-ncee bu tta-şı ben bb-uldum…
Jasper: Ee-skiler bb-u ttaşa “N-Na-Nahkeehona” dd-erlerdi…
Jasper: Bb-uu tt-aşıı atalarıyla kkoo-nuşmak iii-çin kkku-llanırlardı…
Jasper: Aa-mmaa şimdi “O-onlar” da kullanıyorlar oo-na “Aaa-anne ta-taşı” di-diyorlar.
Jasper: Oo-onlar şu ii-ilerde ki ga-garip ya-yapıdalar...
Jasper: Çı-çılgın bi-bir dini ta-tarikatı yö-yönetiyorlar.
Jasper: On-onlar ök-öksüz çocukları top-toplarlardı v-ve onlara ba-bazışeyler yap-yaparlardı.
Jasper: Bu-bu taş-taş seni ür-ürpertiyor de-değil mi?
Jasper: Evet… E-evet benide ür-ürpertiyor...

Henry diğer kapıdan geçerek ormanlık alanın başka bir bölümüne ve oradaki kapıdan da geçerek ormanlık alanın başka bir bölümüne daha gider. Buradaki patikada ilerlerken patikanın sonundaki kapının yanında bir tabela görür. Tabelada, “Silent Hill Gülümseyen Yardım Derneği “Umut Evi”(Silent Hill Smile Support Society “Wish House”)” yazmaktadır.

Henry: Bu, tarikat tarafından işletilen yetimhane...

Henry kapıdan içeri, Umut Evi’nin bahçesine girer. Bahçede çocuk oyuncakları, duvara çizilmiş çocuk resimleri ve yine kayaların üzerinde okuyamadığı notlar olduğunu görür. Umut Evi’nin hemen sağ tarafındaki(güney batı) kapıdan içeri girer. Karşısına çıkan ormanlık bölgede ilerler. Patikanın sonundaki kapıdan içeri girer ve kendisini bir mezarlıkta bulur. Biraz ilerleyince sarı saçlı küçük bir erkek çocukla karşılaşır:

Henry: Hey küçük çocuk! Ne yapıyorsun burada?

Çocuğun arkasından Jasper ortaya çıkar. Çocuğu parmağıyla göstererek konuşmaya başlar:

Jasper: Se-Sen...
Jasper: Son-Sonunda... Üç-üçüncü A-Alamet...
Jasper: Bir-birşeyler olacak…

Sevinçle ellerini havaya kaldırıp konuşmasına devam eder:

Jasper: Burada-ki me-eraklı ad-adam da söylemişti... Bü-büyük bir-birşeyler olacak...
Jasper: Sonunda olacak!

Jasper gülerek gider ve küçük çocuk da koşarak uzaklaşır.

Henry, mezar taşlarını incelediğinde kimilerinin üzerinde bazı yazılar olduğunu görür:

Eknot 4

“Umut Evi için en iyi ümitler.”
“Orada gezin ve senin evin, Lordun gücüyle olduğu gibi cehenneme yapılacak.”
“Orada yürü ve Sen, Kutsal Anne’nin inişine korkuyla bakacaksın.”

Henry mezarlardan birisinin açık olduğunu ve içindeki tabutun boş olduğunu görür. Tabutun üzerine “11121” numarası kazınmıştır. Ayrıca açılmayan bir kapının üzerinde yuvarlak daireler barındıran garip kırmızı bir amblem olduğunu görür(Halo of the Sun). Henry, mezarlıktan ayrılıp Umut Evi’nin bahçesine geri döner. Umut Evi’nin kapısının önünde Jasper’ı görür. Henry, kapıyı açmayı denediğinde kapı açılmaz.

Jasper: Kkaa-kaapı a-açılmıyor.
Jasper: O-o m-merakl-ı adam ba-bana ç-çok iyi bi-bir şey verdi.
Jasper: Sa-sana ve-verebilirim ama-ama bed-bedavaya ol-maz.
Jasper: Ço-çok susadım...
Jasper: Ço-çok su-susadım...
Jasper: Ooh çi-çikolata... Çi-çikolata
Jasper: Çook susadım... Çok çok susadım...
Jasper: Süt… Çikolatalı süt is-istiyorum.

Henry, Umut Evi’nin sol tarafındaki duvarda bulunan delikten geçerek tekrar kendi dairesine geri döner ve mutfakta, buzdolabındaki çikolatalı sütü(Chocolate milk) ve şarap şişesini(Wine bottle) alır.

(İsterseniz şarap şişesini sandığa koyun, çünkü çok güçsüz bir silah ve gereksiz yer kaplıyor)

Tekrar banyodaki delikten içeri girer ve Umut Evi’nin kapısında bekleyen Jasper’a çikolatalı sütü verir. Jasper çikolatalı sütü kana kana içer ve sonra rahatlamış bir şekilde konuşmaya başlar:

Jasper: Oh adamım, bu çok iyiydi.

Jasper cebinden küçük bir bahçıvan küreği çıkarır ve Henry’nin önüne atar.

Jasper: Al bunu. Üs-üstünde bir-birşeyler yazıyor.

Henry küçük bahçıvan küreğini(Bload-inscribed spade) alır. Küreği incelediğinde üzerine kanla yazılmış bir yazı olduğunu görür:

Eknot 5

“Gölün ve evin buluştuğu yerin tam tersinde, yerin üzerinde duruyor.”

Henry Umut Evi’nin hemen karşısında, sağ taraftaki kapıdan(güneydoğu) ormanlık alanın başka bir bölümüne gider(Not 4,Ek not5). Karşısına garip bir ağaç çıkana kadar patikalarda yürüyüp kapılardan geçerek, bu ormanlık bölgede ilerlemeye devam eder. Bir ağacın önüne geldiğinde ürpertici bir çığlık duyar. Ağacı incelediğinde, ağacın kökünün bir kısmının korkutucu bir eli andırırcasına toprağın üzerine çıktığını görür. Burayı Jasper’dan aldığı küçük bahçıvan küreği yardımıyla kazar ve kökün altındaki paslı ve kanlı görünümde bir anahtar (Rusted-blody key) bulur. Anahtarı incelediğinde üzerinde bir yazı olduğunu görür:

Eknot 6

“Bu anahtarı taşıyan sonsuzluğa şaşacak.”

Henry geldiği kapıdan geri dönmeye kalktığında etraf daha bir sisli görünüm alır ve Henry nekadar ilerlerse ilerlesin bir türlü Umut Evi’ne geri dönemez.(Not4, Eknot6) Bunun üzerine Henry ağacın karşısındaki diğer kapıdan geçerek ormanın başka bir bölümüne gider. Yine etrafındaki kayaların üzerinde okuyamadığı kırmızı yazılar vardır. Merdivenlerden çıkarak 6 numaralı golf sopasını (6-iron golf club) alır. Hemen sol tarafındaki duvarda bulunan delikten geçerek tekrar 302 numaralı kendi dairesine geri döner. Henry yatağında kendine gelir. Oturma odasına geçtiğinde dış kapının zilinin çaldığını duyar. Dış kapının deliğinden apartman koridoruna baktığında Eileen’in zili çaldığını görür. Henry kapıya vurup bağırmaya başlar:

Henry: Yardım edin. Çıkarın beni burdan!

Eileen Henry’i duyamamaktadır. Kapının deliğinde bakarak birşeyler görmeye çalışır ve kendi kendine mırıldanır:

çııÖÖçşEileen: Bu dairede birşeyler var ama...

Henry kapının deliğinden bakarken 207 numarlı dairede oturan Richard Braintree de Eileen’in yanına gelir.

Richard: Ne demek istiyorsun?
Eileen: İçerden gelen garip sesler duydum…

Bu sırada Henry kapıya vurup bağırmaya devam eder:

Henry: Yardım edin!
Eileen: Hey Richard, sen kendi pencerenden birşeyler görebiliyor musun?
Richard: Hayır... Herşey normal gibi görünüyor.
Richard: Burada yaşayan adam... Nasıl birisiki?
Eileen: Sadece adını ve yüzünü biliyorum. Hepsi bu kadar.
Richard: Herneyse ben gidip yöneticiyi çağıracağım.
Eileen: Evet... İyi fikir.

Eileen ve Richard giderler ve Henry sinirli bir şekilde kapıya son bir kez vurur.

Henry: Kahretsin! Beni duymuyorlar...

Daha sonra Henry, ormanlık bölgede bulduğu anahtarı oturma odasındaki sandığın içine koyar.(Eğer bu anahtarı evde bırakmazsanız Umut Evi’ne gidemezssiniz. Not 4,Eknot 6)
Henry tekrar banyodaki deliğe geri döner ve delikten içeri girer.

Henry, kendini yine enson gittiği ormanlık bölgede bulur. Tekrar garip ağacın olduğu yere gider ve buradaki kapıdan geçtiğinde Umut Evi’ne geri dönmesini engelleyen sisin kalkmış olduğunu görür. Henry ilerleyerek karşısına çıkan kapılardan geçer ve Umut Evi’ne gider. Umut Evi’nin bahçesine geldiğinde buradaki delikten geçerek tekrar 302 numaralı daireye geri döner ve sandığa koyduğu paslı ve kanlı görünümdeki anahtarı alır. Tekrar banyodaki delik yardımıyla Umut Evi’nin bahçesine gider ve Jasper’ın umut evinin kapısının önünde kendisinin vermiş olduğu çikolatalı sütü içmeye devam ettiğini görür.

Jasper: O-onu buldun ha…?
Jasper: Be-beni ürkütüyor…

Henry, paslı ve kanlı görünümdeki anahtar yardımıyla Umut Evi’nin kapısını açar ve Jasper ile birlikte Umut Evi’ne girerler. İçeri girdiğinde yetimhanenin oldukça dağılmış ve harab olmuş olduğunu görür. Henry, hemen kapının karşısındaki küçük kitaplığın önünde yere saçılmış olan bazı kâğıtlar olduğunu görür. Kâğıtları incelediğinde içlerinden birisinin üzerine yazılmış bir not dikkatini çeker:

Eknot 7

“Henüz Alessa’yı bulamadın mı? Walter’ın gelişimi, geldiğinden beri nasıl gidiyor? Bana rapor gönder.”

Jasper ise etrafa dalgın birşekilde bakınarak yetimhanenin holünü incelemektedir.

Jasper: A-a-acaba burada ne-ne ya-yapıyorlardı?

Henry holün sol köşesindeki devrilmiş masanın yanındaki kâğıt parçalarını incelerken aceleyle yazılmış başka bir not dikkatini çeker:

Not 5: Kutsal Kitap’dan bir parça (HOLY SCRIPTURE SCRAP)

“İkinci İşaret

Ve Tanrı konuştu,
10 günahkârın kanını ve beyaz yağı sun.
Sonrasında vücudun bağlarından kurtul ve Cennetin Gücü’nü kazan.
“Karanlık”dan ve “Boşluk”dan “Hüzün”ü getir.
Ve onları “Umutsuzluk”la bağla, “Bilgiyi Alan” için.

Üçüncü İşaret

Ve Tanrı konuştu,
Günah’ın “Baştan Çıkaran”ı ile “Kaynak”a geri dön.
Şeytanın “Sürekli Gözetleyen” gözleri altında, şekilsiz “Kaos” içinde tek başına dolaş.
Ancak o zaman bu Dört Kefaret(Günahlar için ödenen bedel) düzgün bir sıra oluşturur.”

(Daha sonra bu notun tamamını görebileceğiz.)

Bu sırada Henry bir kapı kapanması sesi duyar ve ardından Jasper’ın çığlıkları gelir.

Henry devrilmiş masanın karşısındaki kapıdan duman yayıldığını görür. Kapının üzerinde yeşil renkli, üzerinde bebek figürü olan ve “Kaynak” yazan bir tablet(Placard of "Source") asılı olduğunu görür. Tableti alır ve içeri girer. İçeride elinde bir şamdan tutarak, alevler içerisinde yanmakta olan Jasper’ı görür. Jasper acılar içinde haykırarak konuşmaya çalışır:

Jasper: Sonunda onunla tanıştım!

Jasper kendi üzerine kazınmış olan 17121 rakamını elindeki şamdanla kazımaya devam ederek konuşmaya devam eder:

Jasper: O meraklı adamın bahsettiği... ŞEYTAN!

Jasper dizlerinin üzerine düşer ve sonra yere yığılıp ölür. Yine ekran kararmaya başlar. Henry tekrar yatağında kendine gelir ve radyodan gelen haber spikerinin sesini duyar.

Spiker: Yeni gelen haberlere göre...
Spiker: Silent Hill yakınlarındaki ormanlık bir alanda, günün erken saatlerinde,
Spiker: 30 yaşındaki bir erkeğin yanmış cesedi bulundu.
Spiker: Polisler bunun bir cinayet olduğunu söylediler ve araştırmalarına devam ediyorlar.
Spiker: Kurbanın üzerinee 17121 rakamlarının kazındığı rapor edildi.
Spiker: Polisler, kurbanın üzerinde bulunan rakamlardan yola çıkarak, 10 yıl önceki Walter Sullivan davasıyla bir bağlantı olabileceğini düşünüyorlar.

Henry tekrar kapının çalındığını duyar ve dış kapının deliğinden baktığında apartman yöneticisi Frank’in kapıyı çaldığını görür. Frank bağırarak Henry’e seslenmeye çalışır:

Frank: Henry, orada mısın? Ben yönetici!

Henry, kapıya vurup bağırmaya başlar:

Henry: Bana yardım edin! Bu dairede bir gariplik var.
Henry: Yardım edin! Çıkarın beni buradan!
Frank: Evde biri var mı?
Henry: Neler oluyor burada... ?

Frank cebinden dairelerin anahtarlarını çıkarıp 302 no’lu anahtarla dairenin kapısını açmaya çalışır ancak kapı açılmaz.

Frank: Bu çok ilginç. Bu doğru anahtar.
Frank: Ben... Ben oradan birşeyler duyduğuma eminim.
Frank: Evet şu ses... (Not 44)
Frank: Aynı eskisi gibi...

Frank uzaklaşır. Henry kapının karşısında bulunan duvardaki kırmızı el izlerine yeni bir tane daha eklenmiş olduğunu görür. Tekrar banyoya döndüğünde deliğin biraz daha büyüdüğünü farkeder. Delikten konuşan çocuk sesleri gelmeye devam etmektedir. Henry, delikten içeri girer. Kendisini daire şeklinde bir koridoru olan ve küçük hücrelerin bulunduğu bir hapishanede yerde yatarken bulur.

_____________________________
çııÖÖçşÇocuk Hapishanesi(Water Prison world):

Henry, bir adamın haykırarak yalvardığını duyar:

???: Dışarı çıkarın...!
???: Beni buradan dışarı çıkarın...!
???: Yardım edin!
???: O .. O beni öldürecek.
???: Walter beni öldürecek.
???: O... O beni öldürecek !
???: Yardım edin!

Koridorda sesin geldiği yöne doğru ilerlerken yerde bir not bulur:

Not 6: Keşif notu (EXPLORATION MEMO)

“Şanslıyım! Sonunda hücreden kaçabildim.
Bu yapının etrafına iyice bakmaya karar verdim.
En korkutucu yer 1. bodrum katı. Kuzeydoğuda bir mutfak var. Mutfağın kuzeybatısındaki kapı bir ölüm odasına açılıyor.
Oraya gitmek için doğru numaraları bulmalısın. Numaraları bilmiyorum ve zaten o karanlıkta paneli görmek çok zor. Ölüm odasına giremedim.”

Henry, sesin bir hücrede kilitli kalmış bir adamdan geldiğini görür. Hücrenin kapısını açmaya çalışır ancak kapı açılmaz. Diğer hücrelere girdiğinde, hücrelerde daire şeklinde küçük gözetleme delikleri olduğunu görür. Hücrelerdeki bu deliklerin hepsi ortak bir gözetleme odasına bakmaktadır. Henry, bazen bir adam gölgesinin deliğin önünden geçtiğini görür. Ayrıca bazen bu gözetleme odasından garip adım sesleri, anahtar sesleri de gelmektedir.

Henry, bu kattaki hücreleri dolaştığında duvarlarda küçük çocuklara ait yazı ve notlar olduğunu görür:

Eknot 8

“Gözetlenmekten nefret ediyorum.”
“Ortadaki odadan gözetleniyorum.”

Henry kilitli adamın olduğu hücrenin hemen karşısında, sağ taraftaki kapıdan geçerek küçük bir salona girer. Salonun duvarındaki deliğin sağ tarafında bir notun asılı olduğunu görür:

Not 7: Gardiyan’ın Günlüğü (GUARD'S DIARY)

“Kompleksin ortasındaki gözetleme odasına girmek için hücrelerdeki ceset çıkarma deliklerini kullanmalısın.
Her nasılsa 1. ve 2. kattaki hücreler kilitli. Çocuklar keşfetmesin diye yapılan bir uygulama.
Yani 3. kattaki hücrelerden birinden 1. kata ulaşmalısın. Ben nasıl yapılacağını biliyorum ama bu gerçekten acı verici. Ayrıca ışıklar sadece 3. katta çalışıyor.”

Salona girdiği kapının sağındaki kapıdan geçerek büyük sarmal bir koridora girer. Ürkütücü sesler eşliğinde, duvardan çıkan yaratıklardan kaçarak 2. bodrum katına kadar iner. Burada büyük bir su çarkı ile karşılaşır. Çarkın hemen önündeki tabelanın üzerindeki cezaevi çıkış anahtarını(Water Prison exit key) alır ve tabelanın üzerindeki notu okur:

Not 8: Su Çarkı Odası Levhasındaki Mesaj(WATERWHEEL ROOM PLATE MESSAGE)

“3. Kattaki ışıkları yakmak için bu su çarkını çevirmelisin. Unutma su, çarkın yönünde akmalı. Tabiî ki çatıdaki bent kapaklarını da açmalısın.”

Ayrıca çarkın yan tarafındaki duvarda bir delik ve çarkın karşısında ise jemeratör odasına açılan kilitli bir kapı bulunmaktadır(Bu kapıyla daha sonra işimiz olacak). Tekrar geldiği yolu takip ederek deliğin olduğu küçük salona kadar çıkar(1.kat). Tam karşısındaki kapıyı, cezaevi çıkış anahtarı ile açar ve hapishanenin dış cephesindeki sarmal platforma çıkar. Sarmal platformda ilerleyerek 2. kata çıkar ve buradaki kapıdan geçerek tekrar hapishanenin içerisine 2. kat koridoruna girer. Bu kattaki hücreleri gezdiğinde çocuklara ait duvarlara yazılmış bazı yazı ve notlar bulur:

Eknot 9

“Burnumu çok karıştırıyorum.”
“Gözetleme odasının penceresinden sürekli gözetleniyorum, ve bazen o orada oluyor. Bunu söyleyebilirim çünkü bir gölgenin hareket ettiğini görüyorum ya da onun ayak seslerini duyuyorum.”
“Pantolonuma işedim. Onu yıkayacağım ve kimse farkına varmayacak. Ha! birisi beni gördü.”

Henry tekrar geldiği kapıdan hapishanenin dış cephesindeki sarmal platforma çıkar. Sarmal platformda ilerleyerek 3.kata çıkar. 3.kat kapısından geçerek tekrar hapishanenin içindeki 3.kat koridoruna girer. Koridorada ilerlerken bebek suratlı çift kafalı garip yaratıklarla karşılaşır. Bu yaratıkları öldürdükten sonra güney doğu yönündeki 2. hücre(Saat yönüne göre güneydoğudaki 2. hücre, başka bir deyişle 6:00’a en yakın güneydoğu hücresi) bir hücreye girer ve buradaki küçük masanın üzerinde bir günlük olduğunu görür:

Not 9: Cezaevi Günlüğü(PRISON DIARY)

“Dün biftek yedik.
Kafeteryada, mutfağın arkasında bir ölüm odası olduğunu ve ölü insanları kesip pişirdiklerini duydum.
Bu beni gerçekten korkuttu.”

Bu hücredeki yatağın üzerinde başka bir günlük daha durmaktadır:

Eknot 10

“Başım dertte. Gözetleme odasına doğru bağırabildiğim kadar bağırdım ama kimse gelmedi.”(Not 10)

Yine bu kattaki diğer hücrelere girdiğinde duvarlara yazılmış küçük çocuklara ait yazılar olduğunu görür:

Eknot 11

“Saklanmak istiyorum ama saklanamıyorum.”
“Üzerimde giyecek hiçbirşey yok.”
“Benim uyuduğumu zannediyor. Ha? O sesler… ayaksesi mi? Acaba beni gördü mü?”
“Ben bir dahiyim. Gözetleme odası bulmacasının cevabını biliyorum. Işık ve su.”

(Suyu aç, ışığı ayarla, şifreyi yaz ve ölüm[işkence] odasına git. Yapmamız gerekenin özeti.)

Henry 3. kattaki tüm hücreleri dolaştıktan sonra tekrar hapishanenin dış cephesine çıkar. Sarmal platform yardımıyla hapishanenin en üst katına(4. kat) çıkar ve buradaki kapıdan içeri girer. İçerideki bir kapının üzerinde yine o garip amblemin olduğunu görür(Halo of The Sun). Buradaki büyük su deposunun vanasını çevirip bent kapaklarını açar böylece çatıdaki su bodrum katındaki su çarkına doğru akarak çarkı çevirmeye başlar(Not8). Henry tekrar geldiği kapıdan dışarı çıkar ve yine sarmal platform yardımıyla 3. kata iner. Buradaki kapıdan geçip tekrar hapishanenin içine girer ve girişte soldan ikinci hücreye girer(Güneybatı yönündeki 2. hücre) Buradaki delikten aşağı atlar. 1. bodrum katındaki banyo odasına (Shower room) gelinceye kadar deliklerden aşağı atlamaya devam eder. Burada karşısına yine o çift kafalı yaratıklardan çıkar. Onları hallettikten sonra buradaki kapıdan çıkıp 1. bodrum katı koridoruna ulaşır. Sola doğru dönüp ilerleyerek koridorun sonundaki merdivenlerden yukarı gözetleme odasının 1.katına çıkar ve buradaki masanın üzerinde duran notu okur:

Not 10: Gözetleme Odası Raporu(SURVEILLANCE ROOM REPORT)

“Burası gittikçe kötüleşiyor.
Bazı hücrelerin kapıları artık açılmıyor. Sonuç olarak içerdeki çocuklar dışarı çıkamıyorlar. Ama ne kadar az bilirlerse o kadar iyi. Kapıları açamıyorum ama bu odadan onların her gün nekadar zayıfladıklarını izleyebiliyorum. Yemek yemeden ve duş almadan durdukları için kokuşmuş gri yaratıklara döndüler.
Mühendisin önerisiyle cesetleri hücrelerde delik açarak taşımaya başladık. Bütün katlar bağımsızca hareket edebildiğinden cesetleri diğerleri fark etmeden içinde ceset olan hücreleri hizaya sokarak taşıyabildik.
Not
Şef,
Bahse varım mutfağın arkasındaki sorgu odasını görebilmek için ölüyorsun.
Hislerini anlıyorum, ama fark ettin mi?
Kanlı yatakları olan üç oda var. Biri birinci katta. Diğeri ikinci ve sonuncu üçüncü katta. Eğer bu üç odayı hizalarsan, “Bingo””

Henry, buradaki gözetleme deliklerinden bakarak üzeri kanlı yatağa sahip hücreyi bulur.

(Üzerinde kan lekesi bulunan yatağa sahip hücre, kuzeydoğu yönündeki ilk hücre. Bu hücrenin yerini unutmayın. Diğer katlardaki üzerinde kan lekesi bulunan yatağa sahip hücreleri, döndürülemeyen 1. kattaki bu hücre ile aynı hizaya getirmemiz gerekiyor. Unutmayın yatağın “ÜZERİNDE” kan lekesi olmalı buna dikkat edin ve 4. kattaki su deposu vanasını çevirerek bent kapaklarını açmayı unutmayın. Aksi halde ölüm odasının kapısının üzerindeki panel aydınlanmadığı için onu panele gerekli olan şifreyi giremezsiniz. Not 10,11,8)

Daha sonra buradaki merdivenler yardımıyla gözetleme odasının 2. katına çıkar ve buradaki masanın üzerinde duran notu okur:

Not 11: 2.kat Gözetleme Odası Raporu(2F SURVEILLANCE ROOM REPORT)

“Gözlerimizi çocuklardan ayırmamak için hücreleri iyi bir şekilde aydınlatmak önemli.
3. kattaki ışıklar normalde projektör olarak alındı. Karartmalara önlem olarak özel bir şekilde çalışan bir jeneratör kurdular. Bu hidroelektrik jeneratörü bodrumda. 1. ve 2. katı aydınlatmak için ceset taşıma deliklerini kullanıyoruz. Her kat döndürülebilir olduğundan doğru delikten istediğin odayı aydınlatabilirsin. Bunu sürekli tekrarlamak çocukları korku içinde ve söz dinler durumda tutmak için iyi bir yol.
Not:
Şef,
Eğer odaların ortasındaki vanayı çevirirsen hücreleri hareket ettirebilirsin. 1. katı hareket ettiremezsin bu yüzden 2. ve 3. kattaki içerisinde kanlı yataklar olan odaları 1.kattakine denk getirmek zorundasın.
Bu arada odadaki gözetleme deliğini kullanırsan işin daha kolay olur. Bir dene.
Bu arada lütfen çatıdaki bent kapağını açmayı unutma.
Saygılarımla, Şef!”

Henry yine bu kattaki gözetleme deliklerinden bakıp üzerinde kan lekesi bulunan yatağa sahip hücreyi bulur ve odanın ortasındaki vanayı kullanarak 1. kattaki üzerinde kan lekesi olan yatağa sahip hücre ile aynı hizaya getirir.

(Gözetleme odasının 2. katındaki vana çevirme işi tamamlandıktan sonra 2. kat kuzeybatı yönündeki 1. hücre içerisinde elektrikli küçük bir el silahı[Stun gun] var. Eğer isterseniz 3. kata çıkıp bu hücre ile aynı hizada olacak şekilde ortasında delik olan bir hücreyi kuzeybatı pozisyonuna getirin. Sonra gözetleme odasından aşağı inip, cezaevinin 3. katına gidip, ayarladığınız bu hücredeki delikten aşağı atlayarak 2. kattaki bu silahı alabilirsiniz.)

Henry 2. kattaki merdivenler yardımıyla gözetleme odasının 3. katına çıkar ve buradaki duvara asılı notu okur:

Not 12: Gizli numaranın notu(SECRET NUMBER MEMO)

“Mutfağın arkasındaki odaya girmek için gerekli numara “0302”
İşbirliğiniz için teşekkürler.”

Henry yine gözetleme deliklerinden bakıp üzerinde kan lekesi bulunan yatağa sahip hücreyi bulur ve odanın ortasındaki vanayı kullanarak onu 1. ve 2. kattaki hücrelerle aynı pozisyona getirir. Artık mutfağa gidebilmesi için gerekli yol oluşmuştur.

(Eğer 3. kattaki bu hücre doğru pozisyonda ise gözetleme odasındaki gözetleme deliği yardımıyla bu hücreye baktığınızda hücrenin ışığının yandığını göreceksiniz.)

Hücrede kapalı kalmış olan adamın hücresinin kapısı açılır. Henry, tekrar merdivenler yardımıyla 1. bodrum katı koridoruna kadar iner ve burada hücredeki adamı, Umut Evi’nin yakınındaki mezarlıkta gördüğü küçük sarı saçlı çocuğun karşısında diz çökmüş, çocuğa yalvararak birşeyler anlatmaya çalışırken görür. Çocuk bir süre sessiz bir şekilde adamı dinler ve sonra arkasını dönerek uzaklışır. Henry adama arkasından yaklaşır ve omzuna dokunur.

Henry: O çocuk da kim ?
Henry: Ve Sen kimsin ?

Adam biranda Henry’i görünce ürker. Sonra biraz sakinleşip konuşmaya başlar:

???: Onun adı Walter ... Walter Sullivan.
???: Ben eskiden yetimhanede çalışıyordum. Çocuklar gözetlerdim.

Ayağa kalkıp konuşmasına devam eder:


Vasiyetimdir:Ölürsem beni Silent Hill'e gömün!
çııÖÖçş???: Onun adı Walter ... Walter Sullivan.
???: Ben eskiden yetimhanede çalışıyordum. Çocuklar gözetlerdim.

Ayağa kalkıp konuşmasına devam eder:

???: Adım Andrew DeSalvo
Andrew: Onlar ... Yetimhane gibi göstermeye çalıştılar.
Andrew: Ama kutsal kitaplara göre orası dinlerinin tam merkeziydi.
Andrew: O çocuk,Walter ... O abuk subuk şeylerle çok alakalıydı.
Andrew: Özellikle de “Kutsal Anne’nin İnişi”yle ilgili olanlarla...

Endişeli bir şekilde başını okşayarak konuşmasına devam eder.

Andrew: Korkunç ... Tanrım ... Oh ... Oh Tanrım ...

Ve Andrew uzaklaşır.

Henry de koridorun diğer ucundaki kapıdan geçerek büyük sarmal koridora çıkar. Büyük sarmal koridorda yukarı doğru gider ve koridorun sonundaki kapıdan tekrar hapishanenin 1. katındaki küçük salona çıkar. Tam karşısındaki kapıdan geçerek tekrar hapishanenin dışındaki sarmal platforma çıkar. 3. kata çıkıp kapıdan geçerek hapishanenin içerisine girer ve gözetleme odasındayken ayarladığı hücreye girer(Yatağının üzerinde kan lekesi olan hücre). Buradaki ceset atılması ve hücrelerin aydınlatılması için kullanılan delikten aşağı atlar. 1. bodrum katındaki mutfağa(kitchen) ulaşana kadar deliklerden aşağıya atlamaya devam eder. Mutfaktaki kilitli kapıda üzerinde sarı renkli göz figürü olan ve “gözetlemek” yazısı olan tableti alır. (Placard of "Watchfulness") gözetleme odasının 3.katındaki notta yazılı olan gizli şifreyi(Not 12)kapının üzerindeki panele girer ve kapıdan geçerek sorgu odasına girer. Odanın büyük bir bölümü pis kokulu kanlı bir suyla göllenmiş olduğunu görür. Ayrıca odanın birçok yerinde işkence aletleri vardır. Henry odada ilerler ve suyun üzerindeki, boğulmuş olan Andrew’in cesedi ile karşılaşır. Cesedin üzerine 18121 numarası kazınmıştır.

Yine ekran bulanıklaşmaya başlar ve Henry yine yatak odasındaki yatağında kendine gelir. Ayağa kalkıp oturma odasına giderken banyodan duş sesi geldiğini duyar. Banyoya girdiğinde küvetin bir kısmının kanlı pis bir suyla dolu olduğunu görür.

Henry: Kan…
Henry: Kanla lekelenmiş... Berbat kokuyor...
Henry: Tıpkı silinidir şeklindeki hapishanenin altındaki odada olduğu gibi...

Henry tekrar oturma odasına geçer. Dış kapının altında iki yeni not olduğunu görür. Dış kapıya doğru yaklaşınca kapının önünde konuşan iki kişinin kendi aralarında konuştuklarını duyar. Dışkapının deliğinden apartman koridoruna bakar ve yan dairedeki Eileen ile apartman yöneticisi Frank’in kendi aralarında konuştuklarını görür.

Eileen: 302’nin durumu nasıl?
Frank: Ben... Açmayı denedim.
Frank: Ancak görünüşe göre birşey arkadan birşey engel oluyor.
Frank: Herneyse... bu ilk defa değil.
Eileen: Yani... Daha önceden burada yaşayan adamı mı kastediyorsun ...?
Frank: Sadece o adam da değildi. Aa… bütün bu apartmanda bir gariplik var…
Eileen: Böyle söyleme... Beni korkutuyorsun.
Frank: Pekâlâ herneyse, kapının altından O’na bir not bıraktım.
Frank: Bu konuda fazla endişelenme.
Frank: Bu dünyada pekçok garip şey oluyor.
Frank: Odamdaki kutuda tuttuğum o göbek bağı...
Frank: Son günlerde çok kötü kokmaya başladı.
Eileen: Hı? Göbek bağı mı?
Frank: Ahh… söyledilerimi unut gitsin...
Eileen: Ama yine de o garip sesler...

Eileen ve Frank uzaklaşırlar. Henry önce Frank’in kapının altından içeri attığı notu inceler:

Not 13: Kapıcının Notu(SUPERINTENDENT'S MEMO)

Henry: Kanla kaplanmış ve okuyamıyorum...

Daha sonra kapının altındaki diğer notları inceler:

Not 14: Kırmızı Günlük - 23 Temmuz (RED DIARY - JULY 23)

“Hayaletlere karşı mükemmel etkili bir şey buldum.
Hayatımı kurtardı.
Yetimhanenin yakınındaki ormanda bir kayaya saplanmış duruyordu.
El yapımı bıçağı, üçgen şeklindeki kabzasıyla üzerine bir çeşit büyü yazılı bir kılıç.
Silah olarak ağır ve taşıması zor. Ama bir şekilde hayalet-kurbanlara karşı bu durum değişiyor.
Kılıç güçlendiğinde saldır!
Eğer hayaletlerin güçlerini düşürmeden kılıçla saldırırsan atağın geri çevrilir.
Bildiğim kadarıyla bu güce sahip sadece 5 kılıç var.
Oldukça kıymetliler.

23 Temmuz”

Not 15: Kırmızı Günlük - 4 Nisan (RED DIARY - April 4)

“Gün geçtikçe hayatımın ciddi bir şekilde tehlikede olduğunu düşünüyorum.
Daha öncede birçok kez böyle düşünmüştüm ama daha önce hiç bu şekilde saf içgüdüsel bir korku yaşamadım.
Bana bir şey olması durumuna karşı benden sonra burada yaşayan kişi senin için öğrendiklerimi yazmaya karar verdim.
Yedi yıl önce on gün içinde on kişinin öldürüldüğü toplu cinayeti araştırıyorum.
Farklı yollardan öldürüldüler ama cesetlere kazınan numaralar ortak noktaydı.
01121, 02121, 03121,
04121, 05121, 06121,
07121, 08121, 09121,
10121 ... Katilin adı... ona da kazınmıştı... O’nun adı... Walter Sullivan.

4 Nisan”

Kapının karşısındaki el izlerine yeni bir tane daha eklenmiştir. Henry tekrar banyoya gider ve buradaki deliğin biraz daha büyüdüğünü görür. Ancak farklı olarak bu sefer delikten küçük bir çocuğun ağlama sesleri gelmektedir. Tekrar delikten içeri girer ve kendini birçok binanın olduğu bir sokakta bulur.

_____________________________

Vasiyetimdir:Ölürsem beni Silent Hill'e gömün!
çııÖÖçşSouth Ashfield Sokakları (Building world):

Yine ortam karanlıktır ve etraftan garip yaratık çığlıklarıyla birlikte silah sesleri gelmektedir. Henry, sokağın sonuna kadar ilerler ve buradan sola dönerek karşısına çıkan merdivenlerden aşağı iner. Yukarılarda bir yerlerden maymun benzeri garip bir yaratık Henry’nin önüne atlar. Henry bu yaratığı öldürdükten sonra merdivenlerden aşağı inmeye devam eder. Birden yukarılarda biryerlerden bir adam Henry’nin arkasına düşer. Henry dönüp baktığında, düşen adamın kendisi ile aynı apartmanda oturan Richard Braintree olduğunu görür.

Richard: Ahh... Kahretsin!
Richard: Hangi lanet yerdeyim ben böyle?

Richard başını okşayıp etrafına bakınır ve bir anda Henry’i görünce silahını Henry’e doğrultur. Henry ellerini kaldırıp geriler. Sonra Richard rahatlamış bir ifadeyle konuşmaya başlar:

Richard: Ah, Sen gerçek bir insansın...

Richard ayağı kalkıp silahını pantolonunun arkasına yerleştirir ve konuşmasına devam eder:

Richard: Hey, Sen benim karşımda yaşayan adamsın...

Henry tokalaşmak için elini uzatarak Richard’a yaklaşır.

Henry: Evet, adım Henry.

Richard, Henry’nin elini umursamadan konuşmasına devam eder:

Richard: Ben de Richard Braintree, 207 numaradan.
Richard: Bize ne oldu böyle?

Ellerini kaldırıp etrafına bakınır ve sesini yükselterek konuşmasına devam eder:

Richard: O delik... Ve bu kaçık dünya...

Parmağını Henry’e doğrultarak düşünceli bir ses tonuyla konuşmasına devam eder:

Richard: Ama eğer Sen de burdaysan...
Richard: Demek ki tüm apartmanı ilgilendiren ters giden bir şeyler var...
Richard: Bu, diğer adama ne olduğunu da açıklıyor o zaman...

Richard elini çenesine götürüp düşünceli bir şekilde yürümeye başlar.

Henry: Hangi “diğer adam” ?
Richard: 302 numaralı odada senden önce yaşayan adam.
Richard: Bir gazeteci... Bir gün ortadan kayboldu.
Richard: Sonlara doğru iyice delirmişti. Kendisini odasına kapattı ve dışarı çıkmadı.

Durup yüzünü Henry’e döner ve arkasındaki kapıyı göstererek konuşmasına devam eder.

Richard: Her neyse... Ben buradan gidiyorum.

Arkasını döner ve birkaç adım atıp tekrar Henry’e dönerek konuşur.

Richard: Eğer aklın varsa... Sen de gidersin...

Richard tam gidecekken Henry Richard’a seslenir:

Henry: Bekle...
Henry: O çocuğa dikkat et!

Richard umursamaz bir şekilde gülümser ve yürümeye devam edip kapıdan içeri girer.

Henry, Richard’ın girdiği kapıdan girdiğinde kendisini küçük bir evde bulur. Evin içinden garip bir hırıltı gelmektedir. Evi incelediğinde evdeki masanın üzerinde doğum günü pastası ve çeşitli hediyeler olduğunu görür(Bununla daha sonra ilgileneceğiz.). Etraftaki eşyaların üzeri örümcek ağları ile kaplıdır. Henry evdeki garip hırıltının masanın hemen yanında karnına bir çeşit kılıç saplanmış bir hayaletten geldiğini görür. Henry, hayaletin elinde duran hayalet anahtarını(Ghost key) ve karnına saplı olan itaat kılıcını(Sword of Obedience 1)alır. Sonra masanın karşısındaki kapıyı hayaletin üzerinden aldığı anahtar yardımıyla açıp dışarı çıkar. Karşısına çıkan merdivenlerden aşağı iner ve en alt kattaki kapıyı açar. Spor malzemeleri satan bir dükkâna gelinceye kadar kapılardan geçmeye devam eder. Henry, spor dükkânındaki baseball sopası(Aluminum bat) ve 5 numaralı golf sopasını (5-iron golf club) alır. Sonra kilitli olmayan diğer kapıdan dışarı çıkar ve merdivenlerden aşağı iner. Buradaki kapıdan da geçerek bir evcil hayvan dükkânına girer. Henry buradaki köpeğe benzer yaratıkları öldürdükten sonra dükkânı inceler ve dükkânın boş hayvan kafesleri ile dolu olduğunu görür. Yem ve hayvan eşyaları bölümüne gittiğinde rafın üzerinde bir anahtar olduğunu görür ve onu alır(Albert’s sports key). Anahtarın üzerinde Albert’ın spor dükkânı yazmaktadır. Sonra Henry geldiği yoldan geri dönerek, tekrar spor malzemeleri satan dükkâna gider.

Buradaki kilitli kapıyı evcil hayvan dükkânında bulduğu anahtar yardımıyla açar ve spor dükkânından dışarı çıkar. Merdivenlerden aşağı inerek sokağın sonundan sola döner ve buradaki asansör kapısını açar. Henry asansörle aşağı inerken bir katta elinde silahı ile Richard’ı sarışın küçük çocukla konuşurken görür.

Richard: Sen onun bahsettiği çocuk musun?
Richard: Sen de o apartmanda yaşıyorsun, ha?
Richard: Söylesene... Sen buralarda sinsi sinsi gezinirken yakaladığım küçük serseriye benziyorsun.

Richard öfkelenmiş bir ses tonuyla konuşmasına devam eder.

Richard: Burada neler oluyor biliyor musun !?

Küçük çocuk koşarak uzaklaşır. Richard çocuğun arkasından koşarak seslenir.

Richard: Hey... Sen! Dur!

Henry asansör en alt kata varınca karşısındaki merdivenlerden bir apartmanın bodrum katına iner.

(Eğer asansörle tekrar en üst kata çıkıp asansöre girdiğiniz kapının karşısındaki kapıyı açarsanız bir koridorla karışılacaksınız. Bu koridorun sonunda kürek [Spade] ve bir itaat kılıcı daha bulabilirsiniz. [Sword of obedience 2])

Henry bodrumda, yerden biten yaratıkların olduğu koridorun sonundaki merdivenlerden yukarı çıkar. Yukarıda karşısına dolambaçlı bir sokak daha çıkar. Sokağın sonuna kadar ilerler, sola döner ve karşısına küçük bir sokak daha çıkar. Buradaki maymun benzeri yaratıkları öldürdükten sonra sokağın en sonundaki kapıdan içeri girer.

(Sokaktaki yaratıklardan birisinin elinde değişik bir çeşit golf sopası [Pitching wedge] var. İsterseniz kapışıp alın. Çeşit olur).

Karşısına çıkan merdivenlerden aşağı inerek köşedeki kapıdan içeri girer. Tekrar karşısına çıkan merdivenlerden aşağı iner ve sokağın sonundaki kapıdan geçerek bir bara girer. Masanın üzerindeki baltayı(Axe) alır ve bar tezgâhının üzerindeki notu okur:

Not 16: Barmenin Notu(BARTENDER'S MEMO)

“Patron bu defa numaranın buranın telefonunun son 4 rakamı olduğunu söyledi. Ama telefon numarası tam üstümüzdeki çatıda; tabelada yazıyor. South Ashfield sokağından herhangi biri bu numarayı görebilir. Bu gerçekten güvenli mi?”

Tezgâhın karşısında kilitli, şifre paneli olan bir kapı olduğunu görür. Kapının hemen yanındaki delikten içeri girip tekrar 302 numaralı odaya gider. Kendine geldiğinde dış kapının çalındığını duyar. Kapının deliğinden baktığında el izlerinin olduğu duvarda bir not görür.

“KOMŞUNU YAKIN BİR ZAMANDA KONTROL ETSEN İYİ OLUR!”

Henry sehpanın yanındaki delikten Eileen’in odasına baktığında Eileen’in bir korku filmi seyretmekte olduğunu görür. Eileen bir ara Henry’nin baktığı deliğe doğru bakar ama sonra tekrar filmi seyretmeye devam eder. Bir süre sonra Eileen kapıya doğru koşarak gider. Daha sonra Henry oturma odasındaki pencereden dışarı bakarak karşıdaki bar afişinde yazan telefon numarasının son dört rakamını alır.

(Nımara: 555 3750. İsterseniz hazır pencereden bakarken Richard’ın 207 numaralı dairesine de bir bakın. Richard bakın bakalım ne yapıyor?)

Henry tekrar banyoya gider ve delikten içeri girer.

(İsterseniz daireden çıkmadan telefonla barın telefonunu bir arayın bakın bakalım ne olacak?)

Bardaki kilitli kapıya bu dört rakamı girerek (Not 16) kapıyı açar. Karşısına yukarı doğru çıkan bir merdiven çıkar. Bu sırada yukarıdan bir çığlık geldiğini duyar. Merdivenlerden yukarı doğru çıkmaya başlar. Henry baya bir çıktıktan sonra merdivenlerin sonunda, kendisini garip bir biçimde kendi apartmanındaki 207 numaralı dairenin kapısı önünde bulur. Kapının üzerinde mor renkli, üzerine soyut bir şeyler çizilmiş ve “Kaos” yazan bir tablet(Placard of “Chaos”) olduğunu görür. Henry tableti alır ve içeri girer. Richard’ı elektrikli bir sandalyede can çekişirken görür. Alnına 19121 rakamı kazınmıştır. Hemen yanı başındaki pencerenin önünde yine o sarı saçlı küçük çocuk vardır. Richard elektriğin etkisiyle çırpınarak, güçlükle konuşur.
çııÖÖçşRichard: O...O ....O...o...o....o ..... “ço...cuk” .... ???

Küçük çocuk eliyle pencereden bir yeri işaret eder ve sonra garip bir biçimde ortadan kaybolur.

Richard: O...O.....o....o....o...ço...cuk.....d...dee....d eeeğğ....değğilll ....
Richard: O...o...11121.....

Ve Richard ölür. Ekran yine kararmaya başlar. Henry yine 302 numaralı dairedeki yatağında kendine gelir. Pencereden dışarı baktığında 207 numaralı dairenin penceresinin önünde(Richard’ın dairesi) duran uzun sarı saçlı bir adamın 303 numaralı daireyi(Eileen’in dairesi) parmağıyla işaret ettiğini görür.

Henry: 207’de bir adam var... bir yeri işaret ediyor...
Henry: 303 numaralı odayı... O Eileen’in odası?

Henry oturma odasına geçtiğinde radyodan bir polisin telsiz konuşmasının geldiğini duyar.

Polis: ...............
Polis: Şef, bu da diğerleri gibi görünüyor...
Polis: ...kafasında “1...121” yazılı...
Polis: Tıpkı 10 yıl önceki davada olduğu gibi...
Polis: Evet; Walter Sullivan davası gibi...
Polis: Ama Sullivan öldü! Cesedini bile bulmuşlardı...
Polis: Sapıkça bir kopya işi olmalı.
Polis: Evet ama öyle olsa bile...

Henry oturma odasındaki 105 numarada oturan kapıcı Frank Sunderland’in ona verdiği büyük manzara tablosunu tekrar incelediğinde, Frank’in oğlunun ve gelininin birkaç yıl önce Silent Hill’de kaybolduğunun söylendiğini hatırlar. Dış kapının deliğinden baktığında duvara yeni bir el izi daha eklenmiş olduğunu görür. Komodinin yanındaki delikten Eileen’ın odasına baktığında ise Eileen’in gece kıyafetleriyle bir yere gitmeye hazırlandığını görür. Henry tekrar banyoya gider ve deliğin daha da büyümüş olduğunu görür. Ancak delikten hiçbir ses gelmemektedir. Tekrar delikten içeri girer.

_____________________________

Vasiyetimdir:Ölürsem beni Silent Hill'e gömün!

çııÖÖçşSouth Ashfield Heights Apartmanı(Apartman World):

Henry, kendini kaldığı apartmanın 3. kat koridorunda yerde yatarken bulur. Apartman harap olmuş bir durumdadır. Duvarlar kanlıdır ve zeminin kimi yeleri paslı tellerden oluşmaktadır. Henry ayağa kalkar ve 303 numaranın önünde, pencerede gördüğü uzun sarı saçlı paltolu adamın durduğunu görür. Etrafta köpeğe benzeyen yaratıkların ölüleri vardır. Adam Eileen’in kapısını çalar. Kamera Eileen’ı içeride gece kıyafeti ile beklerken gösterir. Adam kapıyı bir kez daha çalar ve sonra ağır adımlarla uzaklaşır.

Henry: Burası benim apartmanıma benziyor...
Henry: Ama burası nasıl bu hale gelmiş...?

Henry koridorda ilerlerken daha öncede gördüğü sarı saçlı küçük çocuğun, kendi dairesinin(302) kapısını çalmakta olduğunu görür. Henry çocuğa doğru yaklaştığında çocuk ortadan kaybolur. Kapının altında kırmızı bir not olduğunu görür.

Henry: Kapı kilitli. Kapının altında sıkıştırılmış kırmızı kâğıt parçaları var. Tıpkı içerideyken kapımın altında bulduklarım gibi.

Sonra 303 numaralı dairenin kapısının önüne gider ve kapıyı açmayı dener.

Henry: Kilitli. O adam burada ne yapıyor?
Henry: Sıradaki kurban olabilir mi...? Belki de...

Daha sonra Henry 301 numaralı daireye gider.(Mike’ın dairesi)

Henry daireyi incelediğinde etrafa saçılmış birçok porno dergi olduğunu görür. Oturma odasındaki masanın üzerinde bir günlük bulur ve onu okur:

Not 17: Mike’ın günlüğü(MIKE’S DIARY)

“Joseph, bana bu az bulunur porno dergiyi veren yan komşum, son birkaç aydır çok fazla çalışıyor gibi görünüyor.
Az bulunan başka bir dergi bulduğunda bana vereceğini söylemişti, ama son zamanlarda yüzünü hiç görmedim.
Bir gazeteci olduğunu ve her zaman araştırma yaptığını söylemişti.
Sanırım onunla ilgili tuhaf bir şey var. Odasına kapandı, oradan gelen garip sesleri duyabiliyorum.

1 Temmuz -Mike

Ah benim güzel Rachael’ım
Kırmızı kâğıttaki notlarda ne?
Bana bir not yazdığını düşünmüştüm...
Ama sanırım bu başka bir yerden geliyor

Notu giysilerimle beraber aldı.
Onlar en iyi kıyafetlerimdi.

2 Temmuz -Mike”

Henry, günlüğün hemen yan tarafındaki bir tam sayfa olan kırmızı notu(Red Paper 1) alır. Notu okumaya çalıştığında okuyamaz. Dairenin arka tarafındaki odaya gittiğinde duvarda Frank Sunderland’in gençken çekilmiş bir fotoğrafı olduğunu görür. Fotoğrafa bantlanmış bir anahtar olduğunu görür ve onu alır(Superintendant’s key). Anahtarın üzerinde “105” yazmaktadır. Hemen yan tarftaki duvarda üzerinde “Seni seviyorum” yazılı bir hemşire fotoğrafı vardır. Yine bu fotoğrafa bantlanmış bir anahtar olduğunu görür ve onu alır(Locker key #106). Anahtarı incelediğinde üzerinde “posta kutusu 106” yazılmış olduğunu görür. Hemşire resminin hemen yan tarafındaki masanın üzerinde Joseph isimli birisine ait bir makale olduğunu görür ve okumaya başlar:

Not 18: Joseph’in Makalesi (JOSEPH'S ARTICLE)

“Umutsuzluk Öğretisi: “Umut Evi”

Umut Evi, Silent Hill’in eteklerine kurulmuş bir yetimhane. Ama perde arkasında çocukların kaçırılıp beyinlerinin yıkandığı bir yer.
Umut Evi “Silent Hill Gülümseyen Yardım Derneği (Silent Hill Smile Support Society=4S)” isimli bir yardım derneği tarafından yönetiliyor. 4S’nin “Zavallı çocukları alıp onları umutla büyüttüğü” saygın bir yardım kuruluşu olduğu doğru.
Ama aslında güzel dini değerler yerine kendi dinlerine ait çarpık dogmaları öğreten bir organizasyondan başka birşey değil.
Bay Smith (boş), Umut Evi’ne yakın yaşayan biri olarak şunları söylüyor:
“Bazen geceleri onların garip dualarını ve çocukların ağlama seslerini duyuyorum. Bir kere şikâyete gittim ama beni hemen uzaklaştırdılar. O zamandan beri değişen pek birşey yok.”
Aynı zamanda muhabirimiz fotoğraf çekme girişiminde bulunduğunda geri çevrilmiştir.
Umut Evi’ndeki insanlar gerçekte ne saklamak zorundalar?
Araştırmalarım sırasında burayla bağlantılı olan silindir şeklinde bir yapı keşfettim.
Ne yazık ki kimse, bu kulenin ne için kullandığını söylemekte istekli değildi.
Ama bu yapı yetimleri yetiştirmek için kullanılabilecek bir tesis değil.
Belki bir hapishane ya da tapınmak için gizli bir yer.
Umut Evi’ni yöneten dini tarikat buralarda “The Order(Düzen)” olarak biliniyor.
Bu Silent Hill’in derin tarihinden gelen bir inanış.
Bu tarikatın müritleri ateşli bir şekilde kendilerinin elit “seçilmiş kişiler” olduklarına inanıyorlar ve karanlık, tehlikeli bir tarafları var.
Umut Evi’ni ve tarikatın arkasındakileri araştırmaya devam etmeyi planlıyorum.
Her zaman “bütün gerçekleri söylemek” ve çocuklara doğru yolu göstermenin gerekliliğine inanmışımdır.

Joseph Schreiber”

Henry bu daireden çıkar ve 3. kat koridorunun sonundaki koridor kapısından geçer. Merdivenlerden aşağı inerken uzun sarı saçlı paltolu adamı merdivenlerde otururken görür. Adam elindeki eski bir oyuncak bebeğe dalgın bir biçimde bakmaktadır. Henry adamla konuşmaya çalıştığında elindeki eski oyuncak bebeği kaldırıp Henry’e göstererek sakin bir ses tonuyla konuşmaya başlar:

???: Bunu uzun,çok uzun bir zaman önce Bayan Galvin’den almıştım...
???: O zamanlar benden daha gençti... Annesinin elinden tutarken çok mutlu görünüyordu...
???: Al,bunu sana veriyorum…

Oyuncak bebeği Henry’nin yanına bırakır. Henry tekrar konuşmaya çalışınca yine dalgın bir biçimde konuşmasına devam eder.

???: O zamanlar o kadar genç ve hayat doluydu ki...
???: Annesinin elinden tutarken...

Henry oyuncak bebeği alır.(Shabby Doll)(Bu bebeği alıp almamanızın, oyunun gidişatına herhangi bir etkisi yok. Eğer bebeği alırsanız, ileride de göreceğiniz gibi Henry dairesinden ekstradan bir şeytani güç daha [yatak odasındaki dolapta beliren bir bebek silueti] temizlemek zorunda kalacak. Almazsanız bu siluetle uğraşmak derdinden de kurtulursunuz, size kalmış.)

Henry aşağı inmeye devam eder. Apartmanın giriş katında (1.kat) ölmüş olan köpek şeklindeki yaratıkları görür. Merdivenlerin hemen yan tarafındaki posta kutularından 106 numaralı posta kutusunu, 301 numaradan almış olduğu anahtar yardımıyla açar. Henry, posta kutusunun Mike’ın hemşireye gönderdiği aşk mektuplarıyla dolu olduğunu görür:

Eknot 12

“Rachael, seni seviyorum... - Mike”

Daha sonra Henry 1. kat batı koridoruna gidip, üzerinde kapıcı dairesi yazan 105 numaralı daireyi kapıcı anahtarı ile açar ve içeri girer. Oturma odasındaki duvarda asılı olan apartman dairelerinin anahtarlarını(Apartment keys)alır. Anahtarların içinde 303 numaralı dairenin anahtarı kayıptır. (Boşuna benim gibi uyanıklık yapıp denemeyin, 302 numaralı daire de içeriden kilitli olduğu için açılmıyorJHemen yan tarafındaki kutunun içinden bir tam ve bir yarım sayfa olan 2 kırmızı notu(Red Paper 2–3)alır. Bu notların hemen yanındaki kutuda acelece yazılmış bir not olduğunu görür:

Eknot 13

“Hemşire Rachael tarafından bulundu.
302 numaraya geri götür...
...erkek arkadaşına(Mike?) ait yırtık elbiselerle birlikte.”


Bu notların tam karşısındaki kitaplıkta etrafa kötü koku saçan kırmızı bir kutu olduğunu görür.

Henry: Kırmızı kutu.
Henry: Bu gerçekten berbat birşey…! Gözümü yaşartıyor.

Henry arka odaya gittiğinde yatağın yanında apartman yöneticisi Frank’e ait bir günlük olduğunu görür:

Not 19: Apartman yöneticisinin günlüğü (Göbek Bağı) (SUPERINTENDENT’S DIARY [Umbilical Cord])

“Kırmızı kutu bugün iyice garipleşti.
Korkunç bir koku yayıyor.
İğrenç, ama onu öylece atamam.
Yaklaşık 30 yıl önce. Apartmanda yaşayan o genç çift, bir gün aniden kayboldu.
Geceleyin, hırsız gibi kaçtılar.
Neden bilmem. Parasal sıkıntıdan olmalı veya belki de birçeşit tehlike içerisindeydiler.
Asıl sorun sonradan ortaya çıktı. Yeni doğan bebeklerini kaçarken burada bıraktılar.
Göbek bağını bile buldum.
Hemen ambulans çağırdım ve daha sonra bebeğin kurtulduğunu öğrendim ama bebeğe ne olduğunu bilmiyorum.
Birkaç yıl sonra, apartman çevresinde sık sık takılan bir çocuk gördüm.
Bir gün gelmeyi bıraktı.
Fakat şimdi düşünüyorum da, bahse girerim O terk edilen bebekti...
Korkunç bir hikâye...
Hepsi 302 numaralı odada oldu...
Ve orada bulduğum göbek bağı...
Hala kendimi onu atmaya ikna edemedim.”
çııÖÖçşHenry, bu daireden çıkarak Mike’ın giysilerinin cebindeki diğer kırmızı notları aramaya başlar.(Eknot 13)

(Buradan sonrasını sırasıyla diğer tüm daireleri anlatarak yazacağım. Yani siz oynarken bu şekilde her daireye girmek zorunda değilsiniz. Bazı dairelere saklanmış 5 tane kırmızı not var. İçlerinden birisinde Eileen’in dairesinin anahtarının nerede olduğunu yazıyor. Bu bölümdeki amaç o notu bulmak [Not 25] ve 302 numaranın kapısının altından geçirip okuyup anahtarın yerini öğrenmek.[Ek not 13] Yani sadece 102 numaralı dairenin buzdolabındaki kırmızı notu almanız yeterli.[Red Paper 4] Ben, ek olarak dairelerde oturan kişiler hakkında daha detaylı bilgiler verip daireleri tanıtacağım.)

1. kat batı koridoru:

105 numaralı daire(Kapıcı Frank Sunderland’ın dairesi):

(Zaten anlattım. Red Paper 2-3 bu dairedeydi.)

106 numara(Hemşire Rachael’ın dairesi):

Henry bu dairenin arka tarafındaki odaya gittiğinde yatağın üzerinde Rachael yazan bir hemşire önlüğü olduğunu görür. Hemen yan taraftaki komidinin üzerindeki telefonun yanında bir not olduğunu görür:

Eknot 14

“Sevgilimin numarası.”

Henry bu numarayı aradığında bir daireden telefon sesi geldiğini duyar. (Telefon sesi daha sonrada göreceğimiz gibi Rachael’ın gerçek sevgilisi; ressamın dairesinden gelmektedir.)

107 numaralı daire(Müzik düşkünü gencin dairesi):

Henry içeri girdiğinde çok sayıda müzik plağı, dergisi ve hoparlör olduğunu görür.

1. kat doğu koridoru:

104 numaralı daire(boş):

Henry bu daireye girdiğinde dairenin boş olduğunu görür.

103 numaralı daire(boş):

Henry bu daireye girdiğinde dairenin boş olduğunu görür.

102 numaralı daire(Kedileri seven, evde kalmış kadının dairesi):

Henry içeri girdiğinde içerideki parçalanmış mobilyaların üzerinin hayvan tüyleri ile kaplı olduğunu görür. Mutfaktaki dolabı incelediğinde dolabın içerisinde bir kedi cesedi ile kanlı bir kot pantolon(Mike’in pantolonuJ olduğunu görür ve kot pantolonun cebindeki yarım sayfalık kırmızı kâğıdı(Red Paper 4) alır.

101 numaralı daire(Silah düşkünü adamın dairesi)

Henry içeri girdiğinde çok sayıda ve değişik çeşitte silah maketi olduğunu görür.(Ne yazık ki hiçbirini alamıyor.J Arka odaya geçtiğinde ise buradaki kitaplıkta çok sayıda silahlarla ilgili dergi ve kitap olduğunu görür. Kitaplardan birisinin arka kapağına bir not yazılmış olduğunu görür:

Eknot 15

“Gözlerim ve derim fena halde kaşınıyor! Şu yan dairedeki kedi alerjimi fena halde azdırıyordu. O kadar sinirlendim ki, modifiye ettiğim model silahımı aldım ve onu tam onikiden mıhladım. Süperdi. Bir taş gibi yere serildi. Aklıma gelmişken, 207’de kalan Richard’ın altıpatları... Manyak birşey. O herif gerçekten tehlikeli...”

(Yan dairedeki kediye ne olduğu şimdi belli oldu)

2.kat doğu koridoru:

Henry bu koridora girdiğinde koridorda garip fısıltılar yankılandığını duyar.

204 numaralı daire(Yemek düşkünü kadının dairesi):

Henry bu daireye girdiğinde mutfakta çok sayıda mutfak eşyası olduğunu görür.

203 numaralı daire(Alkolik adamın dairesi):

Henry bu daireye girdiğinde her tarafta boş içki şişeleri olduğunu görür. İçki şişelerinden etrafa çok berbat bir koku yayılmaktadır. Henry odanın ortasında yerde duran böcek ilacını(Bug spray) ve arka odada bulunan yatağın üzerindeki kanlı gömleğin(Mike’ın gömleği J cebindeki yarım sayfa kırmızı kâğıdı alır. (Red Paper 5)

202 numaralı daire(Ressamın dairesi):

Henry bu daireye girdiğinde telefon sesinin bu daireden gelmiş olduğunu görür (Rachel’ın gerçek sevgilisinin kim olduğu belli oldu.J. Henry bu daireyi incelediğinde apartman sakinlerine ait birçok tablo olduğunu görür.

Koltukta oturup müzik dinleyen bir genç tablosuna bakarken kenarında bir not olduğunu görür:

Eknot 16

“107 - İyi parçalar dinliyor. Ama Braintree ile komşu olduğu için ona acıyorum…”

Çok çocuklu bir ailenin olduğu tabloyu incelediğinde onun da kenarında not olduğunu görür:

Eknot 17

“206 - Nasıl o kadar çok gürültü çıkaran çocukları varken uyuyabiliyorlar? Hem de Braintree’ye komşular…”

Elinde fırça olan adamın tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 18

“202 - Kişisel portrem”

Hemşire tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 19

“106 - Benim güzel sevgilim. Son günlerde bir röntgenci tarafından rahatsız ediliyordu.”

Şişman kadın tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 20

“204 - Durmadan birşeyler yiyor. Ama umarım sevgilim enaz onun kadar güzel yemek yapıyordur.”

Yaşlı bir çiftin olduğu tabloya bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 21

“304 - Güzel, sevimli yaşlı bir çift.”

Elinde bir kedi bulunan kadının tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 22

“102 - Kedileri çok seviyor ve evde kalmış. Kedilerinden birisinin ölüsü için yas tutarken ona çok acımıştım.”

Ayyaş bir adamın resmedildiği tabloya bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 23

“203 - Çok gürültücü bir adam. Umarım içmeye ve kavga etmeye bir son verir.”

Richard Braintree’nin tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 24

“207 - Braintree, şu serseri. Daima çocuklara bağırır. Özellikle şu etrafta dolaşan, garip çocuğa. Ama Mike’ı kendi dairesine sokup onun derisini yüzdü, bu yüzden benim kahramanım.”

Elinde silah tutan bir adamın tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

çııÖÖçşEknot 25

“101 - Silah manyağı, kedi alerjisinden dolayı daima öksürüp durur.”

Elinde bir porno dergi tutan gencin(Mike) tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 26

“301 - Şu röntgenci sapık... Hakettiğini buldu!”

Frank Sunderland’in tablosuna bakar ve kenarındaki notu okur:

Eknot 26

“105 - Sunderland, yönetici. Rachael’in sevgilisinin Mike olduğunu zannetmesi çok büyük bir yanlıştı.”

Bilgisayar oyunu oynayan bir gencin resmedildiği tabloya bakar ve tablonun kenarındaki notu okur:

Eknot 27

“205 - Hep dairesine kapanır. Öyle görülüyor ki birçok garip ilgi alanı var. Richard’ın Mike’ı dövdüğünü kasete kaydettiğini duydum.”

Ve Henry odadan çıkar.

(Malesef 302 ve 303 numarada oturan kişilerinn tabloları yok.)

201 numaralı daire(boş)

Henry bu daireye girdiğinde içeride önemli birşey olmadığını görür. Duvarlardaki bazı tabelalarda okuyamadığı yazılar vardır.(Bunlarla sonradan ilgileneceğiz.)
2. kat batı koridoru:

205 numaralı daire(Oyun düşkünü gencin dairesi):

Henry daireye girdiğinde etrafta birçok oyun kaseti ve eski oyun konsolları olduğunu görür. Masanın üzerinde bir kaset görür ve onu alır.(Skinned Mike cassete) Kasetin üzerinde “Derisi yüzülmüş Mike” yazmaktadır. (Buradaki deri yüzülmesi lafı Mike’ın dövülüp giysilerinin üzerinden çıkartılması anlamında kullanılmış.)

206 numaralı daire(Çok çocuklu bir ailenin dairesi):

Henry daireye girdiğinde duvarlarda çok sayıda küçük çocuklara ait seçilemeyecek kadar küçük çizim ve yazılar olduğunu görür. Arka oda da çok sayıda küçük çocuk ranzaları olduğunu görür.

207 numaralı daire(Richard Braintree’nin dairesi):

Henry bu daireye girince merdivenlerde gördüğü adamın pencereden bakmakta olduğunu görür. Henry, adama yaklaşınca adam gözden kaybolur. Adamın baktığı pencereden dışarı baktığında ise Eileen’ı kendi dairesinde pencerenin önünde beklerken görür.

Henry: Buradan Eileen Galvin’i görebiliyorum...
Henry: Oldukça eminim ki orası 303 numaralı daire.
Henry: Bu dünyada(boyutta) ne işi var?

Yerde kapıya doğru giden kanlı sürüklenme izleri olduğunu görür. Ayrıca elektrikli sandalyenin yan tarafında içinde kanlı erkek iç çamaşırları olan bir çöp kutusu vardır. Henry sandalyenin üzerindeki Richard’ın tabancasını (Richard’s revolver) ve arka odadan da değişik bir çeşit golf sopası(Putter) alır.

3. kat koridoru:

304 numaralı daire(yaşlı çiftin dairesi):

Henry bu daireye girdiğinde, eşyaları oldukça düzenli şirin bir daire olduğunu görür.

303 numaralı daire(Eileen Galvin’in dairesi):

Henry 303 numaralı daireyi anahtarı olmadığı için açamaz. Ancak içeriden boğuşma sesleri geldiğini duyar.

302 numaralı daire(Henry’nin kendi dairesi):

Kapı içeriden kilitli olduğu için açılmamaktadır.

301 numaralı daire(Mike’ın dairesi):

(Zaten önceden anlatmıştım. Red Paper 1 bu dairedeydi.)

Henry apartmandaki tüm kırmızı notları topladıktan sonra hepsini 302 numaranın kapısının altından içeri atar. Sonra 301 numaranın duvarındaki delikten geçerek tekrar 302 numaraya döner ve oturma odasına gider. Salondan geçerken malzeme odasından bir gürültü geldiğini duyar. Malzeme odasına gittiğinde çamaşır makinesinden etrafa kan saçılmış olduğunu görür.

Henry: Bu da ne böyle?
Henry: Çamaşır makinası her tarafa kan sıçratmış.

Daha sonra tekrar oturma odasına geçerek dış kapının altındaki tüm kırmızı notları alır:

Not 20: Kırmızı Günlük - 2 Mayıs (RED DIARY - May 2)

“Numaraların arkasındaki sırrı çözdüm.
“01121” aslında “01/21”
Yani yirmi birin birincisi
Yani Walter 21 kişi öldürmeyi planlıyor...?
Ama işini asla bitiremedi.
Billy ve Miriam Locane’in 7. ve 8. kurbanlarının cinayetinden tutuklandı. Ardından hücresinde intihar etti.
On kişinin toplu cinayeti dünyayı şok etti ve “Walter Sullivan Davası” olarak bilindi.
Geriye iki büyük bulmaca kalıyor.
Birincisi: Cinayetlerinin sebebi neydi?
İkincisi: Neden görevini tamamlamadan önce kendini öldürdü.
Basitçe aklını mı yitirmişti?

2 Mayıs”

Not 21: Mike’ın aşk mektubu(MIKE’S LOVE LETTER)

“Rachael...
Daima... seni seviyor...
Seyret... pencere...
Seni koruyacağım... sevgi...
Mike”

Not 22: Kırmızı Günlük - 14 Mayıs (RED DIARY - May 14)

““12/21” numarası kazınmış cesedi bulalı dört yıl geçti.
Hemen bu korkunç duyguyu hissettim ve titremeyi başladım. Kurbanlar altı ay önce öldürülmüştü, ama Walter yedi yıldır ölü, cinayetlerden üç yıl önce intihar etmişti.
Polis bunun kopya cinayet olduğunu düşünmüştü ve Sullivan Davası İkinci Seri olarak adlandırdı.
Ama bir şeyler beni rahatsız etti...

14 Mayıs”

Not 23: Kırmızı Günlük - 20 Mayıs (RED DIARY - May 20)

“303’ten Eileen’in düşürdüğü anahtarı aldım. Ona geri verecektim ama evde yoktu. Sanırım yöneticiye vereceğim.

20 Mayıs”

Not 24: Kırmızı Günlükten bir parça (RED DIARY SCRAP)
“Eileen’in odasının anahtarını kaybettim.
Onu bulmalı ve geri vermeliyim.
Düşünelim... Son gördüğüm yer...”
(Burası parçalanmış ve
Gerisini okuyamıyorum)

Not 25: Kırmızı Günlükten bir parça (Devamı)(RED DIARY SCRAP [CONT.])

“Ah evet, çok kötü bir baş ağrım vardı ve yatağa yığılıp kalmıştım.
Eğer yatağımın yakınlarına bakarsam belki o anahtarı bulabilirim.
Artık her gün baş ağrım var.
Korkunçlar.
Ne yapacağım?

22 Mayıs”

Henry bunları okuduktan sonra oturma odasındaki müzik setine 205 numaradan aldığı derisi yüzülmüş Mike isimli kaseti koyup dinlemeye başlar:

Eknot 28

Richard: Bundan hoşlandın mı seni hasta yaratık. Hak ettiğini buldun!
Richard: Bu kıyafetler iğrenç. Kaldırın gözümün önünden onları!
Orta yaşlı bir kadın: Biliyorum… Ölüsünü sarmak için mükemmeller.
Sarhoş adam: Durun durun! Sanırım bunu da ben alacağım.
Richard: Sen! Yine mi etrafta geziniyorsun!? Beni daha fazla sinirlendirmeden buradan toz ol!

(Sarhoş adamın ve kedileri seven, evde kalmış kadının dairesinde bulduğumuz Mike’ın kot pantolunun ve gömleğinin neden orada olduğunu ve cebinde neden kırmızı notlar olduğunu artık daha net anlamışsınızdır. Not 17,Eknot 28)

Henry daha sonra yatak odasına gider ve kırmızı notta da söylendiği gibi yatağının hemen yanında anahtarlığında küçük bir oyuncak bebek olan oyuncak anahtarını (Doll key) bulur. (Not 25) Anahtarı incelediğinde üzerine “303” yazılmış olduğunu görür. Tekrar banyodaki delikten 301 numaraya ve oradan 3. kat koridoruna ve oradan da 303 numaranın kapısının önüne gelir. İçeriden Eileen’in çığlıkları gelmektedir. Henry yatağının yanından bulduğu bebek anahtarıyla 303 numaralı dairenin kapısını açar. İçeriye girince Eileen’in kanlar içerisinde yerde yatmakta olduğunu görür. Eileen’in başucunda yine o sarı saçlı küçük çocuk vardır. Eileen başını kaldırıp elini küçük çocuğa doğru uzatır:

Eileen: Hey... Çocuk...
Eileen: Teşekkürler...
Eileen: Anneni bulabildin mi... ?
Eileen: Burası... Burası çok tehlikeli...
Eileen: Acele et... Git burdan...

Ve Eileen yere yığılır. Henry üzgün bir biçimde dizlerinin üzerine çöker. Eileen’in sırtına 20121 rakamı kazınmıştır. Ekran kararır ve tekrar Henry kendini yatağında bulur. Dışarıdan ambulans sesleri gelmektedir. Henry kalkıp pencereden dışarı bakar ve apartmanın küçük otoparkından bir ambulansın ayrıldığını görür.

Henry: Eileen...
çııÖÖçşHenry odasındaki Silent Hill’le ilgili fotoğraflara baktığında fotoğrafların kendisine artık eskisi gibi huzur verici gelmediklerini görür. Daha sonra oturma odasına geçer ve komidinin yanındaki delikten Eileen’in odasını gözetler. İçeride kimse yoktur ancak iki polisin kendi aralarındaki konuştuğunu duyar.

Polis1: St. Jerome’s hastanesine götürüldü ha...
Polis2: Evet yaşayacak... Onun da arkasına rakamlar kazınmış... Walter Sullivan kopya cinayetleri 3. Seri ha...
Polis1: Birkaç yıl önceki 2. seriyi yapan serseriyi yakalayamamıştık... Belki de aynı serseridir.

2. polis düşünceli bir şekilde, ağır ağır cevap verir:

Polis2: Ya 1. 2. ve 3. serileri aynı kişi yaptıysa?

1.Polis bağırarak cevap verir:

Polis1: Sen neyden bahsediyorsun? Walter Sullivan’ın kendini öldürdüğünü sen de biliyorsun...

1. polis sakin ve düşünceli bir ses tonuyla konuşmasına devam eder:

Polis1: Garip olan şey... Hiç ipucu yok... Cinayet mahali hep tertemiz... Parmak izi, ufak bir saç teli… hiçbir şey yok... Yalnızca rakamlar “20121”... Uzun zamandır polisim... Ama bunun gibi bir dava ile hiç karşılaşmadım... Sanki... Sanki bir hayalet ya da onun gibi birşey bunları yapıyor...

Daha sonra Henry gözetlemeyi bırakır. Kendi oturma odasına tekrar baktığında komidinin üzerindeki duvarda garip bir iz olduğunu görür(Bu iz Henry’nin oyunun başındaki rüyasında gördüğü kişiye saldıran hayaletin çıktığı yerde ). Artık dairesi Henry’e biraz daha ürkütücü görünmektedir. Dış kapının altında yeni bir not ile üzerinde ürkütücü bir şeytan figürü olan bir tılsım (Succubus talisman) olduğunu görür ve onları alır:

Not 26: Kırmızı Günlük - 13 Temmuz (RED DIARY - July 13)

“Kendimi daha fazla koruyabileceğimi sanmıyorum.
Gerçekten delirmiş.
Daha fazla dayanamayacağım.
Gücü ölçülemez.
Bugün çok korktum ve malzeme odasının arkasını mühürledim.
Eileen Galvin iyi mi merak ediyorum.
Neler olduğu hakkında hiçbir fikri yok...
Ama yinede O da tehlikede.

13 Temmuz”

Notu okuduktan sonra banyodaki deliğe gider, ancak deliğin kapatılmış olduğunu görür. Henry, tekrar oturma odasına döner ve mutfağın karşısındaki kapıdan malzeme odasına girer. Buradaki duvarın üzerinde şekli şeytan figürüne benzeyen garip bir iz olduğunu görür(Not 26J. Henry, bu izin üzerine Succubus tılsımını yerleştirdiğinde, izin olduğu yerde bir metin belirir:

Eknot 29

“Kutsal Cennete giriş Ayini’ni(Ritual of the Holy Assumption) yaptıktan sonra, diğer dünyalar(boyutlar) kendi yolları(kapıları) ile onun dünyasını güçlendirmeye ve onu dehşet verici bir şekilde büyütmeye başladı. Ama onun dünyası bizimkinden farklı… Belirli sınırları var. Ve bu sınırlar içerisinde kendi dünyasına bir kral gibi hükmediyor. Ve krallığının en derin yerinde(özünde) annesi var.”

( “Ritual of the Holy Assumption”da kullanılan Assumption aslında, Hristiyanlar tarafından Bakire Meryem'in Tanrı tarafından Cennet'e alınışı, kabulü için kullanılan bir tabirmiş ben de bu yüzden bu törenin adını Kutsal cennete giriş töreni diye çevirdim. Aslında bu tören, bu töreni yapana kendi gerçeklik dünyasını [boyutunu] yaratmasına olanak sağlayan bir tören[Not1] ve ayrıca bu tören, ileride sıkça duyacağımız “21 Ayin” isimli törenin yapılabilmesı için gerekli bir tören)

Henry yazının etrafında 4 tane tablet izi olduğunu görür. Daha önceden almış olduğu Gözetleme, Kaynak, Kaos ve Baştan çıkarma adlı tabletleri buradaki yerlerine yerleştirir ve yazının olduğu yerde büyük bir delik belirir.

(Hangi tableti nereye yerleştirileceğinize üzerlerindeki sembollere bakarak kolaylıkla anlayabilirsiniz.)

Henry: Delik...
Henry: Acaba bu sefer nereye gidiyor... ?
Henry: Eileen... Acaba O iyi mi?

Deliğin içerisinden yeniden dua fısıltılarıyla birlikte küçük bir çocuğun ağlama sesi gelmektedir(Not18). Ve Henry delikten içeri girer.

Saint Jerome’s Hastanesi(Hospital world)

Henry bu sefer kendisini bir hastane odasında yerde yatarken bulur. Hemen yan tarafındaki paravanın arkasında, apartmanda gördüğü uzun sarı saçlı, paltolu adamı ameliyat masasının üzerinde bir kadın cesedinin karnına bir şeyler yaparken görür(Cesedin suratı ilginç bir şekilde Claudia’ya çok benziyor). Adam kanlı ellerini kadın cesedinin karnından çıkarıp yüzünü Henry’e döner ve ağır adımlarla ona doğru yaklaşır. Henry etrafına bakınır ve hemen yanındaki kapıdan hastanenin 1. kat koridoruna kaçar. Henry tekrar kaçtığı odaya girdiğinde(Emergency room)karnına birşey eklenmiş olan yeni bir çeşit yaratıkla karşılaşır ve onu öldürür. Uzun paltolu adam ise ortalıkta yoktur. Tekrar 1. kat koridoruna çıkar ve tam karşısında, soldaki kapıdan geçerek ofise (Office) girer. Çalışma masasının üzerindeki falçatayı(Paper-cutting knife) alır. Odanın sağ köşesindeki kapıdan geçerek resepsiyona(Reception) girer. Röntgen tablasının üzerinde bazı hasta fotoğrafları ve röntgenler olduğunu görür. Fotoğraflardan birisi Eileen’a aittir. Henry fotoğrafı alıp sırtını röntgen tablasına dayar ve üzgün bir şekilde Eileen’ın fotoğrafına bakar.

Henry: Eileen... Hala yaşıyor musun?
Henry: Eileen...

Daha sonra karşısındaki çalışma masasının üzerinde bir not olduğunu görür:

Not 27: Hemşire’nin Notu (NURSE'S MEMO)

“Eileen Galvin’in hastane odasının anahtarını kaybettim.
Ciddi yaraları olan bir hastaydı.
Acaba anahtarı hastanenin diğer odalarından birisinde mi bıraktım? Umarım yanılıyorumdur...”

Bu notu okuduktan sonra, odaya ilk girdiği kapının yanındaki panoda başka bir not dikkatini çeker. Henry, bu notu okuduğunda Eileen’in isminin eksik bir biçimde ve birkaç farklı şekilde yazılmış olduğunu görür

Eknot 30

“Eile… Galvin…
E…en Galvin…
…ileen Galvin…
Eilee… Galvin…
Eil…en Gal…
…een …lvin
E…n Galvin…
Eileen Ga…in
Eileen Gal…n
Eileen …vin”

Daha sonra odanın sonundaki kapıdan tekrar koridora çıkar. Koridorda biraz ilerleyip solundaki kapıdan geçerek tuvalete (Washroom) girdiğinde yine bir delikle karşılaşır. (Buradaki delikle sonradan işimiz olacak.) Henry tekrar koridora çıkar ve koridorun sonuna doğru ilerlemeye devam eder. Koridorun sonuna doğru ilerlerken yerde bir kadın çantası görür ve onu alır. (Eileen’s bag)

Henry: Bir kadın çantasının burada ne işi olabilir?
Henry: Eileen’e ait olmalı…

Henry hemen solundaki doktorların odasına (Doctor’s lounge) girer ve çalışma masasının üzerinde bir bebeğin sağlık kartı olduğunu görür.(Ne yazık ki ne yazdığını okumuyor) Tekrar koridora geri döner ve koridorun sonundaki asansöre doğru gider. Asansörün kontrol panelinin bozuk olduğunu görür. Hemen sol tarafındaki kapıdan geçerek merdivenlere gider. Merivenlerden yukarı çıkarak hastanenin 2. kat koridoruna ulaşır. Koridorda garip bir biçimde başıboş haraket eden tekerlekli sandalyeler olduğunu görür.

(2.katta toplam 22 oda var ve yerleri her oynayışta değişiyor. O yüzden siz oynarken odalar farklı yerlerde bulunabilir. Ben sadece gitmeniz gereken yerleri yazacağım ama oynarken diğer odalara da uğramanızı tavsiye ederim. Psikopatlıkta sınır tanımıyorlar. Ayrıca odalardan birinde 4 numaralı golf sopası (4-Iron golf club) var. Haberiniz olsun.)

Henry soldan 2. odadan içeri girer ve ağzında bir anahtar tutan bir yılan heykeliyle karşılaşır. Heykelin ağzındaki bir hastane odasına ait olan anahtarı (Hospital Room Key) alır. Birden üzerine bir kafes düşer. Kafesin kapısını heykelin ağzından aldığı anahtarla açar ve odadan çıkıp tekrar 2.kat koridoruna gider. Sağdan 7. odanın kapısını heykelin ağzından aldığı anahtarla açar. İçeride hasta yatağında yatmakta olan Eileen’la karşılaşır. Eileen’in birçok yerinde bandaj vardır(Walter’ın elinden iyi kurtulmuş.). Sırtına kazınmış olan numara ise belli belirsiz hala sırtındadır. Eileen yavaşça kendine gelir. Korku içinde etrafına bakınır. Sonra Henry’i görür ve çığlık atmaya başlar:

Eileen: Aaaaaaah !

Henry Eileen’i tutarak sakinleştirmeye çalışır.

Henry: Eileen ! Eileen ! Sakin ol...

Henry Eileen’i bırakır ve bir süre sakinleşmesini bekler. Eileen biraz sakinleştikten sonra yüzünü Henry’e döner ve konuşmaya başlar:

Eileen: Sen... Sen yan dairedeki Henry’sin...
Eileen: ...Burada ne yapıyorsun?

Henry ellerini kaldırıp yavaşça başını sallayarak cevap verir:

Henry: Nereden... Nereden başlayacağımı bilemiyorum...
Henry: Odamda garip bir delik belirdi...
Henry: İnsanların öldürülüşünü gördüm... Tüm bunlar garip “diğer dünya(boyut)”larda oldu...
Henry: Sana da saldırıldığını gördüm...

Eileen şüpheli ve biraz da sinirli bir şekilde Henry’e bakar ve konuşmaya başlar:

Eileen: Sen neden bahsediyorsun? Buna inanmalı mıyım?

Henry sesini yükselterek Eileen’a çıkışır:

Henry: Ama bu doğru... Ve seninle birlikte bir çocuk daha vardı...

Eileen bir süre bekledikten sonra sakin ve düşünceli bir ses tonuyla konuşmasına devam eder:

Eileen: Evet... Şimdi hatırlıyorum.
Eileen: Bir arkadaşımın partisine gitmeye hazırlanıyordum.
Eileen: O çocuk beni korudu. O “paltolu adam”dan...
Eileen: Sana inanmadığım için üzgünüm...
Eileen: Sanırım bende bir gariplik var...
Eileen: Çok korkuyorum...
Eileen: Bu arada... Burası neresi?
Henry: Ben de bilmiyorum...
Henry: Ancak şunu biliyorum ki eğer burada ölürsen...
Henry: Gerçek dünyada da ölüyorsun.
Henry: Her neyse, buradan tek çıkış o delikten içeri girmek...

Eileen elini Henry’e doğru uzatır.

Eileen: Peki, peki... Beni de yanına al...

Henry, Eileen’in elinden tutarak ayağa kalkmasına yardım eder. Sonra Eileen ile odadan çıkıp tekrar 2. kat koridoruna gider. Koridordaki tekerlekli sandalyeler ortalıkta değildir.

Eileen: Bu bir kâbus... Gerçek olamaz...

(Eileen arasıra durduk yerde 1–2 cümlelik birşeyler söylüyor. Bunları maviyle belirttim. Eileen bunları yazdığım bölümlerde söylüyor ancak söylediği mekânlar değişebiliyor. O yüzden siz oynarken farklı bir yerde karşılaşırsanız şaşırmayın.)

Tekrar koridorun başına (güney) giderler ve Henry asansör panelindeki düğmeye basarak asansörü çağırır. Böylece 1.kattaki sıkışmış olan asansör kapısı artık açılmıştır.

Eileen: Bana yardım eden o çocuk… Acaba iyi midir?

Asansörün hemen sağ tarafındaki kapıdan geçerek tekrar merdivenlerle 1. kat koridoruna inerler.(Asansöre girmenizi pek tavsiye etmem.) Bu koridordaki yaratıkları hallettikten sonra koridorun ortasında, sağ taraftaki kapıdan geçerek tuvalete(Washroom) girerler. Henry Eileen’in elinden tutarak buradaki delikten içeri girer ve tekrar kendi dairesindeki yatağında kendine gelir.

Henry: Eileen... Gitmiş...

Henry yatak odasının ortasına gelince oturma odasından bir gürültü gelir. Oturma odasına geçtiğinde tavandaki havalandırma pervanesinin sehpanın üzerine düşmüş olduğunu görür. Odadaki hava ağırlaşmıştır ve daha boğucu bir hal almıştır. Dış kapının altında bir zarf olduğunu görür. Zarfı açınca içerisinde bir not ve küçük bir anahtar(Small key) olduğunu görür. Henry zarftan çıkan anahtarı alır ve zarftaki notu okumaya başlar:

Not 28: Kırmızı Günlük - 20 Temmuz (RED DIARY - July 20)

“Bu dünyayı sen de gördün...
Bu korkunç kâbusu.
Ama eğer içine çekilirsen bu sadece bir kâbus değil. Orada kaybolma. Eğer çekilirsen öldürülürsün.
Ama hala umut var.
Belki bu ufak anahtar sana yardımcı olur
Eğer üzerine plaka yerleştirilmiş bir kapı görürsen kapının diğer tarafına bak.
Sonra aşağıya gitmeye devam et. Onun en derin kısımlarına.
Sonrada en büyük gerçeği bul.
20 Temmuz”

Henry notu okuduktan sonra tekrar oturma odasına döner. Odaya dikkatlice baktığında kitaplığın arkasında daha başka yeni notlar olduğunu görür:

Not 29: Kırmızı Günlük - 11 Haziran (RED DIARY - June 11)

“Walter Sullivan kendini öldürdü.
Kendi hücresinde boynuna sapladığı kaşık sebebiyle kan kaybından öldü. Cesedi, kendi kasabası olan Silent Hill’in dışındaki bir mezarlıkta, isimsiz bir mezara gömüldü. Bu olaydan sonra adı tüm dünyada ünlendi ve görünüşe göre cinayet serisi yirmibirin onuncusunda bitti.
Ama üç yıl sonra üzerine “12/21” kazınmış bir ceset buldular.
Ceset altı aylıktı.
Yani bu kişi Sullivan öldükten iki buçuk yıl sonra öldürülmüştü.
Tıpkı Sullivan’ın işi gibiydi.
Bir şey hariç.
On kurbanının da kalpleri sökülmüş ve göğüslerindeki yaralar ustaca dikilmişti.
Diğer yandan bu kurbanın kalbi hala duruyordu.
Polis bunun kopya olduğunu düşündü ve bu olasığa yöneldi.
Ama herhangi bir ilerleme kaydedemediler ve ardından 13 numaralı kurban bulundu.
Bu cesedin de kalbi yerinde duruyordu.
Polis hala şüpheli bulamamıştı.
Benim iyi bir hipotezim var.
Birçok insan orijinal cinayetlerin detaylarını biliyor ve Sullivan’ı kopyalıyor olabilir.
Öncelikle Silent Hill’e gideceğim.
O güzel gölün yakınındaki mezarlığa.
Belki orada bir yanıt bulabilirim.

11 Haziran”

Not 30: Kırmızı Günlük - 14 Haziran (RED DIARY - June 14)

“Bugün hava bir garip.
Erken gelen fırtınayı atlattığımı düşünsem bile ağır bir sis herşeyi kapladı.
Bunun iyi yanı, benim yaptığım bu işte yakalanma olasılığımı ortadan kaldırıyor.
Polis hala bunun bir kopya cinayet olduğu konusunda inat ediyor. O yüzden olayların burayla bağlantısı olmayabileceğini de düşündüm.
Ama yanılıyordum.
Daha erken gelmeliydim.
Mezarlık ne yazık ki çok kötü bir durumda.
Fırtına deniz seviyesini yükseltmiş olsa gerek. Her neyse işte bu şekilde Walter Sullivan’ın mezarını buldum.

(Günlük bu noktada çok zarar görmüş ve okuyamıyorum)

Hala şoktayım...
Mezarda hiçbir ceset yok...
Ve tabutun üstüne “11/21” numarası kazınmış...

14 Haziran”

Not 31: Kırmızı Günlük - ??/?? (RED DIARY - ??/??)

“Odayı terk edeli ne kadar oldu? Günler veya saatler olabilir, bilemiyorum...
Ama bu arada “14/21” cesedi buldular.
Halüsinasyonlar görüyorum.
Sanırım aklımı kaçırıyorum.

(Tarih yok.)”

Henry, tekrar malzeme odasına giderek buradaki delikten içeri girer. Kendisini hastanedeki tuvalette yerde otururken bulur. Eileen Henry’i tekrar gördüğüne sevinmiş bir şekilde koşarak yanına gelir.

Eileen: Henry !!!
Henry: Sen bunca zamandır burada mıydın?

Eileen telaşlı bir şekilde hızlı hızlı konuşmaya başlar:

Eileen: Evet! Ve delik falan da görmedim, sen... sen bir anda yok oldun.
Eileen: Burada tek başıma kalamam! Lanetlenirim, biliyorum...
Eileen: Ben ne yapacağım... ?

Henry kollarını kavuşturarak konuşmaya başlar:

Henry: Seni kurtarmanın bir yolunu biliyor olabilirim...
Henry: Joseph adında birini tanıyor musun?

Eileen düşünceli bir şekilde bir müddet bekledikten sonra konuşmaya başlar:

Eileen: Evet, senin dairende senden önce yaşayan kişiydi.
Eileen: Gazeteci gibi bir şeydi sanırım...
Eileen: Sen taşınmadan 6 ay önce ortadan kayboldu...
Eileen: Ve son zamanlarında...
Eileen: Çok garip davranıyordu...
Henry: Evet, bir araştırma yapıyormuş...
Henry: Bir tarikat ve Walter Sullivan isimli biriyle ilgili...
Henry: Ondan bir mektup aldım.
Henry: Bana... O’nun en derinine inmemi söyledi...
Henry: Ve en büyük gerçeğe bakmamı...

odysseia
17-05-07, 10:41
Şeytanin Sanati.1.2
Saw 1.2.3
YaŞayan ÖlÜler
Mumya Evİ
Hayvan Mezarligi
O
Rose Red
Tepenİn GÖzlerİ
Otel
Kankalar Bunlar Gercekten Kalİtelİ Fİlİmlerdİ Adami ÜrkÜtÜyolardi

odysseia
17-05-07, 10:43
Aaaaaaaaaaaaa Tabİ Halkayi UnutmuŞum

ceza delisi
17-05-07, 11:36
benim en korktuğum film DABBEEEEEEEE:aaa: :aaa: :aaa:

kesh.rap
20-05-07, 06:07
şeytan carpması islerken oluydm nerdese..bide seytan diye bi film islemştm önceden kadının içine grince offf...korkmuştum yaa..halada korkuyrm...

Jiletci55
20-05-07, 09:54
SAW 1,2

blueking
20-05-07, 15:32
beni en çok korkutan flim dabbeydi bu kadar korkunç bir film görmedim

Terrible
21-05-07, 11:21
Dehşet Sokağı

fergive
21-05-07, 23:24
bn belkide daha küçüğüm am bni halka dabbe bide karabasan çok korkuttu
:crazy: :sorry: :Peureux06 :011: :icon27:

fergive
21-05-07, 23:27
ya ayrıca fergiveli olan bn kızım yanlış yazılmış

prens_arif_61
21-05-07, 23:29
bence en iyi korku ğerilim testere ve otel

üno244
22-05-07, 17:28
ölüm oyunu, korku gecesi 20 yıl sora(+18 di tabi) dabbe kuzuları sessizliği

Zigana
22-05-07, 22:42
kısaca dapbe adlı filimde ve büyü adlı flimde çook korkum gerçekten yusuf attım

Disturbed#
23-05-07, 11:06
The Dark ..

saim35
23-05-07, 16:16
''kesik el'' bu flimi seyrettiğim yıllarda 17-18 yaş civarındaydım baya korkkutmuştu beni

CéLLat_59
23-05-07, 17:29
son durak serileri

samet_1907
27-05-07, 10:11
13 hayaletler

hamithan
27-05-07, 18:38
benim en çok korktugum film dabbe ondanda etkilendim

szaanna
28-05-07, 20:35
korkma korktukça korku seni bulacak............

dolores o'.
29-05-07, 18:09
TEKSAS KATLİAMI(ki gerçek bir olaymış), TESTERE-3,RÜYADA(korkunç değil ama güzeldi)

karasxxx
31-05-07, 14:21
hostelllllll

T®@ŇŒ®
01-06-07, 16:42
Beni öyle korkutacak kadar etkileyen bir film hatırlamıyorum:D (Tavsiye filmleriniz varsa yazın sevinirim...)

gizemlikız
01-06-07, 16:43
walla şimdiye dek hiç bi filmden korkmadım.korkmakta istemem:)

gizem elif
03-06-07, 16:36
korkup etkilendiğim hiç bi film yok ama saw serisi kanlı filan olduğu için iğrenç bi film

damla.d
07-06-07, 00:18
cani ruh pskolojik korku izlemenizi tavsiye ederim denzel washıngton oynuyo görsel korkudan nefret ederim ...

Devlet-i Aliye
07-06-07, 09:40
"gerçek şehir efsaneleri" katil bi bayan ve psikopatın tekiydi :D

izaac
08-06-07, 03:20
Daha 7-8 yaşlarında seyrettiğim türk yapımı şeytan filmi.

marun9601
09-06-07, 09:04
omen (eski versiyonu)

Blackslope
11-06-07, 21:23
yani benim öyle pek korktuğum bi korku filmi yok kanka

ocuuu
13-06-07, 11:08
seker kiz kendi:puah::puah:

saka saka 6.his:D

NUSRETTT
13-06-07, 11:11
Şİmdİ Kortugum Fazla Fİlm Yokta Ama Kucuken En Korktugum Fİlm::

Elm SokaĞi Kabusu İdİ Fredİye Bayiliyodum Acayip Korkuyodummm
:d:d

HACKER_TURKIYE
13-06-07, 18:18
exorcist Seytan Bide gerçek olayyyyyy

arap58
13-06-07, 18:25
korkunç bir flim 2:)

HACKER_TURKIYE
13-06-07, 18:35
korkunç bir flim 2:)

zuhaha kanka ordaki seytan kiz korkutucu biraz ama korku filimlerinin komedisi O SADECE :Demon08::Demon08::Demon08:

ismail34
13-06-07, 21:30
Benim korktuğum filmler dabbe ve halka 1-2 :DÖdüm bir yerime karışıyordu seyrederken

MeRwE666
15-06-07, 14:47
Ya korku ile vahşet çok ayrı şeyler tabii ki iğrenç bulduğum korku filmleri oldu..Ama korkunun bu olduğunu sanmıyorum..Walla bayağı küçükken korktuğum film tabii olmuştur ama onunda ismini hatırlayamıyorum..Kısacası dediğim gibi çok iğrenç korku filmi biliyorum ama korktuğumu hatırlamıyorum.....

aclya
15-06-07, 20:22
kankalar ben tam psikopatım yaa:D bitane filmden dahi korkmadım izlerken (keşke korkabilsem) bide küçükken 7 yasındaydım heralde chukkynin gelini die film vardı ya( adını yanlış yazmış olabilirim) onu izlemiştim anneme onun bebeğini aldırmıştım beraber uyuyodum onla.. Rahmetli teyzem ne çok korkardı o bebekten..Psikopata bağlamışım küçükten ben:D:D

MeRwE666
16-06-07, 17:39
kankalar ben tam psikopatım yaa:D bitane filmden dahi korkmadım izlerken (keşke korkabilsem) bide küçükken 7 yasındaydım heralde chukkynin gelini die film vardı ya( adını yanlış yazmış olabilirim) onu izlemiştim anneme onun bebeğini aldırmıştım beraber uyuyodum onla.. Rahmetli teyzem ne çok korkardı o bebekten..Psikopata bağlamışım küçükten ben:D:D

Ehehehhee:D:DBi de o bebekle uyuyodun demekk.Tmm korkmuyorum filmlerden ama katil bi bebekle uyuyacak kadar da iddaalı diilim:evillol::evillol:

onurcancım
17-06-07, 21:23
hiç biri

skolde
18-06-07, 14:19
bni korkutacak film daha piyasaya sürülmedi malesef

BlacK
20-06-07, 16:06
halka dan cok korktum ama saw dan daha daha cok korktum ıyyyyyyyyyyyy iğrennnnç :D

BlacK
20-06-07, 16:07
:s :p=

BlacK
20-06-07, 16:08
saeek

-usta-
21-06-07, 18:57
kankalar biraz komik gelecek ama kemal sunalın gulyabani filmini yaşım 28 oldu hala yalnız başıma seyredemem :hahah: :hahah: :hahah: :hahah: :hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah:: hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::h ahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::ha hah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hahah::hah ah::hahah::hahah::hahah::hahah::

britney
21-06-07, 19:31
wallla ben HALKA dan korktum ya etkisinden kurtulamadım bir süre :D

dolores o'.
21-06-07, 23:50
testere ve hasat zamanı ve son durak-3

gothic prenses
22-06-07, 10:41
ben korku filmlerine bayılırımm heçç korkmam yahh:D:D

realist_
22-06-07, 12:39
yaw aslında bende filmlerden korkmam ama 'otel' çok iğrençti yane islediim en iiirenç filmdi bide tepenin gözleri var oda iğrenç dierlerini gözüm açık izledim :D

YaraSi
22-06-07, 22:45
Sizi en çok korkutan korku filmi hangisiydi kankalar?

Şahsen bana en korkunç gelen film "Long Time Dead" (Öldüren Oyun) adlı cin filmiydi..Sizinki hangisi?

Benimki de o. Çok korktum. Kardeşim bile filmi izleyince kafayı yedi :smile:

mirwa
23-06-07, 12:09
hayalet gemi , korku evi , beyzanın kadınları , the house , the house 2

linkinpark14
01-07-07, 15:59
son durak 3 den çok korkmuştum iğrençti ve birde cehennem kızlarından brz korkmuştum bu kdr :)

esat132
01-07-07, 16:06
hiçbi filmden korkmadım şimdie kadar ama en iğrenç film Saw III(film süper ama çok iğrenç:D)

LєαDєя™
01-07-07, 18:29
| cucky,hayalet gemi,elm sokağı kabusu ,lanetli ev |

CéLLat_59
01-07-07, 22:26
son durak 3 ve haLka

hayatimsin
02-07-07, 10:28
Vampİr Dİe Bİsİ Yoktur Ama Gece Vampİrlerİ Adli Fİlİm Olmayan Biseyi Varmis Gibi Gosterio

bademm
02-07-07, 17:49
Valla Ben Garez'den HİÇ Bİr Şey AnlamamiŞtim Ama Çok KorkmuŞtum:)

[ѕ¢нιzσρяєηια]
02-07-07, 23:32
the omen...(syretmediyseniz tavsiyemdir yok bölee bi korku filmi)

öldüren oyun....(o filmi hatırlamak bile istemiyorum....o gözlerrr... :'( )

halka 1 (ya samara nolur gelme ablacım diye ağladığımı hatırlarım)

ısm@ılcngkc
03-07-07, 13:48
benietkileyen korku filmleri:fredi\koturuh\biraz da halka

:::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::: :::::::::::::::::::::

ilkerxxtr
06-07-07, 12:44
halka 1

kanki55
06-07-07, 20:49
en çok korktuğum flimler:
o diye bir flim
halka 1
korku kapanı
kabus gecesi

gothic prenses
07-07-07, 14:50
çok küçükken şeytan dan çok tırsmıştım ama şu anda korktuğum bi film yoqq

by.TroubleD
07-07-07, 14:53
Ya Korkmak İçinmi İzliyonuzz Ne İçin Anlamadımm Korku Fulmu Korkunuzu Yenmek İçin İzlersinizz Ne Salaklar Varya..!

Crazer
08-07-07, 14:04
barbie :D

baggio
08-07-07, 21:44
arkadaşlar KORKU.COM diye bi film var izleyin harika bi filmdir arkadaşım evde tek izlerken korkmuş izleyememiş ben izledim süperdir...eğer gerilim diosanız hostel ı izleyin....

esky
09-07-07, 19:24
bnde bal mumu evinden korkmuştum sadece.korku filmlerinden pek etkilenmiom:))

zenobia
09-07-07, 22:29
arkadaşlar ben niye görüntülere giremiyorum ya bir zamanlar sayfa çok güzeldi işimdi sadece yorum görüyorum.

zozoğ
10-07-07, 12:08
testere korkunç abi

chucky_31
10-07-07, 12:44
beni en çOk kOrKuTaN FiLm dAbBe Ve TıLSıM Dı

sanalcik
10-07-07, 15:30
bende 10 yaşındayken wmpirler 2 diye film izlemiştim

gadling
13-07-07, 16:35
benim beyendiyim kanka hem heyacanlı hemde gerilim hat safada 6 CI HİS oynayan akdör BURUS VİLS

scorpionknight
17-07-07, 01:52
kurgu olduğundan sanırım hiçbir korku filminde korkmadım...sadece sahnelerine ve hikayesine saygı duyduğum filmler oldu...

adını tam hatırlamıyorum ama ölümün zamanının şaştığı...ve insanların ne kadar kaçarlarsa kaçsınlar bir şekilde öldüğü bi film vardı(mesela evde yangın çıkar,üstelik adamın kolu lavaboya sıkışmıstır,kutarır kolunu yangın merdiveninden kaçar ama o sırada yere düşer yangın merdiveni suratına geçer gibi)...gerçekten senaryosu muthişti...

ama korku-ben? yok malesef

sondurak laaaaaaaaaaaaaaa
kurgu seni takip edecek diodu
kader dese belki daha iyi oludu

scorpionknight
17-07-07, 01:55
küçükken izlediğim kuşlar filminden müthiş korkmuştum. :(

sonra milyonlarca korku filmi izledim. iğrençççç sahneler oluyor fakat gerilim hat safha olan filmlere bayılıyorum. belki asıl korkular onlarda oluyor kim bilir.
iniş -testere-ve gerçekten müthiş filmler arasında dogville-manderlay harikadan öte idi.



eveeeetttttttttt yaaaaaaaaaaaaaaaaa
ne filimdi o
8 9 yaşlarımda siyah beyaz trt de

şahmerann
17-07-07, 15:46
benim yokki:(

slevin7
17-07-07, 17:02
en çok izlediğimde halka 1 den çok korkmuştum....

şahmerann
17-07-07, 23:48
ewt bencede o korkunç

halom34
22-07-07, 00:09
ya o yazdıklarınız kusura bakmayın da makaradan başka bişey deyil . Size söyliyim gelmiş geçmiş en güzel korku filmleri "6.his" ve "diğerleri(the others)" . 10 numara filmler vede mantıklı. yani adamı ürkütüyo. 3. sıradaki de "cinnet" ama bu film çok uzun.

freeboynuz
22-07-07, 12:21
en hoşlandığım film son durak

amonram
22-07-07, 15:54
darkness ... o filmi seyrettigim gece ışıklar kesilmiştiiiiii...

вυя¢υ мαуıѕ
22-07-07, 17:14
BugÜne Kadar Bİ Fİlm Benİ Aman Aman Korkutmadi Yalniz Çok GerİldİĞİm Oldu. Saw1-2-3 Çok GermİŞtİ Benİ

DissmisseD
22-07-07, 17:17
"Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum."

hedefemre
22-07-07, 18:04
jaky di herhalde adı ama bilmiyorum,

07mehmet07
24-07-07, 11:57
bana göre hiç biri korkunç gelmiyor

::_tuwunju_::
24-07-07, 20:00
bence en korkunç film garez 2 (Ju on 2 ) japon versiyonu onu bir izleyin diyorum. Ben gece açtım izlemeye başladım fakat bitiremedim korkudan sonra sabah devamını izledim düşünün artık :)

sen ciddi misin?bn o filmde güldüm bildiğin sadece bööööööööö dio komedi filmi bnce o :D

::_tuwunju_::
24-07-07, 20:01
arkadaşlar o zaman otel 1 ve otel 2 yi izleyin ondan sonra konuşalım...

otel1i izledim ama testere daha ii bnce sadece kesio adam:)tmm verdiği dersler var ama gerilmek adına bişi yok bnce

erk_scream
24-07-07, 22:17
ben de korku gerilim sever olarak beğendiğim çok korku filmi olmuştur onun için 1 tanesini söylesem diğerlerine haksızlık olur ondan hepsini de yazamaycağıma göre neyse konu için teşekkürler ama elm sokağı kabusu ve serisi
çok değişik bir filmdi açıkçası bende ilk 10 a girer korku filmleri arasında wes craven ve stephan king gerçekten çok başarılılar

ejm
24-07-07, 22:52
Katlİam Dİe Bİ Fİlm War Mutlaka İzleyİn Manyak Korku =) Sahsen İzlerken Yusuf Yusuftuk=)=)

kubidik
25-07-07, 01:40
Stephen King's IT ve Animal Cemetary

alewww
25-07-07, 13:48
hostelın 2side cidden süperdi ya ilkinden daha dehşetti..

aclya
25-07-07, 14:15
1 tane güzel korku filmi yok su dünyada ama güzel gerilim filmleri var otel testere bunlar kan vahset içerikli bunların ayrı bi kategorisi olmalı korku filmiyle bağdaşmyorlar

Tolga MERT
25-07-07, 21:05
Benim en çok korktuğum film DABBE TUL ARZ ama abi acayyip ses vardı bide bağırıyo ya uyaaaaaaaaann die ödüm patlıodu..

Benimde en çok korktuğum film 338@0 Dı (dabbe)

ReSeaRcHeR
26-07-07, 00:30
yenilerden

testere, hostel, tepenin gözleri 1-2

by_scout
26-07-07, 10:43
80 lerden bu yana gelirsek freddy(elm sokağı) ve jason(13.cuma) ı herkes bilir...günümüzde garez yüksek tansiyon ölülerin şafağı fena deildir.....

seymaaltunok
26-07-07, 14:12
KORKTUĞUM DEĞİLDE EN COK SEVEREK İZLEDİĞİM FİLM BİRNCİSİ 'SON DURAK ' İKİNCİSİ '23 NUMARA '

texaslım
26-07-07, 21:17
şu anad kadar pek korku filmi izlemediğim için en fazla korkmak değilde ürktüğüm DABBE ondaki müzik efekti varya aboo :D

shulebicer
31-07-07, 22:06
ben bundan beş sene önce şeytanı seyretmiştim,bir hafta boyunca uyuyamadım valla.ama itiraf etmeliyim ki ben korku denildiğinde korktuğum için hepsi banma korkunç geliyor:)

esky
01-08-07, 13:51
izlediim hiçbi flmden korkmadımki bugüne kadar...zaten çoğu saçma geldi:D ama bal mumu evi biras korkutucuydu hakaten...

tekirdağ
04-08-07, 01:40
ölülerin dönüşü ,onlar ,ogema

maeglin
04-08-07, 06:58
tepenin gözleri 1 den biraz korktum ama film baştan sona kadar gerilimdi korkuda vardı tabi ama gerçekten çok güzel filmdi

zyxel11
04-08-07, 07:52
taaa ufakken ızledıgım ıcın korkmustum -----SCREAM ----

yazgulu86
11-08-07, 23:14
Bu güne kadar izlediğim en güzl korku flimleri arasında Şeytan Çarpması ( çok güzel bi flim gerçek bi hikaye olması cabası), garez 1-2 ( saçma olabilir ama korkutucu zaten flimi izlerken aman çok saçma diyenlere sinir oluyorum çünkü başka korku filmi tadı nasıl cıkacak ançak kendini ona kaptırtarak böööö :D :kiki:

kırmıssı
12-08-07, 01:05
eskiden isledigim freddy we cason wardı islesem hala korkarımmm (bu arada filmin ismini dogru yasmamış olabilirimm:D)

turk_x
13-08-07, 23:26
Kanımca kararımca en iyi korku filmi 1973 model 1-''The Exorcist''(meali şeytan=iblis)tir.Filmi diğer pek çok korku filminden ayıran
ve onu en iyilerde zirveye taşıyan özelliği bence yakaladığı o kendine özgü kasvetli atmosfer ve ilginç bir şekilde bu karanlık
atmosferin insanı boğmayıp daha da merak uyandırıcı bir halde kendi içine çekmesi.İnsan zihnine kazınan sahneleri ve anlık korkutucu unsurları bir arada harikulade harmanlamış olarak gönüllerin sultanı olmayı başarıyor bu güzel film.Bana göre 2. en iyi korku filmi ise akılda kalıcılığı yani zihni meşgul edici özelliği, ani bir şekilde koltuktan zıplamamıza neden olan sahnelerine daha ağır basan 2-''Jacop's Ladder''.(meali Jacop'un merdiveni ammavelakin Jacop'un kabusu gibi bir isimle çevrilmişti sanırım)Burada 3 temel unsur
filmi öne çıkarmakta:Tim Robins'in başroldeki mükemmel performansı, ürkütücü sahnelerin aşırı vurucu bir şekilde çok ani gelişimi ve akılda kalıcılığı...Kabusları bu kadar güzel resmeden;
hızla gelişen o saçma ama aklımızda bir yere kazınmış imgeleri bu kadar güzel ve vurucu bir şekilde gösterebilen başka bir film şu ana kadar yapılabilmiş değil.Üçüncülüğü ve bronz madalyayı kazanan filmimiz ise
Japon versiyonlarını henüz izlemeye fırsat bulamadığım Ringu serilerinin Amerikan versiyonlarının birincisi olan 3-''The Ring''.(meali halka hani şu yuvarlak gelen)Bu filmin akılda kalıcı tarafı ani korkutma amaçlı sahnelere göre çok çok daha baskın.Bu filmin bana göre öne çıkan tarafı ise filmdeki video kasette gösterilen
o kesik sahnelerin inanılmaz dondurucu ve irkiltici bir şekilde zihne kazınması.Evet, kaliteli korku filmi hayranıysanız ve bu 3 filmden herhangibirini seyretmediyseniz, hararetle
tavsiye ederim.

erk_scream
14-08-07, 15:14
belki cvp yazmşımdır bamadım ama yine söyliyim sinemada oynayan tanınmış yani bilindik tüm korku gerilimler güzeldi bence eskilerden bu yana:)

fatoşş
16-08-07, 15:01
kanki ben tepenin gözlerin de çok korkmuştum ve sansürsüz olan bölümü işlemiştim:icon32:hadi beni boşver yanımda da bu tarz filimleri yemiş yutmuş bi arkadaş vardı az kaldı pantolonuna yapıyodu.ayyy çok korkunç:aaa:

deli_kız92
17-08-07, 11:49
Valla Kanka Kesİn Şeyten Dİom Bn Çok KotkmuŞtum Hatta Öle Kİ 1 Hafta Annemle Yattim

TheDevilGhost
17-08-07, 11:56
korku filmlerinden korkmuom:D:D:Donlar bnd korksun

nilesss
17-08-07, 13:07
ya belki saçma gelir bazılarına barda filmini izlerkn çok korkmuştum!sahneler felaketti ya..korku filmi diildi ama acaip ürpermiştim:D

freak_nlbnt91
18-08-07, 11:46
bizimde chucky

NumB59
19-08-07, 13:28
"Boo" die bi filmdi..hep korku filmi alırım korkmak için ama hiç korkmam...sadece biraz sıkılırım ama korkmam..bunuda aldm korkmak için altıma s_çt_m...
hatta kusenle (sempatikk) bi korku filmi aldık "hayvan mezarlığı" die karnımıza ağrılar girdi gülmekten... :kiki:

BlacK
25-08-07, 16:40
şeytanın sanatı dabbe halka saw bideeeeeeeeeeee hababam sınıfı üç buçuk:D:D:D

claret
27-08-07, 18:13
Kankalar lütfen bildiğiniz iyi bir korku filmi varsa bana önerin lütfen...

Hakan
30-08-07, 20:04
D@BBE


korkunç bir film :aaa:

kr@magix
01-09-07, 23:27
elm sokağı kabusu serisi yani freddy...bide türk filmi şeytan vardı ya eski bii yapım küçükken onu izlerken baya bi korkardım (halada öle):

xinya
02-09-07, 00:44
valla aynen benimde öldüren oyun bide gece izlediğimden dabbe

emrecan_kezman
03-09-07, 11:29
yav ben korku film die çok iğrenç filmler izledim yok paramparça oluyolar korku filminden boo filmi çok korkunç korkmak istiyenler mutlaka izlesin :D

ertu97
03-09-07, 13:58
en en çok şeytanların evi ve ölülerin dirilişini beğendim...

rabia07
10-09-07, 14:18
valla açıkçası ben testereden çok korkmusdum:d

musti128
11-09-07, 12:38
Benim en çok korktuğum film DABBE TUL ARZ ama abi acayyip ses vardı bide bağırıyo ya uyaaaaaaaaann die ödüm patlıodu..

katılıyorum +++ pls

@te$
11-09-07, 15:19
halka
yaşayan ölüler
ve cinli perili bütün filmlerden korkuyorum

a_gs
11-09-07, 16:01
en korkuncu dabbe (dabbe-tül arz) ayrıca dabbe kuran-ı kerimde yer alıyor

rahil
12-09-07, 00:48
7-8 yaşlarında ablam bir film seyretirmişti ortaçağ avrupasında geçiyordu adamlara işkence ediyorlar çocukları felan kesip yiyorlardı hala aklımda ayrca yaratık serisi ,damien ,birde bir film vardı ağaçların kökleri yerden çıkıp çoluk çoluğu telef ediyorlardı hangi birini anlatsam fredy bana komik bile geliyordu burdan anlayın işte insanın ruh hastası ,manyak bir ablası oluca böyle oluyor.Şimdi sadece aksiyon ve romantik komedi izliyorum.Yinede garezive halkayı izledim .

manyak_güzel
12-09-07, 07:11
bilmem yaww ama bugüne kadar birtekk korktuğum film var oda ''emly'nin kabusu(şeytan çıkarması)....ürkütücüydüü...

asi_darkclaw
13-09-07, 05:17
En çok korktuğum film; Dabbe

cagatayerdem
14-09-07, 21:51
benimde öldüren oyun dabbe cinli zombili filmler :D

tugcem86
18-09-07, 09:18
benim korugum yok da garez iyi gibiydianiden oluyordu olaylar beklenmedik an

xribo
18-09-07, 11:39
babalar siz bişi bilmiyorsunuz gerçek korkunç film hostel1 2

xribo
18-09-07, 12:04
babalar siz bişi bilmiyorsunuz gerçek korkunç film hostel1 2

asyemurum_1903
21-09-07, 20:29
selammm arkadşlarr
nasılsınız ben daha şimdi üye oldumm :)

asyemurum_1903
21-09-07, 20:33
arkadaşlar ban bi yardımcı olun daha yeni üye oldummben

<champion>
21-09-07, 20:34
Saw II

michaell
24-09-07, 12:10
:saeek:korktuğum değil ama şimdiye kadar en beğendiğim film testere 3:aaa:

hero_hasan
24-09-07, 19:10
dabbe den korkmuştum eeee yani gece 12 iydi

baild
25-09-07, 11:58
evıl dead serisi
hayvan mezarlığı orjinal version



sizleri seviyorum kankalar

HeLL_DooR
27-09-07, 13:53
Çok az film izlediğim bana göre kıyametin sonunda okyanustan çıkacak zincirlere bağlı olan yaratık "DABBE" idi. Tabii Dabbe-tül arz'dır.

LєαDєя™
29-09-07, 23:07
bence en korkuncu selenaydı ..:D

melekyüzlüm
30-09-07, 14:11
benim çook korktuugum biir filim yok
ama

şeytan
son durak
garez
dabbe
filimleri çok hoşuuma gitti :okay:


Sevmek sadece yetmiyormuşş:nono:
Saygı olmadıkcaa aşkda olmuyormuş:Peureux06

melekyüzlüm
30-09-07, 14:15
HOSTEL 1 ve2 yi unutmamak lazım tabii
ama oo filmi izlerkenn ressmen aklım giitti berbatt bişi :hahah:

michaell
30-09-07, 19:59
:saeek:testere 4:aaa:

michaell
30-09-07, 20:00
ve kuzuların sesizliği:ragaci

michaell
30-09-07, 20:03
:Peureux06kankalar zombi filmideçokgüzel yaw:011:

cesur_man
13-10-07, 20:35
SON DURAK 3,dabbe,testere 2 o kadar dır herhalde :D

Innucent_girl
18-10-07, 17:09
kurgu olduklarını bildiğim için filmlerden korkmam

RockREBEL
19-10-07, 03:58
Son Durak III, Testere IV, Şeytanın Gümü, The Omen, The Omen Ofrit.. :)

Hepsinden korkuyomuşum yaw... :kiki:

metallica-gsm
21-10-07, 10:54
bnmen çok korktğm film DİĞERLERİYDİ..çk korkkmştm ya:)

roobi
21-10-07, 15:33
Ölüm çıkmazı çoq güzel bi korku filmidir;)bnde çoq korktum gerçi:)

xxxodxxx
29-10-07, 13:45
gece bekçisi kanal 1de izlediydim

aka_700
03-11-07, 21:20
iki tane izleidm dehşet gecesi yle büyü,
büyü yüzünden ben bir hafta geceleri uyuyamadım
büyüdeki cin konusu öldürdü beni ya, yoksa dehşet gecesine hiç tınmadım bile

cesur_man
04-11-07, 10:33
benim korktuğum bir korku filmi yok açıkcası:D

baild
05-11-07, 16:09
bnimde halka 1,2

e982603
11-11-07, 19:16
en korktuğum film kötü ruh; içimi ürperten sahnesi adam sevgilisini öldürmüş gömmeye götürüyor mezarını kazarken sevgilisi ona bakıyor pis pis adam dönüp baktığında gözlerini kapatıyor. daha sonra gömüyor tam gidecekken topraktan elini çıkarıp neyse..

lameran
11-11-07, 19:57
28 hafta ve 28 hafta sonra
otel 1-2 testere -1-2-3 dürdüde yakkında :D

kıpır kıpır
17-11-07, 15:19
kankalar beni halka fillmi acayip korktum zaten korkaaan tekiyim
bir otobüs korna çalsa ben acyip korkarım hatta bi keresinde araba kaydırma yapmıştı...
arkadaslarım benle yarm saat dalga geçip güldüler

batuhanry
17-11-07, 23:21
benimkiler saw 1, 2 ,3 ama en çok saw 1 de çok korkmuştum adam fotoğraf makinesinin flashıyla görmeye çalışıyodu bide ses geliodu bebek sesimi ne sonra arkadan bi aldı paaattt:D

girlege
18-11-07, 14:39
ben büyüden etkilendmiştim:)

d*ğ*k*n
18-11-07, 15:47
ben de the exorsist filmini izlemeye başladım beş dakka olmadan korkudan kapattım

dilegim
21-11-07, 11:55
bugüne kadar o kadar korku filmi izledim hiç birinden korkmadım ama en çok etkilendiğim öldüren oyun oldu

death_phantom
21-11-07, 15:02
ben hiç bir filmden korkmadım korku filmlerini severek izlerim. zevk veriyor işte napim.. :/ hele o elm sokağı kabusu 1-2-3-4-5-6-7 çooookkkk komikti o freddy nin yürüyüşü hele :D:D:D

death_phantom
21-11-07, 15:03
bence hiç bir film korkunç değil macera hepsi ya gerçek korku filmi istiyorummmmmmmm

counter9
28-10-08, 23:10
halka 1-2

Recovery
29-10-08, 09:00
halkadan 1-2 garez1-2:d

MURAKE
29-10-08, 09:26
yok öle bişey

Oğuzhan
29-10-08, 09:37
Garez 2 (:

Jedilance
29-10-08, 10:13
gece 2 de halka izlemiştim küçükken o zaman korkmuştum sadece o kdar

yzx
29-10-08, 15:32
şeytan çarpması :D

aylin_ismail
29-10-08, 18:00
şeytandan korkardım.Halada korkarım:S

Fαвιαη
29-10-08, 21:05
en çok psikolojimi bozan Dabbe ;) 1 ay boyunca psikolojik tedavi gördüm

Hanzala
29-10-08, 22:01
sinemada izlediğim için olsa gerek mumya evi

element80
30-10-08, 01:32
saw 2 ye kadar...şeytan...şu kücük kızın içine giren şeytan filmi(kücükken izlemiştim)

AlsaceLorienne
30-10-08, 01:35
malesef filmler tatmin etmiyor artık, evdeyken gece odamda korku kitapları okumak daha heyecanlı, sanki kapı açılıp da gelivericeklermiş gibi geliyor. bir keresinde kapı açıldı, gelen babamdı :D "daha yatmadın mı olm" dedi, bilmiyor ki ben o an altıma ediyordum az daha :D

CéLLat_59
30-10-08, 14:52
en çok psikolojimi bozan Dabbe ;) 1 ay boyunca psikolojik tedavi gördüm

oha :D

_AlMiNa_
30-10-08, 15:00
Kötü ruh :D

hallowed_dark
30-10-08, 15:58
o zamanlar ufak olmamdan mütevellit şeytandı =)) son dönemlerde korku diil de,otel serisinde çok gerildim...

Recovery
31-10-08, 14:56
çığlık:D

SpOoD_GirL
31-10-08, 17:27
Şu ana kadar izlediğim korku filmlerinden hiçbirinde korkmadım .

burak hamal
31-10-08, 18:21
arkadaşlar içerde filmide çok pis korkutucu değilde hamile kadının karnından bebeğini almak için kadın neler yapmıyor diyim anlayın artık en sonunda alıyor tabikide

hudayi_07sb281
31-10-08, 22:36
yok ki
:S

anTi
01-11-08, 16:54
Şeytan.

Küçükken izlediğimden olsa gerek fazlaca korkmuştum :D

ateshjan
03-11-08, 15:19
KÜÇÜkken elm sokagi kabusunu İzlemİŞtİm onda korkmuŞtum ama oleÇok korktugum bİ korku fİlmİne rastlayamadim

AniMeHEro
03-11-08, 23:19
şeytan çarpması :D

o film baya iiydi

insanın gece 3 te uyanası geliyo :D

gıcıkk
04-11-08, 10:49
bende dabbedn çok korkmuştum ya

moment25
05-11-08, 13:10
Korku ve gerilim filmlerinin hastasıyımdır.Kesinlikle kaçırmam.Ama dersenizki hangi filmler aklında kaldı.Diğerleri diye bir film vardı.Konu olarak olsun gerilim olarak olsun ve final olarak harika bir filmdi.Ayrıca Küçükken izlediğim ölülerin kitabı diye bir film vardı.Showda da gösterildi.Ancak kesilerek verilmişti.Türk filmleride bi sıçrayış vardı bu filmlerden hoşuma giden ise , Musallat oldu.Etkisinde kalınacak bir filmdi

shuchshuz
05-11-08, 18:02
teksas katliamı diye gerçek yaşanmış bir hikayeyi konu alan film.çok korkunçtu..

element80
11-11-08, 15:51
solstice...gerildim baya bi

teos__35
13-11-08, 12:02
Korku ve gerilim filmlerinin hastasıyımdır.Kesinlikle kaçırmam.Ama dersenizki hangi filmler aklında kaldı.Diğerleri diye bir film vardı.Konu olarak olsun gerilim olarak olsun ve final olarak harika bir filmdi.Ayrıca Küçükken izlediğim ölülerin kitabı diye bir film vardı.Showda da gösterildi.Ancak kesilerek verilmişti.Türk filmleride bi sıçrayış vardı bu filmlerden hoşuma giden ise , Musallat oldu.Etkisinde kalınacak bir filmdi

kesinlikle haklısın diğerleri gerçekten harika bir filmdi.

**oldcity**
13-11-08, 14:01
gecenin rengi
ben bu filmden çok korkmuştum

FoReweRaP
13-11-08, 14:40
Dehşet Sokağı hep iğrenç hemde korkunç bir filmdi :S

satisfacti10
14-11-08, 00:39
the others

emre2147
14-11-08, 10:41
Walla kücükken 6 yaşındaydım galiba Fredinin kabusu 3 yada 6 yı izlemişitm çok komiğime gitmişti ondan sonra . Aslağa ışığı sondurme diye bi film vardı ona gittim ondan tırsmıştım. Ondan sonrada Korku filmi izlemedim zaten izlemiyorum korkuyorum :D

JasmerooN
14-11-08, 10:52
Ya bm korktugum film yok da bi şizofren filminde tırstıydım adam buldugunu kesiodu:D

emre2147
14-11-08, 11:38
Ha bide bi filmde adamın biri deli hastanesinde bütün ansiklopedileri her bilgiyi ezberliyor bigün kaçıyo ve önüne gelen bilgisizleri öldürüyor çok korkunçtu :D ....

tyfun
15-11-08, 01:16
tepenin gözleri diıorum bişi demıorum kendımı germekten kas yaptımm.:D

Eski Anarchy
15-11-08, 13:59
garez:D

zehr-i zakkum
16-11-08, 10:42
izlediğim;
karanlıkta 30 gün,
cevapsız arama ,
işaretler
çk tırrrssıyorumm!!

aяwєи
16-11-08, 14:17
Şeytan Çarpması.

Film, gerçek hikayeden alıntı olduğu için korkutmuştu.

''мαѕαℓρєяιѕι''
17-11-08, 20:19
cİnnet

DissmisseD
19-11-08, 22:09
Şu sıralar The Messengers (Haberciler)'ı izledim o bayaa iyiydi :) Ten point :)

krêm$antî
19-11-08, 23:18
İşaretler
Ziyaretçiler Son Savaş
Şeytan çocuklar

slçkky
25-11-08, 00:30
çok eskı bir film ama yaşayan ölülerin dirilişi:)))izlemeyenler izlesinler ismi bile ürpertici.ayrıca son zamanlarda korku adına pek sık film çekilmiyor,çekilenler de fasa fiso hava civa fıssssss cıkıyorr...

tglifatih
25-11-08, 09:49
arkadaşlar Tavsiyem
1)Rose Red Konagı ****
2)İnsan Avı 1-2
3)Şeytan
4)Cehennem Aşkı
5)Sen ve Ben
6)Yer altı İnsanı
7)Gitmek İstemeyen Lanet***


Arkadaşlar Mutlaka İzleyin MUTLAKA

нєяgєℓє
25-11-08, 20:44
Şeytan 8 yasımdayken babamla sinamasina gittim (: felaket korktum tek yattıgım zaman cildirir gibi oluyodum Allahıma bin Şükür unuttuk . .

yaren212
29-11-08, 19:44
hatırımda kalan ve beni en çok etkiliyen redrose ve testere serileri

güvenlikci
02-12-08, 18:32
tabikide musallat bence izlemeyenler izlesin baya etkileyici

turgayejder
02-12-08, 21:12
turk yapımı seytan fimi hic unutmam cuma gunu gunduz vakti bi kanalda yayınlanmıstı o kadar korktum ki etkisi cok uzun surdu ama simdi gulerek bakıyorum zaten ondan sonra izledigim hic bi korku filmi beni korkutmadı

mavicris
05-12-08, 17:45
semum da korkunç son durak 2 de ilk izlediğim zaman çok korkmuştum.

ttuqcee
08-12-08, 12:44
bn seYtAN çArPMASıNdAN koRKMuStm AMa gErÇektEN kOrKuNç Bi fİlMdİ...

ancel_girl
09-12-08, 23:47
ya dabbe tülarz ve hasat acayip korkmuştum ya bide birden sesi yükseltince insan mafoluyo

gogzan536
11-12-08, 18:02
walla benimde korktuğum yok ma gerildiğim var halkalardan filan korkmam kankalar ama garez filminde çok gerilirim bu arada jakat sen demissin ya kanka zombi filmleri die ben onları çok sewerim komik gerir

teşekkürbotu2
12-12-08, 02:44
Halka Çok kÖtÜ tirsiyorum aq valla ÖldÜrÜcek korkudan benİ onun yÜzÜnden ayna korkumda var bİr bİlen varsa bu korku nasi geÇer anlativersİn hayrina

NumB59
12-12-08, 14:46
Boo ve Amerikan Büyüsü ve ARAF :S
Bakamıorum yemin ederim yüreğim hopluyo :D

judge04
14-12-08, 22:48
arkadaşlar musallat ı izlemenizi tavsiye ederim film saçma ama konu olarak gerçek bi konu işlediği için doğal yönden insanı ürpertiyorrrrr

judge04
15-12-08, 14:49
unutmadan...

şeytan ı izlemenizide tavsiye ederim...

xXxEsCxXx
15-12-08, 14:57
unutmadan...

şeytan ı izlemenizide tavsiye ederim...

İyi güzelde arkadaşım flood'un dibine vurmuşsun^^

Bu arada benı en cok korkutan OTEL olmustu ilk çkıtgında izlemiştim sonra kac defa izlememe rağmen korkmadım..

Diğer filmlerde de o kadar korkmadım..

judge04
15-12-08, 14:59
otel 1 mi 2 mi

manyak_güzel
16-12-08, 09:28
beni en çok korkutan film:: olmadı kankalar yaa ben gece bile kalkıp korku fılmı arıorumm tek basıma isliorumm..ama korkmuyorumm bana bı korku fılmı onerır mısınız yaw??

deli kıss
19-12-08, 22:12
aslında korku filmlerinden korkuyorum ama hepsnden değil tabikide gerçekten adam akıllı korku filmi olandan gerilim aksiyon hepsi içinde olucak korkuyorum ama buna rağmen izlemekten asla vazgeçemiyorum he bir korku filmini tek izleyebilirmiyin sanmıyorum bundan 1 sene önce mi yoksa 1,5 sene mi ne oldu o zaman korku kapanını ilk izlemiştim ve ondan çok korkmuştum çok süperdi gerilimi çok yüksek bir filmdi belkide ondan bide sinema ses düzeyi falan vardı sonra mumya evnden korkmamıştım fazla ama bazı yerlernden ürkmüştüm yinede birde bal mumuydu sanırım yusuf yusuf olmuştum:)he bunları yine izlermiyim izlerim tabi ama tek başıma asla...tek izlersem uykularım kaçar ayyyyyy düşünemiyorum!!!!

siberosican
27-12-08, 18:07
duş

ask-ı-şebo
01-01-09, 20:13
halka1,2 sonra ölüm oyunu ve son durak serileri

bay_strateji
05-01-09, 20:38
otel filmi harika

damlaa21
07-01-09, 00:50
tabiki şeytan çarpması

≈Sah≈
07-01-09, 21:52
6.his:eek:

AniMeHEro
09-01-09, 22:03
The mist / sis
In the Mouth of Madness /Çılgınlığın Ötesinde
They / Onlar
Amerikan büyüsü

Bunlar korkutmaz ama adamı baya bi gerer :smile:

asigirl89
10-01-09, 12:53
musallaaatttt
yaa korkmadim ben ama sonrasinda korktum yane böle tesadüf korkunc seyler olunca :D tirstim cünkü gercek oldunu söledikleri icin

karaRüzgar
26-01-09, 10:22
benimki: saw 1 2 ve 3

yalnız gezen
26-01-09, 10:57
cok küçükken izlemiştim şeytan dıe bi film. ama yoktu böle bişey cok fena korkmustum zaten o film dünyanın en ii ses efekli filmi olarak ödül almış

speeddriver
28-01-09, 15:20
hiçbir filmden korkmam, kendime filme kaptırmadığım için benim için sorun olmuyor.

BLOUD98ASLAN
30-01-09, 10:05
KANKALAR BİLİRSİNİZ KURT KAPANI DİE Bİ FİLM VAR İZLEMEDİM AMA GÖRSELLERİNDEN DOLAYI 1 GECE UYUYAMADIM :dddd

*} darq_lucifer
30-01-09, 16:24
ayyy bn dabbe filmnden çk korkmuştum. gce abimle ytmıştım o filmi hç untmuorum ve hala islemye korkuorum.

Düş'ünce
30-01-09, 19:06
İşaretlerden korkmuştum.

Ganfiday.Dersim
01-02-09, 03:06
ben orta okulda kötü ruh diye eski bi filim izledim onun izlerini nerdeyse 1 sene atamadım üstümden :D


















Haklıysan korkma,Hak seni korur

cemreefe
01-02-09, 11:03
The Messengers :sukur::masum::menani::help::Violence3:boom:

Recovery
01-02-09, 11:26
semum etkisi 1 günde gitti ama izlerken insan baya bi geriliyo:D

canerece3
05-02-09, 17:14
bn dolu film izledim ama hiçbirinden korkmadım bi saw 5 dışında

qözDe
05-02-09, 22:00
tepenin GöZLeri we testere 5

SwiftSure
11-02-09, 19:12
musallat 'ın basında ve sonlara doru tırsmıstım(icinde 3 harfli olan filmlerden korkarım genelde izlerken bisi olmas ama ilzedikten sora ...)

jubaist
11-02-09, 23:29
garez serisi favorimdir beni bu zamana kadar tek korkutanda o filmdir

nail_
12-02-09, 02:46
pet cemetary,çocktum çok korkmuştum..

typhoon_07
21-02-09, 18:45
kanka beni en çok elm sokağı kabusu filmi ve testere filminin üm serisi korkuttu.izlemeni tavsiye ederim özellikle elm sokağı kabusunu izle..
by typhoon_07

oktay96
22-02-09, 15:32
bneim en çok korkduğum film rec herkese tavsiye ederim

Nîda1905
22-02-09, 21:20
bn çk sewerim korku filmlerini garezi çok sewmiştim ama çok aşırı korktuğum olmadı hiç

Dr_Tugrul17
22-03-09, 04:09
rec bir numara ama çok da sinir bozucu:)

miley
26-03-09, 20:46
:aaa:1.şeytan
:aaa:2.dabbe
her korku filminden korkarım valla:sad:

kartal_ibo7
27-03-09, 18:29
benim korktugum bir film yoq ama size bi komedi filmi oneriyorum
::FB' nin 100 yıllık tarihi

rcp_brl
29-03-09, 22:31
beni ençok öldüren oyun korkuttu. küçükken izlemiştm ondanda olabilir. şimdi izlesem o kdr korkmam heralde:)

counter9
30-03-09, 02:59
Halka filmiydi.

jolie
31-03-09, 18:38
1.aynalar 2.karanlık şimdiye kadar en etkilendiğim filim bunlardı

rapindia
02-04-09, 14:45
[ Kötü Ruh ] - - Süpper Bişiydi Yha Çok Korktum 9 yaşındayqen isLedim :(

Dilşad
02-04-09, 14:54
[ Kötü Ruh ] - - Süpper Bişiydi Yha Çok Korktum 9 yaşındayqen isLedim :(

bende 10 yaşlarında filan izlemiştim hala aklıma gelince korkuyorum!!!ondan sonrada bi daha hiç korku filmi izlemedim

btasbas13
05-04-09, 18:34
the exorcism herkeze öneririm gerçek hayattan alıntı bir film

belma28
06-04-09, 21:13
ben yalnız izlemiştim rose red konağından tırsmıştım

counter9
06-04-09, 21:16
"Martyrs" izleyeli 3 hafta oldu hala etkisindeyim