PDA

View Full Version : Peygamberimiz'e büyü yapıldı mı?



Muhabbetci
20-06-09, 18:23
Peygamberimiz'e büyü yapıldı mı?




Peygamberimiz Hz. Muhammed'e büyü yapıldığı iddiaları gerçek mi?
Kur'an-ı Kerim'e göre bu olay mümkün mü?




O'na büyü yapılmadı

Kur'an-ı Kerim'e göre, Hz. Peygamber'e büyü yaparak veya başka bir yoldan zarar verilemez. Yani 'O'na büyü yapıldı' iddiası yalandır.

1 - Hz. Peygamber'e Büyü Yapıldığı İddiası Gerçek Dışıdır
Öncelikle söyleyelim ki; Hz. Peygamber'e büyü yapılmamış, büyünün tesiri ile hasta olmamıştır ve de bu sözde büyünün bozulması için de, son iki sure gelmemiştir. Çünkü, bir defa büyünün herhangi bir gerçeği yoktur ki Hz. Peygamber'i hasta eylesin...

2- Bu iddiayı ispatlayan Kur'an-ı Kerim'de hiçbir Ayet-i Kerime mevcut değildir: İddia edildiği gibi Hz. Peygamber'e büyü yapılsaydı ve onu bozmak için de iki sure inmiş olsaydı, o surelerde bunu açıklayan bir beyan bulunurdu. Ama söz konusu surelerde böyle bir beyan mevcut değildir. Hz. Peygamber'e büyü yapıldığına dair iddialar İslam'a sokuşturulan yalan ve iftiralardan biridir. Bu yalan iddianın yer aldığı kitaplar itimat edilmeyen zayıf ve hurafelerle karışık kitaplardır, onlara inanılması asla doğru değildir.


İKİ SUREDE DE BÜYÜ İLE İLGİLİ İDDİALAR YOK


3- Büyünün gerçekliğine inanmak şirktir: En önemlisi de büyüye sihre inanmak, şirktir. Çünkü büyünün kendisi Allah'a şirk koşmaktır. Yalnız Allah da var olan gücü, sıfatı ve tesiri başka varlıklarda var saymaktır. "Hz. Peygamber'e büyü yapıldı, büyü ile Peygamberimiz hasta oldu" demek büyünün gerçekliğine inanmak olur.

4- Hz. Peygamber, Allah korumasında: Son bir nokta, Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber'e hitaben Cenab- ı Hak şöyle buyurmuştur: "Ey Peygamber Rabbinden sonra indirileni tebliğ eyle, bunu yapmazsan peygamberlik görevini yapmamış olursun, şüphesiz Allah seni insanlardan (onların şerrinden) koruyacaktır. Şüphesiz Allah kafirleri doğru yola iletmez." (Maide Suresi: 5/76) Bu Ayet-i Kerime'ye göre Hz. Peygamber'e insanların büyü yaparak veya bir başka şey yaparak zarar vermesi mümkün değildir. Dolayısıyla Hz. Peygamber'e büyü yapıldı iddiası kesinlikle gerçek dışıdır.

5- Felak ve Nas Sureleri'nde büyücülerin iddiaları yoktur: Büyücülerin ve büyücü olmayıp da bu konuyu doğru anlamayanların iddia ettikleri şeyler, Felak ve Nas Sureleri'nde mevcut değildir.

Büyücülerin iddiaları şöyledir: Hz. Peygamber'e büyü yaptılar, bunun üzerine Hz. Peygamber hasta oldu ve Cenab-ı Hak büyüyü bozmak üzere Felak ve Nas Sureleri'ni indirdi. Hz. Peygamber bu sureleri okuyunca büyü bozuldu ve kendisi sağlığına kavuştu.

Tekrar söyleyelim ki; Felak ve Nas Sureleri'nde Hz. Peygamber'e büyü yapıldığına dair ve bu surelerin de büyüyü bozmak için geldiğine ilişkin hiçbir açık beyan mevcut değildir. Bu yolda ileri sürülen iddialar tamamen uydurma ve yakıştırmalardan ibarettir. Dolayısıyla Felak ve Nas Sureleri'nde büyünün gerçek olduğuna dair de herhangi bir belge de yoktur. Büyünün bir tek gerçeği vardır, o da yalan ve hileden ibaret olmasıdır. Felak Suresi'nde de büyücüden yani büyücülerin yalan ve hilelerinden Allah'a sığınılma emredilmektedir. Felak ve Nas Sureleri'nin anlamlarını okuduğumuz zaman açıkladığımız bu gerçek, çok daha güzel biçimde anlaşılacaktır:

Felak Suresi'nin anlamı "
1- De ki; sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı çıkaran Rabbe, 2- Yarattığı şeylerin şerrinden,
3- Karanlığı bastığı zaman gecenin şerrinden,
4- Düğümlere üfleyen (büyücü) kadınların şerrinden,
5- Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.

" Nas Suresi'nin anlamı: "
1- De ki; sığınırım ben insanların Rabbine,
2- İnsanların Melikine,
3- İnsanların Tanrı'sına,
4- Sinsi vesvesecinin şerrinden,
5- O ki insanların göğüslerini (kötü şeyler) fısıldar.
6- Gerek cinlerden, gerek insanlardan" (olsun bütün vesveselilerin şerrinden sığınırım)

Görülüyor ki, her iki surenin anlamından gayet açık olarak anlaşılıyor ki, bu sureler de Hz. Peygamber'e büyü sihir yapıldığına dair bir ifade yoktur. Bu surelerin büyünün bir gerçeği olduğu şeklinde bir beyan da taşımıyor. Dolayısıyla bu sureler büyü bozmak için de gelmemiştir. Çünkü büyünün bozulacak bir gerçeği yoktur, büyünün bir gerçeği vardır o da yalan ve hiledir.
Felak Suresi'nin 4. ayetinde, "Düğümlere üfleyen kadınların şerrinden Allah'a sığınırım de" ifadesi yer alıyor.

İslam'dan önce Arabistan'da büyücü kadınlar vardı. Bunlar bir takım şeyler okuyarak düğümledikleri iplere ve düğümlerine üfürürler, böylece sihir-büyü yaptıklarını iddia ederek halkı aldatırlardı, yalan söyler ve hile yaparlardı.

Evet, o büyücü kadınlar sadece yalan söyler ve hile yaparlar ve böylece insanları derdine çare buldum, sağlığına kavuşturdum veya büyünü bozarak sana yapılan kötülüğü önledim diye insanları kandırır, aldatır ve onlardan bir takım menfaatler edinirlerdi. Şimdi düşünelim; o cahiliye döneminde cahil kadının bir takım şeyler okuması ve düğümlü iplere üflemesi ile hastalar sağlığına kavuşur mu, dertler belalar ortadan kalkar mı, iyilikler çoğalır mı, kötülükler yok olur mu? Elbette olmaz, çünkü bunların olması ilahi fıtratı tabiat kanunlarına aykırıdır. Dolayısıyla bu büyücü kadınlar yalan söylüyor ve hile yapıyor, böylece haksız kazanç elde ediyor, insanları soyuyorlar. İşte Kur'an-ı Kerim'de, Felak Suresi'nde böylesi yalancı ve sahtekarlardan Allah'a sığının diye buyuruluyor. Yani o türlü büyücü yalancılardan uzak durulması gereken zararlı kimselerdir, yalan söyleyerek, hile yaparak zarar verirler, paranızı alırlar veya onlara inanırsanız psikolojiniz bozulur ve rahatsız olursunuz onlardan uzak durun, onlardan ve yalanlarından sakının. Allah'a sığının, derdinizi dilediğinizi Allah'a arz edin, büyücüye sığınmayın Allah'a sığının, Allah'a dua edin denilmek isteniyor. Dolayısıyla bu surelerde büyücülüğü doğrulayan herhangi bir anlam yoktur. Aksine büyücüden de büyüsünden de uzak durun, o boştur, Allah'a sığının şeklinde manalar vardır.

(takvim)

hakgeldi
20-06-09, 21:04
EL CEVAP;

" EVET ONA BÜYÜ YAPILMIŞTIR"

KAYNAK;

(1) Buhârî, Tıbb, 47, 49, 50; Cizye, 14, Edeb, 56; Bed’ul-Halk, 11; Müslim, Selâm, 43,

(2) İbn Hacer, Fethu’l-Bari, X, 185.

Peygamberimize büyü yapılması ile ilgili rivayetlerden biri, Onun bütün hallerine vakıf olan sevgili eşi ve müminlerin annesi Hz. Aişe (r.a)’den gelen rivayet şöyledir:

“Benî Züreyk Yahudîlerinden Lebid b. el-A’sam tarafından Hz. Peygamber (s.a.v)’e sihir yapıldı. Öyle ki, Rasulullah (s.a.v) yapmadığı bir şeyi yaptım vehmine düşüyordu. Bir gün benim yanımda iken Allah'a dua etti, sonra tekrar dua etti. Ve dedi ki:

“Ey Aişe, hissettin mi, sorduğum husustâ Allah bânâ fetvâ verdi?” “Hangi hususta Ey Allah'ın Resülü?” dedim. “İki kişi bana gelip, biri başucumda, diğeri de ayak tarafımda oturdu. Biri diğerine: “Bu zâtın rahâtsızlığı nedir?” dedi. Öbürü: “Büyüdür!” dedi. Önceki tekrar sordu: “Kim büyüledi?” Diğeri:

“Lebîd İbnu'l-Asâm adındaki Benî Züreykli bir Yahudî” diye cevap verdi. Öbürü:

“Büyüyü neye yaptı?” dedi. Arkadâşı: “Bir târâkla saç döküntüsüne ve bir de erkek hurmâ tomurcuğunun içine!” cevabını verdi. Diğeri:

“Pekalâ, şimdi nerede?” diye sordu. Arkâdaşı: “Zervân kuyusunda!” cevâbını verdi.”

Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v) Ashâbından bir grupla birlikte (r.a) kuyuya gitti, ona baktı, kuyunun üzerinde bir hurma vardı. Sonra benim yanıma dönüp:

“Ey Aişe! Allah'a yemin olsun, kuyunun suyu sanki kına ıslatılmış gibi (bulanık) ve (o kuyu iIe sulanan) hurmâ ağaçlarının başları da sanki şeytanların başları gibiydi!” dedi. Ben:

“Ey Allah'ın Resülü! Onu (kuyudan) çıkardın mı?” diye sordum. “Hayır” dedi ve ilave etti:

“Bana gelince, Allah bana âfiyet lutfetti ve şifa verdi. Ben ondan halka bir şer gelmesine sebep olmaktan korktum!” Resulullah onun gömülmesini emretti ve yere gömüldü”(1)

Kadı Iyaz, “Sihir Hz. Peygamberin sadece vücudu ve azaları üzerinde tesirini gösterdi, onun temyiz gücünde ve düşüncesinde (yani aklında, fikrinde) bir etki göstermedi” demektedir.(2)


2. BÜYÜ ŞİRK DERSİN; ZATEN YAPAN ALLAHA ŞİRK KOŞAN BİR YAHUDİ DEĞİLMİYDİ???

MAİDE SURESİNİN ALLAH C.C. BİZZAT KORUYACAĞI AYETİ GELMESİ İSE BAŞKA BİR OLAYLA İLGİLİDİR

EFENDİMİZ S.A.V MÜŞRİKLEREDEN KORUYAN ASHAB KAPISINDA BEKLERLERDİ. BU AYET NAZİL OLUNCA EFENDİMİZ S.A.V VAHİY GELDİ, VE ARTIK GİDEBİLRSİNİZ DEDİ.

ZATEN İSTESELER YAPAMAZLAR

HZ.MUSA A.S GELDİĞİNDE YAHUDİLER ŞIMARDI ONLARA İHTİLAFLI HALLERİNİ AÇIKLAMAK ÜZERE HZ.MERYEMOĞLU HZ.İSA A.S GELDİ.

ONU DA ÖLDÜRECEKLERDİ. BU SEFER HAK DİN-İ CELİL-İ İSLAM GELDİ.

ALLAH C.C. O ASHABDAN RAZI OLDU
ŞİMDİ BİZLER İHTİLAFTAYIZ AMA ALLAHIN MEHDİ A.S GELDİĞİNDE RABBİMİZ YİNE NURUNU TAMAMLAYACAKTIR. İNŞALLLAH!!!

BU ALLAHIN KANUNUDUR!!!

8 - Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler hoş görmese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

9 - O, Resulünü hidayet ve hak dinle gönderdi ki, müşrikler istemese de onu, bütün dinlerin üstüne çıkarsın. (SAFF SURESİ)

ZamanYolcusu
20-06-09, 21:08
Hak geldi Rabbimizin vahyi dosdoğru olan Kur"an yapılmamış derken bilmem kimin söylediği belli olmayan Hadisler ilmihal kitaplarında yapılmış denilenleri kabul etmek en hafif ifade ila Kur"ana iftiradır çünkü Kur"an yapılmamış diyor saygılar ile

hakgeldi
20-06-09, 21:16
Hak geldi Rabbimizin vahyi dosdoğru olan Kur"an yapılmamış derken bilmem kimin söylediği belli olmayan Hadisler ilmihal kitaplarında yapılmış denilenleri kabul etmek en hafif ifade ila Kur"ana iftiradır çünkü Kur"an yapılmamış diyor saygılar ile


EL CEVAP;

"HZ.MUAZ R.A. YEMENE VALİ TAYİN EDİLMESİ;

efendimiz s.a.v hz.muaz r.a yemene vali tayin edecekti ona bir gün sordu;


" ey muaz r.a." oraya vali tayin olunca neyle hükmedeceksin???"

hz.muaz r.a şöyle cevap verdi;

"ALLAH C.C. KİTABIYLA"

tekrar sordu ALLAH C.C. RASULU S.A.V;

"peki aradığını onda bulmazsan neyle bu sefer neyle hükmedersin???"

hz.muaz r.a şöyle cevap verdi;

"SENİN SÜNNETİNLE, HADİS-İ ŞERFİLERİNCE " dedi.

tekrar sordu nebi s.a.v ; peki onda da bulmazsan neyle hükmedersin??

hz.muaz r.a şöyle cevapladı;

" o zaman kendi içtihadımla hükmederdim" dedi.

RASULULLAH ONUN BU CEVABINA KARŞILIK ŞÖYLE CEVAP VERDİ;

" O ZAMAN BİLİRSEN 2 SEVAP BİLMEZ İSEN, 1 SEVAP VARDIR"

işte fıkıh böyle bir şeydir


ilk başta kuran sonra hadis- sünnet yok ise kendi içtihadınla

unutmayalım

kuran- sünnet- hadis

bunların hepsi birdir biri gidince diğeriyle zor amel ederiz!!!

bunlar birbirlerinin ayrılmaz parçasıdır!!!!

ZamanYolcusu
20-06-09, 21:52
EL CEVAP;

"HZ.MUAZ R.A. YEMENE VALİ TAYİN EDİLMESİ;

efendimiz s.a.v hz.muaz r.a yemene vali tayin edecekti ona bir gün sordu;


" ey muaz r.a." oraya vali tayin olunca neyle hükmedeceksin???"

hz.muaz r.a şöyle cevap verdi;

"ALLAH C.C. KİTABIYLA"

tekrar sordu ALLAH C.C. RASULU S.A.V;

"peki aradığını onda bulmazsan neyle bu sefer neyle hükmedersin???"

hz.muaz r.a şöyle cevap verdi;

"SENİN SÜNNETİNLE, HADİS-İ ŞERFİLERİNCE " dedi.

tekrar sordu nebi s.a.v ; peki onda da bulmazsan neyle hükmedersin??

hz.muaz r.a şöyle cevapladı;

" o zaman kendi içtihadımla hükmederdim" dedi.

RASULULLAH ONUN BU CEVABINA KARŞILIK ŞÖYLE CEVAP VERDİ;

" O ZAMAN BİLİRSEN 2 SEVAP BİLMEZ İSEN, 1 SEVAP VARDIR"

işte fıkıh böyle bir şeydir


ilk başta kuran sonra hadis- sünnet yok ise kendi içtihadınla

unutmayalım

kuran- sünnet- hadis

bunların hepsi birdir biri gidince diğeriyle zor amel ederiz!!!

bunlar birbirlerinin ayrılmaz parçasıdır!!!!




Siz kuran okumuyormusunuz kardeşim Rabbimiz bu kuranda herşey var insanlara yeter diyor kaldı ki Rabbimizin vahyinde Muhammed resule büyü yapılmadı derken yani bir nas var iken yok diyenlere niye inanayım dediğim gibi Rabbin vahyine iftira bu dedikleriniz saygılar ile

teslimolan
20-06-09, 22:10
Kim kendi bilgisizligine teslim olursa o sersem sersem dolasir. Kim Kuran i kendi bilgisizligi adina celiskili gösterirse o sersem sersem dolasir.

Enam 136 yi iyi okuyun. Akabinde 137 yi de iyi okuyun ki o 136 ne anlatiyor görün.

ZamanYolcusu
21-06-09, 06:16
Enam 137 de ne diyor Muhammed Resulun Rabbi

Artık onları ve uydurdukları şeyleri terket.

teslimolan
21-06-09, 12:27
136.Kendi döllendirip yaydığı ekinden ve hayvanlardan Allah'a bir pay ayırdılar da kendi zanlarınca şöyle dediler: "Bu Allah için, bu da ortaklarımız için." ortakları için olan Allah'a ulaşmaz. Ama Allah için olan, ortaklarına ulaşıyor. Ne kötü hüküm veriyorlar!http://kuran.gen.tr/img/icon_mail.gif (http://kuran.gen.tr/pop_verse_recommend.php?kid=2&sid=6&ayet_no=136) http://kuran.gen.tr/img/icon_sms2.gif (http://www.cepkuran.com/) http://kuran.gen.tr/img/icon_lang.gif (http://kuran.gen.tr/pop_sura_arapca.php?kid=2&sid=6&ayet_no=136) 137.Aynen bunun gibi, müşriklerden birçoğuna, Allah'a ortak koştukları kişiler, öz evlatlarını öldürmeyi güzel göstermiştir ki, hem onları yok etsinler hem de dinlerini onlar aleyhine karmakarışık hale getirsinler. Allah dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları, düzdükleri iftiralarla baş başa bırak.
---------------------------------------
Sadece Bilgin ve Yüce Allah in sahip oldugu yetkileri kendi kafalarindan olusturduklari ortaklara paylastiranlar yaptiklari bu sacmalikla Bilgin ve Yüce Allah in makaminin üstünde oldugu yönünde hüküm veriyorlar o ortaklarinin bu yaptiklari ile. Ortak kosma sacmaligi yetmiyormus gibi bir de üstüne cikarma sacmaliginda bulunuluyor oradaki anlatilanin biz o olduguna inaniyoruz.

hakgeldi
21-06-09, 15:27
Siz kuran okumuyormusunuz kardeşim Rabbimiz bu kuranda herşey var insanlara yeter diyor kaldı ki Rabbimizin vahyinde Muhammed resule büyü yapılmadı derken yani bir nas var iken yok diyenlere niye inanayım dediğim gibi Rabbin vahyine iftira bu dedikleriniz saygılar ile

EL CEVAP;

KURAN DA OKUMADIN MI? NE DER;


7.PEYGAMBER SİZE NE VERİYORSA ALIN NEYİ YASAKLADIYSA UZAKLAŞIN???

İmam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:

Eshab-ı kiramdan İmran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:
— Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

İmran bin Husayn hazretleri buyurur ki:

— Sen Kur’anı okudun mu?
— Evet.

— Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekât olduğuna rastladın mı?
— Hayır.

— Peki, bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekât düştüğüne rastladın mı?
— Hayır.

— Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kabe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kabe’yi yedi deva tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?
— Hayır.

— Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı?
(Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

Hazret-i İmran daha sonra buyurur ki:
Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır. (Mizan-ül-kübra)




(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O Peygamber, güzel şeyleri helal, çirkin şeyleri haram kılar.) [Araf 157] (Allahü teâlâ, haram kılma yetkisini Resulüne de vermiştir.)

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]


(İhtilaflı bir işin hükmünü Allah ve Resulünden [Kitap ve sünnetten] anlayın!) [Nisa 59]

(Biz her Peygamberi, kendisine itaat edilsin diye gönderdik.) [Nisa 64]

(Allah ile resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen kâfirdir.) [Nisa 150,151]

(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Size kitabı, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.) İmam-ı Şafii hazretleri buyuruyor ki: Bu âyetteki hikmet, sünnettir. Önce Kur’an, peşinden hikmet bildirilmiştir. [B](Risale s.78)


(Cebrail, Kur’anla beraber, onun açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

(Yalnız Kur’andaki helal ve haramı kabul edin diyenler çıkar. İyi bilin, Peygamberin haram kılması, Allah’ın haram kılması gibidir.) [Tirmizi, Darimi]

(Sünnetimden yüz çeviren benden değildir.) [Müslim]

(Bana uyan, Allah’a uymuş, bana asi olan da, Allah'a asi olmuş olur.)

[B](Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” derler.) [Ebu Ya’la]

(Bazı kibirli kişiler çıkacak, “Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı” diyecek. Yemin ederim ki, benim de emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.) [Ebu Davud]

(Kur’andan başka delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]



(Kur’andan başka, delil kabul etmem diyenler çıkacak.) [Ebu Davud]

(Hadisi bırak, Kur’ana bak diyerek beni yalanlayanlar çıkacak.) [Ebu Ya’la]


DAHA BAŞKA DELİL ARAYAN VARMI???

ŞU 3 ŞEYSİZ İSLAM OLMAZ HEP EKSİK OLUR???

1.KURAN
2.SÜNNET
3.HADİS-İ ŞERİF-İ

BUNLAR BİRBİRİNDEN AYRILMAZ BİR BEDENDEDKİ KOLUMUZ BACAĞIMIZ GİBİ

HADİS-İ ŞEFİLERİ İNKAR EDENLER BAKSINLAR

KURANDA OLAYLAR ÜZERE İNEN AYETLERİN ÇOĞUNU HADİS-İ ŞERFİLER AÇIKLAR TEFSİRCİLERDEBU BİLGİLERLE KURAN-I KERİMİMİZİ AÇIKLAR

ALAH C.C. HEPSİNDEN DEN AYRICA RAZI OLSUN!!!

YAŞASIN KURANIN İÇİN DE;

" 7.PEYGAMBER SİZE NE VERDİYSE ALIN NEYİ YASAKLADIYSA KAÇININ" ( HAŞR SURESİ )

AYETİNİ BİLİP DE HALA HADİSLERİ İNKAR EDENLERİ YAKACAK OLAN CEHENNEME!!!

ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM!!!!

John Connor
21-06-09, 15:28
Şimdi büyü yapılmış olsa ne yapabiliriz?
Büyü yapılmamış olsa ne yapabiliriz?

Konunun açılma amacı ne?

teslimolan
21-06-09, 16:02
— Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekât olduğuna rastladın mı?
— Hayır.
-----------------------------------
Cünkü Allah in insana yük getirmek istemedigi icin sinirlama koymadigina inaniyoruz ayni sekilde Kuran da dualari görünce ne kadar az ve öz olduklarini bunun anahtarinin da burda gizli olduguna inaniyoruz yani az ve öz. Önemli olan namaz kilmakdir Allah a bilgin ve yüce Allah a sirksiz secde riyasiz secde. Önemli olan ince fircanin duvarin üzerinde 1000 kere gecisi degil önemli olan kalin firca yani saglam iman. Kalin firca isi hakkinca bitirir zamaninda ve ince firca daha ceyregine varmadan boyama bitmistir diye ses gelirse o ince firca ile boya yan ah vah der biz öyle inaniyoruz.

hakgeldi
21-06-09, 16:18
EL CEVAP;

"KURAN PEYGAMBERE İTAAT EDİN DER"

(Resule itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur.) [Nisa 80]

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O, kendiliğinden konuşmaz. Onun [din ile ilgili] her sözü vahiy iledir.) [Necm 3-4]

(İhtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye bu kitabı sana indirdik.) [Nahl 64]

KURAN-I KERİM HZ.RASULULLAH S.A.V UYUN DER PEKİ EFENDİMİZ S.A.V NAMAZ GÜN DE KAÇ VAKİTTİ DER???

Namazın beş vakit olduğuna dair hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(İslam beş şey [temel] üzerine kuruldu:
1- Allah’a ve Muhammed aleyhisselamın Onun resulü olduğuna inanmak,

2- Her gün beş vakit namaz kılmak,

3- Senede bir kere malının kırkta birini Müslüman olan fakirlere zekât vermek,

4- Ramazan-ı şerif ayında her gün oruç tutmak,

5- Mekke’ye giderek, ömründe bir kere hac etmek.)


[B](Beş vakit namaz kılanın hâli, evinin önünden akan suda beş defa yıkanan kimse gibidir. Nasıl böyle bir kimse kirden temizlenirse namaz kılan da küçük günahlardan öyle temizlenir.)

[B](Hazret-i Cebrail inip, bana imamlık yaptı ve kendisi ile birlikte beş vakit namazı kıldım ve beş vakit namazla emrolundum.)


[B](Farz olduğuna inanıp, rükû, sücud, abdest ve vakitlerine riayet ederek beş vakit farz namaza devam edene Cennet vacib, Cehennem haram olur.) [Taberani]

(Beş vakit namazı, ilk tekbire yetişerek kırk gün cemaatle kılana Cennet vacibdir.) [Ebu Ya’la]

(Allah’tan korkun, beş vakit namazı kılın, [Ramazan ayında] oruç tutun, mallarınızın zekâtını, isteyerek verin, âmirinize itaat edin, böylece Rabbinizin Cennetine girin.) [Tirmizi]

(Allah için ibadetinizi ihlâslı yapın. Beş vakit namazı kılın, gönül hoşluğu ile malınızın zekâtını verin, Ramazan orucunu tutun, Hacca gidin, böylece Rabbinizin Cennetine girersiniz.) [Taberani]

(Allahü teâlânın ilk farz kıldığı şey beş vakit namazdır. İlk ortadan kalkacak olan da yine beş vakit namazdır. İlk sorgu da beş vakit namazdan olacaktır.) [Hâkim]

(Allahü teâlâ beş vakit namazı emretti. Güzel abdest alıp, bunları vaktinde kılanı, rükû ve huşularını tamam yapanı affedeceğine söz verdi. Bunları yapmayan için söz vermedi. Onu dilerse affeder, dilerse azap eder.) [Ebu Davud, İbni Mace, Nesai, İ.Malik, İ.Ahmed]


DAHA NİCELERİ VAR!!!

(O, kendiliğinden konuşmaz. Onun [din ile ilgili] her sözü vahiy iledir.) [Necm 3-4]

hakgeldi
21-06-09, 16:24
EL CEVAP;

KURAN DA NAMAZ VAKİTLERİN TEFSİRİ;

İsra suresinin, (Güneşin kayması anından, gecenin kararmasına kadar ve sabah vakti namaz kıl) mealindeki 78. âyet-i kerimenin aslında geçen, (Dülûk-üş şems) öğle ve ikindi, (Gasak-ıl leyl) akşam ve yatsı namazı, (Fecr) de sabah namazıdır. (Beydavi)

Kaf suresinin, (Güneşin doğuşundan ve batışından önce ve gece Rabbini tesbih et) mealindeki 39. ve 40. âyet-i kerimesindeki, güneşin doğuşundan önceki sabah namazı, güneşin batışından önceki öğle ve ikindi namazı, geceki de akşam ve yatsı namazıdır. (Beydavi)


İbni Abbas hazretleri, (Kur’an-ı kerimde beş vakit namazı bildiren âyet hangisi) diye sual edildiğinde, şu mealdeki âyet-i kerimeyi okudu:

(Akşama girerken, sabaha ererken, gündüzün sonunda ve öğle vaktinde Allah’ı tenzih edin!) [Rum 17,18]


(Akşama girerken)den maksat, akşam ve yatsı namazı, (sabaha ererken)deki sabah namazı, gündüzün sonundaki, ikindi namazı, öğledeki de, öğle namazıdır. (Celaleyn)

Nur suresinin 58. âyet-i kerimesinde, (salât-ı fecr = sabah namazı) ve (salât-ı işâ = yatsı namazı) ifadesi açıkça geçmektedir.
Peygamber efendimiz, Bekara suresindeki, (Namazları ve vusta namazını kılın) mealindeki 238. âyet-i kerimeyi açıklarken, (Vusta namazı ikindi namazıdır) buyurdu. (İ. Ahmed)

(Gündüzün iki tarafında, gecenin de yakın saatlerinde dosdoğru namaz kıl. Çünkü güzellikler kötülükleri [günahları] giderir. Bu, iyi düşünenlere bir öğüttür.) [Hud 114]
Gündüzün iki tarafındaki namazlar sabah, öğle, ikindi; gecenin yakın saatlerindeki namazlar da akşam ve yatsı namazlarıdır. (Medârik)

Burada Hasenat = Güzelliklerden murat beş vakit namazdır. (Medârik, Beydavi)

(Miraca çıktığım gece, beş vakit namazla emrolundum.)

[B](Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Resulüme uyun ki, doğru yolu bulun!) [Araf 158, Nur 54]

(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

(O, kendiliğinden konuşmaz. Onun [din ile ilgili] her sözü vahiy iledir.) [Necm 3-4]

John Connor
21-06-09, 16:24
Cevap' ın yeni adı da El Cevap oldu :)

Muhabbetci
21-06-09, 18:40
Sayin hakgeldinin verdigi cevaplar, mehmet demirbasin kaleminden..

Burda cok kez gösterdik, adam ayetleri ve hadisleri carpitatak veriyor..Mehmet Demirbasin kaleminden cikan hic bir kaynagi kabul etmedigimi bir daha belirteyim..
gerekceside, verdigi kaynak türü ve ayetlerin carpitilmasidir..

Bir misal verelim..


(Akşama girerken, sabaha ererken, gündüzün sonunda ve öğle vaktinde Allah’ı tenzih edin!) [Rum 17,18]

Fe subhânallâhi hîne tumsûne ve hîne tusbıhûn
17. O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...

Ve lehul hamdu fîs semâvâti vel ardı ve aşiyyen ve hîne tuzhırûn
18. Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de.

Tebih etmek namazmidir? Böyle bir iddiasi olan ortaya ciksin lütfen..Ayetde gecen kelime TESBIH etmekdir...Mehmet Demirbasa göre " Tenzih" etmek imis..
Bu ayeti katl etmek ve manasini degisdirmekdir..

Yine bir basit misal vereyim...


(Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

7. Allah'ın, kentler halkından resulüne zahmetsizce aktardığı mal ve nimetler şunlar içindir: Allah, Peygamber, yakınlar, yetimler, yoksullar, yolda kalmışlar. Bu böyle düzenlenmiştir ki, o mal ve nimetler sizden yalnız zengin olanlar arasında dönüp duran bir kudret aracı olmasın. Resul size ne verdiyse onu alın; sizi neden yasakladıysa ona son verin ve Allah'tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah'ın azabı çok şiddetlidir.

Hasr suresinde apacik mallar ve nimetlerin kime dagitilmasini yazarken, nasil oluyorda burdan bunu degisdirip Sünnet manasi cikariyor?
Iste ben buna sahtekarlik degim!

Simdi bu insanin verdigi kaynaklari isim gücüm yokdur, tek tek arasdirmami yapacam?

Birakin kardesler bu tür insanlardan kaynak vermeyi...Verdiginiz kaynaklardada hangi cilt ve nerde gecdigide yazmasi gerekli..Ben simdi tüm hadis kitaplarini arayayimmi? Acaba nerde geciyor diye?
Bakin böyle kaynak verilmez bu hem okuyan ve arasdirmak icin eziyet olur hemde yazarin kötü niyetli yaklasimina ayna olur..

Onun icin bu adam ne yazdi ise kabul etmiyorum, cünki arasdirma hakkini tanimiyor bana!

Ali_Asgar
21-06-09, 23:20
NUR 56-57


56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.
57- İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!

NOT: Bu ayette ilk önce "Hem namazı kılın, zekatı verin" emrediyor Allahü Teala ve sonra

"Peygambere itaat edin" diyor yani Peygamberin aciklamasina uyun deniyor, onun verdigi hükme itaat edin. Namazi nasil kiliyorsa öyle kilin zekatin nasil verilmesini uygun görmüsse öyle verin diyor


MÜCADELE 13

13- Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

NOT: Bu ayette baska bir örnek!!!


Âl-i İmran 130/ 131/ 132

130- Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

131- Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının.

132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.

NOT: Bu ayette ise faiz konusunda Peygamberimize (sav) uyulmasini istiyor.


MAİDE 90/ 91/ 92

90 - Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.
91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

92 - Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Kötülüklerden sakının. Eğer yüz çevirirseniz, biliniz ki, Peygamber'imize düşen sadece apaçık tebliğdir
(Ondan ötesinin sorumluluğu ve zararı ona değil, sırf sizin kendinize aittir.)

NOT: Bu ayette de İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları hakkinda Peygamberimizin (sav) emrine itaat etmemizi emrediyor. yani Peygamberin sünneti seniyyesi ne ise O.

Tevbe Suresi 71/ 72

71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

72- Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.
"Peygambere itaat" kelimesinin birkac örnek ile hangi ayetlerde ve hangi emirlerden sonra geldigine bakalim.

NOT: Bu Ayeti-Kerime de ise "müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler" diye geciyor ve ardindan "Allah'a ve Resulüne itaat ederler" Ayetleri anlayana her seyi ifade ediyor.




Sizce bunlarin hepsi tesadüfmü??

Muhabbetci
22-06-09, 03:40
NUR 56-57


56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.
57- İnkâr edenlerin, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacaklarını sanmayasın! Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!

NOT: Bu ayette ilk önce "Hem namazı kılın, zekatı verin" emrediyor Allahü Teala ve sonra

"Peygambere itaat edin" diyor yani Peygamberin aciklamasina uyun deniyor, onun verdigi hükme itaat edin. Namazi nasil kiliyorsa öyle kilin zekatin nasil verilmesini uygun görmüsse öyle verin diyor



MÜCADELE 13

13- Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

NOT: Bu ayette baska bir örnek!!!


Âl-i İmran 130/ 131/ 132

130- Ey iman edenler! Kat kat artırılmış olarak faiz yemeyin. Allah'tan sakının ki kurtuluşa eresiniz.

131- Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının.

132- Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.

NOT: Bu ayette ise faiz konusunda Peygamberimize (sav) uyulmasini istiyor.


MAİDE 90/ 91/ 92

90 - Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.
91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

92 - Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Kötülüklerden sakının. Eğer yüz çevirirseniz, biliniz ki, Peygamber'imize düşen sadece apaçık tebliğdir
(Ondan ötesinin sorumluluğu ve zararı ona değil, sırf sizin kendinize aittir.)

NOT: Bu ayette de İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları hakkinda Peygamberimizin (sav) emrine itaat etmemizi emrediyor. yani Peygamberin sünneti seniyyesi ne ise O.

Tevbe Suresi 71/ 72

71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

72- Allah mümin erkeklere ve mümin kadınlara, altlarından ırmaklar akan cennetler vaad buyurdu. Orada ebedi kalacaklardır. Hem de Adn cennetlerinde hoş meskenler vaad etmiştir. Allah'ın rızası ise hepsinden büyüktür. İşte asıl büyük kurtuluş da budur.
"Peygambere itaat" kelimesinin birkac örnek ile hangi ayetlerde ve hangi emirlerden sonra geldigine bakalim.

NOT: Bu Ayeti-Kerime de ise "müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler" diye geciyor ve ardindan "Allah'a ve Resulüne itaat ederler" Ayetleri anlayana her seyi ifade ediyor.




Sizce bunlarin hepsi tesadüfmü??




Sana tek bir soru soracagim..

Resül kelimesi ne demekdir? Nicin bu ayetlerin hepsinde RESÜL kelimesi ile Nebiyullaha dikkat cekiliyor?
Bunun acaba bir anlami olabilirmi bu konuda?
Öncede sorduk...

Peygamberin sünneti kuran degilmidir?

Ali_Asgar
22-06-09, 05:16
Bu verdigim ayetler, !!!ANLAMAK!!! isteyen herkese bütün gercekleri anlatiyor. Peygamberimize vahyedilen hersey Kuran-i Kerim de yer almaz.

John Connor
22-06-09, 11:35
O zaman kuran mükemmel bir kaynaktır demeyeceksiniz!

Demekki değilmiş...

ZamanYolcusu
22-06-09, 13:39
Peygamberimize vahyedilen hersey Kuran-i Kerim de yer almaz.

Ali_Asgar kardeşim demişsiniz ki Muhammed Resule gelen her vahiy Kur"anda yer almaz Kur"anda olmayan ama Muhammed resulün söylediği vahiy yani ayetler vardır peki nerede o Kur"ana konulmamış ayetler ve niye Rabbimiz Vahyi korucağını söyler iken o ayetleride korumamış ayrıca Kur"andaki vahiy ile Muhammed resulun kurana almadığı vahiyler arasından çelişki olurmu çelişki olursa hangisine uyacağız çelişki yok ise aynı şeyleri söylüyorsa Yani Kur"andaki vahiy ile Kur"anda olmayan vahiy aynı şeyleri söylüyor ise Biz Kur"ana uymak ile hem kendimizi garantiye almış hemde Kur"anda olmayan (size göre) ve Kur"anla çelişmeyip aynı şeyleri söyleyen vahyede uymuş olmazmıyız saygılar ile

Ali_Asgar
23-06-09, 02:57
Alinti Muhabbetci

Sana tek bir soru soracagim..

Resül kelimesi ne demekdir? Nicin bu ayetlerin hepsinde RESÜL kelimesi ile Nebiyullaha dikkat cekiliyor?
Bunun acaba bir anlami olabilirmi bu konuda?
Öncede sorduk...

Peygamberin sünneti kuran degilmidir?





Alinti Haniftürk

Ali_Asgar kardeşim demişsiniz ki Muhammed Resule gelen her vahiy Kur"anda yer almaz Kur"anda olmayan ama Muhammed resulün söylediği vahiy yani ayetler vardır peki nerede o Kur"ana konulmamış ayetler ve niye Rabbimiz Vahyi korucağını söyler iken o ayetleride korumamış ayrıca Kur"andaki vahiy ile Muhammed resulun kurana almadığı vahiyler arasından çelişki olurmu çelişki olursa hangisine uyacağız çelişki yok ise aynı şeyleri söylüyorsa Yani Kur"andaki vahiy ile Kur"anda olmayan vahiy aynı şeyleri söylüyor ise Biz Kur"ana uymak ile hem kendimizi garantiye almış hemde Kur"anda olmayan (size göre) ve Kur"anla çelişmeyip aynı şeyleri söyleyen vahyede uymuş olmazmıyız saygılar ile







3 Tür vahy vardir.

1. Dogrudan vahy yani, (ilka ve ilham)

2. Perde arkasindan Kelam

3. Resul (melek) vasitasiyla gönderilen vahy. Kurani-Kerimde toplanan vahyler iste bu 3. tür vahylerdir. Bunun aciklamasini Yüce Allah bizzat Kuran´da yapmistir.

Suara 192-195

BAKARA 142/143

142- İnsanlar içinde bir kısım beyinsizler takımı, "Bunları bulundukları kıbleden çeviren nedir?" diyecekler. De ki: "Doğu da, batı da Allah' ındır. O, kimi dilerse onu hidayete erdirir."
143- Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız, Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun. Daha önce içinde durduğun Kâ'be'yi kıble yapmamız da şunun içindir: Peygamber'in izince gidecekleri, iki ökçesi üzerinde geri döneceklerden ayıralım. Bu iş elbette Allah'ın hidayet ettiği kimselerin dışındakilere çok ağır gelecekti. Allah imanınızı kaybedecek değildir. Hiç şüphesiz Allah, bütün insanlara çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Simdi bu ayette Allahü Teala daha önce Mescidi Aksa´ya dönülmesinin kendisi tarafindan tayin edildigini tasdik etti. Ne var ki, ilk kibleye dönülüp namaz kilinmasiyla ilgili ilk emre Kuran´da hic rastlanmiyor. Eger Resulullah´a Kuran disinda herhangi bir vahy inmiyorduysa kendisine bu emir hangi yoldan veya kaynaktan verildi?? Bu Hz. Peygamber´e (sav) Kuran´da kaydedilmeyen bazi emirlerin verildiginin acik bir ispati degilmidir??


FETIH 27

Hz. Ömer dayanamamış, Hz. Peygamber'e gelmiş, demişti ki: Biz hak üzere değil miyiz? Resulullah, evet buyurdu, o halde niçin dinimizde bu zillete söz veriyoruz? dedi. Ben Allah'ın Resulüyüm, O'na asî olmam, O benim yardımcımdır buyurdu. Ya sen bize Beytullah'a varacağız, onu tavaf edeceğiz demiyor muydun? dedi. Evet ama, bu sene varacağız dedim mi sana? buyurdu. Hayır dedi. Öyleyse yine varacaksın, tavaf edeceksin, buyurdu.

27- Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasını doğru çıkardı. Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkmadan Mescid-i Haram'a gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinzi bilir. İşte bundan önce size yakın bir fetih verdi.

Bu ayet de Kuran disinda verilen bir vahyin tasdiki degilmidir??

TAHRIM 3

3-"Peygamber bir kısmını bildirmiş, bir kısmından da vazgeçmişti..."

"Peygamber (s.a.v.) Hafsa'ya şunu gizlice söylemiştir. Kendisinden sonra halife, Ebu Bekr ondan sonra da Ömer olacaktır."

Vakta ki o hanım bu sır sözü haber verdi, rivayetlere göre Hafsa gizlemeyip arkadaşı Aişe'ye gizlice duyurmuştu Allah da Peygamberine onu açtı. Demek ki Hz. Aişe söylememişti, lâkin Allah Teâlâ, vahy ile anlatmış, Cibril de haber vermişti. O vakit Peygamber, haberi duyuran eşine bazısını bildirdi bazısından da vazgeçti. O eşinin söylemiş olduğu sözün bir kısmını anlattı ise de bir kısmını yüzüne vurmadı. Tolerans gösterdi de tamamı kadar utandırmak istemedi. Ebu's-Suud'un da zikrettiği gibi bunun, Resulullah'ın imamet (devlet başkanlığı) ile ilgili sözü olduğu söylenmiş ve şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah: "Ben sana bunu gizle dememiş miydim?" buyurmuş, o da: "Seni hak ile gönderen o yüce zâta yemin ederim ki, arkadaşımın babasına Allah Teâlâ'nın bahşetmiş olduğu ikrama sevincimden dolayı kendimi zaptedemedim." demiştir.


Peygamber (s.a.v.) Zeyneb validemizle evlendikten sonra bazilari türlü cesit itirazlarda bulundular ve bütün bu olaylardan sonra bu ayeti- kerime vahyolundu:

37- Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.

Allahü Teala Peygamberimizin nikahini kiydigini söylüyor ancak Zeyneb validemizle "evlen" diye bir ayet Kurani Kerimde yeralmiyor. Yok, hayir yeraliyorsa hangi ayette?? cevabini bekliyorum. Bana kalirsa bosuna ugrasmayin, zira bu da özel bir vahydir.

HASR 5

[COLOR="Red"](Savas geregi) Hurma agaclarindan her neyi kestiniz, yahut (kesmeyip) kökleri üzerinde dikili biraktinizsa hep Allahin izniyledir. Bu da fasiklari rezil etmesi icindir.

Simdi bu iznin Kuran'da hangi ayetinde verildigini söyleyebilirmisin?

Bu örnekleri cogaltabiliriz. Ve bu örneklerden, Resulullah´a Kuran´in disinda da Kendisine vahylerin geldigi ispatlanmaktadir.


Bizim mezhebimiz Islam in kendisinden baska birsey degildir. Bizim yolumuz Peygamberimizin (sav.) acikladigi ve yasadigi Islamdir. Kendimiz bir din icat etmedik "sadece Kuran" diyenler baska bir din Icat etme gayreti icerisindeler.

TEK ÖNDER
24-06-09, 21:12
büyü yapılmasıda dualarla olan bişeydir dua da allaha edilir allah elçisi için istenen kötü duayı ister kabul eder ister etmez!
haz. muhammet için yapılan büyüyü allahın kudreti geçersiz sayabilir merak ettiğim büyü tuttumu tutmadımı
büyü tuttuysa allah neden müsade etti
ve kuranda neden başkalarına kötülük için dualar var!