PDA

View Full Version : // Mine Özdemirtaş //



Sayfalar : 1 [2] 3

Serzeniş
05-09-08, 20:29
Gel de Benim Romanımı Yaz

Tutkunun öyküsüyüm ben. Yürek dolusu bir yaşam.
Aida, Scala, Bel Canto ve Şan
Dünyayı adımlarken her akşam,
Ne olmuş yani?
Ne çıkar aç kalmışsam.
Yürekliysen gel. Gel hadi. Gel de benim romanımı yaz.
Si Bemol, Do Diyez ve İnce Saz
Nihaventten az, Hüzzamdan biraz, Bir de kıvrak reverans
Yürekliysen gel. Gel de benim romanımı yaz.
Tutkunun öyküsüyüm ben. Yürek dolusu bir yaşam
Yürekliysen gel. Gel de bir akşam
Bana dokun erkekçe.... aşka susamışsan.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:29
Gel Otur Şöyle

GEL OTUR ŞÖYLE
Gel otur şöyle yanı başıma.
Çayın açık olacak değil mi? Ve büyük bardakta.
Tabakta üzümler var senin için
Sazın köşede duruyor. Gözü yollarda kalmıştı.
Tek anahtar var o da kilide takılı.
Akşam oluyor ince ince. Karnın da acıktı.
Sıcak bir tas çorbam var
Paylaş benimle.
Geleceğim yanına...kahven ateşte
Sen anlat bahar gözlüm...
Dinliyorum... Kulağım sende.

Bir dizinde ben... bir dizinde sazın.
Vira Bismillah
Yolumuz uzun

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:29
GelDileR BiR VeSile İle GiTmiYoRlaR

Yazık ki,
Geldiler bir vesile ile aman da aman
Çok ta yüzsüzler canım. Gitmiyorlar kafamdan
Oysa,
Mevsim tam da bahar. Ilık esiyor rüzgar.
Gün ışığı bir yandan, çiçek kokuları bir yandan
Acırım,
Bu mevsim kayarsa ellerimden yaşanmadan.



Geldiler
Dedim ya tünediler kalemime yandım anam
Her gün birkaç hiciv yazmalara dayanamam.
Nasılsa
Üsküdar ı geçecek atı alan biz uykudan uyanmadan
Sadece sürüyüz işte sürü. Cahillikten nem’ a lanan
Sanırım
Biz; Çok az kişi kaldık. Me lemekten utanan.



Dedim ya
Geldiler bir vesile ile üstüme üstüme.
Gitmiyorlar. Gitmiyorlar işte. Aman da aman
sanki
Kalemim de İşgal günleri duman duman
Kıracağım kırmasına da orta yerinden
Özgürlük sözü verdim ona
kıyamam.


16/4/2004 Ashkelon

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:29
GeLe

Orda, bir yâr var uzakta
Görmesek de, sarmasak ta
O yâr; bizim yârimizdir
-----------------------

Bir gele düşse zara
Düşse de soluk alsak

Ardına kadar açık ama
Kilitli kapılara
Çilingir çağırarak
Baskın versek bir ara
Versek de rahatlasak

Devran döne gün ola
Ola ki akıl alsak.

Telleri kopmuş ama
Bağrı açık notaya
Bir saz koyup ortaya
Gözleri kapatarak
Bam teline uzansak

Basıp bam’ın gamına
Mi sesine ulaşsak

06/09/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
Gençlik Günlerimden Hiç Söz Etmeyeceğim Sana.

Asıl yaşanası şeyler sanki neden gecikirler?
Söküp atasım geliyor yılları yüreğimden.
------------------------------------------




Israr etme..... Gençlik yıllarımdan hiç söz etmeyeceğim sana.
Zaten ben de.... hepsini; /Unuttum gitti.
Yoooo..... yanlış anlama. O Günler çok güzeldi.Ama,
Sen yoktun yanımda./ eksikliydim işte. /Anlasana.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
Gene Gel Olur mu?

Gene gel olur mu?
Bir grup vaktinde olsun gelişin.
El salla uzaktan.
Ve... dilenciye para ver. / Sevinsin.
Saçını düzelt
Sonra ıslık çal.
Yaklaştıkça gölgen;
Büyüsün gülümsemen.

Tam; düşlerimdeki gibi,
Yanıma gelip;
Kucakladığında beni.
Kızlar; sana bakıyor olacak.
Sense bana
Değil mi?

29/08/2003 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
Gene Allayıp Pullayacağız Saf Yanımızı

Bir kez daha sabah oldu.
Cevapsız sorulardan kanayarak sıyrılan
Bir gecenin ardından.

İşte, gene sabah oldu
Yırtarken sırlarımızı tam ortasından.
Gene rollerimizi giyineceğiz yeni baştan.
Her şeyi bilip dururken usumuz
Gene susacağız dut yemiş bülbüller gibi.
Aldanışlardan yeni bir aldanış seçeceğiz
Gerçeğe en yakın benzerler arasından.

İşte, gene sabah oldu.
Gene allayıp pullayacağız saf yanımızı
Ve yeni bir yok oluşla gerdeğe sokacağız
Bir daha asla var olamamaktan hiç korkmadan.

18/02/2004 çamlıcada sabah

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
GeRçEk AşK,

.......................sitemler örmeden,hatır kırmadan
...................... zor olur gönülde yatıya kalmak
...................... sen, seni al da git el sallayarak
-------------------------------


farkına varmandan ödüm koparak
bastığın yerlerden bir avuç toprak
çalmanın hüznünü sen bana bırak

baharlar yeniden gelir sanarak
düşerken dalından son sarı yaprak
titreyen hazanı sen bana bırak

ördüğün duvarı aşındırarak
kökünü besleyen bir gizli ırmak
olmanın keyfini sen bana bırak


Mine özdemirtaş



ŞAİRİN NOTU: Bu aralar kalemim uzun bir süredir ara verdiği tsm güfte çalışmaları konusuna yeniden meylettiği için bu tarz yazılımlara da katlanmak zorunda kalabilirsiniz.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
GeRi ÇaĞıR ÇıĞlıĞıNı,

Resmedilmemişliğinin fonuna sarı gülleri yakıştırırdın ya hep, hüzün kokulu
Galiba; bu senin kızıl ötesi özenle renklendirilmiş,en sarı solgunluğun.

Asılı kalmasın diye zamanda,topla çığlığını hemen. Dil altına geri sar.
Unutma. içindeki açlık değil. aksine, ölüm orucundaki doygunluğun.

'Ha gayret gönül tahtım.... bu senin, hasat öncesindeki son olgunluğun.'


28/05/2004... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
GidEnleR... DönMeLiLeR

Ey uzun kavak altında yatar uyur oğlu gölgeler.
Şimdi, kutsal onurlarıyla beraber, neredeler?
Onlar olmasa da bırakıp gittikleri yerler
Aslında boş değiller.
Kuyruklarını sallayarak ve diş bileyerek dolaşsa da itler
Ancak umduklarını değil, bulduklarını yerler.
Onlar, ojeli tırnakların ne kadar can acıtabileceğinin
Farkında bile değiller.
Kısacası fikirler... emin ellerdeler.
Kalanların tümü ve bütün gidenler
Külahı koyup önlerine yeniden düşünmeliler.
İnsan olmayı öğrenmek o kadar da zor değil aslında.
Yeniden şekilleniyorken değerler, özgür olmalı yürekler.
Kavgamız anlayana anlam taşır. Sessiz ve derinden.
Kavgamız emeğe olmalı, kavgamız ekmeğe
Gözüne at gözlüğü takanlar bir gün nasılsa sendeler.
Eğer hem fikir olup ta tokalaşırsa bütün eller,
Ezbere yaşamış oluruz. Androitleşir yürekler.
Elbet sürecek kavga. Sürmeli zaten. Birey olmak buna değer.
Farklı olacağız birbirimizden Ki sürsün kavga.
Sürsün kavga ki yeşersin yeni fikirler.
Kalanlar birlikte yaşamayı öğrensin artrık
Ense seyretmekten bunaldı terkedilenler.
Cevap hakkı doğuyor hiç durmadan.
Bu yüzdendir ki..... bütün gidenler..... dönmeliler.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:30
Giderim İstanbulunuzdan

Geçmişi olmayan, gurbetten kopup gelmiş bütün mahalleler.
Her sabah; renksizliğinizle üstüme gelseniz de birer birer.
Size yenilmeyeceğim. Zırhım delik, karınca gibiyim üstelik.
Ama, bedeli peşin ödemekten yanaysa usül,
Bilesiniz ki; Akşamı çekmeyi öğreniyorum usul usul.
Zamanın dibini delmeyi size borçluyum soğuk sokaklar.
Hava karardığında; sırayla, ardımda tükenirken duraklar.
Yaklaşan bir gölge kollarını açar ve beni kucaklar.
İşte ancak; o anda gün doğar, çatısız bacalarınız gülümser.
Ne zaman ki.... gölgenin göz bebeklerine kahrolası karanlıklarınız iner.
İşte o zaman giderim İstanbul'unuzdan ve perde iner.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
GiTMe.../ KaL....!

Zamanı iğdiş etme

Acelen ne bu kadar?
Taşların
yerine oturmasına
daha çok var

üstelik;

dillerin dönmediği
ve ıslık sesinin
artık
yankı vermediği
o en çorak tepenin
üstünde
kurtlara
meydan okumaya
başlamadı ki çakal.

Niyetin;

Karda boğmaksa
Ayak izlerini,
Sonsuzlukta kaybolmaktan
Daha kolay
Ne var?

Zaten;

Suyu gömemezsin ki
Toprağa
Bu çaba
Akla zarar
Arkanı döndüğün an
Bastığın her yerde
Önüne çıkar

Kısaca;

............
............
gitme / Kal.


06/04/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
Gitmeliyim

Bana müsaade dostlar
Geç olmadan gitmeliyim.
Vazgeçin beni okumaktan
Ben, Yalancının biriyim.
Benim,
Mısralarımda hecelediğim herşey yalan
Aslında kendimi bile unuturum
Bulvar gazetelerine daldığım an

Bana ait olmayan duygular
Üstelik benden izinsiz
Güz yaprakları gibi dökülürken ellerime
Salkım saçak bir akıl hastalığı
Öylesine, dokunuverir kalemime.

Bir başka deyişle şair bile değilim.
Ağlamayı bilmez benim yüreğim.
Sıcaklığına hecelerin,
Daha bi sevdalanmadan cümlelerim
Alın gözlerinizi
Verin şiirlerimi GİTMELİYİM.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
Gitmeyi Bilmek

Çanta dediğin; bir köşede hazır duracak hep.
Geldi mi zamanı! / Yola çıkacaksın hemen.
Ağlamak yok./ Veda’lar insana, zaman kaybettirir.
Oysa ki, kimseyi beklemez tren.
Kaçırmayı ise / Hiç istemem.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
GöÇeBe,

yaşanmamışlıklarla epirerek
ilmik uçlarında
beyazlıklar biriktirirken;
denize dalışta bile
üstünüzden çıkarmadığınız
kıl çadırınız,

yerleşmişliklere
bağdaş kurmak konusunda
hiç mi iştahlanmadınız.?

size;
Göçebe
diyorlar dostum

Duyduklarıma inanmamıştım

ama,
Yorgunluğunuzu vurgulasa da
utangaç duruşunuz
sanki; gizlice,
kanat çırpmaya yeltenişlerdeki
hamleye hazırlanır gibi gönül kuşunuz.

gözlerinizi yumarak
kana kana içtiğiniz bir tas ayranın
kalıntıları ile dudaklarınızda
fallanırken yolunuz
göçebe ruhunuzun çağrısını mı dinliyordunuz.?

görüyorum ki
ayaklarınızın ucuna
geri sayan adımlar koymuşsunuz

yoksa gidiyor musunuz?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
GöKyÜzÜn De YıRTıK VaR,

beni yataktan iterken yastıklar
............................sen
............................susuyorsun
bükülüyor aynalar
göremediklerimiz kadar.

usulca süzülerek
geceye damlayanlar ve
İçlerine hapsolmuş
sancılar
tortulaşıp
tuza karışıyorlar

duvarda yosun tutuyor fısıldamalar
..........................ben
..........................susuyorum
anlatılamayanlar
her şeyin farkındalar.

üstelik
dahası var

dolunay dan kaçıp
umacının bohçasına
saklandıysa yıldızlar
anlayın ki;
büyümüştür
gökyüzün de yırtıklar



Mine Özdemirtaş
24/08/2004 çamlıca 01.30

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 20:31
GöNüL KaÇaNI KoVaLaR

zalim
matadorun
peşinde
ölüme
koşarken
zavallı
boğalar;

mazluma değil
zulmedene
tempo
tuttu diye
alkışlar,

olimposta toplanıp
bizi aforoz eden Tanrılar
boğaların lanetini
üstümüze serpmiş olmalılar.

ki;
o gün bu gündür,

'Gönül Kaçanı Kovalar'

21/11/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:01
Gramofon Adam

Eski bir taş plakta
yıllanmış bir şarkı kanarken damardan
kim bilir
daha kaç kızıl ya da sarı saç teli
gelip geçecek
günlük olarak odandan

silüetin ki,
ne serden geçebiliyor ne de yardan
anlaşılan o ki hiç kımıldamadan
sonsuza kadar ufku seyredeceksin
iki yüzlü camın arkasından

senin resmini işte bu loş ışıkta çizeceğim
“bir akıl hastası” konumumdan hiç sapmadan / hiç bıkmadan

önde; .... hiçbir şey net ve açık olmayacak
kararsızlık sırıtacak arkandan

karmakarışık öykülere dolanırken kuyrukları tilkilerin
daha kaç kerre
panik içinde geri döneceksin
apar topar çıktığın yolculuklardan

tuvalimde kendine baktığın zaman
vazgeçemediğim için sevdandan
üç maymunu oynadığımı göreceksin
hiç durmadan

evet
ne tuvalimden silebilirim seni
ne de fırçamdan

gönül koymuyorum be garamofon adam

ne çıkar
iğne iyice aşınıp uzaklaşmadan önce
taş plaktan
son dansı benimle yapmadıysan

ama.hiç değilse
sırtıma deli gömleği giydirmeden
kovabilseydin sırça saraydan




05/09/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:01
Gurbeti, Kendi Katsayısına Bölme Eylemim Başlayacak

Sana söz. Bu gece dudaklarında fallanacağım telve telve
Tam, masalın 'Gökten 3 elma daha düştü' denilen yerinde.
-----------------------------------------


Az sonra,
Gurbeti,kendi katsayısına bölme eylemim başlayacak.
Önce;
hasreti çıkarıp üstümden, yatıracağım yalnızlığın morguna.
Sonra,
Seni giyineceğim büyük bir özenle.
Çünkü,........................biliyorum ki sana kavuşmak
Gözlerimin rengine daha çok yakışacak.


12/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:01
GüL VE YılDıZ (lastuk ninişid üşünöd)

zıpkından kurtulup gözüme giren güneş
özsuyumdaki pıhtı, taç yaprağımdaki yaş
ve düşürüp kırmayı düşlediğim şişenin
içinde boğulmayı başaran ayyaş

dağılan saçlarımı tekrar topladığımda
uzamış kızıl kahkülümün ucundan kayıp
kıvırcık zülüfe ineceksiniz yavaş yavaş

düz piramit ters piramitte kaybolup
kase için zaman, gerçeğe nokta koyduğunda
bitmiş olacak bu çılgın / bu zil zurna uğraş

ancak
daha değil... henüz değil.

şimdilik; beş çizgi bir yıldız sadece
gül için, gizli bir M üzerinde sürerken savaş
eşit kollu bir artıya yaslanan
bütün tarot kartları sarmaş dolaş

13/09/2004... (ireleylavoş kanıpat)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:01
Gülen Ayva, Ağlayan Nar

Ağlayan nar
Gülen ayva
Falan
değil hikayelerimiz.
Papatya fallarındaki
Biz
Yırtılıp atılası
Birer eskiziz.
İçimizde küflenirken
Tescilli ve orijinal
Halimiz
Asılsız bir
Ucuz romanı okur gibi
Nemli gözlerle izlemedeyiz.
Su yolunda
Kırık testi işte.
Paslanmış bir kez
Kilitlerimiz.
Yazık ki
Artık
Ne anahtar iş görür
Ne de şifremiz.

05/02/2004 ist/ bayram bitti

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:07
Gülümse O Zaman

Hiç duymadığın/ ama çok tanıdık
Bir ses...hiç görmediğin,
Ama çok bildik dudaklardan;
Çıkıp ta sana ulaştığı an.
Elindeki bütün işeri bırak ve arkana yaslan.
Mademki hatırlanıyor ve anılıyorsun
Binlerce kilometre uzaktan.
Sen önemlisin.
Gülümse o zaman.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:07
Gün Batımı Hediyesi

Benim ufkumda battığı anda
yani.......... az önce.
Sana yüreğimi yolladım
......................Güneşle.
Bana.......Söz verdi.
Bir saat sonra.............
Tam Senin pencerenin
karşısına gelince;
................Yeniden batacak
Yüreğimi açacak sana
Adını seslenerek... gizlice
Ve sen.... gülümseyeceksin.
Kıpkızıl bir çizgide
.......................İp İnce.

07/02/2004 uzaklarda gün batımı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:07
Gün Batımı

Doğduğu anı her defasında kaçırdığım Güneş;
Batışındaki hüzün / yüreğimdeki matem’e eş.
Neden bu kadar üzgünsün ki giderken?
Nasıl olsa/ yine geri gelmeyecekmisin sen?
Gittiğin o yerden.
Ya ben... ya ben
Burada olacakmıyım geri döndüğünde....bilemem.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:07
GüNaHa DaVeT (Ay Çarpması)

Gökyüzünden bir yıldız / gözlerin kadar sıcak
düştü avuçlarıma kehkeşandan kayarak.

Sana uçtu martılar/adını haykırarak
Geleceksen….şimdi gel / kumlarda koşturarak

Dalgalara uzanıp /sahilde çırılçıplak
Günahı paylaşalım düşlere sığınarak

Tenimde ateşleri / cayır cayır yakarak
Geleceksen….şimdi gel / suç ortağım olarak

Kolun sarsın belimi / tek gövdede dört bacak
Ay bulutu örtünsün gözünü kapayarak

Dudağın dudağımda / dilimi kavrayarak
Geleceksen….şimdi gel / yarın çok geç olacak

09/07/2008 ... Andros

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
GüNaYDın,BüTün SaBaHLaRıNa YüReĞiMiN

Günaydın!
Güzel bir sabahındayım şehrimin

İçimin mabedinde uyanıp,
dışımın dehlizlerine
dalmadan önce
gönüllü olarak
bahçemdeki kumruları yemledim

bırakın şaşkınlığı da... gülümseyin.
Bu..... ben'im.

hiç kolay değildi
dışına çıkıp ta gündemimin
akan çatısına omuz silkerken evimin
yeteneklerimi zorlayarak
kırık sandallarını tamir etmek
kuruyan nehirlerin

İster inanın ister inanmayın
becerdim.

sevgi demek / emek demek
ve onu ağır ağır demlemek
hünermiş / öğrendim
Sevda; uzanıp usulca
onurla
saçlarıma dokununca
titredim

günaydınım
doğmamış bütün sabahlarınadır kentimin

sakın yaygarasına aldırmayın olurmu?
yangınımın yanında soğuk kalan
hazan rengi güneşin
o beni; kıskanıyor
ufkuna doğdum diye
açılmamış düşlerin.

kaç derseniz o şiddette olsun
hepsine hazırım depremlerin


27/10/2004 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
Güncelleme,

İşte gene hafta Başı. İlk iş;
Kendimi güncellemeliyim.
Güneş; bu sabah doğudan doğduğuna göre;
Batıdan batacak. Bu kesin.
Gün boyu kavgalarım olacak. kaçınılmaz.
Bu durumda;
Beynimi aptallara indirgemeliyim.
Karışıklığa sebebiyet vermemek için, / ve
Anlaşılır olsun diye;
Kelimeleri en basitler arasından, özenle seçmeliyim.
Sonra; sevdiğim bir işi yapıyor olmanın gururu ile,
Sırıtıp durmalıyım gün boyu.
Belki de kırıtma demeliydim.
Dişlerimse bembeyaz olmalı.
Bolca koku sürmeliyim.
Kadın dediğin parfüm kokmalı,
Ki karşıdaki; lafını unutmalı.
Bunalım yaratmak; bugünlerde çok inn.
Bu durumda; analitik zekamı dizginlemeliyim.
Bu; şu anlama geliyor sanırım.
Bu haftada kendim olamayacağım.
İçimdeki beni; gizlemeliyim.
Ben; ben olmayanı güncelledim işte.
Doğruyu söylemek madem ki out offf
Yalana, riyaya hazırım artık.
Haftaya Başlıyorum. / Kenara çekilin.


04/08/2003

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
GünDüZ FeNeRi

ekseninden çıkmış dünya
bir ip sarıp kutuplara
topaç gibi döndürün

çorbada
tuzunuz bulunsun

bir Ampul'de siz söndürün.

21/07/2007- (kırk katır mı? Kırk satır mı?)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
Güneşe Mektup

Neden o kadar merak ediyorsun ne yaptığımı
GÜNEŞE MEKTUP YAZIYORUM GÖRMÜYOR MUSUN
Hele dur işim var oyalama beni
Yağmurları gözlerine dolduracağım daha.
Ve mum dikeceğim denizlerime.
Senin yollarından yürüyeceğim usulca..
SANA ARKADAN YAKLAŞIP SIMSIKI SARILACAĞIM.
SAKIN BANA KİMSİN SEN DEME
Bilmem ki farkında mısın.
Ben yüreğimi koydum senin ellerine.
Artık sıra sende.
Bence sen…
Yağmak için ince ince
Bulut olmalısın benim göklerime.
Ve rüzgar şarkımızı çalmalı
Çalmaya başladı bile….dinle

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
Hadi Yaa! ! !

İsim koyamıyorsun madem,
Orada neler olduğuna.
O halde;
Burada neler olduğunu da sorma.
Bir boşluk işte..... sadece hava.
Hoşluk diye çıkmıştık yola
Ama
Bulduğumuz tek şey;
İsimsiz bir curcuna.
Kayıp gidiyoruz, sönen yıldızlar gibi.
Onayını.......koysan da / koymasan da

Bir dilek tut... ve unut.
Yaşanamayanlar / nasılsa devretmez yarına.
Ve ağlamak ferahlatırmış
Hadi ya! ! ! ! !

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
Haliç e İnDiRiYoRum BüTüN FiLoYu

Düşman surlara resim çiziyor.
Sabahı beklemeksizin
Tek tek sönüyor ışıkları kentin.
Bekçilerin geleceği yok / çok sabrettim.
Bir ben varım şimdi
bir de don Kişot yüreğiyle
İçimdeki Bedrettin.
----------------


En eski kağnıları geçiriyorum kağıtların beyazından.
Haliç e indiriyorum bütün filoyu. Geceye inat.
Sabah; bu istilaya uyandığında, şehir denilen orman.
Umarım,kalenin burcunda sallanan ben olmam.


Saçıma nicedir göz dikmiş olan, bir kösenin suratından
En keskin usturaları kaydırıyorum hiç bıkmadan.
Birazdan; ipini kopardığında içime bağlı duran küheylan
Umarım; çamur bulaşmaz. Som altındır nalları / kıyamam.


31/3/2004 Çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:08
HaMaM SeFaSı

göbek taşına yatırılmış ıslak bir sabahın mor mahmurluğu mu bu gördüğüm..?

duydum da inanamadım.
kulak kirine yapışan parmak izimi ve
dilinin pasına bulaşan beden ölçümü yıkamışsın kurnalarda
doğrumu ki
ellerinde ve bedeninde arap sabunu gibi köpürdüğüm.?

Ayrıca
gergeflere takmışsın saçlarımı çift katlı çapraz ilmek geçirerek
üstelik gözlerimi gözlerime yamamışsın
kirpiklerimi kirpiklerime değdirerek
doğrumu ki
önümü görmeyerek yerlerde süründüğüm.?

inanmıyorum..!
sen bana / sen kimseye / sen bunları yapamazsın.

olsa olsa; iplik eğirip peştemal dokumuşsundur benden
masum sevdamızı gizleyerek sarınıp örtündüğün

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
Hamili Meçhul

Morarmadan güller, en nazik yerlerinde.
Körpecikti kuzular…kasabın ellerinde.
Karanlığın içinde bir başka doğru daha vardı.
Geceyi bir anda çığlıklar sardı.
İstim üstündeydi sanki…Gen dedektifleri.
En özel deneyimlere ayarlamışlardı antenleri.
En sonunda, bitti
Bitti eğlenceleri.
Ve…koyu renk elbiseli
Bacaklarında lastik olan adam
Belinde asılı duran tabancadan
Hiç rahatsız olmadan.
Şu hamili meçhul kalan dosyalardan...
Birini daha tozlu raflara kaldırdı...dün akşam.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
Hani,... Atları da Vururlar Ya....!

Benim Çocukluğumda,
Boğaz’da
Bir Beykoz karakolu vardı
Tam deniz kıyısında.
İçinde hüküm sürerdi
Pos bıyıklı, şişman
Kırmızı yanaklı
Komser Amca.
Bir akşam
Camdan boğaza
Saldığı oltasına
8 yaşındaki ben,
Cılız bacaklarımdan
Yakalanınca
Çok paniklemişti önce
Sonra, kükreyerek
Sarılmıştı ilaca.
Kanayan yarama
Üfleyerek
Oksijeni basınca
Ağlamıştım da
Silince sümüklerimi kolumla
Gülmüştü dakikalarca.
Ve kulağıma eğilip
“Umarım bundan ders alır
Ve bir daha
Gözü kara
Dalmazsın karanlık sulara”
Diye fısıldamıştı usulca.
Kim ben mi?
Ben mi ders alacağım
Hay allah
Sen çok yaşa emi
Komser Amca.

Yıllar geçti aradan,
Büyüdüm büyümesine ama,
Hep sakar bir yüzücü
Olarak kaldım.
Hayatım boyunca.
Gene, Balıklama ve Gözü kara
Atlamayı sürdürüyorum
Dibi görünmeyen
Karanlık sulara.
Hala inanıyorum
Yakamozlarla ilgili masallara.
Yine, bacağım dolanık oltalara
Yine,etimde paslı kanca
Kanırtıp kanatmakta.
Bükülüp,kırıldığımı
Ve tükendiğini soluğumun
Senden başka,
Ne Gören var Ne de bilen
Komser amca.
Eğer hayattaysan,
Geçmişin hatırına,
Şöyle bir baksan diyorum
Tozlu raflara.
Belki o eski,
Yakan ve acıtan ilacından
Birkaç damla
Duruyordur hala? ? ? ? ? ? ? ? ? ?
Eğer yoksa! ....
Söylemeye dilim varmıyor ama,
Cins olsam da
Tendon koptu bir kez.
Hani.....Atları da vururlar ya?
Belki de kolaydadır hıı?
Beylik tabanca................!

19/02/2004..ist. (Eğer hala yaşıyorsan, sağlık ve esenlik diliyorum. Kulakların çınlasın Komiser amca.Eğer, yoksan artık.... ruhun şad olsun)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
HaŞ iKi O

Kötü hastalıktır bilirsiniz işte.... evlerden ırak...
adı;
Hiroşima ya yola çıkan Enola Gay e pilot olma sendromu.
Önce;
Beyin hücrelerini zapteder 4/4 oranındaki haş iki o
Ve,
kendi pisliğinde debelenerek can vermektir sonu.
Ben,
kimseye dilemem.. iki rahmetten biri.
Sahi,
Nereden çıktı ki şimdi bu konu?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
Hatıralarım

Hatıralarım
Bir iki dakika sonra güneş akşamı gönderecek.
Ve grup vaktine yazdığım bu şiir bitecek.
Hani, bir çiğ köfte ve bir bardak rakı vardı ya.
İşte o hiç içilmemiş içkilerdeki akşamcıya.
Dal budak fon müziği, bükülecek sancıya.
Batık gemilerin esrarıyla dolu
Başı boş, dümeni kırık duygularım
Açılacak yalnızlığın morgunda.
İlk aşkımın sırrı ve hayat bilmecem;
Çözülmeyin sakın.
Gölgeniz güz duvarlarına düşsün.
Yüzde yüz ağardığında saçlarım,
Tek tesellim olacak hatıralarım.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
Hatice

Yağmurun kaldırımları ıslattığı o gece
Mesaiye kalmıştı üç beş kuruş için
Tam beş yıldır giydiği gri pardesüyle
Elleri cebinde... eve dönüyordu Hatice

Balçık çamurlarına sokakların alışmıştı çoktan
Ama bu kez ayakları ıslanmıştı iyice
Üşüyordu kirpikleri, yanakları acıyordu soğuktan
Biliyordu ki daha bir aydınlıktı yüz metre ötesi

Hızlandı adımları... şu köşeyi bir dönse
Issızdı bu kenarı kentin ve ürkütücüydü alabildiğine
Karanlık ısırdı korkusunu... hızlandı
Yürümek mecburiyet olmuştu çoktan

Dolmuş parası birikiyordu böylece çeyiz niyetine
Gülümsedi... oyalar gelmişti aklına ve danteller
Bir de asker parası gidecekti sevdiğine
İç geçirdi... Hasret; açlığı bile bastıran bir duyguydu işte

Fren sesini hiç duymadı
Arabadan inenleri de
İki kol dolandığında beline... Başörtüsü kaydı başından
Ağzına kapanan elin sahibini görmedi. Bağıramadı bile.

Debelenemedi uyuşmuş gövdesi. Karşı koyamadı yeterince
Ne olduğunu anlaşamamıştı belki de.
Baygındı 3 hayvanın 4 tekerlekli inine
Karga tulumba bindirildiğinde

Sokak karanlıktı, üstelik artık boştu
Kavşağa varamadan... Hatice kaybolmuştu.
Ve... yağmur dindiğinde o gece
Akşamcılar; yerde bir kadın çantası buldular.

Sapı kopuk ağzı açık. İçinden sefertası fırlamış gizlice
Gecenin en sonunda
Uzaklardaki orman; sabaha uyandığı zaman
Kolluk kuvvetlerine ulaştı müjde

Uzman çavuştu başlarındaki... jandarma yola çıktı
“Talimatlara uygun şekilde”
Resmettiler vahşeti,
Camlaşmış gözlerinde

Kuru toprak üstünde sereserpe
En utanmaz haliyle; yatıyordu Hatice
Patlayan flaşlara yem olmadan az önce
Bir asker kaputunu: örtüler üzerine.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
Hava da Saz Kokusu Var

Havada saz kokusu var.
Dillerde ise,
'Yandım Ayşe'
Birini tanıyorum ki,
sanki,
Çıkarıp yüreğini
Koyacak önüme.
Ama, zaman var.
Önce,
Söz geçirmeyi öğrenecek türkülere.
Sonra,
sonra ise,
Tutamaz olacağım akordunu sazının.
O; vuracak tellere.
Ben şiirler yazacağım
Öpülesi ellerine.

16/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:09
HaYaT BiLgiSi 'DeRS (1) '

/Var sayalım ki lal oldu diliniz/

Yüreğinizden kopup
gelenleri söyleyemediniz

peki!
armut mu topluyordu elleriniz?

Belki de
kilitli değildi kapı
Neden
açmayı denemediniz?

öteki ucu var mı yaşamın?
ömür kaplumbağa yarışına
yeter mi dersiniz?

“postacı kapıyı iki kere çalar”

sonra / allah yazdıysa bozsun
“alıcı adreste bulunamadı”
kaşesi yersiniz.

Hayatın cilvesi işte!
/keşke gülümseseydiniz/

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
HaYaT BiLgiSi 'DeRS (2) '

/var sayın ki dolu bir bardağın önündesiniz/

kocaman dalgalarınız olur
üstüne üflerseniz

ya da daldırın elinizi içine
taşırmak isterseniz.

oysa;
'bir gül yaprağı kadar zarif'
yaklaşmayı denerseniz
'yettiği yere kadar nefesiniz'
su üstünde
keyifle yüzersiniz.

ya,
hattı müdafada kalın
'ki o zaman saldırıyı
endişe ile beklersiniz'

ya da,
risk almayı bilin
'ki o zaman belki de
sathı muzaffer gülümsersiniz'

'bu kadarla bitmiyor'
desem dersimiz
o zaman siz
korkarım ki benden
sınav sorularını da istersiniz

müflis kibarı gibi
savurganım bu gece

/haydi gene bendensiniz/

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
HaYaTıN GeRÇeĞi,

olmuştur elbet
herkes gibi
herkes kadar
sırf merakımızdan
ama tiksinerek
arka sokakların
hamam böcekleri ve
haşerelerle dolu
zemininde usulca
gezindiğimiz,

ama sırf
zehirli
bir akrebe
değdi diye ayak izimiz
elbette
ömür boyu
kendimizden
nefret ederek
paçalarımız sıvalı
dolaşacak değiliz.

anlayana sivri sinek saz

ne kadar temiz
kaldıysa yüreğimiz
o kadar
insanız biz.

26/12/2007

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
HaYDi HaYıRLıSı,

kaçamazdım ki,

ucu yanık duygulardan
neler gelmiş, neler geçmiş
hiç umursamadan
özgür yüreğinin sabahına
aşkla uyanan
satırlardan

şimdi,

umut damlasın diye
yarınların marpucundan
var nefesimle
çekiyorum ucundan

bu yüzdendir işte!
buram buram

tarçın kokuyor sıgaram.....


10/11/2004 (hayat; ...kendinden korkmayana gülümser)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
HeCe VeZnİnDe DeĞiLkİ DuyGuLaRıMıZ

Hece veznine uygun değil ki duygularımız
Bütün kalıpların paçallandığı bir aruz.
Seviyorum sözcüğüne dönse bile dilimiz
Kalbimizi sevgiye doğru kıvıramıyoruz.
.................................................. .................................................. ........ne yazık


Ait olduğun yerde bir an
karardığında bulutların
ve kışa döndüğünde hayat
Bardaktan boşanırcasına
Yağan yağmurlardan sonra
Sana haber bile vermeden
İçinde biriken suyum ben

Biliyorum ki; güneşlerin
Bir gün doğacaktır yeniden
Bittiğin de çaresizliğin.
Ait olduğun yerde ki sen
Yürürsen kalkıp ta yerinden
Suda ki beni hiç görmeden
Basıp geçeceksin üstümden


6/04/2004....... Bir Hıdrellez daha işte.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
Henüz Talepte Bir Kıpırdanma Yok.

Rapor 1

Sevgisizlik ilk çeyrekte çılgınlık sinyalleri veriyor.
Üstelik; henüz, talepte’ de bir kıpırdanma yok.
Küçülme, en uçuk tahminlerin bile ötesinde olunca;
Bütün göstergeler sadece umutsuzluk içeriyor.
Bu arada; korkunun büyüme açısı, alabildiğine genişlediğinden
Kaçınılmaz son negatif değişimi de beraberinde getiriyor.
Sonuç olarak.... bundan sonra
Hızla gerilemenin dayanılmaz hafifliği
Bütün diğer ilişkilerinde dengesini alt üst edip
Kalan ömrün tamamını hortumlayacak gibi görünüyor.


Rapor 2

Ömrün inşasında; son çeyrek vurgunu bu.
Sevdaya geri dönme olasılığı henüz yok olmuş değil.
İlk çeyreği emsal almadan yapılacak yeni bir düzenleme ile
Olası bir kan kaybı daha belki de tamamen ertelenebilir.
Ve bu son hasat’ ta... son bir çabayla.... son hedefin üstüne gidilip.
Hedef on ikiden vurulabilir.
Bütün diğer ilişkilerin de dengesi düzelip
Kalan ömrün hiç değilse bir kısmı...... kurtulabilir.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
Hep Olmadık Zamanlarda Düşüyorsun Aklıma

Ya; yeni bir sevdanın orta yerinde,
Ya; uzak bir şehrin tenha iskelesinde,
Ama.. mutlaka; hep olmadık zamanlarda;
Sen düşüyorsun aklıma.

Bu ‘seni kafama takma’ illetine ben;
Alıştım. Müptelayım ezelden.
Daha ilk yıllarıydı gençliğimin;
Bir gün sen geldin.
Ve... sadece teğet geçtin.
Daha olgunlaşmamış çemberine
Çocuksu, pembe düşlerimin.

Yeni açmış goncalara mevsimsiz düşen
İlk damlaydın sen.
İlk mehtabıydın içimdeki kumsalın.
İlk rüzgarımdın, deli gibi esen.
O gün, bu gündür ki, ben;
Sana takmışım işte. Vazgeçemem.

Ya; bir alyansa
Niyetlendiğimde; belli, belirsiz
Ya; yeni bir yüz aklımda;
Şekillendiğinde isimsiz.
Dedim ya; .... hep olmadık zamanlarda
Sen düşüyorsun aklıma.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
HePsiNe El KoYaCaĞıM

Mücavir saha dışına taşmış
bir ahşap cumba haline dönüştüğünde
yaşanmışlıklar,
vaktiyle, o cumbaya
özenle yerleştirilmiş olan
küpe çiçekleri, ortanca
ve hercai menekşe
dolu saksılar;
sonradan boyanmış
siyah beyaz bir film
karesinde donakalmış gibi
şaşkın
sadece sırıtırlar.

Olsun...........
Can çıkmayınca
Yine de umut var.
Belki henüz yazılmamıştır
Yaşanılası hayatlar
Ki bu yüzden
Yayına çıkamıyordur
Renkli kuşe kağıda
Birinci sınıf baskılar.
bir gün,
Tedavüle çıkarsa
O anlar
Hepsine el koyacağım
Ahtım var


26/3/2004............KARTAL....../........

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:10
Her Zaman Bir Yol Vardır (Every Time There Is a Way)

Usulca soğumakta ise ergitilmiş cevher
er ya da geç/ Kendi aslına rücu eder
boş ver.

Amorf şekillere dönüşmenin korkusu
elbette iz bırakacak sabahlara
Gitgide morarırken o izler
kabuk tutup dökülecek diye yer yer
üzülüyorsan eğer
boş ver.

Senin suçun değil

Tam da kırılma noktasına tutunmuş olmalıyız.
arkamızdan gök iter / düşersek yer titrer
Soluksuzuz işte / Oksijene varış
Titaniğe tüpten dalıştan da beter
Vurgundaysa derinler
Boş ver

Hangi lisanda olursa olsun
birkaç anlam içerebilirken cümleler
davul zurnaya ne hacet
sadece Sivrisinek / anlayana yeter.
Kuantumun gözüne kaçtığında
mikro bir kozmik değer
bilirsin işte /Evren çöker.
Kim kırabilmiş ki şeytanın bacağını
boş ver.

“It is not your fault. No way “ madem
O zaman
Boş ver.

16/06/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:14
HeY ALLahıN SeRSeM KuLu

Hey allahın sersem kulu

Sana ne?
Sana mı sorduk
Kimin kimle olduğunu?

Yeni listen hazır imiş
15 isim dolu dolu
hodri meydan paparazzi
göreceğiz raconunu.

Haydi kaç
Nasıl olsa Tazı peşinde
Ensene geçtiğinde dişleri
Tutacaksın soluğunu

Ne o..
İki bacak arasına mı
Sıkıştırdın kuyruğu?
Kimden gizlemeye çalışıyorsun ki
Sokak iti olduğunu

Seni gidi
Safranbolu lokumu
Seni gidi kazandibi
Kanına dokunuyor değilmi
Damarlarında taşıdığın
İktidarsızlık tohumu

Seni gidi
örümceğin kara dulu
bak aynaya
bak ta itiraf et
nasıl bir iblis olduğunu

sonra da
kaldır ellerini / ve şükret
şükret ki kimse bilmiyor
kazara iki ayaklı doğduğunu

açtırma kutuyu / söyletme kötüyü
bir başka şiirde / ismin zikredilecek
Androslu sır tutamaz
Bu da onun kötü huyu

hey allahın sersem kulu

karıştıracağına sağı solu
merak et / seni nasıl bulduğumu

02/10/2004... çamlıca.. 20.30

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:14
Hoş Geldin Albayım.

Havada; keskin bir çam kokusu var.
İğne yapraklı. Batan, kanatan cinsten.
Bu senin sevdan. Bu sensin.
Sen kokuyor her yer. Tıpkı sen.
Hasretine gebe olduğumu biliyorsun.
Yokluğuna kararan gecelerden.
Çok mu şaşırırdın? Kavuşmaları doğuruversem?

Sen çok uzaklardasın. Bense çok çaresiz.
Elinde ceketin;
Eskilerin yanına; yeni bir yıldız dikerken,
İsim değiştirmede gölgen.
Hüzünlü ve sessizsin. Üstelikte; bensiz.
Ne yazık,
Ne yazık ki seni bir daha hiç görmeyeceğim Yarbayım.
Çok istesem de, Bir daha asla göremeyeceğim.
Bir gün, sen, çıkıp geldiğinde uzaklardan;
Ben yeni bir sen'i kucaklayacağım,
'Hoşgeldin Albayım'...... derken
İçimde hem kıvanç olacak, hem de sitem.
Bu öksüz duygu isimsiz kalmamalı.
Biz onun adını şimdiden;
“Burukluk” koyalım bir tanem.

Sen, farkında mısın? Bilmem.
Ben. / O kadar çok isterdim ki
Değişirken Rütben,
Seni ilk kutlayan ben olayım.
Ve seni ilk öpen Ben.
Utanma. / Dudaklarından değil asker.
Sadece gözlerinden. Sadece gözlerinden.

30 ağustos/ Çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
HoŞ GeLdiN AraMıZa

''Ah be çocuk... Bir sen eksiktin sokağım da.''

seni apansız getiriversin diye masalımın ortasına
rüşvet verdiğimi filan...düşünmüyorsan peri kızına.
hoş geldin aramıza.

''şoföre, sadece göz kırptım. aman,.Sakın ha.. işten atma.''

Biliyor musun.. askılı,kısa pantolon... çok yakışıyor sana.
Yeni bisikletin ve ekmek içi yaptığın kokulu otlarınla
Hoş geldin aramıza.

''bahçemize girebilirsin. ama.. asla.. çiçekleri koparma''

İtiraz etmeyeceksen; kocaman ellerimi,cebine sokmama,
Ve hiç bir zaman kötü gözle bakmayacaksan cicozlarıma
Hoş geldin aramıza.

''garson kıza kahve siparişi vermeyi ise,... unut/ma''

neyse... istersen,diğer çocukları da çağırırız buraya.
eğer; sonun da; mızıkıp, basmayacaksan ayağıma.
Hoş geldin aramıza.

''sahi geldin mi? ..yoksa... fazla mı uzadı bu şaka.? ''


27/05/2004......... keşke çocuk kalsaydık.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
Hüsran

Yanan mumun gölgesini seçmişti adam
Yürüyordu...ama, hiç kımıldamadan
Açık camın perdesinden ince bir duman
Dışarı kaçmadaydı, hiç durmadan.

Oysa ki...
Tükenmedeydi mum geceye damlayarak.
Gitmeye niyet kurdu kadın, üstelik yalınayak.
Ama gitmedi... gidemedi.
Sararmış sayfalarda şiirleri vardı
Dilinde ise; acımsı bir tat
Yutkundu. hüsranı saklayarak.

İsli bir geceydi sabahsız. Gölgedeydi adam.
Anlatıyordu...
Hiç durmadan ve hiç konuşmadan

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
Hüzne Tutunmak,

Hangi ucu tutmalıyım?
Bütün el inceleri düğüm, düğüm.
Salkım saçak.
Tahliye imkansız.
Sağlam tek bir şeytan çarmıhı bile,
Yok./ yok işte tırmanacak.

Hangi çöpü çekmeliyim?
Hepsi tuzak, hepsi de kırık dökük,
Yarım yamalak.
Kaçmak imkansız.
Bir tek, bir tek çarem var.
O da / Hüzne tutunmak.

22/10/2003 pm 20.00 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
HüzzaM ŞaRKı,

HATIRALAR

Toplandı içimde bohçası aşkın
Ellerim kapıda, adımlar şaşkın
Ben beni alıp ta gitsem diyorum
Sen tutsan, hepsini hatıraların.

Biterken yürekte bu sevda taşkın
Gözümde yaş, maziyle vedalaştım.
Bir seni alıp ta gitsem diyorum
Sen yaksan, hepsini hatıraların.


................... 3/4 düek TRT repertuarı denetimde.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
I HoPe So

yerine geri koy aldıklarını gerisine karışma

yoksa..!
sararıp solacaklar avuçlarında
ve sen daha
varamadan yolun başına
şaşıracaksın yok oluşlarına
yitenlerin ardı sıra
yine yanan biz oluruz
sanma ki hiç koymaz sana
inan bana üzülürüz


yerine geri koy aldıklarını gerisine karışma

kutsal kasedeki su gibi aziz
iki damlayız biz
geri konmazsa aldıkların
çoğalmak bir yana eksiliriz.
kesme şah damarını
senden yana eğilmiş boynumun
tek başına düşecek olsam gam yemem
inan bana birlikte devriliriz.

yerine geri koy aldıklarını gerisine karışma

sarmal dizilişimizin ve
iç içe geçişimizin
insan olmaya dair
öyküsüdür bu
çaresiz deviniriz
kendimizi kuşatırız önce
sonra dişliyi çeviririz.
oysa ki biz
bu kısır döngünün
ne mahkumu
ne forsası değiliz
bunu da biliriz

yerine geri koy aldıklarını gerisine karışma

haydi gel
içimdeki kadınların
sayısına denk düşen
ve birbiriyle örtüşen
içindeki bütün adamları
taç yaprağımın üstüne dizmeliyiz.
ıslatırsa bizi çiğ
kayarsak damar damar
hele ki damlarsak yere
eziliriz.

haydi gel / koy yerine aldıklarını

tamam / sürdüğü yere kadar sürdürürüz
ama
zaman henüz / o zaman / değil
daha vakit var
hele bir gelsin
.....................
düşünürüz.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
If / ThiS Is My LiFe /ThEn / I'm ReMaiNe

gecenin alaca karanlığı
sabaha kavuştuğunda
etimde bir tırnak izi
ve
burnumun ucunda
eski bir yara kabuğuyla
uyanacağım

biliyorum
o çok acıyan yerler
yarınlarda bile
bir müddet direnirler
ama boşver
nasılsa geçer
dinlenir başım

hani uykusuzum ya
asırlardır
gözlerim kan çanağı ya
umurumda değil
ben aslında
sana açım.

eğer bu benim hayatımsa / kalıyorum

sevdiğin şarkıları dinleyeceğim / yol boyu
seni anlatacaksın bana
yeniden/yeni baştan
iki dudağının arasında olacak saltanatım
sen ne dersen
ben ona inanacağım

alacaklıyım ya git gide birikiyor yaşam

üzülme tükendim diye damla damla
çoğalırım yeniden
eğer sen
sıcaklığını katarsan mayalarıma.
şimdilik / ne kaldıysa geriye
bütün eyle öyle sev
sev ki ışısın tacım

sebep kuldansa derman allahtan
tut beni güzel bakışlım
ve sol yanıma destek ver
sana yaslanmaya
muhtacım.

20/12/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:15
Issız Ada

bir ıssız adayım işte
kurak, verimsiz.
açsın susuzsun toprağımda
.........................................ne desen az.

sana verebileceğim tek şey
kendine bir sal için
..................................... bir kucak saz.

bir not yaz suya as.

rüzgar eser elbet
dalga çıkar
gidersin
....................................sabret biraz.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:16
İçimde Saklanan Ebruli Çocuk

Ey,pembe tülbentlere sarıp koruduğum
İçimde saklanan ebruli çocuk.
Çok yoruldum. Yardım et. Yardım et ki
Boşaltacağın beşiği beraber sallayalım.
Artık büyü, demeye getiriyorum.
Büyü ki...... beraber ağlayalım.


10/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:16
İçimdeki Cadının Saçı Çekiliyor

Biri,
İçimdeki Cadı'nın saçını çekiyor
Kasıtlı.
Korkuyorum ki;
Uykudaki Cadı... uyanacak.
En azından o birinin;
Burnunu ısırıp koparacağım.
Bu kesin.
Acıdan iki büklüm,
Gözlerinden yaş gelecek.

Boşnak damarıma;
Basıp duruyor ya..............
Vampirliğim kaşınıyor gün boyu.
Sabrım taştı, taşacak.
Ben;
Bir şey kazanmayacağım ama,
O 'Şah Damarı'ndan olacak.

Ve o gün;
Bir de resim çizeceğim
Sayfalara Anonim.
O resmi çizdiğimde şairliğim;
Çırılçıplak;
Satırlara sere serpe uzanacak.


13/10/2003... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:16
İçimdeki Kadın

Öylesine yorgun
Ve Çaresiz ki
İçimdeki kadın
Tutmasam,
Gidecek
Her şeyi bırakıp
Yarım.

Ama;
Göz hapsi bahane
Aslında;
Ben onu
Tutukladım.

29/12/2003 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:16
İÇimDeKi KadıNıN ŞiiRi

uzun çok uzun
bir yolculuktan geri dönecek diye içimdeki kadın.
Önce süpürdüm sokakları…sonra bütün kaldırımları yıkadım.
Evde havalandırılmadık tek bir oda kalmadı.
Duvarların hepsini bembeyaz a boyadım.
Raftaki kitapların...hatta kitaplardaki tüm satırların
Tek tek tozunu aldım.
Nihayet salına salına döndü o kadın
Ama, o kadar yabancıydı ki artık bana.,
onu ben bile tanıyamadım

önce,
Boş sokaklarda yürüdü.
Sonra boş odalarda oturdu…boş gözlerle baktı uzaklara.
Boş kitapları boş raflara dizdi durdu…boşu boşuna.
Böylece geçti yıllar…
öylesine gücenikti ki terkedilmiş duygular.
Geldi geleli, kadına hatırını bile sormadılar.

Sonra…
puslu bir ocak sabahı
ufku kaplayan bulutlarda.
Sızlayan toprakları yeşertmeye mayalanan yağmurlar.
Bu suskunluğa daha fazla dayanamadılar.
Usulca ipini koparsın diye
Yaşanmamışlıklarda biriken bütün çığlıklar.
El ele verip sicim gibi ve acıtan
İri taneler halinde aramıza düşmeye başladılar.

Şimdi, ikimiz de sırılsıklamız. Ve ikimizde aynı ayar.
Ummadayız ki yüzümüzü ıslatan bu ılık damlalar
Sararmaya yüz tutan başaktaki son tohumu
Çatlatmayı başarırlar



Mine Özdemirtaş

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:18
İçimdeki Kadın

İÇİMDEKİ KADIN
Kadın uzun bir yolculuktan dönecekti çok uzun.
Önce süpürdüler sokakları…sonra yıkadılar bütün kaldırımları.

Evinde havalanmadık tek bir oda kalmadı.
Raftaki kitapların...kitaplardaki tüm satırların tek tek tozu alındı.
Salına salına döndü kadın….önce,
Boş sokaklarda yürüdü.
Sonra boş odalarda oturdu…boş gözlerle baktı uzaklara.
Boş kitapları boş raflara dizdi durdu…boşu boşuna.
Böylece geçti yıllar…öylesine kirden arınmıştı ki duygular.
Onca zaman kadının hatırını bile sormadılar.
Sonra…puslu bir nisan sabahı…yavaşça kaplayınca ufku bulutlar.
İri taneler halinde düşmeye başladılar.
Sızlayan başakları büyütecek olan o yağmurlar.
Uyandı kadın kış uykusundan…yüreğine ılık ılık vurdukça damlalar.
Güller...Ziller ve şairler…bir de vazodaki yasemenler.
Sararmaya yüz tutan başaktaki tohumu çatlacaklardı hep beraber.
İşte tam o anda….
Gündeme düşüverdi….
Sonsuz bir karanlığı getiren kara haber.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İçİmİzDeKi CeSuR KoRSaN,

mavi /masmavi / bir yıl diliyorum / bütün yıllardan daha kocaman
ve pırıl pırıl bir güneş asıyorum tan yerine / yüreğimizi aydınlatan

sen,

o uzaklarda ki çizgisin işte
hani;
mavi bir denizle
masmavi
bir gökyüzünü
buluşturan

ve ben,

o çizginin adını
sonsuzluk koydum
sana sormadan.

geçmişlerimiz de kalan
artık
med'i olmayan
köhne
bir liman.

umarım
haklı çıkar

suları
billur gibi parlayan
zümrüt koyu
düşlerimize asan

ve bizi
açık denizlere
salan

içimizdeki
cesur korsan.


01/01/2006............................

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İĞnE DeLiĞiNdEn GeÇeBiLiRdiK.......

çilingirlik meslek olmaktan çıkmış diyorlar
sanırım bu yüzden yardım isteyemediniz.
hem cumbalı hem de bahçe içi/müstakil
bir konumda olmali ki eviniz,
onca kapının kilidine meydan okuyup
bahçenin dışına sızmayı beceremediniz.

yazık.... kocaman hayaller aşılamıştım
adınızı verdiğim cılız fidana.
geceleri silip / çığlıklara binip... gelmeliydiniz.
fısıltılı söylemlere olan düşkünlüğünüz
uçucu mürekkebe dönüştü. Fark etmediniz.

yollar çağırmalıydı sizi kollarına
şu dağın yamacından yuvarlanmalı
şu bulutun saçlarında çözülmeliydiniz.
ben.... iç içe... iğne deliğinden geçerek
beraber dağılmayı bekledim hep
siz ise; akan suda düğümlendiniz.

soru işaretlerini aydınlatırken mumlar
bir alt satıra geçmeyi hiç denemediniz.
demek ki virgüllerin kuyruğunda pineklemekti dileğiniz.
emriniz olur büyük aşkım.
sizi nerede bırakayım.?
bir ünlemin dibinde dinlenmek mi,
yoksa bir noktanın siyahına gömülmek mi?
hangisini istersiniz.?

bundan sonra; mavi kirpiklerimde gölgesiz
çöl ortasına kar yağdıran iklimdesiniz.

dur dediğiniz anda ve dur dediğiniz yerde.... dururum.
bütününüzle siz..
ve benden arta kalanları itina ile yerleştireceğiniz
yürek üstündeki küçük cebiniz.
bir de...yumuşak döşeklere alışık arka yeriniz
sesimin kocamanlığı ile vedalaşıp
suskunluklarda inebilirsiniz.


28/05/2004....... irite edilmiş bir şiir/ Çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İHaNeT ve İNaNNa nın LaNeTi,

Kibele manastırına gömüyorlar beni.
İzin verecek misiniz Dumuzi?

Susmayın.
sizde susarsanız;
zembereği boşalır İnanna nın

Ne Starte, ne İştar, ne Afrodit kalır
lanetim ki Venüse kadar uzanır.

Ningal e sormalısınız yattığım yeri.
Nanna nın hışmından; asırlardır
O koruyor beni.

Şimdi; Kibele de zaman
sanki karanlığın siyahına soyundu.

Yoksa! Nintu ihanet meşalesini
yeniden mi tutuşturdu.?

Savunmazsanız kendinizi
yer altına çağırmak
zorunda kalacağımı sizi
biliyor olmalısınız Dumuzi.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İki Üzüm Tanesi

Elinin altında, parmak ucunda
Tam göz hizandaydım.Nicedir.
Gidiyorum. Özle beni.
Aynı salkıma tutunmuş iki üzüm tanesi
Kuru üzüm adını alalı beri
Acıyı düşlemek moda oldu.
Kanatmasa da tırnak izleri
Yine de Gidiyorum. / Özle beni.

Sonuçlanmayacak olsa da
Kabuk kırma girişimleri;
Çıplağız aslında ilk andan beri.
Kim olduğumuz değil ama
Kim olmadığımız çok önemli.
Gidiyorum işte. / Özle beni
Gideceğim yerden dönermiyim peki?
Çağırırsan! ! ! / Belki.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İki KenTiN HiKaYeSi,

iki şehri birbirine itiyoruz nicedir.
kımıldamıyorlar değil mi?

bu sabah yokladım hasretini
yerinde yeller esiyor.
sen mi saklandın,
ben mi düşürdüm seni.?

belki de bilerek değiştirmişsindir kilidin göbeğini!

suskun çeşmelerin
sebilinde kururken susuzluk
çatlamış dudaklara
dadanmak zorundamıydı uçuk?

acımıyor desem / anlarsın ki yalan söylediğimi.?

aynı buluttan kopup apayrı yerlere
düşerken taneleri
gelişi gibi hep ıslak mı gider yağmur
yıkayarak yerleri?

iki yakası bir araya gelmiyor işte
neden iliklemek zorundayız ki düğmeleri?


10/08/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
iLiK / DüĞMe FaCiaSı

Düğmenin deliğine
varsayımları
saklayan iplik
ucundan tuttuğun da
sökülüyorsa
ilmik,ilmik
demek ki
düğmesiz kalacak
ilik.

hay allah..!
tam da gömlek ortası.

Leb'i yamaç
vadi başı
üstelik.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:19
İlk ŞoVaLYe / SoN SaMuRaY

merhaba
dizginleri koparılmış tutuşumun engelli koşusu
madem ki aşılamayacak kadar yüksekti duvar
o halde bu kulvarda ne işin var?
eyerden düşene kadar

merhaba bütün bahisleri kapanmış buluşum
merhaba iflasta oluşum/
hem de dibine kadar

merhaba 'taşa yazılanları görmezden gelip
suya yazılanları ezberden okuyan' hatibe tuttuğum alkış
hem de.....avuçlarım kanayana kadar

saçma sapan yanlışlıklar / geçip giden cahil yıllar
küçümsedim sizi / kırgınsınız.
hakkınız var
az mı ıslattınız beni sabahlara kadar.

hoşçakal gözümün bebeğinde ki morluk
hoşçakal tendonumda ki yırtık /sağrımda ki dövme /böğrümde ki çürük
biliyorum şaşkınsınız
siz hiç yakmadınız ki canımı
burnumu sızlatana kadar.

eyy..kızarmış parmak aralarıma hapsolan sırlar
benimsiniz / kendinize iyi bakın
yüreğim zincirlerinizi çözene kadar

eyy..ağırlığımca toprağa kazınan ayak izim
sinsi kum fırtınalarının altına gömüyorum seni
burnundan koncuna kadar

ta ki
gri hücrelere sahip biri
aşınmış topukta ki mahmuz deliklerini keşfedip
otopsiye yatırana kadar

ya da
ilk şovalye /son samuray /belki.....
kılıcı kınından çıkarıp
toprağa saplayana kadar

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
İmGeSiZ, BoDoSLaMa BiR ŞiiR

Yanaşıp
tam da bordodan
bodoslama
seven adam
Gecelere aldanma
onlar sadece zaman.
Beni düşüremezler ki,
çalamadığım sazından

Haydi gel artık
usulca gel
Habersiz gel.
Koş
sarıl
koskocaman
Namertim
kaçarsam kollarından.

Öp işte.
Nereden istersen
tam da oradan
Yeter ki
soluksuz kalma
ben damladığım da dudaklarından.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
İnsanca Yaşamak

Buzula çarpmış dev bir gemi misali,
Umutsuzluk, çaresizliğe kırıyorsa dümeni,
Kabus dolu bir uykudan uyanıp haykırarak…
Ustasını dövebiliyorsa ‘yeni yetme’ bir çırak.
Her sabah alfabenin ‘A’sından yola çıkarak,
Boşuna dolaşıyoruz 'insanca yaşamak'
Düşünde yalınayak.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
İpİ FaZLa GeRmE SaKıN

Düşle gerçek hep iç içe…
nasıl sevda bilmiyorum
Barut sende…ateş bende…
üflemekle sönmüyorum.

Ayrılığın yükü ağır…
yüreğimde zincirlerin...
ipi fazla germe sakın
Bir NÜ masal gece boyu…
Bana senden daha yakın.

Gün doğarken penceremde…
Hasretini sevmiyorum...
Barut sende…Ateş bende…
Üflesen de sönmüyorum

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
İRİTaSYoN

yüreğimize batılı durdukça maydanozun dikeni
daha nice şafaklara taşır dururuz biz uykusuz geceleri


sanki
göçük altında kalmışta
eski bir mabedin
minareleri
sapı kırık
bir kürekle
deşmek zorundaymışız
gibi yeri
devinip duruyoruz
kan / ter içinde
kazmaya
başladığımızdan beri

sanki
ısınmak için
bir ateş yakmışız da
etek ucumuzda
bir alev palazlanmış
biz görmeyeli

sanki
su dökmüşüz de
yangın sönmemiş
içten içe
korlanıp
kül etmiş çareleri

üstelik
bir de
rüzgarın yeli
kırıp aldığı
kuru dallarla
harlıyorken ateşi

buharlaşmaktan başka
ne yapabilir ki?
zavallı
yağmur taneleri

29/12/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
K ehkeşan

Saçlarımda teri var yorgunluğun
Bir tek gölgem kaldı ellenmedik.
Bir ben miyim yani ?
Hepimiz bu şehrin ******su değil miydik.
Neden sanki hep konserve yaşamayı
yeğledik.
Bir ellerim kaldı şimdi
Bir de avuç içimde sevdam.
Bir yarış atı gibi safkan
Koşmak istiyorum düşlerin arkasından.
Gücümün izdüşümüne inerken akşam
Ne olurdu
Kirpiğime takılıverseydi yaşam
Bir ellerim kaldı şimdi
Bir de…yüreğimdeki KEHKEŞAN

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
KaÇaK YoLCuNuN DRaMı,

sivri uçlu çelik topuklarıyla
üstünüzde / çok uzun bir süre
dans etmiş olmalı ki mor ezgiler
hala ilk günkü gibi taze görünüyor
etinizdeki kanayan izler.

siz bu değilsiniz! / neden gecelere gizlendiniz?

ruhunuz bedeninizde devinirken
sarkıyor üstünüzden
size ait olmayan düşler.
kısa bir zaman diliminde
acınızı uyuşturacak olsa da
maskesizlikler
geri dönmekte gecikmeyecektir
sancılı eskiler.

neyin intikamını alıyorsunuz yüreğinizden?

sizde farkındasınız değil mi?
ki,kendi çelmenizle / içinizde /
zamansız yaşayacağınız
yere düşüşler
düştüğünüz yerdeki
taze ayak izlerini de siler


tarçınsız bir gönül borcuydu kabı dolduran
şimdi ise,kenarından sızmada serzenişler

kalbe ulaşmayan bir olguyla
titrediyse dizler.
heyhat,
demek ki; bir hoş sada olup
kubbede / baki
kalamayacak İç çekişler.

25/10/2004... çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
Kadın Olmak Zor Sanat (Numarası fark etmez)

(Kadın olmak zor sanat
Tarifesi....... Bonus kart
gereken malzemeler
Bir mezar taşı, ikide kanat)


-----------------------


Ziggurat tepesinde bir kız
Çığlık çığlığa
Eğilmiş, yerden yüreğini topluyor.
Elleri kan içinde.
Rüzgar...saçından esiyor.
Hep aynı yazgıyı
Alıp götürüyor...
Babilin asma bahçelerine.
Çekilmiş can suyu...çatlamada toprak.
Nil gibi gözlerinde...
Bir coşkun ırmak.
Kayboluyor zamanda ağlayarak.

Eyfel kulesinde bir kız...
Çığlık çığlığa.
Eğilmiş yerden...hayalleri topluyor.
Avuçları ter içinde.
Saçlarında...fırtınanın gözü.
Esiyor.
Fas'a Yemen'e.
Sevdanın yazgısı bir eski destan.
Yaşamak...yırtılmış bir eski fistan.
Umut denilen...
Bir cılız fidan.
Büyüyor durmadan.

Tepelerin tepesinde bir kız.
Çığlık çığlığa...
Eğilmiş o cılız fidanı okşuyor.
Yüreği ellerinde.
Elleri kan içinde.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:20
KaF DaĞıNDa KaRıNCaLaNıRSa KaSıKLaRıNıZ

Bilemem..! bir gün yeniden döner mi ki başınız..?

Siz padişahsınız efendim, siz sultansınız
Kılıç kuşanıp at binmek
Ve yalnızca fethetmek için varsınız
Olur da Kaf dağın da karıncalanırsa kasıklarınız.
Bal tutup parmak yalamak maksadıyla
İşe arı kovanlarından başlayınız.

Bilemem…! bir gün yeniden döner mi ki başınız..?

Dillerde dolaşıyor sandıklara el atışınız
Bu yüzden sessizdir yüz bir pare top atışı
Bu yüzden kesildi alkışlarınz.
Biraz daha renkli biraz daha ahenkli olsun
Ve genişlesin istiyorsanız kapsama alanınız
Siz efendim / siz ve
Yeni atadığınız saray nazırınız
Kör kuyulara tüpsüz dalınız.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
Kalamış'ta Kaldılar

Dolaşırken geçmişte başı bozuk anılar,
Karışıp şarkılara, Kalamış’ta kaldılar.

Siyah beyaz anılar, renklere aldandılar.
Hülyalara kapılıp, derinlere daldılar.

Islatan yağmurlardan bazı iri damlalar
Bulutlara saklanıp, gök yüzünde kaldılar.

Saçlarım ve son bahar,
Yapraklara özenip, birlikte sarardılar.

Süprülen sokaklardan,
Savrulup yarınlara..... Kalamış’ta kaldılar.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
Kalemim Beni Korkutuyor.

Kalemim beni korkutuyor bu dağ başında.
Kömür karası mürekkebi var ya
Dal budak sarıyor içime. Gece ayazı gibi.
Parmaklarım acıyor, kurtulamıyorum.
Akrebin kıskacında dilime düşmeyenleri,
Tutsam çıkaracağım.Gücüm yetmiyor.

O en bilindik kabustaki gibi, çırılçıplağım.
Kurumuş davul derisi kıvamında sessizliğim.
Dokunsam.... Yırtılacağım.

Oysa ki; çeliğe su veriyorum nicedir.
Çölleri suluyorum göklerimde. Ve açım.
Bıraksalar kabuğumu kıracağım
Kan ter içinde kovalıyorum ama;
Kaçıyor tutamadıklarım.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
Kan Kırmızı

Sana yazdığım şiirlerin birinde
‘Kan Kırmızı’ demişim.
Büyüsüne kapıldığım duyguların rengine.
Ve… nedense
Arkasını getirmemişim.
Ya uçup gitmiş mürekkebin mavisi
Ya da su damlamış kalemime.


Üstelik, tarih bile atmamışım,
Yana yakıla seni anlatan,
Sana aşkımdan söz eden dizelere.
Dahası…
Seni temelli gömmüşüm kelimelere.
Sen kimdin ‘Kan Kırmızı’
İnan hatırlamıyorum bile

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
KaNDiLe PüF DeMiŞLeR

kandile püf demişler / mum sevinmiş

bir acele bir panik
pür telaşla devrilmiş
elbetteki amacı
yangın çıkarmak değilmiş
ama cürmü kadar yeri bile yakamadan
enine yattığından
bi solukta erimiş.

üflenen kandile ne mi olmuş?
hiç....... o yanıyor / sönmemiş

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
KaNKa' ma MeKTuPLaR...(2)

'Aynalardan bakan ben değilim Kanka'

O eski ben
gitgide ufalmış.
meğer bende,
benden içeri
ne çok ben varmış
ki; hepsi birbirinden usanmış.
İyi ben kötü benin
kötü ben iyi benin
saçlarını yolarmış.

'Bir yerlerde kayboluyorum Kanka'

O yer ki,
orada
yalanın sürgünleri
gerçeğin gövdesinde
birbirine dolanmış.
Elma kurdu
soyununca
Şeytan bile kaçarmış.

'Bir mevsimde soluyorum Kanka'

O mevsim ki
uzatmalı yazlardaymış.
Tam da güneşe serdiğimde umutları
kar yağmış.
Ben ısıttıkça
sıcaklık inadına azalmış
ve hızla
her yer buzlanmış.

'Var gücümle küreklere asılıyorum Kanka'

Kısaca,
kırılmamak için
eğilmelerdeyim dört bir yana.
Köklerimdeki öz su
yaşamdan yana uyanmış
……………Sence
bunun,
neresi yanlış?


17/10/2005......adı olmayan bir yer

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
KanKa ma MeKTuPLaR (1)

Saçımın kızılından kaçan dalga
mademki sığındı
başak renkli saçlarına
O halde dinle Kanka…!

Sanıyorum ki,
sendeleyeceğime dair
endişelerin var
Ama korkma.
sadece
geçtiğim asma köprüdür sallanan
ayağımın altında.
Benim adımlarım hala
aynı sağlamlıkta.

Hem marifet mi?
müebbete nöbet tutmak
ekildiğin toprakta?
Asıl hüner…!
düştüğün yerden
bir avuç tohumla kalkmakda.
Güçlülük dediğin ne ki…?
O sadece
bir dudağı yerde bir dudağı gökte
ve bizim emrimize amade,
bir bacı kalfa
Üstelik,
Onun bir eli İstanbul’sa
bir eli de Ankara
Değil mi Kanka…?

Varsay ki,akşam olmakta…!
Ne çıkar…?
Bence güneş;
yeniden doğabilmek için batmakta.
Ve
Her yeni gün,
gece boyu güzellik uykusuna yatmakta.
Umut dersen,
O zaten
yüreğimizde halka halka
Yine de gelir mi dersin sırtımız yere...?
......................................
Hiç sanmam Kanka…!

Bilesin işte
madem ki
O can tek ‘ var’ımız
bundan sonra
Emanettir gözünün ayarına.
Kısaca;
az vardı sende geceden,
bir de biz düştük bacadan.
Bir örtü at üstümüze keçeden
Ha gayret Kanka…!

Bir resmin çizilip az sonra
konulacak usumun duvarına.
Konulacak konulmasına ya,
Asidir kalemim.
Hüsranı çizmez.
Gülümse Kanka…’

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:21
KaNKaM DeĞiL SuÇ OrTaĞIM

Ben’i yakaladım suç üstü

aşkın dibine çömelmişti sinsice
kargacık burgacık bir el yazısıydı
alnındakiler /kömür karası
duymadı gelişimi /dalgındı
kazdığı çukura gömüyordu zamanı
ellerinde ise kan vardı.

kemiklerini saydım sırtında
ve kırbaç izlerini
upuzun bilirdim ya
bir de koskocaman gövdeli
(yanılmışım.)
küçülmüştü görmeyeli

iki yana sallandı
önce düşecek sandım
ama sonra
kaldırdı kolunu zorla
'pençe gibiydi tırnakları'
tutundu yalnızlığa

onu /orada / öylece/kendi haline
bırakıp kaçmaktı istediğim
tam orta yerimden
İkiye ayırıyordum ki kendi mi
'benden çabuk davranıp'
yamalı cebine yerleştirdi gölgemi.

şimdi ise / suç ortağıyız sadece.'
kanka değiliz artık
' o sayfayı kapattık. '

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:22
Kaos

Yaşayıp gidiyoruz işte/ iki arada bir derede
Gri bir gök yüzü altında ve yıldızlara hasret.
Çoğalıp duruyoruz / her dokuz ayda
Sayımız artarak / içimiz tükenerek.

Cehennemi çiziyoruz hep / kanatıyoruz şeytan’ı
Kurumuş elma ağacının altında birbirimizi yiyerek
Tek bir çıkış var bundan sonra;
Ya bir salgın hastalık / ya savaşı beklemek.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:22
Karanlıkta Rapsodi

Bir yay, Gerili içimde
Koptu kopacak
Biliyorum
Çengelleri tenimde
Koparsa;
Canım çok acıyacak.
Zaptedemediğim
Bir iç güdü işte.
Bir şey
Her şeyi
Sanki...
Zora sokacak.
Verilmiş bir karar
Gecikmiş bir haber,
Geliyor peşimden.
Gizlensem de....
Beni bulacak.
Sağır olmalıyım.
Ya da kör
Bir koşu tutturmalıyım
Soluksuz.
Ve hiç durmamalıyım
Durursam;
Sırça saraylar yıkılacak


Bir yay gerili içimde
Koptu kopacak
Soluksuzum
Bu korku
Beni boğacak.


15/01/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:22
Karapus

Karapus oturmuşum yokluğunun üstüne
Sensizliğin moruna siyah benekler konduruyorum
Sonbahar döndü dolaştı yine geldi
Yapraklar sararıyor ve heyecanlar soluyor işte
Yarınları bugünden eskitiyoruz biliyorsun sen de
Kayıyor ellerimizden, biz oluşumuz
Bugün dünden daha çok değil mi ayrı kalışımız?
Ve yarından daha büyük özlemimiz
Sen; köşende hüznü şekillendirirken
Ben... senin şekillerini isimlendiriyorum
Oyalanıyoruz gözlerimiz kapalı
Kımıldamaya korkuyoruz ama görmelerdeyiz
Duyuyorum, bir yerlerde ziller çalıyor
Ve senin de duyduğunu biliyorum
Artık nefes nefese değiliz çünkü inmelerdeyiz
Bitiyor mu demeye varmıyor dilim
Sevdasızlığından korkuyorum
Karapus oturmuşum yokluğunun üstüne
Siyaha boyuyorum kaçınılmaz sonu...

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:22
Karbon Kağıdım

HÜZÜNLERİME....... UMUT KOPYALAMAN İÇİN
SENİ…BÜTÜN ÖZLEMLERİMİN ARASINA;
KARBON KAĞIDI DİYE KULLANACAĞIM.
ISLIK ÇALIP…BİR DE TÜRKÜ TUTTURACAĞIM.
SONRA...... GEÇECEĞİM ŞAİRLİĞİMİN BAŞINA
BANA İLHAM ETTİKLERİNİ ALT ALTA SIRALAYACAĞIM.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:22
KaRBoNTriOkSiT Ve ÖTeSi

Sakın kimseye söylemeyin ama
ben çözdüm işi
sanırım
Carbon erkek / Oksijen’se dişi

“O” tek başına yaşamsal bişi
“C” övünüp duruyor
Elmasmış ninesi..!
oysa
Hepimiz biliyoruz ki taşkömürü onun dedesi.

CARBONMONOKSİT
Neyse canım
Mademki sevdalılar
Birleşsin ikisi
Ve başlasın
Başa “C” yi koyarak
Renksiz kokusuz ve sinsi
Carbonmonoksit eğlencesi
…………………………………….”her erkek düşünde
……………………………………. bin bir kadın çizermiş
……………………………………. güzeli, çirkini
……………………………………. kalını, incesi
……………………………………. eh…
……………………………………. yetenek meselesi”

CARBONDİOKSİT
Vay canına
“C”nin yanında sadece iki “O”nun bile düşüncesi
Galiba
Filler mezarlığında
Soluksuz kalmanın filcesi
…………………………………….”her kadın bağrında
……………………………………. bin kadın yaşatırmış
……………………………………..ve binbirinci kadın
……………………………………. teninden fışkırırmış
……………………………………. terleyince derisi”

CARBONTRİOKSİT
Henüz keşfedilmedi
Ama umarım
Trioksit / hatta üstü
Ve hatta karesi
Keşfedilir ve
Gerçekleşir
Tek kadında
Binbir kadın efsanesi
………………. Fosillere Carbon testi yapılıyor
……………… ışısın diye tarihin baskılanmış güncesi
………………. Bu yüzden işte panikte Carbon
………………..Gitgide yükselmede sesi
………………..Bu yüzdendir ebedi korkusu
………………..Bu yüzdendir acınası vesvesesi

VE ÖTESİ
Keşke
Bu ikiliyi
“O” ile başlayarak
Formüle etmeyi deneyebilseydi birisi
İşte o zaman
Ya
Bu şiir hiç yazılmazdı
Ya da
Gül bahçesi olurdu her hecesi.

Ama yazık / yazık ki
Henüz keşfedilmedi sözün ötesi

06/06/2007

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
Kare Kalem Çiz Beni Artık

Beni............................senin renklerinle boyaman içindi
Kendimi tuvaline yatırışım.......................boylu boyunca.
.................................................. ................................Şimdi
Renklerine hasret....siyah beyazlığımı alıp.....gitmeliyim
Bütün Yaşanmamışlıkları kucağına bırakarak...... usulca


Sensizliğe sarılmış halimle,...perişan.....................biçare
Kare kalem çiz beni artık sen. Tara.......Karart gölgelerle
.................................................. .................. Sonra da
Bir boş çerçeve de,........... baş aşağı.......... as duvarına
İçim bulanır belki,acı çekerim ama......sen bana aldırma

14/03/2004 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
Karıncalar Ve Kırlangıçlar

Bir sabah işte! ...sıradan / Hem de akşamdan kalma.
Gece boyu içen / İçtikçe sarhoş olan
Deniz’di aslında. / Sen değil.!
En demli yerinde yalnızlığının,
Buzsuz kalmış olmalı ki Rakın / Karıncalara sardın.
Uzandın gölgelere / sarılamadın.
Yüzsüzdü ve bedensiz
Karınca yuvalarındaki kadın.

Akşam sefalarından renklerini istedin değil mi?
Tabii ki.... / Vermediler.
Çengele takmıştın sırayla
Seni beklemedeydi çiğ etler. Ama; el ettin / Gelmediler.
Sonra......Noktalar vardı... ve de virgüller.
Bir de soru işaretleri ile ünlemler.
Sen çizdikçe..... onlar direndiler.
Yoğurmana rağmen/ Şekillenmediler.

Son duraktı yatağın.o da yüreksizdi çoktan.
Ve o kahrolası yastık / Kehkeşan’ın değildi artık.
Ezeliydi kasılmaların. ama / Yine de kızdın;
Deniz börülcesine özendi diye kasıkların.
Üstelik; kesip attığın tırnakları
Yemedeydi karıncaların.

Şimdilerde; akşamdan kalma bir sabahın gölgesinde
Mağrur ve emekli bir dalgıç gibi
Zıpkını kanatıyorsun gözlerinde.
Oysa; sana rağmen, ./ Yine de, yırtılmada bütün ağların.
Eğer; dalgaların köpürmezse kumsalında, düşteki Ada’ların;
Korkarım, korkarım ki / kaçırmış olacaksın
“Göç anı”nı Kırlangıçların.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
KaTiLiMiN ElleRİ,

Mavi tütsülü bir yangında
yandığında,
yitip gider sandınızsa adınız.
Fena halde yanıldınız.
İnanmazsanız
cinayeti işlediğiniz yere gidip
bakınız.
Dün gece asmıştım akasya dalına.
Orada; size sizi gösteriyor olacak
içimde unuttuğunuz
tütün rengi parmaklarınız.
Hatırlıyorsunuz değil mi?
onları en son
'gelme' diyen tümceye
kurşun sürerken kullanmıştınız.

' uykuya yaslandığında vicdanınız, başınızı kabul ediyor mu yastığınız? '

28/05/2004... yersiz/yurtsuz

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
KaVŞaK

artık gel deme bana
ben şimal rüzgarını çoktan geçtim
karayelin puruvasında dövünürüm.

Gel deme bana

yırtık kararlarımın güncesinde
sildim seni çaresizce
ellerimi yakarken yıllanmış cürüm
nasıl gelirim gülüm?

gelirsem

bir daha ve yeniden
çengele asarsın gelmişliğimi
kapı arkası tövbe tutmaz
eski tas eski hamam bilirim.
leblerinde kuruyan
yabancı lekelere
canlı canlı gömülürüm.

gel deme bana

zahmet etme
ben kendim de ölürüm.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
Kayıp İlanı

Ey… Ben
Cevap ver lütfen.
Bir ben arıyorum bana
Dostlarım çaresiz kaldı yakarışlarıma.
Ben, cevap ver lütfen.
Med ve Cezirlerimi satışa çıkarabilirim.
En ılık meltemlerim bile,
kapsama alanında kalabilir.
Ölümüne borçlanabilirim.
Çok ucuza kiralanabilirim.
Yakında mirasa da konabilirim.
İstersen,
Bütün fonlarımı,
tüm portföyümü alabilirsin elimden.
EY……..BEN
Cevap ver lütfen.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:23
Kedi Yavrusu

Boş arsadaki
Henüz gözleri bile açılmamış kedi yavrusu
Pörsümüş memeleriyle
Ve ayaklarını sürüyerek
Gelsin diye
Anasını bekliyor.

Oysa ki
İki sokak ötede;
Parçalanmış bedeniyle anası
Yerde.
Ben biliyorum
O henüz... bilmiyor.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:24
KeNDiMe YaZDıM NöBeTLeRi

ben sizi bilirim
adım gibi
'şiiri sanat için yapar
sanat için okursunuz'
değil mi?

nasıl da beğeniyle
seslendirir diniz yazdıklarımı
rüzgarın çapkınlığına kaptırdığım da etekleri.

iyisi mi
siz artık beni okumayın...!

ben dağlara vurdum elimde ki kalemi

bundan sonra
ne karanfil kokacak sigaram ne de hanımeli
unutun benden gelecek
imgeli sohbetleri

hiç tasalanmayın
ne alkış bekliyorum sizden ne de teselli

hele ki
çelmeniz ve çalımınız
sarsar beni sanmayınız
bilmekteyiz durduğunuz yeri
bizde herkesin niyeti belli

hey gidi günler hey

naif bir şaire olduğum demler
sivildim beyler
şimdi nefer belleyin beni
aldım asıllarımı
aldım yedeklerimi

elimden gelen budur
kendime yazdım nöbetleri

size ne..?
var mı itirazınız?
topluyorum işte efeleri / topluyorum işte zeybekleri

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:25
Kendine Saygılı Ceninler,

M.....ehmet’e gebe kalmamı Mehmet’e aşermemi bekliyor vatan benden biliyor musunuz?

A.....ğrılar ve sancılar içinde kıvranarak ve kan denizinde yüzerek mehmet’ler doğurmamı.

Y.....emeden yedirmemi, giymeden giydirmemi onu ak sütümle helalinden emzirmemi.

D.....ahası yalanı dolanı öğretmemi istiyorlar benden. Yani onu da tıpkı bize benzetmemi.

A.....nasını satıyorlar utanmadan analığımın. Harçsız ipotekliyerek Rehine veriyorlar döl yatağımı.

Y.....üreğimi kuşatıyorlar sinsice yılanlar gibi kıvırarak. Nifak ekiyorlar Haberiniz var mı?




M.....ehmet’i almak için gelecekler kapıma biliyorum. Er ya da geç. Dünya jandarmaları

A.....rsız bir düzenin dönsün diye insan öğüten, aç ve doymayan doyurulamayan çarkları

Y.....a vereceğim Mehmet’imi onurlu başına çuvalı geçiriversin diye o birileri......... ya da

D...ağlara vuracak kendini Mehmet, yanına alarak diğer bütün Mehmetleri. Bozacak niyeti
..
A.....rtı oy toplayacak diye yine yeniden yeni birileri sürekli kurban vermemek için Mehmet’leri

Y.....a, aslını inkarsız döllesinler ceninleri. Ya da, var sayılsın ki; bu bir çağrıdır hadım olmaya erkekleri.



08/04/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
KeS.... AmA, ATMA

yapma! ! !
yenilmiş olamayız.
daha,
seslendirilmedi ki arya.
kapama kulaklarını
ara...
acaba...
hata,
hangi notada?

yanıldıysam!
kes beni hayatından
uzamış......
bir tırnak gibi
kes...
ama...... atma
sakla..

sakla ki,
ya,
lirik bir öykünün
tadında,
ya,
bardağında eksilen
vişne şarabının
kıvamında
veya,
yıllara göğüs geren
teninin kıvrımında
bir
keşke.......
yakaladığında
yeniden
dokunabilesin bana.

sana;
et tırnaktan ayrılınca,
hiç dinmeyen bir sızının
yerleşeceğini
parmak ucuna.
başka
nasıl anlatsam acaba?


27/ 06/2004.... havalimanı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
KeŞiŞiN SoN DuaSı,

kanadımdan uzunmuş
çıktığım uçuş

bu yüzden şaşkındır
içimde yolunu kaybeden
zavallı keşiş

lütfen tanrım
ihsanın olsun
bu kuluna / en azından
yumuşak düşüş

25/08/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
Keşke.... Dönebilsek Geriye

Söz sırası bahaneye gelince;
Ondan bol bir şey yok
Aslında ise
Konuşabilmek için;
Yüz olmalı, astardan önce.
Biri size,
Köpek gibi seviyorum derse;
Bilin ki
İpliğin ucu yumakta,
Ve kara kedinin bacaklarına
Sürekli dolanmakta.
Sus; desin biri
Dediklerim yalansa.
Tartışmaya hazırım üstelik;
Eğer itiraza cesaret varsa.

Et tırnaktan ayrılmaz sanırız ya
Sanmaz olaydık keşke.
Safari heyecanı bitince
Birileri birilerine
Sokulup Sinsice
Aslına hiç ama hiç uymayan
Avcı düzmeceleri anlatacak nasılsa


Dümdüz ama ince /
Hem de epeyce ince.
Bodoslama yaşanmış sevgilere
Üstelik bir de
Soluksuzluk girince
Eksi artıyı götürüyor işte.
Böylece
Ne okunmamış öykülere,
Ne de
Yazılmamış şiirlere
Konacak bir şey
Kalmıyor/.... Kalmıyor elde.
Keşke.. keşke
Bir sihirli değnek olsa
Olsa da/ Dönebilsek geriye.

23/10/2003

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
Kıpkırmızı

Kızgın kedilerin, kızgın damından; damlarken kadehlere…
Kırmızı Kıpkırmızıydı son gördüğümde…
deniz ülkesinin kızı…kıpkırmızı.
Düş bulutlarının…düşkün kanatlarından;
doluvermişti içeri ince bir sızı.
Kaydı omuzlardan o bir tutam kaygan ipek;
Kıpkızıl şal kırmızı.
Öldürürken şafağı doğmasın diye… 6 yaştan ödünç alınmış elleriyle.
Kana buladığını bilmiyordu ki sahili…masumiyet hırsızı kan kırmızı.
Deliliğin sınırlarını zorluyor bu gece…delirmeye soyundu deniz ülkesi.
Kovarken göklerden; kamaşan mehtabı…titreyen yıldızı
Yalnızdı çaresizliğin kollarında...ağlıyordu deniz ülkesinin kızı.
Kamaşırken elleri…yakamozlara gülümsedi. Çarpıyordu yüreği KIPKIRMIZI.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
KıRıK Bir AşK HiKaYeSi

'A, Be' nin yolları taştan
aman sen çıkardın beni beni baştan
bayılana limon, ayılana gazoz
farkımız kalmadı ayyaştan.
-----------


'A demi B eşer' yolunda
sergilenirken şaşkınlıklar
medrese bilgileri ile
ahkam kesiyor çaylaklar.

vah bize / vahlar bize ki
semah dönerken kalçaya kadar
açılmış bacaklar

saklan güzelim kalbime saklan
kapacaklar
gelin gideceğini sanma
ah seni satacaklar

'oğlan kızı halletti' diye
başlardım hikayeye........
ama korkuyorum,
devriyeler haneyi basacaklar.

boş ver..... tenefüsteyiz hocam

zil çalsa da uzaklar.
bundan sonra ne yazar?

nasılsa alıştı yas tutmaya
uzun uzun kavaklar

en iyisi;
ben çalayım / sen oyna
dökülürken yapraklar

29/09/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
KıRıK KaNaTLaR

kafama taş düştü desem
şiir böyle olmaz notası kayar
taş uçtu yüreğimden desem
işte bu güzel uyar
__________________________________________________ _____

taş uçurdum yüreğimden taş

bir pençesine hasreti tutuşturdum
diğerinde hıçkırıklar
bilemem artık
bu yükü nereye kadar taşır
omurgasındaki kırık kanatlar.

dörde katlayın bu kenti ve saklayın
uçurduğum geri dönene kadar.

ve siz
hep kaçtığım alacakaranlıklar
açın kucağınızı bana
kaç kat yerin dibinde
ağırlanacağımın
ya da
hangi gök kubbenin altında
ne kadar mutsuz olacağımın
ne önemi var

zift renkli yok oluşlar
ve en dik yokuşlar
verin bana
ki
hiç bitmesin
aşağı kayan tırmanışlar

neden susuyorsunuz?
neden sus pus oldunuz ki?
bana yeriniz mi yok?
dolu mu bütün koltuklar?

hey gidi umutsuzluklar
demek sizde de kuyruk var

neyse
beni inecekler listesine yazın siz
bitmez bu kalabalıklar

adım / kısaca
Tarumar

15/07/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:26
Kırık Ok

Hafif bir ses... yeşermiş bir koku
Ritmini kaybetti ayak izleri
Yarınlara göz koyan gizli bir korku
Dünler; alıp gitti çoktan bizleri
Bağladık... bağlandık. O gene koptu
Akort ttumuyor işte paslı telleri
Yaydan fırlayan kırık bir oktu
Şimdi limanda... dalga sesleri.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
KıRıK TeRMoMeTRe

termometrenin kırık ucundan
usulca yuvarlanan
o gümüş damla
şekillenirken avuçlarınızda
düşlediğiniz okyanus serinliğini
ve iç yangınlarınız da ısınan
sıcaklıklarınızın derinliğini
neyle ölçmeyi düşünüyorsunuz acaba?

vakit tam da koşup sığınmanın vaktidir
yanlışı bağrında saklayan
yataklarınıza.

benden selam söylemeyi
unutmayın sakın
çoktan beyazdan mora
dönüşmüş olan
kolalı çarşaflarınıza

kesik bir parmak ucu gibi
dokunduğum da
eğer asılı kalabilseydim gözyaşlarınıza
işte o zaman
hem ağırlığı hem de hacmi var
diyebilirdiniz
yanağınızda tuz izi bırakan
yalnızlıklarınıza.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
Kırlangıç Göçü

Kırlangıç sürüleri vardır ya!
Hani umutla yıllardır, bomboş göklerini şenlendirmesini beklediğin.
İşte / dün gece / ben
O sürünün şah’ını yere indirdim.

Sen/ Hemen kanat açıp, onun yerine geçmelisin.
Kolaylık vadetmiyorum.
Başlangıçta başın dönecek ve titreyecek dizlerin.
İçin çekilecek ince ince.
Uçuş sarhoşluğu yüreğini sızlatacak.
Karnın kasılacak. Lavlanacak Volkanların
Ard arda gelecek patlamalar /ve
Ta...kasıklarına kadar inecek.... direnmelisin.

Başın dimdik /Gururlu ve mağrur
Tıpkı kendi kanında boğulur gibi, Kulakların zonklayarak
Ruhunu Eros’a karşılıksız vermelisin.
Sonrasında ise...dolu dizgin
Ve / En kızıl tonu alana kadar rengin
Ateşten bir top olup / Ufka doğru gitmelisin.

Güneş'e değdiğinde başın,
Tam üstümden geçtiğini bilmelisin.
Ben seni,
Kanatlarının hemen altında
Bulutların en incesinde bekliyor olacağım.
Usulca süzülüp bütün sıcaklığınla ve nefes nefese
Kollarıma inmelisin.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
KıRMıZı FeNeR SoKaĞI

Bu lambaları sana mı yaktı bu rıhtım
Sana mı söndürdü karanlığı meşale
Neden
muş ışığında gölge oynatıyorsun ki
Mevsimsiz deri değiştiren ellerinle


Yudum yudum içilen yalanları
Damla damla dolduruşun kadehlere
Mavi saçlı mor tırnaklı geceleri
Düşürmek içinse yerlere

Vazgeç başaramazsın
Senin gibileri çok gördü kırmızı fener sokağı
Boşuna yorulma…boşuna terleme

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
Kırmızı Gecelik

Hiçbir Bayram sabahına ve özel güne
Yanımda uyanmayacak değil mi başın?
Ve Ben olmayacağım değil mi gözbebeklerinde?
Üstelik..
Bu yokluk geçici de değil sevdiğim.
Ne yazık ki çok kerelik.
O halde bırak
Bırak rahatça ağlasın sensizliğe
Sırtımdaki kırmızı gecelik.

Sana değil ama,
Sana ve senin hasretine
Ölesiye
Vurgun yedi diye yüreğime
Kızgınım... Kırgınım işte.


Çalıntı bir aşkın
Asla ödenemeyecek diyetine
Misilleme olsun diye.
Çil çil altınlar sıralıyorum düşlerimde
Kirpiklerimde
Ağdalaşıp uzarken gölgeler
Kapanıp üzerime
Karardıkça kararıyor gece.

Sen benim değilsin
Ama,
Bana ait ....bir şişe
Yıllanmış şarabım var elimde.
Az sonra ise... tüpsüz dalacağım onun dibine.
Son bir derin nefeste
Aşkını doldurarak içime
Kıpkızıl bir yudumda yitip gideceğim
Sadece..
Sadece / senin şerefine.

25/11/2003 Çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
KıSa ŞeKeRLeMeLeR,

Bir yer biliyorum
ki orada
Körler ve sağırlar
hiç usanmadan
birbirini ağırlar

biri
duyamazken söyleneni,

bir diğeri
göremezse uzatılan eli

eser/ geçer... usulca!
son mevsimin
sıcak yeli.

bir yer biliyorum
ki orada
duymak pekala mümkün
söylenmeyeni

adresi bende saklı
tıpkı,
adı gibi.

05/10/2004.................. 17.30 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
Kıskançlık

Bilirsin, ağlamak benim hiç tarzım değil!
Gördünse söyle... Gözümde gözyaşı
Bir damla bile.

Bilirsin, ben hiç kızmam, hiçbir zaman!
Duydunsa söyle... Yüksek tonda çıkmış
Bir hece bile.

Bilirsin, kıskançlık semtime uğramaz!
Yalansa söyle... Gözünün üstünde kaşın var
İstersen bir dene.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:27
KıŞ BaHÇeSiNDe BiR GeZiNTi,

ıslanmış,üşümüş
kış bahçesinde güneşe sesleniyor
ama
sesi ancak
kazdığı tünellerin
tavanı kadar yüksek.
oysa
yer altına mahkum gırtlağına
çığlık gerek

tırnaklarını
iyice incitmiş olmalı ki
sertleşmiş toprakta eşinerek
bir ileri bir geri
zikzaklar çiziyor istemeden
zavallı
yaralı
köstebek.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:28
KıYaMeTTeN 47 GüN ÖnCe

çaresizliği geriyoruz ya çarmıha
esniyor ellerimizde tül gibi ince
dermansız yerinden yırtılıp da
çareler mi saçılır ortalığa sanıyoruz
iyice gerilince

çürümeye bırakılmışlığın adına nadas diyorlar ya

sanki gül mü açacak gülistanda
planlı zamanların kahpe tohumları
üşümüş toprağa düşünce

upuzun bir yolu at gözlükleriyle yürüdük

kör müydük, sağır mıydık, topal mıydık
bırakın bunları hepsi bahane

hepimiz / deve dikeniyiz
deve dikeniyiz sadece
tavşan kaç / tazı tut
biz bizi bize bile satarız
yeter ki üşümesin
kavruk ve buruşuk derilerimiz
yeter ki su sızmasın
kalın kabuklarımızın içine

öyle mi?

Peki! ....nereye kaçacağız
ayrık otlarının son sahne sürgünleri
sandıktan dökülünce.

bu vatandan başka vatan yok

bizi cehenneme bile almazlar
kendi kendimizi nasıl ateşe verdiğimizi görünce.

05/06/2007
kıyametten 47 gün önce

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:38
KıZıL ToMuRCuK

yüreğime güller ektin sevdiğim

içlerin de bir tanesi
kar gibi beyaz
uzanıp yaprağını
okşasan biraz

terinden
tenime
sızsan içeri
karışıp kanıma
bir kızıl
damla irisi
olup ta
goncama
damlasan biraz

gülmek sana yakışıyor / çok yakışıyor

yüzünde tebessüm
seyret ki
o beyaz dalımda
bir küçük tomurcuk
kızıl doğmada
eğilip yanına
okşasan biraz

kolların sıcaktır / dışarsı ayaz

üşüyor fideler
sarılsan biraz.

05/01/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:38
KiM DeMiŞ? .... Ne DeMiŞ? ....

kadının sesi mi yok?
yapma!

Var. Var elbet. Hatta,
yankısı iz bırakıyor
yanağında.
damga damga

'' ses, yansır çarpınca duvarlara ''

ama,
bir erkek-bir erkek ki
duvarlar
sorma.
yerin kulağı vardır derler ya
aslında,
sağırlığını saklıyor işte.
anla

şu adı “erkek” duvarlar
“zaten kartondan”

bir yıkılsa,
' ah! .......bir yıkılsa '
çırılçıplak ve de aciz
can verecek sorunlar
yıkıntıda

onlar;
var oluşta
' biz öncesi son eskiz 'ya

işte ' kuyruk acısı ' burda

“sesi yok” olan
kıyamıyor ama!
Hani;
elini “şöyle bir sallasa”

ve kazara
ardından patlarsa
bir koca nara
' kaçacak delik kalmaz ' valla.

Kısaca;

kadının adı mı yok?
yapma! allah aşkına.
' aşağıda ki imzaya
bir baksana.'


24/09/2004... ' bütün kadınlar adına '

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:38
Kim İnanır?

Desem ki…
Sen hiç olmadın…ben seni hiç tanımadım.
Şiirlerim sana koşmadı dolu dizgin.
Telefonlar seni konuşmadı…
Seni getirmedi bütün yollar.
Gece yarıları saat seni vurmadı.
Ve seni yazmadım sayfalara
Desem ki…
Sen yoksun…hiç girmedin dünyama.
İp gibi akmadın gözlerimden.
Taş gibi oturmadın yüreğime.
Dilime takılmadın...kulağımda çınlamadın.
Seni düşlerken kaybolup gitmedim.
Ve çaresizliklerimde düğümlenmedin.
Desem ki…
Sana hiç sevdalanmadım
Desem ki…
Boşver……KİM İNANIR? ..

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
Kimin Umurunda?

Eğer rastlamasaydım sana;
Ben, iyi bir adamın karısı olabilirdim aslında.
Karnıyarık pişirmeyi biliyorum nasılsa.
Cacık ta iyi gider rakının yanında.
Karnı doymuş bir adamla
Sıcak bir oda da
Sessizlik ve suskunlukla geçecek
Upuzun bir gecenin sonunda
Sevdasız döllerden gebe kalırmışım.
Kimin umurunda.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
Kol Kırılır Yen İçinde

Bir Elma ağacı çiziyorum. Yaprakları yeşile boyalı.
Kurumaya meyleden filizleri bir bir kesiyorum.
Dalda ki Elmaların hepsi, Sözden anlayanın olsun.
Ben sadece,satır aralarına dökülenleri istiyorum.




Sen,
Ağrıyan Diş imsin.
Sapasağlamsın üstelik.
Çürükte değilsin.
Yoksa; ben sana,
Taş mı öğüttürdüm
Farkında olmadan.?

Sen,
Sızlayan dil imsin.
Yarasız beresizsin üstelik.
Pas içinde de değilsin.
Yoksa; ben sana,
Cam yünü mü sürdüm
Farkında olmadan?

Sen
Dudağımdan sızan kırmızısın.
Sıcak ve akışkan.
Üstelik
Tadına da alıştım sayılır.
Usulca
Farkında olmadan.

Hayır.
Kan Kusmuyorum elbet,
Bu yalan.
Ancak,
Kızılcık şerbetidir içtiğim.
Bir de,..........
Galiba, Kol kırıldı yen içinde.
Farkında olmadan.


27/02/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
KoLaY GeLSiN GüZeLiM..!

kadehini
kayıp zamanlarına kaldırmalısın tarihinin

aklının bir yarısı dingin
diğer yarısı fırtınadan yana zengin.
aralarında siyah bir hiçlik uçurumu
açılmış ki derin mi derin.

topla kendini modası geçmiş gelin
şimdi zamanı mı delirmenin

kaybolan altı üstü üç beş saat
bu mu senin bütün servetin
ormanın yansın ne ola ki
zaten tükenmiş oksijenin

bir ucu sıcaksa bu demirin
diğer ucu serin
kimin umurunda canının acısı
unuttun mu
avuçiçi dağlanır
tutmasını bilmeyenin.


eğer niyetin
körlemesine gitmekse
mezarının üstünde gezinenin
peşinde ayak izlerinin
vay haline
desene ki o zaman
dağlanmış olan demirin
sıcak ucunda
sonsuz kere
kanayacak ellerin

ne diyeyim
kolay gelsin güzelim.
..........................
bu hayat senin.

14/07/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
KoLi BaSiLi

ne zaman başladı ki..?

'kamuya bu kadar açık /
arlanmasız duruşumuz,
ve
tirbişonsuz ellerce
rasgele dolduruluşumuz.'

'en özel duyguların tepesine bile
üstünde çevir aç yazan
çok kullanımlık
plastik kapaklar koyuşumuz''

sanırım..! bu yüzden
tescilli artık
'bol miktarda koli basilli' oluşumuz

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
Koruma mı Tutsam Acaba?

Sen; Hep aklımdasın ya, hep yanımdasın ya!
Son zamanlarda, ürker oldum karanlıklardan.
Biliyorsun, kapkaçlar çoğaldı bu ara
Yüreğimi kesip alıverecekler sanki seni
Öylesine Korkuyorum ki soyulmaktan.



08/02/2004 uzaklarda

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
KoZMiK PaRÇaLaR

Yarın güzel olacak. Diyorlar...!

Saçımın her bir telinde
bir gülücük soluyor.
ahvali anlatım ' tarumar'

Masumiyete kestik faturayı.

El mecbur artık;
hiç haketmediklerimize
bükülecek dudaklar.

Kendimizi
tanıyamaz olduk.
Susuyoruz.
Bizi bize yaban etti aynalar.
Tarifi zor. Çok zor.
Tutamıyoruz.
Yitip gidiyor,
kimyası bozulmuş zamanlar.

yine baharlar gelecek.
Cemreler çürüyecek düştüğü yerde.
Ben büyümeyi öğrenemeden,
bir kez daha Isınacak havalar.

Görünmez kaza işte...!

“Yalnız doğmamışlıktan,
Yalnız yaşamamışlıktan,
Yalnız ölmeyecek olmaktan” yana.
kozmik parçalar
uçurtmama takıldılar

Ağlamak istemiyorum
canım çok acıyor.

neyse ki,

Yarın, güzel olacak. Diyorlar...!

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:39
Köprü Üstünü Terketmem

Köşe kapmaca oynamaya başladı ise yürek.
Anla ki, ardiye masrafları Ruj bakiye verecek.
________________________________________________


Eğer sen;
Yüreğinde, gel-gitlere izin verdiysen
Ben; senin kıyılarının aşınmasını engelleyemem.
Sadece, boğuşur dururum dalgalarla.
Ta ki,parçalanıncaya kadar teknem.
ve Bil ki,
Sulara gömülünceye kadar da
Köprü üstünü terketmem.

17/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
KöREbE

en duymazdan
daha duymaz
en görmezden
daha görmez
bir kara cübbedir
giydiğim.

üstelik
lal kerre lal
olmuşken dillerim.
,......................
......................
sen anlat
................
................
ben dinlerim.


02/05/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
Kral Ve Karınca

Asildi ama. Mutluluk vermiyordu
Kral
Adil olamadı Güneşe giderken.

Cesur ve Yürekliydi
Karınca
Güç tepeden tabana inerken.

Acı da olsa gerçekleri
Dile getirmek gibi
Mini mini

Bir suç işleyince karınca
Başı vuruldu
Yüce kralın buyruğunca.

Meydana toplandı
Maktülün arkadaşları. Akşam olunca
Küresel fırtınalar esti bir anda

Kral ve ailesi
Önce saraya kapandılar
Sonra sürgüne yollandılar.

Cesur ve yürekliydi
Karınca
Yıllarca mezarına çiçek koydular.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
KuaNTuM

Anlatıldığı kadar yalan
Düşleyebildiğin kadar doğru olan
Ne fiziğindir aslında ne de kimyan

Atomlarının altına saklanan
En küçük zerrenken şeytan
Nene gerekecek ki kuantum
Hem ölü hem diri
Duvarın öte yanına geçtiğin an

İyisi mi sen
Ayakların hiç yere basmadan
Ve kulakların uzamadan
Sahipsiz uçan halılarda
Konaklayarak oyalan

27/09/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
Kumarda Kazanan....... / Aşk ta kaybeder.

Son bir oyun istiyorum senden,
Tek bir el. /Kural katı olacak.
Sevgiden ilk bahseden........... / Gider.

Var mısın?
Ama...... her şeyine.?
Sen,
Yasakları kaldıracaksın önce.
Uzanıp dokunma hakkımı istiyorum.
Ayrıca bir de......... / Süresiz Vize.
Karşılığında Ben,
Hayatımı süreceğim önüne.
Yetmezse.......... Şiirlerim devreye girer.
Son bir el dedim.
Haydi gel.
Zaten bütün kumarbazlar gibi,
Şah ve mat değil mi? ....hedefin.
Ha şimdi...... ha sonra...... / Ne fark eder?
Ama unutma!
Kumarda kazanan....... / Aşk ta kaybeder.

Son bir oyun istiyorum senden,
Tek bir el. /Kural katı olacak.
Sevgiden ilk bahseden........... / Gider.


20/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
KuRNaZ TiLKi

sahtekar, riyakar, yalancı tilki
kuyruğun mu koptu?
nedir bu inilti..........

baktığın dev aynasındaki cismin zahiri üryan
kendi hastalıklı salyandır gerdanına damlayan

adların/sıfatların arasında adsızsın işte

eceline susamış gibi
uluyup duruyorsun eşref vakti
kafan mı karıştı
masken mi düştü?
yoksa
tövbeyi bozdun da dilin mi sürçtü?

Bu ne panik?
kümesteki eksikleri farketti diye çiftçi
daha ne yalanlar uyduracak
ne dolaplar çevireceksin
dikenli tellerden korumak için kürkü

mağduru oynamak sana çok yakışıyor..!

aman ne acıklı
yeni mi çıktı bu türkü?

3/06/2007
kıyametten 49 gün önce

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:40
Kurşun Eritmeyi Sürdüreceğim Yüreğimde

“Bir lokma, bir hırka” türünden ya sevdan.!
Geçinip gidiyorum işte arada,
Yarı aç, yarı tok. Pek doymadan.
Elimde yırtık bir yorgan,
Sensizliği örtmeye çalışıyorum
Utanarak yokluğundan.

Yine de; ortalık çoğu kez,
Mahşer yeri gibi tozla,duman.
Asla bitmeyecek olsa da;
Güneşi balçıkla sıvaman,
Ben yine de, Kurşun eritmeyi
Sürdüreceğim yüreğimde.
Hiç durmadan.

19/02/2004 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:41
Kusursuz Fırtına

Hava yeniden ısınıyor.
Sen; Çok üşürsün. Biliyorum.
Ama; bu ısı, seni de yakacak. Hazırlan.
Ne sevda dayanır bu lavlara ne de aşk
Seni; Kül olmaktan, ben bile kurtaramam.
Devinimde işte; başlıyor kusursuz fırtına
Düşecek imbikten süzülür gibi gerçekler
Tam yok olacağını anladığın anda; Beni hatırla.
Tek tek çekip alıyorum senden parçalarımı
Bil ki artık; sendeki ben, bu kez bende tamamlandı
Çırpındıkça batacağına göre; çırpınma
Ya da, kendi kanında boğulduğun anda; Beni Hatırla.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:41
KuŞ DiLi BiLiRmiSiN?

Hangi Dil de konuşsam anlavsın ki?

Kavşı davda biv tıvtıv avaçlavı yıyov kıtıv kıtıv
Devdim dünyadan büyük...Oku beni satıv satıv
.................................................. ..........................(Hamili kart yakınımdır)


Dilim dönmüyov işte
Başka biv şekilde
Devdimi söylemeye
Ölümlevdeyim hev gece
hasvetinle bin kevve

Yanan biv kov halinde
Gitmek düvtüsü içimde.
ama gidemiyovum
gidemiyovum işte
Hiç biv yeve

Sen vuhumda..sen tenimde
Sen hev biv yevimde.
kanıyovsun çıbanlav halinde.

Doktovlar çave olamadı devdime.
Ama ben biliyovum ki
İlacım sende.
Yüzümü güldüvüvevecek
Dudaklavından dökülecek
O sihivli biv tek kelime.

haydi biv tanem... söyle
Yaşamamı istıyovsan evev
gecikmeden
'seni seviyovum' de.



(ah serçe...ah.....ne kadar yakınımda ve ne kadar uzağımdasın./ hamili kuş yakınımdır.... tanırmısın?)

12/05/2004.... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
KuŞLaR ALeMi

üzgünüm aşkım,
galiba
tuvalimizde çevre kirliliği var

epey bir zamandır aç martılar
tepemde dolanmadalar.
bilemiyorum artık
kimbilir hangi çöpe göz koydular.

son zamanlarda işi
iyice azıttılar
haberin var mı?
önce etimden et koparıyor
sonra yükselip çığlıklar atıyorlar.

hep söylerdin ya... hani
ben farklıydım
bir başkaydı lezzetim / şeker tadında.
bu yüzden/sanırım
derin bir şeker komasındalar

çok kötü be canım
zavallılar
sürekli kusmaktalar.

biliyormusun?
yakında / çok yakında
çöpleri ateşe vereceğim
yatak döşek yanacaklar.

yalnız minik bir sorunum var
kuşlar aleminde adımın başına
lanetlenmiş şerhini koyacaklar
ve bilmem kaçıncı bin yılda bile
benim
ne kadar gaddar bir kadın olduğumu
konuşacaklar.

Ama bu Kadarcık kusur
kadı kızında da olur
değil mi canım?
madem ki
çöplüğüme dadandılar

kömür olmanın
dayanılmaz hafifliğine de
bir zahmet
katlanacaklar.

03/09/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
Küçük Hanımın Şoförü

Artık,Bana nanik yapamayacaksın
Aynalardaki Küçük Hanım.! ! !
Bundan sonra........sen de benim gibi yayasın.
Haberin olsun...... Şoförü işten çıkardım.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
Kül Kedisi

İp gergin... karşılıklı bir sürü cambaz
Kimisi hırsız.. bir çoğu da kumarbaz.
Cımbızla imza alınan makamdan
Keçi boynuzu bile kendini kurtaramaz.

Yel eser üfürür. Sel gelir götürür.
Karınca diyarında, devasa arılar.
Yukarıdan aşağı, söz meclisten dışarı.
Her yanı, her köşeyi sardılar.

Masal bu ya.. yer çiğ köfte partisi.
Ceylan derisi koltuklarda kedi gerisi.
Hepsi birbirinden öte çağın delisi
Vur patlasın, çal oynasın kül kedisi.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
LaY LaY Li LaY LoM

Kolay gelsin!

dağılmış ortalık,
susmuş söylemsizlik.

sanki,
çöl rüzgarları esmiş de
kırılmış asanız
dondurulmuş bir zamanın
çengelindeki ti sesi gibi kararsız
bir minik nota azametiyle
boşlukta durmaktasınız.

biraz şaşkın, çokça da çapkın
olmakla birlikte,
fazla naz aşık usandırır
tarifine oldukça yakınsınız.

yoksa siz,
bu sinsi halinizle
sazımdan ses, neyimden nefes
araklamak arzusundamısınız?

Aman dikkat
çok ince bir zeminde zıplamaktasınız

eğer dört dörtlük
değilse değeriniz
uymaz ölçüye a canım efendim

bu yüzden ki zamansız
portenin dışına,başaşağı
yuvarlanmaktasınız.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
Le Violon Rouge

ASLINDA HİÇ YAŞANMAMIŞ BİR GÜNDÜ BİZİMKİ
KEŞFEDİLMEMİŞ ADALARIN KUMSALLARINDA...HİÇ YÜRÜNMEDİ Kİ
HİÇ SARILMADIN BANA VE HİÇ SARILMADIM SANA
DUDAKLARIMA, DUDAKLARININ DOKUNMASINI HİÇ DİLEMEDİM
TENİM TENİNE DEĞİP DE YANMADI ALEV ALEV
RUHLARIMIZIN BULDUĞU…HUZUR DEĞİLDİ ASLINDA

GERÇEK DEĞİLDİ
YAĞMURDAN SONRA BÜYÜYEN BAŞAKLARIN ÇIKARDIĞI SIZI
BİR DÜŞTÜ SADECE…YOLLARDAKİ ADAMIN YALNIZLIĞI
KALKARKEN YÜRÜRLÜKTEN MADDESİZ OLAN O SON MADDE
HİÇ ACITMADI...HİÇ KANATMADI...HİÇ AĞLATMADI
BİR HEVESTİ…GELDİ GEÇTİ...GÜNLÜKTÜ…ANLIKTI...İZİ KALMADI

BİR DEMDİ SADECE..
AMA...BİR BARDAK ÇAYLIK BİLE…ZAMANI OLMADI.
ŞİİRLER YANMADI…KÜLLERİ SAVRULMADI…
BALIKLAR AĞLAMADI, SULAR YANMADI
KIRMIZI KEMAN…KIRMIZIYA….VERNİKLİ KANA… HİÇ BULANMADI
GELMEDİ HAZANLAR YEDİ TEPEYE...
ALTIN BOYNUZ..YALDIZLARA BOYANMADI

ÖYLESİNE…ÖYLESİNE BİR MASALDI İŞTE…
DEDİM YA…
ASLINDA HİÇ YAŞANMADI.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
MaÇa KıZı

aslında elinde kare as var değil mi?

senden selam olsun o zaman maça kızına
kendini
karodan, sinekten, kupadan sakınmalıdır.


sarhoş karılmış bu garip destede
jokerin
arkasına sinip saklanmalıdır.

ta ki oyun dışı kalana kadar.

yüreğini koyup ters yarıya
baş aşağı
sallanmalıdır.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:42
MAJOR

Keşfetme tutkusunu seviyorum.
Çünkü aptallığımın çıplaklığını örtüyor.
Ama yine de
Bu yara almış serüven de
Silinmeyecek bir aşkın altına atılmış imzaların birinde
Söz biyografiye geldiğinde;
Son satırın tercümesi sözlükleri zorluyor.
Okuması çok kolay. Fakat,
Anlamını taşımak çok zor.
Ruhum satranç tahtası üzerinde
Çılgınca soyunuyor.
Cennet ya da cehennem iki sondan biri
Son hamle bu
Şah Mat ya da Major

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:43
MaKSaT MuHaBBeT OLsuN

Sen her mevsim mecburmusun
alıp bütün mimozaları çekip gitmeye?

Hem de hiç üşenmeden
bütün sarıları saçıyorsun yerlere
tamam / tamam anladık sarı ayrılıktır
ve ben mahkumum sarıları sevmeye
iyi de...................bundan sana ne?

Dönersen
Bahçeyi ceplerine dikeceğim haberin olsun

arsız ayrık otları uzayıp dolanacak bileklerine
takılıp düşeceksin
canın acıyacak ya hani / o zaman koşup teselli diye
kapanacağım dizlerine
ve sen eğildiğinde üzerime
Leylak leylak kokacak saçlarım
bağlanacaksın tellerine

bu bana yeter be canım
maksat muhabbet olsun
gerisi bahane.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:43
Mapushaneye Ağıt

“Dağlarına bahar gelmiş memleketimin
Demir kapı kör pencere
Yastığım ranzam zincirim
Uğruna ölümlere gidip geldiğim
Görüşmecim yeşil soğan göndermiş
Karanfil kokuyor cigaram'

Biz mapuslara da düştük be anam... şerefle, şanla.
Kararmış duvarlara kazıdık biten her günü,
habersiz inen akşamla.

Paletimiz kızıla bulanıktı, gövdemize kovan resimleri de çizdik.
Morfinsiz çıkarıp saydılar bir bir... ama devrilmedik.

Hava kurşun gibi ağırdı... Soluksuz kalana kadar türkü söyledik.
Aç kaldık... Bu doğru ama ne devrildik,
Ne yıkıldık.

Biz sıramızı savdık artık... bre zındık.
Ne çıraydık, ne de mum, söndükçe alev aldık.

Ne ipten kaçtık, ne geçmişe sövdük... ne de andımızdan döndük.
Dalları budadınız ya da öyle sandınız... oysa başımız dimdik.

Biz susmalardayız şimdi... zaman sindirmede özü.
Beklemedeyiz... Bizim bilgelik çağımız bu, kırın birbirinizi.

Bence hiçbir mahsuru yok, hücrem bile sizin olsun.
Usulca gönüllerdeyim artık, girin sırayla gözünüz doysun.

Arkadan en iyi vuranınız, en pahalı katili tutanınız kazansın!
Medya sizi yazsın sürmanşet... Çığırtkanlığı marifet sansın.

Daha hızlı bağırın... daha çok yağmalayın, yığınlar seyre dalsın.
Çalın zilleri, daha sıkın kemerleri... ki bıçak kemiğe dayansın.

Bir zamanlar; o damların bir onuru vardı: Biz içerdeydik.
Sordukları zaman gururla: Suçumuz ‘DÜŞÜNCE’ derdik.

Şimdi, yeşil soğanlı görüşlere bile hasret koğuşlar
Doların yeşiline adam öldürenler ve azmettirenler üstüste yığılmışlar.

Tamam kalsın... buraya kadar. Yiğitli değil bundan sonrası
Yol geçen hanı gibi olmuş avlular... Sanki mahalle kahvesi.

Biz bizi biliriz, uslanmış değiliz. Hala kalemimizden kan damlar.
Gözümüz keskin kalacak, memleketimdeki dağlar baharı kucaklayana kadar.

İçerde artık bize yer yok... zaman o zaman dışarıda kaın uşaklar
Final çizgisi çok yakın... Karanfil kokulu cigaranın içimi kadar! ..

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:43
MaRKeTİnG DePaRTMeNT,

İki adım öne çıkmış bir adam
hiç aldırmadan
uzayıp giden kuyruklara
elindeki bonus kartı
uzatırsa kasaya

Sanırım,
önce........................
bir sessizlik çöker ortaya

ardından ise,
koskoca bir yaygara
yerleştirir kendini
gecikmeden raflara

bilirsiniz işte!
.................mandalina,
kabuğunun altında
ekşi/tatlı-Mı bilinmeyen tadıyla
iç geçirten bir koku
yayar ya etrafına

işte.......öyle bir rayiha
sinerken marketing departmana
kehkeşandan bir cüzdan
dokunacaksa hesaplara
bence..........
öpüşmese de olur
market merdivenlerinde sevda.

yeter ki,............. Kurt
ulusun.....................
..................dolunayda.


...................... :))


01/11/2004.... çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:43
MaSaLLaRı ÇaLMıŞLaR

neden bu kadar uzamış ki sizin burnunuz?
ayrıca da fazlasıyla büyük gibi kulaklarınız
hani! ..... şu masalda ki... kırmızı başlıklı kız! ! ! ! !
hay allah! ...... yoksa onu ben mi sandınız.?


çok acıkmış olmalısınız.
az öncesine kadar, sepetim de taze erikler vardı.
ipe dizip güneşe astım.. kış için..... anlarsınız....
ah... keşke.... bu kadar geç kalmasaydınız
üstelik.... fırından yeni çıkmıştı ve sıcacıktı üzümlü kek....
ama; .... onu da serçelere pay ettim... büyüsünler diyerek.
eh artık....... kusura bakmazsınız.

aslında üzüldüm............
acaba ....sizi terk mi etti şu ünlü şansınız.?
manşet içinde, 'yedek kare as' hazır değil mi ki emrinize?
olamaz..... ya..... siz nasıl bir kumarbazsınız.?

tamam............ kuzuysam da kuzuyum. ne olmuş.?
kurt iseniz eğer, kurt oluşunuza saygı duyarım.......ama
yine de benim suyu mu bulandıramaz çabalarınız
Hem; ..... su, benden size doğru akıyor
bilmem bunun farkında mısınız?

18/06/2004... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
MaSKeSiZ BALO

Düşlerinde;
Andros’u düşleyen adam,
Andros’un
göklerindeydi dün akşam.

Avuçlarına
bir yıldız sığdırmıştı,
İnanılmaz...
koskocaman.

Yavaşça,
süzülerek indi yere,
Yakaladı
Androsluyu saçlarından.

Çözüldü rüyaların dili.
gözgöze geldikleri an
ödenirken
boyunda borç olan
durdu zaman

sonrasında olanları ise!
...................................utanırım
..............................................anla tamam!


19/10/2004... çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
Mavi Gezegen Çılgınlıkları

Hâla inanabiliyorsam Mavi Gezegen çılgınlıklarına
Ve kara deliklerden hiç korkmuyorsam,
Denizlerimin Dikenli Yunus ’ları
Yitmiş masalların mutlu sonlarını anlatabiliyorsa
Ve hâla içimi ısıtabiliyorsa eğer
Güneş altında flört edebilme duygusu
Bana; boşa kanat çırptığımı söyleyebilirmisin?

Hâla dalabiliyorsam suyun metrelerce altına
Ve orada soluksuz kalmayacağımı biliyorsam,
Kıyılarımın tombul yengeçleri
Dev istiridyelerin siyah incilerini düşleyebiliyorsa
Ve hâla koşabiliyorsam eğer
Nefesimin yettiği en uzak yere kadar
Bana; boşuna kürek çektiğimi söyleyebilirmisin?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
Medeniyet Ve Mehmet

Seller, sular ve taşkın.
Mermer giriş batmış./ Mehmet şaşkın.
Kent karanlıkta çalışmıyor asansör.
‘’Cep telefonları da çekmiyor’’
Diyor 7 numara
‘’Belediye ye koş / yardım ara’’

Bodrum katta oturuyor Mehmet./ İşi; Kapıcı
Evi sular altında. Bel’e kadar.
Mehmet lastik çizmelerini özlüyor.
Birde köydeki kocamış anasını.
Istanbul’a geliş parasına / sattığında tarlasını
3 küçük kızını alabilmişti yanına
Bir de imam nikahsız genç karısını.
Köyde kalmıştı kısır çıkan imam nikahlı, ilk göz ağrısı.
Hasret çökertmişti geride kalanı
Bir de oğlan bebe’ye doğum sancısı.
Mezarlıkta bir selvi dibiydi sonrası.

Şehre ilk geldiği günlerde
Hemşehrisi bakkal, çok iyi davranmıştı Mehmet ‘e
Hem erzak vermişti bolca /hem alışverişlere yüzde.
İmam nikahsızı da gündeliğe gitmişti de
Mehmet para biriktirmişti yüklüce.
Düşlerinde tek bir şey vardı şimdilerde.
Bakkalın 16 lık kızı Nedime.
Aklına koymuştu bir kere
Alacaktı onu köyde bıraktığının yerine.
Oğlan doğursun diye.
Hükümet nikahı’yla hem de.

Yağmur, seller ve sular
Yokuş aşağı aktılar.
Tıkandığından giderler / mağdur olanlar
Yolun ortasında ki Mazgal kapağını açtılar.

Mehmet /sırılsıklam / Aklı ise Nedime de
Yardım almaya gidiyor belediye ye.

Karanlık ve çukur / yağmur ve sular / Birlik oldular.
Henüz oğlan’ı bulamamış/ 5 kız babası
Daha otuzbeşinde ki / kapıcı Mehmet ‘i / yuttular.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
MeHTaPTa BaLıK AvLaMaK,

balık avlanır sanıyorsun deği mi?
bulutlar arasında
sivri ucuna oturarak hilalin

oysa
olta kopmuş, karışmış iğnelerin

gözünde sadece sudaki
kendi hayalin,
zamanın koşusundan bi haber
nedir bu halin.?

ne sorgucu olabilirim
ne de yargıcı
tavında dövemediğin demirin

el elin üstünde
otur köşende / değil mi ya
keyif senin

o köşe kış köşesi madem
bu köşe de kış köşesi o zaman
kılıç kuşananınmış derler ya hani
at ise binenin.....
.............................
beceremedim

sürçme ayağını be küheylan
nalbantın olmak değil hedefim
.



01/12/2004.... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
Mekan'ın adı: Todori

Zaman; yalnızlığı dostlarda eksiltmeye çalıştığım,
O kısa yaz gecelerinden biri.
Mekan; Asırlık çınar ağaçlarının dibi, adı: Todori

Selahattin Pınar ‘a geçmeden az evvel;
Tam Nihavent’ te soluklanırken fasıl,
Karşı masada gülümserken gördüm seni.
Ben o gece aç kaldım bir tanem
Hem nasıl yemek yerdim ki
Gözlerinden alamazken gözlerimi.

O günden beri, ben hiç unutmadım
O doyumsuz, o şahane geceyi.
Sen hiç hatırlamıyorsun değil mi?

Ne Selahattin Pınar’ı Ne Todori’yi ne de beni
Hiç hatırlamıyorsun o geceyi
Oysa ben o geceden sonra..asla
Hiçbir zaman aç kalmadım birt tanem.
Hem nasıl aç kalabilirdim ki
O benim ilk ve son görüşümdü seni.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:44
MeLeKLeR OrMaNı,

avlanmaya çıkarken yarasalar
yine yıldızları örtecekler üstüme
geceyi saklamak için
değişirken adreslerde biçim
kör olacak gözlerim gördüğü için.

ayaklarım dizlerim tutmayacak
ben yine de bildiğim yoldan yürüyeceğim
mecburiyetten değil seçtiğim için

meleklerin kanatsız da uçabileceğini kim söylemiş?

kaçkınıyım eski benin
.beni arayacaklar yana yakıla
ses vermeyeceğim
buldukları yerde vuracaklar alnımdan
bütün kanatları yaktığım için.

ve balta hiç durmadan ormanı keserken
neylesin ağaç elbette susacak

sapı kendinden olduğu için.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:45
Merhaba

Esen ılık rüzgarınla….dalda sarı yaprağınla...
Yağmurumu yağdıransın…aşkım... sana bu MERHABA
Nasır tutmuş ellerinde…çarpıyorum yürek yürek.
Sevgi demek EMEK demek
Çağırırsan gönül ile…
Gökkuşağı yolum olur…yürürüm, yürürüm, yürürüm.
Sular isen aşkın ile…
Misk’i amber kokum olur…büyürüm, büyürüm, büyürüm.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:45
Merhaba Yeni Yıl

Hiçbir şey istenmedi.
Verilebileceklerin en azının ötesinde.
Ama yine de
Dama çizgilerinde satranç, hiç bitmedi.
Hiç bitmedi
Kız tavlası iskambillerde.

Hiçbir soru sorulmadı
Anlatılanların en azının ötesinde.
Ama yine de
Kızgın kumlarda buz pateni, hiç bitmedi.
Hiç bitmedi
Su balesi çöllerde.

İstem dışı Az kullanılmış,
Kaçınılmaz şekilde ikinci el.
Ve sıradışı
Bu hikayeye 'son'
yazılmadı hiç.
Üstelik;
Başlangıç bile yalandı
İlk bölümde.
Ama yine de
Açık bir burun farkı var.
Ağır çekimde.
Şike sebebi ise;
Ucuz bir macera hevesi
Ya da, geçici
Bir heyecan tutkusu sadece
Şimdilerde,
Ateşsiz mangalın külleridir savrulan.
Ve... kuru sıkıdır aslında;
Şarjöre dolan

Ama; ama,
Aması var işte.
Birileri, Bir yerlerde
kahkahalarla Gülüyor
ve Şerefe / kan içiyor
Olsa bile.
Yine de /
Elimde değil.
Bir şeyler;
O en derinlerde,
sevdaya dair açılmış
O Parantezin içinde
Yaşıyor. /Yaşıyor.. işte.

02/01/2004 çamlıca....

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:45
MeTReS,

ekoseli akşamların alacasına sermeliydiniz yüreğinizi
puantiyeli sabahlara uyanmaya kim zorladı sizi?

şemsiyelerin ıslak desenlerine sığındınız madem
ve madem ki, paltonuzun aç gözlü cebine
itinayla katlayıp koydunuz gölgenizi,

o halde dikkatle saymak zorundasınız
ayaklarınızın ucuna basarak ve tutarak nefesinizi
asma köprüden iki yakaya kaç kere geçtiğinizi.

çift yüzlü kartları destede sarhoş kardığınız an
akan suya düşmüş bir parmak izi
hem onurunuzu alacaktır elinizden, hem de metresinizi.



30/06/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
Midas'ın Kulakları

Issız bir kumsalda… belki de var olmayan bir adada
Geç kalmış bir yolcu…yalnız başına.
Demsiz çayını yudumlarken... hüzünlü kamelyada
Gölgeler…yarından sonrasına… yansımada.

Korku yok olacak…Korkusuzluklar da.
Geç kalmayacak yolcu… o hazır…çıkacak yola.
Şairler sabahı bekleyecek… karanlıklarda...
Gecenin alacası kaybolana dek…satır aralarında.

Söylenmeyenleri de…anlamak adına… anlatılmayanları da..
Saygıyla dalarak… eskiyememiş ve eskitilememiş anılara.
Bir dost eli değecekse... Temizlemek için…Tozlu raflara.
Beklenebilir… özel olan… emekle… sabırla.

Yaşam kendini yeniler...eninde ya da sonunda.
Güneş yeniden doğduğunda … o yeni baharda.
Midas….. can verecekmiş çakıl taşlarına.
Ne fısıldanacaksa… fısıldansın hele… Midas'ın kulaklarına

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
MiLaT,

Tarih öncesiydi bilmiyorsunuz

Maşa mangalı karıştırmadaydı.
Ve ateş sönmedeydi susuz.

Sonra siz geldiniz
Geceler kendini aydınlattı mumsuz.

Düşüyordu yamacınızdan çığlık
Eteğimdeki dantellere tutundunuz

Getirdiklerinizi gömdünüz bahçeme
Sıfırdan başlamakmış tek arzunuz

Öyle diyordunuz

O halde, Miladı satarım size
Ne veriyorsunuz?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
MiNe,

size kırıyorum kabuğumu

önce dilinizin ucunda tutun
ve sonra unutun
acımsı suyumun burukluğunu

umarsız tarifler vereceğim
yazmayın / not almayın
sadece
buza kazıyın donukluğumu

renklere üfleyin belli belirsiz
gün akşam olsun
sessizce seyredin enginde
Mine'nin yavaşça solduğunu

taşırın damlaları /dil dilden dilber
görmezden gelin kabımın iyice dolduğunu

09/11/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
Mini Minnacık Bir Kadın

Mini minnacık bir kadın olsam! ! ! ! Sığdırmayı başarabilirdin beni yüreğine.
Bir yer bulurdun bana değil mi? Kenarda ya da köşede.! ! ! !

Yazık ki! ! ! Ben; Mini minnacık olmayı başarsam bile,
Öylesine büyük bir sevdayı yeşerttim ki yüreğimde
Ürkütmeden Kurbağaları, ...... Beni ve sevdamı;
Sığdıramazsın değil mi? ne yaşamında, ne yüreğinde; hiçbir yere.

Ama üzülme. / Ben; tası tarağı toplayıp gittiğimde.
Beyaz bir örtü sereceğim. Adımla başlayan karanlık düşlerine.
Üzerine; beyaz zambaklar bırakacağım. Kucaklar dolusu.
Ve; hiç açılmamış / hiç açılmayacak / Okumadığın kadar okunmuş
Yazmadığın kadar yazılmış./ Bir de mektubun olacak
Yaşamadığın kadar yaşanamamış ve mini minnacık olamamış
Bir aşktan geriye / elinde sadece....bunlar kalacak.

10/06/2003 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
MiSKeT OyNaMaK,

gümüş rengi bir esvap giymişim uzun ve parlak
balçığın içine oturmuşum bağdaş kurarak

sanma ki düşmüşüm
yoldan çıkarak
amacım sadece
misket oynamak.

parmağımın ucundaki en kafa cicoz
kolay mı onu hedefe doğrultmak?

bu benim ilk denemem değil.

yenik misketler eteğimin altına saklanıyor
hepsi kırık dökük
hepsi yarım yamalak
kaybetmeyi öğreniyorlar
birbirlerine tutunarak.

bir gün;
onların tümünü kucaklayarak
ayağa kalkışım
muhteşem olacak.

işte o zaman ardımdan bir bak.

nasıl arınıyorum çamurlardan
eteklerimi savurarak

25/10/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
Misketli Oğlan

Şayet o sensen,
Bıyıklarında sallandığım adam.
Şayet o sensen...
O kısa pantalonlu
Kepçe kulaklı oğlan.
Sivilceli yüzlü
Sümükleri akan.
Komşunun bahçesinden erik çalan.
Sonra da
Bana yedirmeyip kendi yediği için
İshal olan
O sokak tocuğu, misketli oğlan
Eğer sensen...

Seninle kaçarım.
Erik ağacınada çıkarım
İp atlarız, yakartop oynarız.
Nur topu gibi misketlerimiz olur.
Sabahlara kadar tommiks okuruz.
Zilleri çalar, asansörleri durdururuz.
Eğer sevdiğim saz çalan adam sensen...
Sensen sokak tocuğu,
Kahve ekmeğimi bölüşürüm seninle...
Kurtlu elmanın şekerinden de veririm.

Artık Ebe sensin sokak tocuğu
Kapat gözlerini
Hissedeceksin.
Bu adak için göğe açtığım ellerimi.
Eğer o sensen...
Boşa hazırlamamış olacağım
ilk aşk kokan çeyizlerimi.
Ve lütfen sen ol sokak tocuğu.
Topaç çevirirken buluvermiş gibi...
Mahallede seni bekleyen mavi boncuğu.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:46
MuTaSYoN

sana mı kaldı a kızım çöple samanı ayırmak?

elin
sıcak sudan
soğuk suya
değdi mi hiç
bu güne kadar?
nerden
bileceksin
ki
donmuş parmaklar
sıcak suda
ısınmaz
daha çok
sızlar

dilin
doğru olana değil de
işine gelene
kıvrıldı mı hiç
bu güne kadar?
nerden
bileceksin
ki
kuzguni yalanların
beyazlara
karışıp
grileşenleri de
var

sana mı kaldı a kızım çöple samanı ayırmak?

hiç
saklaman
gereken
sırların oldu mu
mezara kadar?
nerden
bileceksin
ki
gizliliğe alışanlar
aydınlığa
yaklaştıkça
daha dibe
saklanırlar.

doğumdan
bu yana
ayrıldık mı hiç
yani
bu güne kadar?
nerden
bileceksin
ki
seni azad etmişim
çoktan
içimde
artık başka
benlerim
var.

sana mı kaldı a kızım çöple samanı ayırmak?

tut ki
başka kadın olmuşum
aklım kısalmış
uzamış saçlar
tut ki
batmış tırnaklarım
kendi etime
nerden
bileceksin
ki
sefadan değil a canım
cefadan
uzarmış tırnaklar

sana mı kaldı a kızım çöple samanı ayırmak?

gönlünün
yaylasında
göç katar katar
tut ki
indirdim seni
hörgücümden
a kızım

saltanatın buraya kadar

27/12/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
Mutfakla Banyo Arası

MUTFAKLA BANYO ARASI
Gidiyorum,
Bu Sokak, bu köşe başı ve bu evin cumbası
Unutun beni.
Onu sevdim. Ona aşık, Ona yangın
Bir gözünün yeşili vardı, bir de kaşının karası
Akıp geçiverdi yıllar
Mutfakla banyo arası.

Gidiyorum
Çiçekli balkonum, beyaz perdeler, Topuklu terlik
Unutun beni
Sevmiş miydi beni, Yanmış mıydı bana?
Karnım tok sırtım pekti ama
Hiç hatırını soran olmadı ki ruhuma

Gidiyorum
Silinmemiş yaşlarımla, açılmamış düşlerimle
Gidiyorum
Yastığım, Bornozum, Tarağım, Fırçam ve aynalar
Unutun beni. BİTTİ
SORARSA…gitti deyin.
Sadece……. GİTTİ

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
Mutlu Bir Adam O,

Mutlu bir adam O /Seviyor uzaktan
Sevildiğini de biliyor ya! ! ! / Gerisi; ne Gam?

Belki bir gün; Kim bilebilir?
Şöyle... boş kaldığı bir zaman
Hani; bir değişiklik ister ya insan!
İşte öylesine bilinmeyen bir an
“Bir tatlı huzur almaya gelecek” Kalamış’tan.

Susacak. /Hiç konuşmayacak
Dem vurmayacak / Ne yazdan, ne de kıştan
Özlediği / Ve Adı sadece ; “Bir masum kaçamak” olan
“Bir tatlı Huzur’ u almaya gelecek Kalamış’tan.

Mutlu bir adam O / Seviyor uzaktan.
Kalamış yerinde duruyor ya! ! ! / Gerisi ne gam?

11/06/2003 kalamış

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
Mutluluk Kaçkını

Seni özleyeceğim mutluluk kaçkını.
Bıyıklarındaki ayran kalıntılarını,
Sazındaki sevda türkülerini özleyeceğim.
Hatta ter kokunu bile.

Seni özleyeceğim komik adam.
Suskunluklarının tümünü.
Kalemindeki kara mizah’ı özleyeceğim.
Hatta küstahlığını bile.

Seni Özleyeceğim kavuşamadığım.
Bardağındaki demli çayı
Gözlerindeki uyku mahmurluğunu özleyeceğim.
Hatta sevgisizliğini bile.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
Müebbet

Bir gece yarısı, gözlerini yaşartırcasına
Sana çok yakın geleceğim.
Yüzünde dudaklarımı hissedeceksin.
Eğilip seni öpeceğim.
Bir anda saçının bukleleri karma karışık olacak
Duygularınsa bin bir parça.
Islak kirpiklerin şaşkına dönecek.
Dört bir yanına sarmaş dolaş olacağım.
Deli esmiş bir rüzgar gibi dindiğimde
Müebbet yemiş olacaksın.
Ve kahredeceksin bensizliğe.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
my Life / and / Your famous variety ToP LisT

keşke,

yargısız hükümlerin
ertelenmiş infazına
kırılmak zorunda
olmasaydı kalemim.

hem yargıçlığa
hem iddia makamına
atanmayı
ben mi istedim.?

suçlu yok
ezbere konuşuyor zaman

doğru nerde başlıyor?
yalan nerde bitiyor?
nasıl bileyim..?
sadece,
6 harften oluşuyor kimliğim
kim kimi aramış?
kim sormuş? kimi?
derken................
listedeyim

bu beni kahrediyor işte..!

dağılmıyor kargalar
ürkütmeden saymak ne mümkün
her yolu denedim

bu yüzden
daha fazla geç kalmadan
ve tan yeri
alacakaranlığa iyice soyunmadan
belki de
kendi giyotinimi bilemeliyim

ardımdan ağlamayın/ bu bana yakışmaz

el sallayın yeter
bir de / kına yakın./ paylaşın
göz kırpın azaltılamamış kalabalıklara
ve birtday listelerinde gülümseyin

hem zaten
günde yedi kez yerinden uçmuyor mu kellem?

yoksa siz..?
sırça sarayların mimarını
ölümsüz mü sandınız
bu sizin fikriniz
ne diyeyim?

bir atımlık barutun kaldı hepsi bu
ha gayret yüreğim
tam da
derlenip toplanıp
yeniden başlanacak yerdeyim

atın ölümü arpadan olsun

sürün önüme küspeyi
..................
.................
................
ve
merak etmeyin


ben iyiyim....





19/12/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
NaSıL KıYaBildiN KiRpiKleRimE?

Aman Allahım! ! , aman Allahım! !
En sevdiğim bakışımdı o benim.
Nasıl? nasıl kıyabildin kirpiklerime?
Makasın ucundan ben,
dökülürken parçalar halinde yere
söyle! yakıştımı hiç o boş çerçeve
konsol üstüne?

Şimdi ben, şimdi ben seni;
Badi parmağımın ucunda
göstermek için herkese;
Ve beddua niyetine;
benden soyulmuş bu kabuksuz
bu en komik halinle
kazımazmıyım şiirlere?

07/04/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:47
NaZaR,

hüsranı suya çizmişler
ben yüzünü yıkamış...

kafeste iki hint bülbülüm var

don düşüp te bagaja
işgörmezse anahtar
yeşile tutkun ya avanesi
üşür elbet gülizar.

değmeye görsün ah..!
arkasını aynaya döndü diye
kumarbaza kem gözlerden nazar

parmaklarında ki
bütün çatırtıları araklarken
hileli zar.
dü şeş gelse
kaç yazar..?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne Dersin Doktor?

Tecrübelerin kadar donanımlı mısın Doktor?
Bu bendeki; Kara Sevda.
Nefes alırken bile boğuluyorum. Diyorum ya?
Ciğerlerime tıka basa aşk dolmuş.
Araya bir de; Vuslattan yana fukaralık girince,
Bu illete yenik düştüm iyice.
Ateşler içinde yanıyor ve kıvranıyorum ya?
Umudu koymadan önce çaresiz ellerime
İyi düşün. Güveniyor musun reçetene.?

Yüreğin kadar cesur musun Doktor?
Bu bekleme devresi; bittiğinde,
“Birlikte başardık işte”
Diyebilecek misin? / bakarak gözlerime?
Yoksa; o gün geldiğinde;
İkimiz de / Eğip başımızı öne,
Teslim mi olacağız kadere?

03/10/2003 Çamlıca.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne DiLeDiM SaNıYoRsuN SeN?

Yumurta küfesi değil elbet sırtımızdaki
Sadece hamalız biz. Yüklenmişiz özlemleri.
Kırılganlığımız kadar işveli bir müzikle
Kaygan zeminde danstayız. Bir ileri bir geri.
---------- -----------------------------Ne yazık ki

Bir hıdrellez daha......g e l d i / v e / g e ç t i....... işte
Görünen o ki bu yıl da dileklerin de
Ne ben ne de....s e v d a m..... biz yoktuk.. yoktuk yine

Var olmak için adaklarının birinde
Bir başka hıdrellezi b e k l e y e c e k / g ü c ü m
Ve isteğim kaldı mı diye, bir sor hele.

İsteğim var elbet. Ama, gücüm........ y o k / a r t ı k
Ne diledim sanıyorsun sen? kendim için
gül dallarına çaput bağlarken dün gece


06/05/2004.... hıdrellez ve hece vezni

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne Zaman Gelirsen Gel

Ne zaman gelirsen gel.;
Bekletiyorum. Geldiğinde sökecek şafak
Bahar o zaman gelecek.
O zaman dökecek yaprağını güller.
Düşecek ayaklarına.
Hiç acelem yok bilmelisin.
Uçmayı öğrenmek zaman alır aslında.

Ne zaman gelirsen gel;
Seni beklemelerini söyledim yağmurlarıma
Geldiğin zaman indireceğim yere.
İpek bir tül gibi....usulca
Dolanacağım kollarına.
Hiç acelem yok bilmelisin.
Doruklara tırmanmak emek ister aslında.

Ne zaman gelirsen gel;
Zaten.. hep benimlesin buralarda.
Bendesin... sendeyim.
Besleniyor tutkularım. Kuşkun olmasın.
Seni büyütüyorum yokluğunda.
Hiç acelem yok bilmelisin.
Sevdayı emzirmek kolay değil aslında.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne HaDDiME?

zaman geçiyor…!
………..
……….
unutmak;
içi boş
ve
sarhoş
bir kelime

anıları
bırakınca
kendi haline
epirir Mi
lime lime?

atı alan
üsküdarı
geçse bile
şaşkınlık
düğüm düğüm
düğümlenip
kördüğümden de
öte
dolanınca dizginlere
yeleleri esen yele
versem Mi ne?

hele bir dene…!

dünü
bu günün önüne…?
….. (ne haddime?)
………….
………….
yine de…!
(bakmadan ahvalime)
………
………
sersemMi ne?


19/02/2005… uzaklarda

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne Kolay Şey Aşık OlmaK! ! ! !

Ne kolay şey aşık olmak
Zor olan,
Aşkı yaşamayı öğrenmek
Yetmez ki seviyorum demek.
Biraz da
Aşkı taşımayı, bilmek gerek.
06/03/2004... bostancı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Ne MuTLu TüRKüM DiYeNe

bir garip şairem
deli divane

var sayın ki
bir dedem arnavut imiş
diğeri ise laz dede
nenemin biri azeri olsun
öteki de kürt nene

hepsi insandı
kondular göçtüler
gerisi bahane

var sayın ki
bir soyum sunniymiş
bir soyum alevi
kime ne?

Bu vatan hepimizin
ne mutlu
'Türküm 'diyebilene.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:48
Neden BEN?

Hep bir taş eksik
Bu yüzden sona hasret
Oyunlarım.
Yine;
Bu yüzden işte.
Her şey
Yarım.

Çeliğe su veriyorum
Geceleri
İmbikten.
Ölçüyorum suyu
Susuzlukta
Karış karış / adım adım.
Bu yüzden ya işte.
İçi boşalmış limon kadar
Bahtiyarım.

Her şey iyi hoş ta
Bir tek şeyedir
İsyanım.
Bu;
Gözü aç
Doymak bilmez
Obez dünyanın.
Beden ölçüsünü
Neden BEN?
Bilmek zorundayım?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
Nedense

Nedense…hep kollarını düşlüyorum.
Güzel bir müzik eşliğinde...belime sarılmış.
Ellerim...hep ellerine üşüyor.
Islak kaldırımlarda sana tutunup...yürümek için.
Hep senin sıcağına dolanıyorum.
Sis'e batmış parisin sabahlarında.
Bıyıkların sanki yanağımda.
Itır kokularını duyumsuyorum nedense…
Nedense...hep senin omuzunda ağlıyorum.
Ellerinin nasırıyla silmen için.
Hep senin tarafına esiyor rüzgar nedense…
İçimin harmanlarını sana savurmak için.
Hep gecelere koşuyorum günboyu.
Karanlık gölgelerde seni aramak için.
Nedense…hep seni yazıyor tuşlar
Kara sevdamı anlatmak için.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
Neler Oluyor Oralarda?

Sorsam;
Anlatmazsın ki.
Yokluğumda,
Neler olduğunu oralarda.
Gelgitler ve çaprazlarla,
Suskunluğunu dillendiriyorsun ya;
İşte o anlarda
Bir yudum ateş; değip geçiyor gibi
Olmuyor mu?
İçindeki buz dağına.
Bütün o noktalarla virgüller
Soru işaretleri ve ünlemler
Geç kalmışlığımı
Yüzüme vurmama çabasıysa eğer;
Bilesin ki boşuna.

Ama,
Aslında sen;
Senden kaçıyorsun değil mi?
Ve bu arada;
Beni yemliyorsun korkularına.
Oysa; sen de biliyorsun ki,
Beni; attıkça uzağına
Çekeceksin yanına.

Eğer;
Bir sabah uyandığında
Uzanıp dokunuvermişim
Gibiyse vücuduna;
Şeytanı taşlama.
Üstelik; gözlerin
Yeniden ve bir daha
Bana kapanmak isteği duyarsa;
Kanındakinin şeytan değil,
Şeytanın kızı olduğunu anla.
Nasıl olsa;
Biz bundan, çok daha fazlasını
Resmetmeyi becereceğiz
Satır aralarındaki boşluklara.
İyisi mi sen;
Bende kal bir tanem.
Ve; beni, sende sakla.

31/10/2003 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
NiHaVenT TüRkÜ,

A BENİM BAHTSIZIM

Hüzzam vururken, nihavent te durdu sazım
Bu gece; mızrab sensin. A benim bahtsızım

Yüreğinle, bam telime dokunman lazım
Bu gece; beste sensin. A benim bahtsızım

.................................................. ...........Oynuyorsun sen benimle, küçük hırsızım
.................................................. ...........İşve sende, cilve sende.Tatlı huysuzum
.................................................. ...........Doymuyorsun sevdalara. Aşka aşıksın
.................................................. ...........Düşeceksin dillere.A benim bahtsızım

Seni çalmak,söylemek; benim alın yazım.
Bu gece dil de sensin. a benim bahtsızım

Gitme. Sensiz çalamam. Bana aşkın lazım.
Bu gece ilham sensin. A benim bahtsızım.

.................................................. ...........Oynuyorsun sen benimle, küçük hırsızım
.................................................. ...........İşve sende,cilve sende.Tatlı huysuzum
.................................................. ...........Doymuyorsun sevdalara. Aşka aşıksın
.................................................. ...........Düşeceksin dillere.A benim bahtsızım



..................... Gerçekten nihavent makamında fantazi türkü :)))

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
Nisan Bir. Adında Bir Şiir

Gözlerimden öpme.... ayrılıktır dedin.
Öpmedim.
Artık ayrılamayız. Değil mi sevgilim?
------------------------------


Günaydın! ! ! ! !
Günaydın aynada göz kırpan çocuk.
Günaydın içimin bütün kadınlarına.
Bu sabah,
Biraz mor damlatmayı deneyeceğim
Dilimin ucundaki toz pembe duygulara
Biliyorum,
Belki biraz çapkın belki biraz da hercai
Yani,Ebruli bir şiir çıkacak ortaya.
Ona,
Sonsuzluk adını vermek istiyorum
Yok. Vazgeçtim. Şiirimin adı kesinlikle: Lila
Düşündüm de
Renklerin vergisi yoracak sanki yüreğimi.
Telif hakkı bağışım olmalı. Bütün aşıklara
Bu yüzden
Ne rüzgara ne de Suya değil. Ama,
Nisan bir olarak............Yazdım duvara.



01/04/2004................Bu gün 1 Nisan  ;))))

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
Notre Dame'ın Kamburu

Sen, ne San Marko meydanısın sevdiğim.
Ne de Yeni Câmi avlusu.
Ben de, ne baldırı çıplak bir ressamım,
Ne de acıkmış bir güvercin yavrusu.
Ne bozuk para atmanı bekliyorum
Önümdeki mendile,
Ne de mısır taneleri /avuç dolusu.
Sadece.... sevdana talip’tim.
Sınırsız ve koşulsuz / işte doğrusu.
Olmazsa olmaz / ne yapalım / yorma ruhunu.
Nasıl olsa ortada /Ne Notre Dame var
Ne de.... onun kamburu.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:49
O ŞiMDi; HaSTa

o şimdi hasta

sanmayınız ki
bir kupa sahlep vermek için eline
ocakçı, ateşçi, fırıncı
hepsi telaşta

hiç de değil valla

şeytan azapta gerek
derler ya
bizimki
tıpa tıp kopya

kısaca
bir eli işteyken bir eli oynaşta.

oysa,
beceriksiz ellerden
bir tas içilemez lezzette çorba
nasip olmalıydı kursağına.
ya da
şımarabilmeliydi
dağınık bir yatakta

ama
yazık ki
olgun bir elma gibi
kırmızı yanaklar bir kere bile
kıvrılamazken makasta

buna hayıflanacağına

antibiyotiklere hüküm yemiş bir lamba
her altı saatte bir yanacak diye koğuşta

o şimdi yasta.


19/11/2004....

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:50
O, Şimdi Sivil

Aşkı terhis ediyorum / o şimdi sivil.
İstediği her rengi / her ten’i
Kendine yakıştırabilir.
Kumralı, sarışını, Esmeri
Takıp takıştırabilir
Hattâ / yanımdan / şen şakrak
Selamsız bile / geçebilir.


Aşkı terhis ediyorum / o şimdi sivil.
İstediği her lafı / her sözü
Hemen unutabilir.
Yalanı / gerçeği
Yeniden şekillendirebilir.
Hattâ / yanımdan / sorgulanmadan
Kimliksiz bile / geçebilir.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:50
Odanın Hikayesi

Selam söyle benden. Kapının sağındaki o zile.
Çalmasın ıslığını girmemişsem menzile.
Hoş geldin deme ve öpme. Ben değilsem geleni.
Düşle ki................... çıkıyorum usulca,
Odanın kapısında sonlanan merdiveni.
Selam söyle benden. Masana, sandalyene
Oturtmasın kimseyi dibindeki mindere.
Kollarına alma ve saçlarını okşama, Ben değilsem sokulan
Düşle.................... ki sana sarılıyorum usulca.
Başını arkaya at.... yum gözlerini bir an..

Selam söyle benden. Sen kokan yorganına.
Sevgiyle gülümsesin yastığın sol yanına.
Kucaklama ne olursun ben olmayan gölgeyi
Düşle ki..............senin oluyorum usulca
Bir demli çayla paylaş, Bu özel hikayeyi.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:50
Oh Be!

seni gidi şişman
sevimli düşman

elmam da gözün var değil mi?

sen o baştan
ben bu baştan
dişleyelim bakalım

kimde kalacak koçan?

sonrası mı?
.............. güldürme
kim korkar hain kurttan?

Oh be!

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:50
OkuN UcUnDaKi GeRçEk

o
Son
Sorguyu
Sorguluyor
Olmalı ki; yargıçlar
Salonda bir sessizlik var
sahne bize mazi’ yi hatırlatmalı aslında....A
Duman işaretleri; artık susmuş rolü...........F
Yapsalar ve duvarlara asılı sanılsa..................F
Bile, özel itina ile biletilmiş kılıçlar..........................E
İnsan etine girmek için o sivri uçlar.................................T
Nasılsa; geçerli birer bahane bulurlar........................................B
Merakım o dur ki; birleşecek olanlar........................................... .....İ
Gerdek Öncesi; imamın huzuruna mı............................................... ........Z
Yoksa papazın huzuruna mı çıkacaklar...................................... .........................İ
Neyse ne aman. Elbet bir çare bulurlar.......................................... .............K
Madem ki, başkan Erdoğan buyurdular........................................ .........I
O halde çalmak zorunda artık davullar.........................................B
Tam burun ucumuza konuşlandırılırsa............................. .....R
Sinekler; kaşındıracaktır elbet larvalar...........................I
Ama, kimin umurunda ola ki bu ihtimal..................S
El uzatanın; eli, dil uzatanınsa dili yanar........... I
Herkes kesesinden yiyip içip oynasın... M
Satılan ada da şenlik var.
Esaretin yeni adına-
referandum
diyorlar
diyor
o


02/04/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
OlmAk Ya da OlmAmaK gibi Küçük Bir Sorun

En büyük düşmanımız Zaman,
Ve; en yakın dostumuz gene o.
Acıyan yerimize ilaç olan.
-------------
Bir deli bir kuyuya bir taş attığında,
Kırk akıllı engel olamazken taşın boğulmasına
Kaçımız baş kaldırabiliyoruz ki yaşamlarımızın
Dolap beygirliğini kabulenişimizce Eyerlenip,nallanmasına.?
Oysa ki,
Çarkın dönüyor olması, sadece çarkçının umurunda.
Ve,
Bu çarkçının kim olduğu sorgulandığında,
İçimize dönüp bakmamız gerekirken, tam o anda,
Neden? kanayan yaralarımızın üzerine basmayı
sürdürmeyi seçeriz ki? Gölgelerimizden ürken korkak adımlarla

Bu arada,
Mensup olduğumuz sürüden, mangal yürekli biri çıkarsa
Üstelik, yok etmeye çalıştığımız bir var oluşun
Sesi olup ulaşırsa kuma gömdüğümüz başımızdaki kulaklara
Hemen 3 maymun kesilmeyi marifet sayarak...... hatta,
Kuru gürültü gibi, çamurumsu, yapışkan bir yaygara
Yerleştirmeyi sürdürdüğümüz müddetçe dudaklarımıza,
Biz farkında bile olmadan geçecek zaman.
Ki aslında;
Bir delinin bir kuyuya attığı çakıl taşı gibi kaybolmaktayız
Kendi kör kuyularımızın girdaplarında.

Ucuz değil asla. Meydan okumak kurallara.
Hele ki kadınsan, ve bir rahim taşıyorsan bacak aranda
Bir de..... Pantolon içinde özenle saklanan erkeklik için
Sen dersen ki 'asıl erkek olmak' benim usumda.
Elbet ki birileri... seni...... arkandan iter uçuruma.
Ateşin üzerinde dans etmek. /Üstelik çıplak ayakla.
Her yiğidin harcı değil ha./ Öyle.......... kolay sanma.
Hiç kolay değil/ doğru bildiğin yolda
inançla..... inatla.... daima tek başına....Uzanmak bulutlara.

Bir kez,
Uyup ta yüreğinin çığlıklarına / tabii cesaretin varsa.
Çıkabilirsen o yola. Hemen farkına varırsın ki,
Sıra dışı olmanın yükü çok ağırdır aslında.
Ama,........... bilirsin ki o, tam düşeceğin anda;
Seni kucaklayacak olan kuş. Ki, o'nun adı Zümrüt’ü Anka
Dolap beygiri olmamak gibi bir muştunun mührünü taşıyor kanatlarında.

09/03/2004 Kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
On DöRt ŞuBaTSıZLıĞıMa,

serçe parmağını uzattı şubat tutamadım.

14 yerinden hançer yarası kanadı günün içine
darası darısından ağırdı.... göçtü kollarım
döküldü avuçlarımdan toplayamadım

parmak izimin katili benim başka yerde aramayın
-------------------------------------------------


Beni............................senin renklerinle boyaman içindi
Kendimi tuvaline yatırışım.......................boylu boyunca.
.................................................. ..............................Şimdi
Renklerine hasret....siyah beyazlığımı alıp...gidiyorum
Bütün Yaşanmamışlıkları kucağına bırakarak....usulca


Sensizliğe sarılmış,...perişan.........................bi çare
masadan son kez...............alaşağı edilmiş halimle
Kare kalem çiz beni artık sen...............çizebilirsen
Karart siyah gölgelerle hiçliğimi giydir yokluğuma
.................................................. ..................Sonra da
Bir boş çerçeve de,.....baş aşağı.........as duvarına
İçim bulanır belki,acı çekerim ama.....sakın acıma

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
Orada Biri Ağlıyor

Orada biri ağlıyor... göremiyorum.
Ama, duyuyorum gözyaşlarını.
Bir kurşun yarasında öksüzlük kanıyor.
Küflenmiş bir dilim ekmekte açlık yeşeriyor.
Ve dışkı kokuyor çaresizlik. Hissediyorum.
Bir tek film karesinde korku donarken,
İsyan; göz bebeklerimde büyüyor.

Orada biri ağlıyor......göremiyorum.
Ama, duyuyorum göz yaşlarını.
Yıkık bir duvar dibinde....Alınlarında kırmızı leke.
Cansız bedenlerin biri, bir diğerinin üzerinde.
Ve ölüm kokuyor sokaklar. Üşüyorum.
Bir tek haber bandında üç beş kopuk kelime.
Yerin dibi neresi? Tutun beni düşüyorum.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
Orhan Abi,

Bir garip milletiz işte,
Ya ekmek kuyruğundayız / ya da vize
Ömrümüz geçip gidiyor...sessizce.
Yaşlanıp gidiyoruz işte,
Yaz, kış demeden / konsolosluk önlerinde
Orhan Abi müziği dinleye, dinleye.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
Ortada Kuyu Var, Yandan Geç.

Bütün önyargılara
Başkaldırıyorum./ Bu bir isyan.
Bu bir meydan okuma
Bir haykırış bu
Bu bir nara.
Bundan sonra... bir daha
Saklanmak yok,
Gizlenmek yok mısralara.

Ortada kuyu var dendi hep /yandan geç
Başlatmayın kuyunuza.
Ben mahkum muyum ya?
Eğri büğrü, bozuk kaldırımlarınıza?

Bundan böyle / Tam ortadan yürüyeceğim.
Hem de salına salına.
Açıkça,yüreklice / dobra dobra
Yol verirken içimdeki sevdaya
İslim salabilirim aranıza
Ve istemeden basabilirim nasırınıza.

Şu...... gözlerimin içine sıcacık bakan
Ve susan.
Hani şu....köleliğinin halkası
Parmağında olan.
Uzun boylu adam. Hey sen...uyan.
Gel yanıma.
Korkmadan / ve
.....................Hiç utanmadan
Aşk renginde dudağımla
Bir öpücük izi yapacağım yanağına.


Bütün önyargılara
Baş kaldırıyorum / Bu bir savaş.
Bu bastırılamayacak bir ayaklanma.
Kocaman bir yürek çizdim kalkanıma.
Ellerimde çiçekler
................. yürüyorum
Er meydanına.

07/02/2004 savaşkararı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:53
Ortaya Ben Çıkacağım

Sussaydım
Beni daha çok severdiniz değil mi?
Evet…evet…severdiniz.
Nerede kopardık ipleri biz ne dersiniz?
Ben…başı bozuk bir şairim işte….
Siz beni seveceksiniz diye
Mecbur hissetmiyorum kendimi
Şirin görünmeye…

Eğer…susarsam
Hasret kalırsınız aslında içinizi kemirip duran gerçeklere.
Beni anlamıyorsunuz değil mi?
Aslında ben de sizi hiç anlamıyorum.
Neyini seversiniz şu suskunluğun?
Nasıl susabiliyorsunuz ve…neden?
Oysa ki…Aşk bile keşfedilemiyor ki söylenmeden.
İyisi mi siz…sevmeyin beni….hiç biriniz
Çünkü…konuşacağım…aşkı anlatacağım.
Takke başınızdan…maske yüzünüzden bir düşse
Hepinizin özünde….. ortaya
BEN ÇIKACAĞIM.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
Otuz Beşinde Bir Kadın

Otuz beşinde bir kadın
Elinde fırça... kovalıyor
Saçındaki gümüş kuşu
Oysa ki;
Sürüyü peşinden getirecek;
Kaçan kuşun kör uçuşu.
Görünmeyen iplere asılı
Yosun tutmuş anılar;
Yığılırken, önünde
Dağlar kadar;
Çizgi, çizgi... yol, yol
Gülümsüyor aynalar.

Otuz beşinde bir kadın.
Tekleyerek nefesi
Tırmanıyor dik yokuşu
Oysa ki
Yılları peşinden getirecek
Uykuya her dokunuşu.
Kazılmamış çukurlara gömülü
Yazılmamış mektuplar;
Çoğalırken, önünde
Dağlar kadar;
Tuzlu, tuzlu... damla, damla
İç çekiyor aynalar.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
Öğrenmenin Yaşı YoK.

Sabahtan beri bir kuş var penceremde. Üşümüş.
Camı açtım girmiyor.
Ekmek ufaladım yemiyor.
Öylece durup..... bakıyor gözlerime.
Gözlerinde nem var.
İnanılmaz,
Sanki, dili olsa konuşacak.

Tanrım.... mesajı ne?
Neyi anlamamı bekliyor benden.?

Korkuyorum.
Tutsam tutamam
Ürkütsem kaçacak.
O özgür aslında.
Ama, gitmiyor.
Pencere aralık... ama girmiyor.
O sadece bana bakıyor hiç kımıldamadan.
Gözlerime dikmiş gözlerini nemli nemli.
Bir şey anlatmaya çalıştığı besbelli.
Tanrım yoksa,
Yoksa bana böyle mi öğretiyorsun.
Susmayı ve beklemeyi.

06/03/2004 Bostancı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
ÖlüRüM AçLıKTaN

beni sensiz mi koyup gideceksin?

ölürüm açlıktan

burkulur bileklerim
yürüyemem
tıkanırım
soluksuz kalırım
dillerim tutulur
söyleyemem

karanfil kokulu
sigarama hasret
içim içimi yer
ben eksilirim
git gide uzar günler
ölüm
nazlanır
ben de bir telaş
bekleyemem

beni sensiz mi koyup gideceksin?

gelirim peşinden
gelirim peşinden.

04/01/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
Ört ÜsTüMe VaRLıĞıNı

Ört üstüme varlığını

Yokluğun;
bir zift karası çizgidir cetfelsiz.
Yok meydanların yok savaşlarındayım nefersiz.
Bilemezsin…!
En uçtayım / düşüyorum sensiz

Aldatmasın
Virgüle kıvrılacakmış gibi büküldüğüm
Bilemezsin
Noktalarda /dolap beygiridir yüzsüzlüğüm

Ört üstüme varlığını

Yokluğunda;
Ne ateşler yaktım fersiz,
Ne samur kürkler giydim bedensiz
Bilemezsin.
Çıplağım / üşüyorum sensiz

Ört üstüme varlığını
....................
Bedelsiz.

24/10/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
Ötanazi istiyorum.

Görmüyor musun?
Ayrılık tutmuş yolun iki ucunu
Bizi bize salmayacak.
Ne sen bana bir adım
Ne ben sana koşarak
Kavuşmalar olmayacak.
Biz; bize hazırladık..... bu sonu.

Ne sanıyorsun?
Altı üstü, minicik bir yürek bende ki
Nah şuncacık yumruk kadar
Söküp çıkarsam, avucuma sığar.
Seyrederken saçakların donduğunu
Nasıl sıcak tutabilirim ki umudu?

Bilmiyor musun?
Varlığın açlık sınırıydı zaten.
Şimdi tutmak zorunda olduğum ise
Ölüm orucu.
Aramızdaki eski bir hukuka
dayayarak sırtımı
Ötanazi hakkımı kullanmak istiyorsam
Suç mu bu?

25/05/2004...... çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:54
Sevdanın, dolu dizgin at koştuğu o yerde;
Bir yıldız kaydı az önce. Sessizce.
İki damla göz yaşı; peş peşe,
Düştü önüme.
Birini düne saydım, birini de bu güne
Düşemeyen damlayı ise;
Saklıyorum. Yarına kalsın diye.
Kazananı olmayan bir kavgaydı. Bitti.
Yenilen pehlivan güreşe doymazmış
Yeni aşka, yeni güne
Özetle
Hazırım işte.

23/09/2003 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
P a m f i l y a,

Ey sevgili;
Biliyormusun ki? Mitolojide;
Ölüp, yeniden doğan, tekrar ölüp, tekrar can bulan,
Ve her seferinde; birbirine yeniden, delice aşık olan
Tutkulu ruhların kentidir Antalya.
O kent ki;
Aşka hasret kalmıştı. Susamıştı, acıkmıştı
Ve ağlıyordu asırlar süren uykusunda.
Bu yıl;
Ağustos ayı; onbirine bastığında,
O ezeli, o ölümsüz aşka
Bir kez daha uyandı Pamfilya.

Silinip te Evren, yeniden şekillenirken Dünya;
Bir tek Sen vardın. Bir de Ben.
Geçmişte kalan; Bütün o sevdalı gölgeler;
Birer birer
Bizi kutsamaya geldiler.
El ele verdiler. Camdan bir saray kurdular bize.
Üstümüze; birde pembe örtü serdiler.
Ondan sonra;
Gün bize doğdu. Akşamı ise; biz indirdik suya.
Yer titredi ellerimi her tuttuğunda.
Gök gürledi; saçlarımı her okşadığında.
Güneş; tam gözbebeklerinde oluyordu
Yüreğimin falına her baktığında.
Aramızda; koparken kızıl bir fırtına
Tutuşuyordu evren. Biz ise şeffaflaşıyorduk.
En sonunda; iniyordu damarlarındaki yağmur çıplağıma.
Birbirimize
Kul, Köle, Tutsak
Kürek mahkumu bile olsak;
Yerle Gök kadar özgürdük aslında.
Sonsuz kere bölünüp, Sonsuz kere çoğalsak bile;
Tek bir çizgi olacağımızı; biliyorduk ufukta.
Tenindeydi kokusu. Açmamış, açamamış Bütün çiçeklerin.
Kabul olsun diye gerek; Dileklerin;
Uyurken bile, ellerimi sımsıkı tutuyordu ellerin.
Kısaca; Bir deli sevdaydı yaşanan.Dümdüz, Bodoslama.
Son gece,
Güllerin rengi kırmızıydı.
Ve Şarabımızın tadı vardı dudağında.
Bil ki; sarhoş oluyordum, beni her öptüğünde.
Başım dönüyordu aşkından.
Çünkü; Sen şaraptın. Şarapsa; Sen.
Ama; buna rağmen; Ayıldık istemeden.
Şimdi sahildeyiz. Ölü balıklar gibi.
Neyse ki;
Boş Şarap şişemiz ve içindeki hikayemiz;
Hala dalgalar arasında.
Hala Aşık hala seviyor. Ama; çok çaresiz.
Hiç değilse ona; Karşılaşacağı Fırtınaları anlatma.

Biz; Bir masalı yaşadık sevdadan yana.
Sakın ola;
'Gökten 3 elma düştü' diye; beni aldatmaya kalkma.
Biliyorum ki,
Biz birlikte, bir düş kurduk.
Onu da Gece aldı.
“Gece; Sadece Zamandır / Gerisi yalan”
Diyen sensin. Unutma.
Eğer ki; kazara,
Yaşananlardan geriye; bir şeyler kaldıysa avuçlarında
Sakın atma.
Ki O; küçücük bir umut bile olsa,
Ne olur? Onu kimseye verme.
Kendine sakla.




26/09/2003 Çamlıca.(Dümdüz, Bodoslama sevmeyi bilen bütün yüreklere)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
Pandora' ya Dönüş

Ben sana zarar veriyorum kozadaki kelebek.
Okşamak için uzattığım ellerimde nasır var.
Dokunursam Kanarsın...sarılırsam canın yanar.
Öpersem kıyamet kopar..savrulursun,
Yüreğimdeki fırtınalar kadar.

Dinle beni.... çok güzelsin.
Ve anlamıyorum....
Kaynayan kazanımda ne işin var
Dolayıp durma parmaklarıma narinliğini ipeğinin.
Islanıp üşür kabuksuzluğun..haindir içimdeki yağmurlar.
Benimle uçmayı deneme bile.
Sarılıp sarmalandığın dut yaprağında kal.
Gözlerimde kapkara bulutlar.
Pandoranın kutusuna dönüyorum...hoşçakal.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
PaNsUmAn,

madem ki adınızı
içimin canlı kabuklarına kazıyacaktınız.
hiç değilse
yumuşak uçlu bir kalem kullansaydınız.
nazik bile değildiniz
fena halde kanattınız.
pansuman için,
steril bir duyguda yoktur yanınızda sizin
peki; hayati tehlikenin farkında mısınız.?

“karar verin /.irite olmuş şairliğimde,/ şiirlerimin önünde misiniz/ ardında mısınız? “

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
PaRaDoKS

Gece dışarı çıkma demiştim
Dallara takılıp yırtılmış işte giydiğin o ince fistan

Çıplaksın / ay utanıyor
Bir de çimene sere serpe uzanırsan
Şu serçe parmağına tutunmuş olan küçük yeşil adam
düşmez yakandan
efendim…….. anlamadım
sıkılırsan
Tutup atarmısın yani balkonundan?
………………………………..
………………………………
hiç sanmam

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
Pembeden Griye......... Dönüyor Düşlerim

Nicedir; 'ben' yok ya ortalarda
Günleri kovalarken gecelerim;
Uyuştu kamaştı hissetmiyor,
Zamana tutunan ellerim.

Nicedir; 'ben' yok ya ortalarda
Kekeleyip dururken hecelerim;
Rüzgar dalga fırtına derken,
Suya iniyor gibi yelkenlerim.

Nicedir; 'ben' yok ya ortalarda
Paslanıp küflenirken zincirlerim;
Siyah beyaza küsüyor,
Pembeden griye......... dönüyor düşlerim

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
Pensacola

Tepeden tırnağa beyazlar giyiyor olsan bile,
Sadece bir gölgesin./ Kabul et / sadece bir gölge.
Nasıl koparabiliriz ki ucunda sallandığımız zinciri?
Sen bir yüzündeyken madalyonun, ben diğer yüzünde.
Acaba diyorum! acaba?
‘Uzaklardan uzaklara selamlar’ diye
Hiç başlamasamıydım söze.
Ya da... hiç dokunup geçmesemiydim
Zamandan yana fukaralığının bam teline.

İyice /Kızmaya başlıyorum kendime
Düşlerde başı boş gezinmek /benim neyime?
Senin gözlerinde dinlenirken yorgun gece,
Ben, sabahlarını adımlıyorum bu kentin
Ve bana gelmiş oluyor karanlıklar/Sen işiğa girince.
Pensacola ya da Andros/ her nereyse?
İkimiz de bir diğerini bilmiyoruz işte.
Labirent’te mum sönmek üzere / hava çok ağır.
Kaybolacağız bu gidişle.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:55
PeRFoRMaNS

(sakın kimse aldanmasın
yüreğimin sesinde sallanan serseri naralara)
------------------------------------------------


özgür tüyleriniz bu kadar aşina iken
imbat altındaki akşam üstleri gibi
çakırkeyif salınımlara
ve tiryakiyken devasa kanatlarınız
doyumluk konumlara
----
/mümkün olabilir mi hiç itibar etmeniz
tadımlık ikramlara.?


Ne olmuş yani? .?

belki birazcık sarhoş
belki birazcık yorgun
bir dalış yapmaya
yeltendiyseniz sığ sulara.?

bellidir ki hamleniz /
mavi göklerde yüksek uçuş arası
/performansa yönelik
şakacı bir prova.

ey yönsüz esen... bensiz esen fırtına
bu ne kuru yaygara..?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
PeRiLi KöŞK

Size her yaslanışımda; içinizin cilalı zemini gıcırdadığından
İçim ürperiyor. Ya ben de o tahta kurtlarından biri olursam.?

yanağımı alarak yanağınızdan, ayrıldığımda yamacınızdan
ancak kocaman yürüyebilirim. uçarak geçemem koridorunuzdan

hayaletlerinizi düşürmeden önce kapalı göz kapaklarınızdan
keşke fikrimi sorsaydınız. Böylesine ziyan olmazdı zaman.



01/0772004

mine Özdemirtaş

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
Pi-Re

Ben senin çapın değilim.

bulmak için kendini
boş yere çarpıp durma
Pi lerle yarımın karelerini

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
Pi & Phi

gölgeniz ağırlaştırırken şehri
oransızlığı oranlıyorsunuz
ekmek arası ve
ayak üstü.

her sertlik derecesindeki
bütün sulara
fazlasıyla
aşikar olduğunuz besbelli
bir daha
dipte kal dersem
oyun gözlerimi.

beni / size
bölmeye çalıştınız hep
sadece PI di
kafanızdaki
değil mi?

oysa;
sizi / bana bölebilseydiniz
daha kolay çözerdiniz denklemi.
çünkü bende ki
her zaman PHI

aklınızı
fazlasıyla karıştırmış olmalı
Fibonacci

üzgünüm;
yeni baştan çizebilmek
mümkün değil evreni

14/09/2004....... 1 1 2 3 5 8 13 21 34 55.................................... :-))

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
PiNoKyO dan ArMaĞaN

Çöp ya da saman
Farketrmezdi hiç. Sana inansam
............... Ah bir inansam.
Fili yuttu küçücük bir yılan
Bu da mı yalan? Be anam........

Ne zaman
Sana doğru yola çıksam.
Ya gamzende, ya yanağında
Kanamaya başlar ya bir çıban.
Dudağında ki uçuk mu? yoksa
Gözünde ki arpacık mı daha yaman
Kararsızım. Bu yüzden
El aman ki sevdiğim el aman.

Ne zaman
sesin titrese yalanından
Sen şaşı oluyorsun.
Burnun uzuyor biliyorsun.
Bu sana bir armağan. Pinokyo dan.
Başıma taç ederdim aslında
Vazgeçebilseydin eğer
bahane uydurmaktan.
Bi sus allah aşkına bi sus ya.
Ne var sanki Oluruna bıraksan
Bütün develeri tellal, ve bütün
pireleri berber yapmaz mıyım
sanıyorsun her akşam
Ve gökten üç elma düşürmez miyim
senin için dallardan
Sana inanmayı başarsam.

20/04/2004.... kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
PoStA KuTumDaKi KemiRgEnLeRe CeVaBıMdıR

Cici bir kızım ben. Akıllı, uslu ve güzel.
Börtü böceğe şiirler yazarım hiç üşenmeden.
Aşkı anlatan dizelerimi okuyanların hepsi sever.
Çarpıtıldıkça devrik cümleler oyuncağım olur imgeler.

Saçı uzun aklı kısanın biriyim işte ben.
Ben de usul....ben de üslup ne gezer.?
İnkarım yok. Doğrudur balkan kanı taşıdığım.
Eh.. o da benim Osmanlıdan kalma alışkanlığım.

Uzundur ya boyum. Kardan kurtulamaz başım.
Bazen kara bulutlar iner. Deli rüzgarlar eser.
İşte o zamanlarda; şu tırnaklarımdaki boyalar var ya?
Onların rengi kanımda akan sıvıya benzer.

Suya sabuna dokunmaya heveslenmese ya şu yüreğim.
Eğlencelik olarak yazdıklarımla ben en çok sevilenim.
Bu aralar ben; arı kovanına çomak sokmaya niyetlendim.
Bu yüzden kurunun yanında yaş ta yanacak. Şimdiden özür dilerim.

Keşke, gocunanların acıyan yerlerini,biraz daha çimdirebilseydim.
Ne yazık ki elimden gelen sadece yazmak. Silahım budur.
Yanımda kimse yok. Önümde boş ardımda.biliniz ki yalnızım.
Ben yalnızım ama; Kalemime yerleşen koskoca bir ordudur.


Nasipse...Şairlik tıpkı boş bir mabede benzer. Doldurulmak ister.
Zamanı geldiyse eğer Ya ayrık otları biter üstümüzde ya da güller.
Korkmuyorum sizden Posta kutumu tehditle kemiren takma dişli cengaverler
Bir zahmet Çıkışa tıklayınız. Orası cehennemin dibine gider


13/04/2004 Ashkelon...... son iki şiirimden (kıbrı ve mehmetçik konusu) rahatsızlık duyan zihniyetin tahta kılıçları ile özel postama saldığı kemirgenlere ilk ve son cevabımdır. Bu fevri çıkışım için dostlardan özür dilerim.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
Pourquoi?

Nous n’ètions pas
mains * mains mème coeur * coeur,
toi et moi?

Tu m’as juste heurté de mon souris.

Quand es-tu passé sur mon dos?
Pourquoi?


mine özdemirtaş


sen ve ben elele kalp kalbe değilmiydik? / Beni tam kahkahamdan vurdun / sen! ne zaman geçtin arkama? Neden?

(şiirin türkçesi istek üzerine konulmuştur.)

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:56
PuANTiYeLi BiR GüN,

beyazlar beni hiç sevemedi
ben de siyahları

iki renk / birbiri ile
kıyasıya kapışınca
griye döndü er meydanı.

oysa, ömür kısa

biraz yeşil
biraz mavi,
biraz da sarı
tam paletin ortasına konmalı
ve
mor halkalarına yaşamın
ebruli dolanmalı.

bu gün,
grilere inat
kırmızının
kıpkırmızı halkaları
esir alırken fırçamı
içimde kanadı
puantiyeli bir günü
yaşıyor olmanın
ayrıcalığı


03/1272004....... Sevgili şair dostum İbrahim Ethem Bingül'e gök kuşağı günler dileği ile. sevgi ve saygılar

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
Pulsuz Bir Dilekçe

DİVAN'I NİKAH HEYETİ BAŞKANLIĞINA
Beni yargılamak üzere seçilen jurinin,
Halkalı kölelerin tescilli sahiplerinden
oluştuğuna dair duyumlar almış bulunmaktayım.
Bu nedenle bana tahsis edilen hücremden kaçtım.
Kendi kölelik karşıtı ordumu toparlamaktayım.
Bilmelisiniz ki, hamili kart olarak sunacağım
Ne bir amcam var ne de Dayım.
Ayrıca ensesi kalında sayılmamaktayım.
Üstelik tam donanımlı ordularınızın,
Kölelere kan kusturacağının da farkındayım.
Ama inanınız; ben kuzey güney savaşını
başlatacak yangının alevinde değil,sadece kıvılcımındayım.
Kuvvetle hissediyor ve inanıyorum ki.
Bastile yürünecek, o ışımamış sabahın
Bir gün batımı yakınındayım.
Gıyabımda yapılacak duruşmada alınacak karara
şimdiden.....top yekün......... saygılarımı sunarım

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
Pulsuz, Ama İmzalı Bir Dilekçe.

DİVAN'I NİKAH HEYETİ BAŞKANLIĞINA
Beni yargılamak üzere seçilen jurinin,
Halkalı kölelerin tescilli sahiplerinden
oluştuğuna dair duyumlar almış bulunmaktayım.
Bu nedenle bana tahsis edilen hücremden kaçtım.
Kendi kölelik karşıtı ordumu toparlamaktayım.
Bilmelisiniz ki, hamili kart olarak sunacağım
Ne bir amcam var ne de Dayım.
Ayrıca ensesi kalında sayılmamaktayım.
Üstelik tam donanımlı ordularınızın,
Kölelere kan kusturacağının da farkındayım.
Ama inanınız; ben kuzey güney savaşını
başlatacak yangının alevinde değil,sadece kıvılcımındayım.
Kuvvetle hissediyor ve inanıyorum ki.
Bastile yürünecek, o ışımamış sabahın
Bir gün batımı yakınındayım.
Gıyabımda yapılacak duruşmada alınacak karara
şimdiden.....top yekün......... saygılarımı sunarım

08/02/2004 uzaklar

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
RaSPa,

Mor halkaların içine çizilmiş
çekiç korkağı çivi başları değilsek bedensiz
neden sökülemeyelim ki kerpetensiz?
sadece düşlerimiz biraz paslanmış
uzun zamandır raspasız
oysa;
üreyen yerlerimiz
çürüyen yerlerimizden daha arsız.
/
ne yani?
hep böyle soluksuz
hep böyle sabit
hiç görmeden
sonsuza kadar
sadece
bakacak mıyız.?
uzanıp tutmak diye bir eylem var
var.... var olmasına ama
kendi fermanımız bu
yasaklıyız.

/
Biz;
cilveli karanlıkların zırdeli körlüğünde
kaybolup giderken
arayıp ta bulamadıklarımız;
ekipte biçemediğimiz tarlalar için
yağmur dualarında zaman harcayacak kadar
salakmıyız?
/
buna kaçınılmaz son diyor ya bazılarımız
istersek bu kuralı bozarız.
/
Haydi gel...!
sevdadan yana ne varsa
isteyipte alamadığımız
önce
onları raspalamalıyız.

/
ki,
hiç değilse
'yaşanarak tükenme'
fırsatını bulsun
yaşayamadıklarımız.
/
sonra
.......
sonra........belki döner şansımız.

08/11/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
Reenkarnasion

Aşkımsın…/ bilemeyeceğimiz kadar çok eski bir ezelden beri.
Labirentlerinde geçmişin, / elele, dudak dudağaydık belki.
Pekiştirmek içindir bence, / bu zamandaki birlikteliğimiz …/ o en eskileri.
Tapınmıştık eminim…/ asırlar önce de birbirimize.
Erkeğimdin…/ Kadınındım kollarında…/ sahiptik yüreklerimize.
Kahrolası bir ayrılık…/ büküvermişti belimizi…/ ölümdü o belki.
İçimize sığdıramadığımız özlemler çığlık olup/ takılmıştır boşluklara
Neden olmasın/ bence / bir yarımı tamlamaya geldik yeniden / bu dünyaya

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
RoTaSYoN

elinizde
derileri soyulmuş eski bir valiz
gecikmiş gemilerin beklendiği
o isimsiz iskeledesiniz

hayırdır? .............
yolcumu yüreğiniz?

gözlerinizde mi bitti deniz
yoksa!
denizde mi battı gözleriniz
..........................
nedir bu haliniz?

gelmeden gidene tepkisiz
ve;
hiç titremeden kirpikleriniz
başlamadan biteni seyretmedesiniz.

hani, nerede sesiniz?
yanlış alarm zillerine ödünç mü verdiniz?

demek ki,
rotasyona dünden hazırmış içiniz

oysa....
............
............neyse...
.........................
keşke, kalabilseydiniz.

24/11/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
RuS RuLeTi

panik yapmayın
Dünyanın sonu değil /sadece
rus ruletine çağrıldık

bu yüzdense
iris çizgilerinizdeki dağınıklık
biraz cesaret / yakışır ellerinize
sıkılı yumruk.


namluya sürdüğünüzse kurşunu
çekmeyin geri
benim için farketrmez
zaten / bir yanım oyuk.

konuğum olun önce / soluklanın /
rahatlayın biraz./ sonra!
size Söz / o çöpü ben çekeceğim

Hani! Şu........ bir ucu kırık



25/08/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:57
RüzGar AlıYoR ŞaMDaN,

Ne zaman bir aşkı düşlesem,
Ya, çizme giymeye kalkıyor kırkayaklar
Ya, bir pireyi ısırıyor şahmeran.
Ya da................................................ ....!
Elime maydanozun dikeni batıveriyor.
Ter içinde uyanıyorum uykulardan.
Törenlerle girdiğim süslü yapılardan
Bir elimde yastık bir elimde yorgan,
Sessizce arka kapıdan
Kaçışım ondan.

Ne zaman kendimi bir düşe yerleştirsem.
Ya, zehirli elmayı ısırmamı istiyor cadılar
Ya, kül kedisi dil çıkarıyor aynalardan.
Ya da................................................ ...!
On ikiyi vurmaya hazırlanıyor zaman
İndirerek yere, prensleri beyaz attan.
Çıplak ayak çıkıyorum masallardan.
Ellerinde terliğimin teki ve yayan
Gölgelerin ardımdan
Koşuşu ondan.

Ne zaman,
Bir aşkı yaksam ucundan......
Şiirler damlıyor yanan mumdan.
Uçuşuyor perdeler, rüzgar alıyor şamdan
Sönüşüm ondan.

2/04/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:58
Sadece Kendim için

Sadece kendim için; Rahat bir yatak düşler oldum nicedir.
Tatil sabahı gibi dingin, bütün sabahları istiyorum.
Artık toparlayamaz oldum. Dağılmış parçalarımı.
Madem dağıldım; dağıldığım yerde kalmak istiyorum.
Yorgunluktan da çok öte; eksik, çürük, bitik yüreğim.
Uyumak, uyumak, bir daha uyanmamak istiyorum.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:58
Sadece Tütsümde Gönül Demlemene idi Elindeki Vizen

Bir gün; kapın çalındığında yeniden... kim o? ....dersen.
Ben olmayacak cevap veren.... gelen,kimdir bilemem.
Çünkü sana varan yolları özenle mayınladın.
ısırgan otları boy verdi postal izlerinde.
Bilirsin ki sen; ....Ben,koprivalar arasında yürümeyi sevmem.

Ne için sanki? Ben için mi? .....onca tuz biber, onca zencefil,kekrem......?
Oysa ki, Bunca katliam hazırlığı boşuna....etim ne benim?
Kemiğim ne ki? ....... zahmet buyurma..... dişinin kovuğuna değmem.
Beni de atacaksın....kaynayan kazanına yüreğinin değil mi?
keyifle.....buharlaşıp / yoklara karışmamı izleyeceksin.! !
Bunun için çalıyorsa tam tamlar? ...bunun içinse bunca duman?
Bunun içinse eğer? maskene özenle.. bunca savaş boyası sürmen

Heves etme hiç. Sadece tütsümde gönül demlemene idi elindeki vizen
Oysa sen; asimilasyona tıkladın madem. Orada dur işte. İlhak'a izin vermem.

15/03/2004 kartal

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:59
SaHiBiNiN SeSi.............

“Sahibinin sesi” hükmünde dizeleri
yazsan bir türlü/ yazmasan bir türlü

ya sahiplenirse.... üstüne alınan birileri?

yırtıp atmadıysan eski hikayeleri
oluşacak kuyruklarla baş edemeyeceğin besbelli
üst üste yığması bu kadar zorken kırılan kalpleri
sussan bir türlü/susmasan bir türlü

değil mi?

bu yüzden mi uçurtmalar kuyruksuz?
bu yüzden mi suskun yangın yeri?
bu yüzden mi susturuldu şiirler?
bu yüzden mi lal edildi dilleri?

dinle beni,

al kalbini koy satır üste / kan kırmızı kalem iste
çiz altını sözün üste / şair gibi meydane gel.

mısra kayar, harfler döner/ Zaman geçer, mumlar söner
.................................................b udur uzaktakinin gördüğü
yazılmamış neyin varsa / ufak tefek paramparça
....... (Hani o, meltemlerin “etek altına” üfürdüğü)
“hepsini topla da yıka suyum da” diyeceğim...... ama
.................................................. .....sen de haklısın!

assan bir türlü! / asmasan bir türlü!



21/10/2004.... çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:59
Sahipsiz

Sancılar azalması gerekirken git gide,
Büyüyorlar sulanmış ayrık otları gibi.

Karıncaları durmadan yürüyor kentin.
Ve, bir bir yıkılıyor minareleri.

Yağmurlar yağmurlara ıslak.
Gölgeler gölgelere kördüğüm.

Yavrularken kuytularda çaresizlik.
Bölünerek çoğalıyor öksüzlüğüm.

Bir başka sarhoşluk bu.
Bilinmeyen korkuların kahpesi;
Artık isimsiz

Toz duman içinde ve aç susuz.
Bir köpek yavrusuyum sanki,
Sahipsiz.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 21:59
Salacak’ta Akşam,

Kız kulesi yanıyor mu ne? Sular alev almış.
Vakit akşam. Her yer sanki kızıla bulanmış.
Oltam da ise bir balık çırpınıp duruyor.
Belli ki yeme aldanmış.
Ve çanlar çalıyor kafamda
Salacak ta bu akşamı da yaşamak varmış.

Bir demli çay bulmalıyım kendime.
Susuzluğum kanayan harelere bulanmış.
Çok tanıdık bir şarkı/ zorluyor dilimin ucunu.
Tam da akşamın bu anına adanmış.
O kadar eski ki /Notaları iyice yıpranmış
Sözleri ise tıpkı bu kent gibi / boşlukta.... asılı kalmış.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
SaLTaNaTıN PaPYoNu

sadece bir porsiyon çöp şiş yemeliydiniz yanında da ayran buydu hakkınız
silip süpürmüş ortalığı işkembeniz nasılda dipsiz bir kuyuymuş kursağınız.

yaşa basmamak için vicdanınızın çölümsü kuraklığında
parmak ucu basışlarla özenle tıkırdattığınız
sadece altınıza kaçırmışlığınızla ıslanmış muta abdestli nalınlarınız.
sabun köpüklü yalanlarınızın üstünde kaydığında
Ahtapot’un vantuzlu sarmalını taklit eder gibi
tombul dirseklerinizin ekseninde kıvırıp
gövdenize güvenle yasladığınız
kurumuş irin lekeleriyle bezeli baş havlunuzu taşıyan
ve boyu dizlerinizi aşan uzunlukta ki kollarınız
sizi yere çakılmaktan korur mu sandınız

Boş versenize,
İyice gevşedi /Ha düştü ha düşecek dönme ilmekli peştamalınız.

Siz çıplaklığınızdan bihaber sırıtırken arsız arsız
Umarım boyun bağı niyetine gerdanınızda sallanır
sadece söverken yüz akıyla kullanıp sonra
içi boş büzüşmüşlüğünü apış aranıza sakladığınız
işe yaramaz / yeşil hapa muhtaç mor günahınız

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
SaMuR KüRK

kim söz etti ki
incinmiş duyguları
bir süs eşyası gibi
tedavülden kaldırmaktan

bu mümkün değil

bir kere/utanırım
onları koyacağım
eğreti raftan

üstelik /çıplak kalırım
ve ben olmayan ben
saydamlaşırım
içimi görürler etraftan.

madem ki beni
kabuğuma döndüren
zamansız zaman
içimde devinen yumrudan
daha fazla kırılgan

o halde toplanmalıyım
çevreye dağılmadan

nası olsa
davul zurna anlamayana


belki........bir anlayan
gülümser uzaktan
ve düşünür 3 kez
..........
................
sazını eline almadan.

umut işte......
bir tek o geliyor ardımdan
hem de
hiç nazlanmadan


17/11/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
Sana Hercai

Kırmızı, mor ve ebruli…
Getir sevdiğim…rüzgarınla getir.
Yüreğine damlamış bütün renkleri.
Seni çizmek istiyorum kanayan ellerimle.
Yağmakta olan göklerime.
Seni kurutacağım neminde yosunlarımın…
Seni asacağım güneşlerime.
Senden çıkaracağım acısını…
Sensiz akıp giden yıllarımın.
Sana tutunacağım üşüyen ellerimle.
Sana gülümseyeceğim sevdiğim….
Her yeni doğan günün, kızıllaşan çizgisinde.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
Sana Kızıyorum

Sana kızıyorum!
Öbür yüzümü gördüğün için.
Tövbelerle geçti yıllarım…
Ve…öylesine meşhurdu ki saklanmalarım.
Şimdi ise…yüzümdeki peçe,
Beni senden saklayamayacak kadar ince.
Bir afrika safarisi gibi…
Albümlere saklanırken dünler,
Birbiri ardınca çözülmede...içimdeki düğümler.
Sana kızıyorum!
Bana öteki yüzümü gösterdiğin için.
Ama bilmelisin…
Git gide bir soru işaretine dönüşüyor gözbebeklerim.
Bunca yıl sonra...... NİÇİN?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
SaNa Ne,

Karşı evde bir adam
karısını dövüyor sanırım
anlaşılan o ki feryatlardan
ortalık kan revan.

kapıda 4x4 jip duruyor
içi italyan mobilyalı bir mekan

ve insanlar
ve nsancıklar
kendileri çok farklıymış gibi
sarkıyor balkonlardan

kahretsin
uzatsam elimi tutmaz ki kadın
vaz geçemezken
şehir magandasının parasından

kızmışsın dedi bir dost
kafam bozuk işte
sana ne bundan?

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
Sana, Yağmur Ormanlarından Mektup Gelirse;

Sana, Yağmur ormanlarından mektup gelirse;
Sakın kimseye benim yolladığımı söyleme.
------------------------------


Gümbür, gümbür seviyorum seni
Tıpkı,Gök gürlemesi gibi.
Bu yazdıklarımı; sakın şiir sanma aşkım.
Şiir değil.
Sadece,şairin sana yürüyen........ ayak izleri


11/02/2004

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:00
Sanal Aşklar

Saltanatınız bitti ıslak geceler.
Sanal Aşk’lar geliyor. Kalkın.
Sabahın köründe;
Buruşmayacak çarşaflar artık.
Kolay ve en temiz yoldan geliyor vuslat.
Klavye’nin tuşları kadar yakın.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
SaNDaLLaRıM

Kendi çapım kadar
minicik bir çemberdir
eğilip de kuma çizdiğim
Kötü bir amacım yok
Ben sadece pi denen sayıyı
şaşırtmayı denedim.

Bilen bilmeyen de
sanacak ki
dipsiz bir kuyudur
içinde debelendiğim

Hem benim çizmelerim yok ki
Sahili su basınca giyeyim.

İçine sığındığım da
ayağıma geçirdiğim de
altı üstü
“tabanı delik bir sandal dır” sevdiğim

05/02/2005......

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
SaNMa Ki,

sanma ki yürüdük

sadece
ayak sürümekti bizim ki
koşmalar / koşuşmalar
arasında

oysa
hiç bana göre değildi.... anla

aşka
sahip çıkmaktansa
yağmadan / dinivermek
bir kahve molasında

işte
bu yüzden sığınaksız
işte
bu yüzden korunaksız
işte
bu yüzden barınaksız
ve yapayalnız

sırılsıklamım yol ortasında.

23/10/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
Saray'dan Kız Kaçırma

Merhaba! ! ! ! !
Bakmayın Dominant teyze gibi durduğuma.
Benim asıl adım; Esmaralda.
Ben de,
Zil, Şal ve Gül; Üçü bir arada.
Yemin ediyorum ki,
En kıymetli giysim olan zırhıma,
Dokunduğunuz anda;
Dönüşüvereceksiniz. Notre Dome! ın kamburu’na


Bu
Ne bir övgü, ne de şikayet.
Kara mizahta değil elbet.
Sadece; iki yüzlü bir maske.
Bir pelerin, Bir de; uçan süpürge.
Hazırlığım o ki, az kaldı
Cadılar Bayramı’na


Sessizlik;
Kıvrılan bir yılan gibi sinsi.
Sanki; Fırtına öncesi.
Şimdilik, saklansam da dikenli kabuğuma;
'Çingeneler zamanı ' da gelecek elbet.
O zaman,
Nasılsa
Ben; ya da Esmaralda;
Parça parça... çıkarız ortaya.


Bu yüzden;
Kararlıyım.
Ne Sevil Berberi’ni çağıracağım,
Ne de Figaro’yu imdadıma.
Ne Mat oluş.... Ne de Rezil,
Ne devşirme, ne aşırma.
Bu; düpedüz ve.... adıyla, sanıyla;
Piano, piano / Saray'dan Kız Kaçırma.

01/08/2003 ist.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
SaRDuNYa CiNi

Deliksiz kevgirde beklerken su
elifi elife vurur da heceler,
kıraç duyguları besleyiverir
tarhun kokulu geceler.

İçerik müsveddesi bir sardunya cini,
tahditli tehdide soyunur da
temkinli tahkimi inceler.

Beliksiz beygir eşinedursun;
Tedavülsüz tevkif zaman aşımını bekler.
Gecikirse infaz
tereddütlü cellat kendi ipini çeker...

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
SaRRaF

sırf
zinciri koptu diye
düşüpte yere
..k'a bulanan mücevherin
halel gelir sanıyorsan değerine
sen sarraf olamazsın
güvenme tecrübene

09/10/2006

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
Saz Çalma Kokusu

Gecelerde saz çalma kokusu vardı
Sabahlar hasrete dumanlı.
Gelmeyi isterdim …ve kal dediğin sürece kalmayı.
Belki biraz …saza eğilmiş başını okşamak.
Belki biraz…sarmaş dolaş sabahlarda dudaklarına uzanmak.
Belki de…sadece
Kulağımı dayamak olurdu yüreğine...
Bütün saltanatım.

Sabahların; hasrete dumanı, bittiğinde…
Bir gün.
Vedalaşırdım sesiyle sazının...bir gölge gibi esmer ve üzgün.
Git dediğinde…çıkardım tuzundan öpüşlerin.
Düşerdi bıyıklarından... sevdalarım
Biterdi aşk ama… yaşanmış olurdu…
Kalmazdı böyle yarım.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:01
SeHeR YıLDıZı

Ey tükenmiş soyların derebeyi,
Umarım başarırsın
Doğru durakta inmeleri

---------------------------------------


Sevdalardan sana bir ses verebilseydim eğer
..................?
heyhat,
duymazdın beni...!

Sermiş güneşe kuruturken bastonundaki gölgeyi
O kadar meşguldün ki...!
Farkında bile olmayacaktın.
Gün bitse ve solsa şevki

Sahi,
Sen,aslan parçasıydın değil mi?
Mavi kandın, yüz toynaklıydın
Ya şimdi?

Yerli yerinde duruyor olsa da asaletin
Bence......... artık
Diz titretiyor yüreğin?
Açsın besbelli
Söyle..!
Susuz mu,yoksa tuzsuz muydu
Eski konakların yemeği.

...............
................

Neyse!
Madem ki yolun kehkeşanıma düşmüş;
Ya göz kırp kayan bir yıldız gibi
Ya da....... asıp askıya gitmeyi
(hatırlayıp/Ağlamayan çocuktan esirgediklerini memeyi)
öğren /esen bir yel gibi kükremeyi.

Bak,
Ben / seher yıldızıyım
Başak renkliyim / sabaha götürürüm geceyi
sen..... şimdilerde
Büküp boynunu,eğip fesini
Ve tutup nefesini
Bana uzanmışsın diyorlar
He mi?

..................
..................
He mi?
................
...............
?


Neden dillerin susmalara mühürdar,
Ne ola ki?

Yoksa..!

Tükenmiş çağların derebeyi
Demelere kurban mı verdi söylemeyi.?

01/07/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
Sen Geldiğinde,

Geldiğin de / ki, gelirsen söz verdiğin gibi;
Yıldırımları bulacaksın gözlerimde / Hazırla kendini.
Bir anda, bastığın yer kayacak.
Alevlerimin tam ortasına düşeceksin /cehennem çukuru gibi.
Ellerimi tuttuğunda ise / Hiç bırakmayacaksın bir daha.
İçimden bir başka ben uzanacak sana, sarsılacaksın.
Bilmem kaçıncı kuvvetinde var oluşunun,
Çarpılıp çoğalacaksın Sonsuz kere / ve soluk soluğa.
Dudaklarımla buluştuğunda dudakların; / kıyamet kopacak.
Sen, sen olmaktan çıkacaksın, / karışacaksın soluklarıma.
O andan sonra / kendine ait bir adın olmayacak.
Ellerin olmayacak, / gözlerin, dudakların olmayacak artık.
Damıtılmış bir su gibi akacaksın hiç durmadan.
Ve... yorgun / düşeceksin kollarıma.
Sonra.../sonrası ise / hiçbir zaman
Hiçbir zaman......... yazılamayacak satırlara.
Sadece yaşanacak. / Bir daha. / Bir daha
Bir daha /..........................................

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
SeN Gülleri SeVDiN HeP, BeNSe YıLDıZLaRı

sen hep
gülleri koklamayı sevdin değil mi?
bir de koparmayı

ben se
yıldızları koydum eteklerime hep
bir de Ay'ı

şimdi sen
ağır ağır yürüyorsun geceye korkarak
ayaklarının altında solmuş gül yaprakları

oysa ben
karanlığı umursamıyorum
gökyüzünden topladıklarım
aydınlatırken odayı

sen bütün yaz
güller arasında saz çalarken tasasız
ben kan ter içinde
boşuna mı arşınladım sanıyorsun Sema'yı

zaman /şimdi / önümüz kış
sen bilirsin..!

ya gönlünce gülleri düşlemeyi sürdürürürken
karanlık bir göğün altında önüne biriktir karları

ya da
yanımda ol / yardım et /
ben yeniden tek tek
yerine asarken yıldızları

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
Seni Anlatamıyorum

Acımsı bir tatsın dudaklarımda;
Duymadığım, yaşamadığım, koklamadığım.
Çok haneli rakkamlar gibisin…
Çarptığım, böldüğüm, topladığım.
Ebruli bir ışık hüzmesiydin sanki,
Düştün tuvalime geceden.
Yüreğindeki tılsımla........ ki o bir sırdı
Sadece....Kendine sakladığın
Bilmeni istiyorum.
Gümüş saplı değil…/ Elmas kaplı
Bir Hançerdir. / İçime sapladığın...

Bir deli yıldırımdı ki gözlerin..
Ben böyle bir fırtına görmedim.
İndin mor şafakların üstüne tül gibi
Yağdın, çaktın, gürledin.
Zaman.....saptı kara delikte.
Düştün renklerime yelpazeden.
Sanki bir nehirdin... akıyordun tertemiz.
Bütün günahları akladın.
Bilmeni istiyorum….
Düşlerde yatan değil, / Nabızda atan..
Bir duygudur..... / İçime sapladığın.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
SeNi SaNa AnLaTaMıYoRuM

bir adım ötemdesin / nefesin ne kadar da yakın
çiğ düşmüş kirpiğine / baharıma kışlar kadar uzaktasın.

uzansam
tutacağım ellerini

bir kapı açılıverecek sanki
gireceğiz içeri
bir de değişmese ya sesinin rengi
sen bile kendini
bana ait sanacaksın.

dolulardan daha dolu bardakların
sanki son damlayım da
taşmaktasın.
ne tenime değmedesin
ne de değmelerden kaçmaktasın
bir dipsiz kuyunun olmayan dibinde
sanki uyumaktasın

dedim ya / yanımdasın

bana benden yakın
bana benden daha yakıın
öylece
sanki hiç yokmuşsun gibi
sadece durmaktasın

bir anlatabisem seni sana
bir anlatabilsem

bir sen ki, seni sen bile tanımamaktasın.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
Sensiz Giden Düşlerim, Yine Sensiz Döner

O orman kenarındaki, kulübeye
Sensiz giden düşlerim;
Yine sensiz döner.
Odun kıran bir adam,
Ve onu seyreden bir kadın.
Ne zaman düşledik bunları ?
Ya da; ne zaman yaşadık.
Hiç bir şey anlamadım.
İçimde bir ses,
Üçgünlük ömrü bir günde tüketttin der.
Beni deli eder.
Yaşanmamışlıkların tümüne,
Kanat uçurur martılar.
Gerçekler yığılır önüme.
Umutlara yağmur yağar.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
Sensizliğin Moruna Siyah Benekler Konduruyorum

Karapus.......oturmuşum yokluğunun üstüne
Sensizliğin moruna; siyah benekler konduruyorum
Sonbahar döndü dolaştı yine geldi.
Yapraklar sararıyor ve heyecanlar soluyor işte.
Yarınları bugünden eskitiyoruz biliyorsun.
Kayıyor ellerimizden, biz oluşumuz
Bugün; dünden daha çok değil mi ayrı kalışımız?
Ve......yarından daha büyük özlemimiz
Sen; köşende hüznü şekillendirirken
Ben... senin şekillerini isimlendiriyorum
Oyalanıyoruz işte.....gözlerimiz kapalı.
Kımıldamaya korkuyoruz ama görmelerdeyiz
Duyuyorum, bir yerlerde ziller çalıyor.
Ve senin de duyduğunu biliyorum.
Artık nefes nefese değiliz.Çünkü inmelerdeyiz
Bitiyor mu? .......demeye; varmıyor dilim
Sevdasızlığından korkuyorum.
Karapus oturmuşum yokluğunun üstüne
Kaçınılmaz sonu; Siyaha boyuyorum...

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:02
Sensizlik Ertesinde

Bu sabah ektiğin çiçeklerdeyim.
Yastığın yorganın..buruşmuş çarşafın
Demini almış diyerek içtiğin çaydayım.
Mektubum, şiirim...kalemim, tuşlarım
Sana çıkan uzun kısa her yoldayım.
Uzat elini tut saçlarımdan
Dile ne dilersen...seninim diyen
Senin kadınından.
Yanıbaşımda ol..nefesin nefesimde
Ve UNUTMA.......ektiğin çiçekleri sula
Sulaki sana çiçek vereyim 4 mevsimde
Adını andıkça çırpınmada yürek
Esaret altında sürünerek.
İnliyorum. Gittikçe büyüyen özlemlerin kafesinde.
Bilmelisin ki; yokluğunu sevmiyorum
Sensizlik ertesinde.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:03
Sesimde ki Hüznü Soracaksanız?

Beni sual eden olursa,
Ben hala Çocuğum.

Bir kere,
Yüzümdeki çizgiler bana ait değil.
Sözde onları, yıllardan ödünç almışım.
Ben, kimseden hiçbir şey almadım.
Vallahi yalan.
İftira ettikleri için;
Nefret ediyorum aynalardan.

Evet,..... bu Afacan;
Cicozda, mızıkır her zaman.
Ebe de/ sobe de inkarı........ olabilir.
Zaten, şakacı yanını alem bilir.
Evet......, halıda ki çamurlu ayak izleri bana ait.
Aşureye tuzu da, ben döktüm.
Tamam,... izinsiz kapı çalmış ta olabilirim.
Ama,........ Bu hırs,bu öfke niye?
Ne yani?
Kapıyı açanı......Zorlamı öptüm?

Beni sual eden olursa,
Ben hala, çocuğum. / Bunu; zaten söyledim.
Büyümek için / özenmedim /Hiç heves etmedim.
Ben........ kreşe de gitmedim.
İşte bu yüzdendir ki,
P a y l a ş m a y ı........../ Ö ğ r e n m e d i m.

Ama beni değil de,
Sesimde ki hüznü soracaksanız?
O zaman......... Tamam! / Tamam,
İtiraf ediyorum ki,........... /.......
O hüzün bana;
Çoktan büyümüş bir kadına ait olan,
Ve,/ Bir asker postalının içinde,
Susuzluktan.....solmaya yüz tutan
Kırılgan, Kır çiçeklerinden.......... A r m a ğ a n.

20/02/2004 istanbul

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:03
Sevda Bu, Gitti İşte

Sevda bu; gitti işte / Haber bile vermeden.
El’de yok, avuç’ta yok. / Bir sen kaldın, Bir de Ben.
Köpük gibi eridi /ne suya ne sabuna, hiçbir şeye değmeden.
Kaybeden yok, kazanan yok / Bir sen kaldın, bir de ben.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:03
ShadoWs

dar işte
sığmıyorum
yerimde dar
yenimde dar
keşke diyorum
keşke yüreğimi de
ölçülendirebilseydim
bedenim kadar.

bir deli mevsimin tam orta yeri

dile benden ne dilersen
fırtına?
yağmur?
dolu?
kar?
? ? ?
bunlardan bende
fazlasıyla var

kök söküyorum ıslak topraklardan

canevimi saran
böcekler ve arılar
her şeyin farkındalar
kuzgun ki, leşi bekliyor
ama
nedense
işi uzatıyor
beynimdeki karıncalar

kim çaktı bu çiviyi? / kim?

sökmeye
çalıştıkça
gömülüyor
sapına kadar

neresinden tutsam yırtılıyor

dilimde
bir koca mühür
açamam ağzımı
yanıklarım
görünür.

bir divane var ki aynada
bimez kelini
saçını tarar
bir türkü tutturmuş
umuttan yana
umut kaçar
o kovalar

bilenler sussun görenler anlatsın

bir kör kuyuda
bir kör dövüştür
sürüp giden
ortada
ne yenen
ne yenilen var

öylesine dumanlı öylesine sisli ki yüce dağlar
geçit vereceklerini ummak bile akla zarar.


mine özdemirtaş 21/12/2005

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
Sıcacık Bir Şey

''''''''''''Gece sadece zamandir,
Gerisi tumden yalan.
Bir sicak mutluluktur
Avuclarimizda kalan! '''''''''''''''

Aşk;
Sıcacık bir şey gözlerinde.
Görüyorum.
Bir adım öten; gurbet.
Kokunu duymadım mı
Özlüyorum.
Buzla kaplı yollarında
Kar yağıyor üzerime.
Üşüyorum.
Kollarının sıcağı var düşlerimde
Zirvede ise sen.
Yoluğun uçurum
.... düşüyorum.
Sen aslında zamansın değil mi
Bense sadece gece.
Ya yalan sa gerisi? ya yalan sa?
Korkuyorum.

19/12/2003 çamlıca

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
SıRa DıŞı Bir AşK HiKaYeSi

Hep kırık dökük, boynu bükük olur ya aşk hikayeleri,
Ben paramparça, yamalı bohça olmayan bir aşkı yazmayı istedim.
Zaman yetmedi.
Hep ya iyi ya da kötü ama mutlaka sonlanır ya aşk hikayeleri.
Ben, bütün hayal gücümle farklı kurguladım. Bu yüzdendir ki
Şükür bitmedi.


06/03/2004.... Bostancı

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
Sıradan Bir Akşam Üstüydü İşte.

Sıradan bir akşam üstüydü işte.
Tam sırtımı dayamıştım ki, eski bir çınarın gölgesine.
Sen geldin aklıma

Demli bir çayın özlemi gibi işte.
Sana susuzluğumu duyumsadım birdenbire
Git gide büyüyen gölgeler sere serpe.
Kararıp düşerlerken yere
Gümüş bir sızı olup saplandın yüreğime.

Tam da burasıydı işte,
Yıkık bir duvarın dibindeki o sakin köşe.
Mektuplarını koyduğun, yanıtlarımı aldığın
Ve gizlice buluştuğumuz o son gece,
Omuz silkerek vedalaştığın
Tam da burasıydı işte.


Elimde değil Düşündüm işte
Sen, Benden sonra da bir çok kere
Mektuplar yazmış olmalısın aşk üzerine.
Ve yana yakıla cevaplar beklemiş olmalısın.
Ta ki..... o gelip secde edene kadar dizlerine.
Sonunda... omuz silkerek vedalaşmak gibi
Zor bir rolü üstlenmişsindir...hem de her seferinde.


Bir şey var ki....emin olamıyorum işte.
Gölgesine eski bir aşkı gömmediğin,
Masum bir çınar dibi kaldımı bu şehirde?
Sanırım.... bir çok yıkık duvar dibi hala
Sana sırdaşlık ediyordur sessizce


Zaman; iyice sana dumanlandı işte
Rüzgarın seni getirdiği yerdeyim. Bu besbelli.
Eğer ki yanılıp ta.... içersem bu gece
Kesin sarhoş olurum.
Aslında; üstünde bile durulmaya değmez diyeceksin... ama
Sen benim; tek sarhoşluğumdun
Beni anla.

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
SiTeM DeĞiL Bu SaTıRlaR

Sitem değil bu satırlar.Serzeniş değil.
Sadece çözmen gereken bir bilmecedir.
.................................................. ................................................. Vaz geç


İnkarın kalesine sığınma boş yere
Kara sevdamdan bile, bi habersin işte
Sen; eylemsiz durup, düşünürken öylece
Kayıp gideceğim ellerinden sessizce

Farkına varır mı sın bilmem yokluğumun?
Küçücük bir kıyamet kopar mı içinde
Hiç sanmıyorum bir tanem. Hiç sanmıyorum
Varlığım düşmedi ki senin yüreğine.



06/05/2004....

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
Sitem Etmeye Hakkım Yok.... Ama,

Hiçbir şey istenmedi.
Verilebileceklerin en azının ötesinde.
Ama yine de
Dama çizgilerinde satranç, hiç bitmedi.
Hiç bitmedi
Kız tavlası iskambillerde.

Hiçbir soru sorulmadı
Anlatılanların en azının ötesinde.
Ama yine de
Kızgın kumlarda buz pateni, hiç bitmedi.
Hiç bitmedi
Su balesi çöllerde.

İstem dışı Az kullanılmış,
Kaçınılmaz şekilde ikinci el.
Ve beşinci sınıf
Bir hikayeye
Son.... yazılmadı hiç.
Üstelik;
Başlangıç bile yalandı
İlk bölümde.
Ama yine de
Açık bir burun farkı var.
Ağır çekimde.
Şike sebebi ise;
Ucuz bir macera hevesi
Ya da, geçici
Bir heyecan tutkusu sadece
Şimdilerde,
Ateşsiz mangalın külleridir savrulan.
Ve... kuru sıkıdır aslında;
Şarjöre dolan

Ama;
Aması var işte.
Birileri, Bir yerlerde
Gülüyor ve Şerefe / kan içiyor
Olsa bile.
Yine de /
Bir şeyler; O en derinlerde,
O; sevdaya dair açılmış
Parantezin içinde
Yaşıyor. /Yaşıyor.. işte.

24/11/2003 Buruk Bir Arife gününden... Öksüz bir Bayrama Sitem

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:10
SiZ HiÇ TaNıMıYoRSuNuZ Ki BeNi..!

ahh... nasıl da özledim
güneşli bir sabahta bu puslu şehri
aslan yürekli bir sevdanın ceplerine
sokarak ellerimi
bir uçtan bir uca gezmeyi

kucağım da salkım söğütlerle
yağmur ormanlarından
geri geldiğimi.
kaldırım taşı döşenmiş
gezi bulvarlarından herhangi biri
diğer bütün cadde ve sokaklara
söylemeli

ahh ben
Ben ki,
hatunlar ordusunun en tembel eri
ne kadar da uzun zaman olmuş
gözümün önünde yaşanan
geri dönüşümsüz değişimleri
bakıp ta görmeyeli

eskiden / her an /her yönden
deli deli
eserdi de sevda yelleri
hep içmeden sarhoş olurdu
darmadağınık saçlarımın
tövbe tutmayan telleri

oysa şimdi.....
bütün bulutlar / biz çoktan unuttuk diyorlar
pembe renkte esmeyi

ne yani?
rıhtımdan şehre süzülen gölgemi
sabahları lodos a/ akşamları poyraz a
sunmalıyım öyle mi?

siz öyle sanın... Hiç tanımıyorsunuz ki beni...!

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:11
Siz; Boş Verin Benim Şairliğime.

Yok zerre teselli biliyorum.Ne başka ten'den ne de aşk'tan.
Kabulümsün sen.
Bir tatlı huzur almaya gelmiş olsan da Kalamış'tan.
_____________________________________________

Kendini açıyor İstanbul. Bir sisli sabaha daha.
Yetmiş yedi tepesini alıp sırtına
Vuracak yüreğini tozlu yollara.
bir şehri İstanbul ki Az sonra,
Sevenleri toprak olmuş öksüz çocuk gibi
Ağlayacak yokluğuma.
Çünkü, Ben susacağım.
Bir tatlı huzur arayarak; İstanbul, üstüme kapanacak.
Siz geldiğinizde ise; Ben çoktan,
Bölmüş olacağım şiirleri parçalara
Ve, Tuz basmış olacağım mısralara.

Kadından Şair olmaz ama, iyi Şaire olur aslında.
vasiyetim odur ki,
Siz; boş verin benim şairliğime. Aldırmayın yazana.
Sadece bir ara, /selamı mı götürüverin / Yazdırana.


18/02/2004 istanbul

Mine Özdemirtaş

Serzeniş
05-09-08, 22:11
Sol AnAhTaRı

neden hep gelene değil de
gidenedir şarkılar?

aptal mı bu şairler bu kadar?

ölümüne cesur, / olsa da bestekar!
neye yarar?
porteninde bir sonu var.
ve daha en başında
hep yalnız değilmidir anahtar?

sahi! !
cesaret kaç ayar?

Mine Özdemirtaş