PDA

View Full Version : // Yusuf Değirmenci //



Sayfalar : 1 [2] 3

Serzeniş
28-07-08, 20:46
Ez demedim ki

Mutsuzum gönülden zorum var dedim
Ey dostlar,vefasız yarim var dedim
Başımın üstünde yerin var dedim
Basıp ta başımı ez demedim ki

Sana gönül açıp sır verdim diye
Bir sevda selinde ser verdim diye
Gönlümde bir tahtlık yer verdim diye
Tüm kulakçıklar da gez demedim ki

Hani seviyordun neden vaz geçtin
Tuz ektin yarama deştikçe deştin
Benliğime hükmetmek istemiştin
Bahtımı yeniden yaz demedim ki

İçimden sevginin volkanı koptu
Sen ile ben vardık kimseler yoktu
Benle oynadığın oyun korkunçtu
Alay ile beni üz demedim ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:46
Ezilen benim o anda

Sarılsam da dost diye şu dağların taşına
İnanmam göz yaşına hiç ağlama boşuna

Sildin gönlümde ki sevgileri
Yitirdim yaşama gücümü
Gidişinle beraber bitirdin
Benliğimi, sevincimi.

Benimdir meyhanelerin köhne köşeleri
Çaresizliğime bakıyorum aynalarda
Meyhanelerde şişeleri boşaltıyorum
Kağıtları karalamakla geçer zamanım
Kahrına,kahrına kadeh kaldırıyorum
Kahrına,kahrına içiyorum.

Mazi geliyor gözlerimin önüne
Dökülen yapraklar geliyor
Ve sapsarı güz mevsimi
Ayrılışımız öyle bir son baharda
Yapraklar ezilir ayaklar altında
Yapraklarla beraber ezilir yüreğim
Ezilen bendim o anda.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:46
Farkı yok

Gurbet ilde yalnız kalmış
Lal olmuş dilden farkı yok
El kapısına bağlanmış
Kapıda kuldan farkı yok

Kara pas,kara yas olmuş
O konuşmaz sus,pus olmuş
Hep ezilmiş paspas olmuş
Çiğnenen yoldan farkı yok

Kandırılmış aldatılmış
Mal gibicesine satılmış
Ve sokaklara atılmış
Çöplükte çuldan farkı yok

Büyümüş ana,babasız
Bir hedefi yok amaçsız
Bu hayat ona insafsız
Kurumuş daldan farkı yok

Keder,keder üzülmüş o
Kara bahta yazılmış o
Ayaklarda ezilmiş o
Çakılı naldan farkı yok

Düşmüş acınır hallere
Destan olmuş o dillere
Maşa yapmışlar ellere
Satılık maldan farkı yok

Mağdur’iyim sözüm pektir
Gurbet garibe kötektir
Huyu böyledir ürkektir
Geçmez bir puldan farkı yok

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:46
Farkındamısın

Zamana bıraktım bu geçer diye
Korkuya kapıldım hep kaçar diye
Gönlünde bana da yer açar diye
Gidip geldiğimin farkında mısın

Sohbet etmek güzel idi seninle
Yanaşmadın uzak durdun benimle
Bakışınla gülüşünle dilinle
Gönül çaldığının farkında mısın

Bir tutku ki beni sana bağlıyor
Yüzüm gülse yüreğim kan ağlıyor
Ayrılınca aklım sende kalıyor
Onu aldığının farkında mısın

Bu sevdaya bir karşılık beklerken
Umuduma yenisini eklerken
Gözlerinde bir ışıltı ararken
Bakıp kaldığımın farkında mısın

Ayrılırken iç çekerim hüzünle
Avunurum gülüşünle sözünle
Dünyaya kapalı gönül gözümle
Seyre daldığımın farkında mısın

Hani sevecektin,sevinecektim
Eline uzandım aniden çektin
O anda dünyamı sen ters yüz ettin
Manen öldüğümün farkında mısın

Şayet farkındaysan bir tepki göster
Deli gönül senle bir olmak ister
İstersen sev beni, gel öldür ister
Seni sevdiğimin farkında mısın

Terk edipte gideceğin bilirken
Sevecektir diye umutlanırken
İçimde bir buruk hüzün yaşarken
Zorla güldüğümün farkında mısın

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:47
Farksızım

Herkes bir sevdanın koluna girmiş
Baktım bahar gelmiş,her yer yeşermiş
Yine bülbüllere gül konca vermiş
Ben, hala bir kuru daldan farksızım.

Benliğime bir şey katan olmadı
Düşmüşüm, elimden tutan olmadı
Alan bulunmadı,satan olmadı
Değeri olmayan maldan farksızım.

Haysiyet peşinde koşan, yorulmaz
Yıllar oldu,dert defterim dürülmez
Kıymet biçmediler,değer verilmez
Geçmez hale gelmiş, puldan farksızım.

Benzedim, mektupta damgalı pula
Deniz ortasında,kaptansız sala
Ezile,ezile çıktım bu yola
Atlar ayağında,naldan farksızım.

Kader beni, elek,elek eledi
Sağ iken ölüme mahkum eyledi
Benimle, bir ömür, güldü,eğlendi
Şimdi ona bile elden farksızım.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:47
Faruk nafız çamlıbel'e

Faruk Nafiz, şimdi hanlar kalmadı
Hanların yerini, oteller aldı
Bindiğin yaylılar emekli oldu
Hala, gurbetlerde solanımız var

Ne,o handan söz et,ne, o hancıdan
Aynı yara, gönülleri inciten
Amma, ölenler çok, dertten, sancıdan
Şeyh oğlu satılmış, olanımız var

Eğer inanmazsan dirilde bir kalk
Bekir Sıtkı gibi, yolcumuz var, bak
Derdini, içkiye meze yaparak
Kendi hayatına, gülenimiz var

Gelirler otele yırtık abayla
Geçirmiş ömrünü, ah ile vay’la
Yıllar var ki! bacı, kardeş babayla
Yan yana gelmeden, ölenimiz var

Sıla hasretinden, yarin aşkından
Koşup gitmiş kaderinin peşinden
Aşamadan bu dağların başından
Dönmek arzusuyla, solanımız var
30-9-1972
yusuf değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:47
Felek

Düştüm ekmek kavgasına
Dağa, taşa, vurdu felek
Girdim hayat çabasına
Hep koşturdu, yordu felek

Düşman oldu çattıklarım
Terk ettiler taptıklarım
Hep suç oldu yaptıklarım
Kanıma da girdi felek

Düz yolda yolum şaşırdı
Dert kazanında pişirdi
Muhannete yol düşürdü
Ödün diye verdi felek

Özledim, sıcak selamı
Duymadım tatlı kelamı
Yalnızlık dolu dünyamı
Bana layık gördü felek

Dediler umudu derle
Yaşanır mı bu kederle
Dertler ile,çilelerle
Çevreme ağ ördü felek

Biliyorum nazardayım
Keder acı ve zardayım
Hayat boyunca zordayım
Umudumu kırdı felek

Canlı,canlı attı nar’a
Parçalattı aç kurtlara
Yolculuk yakın mezara
Defterimi dürdü felek

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:47
Felek esen yel oldu

Balkonda ki kumrular da
Öldün diye ötmez oldu
Gözlerimden akan yaşla
Nehir taştı derya doldu

Yar sen benden ayrılalı
Neyleyim malı melâli
Salona serdiğin halı
Toplandı serilmez oldu

Genç yaşta bindim bastona
Gidemem bağa bostana
Ağaçlar küsmüşler bana
Artık meyve vermez oldu

Başım dik iken büküldü
Hasret ruhuma ekildi
Damarımdan kan çekildi
Kalbin hiç iş görmez oldu

Kara haberin geldi ve
Dünya bana dar oldu ve
Felek esen yel oldu ve
Başımdan eksilmez oldu

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:47
Filim koptu

Dağlar yankılarda aşkımızı anlattı
Ağaçlar saygıyla eğildi tutkumuza
Mutluluktan coşuyordu gönlümüz
Hep böyle kalacağız diyorduk
Destan olacaktık torunlarımıza
Destan olacaktı öykümüz.

Mutluyduk o selvinin altında
Mesuttuk çağlayanın yanında
Akan dere sağ yanım da
Sen sol yanımda
Yeni hayaller kuruyorduk
Bulutlara uçuyorduk
Yeni dünyalarda geziniyorduk
Yıldızlara değiyordu başımız
Yürüyor,yürüyor yürüyorduk.

Mutluluk dünyasıydı kurduğumuz dünya
Sevenlerin,sevilenlerin mekanıydı
Gönüllerde aşkın izleri
Silinmeyecek kadar derindi.
Sazımın teli gibi idi saçların
Saçlarında gezinen ellerimdi.

Hayallerimiz dolmuştu selvi deki yuvaya
Bizinde bir yuvamız olacaktı güya
Uykuda mı,rüyada mı yaşadık olanları
Neydi sana hayır dedirten sebep
Bir anda umutlar suya düştü
Seyrettiğim film koptu.
Hepsi hayallere kaldı sayende
Halbuki hiç kimseye zararımız yoktu

Yusuf Değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Gafil

Marifet değildir, yaşayıp ölmek
Marifet düşünüp, doğruyu bulmak
Tektir aklın yolu,mantıklı olmak
Mantıktan başka yol,yol değil gafil.

Doğruyu bırakıp,eğriye sapıp
Hayattan, şer ile hisseler kapıp
Doğum ölüm arası yolculuk yapıp
Kazançların sana mal değil gafil

Kötü sözle, hatır, gönül yıkarsın
Ortalığa, nifakları ekersin
Çaresizden yardımları kesersin
Yaptığın insanca hal değil gafil

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Gayemiz ne olmalıdır

Sevgi bahçesinin goncalarını
Dermek olmalıdır bizim gayemiz
Nesline mutluluk umutlarını
Vermek olmalıdır bizim gayemiz

Tasarruf erdirir bizi kemale
Sağlam bir yapıya sağlam temele
Varılması zor sanılan emele
Ermek olmalıdır bizim gayemiz

Yaratırız çalışarak bolluğu
Yok ederiz her yuvada yokluğu
Yokluğun verdiği umutsuzluğu
Kırmak olmalıdır bizim gayemiz

Doğsun ufkumuzda umut güneşi
Okulla donansın ülkemin döşü
Cahil kafalarda ilim ateşi
Olmak olmalıdır bizim gayemiz

Mağdur’i der gerçek böyle biline
Uyarsak tasarruf tedbirlerine
Minnetle uzanan namert eline
Vurmak olmalıdır bizim gayemiz

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Gecelerde

Zifiri gecelerde
Bomboş kalan sokaklar
Sağır bir sessizlik
Bu sağır sessizlikte
Bir ben yürürüm,
Birde zaman.yok olmakta

Karanlık gecelerde
İnsanlık susmuş gibidir
Yatmaktadır asvalt, boylu boyunca
Rüzgar ağlamaklı, hışırdamakta
Yataktaki gözlere uyku dolmakta.

Gecelerde açık kalan gözler
Savaşmakta karanlıklarla
Yoksullukla haşır neşir kaynaşmakta
Gecelerde nice sırlar, karanlıkla kapanmakta
Sessiz inleyişlerle çekilirken ahlar vahlar.
Günahlar üstü örtülerek kapatılmakta.

Sır dolu karmakarışık düşünceler
Gecelerde çözülmez bilmeceler
Her şeyi yorgan gibi örter geceler
Ağlamalar, gülmeler
Sevmeler sevilmeler
Ve, daha neler, neler
Ben geceleri seviyorum
Keşke bitmese geceler.

Bu bomboş sokaklarda
Bir kedi bir köpek
Birde elektrikli direk
Birde ben varım adım,adım yürüyerek
Gecelerin bildiklerine ortak
Neler bilir geceler neler bilir
Ben diyemem neme gerek.

20-1-1973
yusuf değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Gecelerde yalnızlık

Akşam döndüğümde eve
Uğultu kulaklarımı
Yalnızlık odamı dolduruyor.
Özlemlerimle kavruluyorum
Kitaplarım dost
Sigaram tesellim oluyor.

Kahrediyorum
Kapıyı pencereyi kapatıyorum
Birileri seslensin istiyorum
Bir ağırlık çöküyor üzerime
Nasıl girdi içeri bilmiyorum
Doluyor uyku gözlerime.

Bir rüya görüyorum
Rüya alemine dalıyorum
Mutlu insanlara tanık oluyorum
Zifiri geceyi unutuyorum
Sabah olmuş uyanıyorum
Güneş dayanmış duruyor perdede.

Ekmek parası için caddelere dökülenler
Okul yolunda yedi yaşında bebeler
Sabah olsa da, güneş doğsa da
Benim sabahım olmuyor
Benim güneşim doğmuyor
Karanlık yalnızlığım
Aydınlanmıyor.
Ocak 1969
emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Geciken adalet yerini bulmaz

Benim ülkemde de kanunlar vardır
Yapanın yaptığı yanına kardır
Hakim için karar vermesi zordur
Geciken adalet yerini bulmaz

O koç yiğitlerde vatan sevdası
Oğlunu yitirmiş şehit anası
Bu yüzden tutuyor bir ömür yas’ı
Gecikirde Yanar sineleri sönmez

Af kanunu canileri salıyor
Analarsa oğul diye ağlıyor
Ölüm haberleri yürek dağlıyor
Ağlayan gözlerden akan yaş dinmez

Zifiri geceden farksız gelecek
Bu gidişle kim umutlu kalacak
Asker oğul kaderi ne bilecek
Asıktır bir türlü suratlar gülmez

Nifak girdi bizimle,biz dalaştık
İş,aş diye kapı,kapı dolaştık
Aç yatmaya,tok kalkmaya alıştık
Refah yoksulların evini bulmaz

Parça,parça edecekler milleti
Ektiler ülkeye derdi kasveti
Hortladı ülkede terör illeti
O gençler ölüyor geriye gelmez

Yetkiyi alanlar bu fırsat diyor
İdealler bir,bir bitiriliyor
Fikirler açıkça söylenemiyor
Söylenir olması gereken olmaz

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:48
Gecikti adalet

İffetli, namuslu,kalayım dedim
Şerefli yaşayıp, öleyim dedim
Adaleti örnek alayım dedim
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Arayıp gerçeği bulmak istedim
Küçükler örnek olmak istedim
Yiyenlerden hakkım almak istedim
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Babalar yas tutar,ağlar analar
Bu yüzden yıkıldı, nice yuvalar
Yıllar sürdü açtığımız davalar
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Madrabaz zirvede söylerken şarkı
Zenginin yoksuldan paradır farkı
Çok yavaş dönüyor adalet çarkı
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Kiminin işleri işmarla biter
Kinin başında baykuşlar öter
İnan beklemesi ölmekten beter
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Büyük balık küçükleri yutuyor
Derdimizi kulak ardı atıyor
Bilmem ki adalet kimi tutuyor
Gecikti adalet,nerede kaldı?

Daha çok var mı ki karar gününe
Yatak sersem adliyenin önüne
Bari yetişseydi ölüm gününe
Gecikti adalet,nerede kaldı?

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Geçmişten geleceğe

1
Benim dedem
Hazreti adem
İnanmış havaya
Diş atmış elmaya
Cennetten kovulmuş dünyaya.

Benim dedem
Hazreti adem
Havva ana ile evlenmiş
Dünyaya çocuklar vermiş
Üreyip çoğalmış
Dünyaya dağılmış
Tabiatın haşinliğine
Ortamın vahşiliğine
Sıcağın,soğuğun dehşetine
Göğsünü germiş.
Düşünüp yapmayı
Ateşi yakmayı öğrenmiş
Yaşamla savaşı vermiş
Becermiş.
11
Taşı yontmuşlar
Demiri kaynatmışlar
Tekerleği bulmuşlar
Ayrı diller konuşmuşlar
Ayrı millet olmuşlar
Düşünceyi geliştirmişler
Her güçlüğü yenmişler
Başarılmış her iş.

Arzulara direnememişler
İhtirası yenememişler
Dededen toruna devredilmiş bu miras
İnsanlığı tehdit etmiş ihtiras
Zorluklar bitmemiş, tükenmemiş
İhtiraslar yenilenmişte,yenilmemiş
Öfkeler filizlendikçe filizlenmiş
Sinirler gerildikçe, gerilmiş
İnsan aklı insanlığa düşman kesilmiş.
111
İyi niyetler ihtirasları silememiş
Özgürlük sevdaları ihtiras esiriymiş
Tabiatı yenebilen insan zekası
Arzulara yenilmiş.
Mala tamah büyümüş
Kanaat küçülmüş
Aç gözler çoğalmış, doymak bilmemiş
Kanaat azalmış, hatırlanmamış
İnançlar kirli amaçlara gidilen yol halini almış
Zihinlerde soru işaretleri çoğalmış.

İnsan aklı
İnsanlık için düşünceler üretmiş
Düşünürlere, art niyetler gölge etmiş
Sorulan sorular hep aynı
Sonumuz ne olacak
Sonuç nereye varacak
Nesillere miras olarak
İhtirasları mı alacak?
Geleceğe nasıl varılacak
Gelecek nasıl aydınlanacak.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Geleeceğe umutla koşulmalı

Dirilsin yardımlaşma tutkusu
Hezimet olmasın çaresizlerin sonu
İnsanlar birbirlerini sevsin
Bir birine güvensin
Acılar yakmasın yürekleri
Sineler kavrulmasın acının ateşinde

Huzur gelsin ülkemize
Güven gelsin hepimize
Cehalet yenilsin
Bana gurbet deme diye
Şair feryat etmesin
Bilgi güç olarak filizlensin
Toplum üretime yönelsin
Her el bir iş yapsın
Her el bir sanat öğrensin
Değil kendimiz için
İnsanlık için
İhtiraslar gölgelensin
Yarınlar umut dolsun
Kalanlar mutlu yaşasın
Ölenler minnetle anılsın.

Bizleri kahırla anmasın torunlarımız
Karanlık değil,aydın olsun yarınlarımız
Düzenbaza fırsat tanınmamalı
Meydan boş kalmamalı
Geleceğe umutla koşulmalı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Gelmene lüzum kalmadı

Bu son seslenişim
Son sitemim belki de
Tüm sözcükleri bitirdim
Gönül ise yollarını beklemekten yoruldu
Gözlerim yıllar yılı boşa ağladı
Sana söyleyecek sözüm kalmadı.

Ayrılıklar yaşanmasın diye
çözümler aradım biteviye
Neyi değiştirecek ki gelişin
Bana olan oldu zaten
Duygularım coşan seldi kurudu
Bahtım kızgın çölden farksız
Sakın söz etme sevgiden
Seninle ilgilenmiyorum
Uğrama sevda bağıma
Susuz,solgun bir dal gibiyim
Yaprağımın arasında koncalar yok
Hislerim köreldi
Sana özlem duymuyorum
Verecek özüm kalmadı.

Hastayım yatağımda
Ecel döşüme oturmuş
Beklediğim, hayatın son noktası
Öncesi de olmadı
Olmayacak sonrası
Geleceğim diyormuşsun
Nafile gayretin
Gelmene lüzum kalmadı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Gelsin

Dönmek istiyorum yüzüm yok demiş
Ona söyleyecek sözüm yok demiş
Mademki kapımı çalmak istemiş
Kapımı kolumu açarım gelsin

Hasretin çekmekten bıktım diyorsa
Engelleri aştım yıktım diyorsa
Baş koydum u yola çıktım diyorsa
Yoluna gülleri saçarım gelsin

Gitti gideli kanadım kırık
Sevinci unuttum yüreğim buruk
Yarama hep tuz basıyor ayrılık
Onsuz ben düşkünüm naçarım gelsin

Ben aşkımı haykırmışım cihana
Onunla ölünde saadet bana
Onunla ölümde saadet bana
Kalk gidelim derse kaçarım gelsin

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Gençliğe

Kor düşmüş yüreğime, yanarım, yanıyorum
Duyup gördüklerime, ben dayanamıyorum

Ulu önder Atatürk, gençliğe hitap etti
Birinci vazifeni, ilk cümlede belirtti.

Nutkunu okuyup. ibret almanız gerek
Bu ideal,bu duyguyla, çarpmalıydı her yürek

Vatan için şehit verdi, vermekte her aile
Gitti nice koç yiğitler, ölüme, bile,bile

Sakarya da yatmakta, babamın öz kardeşi
Araştır her aileden, çıkar bir kaç kişi

Bu topraklar, asırlardır kan ile sulanmıştır
Bu topraklar uğruna, nice canlar yanmıştır

Bu topraklar uğruna, yıkıldı ne yuvalar
Bu topraklar için, ayağa kalktı vakar

Bak ta gör bu toprak, bir zamanlar tarlaymış
Bu tarlanın sahibi, Çanakkale de kalmış

İnönü de şehit olmuş, şu binanın imarı
Yoksul ve yetim kalmış, eşi ve çocukları

Bak şu han harabesi, ne hazin görünüşlü
Hancı Ali Osman,Sakarya da ölmüştü

Bu topraklara gitti,nice genç,nice yiğit
Verdik bu topraklara, yüz binlerce şehit

Bayrağımız, dalga,dalga yükselsin semalarda
Refah,mutluluk ve huzur dağılsın, ana yurda

Bu bilinç, bu tutku,bu inanç zihinlerde
Kem bakan gözlere, direnç olsun yüreklerde

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeyin
Küçük çıkarlar için, büyük ödünler vermeyin

Maşa olmayın ellere, yemeyin birbirinizi
Atatürk, size emanet etti, geleceğimizi

Elinizde, bu vatan asırlarca yaşamalı
Şehitler, mezarlarında, rahatça uyumalı

Bu vatan, tarih boyunca bizim, bizim kalmalı
Bu topraklar üstünde, özgürce yaşanmalı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Gençlik bir rüyaymış

Gençlik bir rüyaymış, uyandım bitti
Umut bir hülyaymış,uzayıp gitti

Dostlar, iyi günde kendini gösterdi
Kara günde, gerçek dostlar el verdi

Beni her gün yendi talih, güreşte
Benliğimi susuz koydu, güneşte

Özü,sözü doğru olayım dedim
Hiç hoşa gitmedi hep sille yedim

Yaranmanın yolların aradım
Başarılı olmak tek yoldur sandım

Sonunda anladım yaşam hileymiş
Çırpınıp didinmek hep nafileymiş

Babam öğretmedi bu hileleri
Çekmemi istemiş o çileleri

Hocamda yazmadı kara tahtaya
Bilinçli yetişmiş gibiyim güya

Meğer savaş alanıymış yaşamak
Çok zormuş bu tende canı taşımak

Her şeyi bilmeye ömür yetmiyor
Felek bir gün bile beni tutmuyor

Hep itilir oldum yar başlarından
Bir şey bekleyemem artık yarından

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:49
Gençlik sevdam

Yıllar sonra geldi, çaldı, kapımı
Güya,hatırımı sormaya gelmiş.
Yeniden kurarken, umut çatımı
Hayatıma, gölge olmaya gelmiş.

Yalnız idim, bir selama muhtaçtım
Bir dosttur diyerek, kapıyı açtım
Doğrusu şaşırdım, ürkerek kaçtım
Perişan halimi görmeye geldim.

Üzgünüm diyerek özür diliyor
Anıları, tazeliyor, gülüyor
Çok mutluymuş, övünerek söylüyor
Tekrar gururumu kırmaya gelmiş.

Yıkılma,ayakta dimdik dur dedi
Sev birini, artık, yuva kur dedi
Unut beni, başkasını gör dedi
Aklınca cesaret vermeye gelmiş.

Bilmiyor ki! Yıkılmışım, bitmişim
Ben hayatı, bir kenara itmişim
Sevginin üstüne, çizgi çekmişim
Güya,buna çare bulmaya gelmiş.

Dedim ona, dön git,bırak yakamı
Ne olur bir daha çalma kapımı
Gönlüme gömdüğüm, gençlik sevdamı
Eliyle mezara koymaya gelmiş.
emekli emn. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Gerçeğe özlem duyuyorum

Elimdekiler
Ruhumu doyuma ulaştırmıyor.
Hep arayış içindeyim
Adımlarım ileriye yönelik
Tutkularım geleceğe
Nemi arıyorum?
Ne aramıyorum ki? gerçeğe ulaşmak için
Gerçeğe ulaşmak istiyorum
Ulaşmak istiyorum gerçeğe.

Kızgın çölde serap görmek istemiyorum
Kumlar arasında vaha bulayım
Kurulup yıkılmamış hayal
Görülmemiş rüya kalayım
Gerçeklerle kucaklaşayım.

Esmesi özlenen ılık rüzgar kutuplarda
Karları delerek fışkıran çiğdem ilkbaharda
Umutların sonsuzluğuna açılan ufuk
Ufuklarda yedi renkli gök kuşağı
Her renkte ayrı bir özlemi andırayım.

Tatlı anıların sonunda, nokta
Güzelliklere açılan, pencere
Yalan rüzgarına geçit vermeyen dağ
Güzelliklere şakıyan kuşlara otağ
Özlemlere tercüman
Özlenenlere özet olmak istiyorum.

Neyi aradığımı sormayın
Yok edip kötülük poleni taşıyan böceği
Gerçeği görmek istiyorum,gerçeği
Nankör emellerin gizlediği yerden
Ortaya çıkarmak
Gerçeği arayıp bulmak
Arşimet gibi haykırmak istiyorum
Haykırmak,haykırmak
Buldum. buldum diye.
Haykırmak istiyorum.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Gerçeği görmek istiyorum

Hep arayış içerisindeyim
Doyuma ulaştırmıyor ruhumu elimdekiler
Adımlarım ileriye yönelik
Tutkularım geleceğe
Neyi mi? Arıyorum.
Gerçeğe ulaşmak istiyorum
Gerçeğe.

İstiyorum ki!
Kızgın çölde susuzlara serap
Kum yığınları arasında vaha
Kurulunca yıkılmayacak hayal olayım.
Görülememiş rüya kalayım.
Gerçeklerle kucaklaşayım.

Kutuplarda!
Esmesi özlenen bir ılık rüzgar
İlkbaharlarda ilk çıkan çiğdem
Karları delerek hayat bulan kar delen
Umutların sonsuzluğuna açılan ufuk
Ufuktaki yedi renkli gök kuşağı olmalıyım
Her renkle bir ayrı özlemi andırmalıyım.

Tatlı anıların sonuna konan nokta
Güzelliklere açılan pencere
Yalan rüzgarlarına geçit vermeye bir dağ
Güzelliklere şarkı söyleyen kuşlara otağ
Özlemlere tercüman olmak
Özlenenlere özet kalmak istiyorum.
Neyi aradığımı sormayın bana
Kötülük poleni taşıya böcekleri yok etmek
Sadece gerçekleri
Gerçekleri görmek istiyorum
Arayıp bulmak istiyorum.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Gerçeği saklayamazsın

Minare büyükse kılıf küçükse
Onu yalanlarla saklayamasın
Elindeki kirler kan lekesiyse
Su ile sabunla paklayamazsın

Ömrünü bitirsen kendi işinde
Zehir görmek istemesen aşında
Felek pervaneyse senin peşinde
Kara talihini aklayamazsın

Adalete hesap vermektir hüner
Sanma ki bu devran hep böyle döner
Yalancının mumu yatsıda söner
Gerçeği yalanla saklayamazsın
Emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Gerçek dost el olmaz

Boş kafamda örümcekler geziyor
Kederlerin, benliğimi eziyor
Bu suskunluk bir isyanın sesidir
Kaderleri başkaları yazıyor.

Herkes arzu eder dikensiz gülü
Hayaller harabe,umutlar ölü
Acıları yaşayan her insanda
Göz yaşları çaresizlik sembolü.

Yaşamışsın gününü gün etmişsin
Bu gün buldum,bu gün yerim demişsin
Gelecek geçmişin bir ötesidir
Anla ki! yarını düşünmemişsin.

Ne kadar kaynatsan, katran bal olmaz
Kelepçeli ağızlarda dil olmaz
Kara gün gerçeğin bir gölgesidir
Gerçek dost yardıma gelir el olmaz.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Geriye döndü

O,sevda dağımın zirvelerinde
Ilgıt, ılgıt yeldi boraya döndü
Yaşarken gönlümün derinliğinde
Sonunda kanayan yaraya döndü

Coşkun seller gibi kıyısın yıktı
Kendi ateşinde,kendini yaktı
Ayrılık okunu kalbime çaktı
Cevabı olmayan soruya döndü

Kendi kesti güvendiği dalları
Uzak etti yakın olan yolları
Çağırdı başına türlü halleri
Kurda kuşa yem darıya döndü

Genç hatayı,yaşlanınca anladı
Görünüşte güldü içten ağladı
Her çiçeğe kondu yuva kurmadı
Kovana dönmeyen arıya döndü

Açılır diyerek dostun kapısı
Burasıydı umudun son noktası
Açlığıma açıktır dost sofrası
Pişmanım diyerek geriye döndü

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:50
Geriye dönüp bakacaksın

Omuzlarında koskoca ömrün yükü
Kapına dayandığında yaşlılık
Kesildiğinde dizlerinin dermanı
Çaresiz uzandığında yatağa
Doktorlara bağlanan umut ta bittiğinde
Geriye dönüp bakacaksın.
Hayatı anlayacaksın

Unutulmuş hatıraların izlerini bulacaksın
İnsanları hatırlayan, satırlara rastlayacaksın
Sisli günler anımsayacaksın
Duyacaksın, yalnızlığın uğultusunu
Hiçbir şey anlamayacaksın.
ağlayacaksın

İçin,için yanacaksın özlemlerine
Umudun boş,ufkun boş
Boşa yaşadığını anlayacaksın,
Sorduğun binlerce soru hep cevapsız kalacak
Bir kaç cümle ile yazacaksın hayatı
Meçhule yelken açarken
Ölümünü beklerken
Anlatmak isteyeceksin insanları,kalanlara
Ne yazık ki dilin dönmeyecek

Zaman yetmeyecek
Anlatamayacaksın.

Hep yazıksı bakışlar dikilecek sana
Sen sessiz bakışlarla, cevaplar vereceksin
Boşa geçen hayatını nakledeceksin
Geç kalmışlığını bileceksin
Kimseye öğüt veremeyeceksin
Yol gösteremeyeceksin.

Sisli hatırlarla yaşayıp yana, yakıla
Ecelle tokalaşacaksın
Nen varsa beraberinde gidecek
Alıp götüreceksin.
Unutulup gideceksin.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Geriye gönder

O mektup kahreder ve yıkar beni
Getirme postacı, geriye gönder
Kızgın bir demirle oy gözlerimi
Bu daha evladır geriye gönder

Unutmak istedim, uzun zamandır
Gidişi çaresiz olduğum andır
Haberiyse andır manen öldüğüm andır
Bir daha gelirse, geriye gönder

Bu gelen mektupta, başka mana var
Ne dil tarif eder, ne beyin anlar
Her sözcük, yüreğe kor olur damlar
Versende okumam, geriye gönder

Yaşama gücümü, yıkar o haber
Beynime çiviler çakar o haber
Aşkımı ateşte yakar o haber
Bari sen harlama, geriye gönder

Yıldız iken, ateş olmuş soyadı
Beni yıkmak, o mektubun maksadı
Yaşamanın bir anlamı kalmadı
Hiç bir önemi yok geriye gönder

Varlığım zar bana,yokluğum efkar
Anladım ki, ellere eş olmuş yar
Artık yaşamanın anlamı mı var
Bırakma kapıma, geriye gönder
Yusuf değirmenci
Emekli em müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Gezde gör Türkiyeyi

Tarihi yeniden yaşamak istiyorsan
Romalıları,Bizanslıları öğrenmekse, maksadın
Firikyalılarla,Fenikelilerle tanışmaksa, amacın
Selçukluları, Osmanlıları bilmekse, gümanın
Tarihi yeniden okumak zor değil
Camilerde,
Medreselerde
Kalelerde, surlarda
Görürde anlar,okursun tarihi
Yazıtlarda,nakkaşlarda,resimlerde.
Helen’i,Meryem anayı tanırsın
Ege sahillerinde.
Gezde gör, Türkiye’mi
Gel de gör, benim ülkemi.

Nice, altın sayfalar yaşamış benim ülkem
Nice, medeniyetlere beşik olmuş, Türkiye’m
Geçmişe dokunursun, ellerinle
Bin bir inceliği yan yana görürsün, gözlerinle
Geçmişe ait medeniyetler iç içe yaşar, seninle
Sergi,sergi müzelerimde
Gezde gör, Türkiye’mi
Gel de gör, benim ülkemi.

Suya hasretsen, Suudi çöllerinde
Güneşi özlüyorsan, batlık denizlerinde
Geçmişi tanımamışsan, yeni dünyanın göbeğinde
Kucak kucağa yaşamak istiyorsan doğayla
Ulu dağı,Antalya yı, Göreme’yi
Bodrumu,Marmaris’i çeşme’yi
İstiyorsan tarih ile yüzleşmeyi
Gezde gör, Türkiye’mi
Gel de gör.benim ülkemi.

Çaresiz dertlerine dermansa, aradığın
Şifayı bulursun kaplıcalarında,içmelerinde
Sevgi ve kardeşlik sergilenir benim ülkemde
Ilık,ılık sıcaklık hisset misafirperverliğimde
Bilmek istiyorsan dünyanın bildiklerini
Hayatı yaşamak istiyorsan doya,doya
Tabiata, denize,kuma,ise özlemin
Sanatta güzele
Eserde imkansıza
Fonklör de eşsize
Heykelde estetiğe tutkulu isen
Akıl almazı sığdırabilirsen hayranlığına
Gel de gör, Türkiye’yi
Gör tanı, Türkiyeliyi.

Tanı da anla
Anla da anlat
Dinle, sabır, sabır
Yaz, satır, satır gördüklerini
Anlat dostlarına bildiklerini
Eskiyi yeniden filizlendirelim
Tarihin bize bıraktığı mirası, tanıyalım,tanıtalım
Dedelerimizin yaptıklarını, anlayalım,anlatalım

Ders alalım geçmişten, örnek alalım
Köprü olalım, geleceğe umut götürelim
El ele gönül gönül’e verelim
Anıtların gölgesinde.
Birlikte dünya kardeşliğini kuralım
Geçmişi geleceğe aktarmak için
Birlikte koruyalım.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Gidiyor zaman

Sessizce gidiyor
Kahır yüklü,sır yüklü
Bir daha dönmemecesine
Gidiyor zaman.

Gidiyor akrebin ve yelkovanın ucunda
Küsmüş insanlığa
Elveda demeden
Hatıra bırakmadan
Adres belirtmeden
Gidiyor el sallamadan,
İnsanlığı arkasından baktırarak
Gidiyor zaman.

Tembellere kahretmiş
Tembelliklere dargın
Akışını anlamayan insanların avucundan
Bir sabun gibi gidiyor zaman.

Gidiyor amma aranacak
Aranca da bulunamayacak
Çün kü, mekanı olmayacak
Usanmayan uslar,döndürmeye çalışacak
Dönüşü olmayacak.

İnsanlık gaflet ile uğurlarken zamanı
Gelecekte nesiller ömürlerini verecek
Kazanabilmek için en kısa anı
Ağlanacak hunharca harcanan zamanlara
Suçlayacaklar atalarını.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Gir demedin ki

Sel aşkında sürüklendim
Yanmam için körüklendim
Adını bilmek isterdim
Sor demedin ki sorayım

Birden kapıldım aşkına
Döndüm divane şaşkına
Açıp da gönül köşküne
Gir demedin ki gireyim

Dağ ceylanım maralımsın
Kaderim alın yazımsın
Ben avcıyım sen avımsın
Vur demedin ki vurayım

Ortak olayım o suça
Aşk yaşanmaz kaça, kaça
Kollarını aça,aça
Sar demedin ki sarayım

Gönül sana kapılmışken
Alev bacayı sarmışken
Uçağa bilet almışken
Dur demedin ki durayım

Kurbanım zülfün teline
Dizgin vuramam gönlüme
Kilit vurmuştun kalbine
Kır demdin ki kırayım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Git

Sen doldurdun acı tatlı anımı
Sevdandan kalbime lav dökmeden git
Sıcak ilgin kaynatıyor kanımı
Köz koyma bağrıma ve yakmadan git

Bırak beni bırak hayal kurayım
İsterim ki bir vuslata ereyim
Artık kabuk bağlamış bir yarayım
Yeniden açılıp kan çıkmadan git

Tanrı yazgımızı kara yazmasın
Neşe yüzümüzden eksik olmasın
Sakın bu ayrılık bizi üzmesin
Giderken arkana hiç bakmadan git

Öğren unutmayı,mutlu olmayı
Desteksiz,dirençli,dimdik durmayı
Tutuşturma gönüldeki çırayı
Sevda çakmağını ben çakmadan git

Git başka yerlerde ara eşini
Derde sokma dertsiz olan başımı
Hapsettim kafese gönül kuşunu
Gönül kafesinden kuş çıkmadan git

Sevgim engel olur hayır diyemem
Depreşen arzuma karşı gelemem
Ben alıştım üzülmeni istemem
Ela gözüleriden yaş dökmeden git

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:51
Git artık

Acınacak hale düşürdün beni
Gelip de halime gülme git artık
Sünger çektim ben mazinin üstüne
Çık şu hayatımdan kalma git artık

Gönül hala seni özlese bile
Kör olsa gözlerim görmese bile
Hayatım mum olsa erise bile
Ruhuma serin su olma git artık

Gitmek istiyorsan git mazeretsiz
Mutlu olacaksan hayatta bensiz
Bari olsun ayrılmamız nedensiz
Uydurma nedenler bulma git artık

Sabır bardağına son damla düştü
Her sözün ok oldu bağrımı deşti
Fırsat kuşu yüce dağları aştı
Ben mutsuzum sende olma git artık

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Git buralardan

Yıllarca bekledim dönüp gelmedin
Unutsun diyerek haber gönderdin
Beklenmedik anda ne diye geldin
Yıkma yuvamızı git buralardan

Kabuk bağlamıştı yaramı deşme
Artık ben evliyim peşime düşme
Dostça ayrılalım sınırı aşma
Yıkma yuvamızı git buralardan

Yollarını beklemekten usandım
Evlenirsem mutlu olurum sandım
Geçmişi, ve seni içime gömdüm
Yıkma yuvamızı git buralardan

Gurbet acı ise ayrılık zorsa
Kavuşmadık diye sen etme tasa
O eski günlerin hatırı varsa
Yıkma yuvamızı git buralardan

Zayıftır direncim çok ısrar etme
Mantıklı ol nefse kapılıp gitme
Sinmiş duyguları tekrar diriltme
Yıkma yuvamızı git buralardan

Duygular yeniden dirilmek ister
Gönül görür görmez sarılmak ister
Evli eşinden kim, ayrılmak ister
Yıkma yuvamızı git buralardan

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gizli kalıyor

Hıçkırıklarla yutuluyor,
Hatırlara da sıkışıyor, kelimeler arasına
Açılmayan dosyalarda kalıyor hakikat.
İnsanlar onu anlamadan yaşıyor.
Her ölen bir hakikat götürüyor ardından
Ölenle birlikte gömülüyor.

Hakikat öyle bir tutku ki
Bulmadan söyleyemiyorum
Herkese benimsetemedikçe
İşte hakikat diyemiyorum.
Kendine göre her insanın gerçeği
Odak noktasında birleştiremiyorum.

İnsanlık aleminde yaşananlara bakıyorum
Hakikatı düşlerimde arıyorum
Hatıralar karıştırıyorum
Yaklaşır gibi oluyorum
Yaklaşıyorum
Görüyorum
Gösteremiyorum
Gösteremiyorum insanlara.

Ölen kendi hakikatini öldürüyor
Kapanan defterlerde gizleniyor
Yenileri için yeni sayfalar açılıyor
Benim gerçeklerim, bana kalıyor
Bunlarda benin giz’im oluyor
Her ölen bir hakikat götürüyor
Gerçekler öğrenilmiyor.
Gizli kalıyor.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gizli kalsın

Bırakın yakamı bırakın beni
Benliğim içimde sır gizli kalsın
Gönlüme gömmüşüm sonsuz sevgimi
Gönlümü verdiğim yar gizli kalsın

Ben deli divane,ben şaşkın aşık
Oldu aklım fikrim karmakarışık
Ufukta görünmez bir umut ışık
Bahtımı karartan zor gizli kalsın

Bulurum diyerek yollara düştüm
Neler gördüm gurbet illerde şaştım
Çıkmazlar içine düştüm savaştım
Bırakın kaldığım yer gizli kalsın

Bayram seyran eğlence ne bilmedim
Derdim dağlar aştı,ben hiç gülmedim
Gasp edilen haklarımı almadım
Gözlerim ağlasın ser gizli kalsın

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gönlüde bana yer kalmışmıdır ki

Maşallah,gelişmiş boyu yerinde
Yaşı on sekize varmış mıdır ki
Kalem kaş altında ela gözlerle
Kendine bir prens bulmuş mudur

Gönlü bir sel gibi akıp coşarken
Gülerken,oynarken,mutlu yaşarken
Sevgi yüreğinden dolup taşarken
Aklınca hayaller kurmuş mudur ki

Onu gördüm gönül kapım açıldı
Sanıyorum aşk şerbeti içildi
Duygularım sere serpe saçıldı
Oda bir miktarın almış mıdır ki

Ok gibi kirpiği yay gibi kaşı
Öylesi güzel ki sanki yok eşi
Onu da sardı mı sevda ateşi
Bu hazzın sırrına ermiş midir ki

Merhaba diyerek yanına varsam
Hal hatırdan sonra adını sorsam
Bir demet gül ile aşkımı sunsam
gönlünde bana ter kalmış mıdır ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gönlümde yer vermek istedim

Görünce yüreğim yerinden oynar
Seni her halinle sevmek istedim.
Kanım, damarımda ısınır, kaynar
Gönlümde, sana yer vermek istedim.

Sen gülümce, gözüm, gözünde kalır
Gamzeler, yüzünde bir desen olur
Kahkahan, aklımı başımdan alır
Rızanla,gönlüne girmek istedim.

Tebessümün, derde soktu başımı
Bu neşen hayatın bir cilası mı?
Sevda çengelimi? aşk kancasını?
Sana gelmek için kırmak istedim.

Yüzünde tebessüm, gözünde sevinç
Yüzünde gamzeler, ilginç mi ilginç
Neyimi sevmiştin? diye sorma hiç
Bir ömür, seninle olmak istedim

Emekli emn. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gönül

Gönü,l bilmem ne tez ihtiyarladın
Hep senden uzakta kaldı muradım
Ne bir genç kız sevdin,nede bir kadın
Gönül, bilmem ne tez ihtiyarladın.

Gönül,birden bire,mateme daldın
Belli ki dünyada boş yere kaldın
Gemini kim çekti,kime aldandın
Gönül, birden bire,mateme daldın.

Ne bir gün neşeme,bir neşe kattın
Ne bir meyhanede,bir kadeh attın
Nede bu dünyaya eser bıraktın
Ne bir gün neşeme, bir neşe kattın.

Geldin gideceksin, yok arkadaşın
Yalnızlık içinde kıvranır başın
Ne de dertlerini bilen dert taşın
Geldin gideceksin yok arkadaşın.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:52
Gönül hırsızı

Bir hevesle kaptırdım,gönlümü bir zalime
Ne dermandır derdime,ne el verdi elime

Bir kalbi var demiştim bilmeli sevmesini
Özlemiştir tertemiz hisle sevilmesini

Boş hayale dalmışım,aşk sa yalanmış meğer
Aşk ne kıymete bindi,nede taşıdı değer

Alev,alev tutuşup yanıyor iken tenim
O, ise dermekte güllerini bir başka sevginin

Aşk yerine tattırdı aldatma acısını
Dil varmaz anlatmaya öykünün arkasını

Kader diye boyun eğdim alın yazıma
Kaptırdım şu gönlümü bir gönül hırsızına

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Gönül huzura kavuşur o gün

GÖNÜL HUZURA KAVUŞUR O GÜN

Gönül arzuluyor gelsem de görsem
Dostlar meclisinde gönül eğlesem
Güzelliği görsem.bilsem söylesem
Bu gönül huzura kavuşur o gün

Şu insanlık bir birini sevmeli
İnsan dost kıymetin iyi bilmeli
Kapımı çalmazsa bir dostun eli
İçimde dertlerim kaynaşır o gün


Haksızlık görünce çıkmazsa sesim
Kıymeti olmaz aldığımız nefesin
Bir yanda ben varım bir yanda nefsim
Benliğim nefisle savaşır o gün

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Gönül kapısını açık bıraktım

Gönül kapısını açık bıraktım
Bir gün içeriye dalarsın diye

Bayramlarda bir kart’ını bekledim
Sağlık ve mutluluk dilersin diye

Feleğin eline ödün verildim
Bekledim gelirsin alırsın diye

Seni kara günün dostu birdim
Ararsın,tarasın,bulursun diye

Dert çölünün kumu oldum savruldum
Sevda eleğiyle elersin diye

Uçan kuştan haber saldım her yere
Birinden bir selam alırsın diye

Bunca acıları çektirdin bana
Sanırım,çıldırsın delirsin diye

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Gönül sevmezse

Karlı dağlar aşılıyor
Aşk engeli aşılmıyor
Gönlün sevemediğiyle
Tanışıp kaynaşılmıyor

Sen bağladın sana beni
Sevgin bir ateş çemberi
Tutkular sarmış çevreni
Yanına yaklaşılmıyor

Her tedbiri alıyorum
Sana koşmak istiyorum
Engelleri görüyorum
Etrafın sur aşılmıyor

Karakterler uyuşmazsa
Beraberlik oluşmazsa
Ortam iyi gelişmezse
Tokayla barışılmıyor

Kesemem bindiğim dalı
Düşünemem mülkü malı
Hem suçlu hemde hatalı
Amaca ulaşılmıyor

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Gönüllerd sevgi filiz vermeli

Yazıksı acımalar burmamalı yürekleri
Düşünceler yenik düşmemeli çaresizliğe
Umarsı eller avuç açmamalı yokluğa
Kulak zarlarını iniltiler yırtmamalı
Gözbebeklerine perde olmamalı mutsuzluk
Hep umut ışığı yalamalı mutluluğu
Mayalanmamalı sigara dumanı ile keder
Bir şişe içki olmamalı mutsuzun sığınağı
İhtiras fırtınası yozlaşarak esmemeli
Dağıtmamalı adalet yağmurlarını.

Şarlatan dil yanıltmamalı yetkiyi
İşsiz adımlar ezmemeli sokakları
Kanaat evreninin yolu kapanmamalı
Hep açık tutulmalı,
Sevginin çengelini oluşturmalı tokalar
Dalavere rüzgarı yıkmamalı
Yıkmamalı umut çatılarını

İnsanlıkta yeri olmamalı öfkelerin
Kişileri tutsak etmemeli çıkar
Yazgıları,yazmamalı kindar el
Sapık arzulara ödün verilmemeli
Sevgi filiz vermeli
Bir gönülden,bir gönül’e

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Göresim geldi

Seni görür görmez birden çarpıldım
Koşarak yanına vara sım geldi
Ne olur çok görme seven insanım
İncecik belini sara sım geldi

Yanına yaklaştım bana ses oldun
Ruhuma işledin bir nefes oldun
Ben bir kuştum sense bir kafes oldun
Uçarak içine gire sim geldi

Sen eyledin beni sevda şaşkını
Kapında bekledim durdum kış günü
Sana nasıl anlatayım aşkımı
Uğruna canımı vere sim geldi

Sevdiğimi anlamanı bekledim
Günüme gün yılıma yıl ekledim
Kalbime beynime seni yükledim
Kapında kendimi vura sım geldi

Gözüme iyi bak kesme sözümü
O tatlı dilini melek yüzünü
Görmek için adım, adım izini
Bir ömür boyunca süre sim geldi

Darılmasın diye özen gösterdim
İçim burkularak alana geldim
Sana iyi yolculuklar diledim
Başımı taşlara vura sım geldi

Dediler sevmedi,seni sevemez
Bak uçtu gidiyor bir daha gelmez
Ben pes ettim lakin gönül dinlemez
Kendimi çarmıha gere sim geldi

Gittiğin yerlerde gönlünce gezdin
Ne telefon ettin ne mektup yazdın
Yeter sensizlikten usandım bezdim
Dağlara,taşlara sora sım geldi

Tükendim ve bittim umut etmekten
Gel artık yoruldum yol beklemekten
İnan ki bu çağrı sana yürekten
Özledim, hasretim göre sim geldi

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:53
Götürür

Yalana sırtını dönüp görmezsen
Varlığı görüp de, kaynak sormazsan
Namert elden,elin sakınamazsan
Kolu omzundan söker götürür.

Kimin malı ye,kürküm ye,sofrası
Aranmazsa, bulunur mu hatası
Kendini düşünen çıkar hastası
Bütün umutları yıkar götürür.

Güzellikler için olmalı uğraş
Kurunun yanında yanmamalı yaş
İhtiras uğruna yapılan savaş
Nice bağırları yakar götürür.

Yapılanı kimse sormasın diye
Haklı,haksızdan hak almasın diye
Yolsuzluğa karşı durmasın diye
Nifak tohumları eker götürür.

Maskeleri yere düşürmez isek
Yüzlerde art niyet göremez isek
Kendimize değer veremez isek
Nefis,bataklığa çeker götürür.

Başın dik ayakta duramadıysan
Kişilik onurun korumadıysan
Bir güçlü koltuğa yamak olduysan
O koltuk başına çöker götürür.

Sana dost görünür yüzüne güler
Kendisine hizmet etmeni ister
Birazcık bıkacak olursan eğer
Akıtır yaşını döker götürür.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:54
Göz yaşım feda

Bu sözü hep söylerler
Erkekler ağlamaz derler
Oysa ki ben
Göz yaşlarımla yazıyorum hatırlarımı
Göz yaşlarımla yazıyorum hatırlarımı
Hatıralarımı yazarken kullanıyorum
Göz yaşlarımı

Kalemim oluyorsa kirpiklerim
Mürekkebim ise göz yaşlarım
Doldurup da kalemini
Anlatmak istiyorsam özlemlerimi
Anlatmak istiyorsam
Anlatmak zorundaysam
Hayalimi düşümü
Feda edemez miyim
Bir kaç damla göz yaşını
1968

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:54
Göz yaşının manası ne

İstasyondan trene binip ayrıldığında
Gidişini anlarım,bakışının manası ne
Sağlıcakla kal diye elimi sıktığında
Elveda’nı anlarım,göz yaşının manası ne

Elini sallar iken bakıp da gözlerime
Bende hüzün bırakırken tatlı bir aşk yerine
Uçtun kelebek gibi kendi sevgilerine
Mutluluğu anlarım,hüznünün manası ne

O son el sallayışın bana son sitemindi
Öfken benim içinse şefkat kimin içindi
Geleceği bilemem geçmiş bir efsaneydi
Sevmemeni anlarım,isyanının manası ne

Avunmaya yetiyor bir mendil hatıranız
Sakın düşünme beni kaldı diye yalınız
Duydum çocuğun olmuş iki oğlan iki kız
Dönmemeni anlarım,selamının manası ne

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:54
Gözlerin

Gülüşün arzulu
Tebessümün ihtiraslı
Saçların
Gönül’e bağ olur senin

İşvene doyulmaz
Nazına dayanılmaz
Kaşların
Ok atan yay olur senin

Seni kim görse benim gibi düşünür
Benim gibi sever
Sevdan
Büyüyen çığ olur senin

Senden vazgeçemiyorum
Bakışlarında eriyorum
Gözlerin
Bir yanar dağ olur senin
Yusuf Değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 20:54
Gurbet garibe yar olmaz

İŞTE O GÜN

Gönül arzuluyor gelsem de görsem
Dostlar meclisinde gönül eğlesem
Güzelliği görsem.bilsem söylesem
Bu gönül huzura kavuşur o gün

Şu insanlık bir birini sevmeli
İnsan dost kıymetin iyi bilmeli
Kapımı çalmazsa bir dostun eli
İçimde dertlerim kaynaşır o gün


Haksızlık görünce çıkmazsa sesim
Kıymeti olmaz aldığımız nefesin
Bir yanda ben varım bir yanda nefsim
Benliğim nefisle savaşır o gün

GURBET GARİBE YAR OLMAZ

Bu sözüm sanadır ey dost
Gurbet garibe yar olmaz
Ne kadar gizlersen gizle
Gerçekler asla sır kalmaz

Bakınız insanlığa
Kanmayın uysallığına
Bakmayın amalığına
Düşünen kafa kör olmaz

Sen hiç söz etme halinden
Doğru söz çıksın dilinden
Su içme namert elinden
Mertlere orda yer olmaz

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:17
Gurbet yolcusu

Omuzun bir kirli yorgan
Sırtında ceketi kırk yamadan
Terleri ile göz yaşları bir birine karışmış
Gidiyordu
Hayatını tayin etmişçesine.

Çaresizlik vardı bu gidişin de
Yorulmak bilmedi elin işinde
Yılardır bağlandı gurbet ilinde
Ne aç kaldı
Nede beş parası vardı eline
Okunuyordu çekintileri alın çizgilerinde
Yaşamını bir ömür
Not etmişçesine.

O zamanın genç
Bu zamanın yaşlı yolcusu
Sevinç ve hıçkırıklarla
Perişan ve bitkin
Geliyordu
Görüp geçirmişçesine.
Avuç açanıydı şimdi kendi ilinin
Dilenircesine.
Ağustos 1964
Yusuf Değirmenci emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:17
Gurbete yolculuk

Ayrılırken sılamdan,içim yandı, gözüm sulandı
Yanımda bir başka köylü vardı,adı Osman’dı

Beraberce çıktık yola Merzifon dan
Konuştuk yol boyunca şundan,bundan

Yolar gibi umutları da uzuyor İstanbul’a
Bilmiyor ki,kul olacaktı,orda bir başka kula

Akşam, ağır,ağır perde çekerken ufuklarına
Otobüs de,giriyordu, İstanbul sularına

Osman’ın sevinçleri uzadıkça uzuyor
Aval,aval hayret,hayret İstanbul’u süzüyor

Umutlar beta gibi arzular alfa misali
İnançları gama gibi ta! Köydeydi hayali

İstanbul’a gelmekle,onca her şey bitmişti
Sevinçliydi, dudaklarından iki cümle söz düştü

Bu fakirlik beni attı gurbete
Merak etme döner gelirim Ayşe
Sen iyi bak Fadime’yle Ahmet’e
Gelir, sizi köyden alırım Ayşe

Berber indik Osman la, İstanbul sirkeci ye
Sevinçliydi,neşeliydi, iş bulacağım diye

Bir öz ana olmuştu, bu koca şehir ona
Halinden çok memnundu,dönüp dedi ki bana

İş bulur bulmaz,hemen evi getireceğim
Ahmet’imi okutup bir memur edeceğim

O neşeyle ayrıldı ve elveda diyerek
Başarılar diledim, akıbetin bilerek

Altı ay kadar sonra,amele pazarında
Ben tanıdım Osman’ı,dururken bir kenarda

Uzamıştı saçları ağarmış şakakları
Kırış,kırıştı yüzü, solgundu yanakları

Yüzünü kaplamıştı uzamış sakalları
Lime, lime döküktü, ceketin yamaları

Çatlak,çatlak çatlamış, nasır tutmuş elleri
Solmuş umut bahçesi, lal olmuştu dilleri

Karşısına dikilip bakınca uzun,uzun
Çakmaklaştı gözleri, dedi işçimi lazım

Gömülmüş umutları, bu şehrin yokluğuna
Götürsen çalışacak, boğazı tokluğuna

Kendimi tanıtarak bir sigara uzattım
Dedim, Osman çocukları getirdin mi, ne yaptın?

Derin bir ah çakarak üzgün, baktı yüzüme
Dedi, beyim iş hani,inan ki açım yine

Ben burada açım,.aç,köyde de çocuklarım
Geçen gün gel diye mektup göndermiş karım

Gideceğim buradan, yol parası kazansam
Bir daha dönmem geri, köyüme bir ulaşsam

Geldim,gördüm,anladım İstanbul değil derdim
Bu cefaya katlanırsam, insan değil namerdim

Suya düştü umutlarım, hayallerim kurudu
Bir günlük kazancımla, aç karnım ancak doydu

Geleli altı aydır ahvalim açık, aha
Zannedersem çocukları, ben göremem bir daha

Ey taşı toprağı altın denen İstanbul
Osman gibi niceleri geldi,oldu sana kul

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Gücünün yetmediği yerde kör olmak

İnsan kör olmak istiyor
Varoşlarda ki, sefaleti görmemek için
Üzülmemek için, ezilenlere
Görmemek için, dönmüş suratlarını çilekeşlerin
Ve,bir deri bir kemik iskeletleri görmemek için
Kör olmak istiyor insan
Kör olmak.

Ermek için ayırımın bilincine
İnleyişlerini duymamak için insanların
İşitmemek için feryatları,zarları
Anlamamak için intizarları
Izırap kusan çığlıkları duymamak için
Sağır olmak istiyor insan
Sağır olmak.

Ayırt etmemek için,terle, parfüm kokusunu
Çöp toplayanlara, acıyamamak için
Kuku alma duygusundan yoksun olmak istiyor
Koklamamak istiyor insan
Koklamamak istiyor.

Paylaşmamak için acıları
Gülmemek, ağlanacaklara
Duyarsız yaşamak için, yaşadığını bilmeden
Anlamamak için iyi ile kötüyü
Üzülmemek için kurtarılamayanlara
Duygusuz olmak istiyor insan
Duygusuz olmak,

İyiyi kötüden,
Haklıyı, haksızdan
Güzeli, çirkinden ayırt etmemek
Çare arayamamak ve bulamamak için
Deli olmak istiyor insan
Deli olmak.

Yoksun olmak istiyor her şeyden
Duyulardan,duygulardan
Düşünceden,
Mantıktan,
Ve insan olmaktan
Yoksun olmak istiyor insan
Yoksun olmak.

Yaşamamak için enayice,aptalca
Gaflet beşiğinde uyutulmamak için
Bile,bile manen ölmemek için
Maşa olmamak için ateşle oynayan ellere
Dokunmamak istiyor insan
Dokunmamak.

Böylesi güzeldir diye düşünüyorum bazen
Görmeyen gözlerin arkasında canlandırmak Dünya’yı
Gönlünce ayırtmak, iyi ile güzeli
Duyarsız kulakların ötesinde
Belki de benimsemek güzeldir kahkahaları
Dünya’dan zamandan bihaber
Bir Dünya yaratmak kendince
Yaşatmak, insanları dilediğince
Açmak, bütün iyimserliği düşünebildiğince
Yeniden insanlığı biçimlendirmek
Şekil vermek, özlediğince

Kahretmemek için insanlığa
Can pazarlarında,can satmamak için
Hissiz olmak güzel şey
Güzel şey duygusuz olmak
Gücünün yetmediği yerde

Emekli emn. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Gülüşler manalıdır

Gülmek vardır, insanlığa kahreden
Gülmek vardır, bir hayatı zehreden

Gülmek vardır, derdin, gamın örtüsü
Gülmek vardır, efkarın peçesi,neşenin süsü

Bir gülüş var, semalara yükselir
Bir gülüş var. ardından hicran gelir

Gülmek vardır, kahkahayla çınlayan
Gülmek vardır, teller gibi inleyen

Bir gülüş ki! dışı neşe, içi dert
Bir gülüş ki! kara taşlar kadar sert

Anlamak zor,inan ki her gülüşü
Gülüş vardır, son neşenin ölüşü

Gülüş vardır, düşündürür insanı
O gülüş,gülenin ölüm fermanı

Çok görülür,ağlayanda son gülüş
Aslında gülüş değildir bu,bir çöküş

Mutluluğun aynası değildir ki gülüşler
Her insanda ayrı dert,çapraşık işler

Esasında gülüşler çekintinin sesidir
O gülüşler, insanlığa kahrın ifadesidir

Böylesi gülüşlerle,dolu batakhaneler
Bakmayın kahkahaya,keder dolu sineler

Her atılan kahkahadan, ediyorum ar
Bu gülüşten bir mana çıkarmıyor insanlar

Bir taraftan yaşamın yükü feryat ettirir
Bir taraf gülüşlere kabahati örttürür

Bu sorumsuz gülüşlerin bilemem anlamı ne ki
Yaşan cefa yüklüyken gülmek kimin haddine ki

Artık acıyamıyorum ölüp gömülenlere
Acımıyorum,acıdığım kadar şuursuz gülenlere

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Gülüşün

Kirpiğini ok eylemiş
Kalbime atar gülüşün
Yanakların gamzeleşmiş
Sevdaya iter gülüşün

Gözlerinde derin mana
Sebeptir umutlanmama
Tutuldum duygularıma
Yapışıp tutar gülüşün

Hep gözümün önündesin
Kulağımda çınlar sesin
Perimi sin sen de nesin
Burnuma tüter gülüşün

Bakışın tarayıp geçer
Zülüfler bağlayıp geçer
Yüreği dağlayıp geçer
Alevden beter gülüşün

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Gün doğmasın

Bir zamanlar bizi ayıran akşamlara küfreder
Beni kamçılayan gecelere tükürürdüm
Güneşin batmasını
Akşamın olmasını istemezdim.
Şafakla başlardı hayatım
Karanlıklarla son bulmasını
İstemezdim amma olmuyordu.


Geceler neler fısıldıyor bir bilsen
Kutup yıldızı gittiğin yönü gösteriyor
Güya teselli ediyordu
Seni sevmeyeni sende sevme diyordu
Pencereme çarpan rüzgar
Camları tıkırdatan damlalar
Hafif,hafif sallanan dallar
Ay’ı gölgeleyen bulutlar
Hep sen hatırlatıyordu

Gecenin bitişini müjdeliyor sabah yıldızı
Günün aydınlanacağını
Güneşin doğacağını bildiriyordu
Senin geleceğinden
Geri döneceğinden söz etmiyordu.

Karşıda ki dağlarda bir ufuk oluyor
Oda ulaşılamayan umutlara benziyor
Gün ışığı ila beraber aklıma giriyorsun
Hayalin gözümün önünde dikiliyor
İçiyorum kahrına, kahrına
Şafakla beraber bitip tükeniyorum
Şişem bitik
Yaşam bitik
İstemiyorum güneşin doğmasını
Gündüzün olmasını istemiyorum
Amma ve lakin her sabah
Güneş tepeme dikiliyordu.

Her gece aynı hayal
Aynı özlem,aynı sen
Hep senli hayallerle yaşadığımı
Dönmeyeceğini bildiğim için ağladığımı
Gecenin karanlığına sığındığımı
Göz yaşlarımı gecelere sakladığımı bilsen
Dönülmez denen yolları düz edip gelebilsen
Dilekler buna yetmiyordu.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Gün doğsun istemiyorum

Bir zamanlar bizi ayıran akşamlara kahreder
Beni kamçılayan gecelere tükürürdüm.
İstemezdim güneşin batmasını,
Akşamın olmasını istemezdim.
İstemezdim şafakla başlayan mutluluğun
Karanlıklarla son bulmasını.

Şimdi,
Gecenin on ikisidir en mutlu anım
On ikide birleşir,on ikide bütünleşir
Hayallerim,umutlarım.
Çalar saat on iki ok atar her vuruşun da
On iki yara açar yüreğimde
Çünkü sen otobüse binmiş gitmiştin
Tam saat on ikide

Geceler sensizliği fısıldar
Gittiğin istikameti gösteriri kutup yıldızı
Ay loş ışıklarını salar üstüme
Teselliye çalışır beni
Sevme, sevilemediysen der
Sevme o da sevememişse seni.
Terk edildiğimi hatırlatır
İkide birde
Tam on ikide

Hafiften rüzgar çarpar pencereme
Beni pencereye çağırır
Bahçedeki ağaçlar hafifi,hafif sallanır
Mehtap akasyalar arasından sızar
Bulutlar saklar bazen mehtabı benden
Sessizce uzaklaşır penceremden
Senin uzaklaştığın gibi.
Senin kaçtığın gibi

Yüksek dağlar bir ufuk meydana getiriyor
O da ulaşılamayan umutlara benziyor
O uzak ufuklarda gölgen geziyor
Sabah yıldızı acı müjdeyi veriyor
Horozlar ötecek diyor
Günün bitecektir diyor.


Horozların çığlıklarını dolduruyorum kadehime
Sabahın alacakaranlığını meze yaparak içkilerime
İçiyorum,içiyorum,içiyorum
Sırılsıklam sarılarak özlemlerime
Talihime küsüyorum
Kahrediyorum feleğe
Rüyana yatıyorum.
Görür müyüm diye bir daha
Gün doğmadan sızıyorum
Gündüzler ıstırabım oluyor
Mutluluğu karanlıkta tadıyorum.
Gecelerde yaşıyorum
Gecelerde dolaşıyorum
Aynı hayalleri kuruyorum
Aynı şeyleri görüyorum
Seni bekleyerek ömür bitiriyorum
Ben gecelerde yaşıyorum
Gün doğsun istemiyorum

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:18
Günahkarmıydı

Bir şey anlamadı ki
Hayatından,yaşantısından
Dört sayfaya sığdırabilmişti
Ne geçtiyse başından

Doğduğunda annesi
Gençliğinde bir başkası sevmiş
Kadınken,kucaklardan, kucaklara elenmiş
Gömmüş sinesine özlemlerini
Paraya vermişti artık
Etini,kendini
Her şeyini
Parası,pulu varmış
Amma hayatı anlamamış
Mesut,mutlu olamamış
O kadın ki göz yaşları bir ırmağa benzeyen
Ağlayabildiğince
Ağlamış
Ağlamış
Ağlamış
Çocuk sevgisinden mahrum
Anne şefkati gösteremeden
Bin bir çiçekle süslemiş kalbini
Köhneleşip devrilirken

Sevgiden nefrete
Çileden izdıraba
Bütün hayatını hatırlıyordu.
Defterinin son satırında
Sahte aşıkları
Şöyle anlatıyordu

<<ÖLÜRSEM GÖMMEYİN BENİ MEZARA
İBRET OLMAK İSTİYORUM TÜM GENÇ KIZLARA

Yusuf değirmenci emekli em. müdürü.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Güzelim

Çile kambur üstüne kambur
Dert katar üstüne katar
Cefa dizi, dizi olsa da
En güzel şey nedir biliyor musun
Güzelim
En güzel şey yaşamak.

Yaşamak ömür boyunca
Seni yaşamak,onu yaşamak
Bin bir türlü oyunu yaşamak
Kapkara bahtı yaşamak
Umudu,ahtı yaşamak
En kötü yaşamak nedir biliyor musun
Güzelim
Umutsuz sevilere koşmak.

Koşmak bivefanın peşinden
Bu tutkuyla yanmak
Bu tutkuyla yaşamak
Tutkular uğruna dönmek şaşkına
Bütün gayretin gider boşuna.
Benimle yuvan olmaz
Güzelim
Evliliğim gitmeyecek hoşuna

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Hak emekle alınır emekle

Elek, elek elensek de
Sıkılsak cendere,cendere
Beklesek, yargının kapılarında
Dolansak Danıştay, Yargıtay insan hakları
Hak, verilmez alınır
Alacağız sabırlı ol,
Alacağız hukuki savaş ile
Azimli ol yılma zorluklar karşısında
Aldırma inanma kanma
Dur bekle,dur bekle. Nakaratlarına
Onlar kendiliğinden hak vermezler sana

Vatandaşın canını korumak
Malını korumak
Hukukunu korumak
Ne büyük şeref bizlere
Bizi üzen bizi kahreden
Kendi hukukumuzu koruyamamak
Sabırlı ol polis kardeşim
Görevimiz hukuku korumak
Gaye hak almaksa
Hukuka güvenmek
Hukuka baş vurmak

Ödevine karşılık iste hakkını
Tepede hep aynı nakarat
Biraz duyarlı olsalar
Bizi anlasalar
Geç olsun güç olmasın alışılmalı
Kanun adamı saygılı olur kanuna
Hak alınmıyor saygılı ol demekle
Hak emekle alınır, emekle.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Hak yememeli

Hak,hak diye yola düşen düşene
Hakkı tanıyanlar,hak yememeli
Hak yolunda,insan hakkın peşinde
Haklının, hakkını sahiplenmeli

Hak,hak diye ekranlarda haykıran
Açıklasın kimdir önünde duran
Hangi sebep, nedir onu susturan
Haksız kim? Demeli, gık dememeli

Birleşin hak için hakkın yolunda
Kul hakkı kalmasın,hakkın kulunda
Çıkar isek adaletin önünde
Nerden buldun,nasıl geldi denmeli

Ağlanırsa hep beraber olmalı
Gülünürse,hep birlikte gülmeli
Artık mağdur olan hakkın almalı
Hak yiyen arsızlar gizlenmemeli

Öz ne ise sözde öyle olmalı
Çalışan,emeğe bedel almalı
Bu vatan da cennet gibi olmalı
Artık haksız kazanç engellenmeli

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Hakikat

Tarlada yetişmez,bağa dikilmez
Mimarı bilinmez,sahibi olmaz
Hiçbir güç yetmez,asla pes etmez
Ne yapılsa, leke almaz hakikat

Onunla bulunur, en yüce gurur
Tekmeler vurulur,ayakta durur
Atılsa da çamur,o yine mağrur
Değerini hiç yitirmez hakikat

Doğrudan ayrılmaz,eğriyle olmaz
Pazarda satılmaz,kabzımal almaz
Kötüyü küstürmez,elinden tutmaz
Namert ile, hiç dost kalmaz hakikat

Uğurlar öleni,gezer evreni
Vicdandır meskeni,ruhtur dümeni
Memnun eder beni,aldatmaz seni
Yalana asla eş olmaz hakikat

Görür gözleriyle,söyler diliyle
Bakidir bakiyle,fani,faniyle
Eskidir eskiyle,sırdaş yeniyle
Yaşar ebediyen ölmez hakikat

Bazen çok tatlıdır,bazen de acı
Tarihte kalıcı,yalın kılıcı
Bazen öldürücü,bazen ölücü
Savaşır durmadan yılmaz hakikat

Aşçı ile aştır, işçiyle iştir
Bazen arkadaştır,bazen yoldaştır
Gözlerde ki yaştır,pırlanta taştır
Parıl,parıl parlar solmaz hakikat

Gelir dostum diye, o Mağdur’i ye
Katlanır çileye,layık sevgiye
Sırt dönerler niye,gerçektir diye
Garaz ve kin nedir bilmez hakikat

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Hakikat açığa vurulmayınca

Çöplükte gül bitmiş, neye yarar ki
Koparıp koklayan, bulunmayınca.
Yığın,yığın altın olsan, ne olur?
Kıymeti, sarrafa sorulmayınca.

İnsana, insanlar değer vermiyor
Denizde yılana sarılmayınca.
Hakikatlar, çıkar mı ki açığa
O yalan testisi kırılmayınca.

Ölenlerden cevap alamazsın ki
Can gelip yeniden dirilmeyince.
Kişinin aslını bilemezsin ki
O vicdan defteri görülmeyince.

Yetimin hakkını yiyen söylemez
Adalet divanı kurulmayınca.
Tok, açın halinden anlar mı dersin
Açlık, yuvasına kurulmayınca.

Ölenle gömülür gider çok sırlar
Açığa vurulmaz nice kusurlar
Böyle gelir,geçer yıllar,asırlar
Hakikat açığa vurulmayınca.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:19
Hakim bey

Uyanıp,öğrenip gerçeği görüp
Hak,hukuk uğruna bir savaş verip
Haksızlığa karşı göğsünü gerip
Kaçmayınca dövüyorlar hakim bey.

Yer,içer,gezerler,derler ki sen yap
Vatandaş mı koyun,onlar mı kasap
Çıkarcı mafyanın adına hesap
Açmayınca sövüyorlar hakim bey.

Haksızlık hançeri saplı sağrıma
Soyuyorlar bu gidiyor ağrıma
Varlığımı istekleri uğruna
Saçmayınca alıyorlar hakim bey.

Onlar çıkarına kendi nefsinden
Verip emeğini hak hissesinden
Onlar deli dumrul,baç köprüsünden
Geçmeyince buluyorlar hakim bey.

Demokrasi bumu,bumu adalet
Kime derdim döksem diyorlar sabret
Namerdin elinden zehirli şerbet
İçmeyince kınıyorlar hakim bey.

Kulaklar tıkalı zar eden sese
Gitmez elbet içimde ki vesvese
Seçiyoruz iyi diye meclise
Sözlerinden dönüyorlar hakim bey.

Ödün veremedim ben vakarımdan
Umudumu kesmemişim yarından
Baba ocağım, cennet köyümden
Göçmeyince kovuyorlar hakim bey.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Hakkın var mı ki

Kolay değil unutmak çektiğim acıları
Sevip sarılmaya hakkın var mı ki

Bir elveda demeden çekip giden sen iken
Bana darılmaya hakkın var mı ki

Kırgın olduğunu söylüyormuşsun
Küsüp kırılmaya hakkın var mı ki

Yakınmışsın dostlara sormuyor diye
Sorup,sorulmaya hakkın var mı ki

Uzaktan uzağa görsem yeter demişsin
Varıp görülmeye hakkın var mı ki

Bir demet gül ile sana gönlümü
Sunup verilmeye hakkın var mı ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Haksızdan hak almadım üzgünüm

Neden yüzün hiç gülmüyor diyorlar
Ruhen huzur bulamadım, üzgünüm
Hakkı bilmeyenler,hep hak yiyorlar
Haksızdan,hak alamadım, üzgünüm

Savaş verdim,tekim gücüm yetmedi
Kemiren ihtiras bizden gitmedi
Doğruyu dürüstü kimse tutmadı
Nedenini bilemedim, üzgünüm

Becerip,başardım denmez aferin
Saygı gösteririm,sevgi beklerim
İçimdeki yara derin mi, derin
Yaraları saramadım, üzgünüm

Gördüğüm haksızlık yarayı deşti
Sevgi göç eyledi,nefret yerleşti
Acı kazanında öfkeler pişti
Buna engel olamadım, üzgünüm

Olması gereken olmuyor diye
Haklılar hakkını almıyor diye
Üzgünüm hak hukuk gelmiyor diye
Niçin diye soramadım, üzgünüm

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Halimiz bizim

İyi ahlak,köklü kültür verilmez ise
Bela olur, başımıza, dölümüz bizim
Sevgi dolu hizmet ağı örülmez ise
Desteler dertleri, dilimiz bizim

Sel götürür, önüne set gerilmez ise
Ölen umut,yenilenip dirilmez ise
Hep birlikte, nankör emel kırılmaz ise
Engel çıkar,zora gider, yolumuz bizim

Hal ve hatır, içtenlikle sorulmaz ise
Bulanıksa,huzur gölü, durulmaz ise
İhracata iyi düzen verilmez ise
Rezil olur, para etmez, malımız bizim

Suçlu,suçsuz,mert ve namert, ayrılmaz ise
Hak,adalet,hukuk,nizam, aranmaz ise
Gaye,amaç,fikir, niyet,bilinmez ise
Yeşerip de meyve vermez, dalımız bizim

Kör şeytanlar madrabazla anlaşır ise
Çıkarcılar birbiriyle dalaşır ise
Husumetler ortalıkta dolaşır ise
Per perişan,helak olur,halimiz bizim

Yusuf değirmenci
emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Halimizi soran yokki

Söyleyen yok suçumuzu
Alıp gitsek göçümüzü
Kime döksek içimizi
Halimizi soran yok ki

Üst’üne yağ yakanlara
Arkamızdan atanlara
Bizi lafla satanlara
İyi bir ders veren yok ki

Hasır altı doldu suyla
Namert iş görürü hayhuyla
Gerçeği anlatsak şöyle
Bize bir söz veren yok ki

İkna için şefimizi
Emsal verip dengimizi
Savunsak ta kendimizi
Hakkımızı veren yok ki

Bakın bize ne diyorlar
Git iline be diyorlar
Dalkavuğu seviyorlar
Bu tutumu yeren yok ki

Meslektaşını satanın
Kazanca haram katanın
İnsana çamur atanın
Kalbini hiç kıran yok ki

Yine olmadı umduğum
Dertlerim var düğüm, düğüm
Şu oturduğu koltuğun
Değerini bilen yok ki

Mağdur’i yeter yakınma
Başını taştan sakınma
Ne gelirse yaz aklına
Dert çuvalı ören yok ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Halka hizmet için ant içmişiz

Ayrı görmeyiniz, kendinizden bizleri
Bizlerde halkın içinden seçilerek gelmişiz
Meslek edinmişiz polisliği
Bu mesleği benimsemiş, sevmişiz
Halka hizmet için ant içmişiz.

Sizden birileri, anamız, babamız
Kardeşimiz,bacımız sizden biri
Derdiniz,bizim derdimiz
Acınız, bizim acımız.


Direk,direk nöbetim huzurunuz
Sayfa,sayfa kitaplar hukukunuz
Düdüğüm istirahatınız
Silahım güvencenizdir.
Kelepçem nankör bilekler içindir.

Dert kapısı,dilek kapısı karakol
Dök dertlerini,dile dileklerini
Biz sizin yanınızdayız
Ellerim şefkatle uzanır muhtaçlara
Gözlerim alev,alev sevgi sığınanlara
Sertliğim kanunları hiçe sayanlara
Direncim devlete karşı koyanlara
Vermek istediğim güvendir
Masumlara.
Sunduğum umuttur
Haklı olanlara.
Varlığım en büyük güvencedir
Huzur arayanlara.
Şahadetim sunulan hediyedir
Güven duyanlara.
Biz varız,var olacağız
Polis olarak biz taşıyacağız
Huzuru yarınlara.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Halka sesleniş

Şekil olma vazgeç şekilcilikten
Biz bizi tanıyıp,bize dönelim
Uydu olmayalım kukla misali
Geçmişi bilelim, öze dönelim

Ne yapılmış, neler yapılmalıdır
Gerçek nedir, doğru ne olmalıdır
Zorluklar hiç engel olmamalıdır
Onları yok edip, düze dönelim

Ülkümüz Kemalist olmalı artık
Laiklik yerini almalı artık
Ağlayan çehreler gülmeli artık
Gayri yeter, gülen yüze dönelim

Dengelensin artık hak terazisi
Kaldıralım üstümüzden bu sisi
Kabarmadan milletimin öfkesi
Düşünelim kendimize dönelim

Bana ne Lenin den, Musolini’den
Bana ne Hitler’in caniliğinden
Vaz geçemem Mustafa kemalim den
En iyisi, kemalizme dönelim

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:20
Hani

Yöremize gelip,elimi tuttun
Seçim zamanında, hoş sohbet ettin
Seçildin, selamsız,sabahsız gittin
Bize hizmet edilecekti. Hani?

Bizler dert küpüydük, gülün dediniz
Kapımız açıktır,gelin dediniz
Eğriyi, doğruyu, bilin dediniz
Hep gerçekler söylenecekti, hani?

Artık olanlara ederiz kahır
Feryatlara karşı olundu sağır
Sabrede,sabrede tükendi sabır
Her problem çözülecekti, hani?

Köyümüze su,yol,okul gelmedi
Sizlerden, bizlere hayır kalmadı
Evimizde elektrik olmadı
Refah hemen hissedilecekti, hani?

Kimsenin kimseye yok imiş hayrı
Herkes hasret kaldı,dirliğe gayrı
Bölünerek olmaz, birliğe çağrı
Bir eşitlik getirilecekti, hani?

Terazi dengesiz,kılıç kesmiyor
Varlığı olana,hayat küsmüyor
Hukuk haksız olanları asmıyor
Adalet hep görülecekti, hani?

Bu şartlarda, huzur olabilir mi
İnsan, neşesini bulabilir mi
Haklılar,hakkını alabilir mi
Edene, hak, verilecekti, hani?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Hani nerde

Seçim meydanlarında konuşurken bizimle
Müreffeh bir Türkiye kuracaktınız,nerde?
Nerdeyseniz derdiniz,birlikteyiz sizinle
Bizimle aynı safta olacaktınız,nerde?

Artık, bu yalanları yüzlere vurmak gerek
Söz vermek bir şey değil,o sözde durmak gerek
Merttiniz,adildiniz,hakkını al diyerek
Haksızın karşısında, duracaktınız nerde?

Ezilenin elinden tutacaktınız,hani?
Ezenin karşısında olacaktınız,hani?
Mağdura tardıma koşacaktınız,hani?
Haksızlık zincirini kıracaktınız nerde?

Hani, doğdu diyordunuz mertlik alayı
Hani,eşit idi herkesin payı
Hani,yoldan sapanlar,bulacaktı belayı
Namerdi aramızdan sürecektiniz nerde?

Çıkarcı zihniyetle, doğruluk ne olacak?
Görünen o, bunlar sözde kalırmış ancak
Haksızlık savaşına açılacaktı sancak
En kutsal emeldi bu,erecektiniz nerde?

Hep biz olduk ezilen,itildik bir köşeye
El olduk kahkahaya,yabancıyız neşeye
Neden kurban edildik,ihtirasa,öfkeye
Yaraları birlikte saracaktınız,nerde?

Vekilin maaşları artarken mutlusunuz
Bu feryadı,bu zarı siz duyuyor musunuz
Vicdanlar huzurlumu? rahat uyuyor musunuz?
Herkese huzur güven verecektiniz,nerde?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Hani nerede

Adlin terazisi, tartıyor amma
Kefelere hile katan, nerede?
Aç gözlü vampirler susamış kana
Can aldırıp,can sattıran, nerede?

İdam hükmü verir,yasal maddeler
Hep huzurda durur suç işleyenler
Hani maşaları kullanan eller
Onları ateşe sokan, nerede?

Yerlere yıkılır,cansız bedenler
Vatan millet deyip dava güdenler
Aydınlık ufuklar vaat edenler
Sonra hayalleri yıkan, nerede?

Vurup kırdırırlar bir taşı,taşa
Memlekette, başladı bir kargaşa
Koltuk hırsı sokmuş bizi savaşa
O lüks koltukları kapan, nerede

emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Hasret yarası gurbet

Ozanın dilinde özlem öyküsü
Ey dost düşündün mü neresi gurbet
Sazının telinde gurbet türküsü
Kabuklaşmış hasret yarası gurbet

Sabır ipliğiyle hasret örerler
Kızgın çölde susuz serap görürler
Bağlar bizi, salmaz türlü etkiler
Bağlanıp kaldığın orası gurbet

Hayat fırtınalı deniz dalgası
Ayrılık bağrında hicran yarası
Yapılan bu kavga ekmek kavgası
Karnımın doyduğu burası gurbet

Garip, gurbetlerde dilsiz ve sağır
Özlem ateşiyle yanıyor bağır
Yaşam iniş, çıkış yükümüz ağır
Hayat kantarının darası gurbet

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Hasretim

Bakışından sevda şerbeti içtim
Sevgine, şefkate sana hasretim
Kızgın çöle düşmüş mecnuna döndüm
Dereye deryaya,çöle hasretim

Gel de gözlerinle yanışımı gör
Her saniye seni anışımı gör
Sana benliğimi sunuşumu gör
Eşsiz güzelliğe kula hasretim

Bir eski paçavra şal gibiyim ben
Dalgalı denizde sal gibiyim ben
Rüzgarlara tutsak çöl gibiyim ben
Ağaca yaprağa dala hasretim

Bir umut uğruna koştum peşinden
Çıkmıyorsun hayalimden düşümden
Neler geldi neler geçti başımdan
Kokunu getiren yele hasretim

Sevmedi o seni kaçtı diyorlar
Gönlünde yaralar açtı diyorlar
Kaf dağı ardına uçtu diyorlar
Sana götürecek yola hasretim

Anla gayri beni seven insanım
Hasret ateşinde tüten dumanım
Sensiz dünyam kap karanlık sultanım
Işığa, bir sese, dile hasretim

Hep seni isterim, seni özlerim
Seniz ağlar seni bekler gözlerim
Benle olsan ben hayatı severim
Sevgiyle uzanan ele hasretim

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Haşarelerin işine geliyormuş

Elem eleğinde elendim
Kader süzgecinden süzüldüm
Istırap sinisinde ayıklandım
Çaresizlik değirmeninde öğündüm
Tarladaki başak
Bana hala çiğ diyormuş.

Daldığımda uykuya
Kurnazlıklarını kanıtlıyorlar güya
Gecenin karanlığında çıkıyorlar ortaya
Kilerdeki fare
Duvarda ki çekirge
Yorganda ki yavşak
Kanımı emiyormuş
Tenimi kemiriyormuş
Uyanmadığıma seviniyormuş.
Uyanmamı istemiyor
Uymamı istiyormuş
İnsanların uyuması
Haşerelerin işine geliyormuş

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:21
Hata etmişim

Yalnızlık dostum oldu, kuş yuvamdan uçalı
Toka yapıp elini saldım, hata etmişim.
Gidişine hiç razı olmadığım bir halde
Onu uğurlamaya geldim, hata etmişim.

Akıyor gözümden yaş,durdu damarımda kan
Hicran üstüne hicran,olmuşum per perişan
Bağrına taş basarak şimdi yollara bakan
Tanrının aciz kulu oldum, hata etmişim

Onu uğurlar iken,dönüp gelecek sandım
Bana talih, onsuzda,bir gün gülecek sandım
Bu umutla yeşeren tazecik bir fidandım
Hazan rüzgarlarıyla soldum, hata etmişim.
emeli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hata kimin

İnsanlığa saygı yok ise keza
Caydırıcı olamıyorsa ceza
Kural ihlaliyle olursa kaza
Yolcunun mu,yoksa yolun mu hata?

Hazır değil hayat ile savaşa
Muhtaçsa o kadın, ekmeğe, aşa
Çaresizlik zorluyorsa fuğuş’a
Yoksa üç çocuklu dulun mu hata?

Yetkililer görür umursamazsa
Fabrikalar arıtmadan kaçarsa
Dereler kirliyse,zehir saçarsa
Balık yaşamayan gölün mü hata?

Ayrık dal zamanla budanmaz ise
İlaç yapılmazsa su verilmezse
Çiçek tutmaz meyve ayıklanmazsa
Yeşermeyen kuru dalın mı hata?

Toprak suyu tutamazsa kayarsa
Ormanlar bilinçsiz kıyılıyorsa
Yerine yenisi dikilmiyorsa
Köprüleri yıkan selin mi hata?

Gerçeği diyene derler şakacı
Anlamakta istenmiyor ne acı
Hep onu susturur gelir aracı
Doğruyu söyleyen dilin mi hata?

Ovalar bakımsız ise kuraksa
Tepeler çıplaksa ağacı yoksa
Rüzgarlara karşı durulmuyorsa
Çatıları söken yelin mi hata?

Köyden kente göç önlenmiyorsa
Ekip ve biçmeye hiç ilgi yoksa
Kuru toprak, susuz ise çatlaksa
Toprağı kazmayan belin mi hata?

Kazanmak istersek emek vermeden
Sorunlara çözümler getirmeden
Tembelliğe esir isek bilmeden
Gelir getirmeyen malın mı hata?

emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hata mı

Hatalı diyerek suçluyormuşsun
Söylesene sevmek sence hatamı
Selam götürene kızıyormuşsun
Hatırını sormak sence hatamı

Vaz geçsin diyerek haber salmışsın
Anladım ki mektubumu almışsın
Demek hala beni anlamamışsın
Sevgini istemek sence hatamı

Sevmek nasıl tutku anlayabilsen
Hayallere dalsan rüyada görsen
Bir buket çiçekle kalbimi versem
Böyle hayal kurmak sence hatamı

Dünyadaki gerçek hayatımsın sen
Şansımsın,bahtımsın,kısmetinsin sen
Düşüncem,amacım,muradımsın sen
Seni sahiplenmek sence hatamı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hatır yıkan ile arışmak olmaz

Allah’ın verdiği cana kıyanla
Açık göz geçinip halkı soyanla
İnsan gururunu hiçe sayanla
Hatır yıkan ile,barışmak olmaz.

Kurt evcil değildir, sürüyü gütmez
Mantıksız insana akıl kar etmez
Bir ömür her şeyi bilmeye yetmez
Akıl ermiyorsa,karışmak olmaz.

Eğriyi doğruyu ayırt etmeden
Doğru düşünmeye emek vermeden
Güç sarf edip de çaba göstermeden
Umut dallarına erişmek olmaz.

Para vicdanları satın alırsa
Cemiyet içinde doğru azlıksa
Hakim yanlı ise kantar bozuksa
Hak için, haksızla yarışmak olmaz.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hatırlamıyorum

Istıraplar benimle özdeşleşti
Zehirli oklar, acılar, bağrımı deşti
Çekintiler benle ikiz kardeşti
Hayatımda bir anlıkta olsa
Güldüğümü hatırlamıyorum.

Dünya nimetlerinden herkes yararlanır
Havayı solur, suyu içer
Sebzesini, meyvesini yer
Ben yararlandığımı değil
Tat aldığımı hatırlamıyorum.

Toplum içindeyim, biliyorum
Sevilip sayıldığımı
İyi bir yer aldığımı
Barışık kaldığımı
Hatırlamıyorum.

İnsanlar tanıdım, acı yüklü
İnsanlar tanıdım, çaresiz
İnsanlar tanıdım, mutlu
Bense bahtiyar olduğumu hatırlamıyorum.

Dürüstlük oldu mücadelem
Ekranda eşitlik narası atılırken
Taktir aldığımı
Özgür olduğumu
Hatırlamıyorum,
Dünyadan gidişim nasıl olur bilemem
Dünyaya geldiğimi de hatırlamıyorum.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hatırlarım

Hayat evre,evre sayfa,sayfa
Mecburi okunan bir kitaptır
İnsana bu sayfalar
Neleri öğretir
Neler, neler hatırlatır.

Bilinmezi,görünmezi
Sisli anıları,buğulu anları
Kırık dökük acılı günleri
İnsanı kendine gösteren aynaları
Unutulanları.
Yazarmış satır,satır

Karıştırıldık ça sayfalar
Okunduk ça satırlar
Hatırlatıverir benliğimi
Beni, seni, özlemlerimi
Seni ararım bilmeceler içinde
Ve,seni yaşarım caddelerde
Mısralara sıkışmış sözlerin gelir aklıma
Bekle gelirim deyişini hatırlarım
Sözcükler dökülürdü dilinden patı, patır

Hatırlarım gelmeyişini
Yıllarca bekleyişimi
İsyankar bir ruhla haykırırım
Özleyişimi

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hayallerde mutluluk ara

Asılsız söylentilere inanıp benden kaçtın
Beklide hayatımda bir hataydın bir suçtun
Gerçekleşmez arzuların peşinden koştun
Ayrılık neşterini sen vurdun umutlara
Ara şimdi hayallerde mutluluk ara

Bende her insan gibi isterdim sevilmemi
Hep beni suçlayıp ta savunmuşsun kendini
Oysaki mutlu mesut görmek isterdim seni
Kuru yaprak misali kapıldın rüzgarlara
Ara şimdi hayallerde mutluluk ara

Sen yaratın bu hüznü,sen sardın bu efkarı
Bahtıma güzü getirdin,çaldın benden baharı
Sen kararttın sen kurutun yeşeren umutları
Sevgiyi sen öldürdün sen gönderdin mezara
Ara şimdi hayallerde mutluk ara

Hiç özlem duymaz mısın terk ettiğin diyara
Hatırlar mısın beni sorar mısın dostlara
Dalgın,dalgın baktığın olur mu ki yollara
Göğemi değdi başın erdin mi bulutlara
Ara şimdi hayallerde mutluluk ara

Sakın bana acıma, acı kendin kendine
Ben bilmem ağlamayı üzülürüm sevgime
Bekleme yıkılmamı ayaktayım bak yine
Tek teselli kaynağın sarıl hıçkırıklara
Ara şimdi hayallerde mutluluk ara

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:22
Hayat böyle olmamalı

Yuvaları yıkanlar var
Zirvelere çıkanlar var
Boyunları bükenler var
Hayat böyle olmamalı

Düşünmez kimse,kimseyi
Gezde gör şehri köyü
Olura bıraktık her şeyi
Böylece bırakılmamalı

Ondan şuna yoktur fayda
Kim sokakta,kim sarayda
Kimi gecekondularda
Aç ve yoksul kalmamalı

Hakka tapanlarda vardır
Yapıp yıkanlarda vardır
Etek öpenlerde vardır
Meydan boş bırakılmamalı

Mağdur’i der bitmez yeter
Ne bağırlar yanar,tüter
Kimler kulak ardı eder
Söylenmeli susmamalı
emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:23
Hayat merdivenlerinden

Yeterim,kendime kendim
Sağanak yağmur’dum dindim
Bazen çıktım,bazen indim
Hayatın merdivenlerinden.

Bin türlü derde sokuldum
Acı ateşinde yakıldım
Feleğin elinde yok oldum
Vurdu beni can evimden.

İnsan, vefasız oluyor
Herkes bir şeyler biliyor
Bilinenler söylenmiyor
Tiksindim gördüklerimden.

Ben dostlukta yara gördüm
Dost pazarına can sürdüm
Aldatıldım zarar gördüm
Sevgimi verdiklerimden.

Hürmetkar olayım dedim
Ve böyle kalayım dedim
Birazda şefkat beklerdim
Saygı gösterdiklerimden.

Cahil kafa fenersizdir
Görmeyen gözler fersizdir
Karşılık ummak yersizdir
Hal hatır sorduklarımdan.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:23
Hayat sokaklarında

Dolaştım hayatın sokaklarında
Geleni, gideni, ayırtamadım.
Dikenli yollarda, yol aldığımda
Efkardan kendimi sıyıramadım.

Elim boş,gönlüm boş, hayatım bomboş
Meyhaneler demli, ışıkları loş
Sokaklar karanlık, şehirler bomboş
Kimseyi yanıma çağıramadım.

Bir virane şehir gibi hayatım
Sönük umutlarım,karanlık bahtım
Kavuşmaktı bir gün ışığa, ahtım
Lambamı, gaz ile dolduramadım.

Ben, sadece karanlıkta kalmadım
Dünyamı yıkmışlar, anlayamadım
Virane bir şehrin baykuşu oldum
Kendi ötüşümle avunamadım.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:23
Hayat yaşarken yaşanmalı

Hayat sorunları ile güzeldir
Zorluklar düşünmeye zorlar insanı
Zorluklar insanı yüceltir
Zorlukları yenmek gerek
Yenmek için çaba gerekir
Emek gerekir.
Hayat her yönü ile güzeldir
Acısıyla,tatlısıyla
Derdiyle,kederiyle
Sevinciyle neşesiyle
Hülasa her şeyi ile güzeldir hayat

Yaşarken, yaşamamak olmaz
Acılar yaşanmasa
Sevincin anlamı kalmazdı.
Hayat,yaşarken yaşanmalı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:23
Hayata tutundum senin sayende

Karanlık gecede sisli yaşamda
Güneşim sen oldun ay’ım sen oldun
Hayata tutundum senin sayende
Ekmeğim,aşım,suyum sen oldun

Ne kurulan hayal nede düşüm ben
Duygudan yoksunum san ki taşım ben
Yurtsuz yuvasızım göçmen kuşum ben
Memleketim sen, köyüm sen oldun

Sensizlik gönlümde kanayan yara
Seni arıyorum hep sora,sora
Sevdiklerim bakmasınlar kusura
Annem,babam halam dayım sen oldun

Bir,bir ayrılmışım sevdiklerimden
Bir senden çektim bir kaderimden
Şu yalan dünyanın nimetlerinden
Hakkıma düşen payım sen oldum

Sen oldun sen hayatımda akışım
Sen oldun sen bahtımdaki yağışım
Sen oldun sen eriyerek akışım
Nehirim ırmağım çayım sen oldun

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:23
Hayatın cilvesi

Bir ışık söküp atsa karamsarlığı mı
Bir şefkat hatırlatsa insanlığımı
Bir demet sevgi sunsa,insanlar insanlara
Sancılı yarınların merhemi olsa sevi
Güzele ulaşmak olsa ihtirasın amacı
Vicdanın tartısında dengelense kefeler
İşte o zaman
Söz edebilirim insanlıktan,insan olmaktan
Gururlanarak,övünerek.

Bir sağlam bilinç ile frenlense arzular
Omuzlarda severek taşınsa sorumluluk
Herkes kendine düşeni eksiksiz yapsa
Yasalara,yasakları koymaya gerek olmasa
Beşikten mezara,onurlu kalında
Ne lüzum var mahkemelere
Zabıtaya ne gerek.

Mutluluğu bir anda siliverir göz yaşları
Sevgiyi ortadan kaldırıverir bir çirkin söz
Bir ömür ızdırap kusturur bir yanlış hareket
Hepsinin sebebidir bir anlık sinir
Bir anlık öfke
Ve
Sonunda faydasız pişmanlık
Hayatın cilvesi denen şey
Bu olsa gerek.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:24
Hayatın yolları yokuş

Ben hep aş peşinde,iş peşindeyim
Geldim gidiyorum kırk yaşımdayım
Gurbetin düzünde tek başıma yım
Hayatın yolları yokuş düz değil

Hayat ateşinde yanar olmuşum
Gece,gündüz ağlar pınar olmuşum
Feleğin çarkında döner olmuşum
Aşıma zehir katılır, tuz değil

Ülkemde ağalar beylerim mevcut
Şehirlerimiz var,köylerim mevcut
Dünyayı gezecek raylarım mevcut
Yolarlımı çığ kapatmış yaz değil

Sabreyledim,sabır taştı gidiyor
Gayri aklım,fikrim şaştı gidiyor
Dertlerim dağları aştı gidiyor
Uğradığım ihanetler az değil

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:24
Hayatta şevkmi kaldı ki

Sabah neşeliyim işe giderken
Akşam bir yığın dert eve gelirken
Yine bu gün olmadı ki gereken
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Hakkını ararsan, yeter sus derler
Fazla söz söylersen, kısa kes derler
Ben haklıyım dersen, şansa küs derler
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Derdin nedir diye hal soran olmaz
Yaralansan gelip saran bulunmaz
Boşadır figanım kimse aldırmaz
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Kanunun tatbiki hep sözde kalır
Rahat bir yer kapan, hep taktir alır
Bize de idari cezalar kalır
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Şikayetçi olsan hemen küserler
Yalan,dolan nafakanı keserler
İkide bir beğenmezsen git derler
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Onlara kim diyor, gururları kır
Efkar makinesi dert çulu dokur
Üzülsen de imam bildiğini okur
Bizde umut,güven, şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Mesleğim çok yüce onlar olmasa
Kalpler kırılmasa,bunlar olmasa
Zamansız hayata sonlar olmasa
Bizde umut,güven,şevk mi kalır ki
Bölesi hayatta, zevk mi kalır ki

Yusuf Değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:24
Haydi git

Çakan şimşek oluverdi ilk kıvılcım
Bakışından gözlerime sıçradı
Aktı yüreğimin derinliğine
Doluverdi boş rüyalar
Kurak hayaller yeşerdi
Bunca sevgiye rağmen hep kaçtım
Hep uzaklaştım senden
Arzulu bakamadım gözlerine
Sevecen tutmadım ellerini
Sevdiğimi söyleyemedim.

Çekindim belki de
Belki de terslenmekten korktum
Beni sevemeyeceğini düşündüm
Ve dedim ki
Haydi git
Giderken el sallamamı bekleme benden.

Sen kuş cıvıltılarıyla ilgilendin
Ben çiçekleri derdim
Buket, buket sana verdim
Deme sakın tutkularından habersizdim
Seni ölesiye sevdim.
Haydi git
Giderken el sallamamı bekleme benden.

Hataydı biliyorum
Hataydı sevgimi haykırmayışım
Dal budak saldın gönlüne
Gönül ile dertdaşım
Seni hapsetmişim gölüme
Tüm kapıları kapatmışım
Sen gönlümde mahkumsun
Bense tutsağım aşka
Haydi git
Giderken el sallamamı bekleme benden.

Yaşarım dönersin umuduyla
Ömrüme ömür eklerim
Yılları iple çekerim
Dönmeni beklerim.
Gözlerine baka,baka
Sevdiğimi söylerim
Haydi git
Giderken el sallamamı bekleme
Bekleme seni unutmamı benden

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:24
Hazırım

İlk verdiğim cevabım son cevabım olacak
Yar olarak koynuna girmek için hazırım
Bu dünyada tek sana gönlüm açık kalacak
Seninle mutluluğa ermek için hazırım

Aracılar babamı ikna edemezlerse
Geldiğimde annenler geri git demezlerse
Şefkatle kucak açıp hoş geldiniz derlerse
Yuvamızı beraber kurmak için hazırım

Şayet istemezlerse derlerle ki defol
Babanlara dermisin ayrılmak değil basit
Eğer fikrin kaçmaksa bu akşam çok müsait
Yolumuzu dağlara vurmak için hazırım

Bir kinin yasağını kırmak istiyorum ben
Sevmişim muradıma ermek istiyorum ben
Mutluluk meyvesini görmek istiyorum ben
Doğacak yavrumuzu sarmak için hazırım

Büyükler olmaz diye her gün karar alsa da
Hasret burnuma tütse gurbet acı gelse de
Bu sevdanın sonu bize ölüm olsa da
Bu uğurda canımı vermek için hazırım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Hedefimiz gayemiz

Sevgi bahçesinin koncalarını
Dermek bizim hedefimiz olmalı.
Nesline mutluluk umutlarını
Vermek bizim hedefimiz gayemiz

İktisatla artırılır erimler
Döviz olur üretilen ürünler
Aydınlık sevinçli mutlu yarınlar
Sunmak bizim hedefimiz gayemiz

Tasarruf erdirir bizi kemale
Sağlam bir yapıya sağlam temele
Varılması zor sanılan emele
Ermek bizim hedefimiz gayemiz

Çalışarak yaratırız bolluğu
Yok ederiz yuvada ki yokluğu
Yokluğun verdiği umutsuzluğu
Kırmak bizim hedefimiz gayemiz

Kazanç çalışanın eti kemiği
İş emek artırır verimliliği
Yurdun her yerimde ağır sanayi
Kurmak bizim hedefimiz gayemiz

Akar suyla dinamolar döndüğün
Karanlık kentlerin aydınlandığın
Şu canavar enflasyonun indiğin
Görmek bizim hedefimiz gayemiz

Doğsun ufkumuzda umut güneşi
Okulla donansın ülkemin döşü
Cahil kafalarda ilim ateşi
Olmak bizim hedefimiz gayemiz

Mağdur-i der gerçek böyle biline
Uyarsak tasarruf tedbirlerine
Minnetle uzanan namert eline
Vurmak bizim hedefimiz gayemiz

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Her akşam

Rüzgar şöyle hışır,hışır esince
Uçan kuşlar ötüşmeyi kesince
Güneş çöküp karanlıklar basınca
Yüreğime hüzün dolar her akşam

Sanki, seni görüyorum gölgemde
Bir gariplik hissederim ben,bende
Sokak lambaları yandığı anda
Hayalime yüzün dolar her akşam.

Akşam olur, ben sahile inerim
Seni düşünerek geçer günlerim
Suya bakar ve denizi dinlerim
Kulağıma sözün dolar her akşam.

Ayırtmak zor, her şey karmakarışık
Vefasız diyemem,olmuşum aşık
Sanki,bakışların saçıyor ışık
Gözlerime gözün dolar her akşam.

Yokluğuna isyan eder kızarım
Bu yazgıyı, bilmem nasıl bozarım
Seni düşünerek şiir yazarım
Mısralara vezin dolar her akşam.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Her gece

Sensizliği yaşadım uykusuz gecelerde
Gözlerim aradı seni,seni andım her gece
Durmadan resmini çizdim,gözlerin gözlerimde
Resminde bakışına daldım,kaldım her gece

Gönül seni arzular seni bulmak isterim
Ben sevdana esirim senle olmak isterim
Yerini bilebilsem hemen gelmek isterim
Bitsin artık bu hasret sana yandım her gece

Perişan bir haldeyim,ağlarım sessiz,sessiz
Yalnızlığı yenmeyi beceremedim sensiz
Sen bana oksijensin,yaşanmaz oksijensiz
İçime çeke,çeke nefes aldım her gece

Aşkın ruhumu sardı sen benim kanımdasın
Her nereye gittiysem,orada sende varsın
Hayalimden çıkmazsın,rüyalarda yaşarsın
Ne zaman kapı çalsa geldi sandım her gece

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Her kadehim de

Bir zamanlar sana koşardım
Her şeyi senle yaşardım
Kitaplarım isimlerinle
Albümümde resimlerin olsum isterdim
Her Perşembe akşamını
İple çekerdim
Ümitle beklerdim.

Beklediğim bir Perşembe akşamında
Akrep dönemez olmuştu ekseninde
Zaman durmuştu yerinde
Önce hafif bir kırmızılık sardı Ankara’yı
Ufuk yavaş,yavaş benimsedi karayı
Bir haber söyler gibi.
Mehtap bambaşka renk almıştı
Bir şeyler gizler gibi.
Rüzgar hışır, hışır esiyordu
Gelmeyecek der gibi.

Kapılıverdim o akşamın hüznüne
Çölde susamışçasına içkiye koştum
Seni unutmak için şişelerle boğuştum
Çatlak kadehte,yarım şişede seni aradım
Artık içkilere verdim gönlümü
Şişeler yaldızlığıma ortak evimde
Düşkün dostu meyhanelerde yaşayacağım
Bitirinceye kadar seni meze yapacağım
Seni içeceğim her kadehimde

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Her şeyimsin

Gel benim dert ortağım
Gel benim bahçem bağım
Derdim,gamım efkarım
Bir tanecik karım.

Bilir misin bana nesin,neyimsin
Sen benim her şeyimsin
Ayaklarıma yol
Ciğerlerime oksijensin.
Çocukluğumda kardeşim
Sokakta arkadaşım
Uykuda düşüm
Yatakta eşimsin.

Hülyalarımın gerçeği
Soframın ekmeği,yemeği
Yemeğimin tuzu, biberisin.

Oğlum,kızım, gelinim
Acım,kederim,elemim
Neşem,coşkum,eğlencelerim
Hayata bağlayan bağımsın.

Efkarlı anımda dert ortağım
Tarlam bahçem bağımsın.
Bağımda yemişimsin meyvemsin
Her yerde benimlesin.

Ciğerimin nefesi
Kulaklarımın sesi
Çocuğumun annesi
Gerçeğimin simgesi
Acılarımın öfkesisin.
Yaşama hevesimsin.

Yarım şişem,kırık kadehim
Suyum,şerbetim,zehrim
Sevincim,üzüntüm,kahrım
Zulmüm,ölümüm,azrailim
Tutan elim,konuşan dilim
Sensin benim vebalim
Sen bendesin benimlesin
Sen benim her şeyimsin.

yusuf değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Her yerde seni aradım

Her şeyimle sevmiştim
Bilmem neden terk ettin
Zor geldi bu ayrılık
Bir elvedasız gittin

Kadehlerde
Boş rakı şişelerinde
Şarapla kirlenmiş masalarda
Saadetini bulamadım
Her yerde seni aradım.
89
Göz yaşı birikintilerimde
Falına baktım.
Kan dolaşan damarlarımda
Dolaştırdım.
Bir beste yaptım hıçkırıklardan
Hep onu dinledim.

Aşkını bestelere kattım
Deli dediler.
Bazı zamanlar coştum
Uyanık dediler.
Ağladım
Biçare dediler.
İnledim
Garip dediler.
Yas tuttum
Naçar dediler.
İsmini meze yaptım içkilerime
Ayyaş dediler.
İpsiz,sapsız berduş dediler.
Umulmadık yerlerde
En köhne köşelerde
En ücra illerde
Seni aradım seni sordum
Görmedik dediler
Söylemediler

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:25
Herkes ettiğini biçer

Nesi tatlıdır ki yalan dünyanın
Doğarken, sancıyı analar çeker
Bir nefeslik ömrü vardır insanın
Ölünce, kalanlar gözyaşı döker

Bir adımdır,doğum,ölüm arası
Ana,baba,oğul,kızı,karısı
Hep aynı meçhule gider gerisi
İlahi taktire boynunu büker

Hal böyle olunca ihtiras niçin
Kim,kime çalışır ve kimin için
Doğun,yaşayın sonrada göçün
Kötülükler güzellikleri yıkar

Dünya bize bir imtihan salonu
Burda dener Tanrı aciz kulunu
Mağdur’i sen ki, doğru çiz yolunu
Her insan kendi ektiğin biçer

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Herkes yaslı

Gezdim diyar, diyar,bucak,bucak ben
Hiçbir yerde mutlu insan görmedim.
Her kime söz etsem çektiklerimden
Dert deryası oldu,derman görmedim.

Ağladım yaşıma,yaş katan oldu
Dost dedim, başıma taş atan oldu
Aklını bedava satan bulundu
Dertlerime deva olan görmedim.

Her kime dert taşım desem kül oldu
Deşti kebir gibi yandı, çöl oldu
Bu yalan dünyada dertli bol oldu
Şen,şakrak yaşayan insan görmedim.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hey gidi adalet hey

Düşmüştür gurbete
İşsizdir, aşsızdır, parasızdır
Günlerce aç kalmıştır, uyumamıştır
Garip bir ekmek çalsa bir fırından
8 yıl ceza alır.
bir banker ekranlarda haykırarak
Ülkeyi dolandırsa
Borcu devlete kalır.

Bir memur dedikodulara karışsa
İlden ile sürülür
Bir bürokrat devleti yutsa
Makam mevki verilir
Vay anam vay
Say anam say
Çalan hırsız olur adalet önünde
Dolandıran arsız
Soyan ise bey
Hey gidi adalet hey.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hıçkırarak

Bahtım tersine dönmüş,dünya da dönsün
Denizlerdeki sular karalara yürüsün

Viran olsun bu dünya,yeni dünya kurulsun
Çekintiler silinsin,tüm acılar yok olsun

Ayrılık bağrımda uyuyan bir hicran yarasıyken
Göz yaşlarım bir fırtınalı deniz dalgasıyken

Yüreğim çölde kalmış,su yoksa,buzu bulsun
Artık kızgın çöller buz tutmuş bir deniz olsun

Ulu Tanrım bilirim asla dediğim olmaz
Kara bahtın üstüne, güneşler neden doğmaz

Ölmeliyim Allah’ım,aldır artık canımı
Fakat, yalan dünyada yaşat benim şanımı

Bir mecnun hayatını, reva gördüler bana
Çöllerde ağlıyorum,hıçkırıp kana,kana

Doğruyu bilen yok,ya Rab sen bari söyle
Hıçkırarak bu hayat,sona erer mi? böyle

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hiç olur mu

Bir dostuma rastlamış selam söyle demişsin
Unutmadım diyerek sevgini belirtmişsin
Beni gördüğün yerde ürperip titremişsin
Seven insan,seven kalbi kırabilir mi ki hiç

Ruhumsun içimdesin damarımda kan gibi
Ben sevginle yaşarım tenimdeki can gibi
Gönlüm sana ayrılmış göremem yaban gibi
Kollarım başkasını sarabilir mi ki hiç

Gülüşüne hayrandım gözlerini özledim
Dudağını dilini sözlerini özledim
Güldüğünde gamzeleşen yüzlerini izledim
Göz senden başkasını görebilir mi ki hiç

Hiç çıkmadın aklımdan kalbimde yaşıyorsun
Nere gitsem gölgemsin benle dolaşıyorsun
Gece rüyalarıma girip oynaşıyorsun
Gönlüme senden başkası girebilir mi ki hiç

Ben sana adanmışım, iste kurban olayım
Yoluna baş koymuşum öl de hemen öleyim
Veya nerdeysen çağır, koşa,koşa geleyim
Yolumuza engeller durabilir mi ki hiç

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hizmet ederdim

Keşke geri dönsem köye
Gark olsam toprağa,suya
İnsanlığa doya,doya
Hizmet eder yorulmazdım

Olanlara şaşırmasam
Menfaate satılmasam
Bir kenara itilmesem
Hizmet eder,kırılmazdım

Değerimi anlasalar
Taktirle,el uzatsalar
Birazcıkta şevk katsalar
Hizmet eder,darılmazdım

Terime değer verseler
Hep iş başında görseler
Bir kez aferin deseler
Hizmet eder,zor olmazdım

Hissi davranış olmasa
Moralimiz bozulmasa
Sicilim karalanmasa
Hizmet eder,zar olmazdım

Eserlere eser katsam
İşimin başında yatsam
Atamın yolunu tutsam
Hizmet eder, sır olmazdım

Beklentilerim olmadı
Bitti,güvenim kalmadı
Basiretimde bağlandı
Hizmet eder,kör olmazdım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hor bakışlı gözlere hedef olmayayım

Bir gün beni sileceksen zihninden
Sevgi yüklü gönlünden söküp atacaksan
Aklından terk etmeyi geçiriyorsan
Önceden haber ver, olur mu
Böyle bir günde bile
Sana ihtiyacım olacak.

Eğer yoksun kalacaksam sevginden
Şayet ayrı yaşayacaksam
Senden ayrı kalacaksam
Bir şişe kezzap temin edeceğim
İnadına sarhoş olacağım içerek
Sökmeye çalışacağım seni yüreğimden.
Biliyorum beceremeyeceğim
Yüreğimin derinliklerine gömeceğim
Ellerinle vücuduma dök kezzap’ı diyeceğim.
Senin gözlerinden
Yanışımın seyrini isteyeceğim

İstiyorum ki beni kimse tanımasın
Sen bakmazsan sevgi dolu bakışlarla
Herkes nefretle baksın
İstiyorum ki yok olayım
Hor bakışlı gözlere hedef olmayayım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:26
Hoş geldin kızım

Hoş geldin Dünyaya kızım
Dünya dedim de, düşünüyorum
Geldiğine seviniyorum.
Kurban edilen kızlar geliyor aklıma
Sana yarın neler getirecek bilemiyorum.

Menfaatlere kurban edilen kızları
Duyuyorum.
Biliyorum,görüyorum
Ne gibi tedbirler almalıyım?
Seni nasıl korumalıyım?
Bilemiyorum.

Çırpınmalar
Gayret etmeler, kötülüğü gidermiyor
Caddeler,sokaklar şahit
Tanıklık edemiyor.

Susarsa tabiat
Saklarsa insanlık
Nasıl ispat edilecek
Yarın neler getirecek
Yarını kim bilecek.

Büyüyüp serpileceksin
İnsanları göreceksin
İyiyi, güzeli, seçeceksin
Kötüden,kötülükten, kaçacaksın
Böyle mutlu olacaksın
Kurulan tuzaklardan.böyle kurtulacaksın

İnsanlığı tanıtmadın diye suçlama beni
En iyi şekilde yetiştireceğim seni
Kötülüklerden korun
Uçurum başına gitme
Kötülük nerden gelir
Kim getirir bilinmez ki

Sezgilerine güven,
kendine güven
Hoş geldin kızım
Kızın beni sevindiren.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
Huzursuz bir yuvada

huzursuz bir yuvada sevginin yokluğu
Ölüme kucak açmış bir hasta aşk
Altı gözün yaşları
İki kalbin hüsranı var.

Huzursuz bir yuvada
Bir ana,bir baba
Birde günahsız yavru
Üç kişinin kaderi
karanlıktalar.

Huzursuz bir yuvada
Yaşamak lime,lime
Umut hayat cenderesinde
Bir yuvanın meçhule gidişini.
Hatırlamaktalar

Huzursuz bir yuvada
Sevgiden yana, iç içe iki kalp
Yılan yüzü gibi bir soğukluk
Yok olan mutluluk
Tatsız olan bir hayat
İki gönlün hicranı yatar

Huzursuz bir yuvada
Büyük gözlerin yaşına bakan
Küçük iki göz
Yarısı babanın yarısı annenin olan
Öksüzler ağlamaktalar

Huzursuz bir yuvada
Bir erkek, bir dişi
Her birinin bir gidişi
Ayrı bir düşünüşü var
Mutluluğun hüsrana dönüşü var.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
Huzuru kurşunlar biçer insanlık

Dünyaya gözünü açtı açalı
Zamanı arşınlar,ölçer insanlık.
Nifak tohumunu,saçtı saçalı
Huzuru kurşunlar,biçer insanlık.

Kul ceza veriyor,Tanrı kuluna
İnsan musallattır,insan oğluna
Doymak bilmez ihtiraslar uğruna
Doğrudan,dürüstten kaçar insanlık.

Eşit doğduk,eşit yaşansın dersek
Dünyadan bir sevgi taşınsın dersek
Doğruluk nuru ile ışınsın dersek
Neden? karanlığı seçer insanlık.

Ezilip toz olur, bir harman gibi
Bir şeyler bulmalı,bir derman gibi
Gün olur, anısız bir zaman gibi
Yok olur, ortadan göçer insanlık.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
Hürriyet

Seni seviyorum hürriyet
Seninde sevmeni bekliyorum
Sevgi ile yaşamak istiyorum
Ne zaman ölüm gelse aklıma
Tanrıya, ikimiz için yalvarıyorum
Bizi,bize bağışla Allah’ ım diyorum.
Anla seni seviyorum
Sensiz edemiyorum.

Beni sevdiğince yaşayacağım
Adeta tapacağım sana
Sevmediğince kahrolacağım
Karşılıksız sevginin uğruna
Mahşere kadar sana bağlı kalacağım
Hürriyet,hürriyet diye haykıracağım

emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
Hüsran

Bela
Örümcek olmuş beynimde
Ağ örmüş her yanıma
Sarmaşık olmuş çevremde
Sarmış beni dolam,dolam.

Umut
Gün batımları gibi kara
Söndü, sönecek son ışıltı
Çile katarına yenileri eklenmekte
Feryadım arşa yükselmekte
Bulutları delmekte buram,buram.

Acılar
Benliğimi kemiren fare
Ben acılara yem olan biçare
Saçılmışım sere serpe
Saçılmışım harman,harman.

Duygu
Dumura uğramış
Ciğerim acıların ateşinde dağlı
Gözler çekintileri anlatır ağlamaklı
Gerçekler, suskun bakışlar içinde saklı
Yasaklar, söylemeye engeldir
Engeldir baskılar kuram,kuram.

Keder
Tıklım,tıklım doldurmuş içimi
Bumudur Hayatın şekli,biçimi
Diyenler olmadı günahımı,suçumu
Yaşıyorum hüsran,hüsran.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
İçersen bir müddet

İçersen bir müddet bu meyhanede
Ağarır saçların birkaç senede
Ayrılmak zor olur buradan yinede
İçinde hicranın olduktan sonra

Yalpa vura,vura çıkarsın buradan
Sıyrılırsın kin,ihtiras gururdan
Ayrılırsın yaranından dostundan
Bura sana mesken olduktan sonra

Çoğalsa da sana hor bakan gözler
Bükülse de belin tutmasa dizler
Şahsına söylenen kusurlu sözler
Duyulmaz sen sarhoş olduktan sonra

Görünmez gözüne evin,ocağın
Dertlerin olsa da hem yığın,yığın
Boşaldıkça şarap dolu bardağın
Fark etmez meyhanen olduktan sonra

Şimden sonra sen meyhane kuşusun
Bir duble atınca beysin, paşasın
Sen her meyhanede temel taşısın
Yaşama zevkinden yıldıktan sonra

Çektiğin çiledir,tuttuğun yastır
Her meyhane kuşu bahtına küstür
Meyhaneyle,insan en sadık dosttur
Felek darbesini vurduktan sonra
21-4-1970
Yusuf değirmenci emekli emn. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
İçler acısı

Amerika füze yapmış gidiyor aya
Araştırma çoktan çıkmış fezaya
İşçiler gönderdik biz Avrupa ya
Gurbette halimiz içle acısı.

Sanayide Japonlar çok leri
Dile destan fransız devrimleri
Azımla değiştirdi İsrail kaderini
Şu bizim halimiz içler acısı.

Amerika da ırk kavgası bittide
Afrika hürriyet ilan etti de
Koltuk kavgaları bitmedi biz de
Siyasi tablomuz içler acısı.

Avrupa da hep kanunlar hakimdir
Bütün Avrupalı kanunu bilir
Biz de rüşvet, torpil hep geçerlidir
Torpilsizin hali içler acısı.

Amerika çalışmakla yorulur
Avrupa’nın eti terle yoğrulur
Bizde dayın varsa işin görülür
Arkasızın hali içler acısı.

İkramiye oldu milyon liralar
Apartman katları ve de villalar
Vatandaş perişan iş ve aş arar
İş,aşsızın hali içler acısı.

Zenginler hep hayatından memnundur
Aşları bal, yağ dır, fakirin undur
Zengin otoludur, fakir yaya yorulur
Yoksulunda hali içler acısı.

Bu böyle yürümez aman kardeşler
El ele verelim bulalım işler
Doğsun ufkumuzda parlak güneşler
Işıksızın hali içler acısı.

Değirmenci der ki kör gitmeyelim
Her işi meclise terk etmeyelim
Hükümet iş yapsın biz isteyelim
Meclisinde hali içler acısı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:27
İdamlık mahkuma

İdam sehpasına yol alan çocuk
Deme ki, bu işi hakimler yaptı.
Suç gönlüne yuva yapmadan önce
Seni bu ateşe,de, kimler attı?

Bir şahsa, bir zarar, açmadan önce
Vicdan duvarını, geçmeden önce
Bu yolu kendine, seçmeden önce
Seni kim kandırdı,kim ikna etti?

Suçlu sen değilsin, cezası senin
Suçsa, seni bu batağa itenin
Var mı? şimdi elinden bir tutanın
Kim çekti batağa,yada kim itti?

Demezsin, cezasız kalırlar diye
İspatsız iddia, gülerler diye
Güçlüyle, beraber olurlar diye
Kim pazarlık yaptı,seni kim sattı?

Belki, böyle düşünmekte haklısın
Dök derdini, gerçek gizli kalmasın
Vicdanı olanlar, bundan ders alsın
Nerde o güçlüler, hani ne yaptı?

Onlar, tutar yağlı ballı köşeler
Mahkum olur senin gibi maşalar
Yanan,yanar, yakanlarda neşeler
Temiz vicdanları rahatsız etti

Sen konuş ki, herkes gerçeği bilsin
Yetkililer, sorunlara eğilsin
Şunu bil ki, son kurban, sen değilsin
Seni, çıkarına kim kurban etti?

Mağdur’i diyor ki dertler taşıyor
Oldu bittilere, fikrim şaşıyor
Deme bu sorunlar bizi aşıyor
Seni, bu ateşe, de, kimler attı

Yusuf değirmenci
emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:28
İdeal kutsaldır

Tarla yeşerince
Birde, başak verince güzeldir
İnsan sevince
Birde, sevilince mutludur.

Bilgi öğrenilince
İş becerilince
Maharet gösterilince güzeldir.

Kıymet değerlenince
Hizmet fark edilince
Zahmet çekilince değerlidir.

Hürriyet kazanılınca
Vatan kurtarılınca
İdeal ise
Uğruna ölününce kutsaldır

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:28
İhtiras mikrobu

Nasıl bulaştı bize,şu ihtiras mikrobu
Nerden ithal edildi,herkes çıkarcı oldu
Veba salgını gibi,girdi sadı yurdumu
Yok etti insanlığı,yedi,yedi bitirdi

Kimsini eyledi, şımarık bir madrabaz
Kimisi etkilendi,oldu yontulmaz yobaz
Kimisi aç gözlüdür,dünyayı yutsa doymaz
Tertemiz duyguların üzerine oturdu

Ar, saf dışı edildi,herkes alıştırıldı
Gençlik bir biri ile neden dalaştırıldı
Menfaatler uğruna birde savaştırıldı
Huzursuzluk ülkemi batırdıkça batırdı

İnsanlar ne bilsin ki,yüzü ak,içi kara
Arzuları olmasa hemen sarılır zora
Ona çok tatlı gelen o haram lokmalara
Her kim koşuyor ise o payını artırdı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:28
İhtiyacım var

Bir altın kafeste tutsak bülbülüm
Goncana gülüne ihtiyacım var
Sensizlik yaşamak değil bir zülum
Senin her haline ihtiyacım var

Karanlık dünyama ışık ol yeter
Umut yuvasına eşik ol yeter
Uyanan sevdama beşik ol yeter
Sallayan eline ihtiyacım var

Beni yarı yolda bırakamazsın
Seni seven beni unutamazsın
Teklifime cevap sükut olmasın
Evetli diline ihtiyacım var

Yaralı bir kuşum uçamıyorum
Sana bağlanmışım kaçamıyorum
İçimden geçeni açamıyorum
Konacak dalına ihtiyacım var

Arım da sen varsın,sen vakarım da
Yaralı ceylanım dağ başların da
Esintini duysam şakaklarımda
Okşayan yeline ihtiyacım var

Çaresizlik canımı çok sıkıyor
Dumansız ateşin beni yakıyor
Boş kollarım özlemini çekiyor
Sarmaya beline ihtiyacım var

Çağırsan peşinden koşar giderim
Her gün bu yarayı deşer giderim
Bir dipsiz kuyuya düşer giderim
Uzanan eline ihtiyacım var

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:28
İki kadın arası

Nerden çıktın karşıma,melek misin perimi
Donattın düşlerimi süsledin hayalimi
İkide bir başıma kakma evliliğimi
Lakin elimde değil senide seviyorum

Nerede karşılaşsak gözlerine bakamam
Bir sevdanın uğruna bir yuvayı yıkamam
Bir gönlümde iki yar içinden de çıkamam
Amma elimde değil senide seviyorum

Huzursuzluk zehirdir içmek istemiyorum
Sorunları yarattım kaçmak istemiyorum
Hem yuvamdan hem senden geçmek istemiyorum
İnan elimde değil senide seviyorum

Bu sevda volkanında yandığımı bir bilsen
İki aşk arasında kaldığımı bir bilsen
İki ara,bir dere boğulduğumu bilsen
Fakat elimde değil senide seviyorum

Öyle acze düştüm ki,hiçbir karar veremem
Bir gönülden çıkarak diğerine giremem
Senden de vaz geçemem,evde de söyleyemem
Çünkü elimde değil senide seviyorum

Bir ızdırap çukuru iki kadın arası
Çekilmesi zor acı iki gönül yarası
Sen gönül meleğimsin eşim evlat anası
İşte eilmde değil senide seviyorum

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:28
İmanlı inançlı kulu özledim

Derdim alev oldu,sarılıp yandım
Dumanı özledim, külü özledim.
Yıllar yılı ağlamaktan usandım
Gülmeyi özledim,gülü özledim.

Bir selam verilmez,hatır sorulmaz
Çaresizlik bataklığı kurumaz
Kimse şefkat ile başım okşamaz
Şefkatle uzanan eli özledim.

İnsanlar mı katı,hayat mı zalim
Beni anlatmaya yetmiyor dilim
Nereye uzansam boş kaldı elim
Bir tutunabilecek dalı özledim.

Sevgi bahçesinde yetişse sevi
Devirmek zor öfke denen bu devi
Gücümü yitirdim,olamam kavi
Geçmişteki mutlu hal’i özledim.

Hayat starında yarışım yarı
Çevremde vızıldar zehirli arı
Atamadım içimdeki efkarı
Eski dostu,eski yari özledim.

Gündüzlerim gece,gecelerim yok
Cümleler kuramam hecelerim yok
Bir pamuk prensim cücelerim yok
Gayrı gelse,mutlu sonu özledim.

Büyüklerden sevgi,şefkat görmedim
Hatalı bulundum hep tekmelendim
Güler yüz görmedim,sevgi dermedim
Vurulan ayakta nalı özledim.

İtler ısırsaydı,tepseydi atlar
Olmasaydı, yalan dolu vaatler
Dönmeseydi kuyu kazan dolaplar
Meçhule uzanan,yolu özledim.

Yaşamın cefası yıldırdı beni
Sanmayın ki biri kaldırdı beni
Daha yaşar iken öldürdü beni
İnanın ki Azrail’i özledim.

Boşa medet umdum hin oğlu hinden
Bilmem ders mi aldı,şeytandan, cinden
Sıyrılması zordur garazdan,kinden
İmanlı,inançlı kulu özledim.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:29
İmkansız

Oturup yerleştin gönül köşküne
Seni ondan söküp atmam imkansız
Sevda sarayımın tapusu sende
Onu başkasına satmam imkansız

Oksijenim sensin nefes alıp verirsem
Bulutlara binsem göğe yükselsem
Yakan güneşimsin yanına gelsem
Uzanıp elini tutmam imkansız

Sana yolculuğu edemem tehir
Seninle çekilir en acı kahır
Ayrılık,umudu öldüren kahır
Altın tasta sunsan yutmam imkansız

Göz göze bakışıp işmar atmadan
Elini tutmadan aşkı tatmadan
Ayrılamam seni alp gitmeden
Sensiz buralardan gitmem imkansız

Şair Yusuf Değirmenci

uA_MuRaT
28-07-08, 21:29
güzel çalışma kanka emeğine sağlık

Serzeniş
28-07-08, 21:29
İnanca gölge

Sarsılır yok olur,güven duygusu
Amaç başka araç başka olurca
Kalmaz gönüllerde Allah korkusu
İnsan nefsi haramdan tat alınca

Çalıp çırpmasını maharet sayar
Nefsine yenilir,şeytana uyar
Kendini, inancın sahibi sayar
Çıkarcıya din bir kalkan olunca

Hak kabul eylesin ibadet eder
Herkese kıldığı namazı söyler
Müslüman’ım diye gönlünü eyler
İnançları sömürmeye gelince

Günahında sana,sevapta sana
Dini yanlış yorumlama sen bana
Bu kadar bağlıysan dine, imana
Önce yaptığını anlat insanca

Zamanında her cins pisliği yaptın
Helal kazancına,haramı kattın
Tövbekarım dedin kimi aldattın
Allah’ımı kandırırsın aklınca

Bir olsun isterdik özünle,sözün
Her zaman huzura,ak çıksın yüzün
Hakkını vermeden,yetim öksüzün
Hacca gitmek gölge eder inanca

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:29
İnanma

İnanma senin için içtiğimi söylerseler
Seni sevmediğimi söylerseler hiç
Seni anmadığımı söylerseler
Kanma,aldanma
Arzulamadığımı söylerseler
Hepsi yalan
İnanma.

İçiyor derseler
Yanıyor de geç
Ağlıyor derseler sevinçtendir de
Gülüyor derseler aptal de bana
Sensiz gülebildiğime
Asla inanma

İnim, inim inliyor diyecekler
Fırıl, fırıl döndüğümü söyleyecekler
Kapı, kapı dileniyor diyenler olacak sana
Birazcık saygın varsa aşka ve bana
Sakın ha söylenenlere inanma

Eğer bir gün dilenecek olursam
Sadece senin kapına gelirim
Senden,seni dilenirim
Başkasına inanma.
Yusuf DEĞİRMENCİ
EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:29
İnanmadın mı

Neden öfkelisin neden hırçınsın
Benden benliğimi sen almadın mı?
Sabredip bekledim sandım anlarsın
Seni sevdiğimi anlamadın mı?

Benliğimi bitirip de giderek
Umudumu götürüp de giderek
Efkarımı artırıp da giderek
Sevgiyi gönlümden sen çalmadın mı?

Hataydı pişmanım diyebilirsen
Yeniden başlayıp sevebilirsen
Çekinme hemen gel gelebilirsen
Hala sevdiğime inanmadın mı?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:30
İnanmanı kim istediki

Yolda bir dostuma selam vermişsin
Biraz kırgın,biraz kızgın beni eleştirmişsin
Tutamam göz yaşımı ağlıyorum demişsin
Senden ağlamanı kim istedi ki

O eski anılara yeniden değinmişsin
Dargın değilim demiş,barışmak istemişsin
İsterse bel bükerim yalvarırım demişsin
Senden yalvarmanı im istedi ki

Demişsin acı verdi bir tatlı aşk yerine
Demişsin boyun büktüm gülmeyen kaderime
İnanmıştım demişsin ona ve sözlerine
Senden inanmanı kim istedi ki

Geçer iken mazi gelmiş aklına
İmrenip bakmışsın akranlarına
Sızlanıp durmuşsun sen dostlarına
Senden sızlanmanı kim istedi ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:30
İnsan denen varlık

Nasıl anlatayım,ne söyleyeyim
İnsan denen o varlığın serini
Yaşanda, ölende de gizlidir
Tama olarak bilemem ki sırrını.

Kimisi çalışır kan ter içinde
Kiminin beyazlar düşmüş saçında
Ne gömlek sırtında,ne don kıçında
Kimi kaf dağında tutar burnunu.

Kan emmezler amma ter içenler var
İçinde çekilmez söz diyenler var
Ezeni de mevcut,ezilenler var
Kiminin, sıcak bir aş ısıtmamış karnını.

Yorulmaz,çalışır akıtır teri
Emek,emek yaratır her eseri
Tükenince gücü bitince feri
Evladına verir kendi yerini.

Ağalık soydan soya, kölelik düşkünlere
Zenginler villalara yoksullar kondulara
Hey insanlık bu gidişin sonu varır nereye
Böyle örnek olunmaz gelecek nesillere.

Yusuf Değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:30
İnsan çıkmaz insanlıktan

Mülkün cennet olsa ne olur
Ruhta huzur olmayınca
İnsan sorunla boğulur
İşler düzen almayınca.

Ben dizginlerim öfkeyi
Yersem dostlardan silleyi
Almam koltuğa kelleyi
Can burnuma gelmeyince.

Vicdansızdan,vakarsızdan
Şerefsizden ve arsızdan
Korkmak gerek hayasızdan
Durdurup susturulmayınca.

Hoşnut olmaz karanlıktan
Vaz geçilmez aydınlıktan
İnsan çıkmaz insanlıktan
Kırılıp,küstürülmeyince.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:30
İnsan olmanın bedeli

Biz nelerin kurbanıyız?
Öfkenin mi?
İhtirasın mı?
Kinin mi?
Nelere yenik düşmüşüz?
Entrikalara mı?
Yalanlara mı?
Riyalara mı?
Neden keder küpüdür sinemiz?
Niçin sabır taşı kesilmişiz?

Dış görünüşümüzü gören gıpta edecek
Bahtiyarlığımızdan bahsedecek
İç dünyamızı hiç bilmeyecek
Patlayan volkanları göremeyecek
Kasırgaları hissetmeyecek
Öğrenmekte istemeyecek
Duyarsızlıkla tıkalı kulaklar
Feryatları dinlemeyecek.

Bir deniz oluşmuş göz yaşlarından
İçine atmışız istikbalimizi
Kabullenmişiz yenilgimizi
Karartmışız sevgimiz
Vermeden mücadelemizi
Düşünmemişiz, geleceğimizi
Gelecek neslimizi.

Biliyorum horlanmak çok acı
Azarlanmak,
Dövülmek,
Sövülmek,
Acıdan da kahredici.
Birde sevdikleriniz tekmelerse sizi
Bitirir öz benliğinizi
Yüzünü çevirirse
Hangi sıcak ilgi bastırabilir öfkenizi.

Ruhumda fırtınalar esiyor
Anlamı yok yaşamın
Yaşama nokta koyası geliyor insanın
Tüküreyim içine dünyanın
Bedeli bumu olmalıydı
Bumu olmalıydı bedeli? insan olmanın.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:30
İnsana göremidir

Korkuların yarattığı güvensizlik
Güvensizliğin verdiği azap
İhtirasların söndürdüğü ocaklar
İçimizdeki rüzgarın yıkıntıları değimlidir?
Felaketin seslenişi değilse bu gidişat
Peki sizce nedir?
İntizarmıdır öfkemidir


Gırtlaklar da düğümlenen hıçkırık
Yanaklarda iz bırakan göz yaşı
Umuda uzana genç ellerin boşluğu
Boş bakışlardaki hüzün
Kötü bir gidişatın habercisi değilse nedir.
İhtirasmıdır kin midir

Güçsüzü güçlüye ezdiren orman kanunu
Hizmette kullanılmayan utanç
Çıkarlara hizmet eden yetki
Olumsuzlukların bozduğu moral
Yüreklere saplanan nefret okları
İç sızılarının bitirdiği benlik
İnsanlığa revamıdır.
insanlıkta yeri varmıdır

Sükutu konuşması gereken dilin
Yasaların güçünü yitirmesi
Yutkunması insanların yığın,yığın
Hegemonyası baş tacı edilen liderin
Orkestra gibi yönetilişi temsilcilerin
Kötü sonun başlangıcı değilse
Ne mana verilmelidir?
İnsanlık böylemidir

Bilgisizliğine uygulayıcının
Beceriksizliğine, bencilliğine yetkilinin
Har vurup harman savruluşuna vergilerin
Zirveler uğruna verilen ödünler
Cennet vatan, eşit düzen ninnileri
Kitleleri uyutma taktiği değilse
Ne denmelidir.
İnsanlığa ne söylenmelidir

Deva bulunmayışı dertlere
Sızlayan yaraya aranmayışı dermanın
Sevinçleri getirecek çarelerin yokluğu
Yazılmayışı kötülüğü yok edecek fermanın
Siyasi ağızlarda cevher oluşu yalanın
Yapılması gerekenin yapılmayışı
Olması gerekenin olmayışı
İnsana göre midir
İnsanlık böylemidi

yusuf değirmenci.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanca yaşama özlem

İnsanca yaşam özlemlerinde
Şehvete esir zavallı kız
İnsanlığın yokluğunu simgeleyen anıt o
İnsancıl duyguların sömürüsünü anlatan dil
Tellalların, kadın pazarında ki sermayesi
Para ve zampara ilişkisi
Saflığın batağa itilişi
Görünür yaşlı gözbebeklerinde.

Soru işaretleri çengelleniyor düşüncelerde
Duydular suskun
Hisler dumura uğramış
Olan olmuş diyerek kaçıyor sorumsuzlar
Sorulara cevap yok, yetkili ağızlarda
Attığında düşünceyi bir yana
İnsanlarda benzeyiveriyor hayvana
Belki de,bu düşünce var beyninde
Bu anlatım sözlerinde.

Sermişler ayak altına, insan haysiyetini
Ekmek teknesi görüyorlar, kadının etini
Hayvansal arzular silip süpürmüş
Şehvet esiri bu kızın şahsiyetini
İffetsizliğe teslim edivermiş,iffetini
Namuslu geçinen namussuzlar
Satıyor zavallının etini

emekli em müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanca yaşamanın bedeli olmalı

Anlatmazsa,gerçekleri dillerin
Umutlara uzanmazsa, yolların
Yeri yoksa, gönüllerde sevgilerin
Sıcak bir ilgi ile sorulmuyorsa, hatırın
Gerçekleşmiyorsa, hayallerin
Sermayesi sen isen, devrilen yılların
İntizarsa,acı ise,sızlanmaksa, yoğun, varın
Bir anlamı var mı? yaşıyor olmanın.
Anlamı kalır mı yaşamanın

Keder yuvalanmışsa, içinize
Sıkıntılar sarım sarımsa, çevrenizde
Yasaklar pranga oluyorsa, becerinize
Gem vurmaya çalışıyorsanız öfkenize
Yaralarına tuz basılıyorsa
Dost eli uzanmıyorsa, kara gününde
Kalabalıklarda dostça bakılmıyorsa, yüzünüze
Kimseler selam vermiyorsa,size
Ne anlamı var ki? nefes almanın.

Yasaklarla, baskılarla, savaşılmalı
Engelleri aşılmalı birer,birer
Açılmalı, suskun ağızlar
Dudaklardan bantlar kaldırılmalı
İnsanlar, bana neci olmamalı
Çalışmalı düşünen kafalar
Herkes hakkını istemeli
Haklar eşit dağıtılmalı
Bir sorumluluk olmalı
Eşitçe paylaşılmalı
İnsan olmak için
İnsanca savaşılmalı.

İnsanlıktan çıkanlara
Müeyyide uygulanmalı
İnsan olmanın
İnsanca yaşamanın
Bir bedeli olmalı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanı sevmeyen insan olamaz

Derdi bir değildir, tok ile açın
Sorun nedenini, suçlunun, suçun
Yazın çizin amma, insanlık için
İnsanı sevmeyen, insan olamaz

Doğruluğu alıp,doğruluk satan
İnsan sevgisiyle, şakıyıp öten
Düşkün bir insanın elinden tutan
İnsanı sevmeyen, insan olamaz

Riyakarı,dalkavuğu ayıran
Namusluyu, şefkatliyi kayıran
Duçarı koruyan, aç’ı doyuran
İnsanı sevmeyen, insan olamaz

İnsanlık sevgisi taşıyan kişi
İnsanlığa hizmet etmektir işi
Genç,ihtiyar olsun, fark etmez yaşı
İnsanı sevmeyen, insan olamaz

İnsandır vicdanını dinleyen
İnsanlık derdiyle yanan inleyen
Gören, bilen gerçekleri söyleyen
İnsanı sevmeyen, insan olamaz

Mağdur’iyim insanlığa sevdalı
İnsanlık, sevgiden nasip almalı
İnsanlık, bahtiyar, mutlu olmalı
İnsanı sevmeyen, insan olamaz
Yusuf Değirmenci emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanlığa nasıl ders gerek

Hayatta başarı sağlamak için
Amaç gerek,çaba gerek,hırs gerek
Kırmak için cehaletin belini
Okul gerek,hoca gerek,kurs gerek.

Düşünüp de gerçekleri görene
Doğru söz söyleyen,doğru diyene
İyi niyet ile hizmet verene
Yardım gerek,destek gerek,ses gerek.

Yangın yürek ağlayınca,gülmüyor
O meçhule giden geri gelmiyor
İnsan oğlu bundan ibret almıyor
İnsanlığa başka nasıl ders gerek.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanlığın bu giidişi nereye

Nasıl anlatayım,ne söyleyeyim
İnsan oğlu bağlanmışken kadere
Yaşam ölüm arasında evreyim
İnsanlığın bu gidişi nereye

Kimisi çalışır kan ter içinde
Kimim gençken beyazları saçında
Ne gömlek sırtında,ne don kıçında
Ağalık soydan soya, kölelik düşkünlere

Kan emmezler amma ter içenler var
İçinde çekilmez söz diyenler var
Ezeni de mevcut,ezilenler var
Böyle örnek olunmaz gelecek nesillere.
.

Yorulmaz,çalışır akıtır teri
Emek,emek yaratır her eseri
Tükenince gücü bitince feri
Evladına verir kendi yerini.

Kiminin, sıcak bir aş ısıtmamış karnını
Kimi zevke dökmüş varlığını varını
Parasal güç yaratmış insanlıkta ayrımı
Zenginler villalara yoksul ker**** evlere

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:31
İnsanlık

Akıllar ermiyor yapılan işe
Ne yapsan nafile,gayretler boşa
Kardeş tetik çeker oldu kardeşe
Neden için,için kan'ar insanlık.

Kimsede kalmamış hiç hüsnüniyet
Herkes birbirine eder eziyet
Ateşle başlamış ilk medeniyet
Yaktığı ateşte yanar insanlık.

Hep kanaat aşılansa insana
İnsan dizgin vursa ihtirasına
Kuş olur konardı mutluluğun dalına
Tarihte yapılanı anar insanlık

Aynı hava solunurken hak bir iken
Dünya insanlara verilen mülkken
Kardeş, kardeş yaşanması mümkünken
Neden birbirine biner insanlık

Yatan aslan yerine gezen tilki olunsa
Her sorunun çaresi aranılsa bulunsa
Olumsuzluk ibret olsa,bundan bir ders alınsa
Eminim gül bahçesine döner insanlık

Emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İnsanlık çökertiliyor

İnce uzun bir yol hayat, kıvrıldıkça kıvrılıyor
Oto hızlı virajlar dar devrildikçe devriliyor.

Zaman kısa çark dönüyor, devrildikçe çevriliyor
Umutlar gazel yaprağı,savruldukça savruluyor.

İhtiras yakıcı ateş,kavruldukça kavruluyor
Öfkeye kurban olanlar,vuruldukça vuruluyor.

Pırlanta gibi gururlar,neden niçin kırılıyor?
Yalan,dolan entrikayla,ne defterler dürülüyor.

Kim, ne, niçin diye sorma,buna cevap verilmiyor
Güçsüz isen hak isteme,istesen de verilmiyor.

Gerçekleri görmeliyiz,hayat böyle yürümüyor.
Birlikte hak arayalım,teker,teker verilmiyor.

Arama insancıl duygu,ölüme mahkum edilir.
Emellere ermek için,insan candan bezdirilir.

Açıklar gözetiliyor,suni ceza veriliyor
Yok edilip insanlık,emellere eriliyor

İhtiraslar uğruna inanlık çökertiliyor
İnsanlık çökertiliyor,insanlık çökertiliyor.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İnsanlık için

Sahsım için olsaydı adım bile atmazdım
Bunca yıl koşuyorsam, inan insanlık için
Kendim için yaşasam, nefes bile almazdım
Kırk yıldır yaşıyorsam, yanan insanlık için

Kalem elde düşünüp şiirler yazıyorsam
İyi ile kötüyü, tartıp, ayırtıyorsam
Kanayan yaralara, bir parmak basıyorsam
Bu fikri taşıyorsam, sönen insanlık için

Ezilenin yanında, bende eziliyorsam
Hakarete uğrayıp, azar işitiyorsam
Gerçekleri görüyor, ve de gösteriyorsam
Yavaş,yavaş özüne dönen insanlık için

Uyuyan kafalara, artık uyan diyorsam
Entrika harmanını, süpürmek istiyorsam
Doğruyu işte diye göstermek istiyorsam
Geleceğin sahibi olan insanlık için

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İnsanra tavsiyem

Sevgi tarlasına diktiğim fidan
Filizlenip meyvesini vermeli
İnsanlık uğruna ektiğim erdem
Yeşermeli,bilmeyenler görmeli.

Birer,birer çözülmeli düğümler
Olmamalı sahipsiz şu ölümler
Esef ile anılmalı bu günler
Matem yok olmalı,yüzler gülmeli.

Kalkmalı bu kaos güven gelmeli
Hak tartan terazi dengelenmeli
Haksızlar adalete hesap vermeli
Kimler ne yapmışsa öğrenilmeli.

Bağrı yanık olan çekmemeli ah
Yapan pişman olup demeli eyvah
Güçlüler güçsüze dememeli şah
Hayat satranç’ına güven gelmeli.

Umutluyum,umutlarım solmasın
İnsan ölür,insanlık hiç ölmesin
Yapılanlar,yapanlara kalmasın
Hata,kusur bir,bir söylenilmeli.

Kimler attı bizi borç batağına
Neden düştük yolsuzluğun ağına
Haciz konur toprağına malına
Dede borcunu,torun ödememeli
Yusuf Değirmenci emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İsminaz'a

Yıllar geçti amma, daha dün gibi
Ellerini ilk tuttuğum an gibi
Balayına çıktığımız gün gibi
Bakışımdan, umut eksik olmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın.

Seni mutlu görmek arzum, inan ki
İlk aşka, ilk adım attığın an ki
Beni acemice öptüğün gün ki
Işıltı, gözünden eksik olmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın.

Yıllar, su misali akıp gitse de
Eski dostlar kerhen bakıp gitse de
Kader bizi perişan etse de
Gözlerinden hüzünlü yaş akmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın.

Eski anıları tekrar özlersen
Karartma bahtını güldür istersen
At kederi, Allah’ını seversen
Bırak işler olurunda olmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın.

Fırsat bulduğun da, git,eğlen de gel
Sorunlar, sevince olmasın engel
Bir haber göndersen, desen ki, dön, gel
Gelirim, gözlerin yolda kalmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın.

Sevdiğimi düşün, sevgini düşün
Gelinlik giydiğin, ilk günü düşün
Hayatı, bir seni, bir beni düşün
Artık aramızda sorun kalmasın
O tatlı tebessüm, yüzünde kalsın
Yusufn değirmenci
emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İsraftan kaçınsak tasarruf yapsak

Dünyayı cennete çevirmek için
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.
Kara bahtı ak’a çevirmek için
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Damlacıklar birikince göl olur
En sonunda çağlayan bir sel olur
Baraj olur,köprü olur,yol olur
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Bu uğurda verilmelidir savaş
Katılalım bu savaşa arkadaş
Kalkınır ülkemiz gör yavaş,yavaş
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Durdururuz akıp giden zamanı
Yeşilliğe gark ederiz vatanı
Sevecen karşılar insan insanı
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Bu gün ki iş kalmamalı yarına
Her sorun oturur yerli yerine
Bereket katılır mala, ürüne
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

İyi düşünerek kari zararı
İdrak eder isek, yok ile varı
Vatan kovan olur insanı arı
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Mağdur’i atandan sana vasiyet
Namert kapısında olmaz haysiyet
Vermezdi yoksulluk bize eziyet
İsraftan kaçınsak,tasarruf yapsak.

Not. Kültür bakanlığı tasarrufa teşvik ile ilgili
Kitapta yayımlanmıştır

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:32
İstanbul sahnesi

Herkes sevgisinden bahseder İstanbul’un
Kimileri altındır der, taşına, toprağına
Kimisi, dalar gider boğazın sularına
Kimisi, boğaz kıyılarında ki yeşili
Semtler arasındaki farkı düşünür kimileri
Herkes İstanbul’u düşünür
İstanbul’u hayal eder
Köyden kopan delikanlılar
Akın,akın İstanbul’a gider.

Bazıları, sorunlarını yetkinin
Bazıları, özlemini martı sesinin
Bazıları, rollerin paylaşıldığı çarkı
Bazılarının ağzında hep aynı şarkı
<<İstanbul’u düşünüyorum gözlerim kapalı>>

Bazıları bölümlerini İstanbul piyesinin
Bazıları, aktörü olurken zevkin,neşenin
Bazıları da dostudur, meyhanenin, şişenin
Ve de kurbanları derdin, çilenin
Açlıktan ölümü umut edip gelenin.

Bir çokları aşılar İstanbul sevgisini
Bir çokları da görür, kir dolu köşesini
Kimileri,örtmeye çalışsa da üstünü
Kimileri, seyre dalar vapur iskelesini
Bazıları tümüyle İstanbul sahnesini
Düşünür de sorunları çözemez.
Bazıları görür de söyleyemez.

Çokları seyre dalar İstanbul piyesini
Bense hep düşünürün, perdenin gerisini
Düşünürüm,düşünürüm kulisin ötesini
Gizlerler söylemezler
Pazarlıklar yapılır buralarda
Perde arkalarında
Kulis aralarında
Buralarda seçerler
Kurbanlarını da.

Bir tarafta
Köprü altlarında kimsesiz aç çocuklar
Bir yanda tiner kullananlar
Bir tarafta otomobil çalanlar
Kapkaç yapanlar
Soygunlar
Hırsızlıklar
Arsızlıklar
İstanbul kazanında
Huzursuzluk kaynar
Bunları planlayıcılar
Perdenin arakasındalar.

Yusuf Değirmenci emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İsteme benden

Sevdan, beni döndürüyor şaşkına
Gelip sen yerleştin, gönül köşküne
Mazideki, mutlu günler aşkına
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

Koyma, şu aşkıma, sakın ha sansür
Kov beni Dünyadan, yıldızlara sür
Bırak, duygularım bari, kalsın hür
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

Varsın, herkes bildiğini söylesin
Hayalde sen varsın, rüyada sensin
Hayatla bağımsın, hep benimlesin
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

Sevmeyi, yeniden öğreniyorum
Mutluysan, dönmemi istemiyorum
Aşkıma karşılık beklemiyorum
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

Sen mesut ol, benim bahtım gülmesin
Dudakların, dudağıma değmesin
Sevdama kimseler, gölge etmesin
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

Ben bu sevda ile, böyle yanarım
Elbet, bir gün teneşire inerim
Ölür iken yine seni anarım
Senden vazgeçme mi, isteme benden.

emekli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İstemem

Sadece seni yitirmedim gidişinle
Güvenimi kaybettim kendime
Yaşama umudumu
Sevme tutkumu
Seninle birlikte,
Dünyamı yitirdim.

Barınamam buralarda sensizim
Şefkatle okşamıyor saçlarımı rüzgar
Sevgiyle bakmıyor gözler
Kokular hoş değil
Duyularımı yitirdim.

Dünya sevilenlere güzel
Terk edilenlere cehennem
Coşan ırmaklar akarmış
Engin denizler varmış
Dağlarında rüzgar hür eser hür yaşarmış
Gönüller sevgileri ağırlarmış
Yalnızlık dünyasında çaresizim.
Bu dünyadan bana ne
Dünyayı tümüyle verseler
Sensiz onu istemem.
Yusuf DEĞİRMENCİ
EMEKLİ EM MÜD.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İsyan ederim

Anladım ki sende seviyormuşsun
Gelir diye yol çatına durmuşsun
Gelene geçene beni sormuşsun
Seni bırakıp da nasıl giderim

Sevmişim yapamam böylesi kusur
Aşkından başkası etmiyor tesir
Sevdan benliğimi etmişken esir
Senden başkasını nasıl severim

Bağlanmışım nefesine sesine
Başkaları nasıl girer nefsime
Sen karşılık verdiğin de sevgime
Senden başkasına nasıl yar derim

Çözümler aradım kendi halimde
Ellerinin izi varken elimde
Sevda denen sızı varken gönlümde
Buraları ben nasıl terk ederim

Muhtaç iken bir nefeslik soluğa
Mümkün mü tahammül bu ayrılığa
Kader düşürmesin senden ırağa
Düşürürse o gün isyan ederim

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İsyankar olmayacaktım

Sevmeyi sen öğrettin
Sen aşıladın sevdayı
Aşkıma karşılık alamadım
Senin ile olamadım.

Yalnız gecelerimde yanımda olsaydın
Sadakati bıraksaydın avuçlarıma
Bakışların ışık olsaydı gecelerime
Gönlün başkalarına kapalı olsaydı
Bir ömür bana açılsaydı.
İsyan etmezdim
Keşke görmeseydim demezdim

Unut diye haber göndermeseydin
Yanmasına yanacaktım
Kül olup savrulacaktım
Sevebilme ihtimalinle avunacaktım
Dünyadan ayrılmayacaktım
Karşılaştığıma lanet okumayacaktım
İsyankar olmayacaktım.

Şair Yusuf Değirm

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İş başı

Sevgi dolu gönülleri yakıyor ateş
Ufukta umut güneşi
İş işçisini beklemekte
İşçi yapacaktır işi.

Kimileri unutmuşken üçü,beşi
Kimilerinin tıkırında gidiyor işi
Dönebildiğince hızlı dönüyor çark
Tersine döndürmek zor
Dürüstlük bir engin derya
Oluşum tersine akıyor.

Çekemez hale gelmiş
Düşman gibi görmekte
Kardeş kardeşi
İğrenç emellerine alet eder olmuş
Bir eş,bir başka eşi
Haysiyet ateşinde ütülerken
Bir baş,bir diğer başı
Teselli aracı olamaz göz yaşı
Koyamazsak taş üstüne taşı
Yapılamaz iş başı.

Dışı kalay içi bakır olanlar
Yetkiliyse zirvelerde
İçi kalay dışı bakır insanlar
Umudu bekler evlerde
Bitirmek için yarışı
Kazanmak için savaşı
Emekçi emek vermeli
İşveren ekmek.
Budur sosyal hayatın gidişi

İş dünyasında başarmak için
Sevgi gerek saygı gerek
Bir borazan gamsızca ötmemeli
İşveren işçisini
İşçi işini düşünebilmeli
Dinsin akmasın artık göz yaşı
Şevk ile yapılmalı iş başı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:33
İş çarkı

Eyvah, bir gün daha eksildi ömür kasamdan
Eksilen hiçbir şey yok,hicranımdan,yasımdan

Kavruluyor sinemde, bin bir türlü elemler
Benden daha da üzgün, gerçekleri bilenler

Şüphem yok,iman ediyoruz Tanrım adaletine
İman edip sığınmışız biz senin himmetine

Avuç açıp semaya, yalvarıyorum sana
Ya duygusuz hissiz yap,yada, yol göster bana

Neden,kuluna kötülük gelir kullarından
Biçareler umudunu çoktan kesti yarından

Haddime sual düşmez, kanaat yaratmadın mı
Kullarına birazcık insaf dağıtmadın mı

Emek bir başkasının, bir başkası kazançlı
Haklı melül ve mahzun,haksızlar daha hınçlı

Her şeyi bilensiniz neler oluyor neler
Sabrını ezilene,insafı ezene ver

Kullarına, kulların zulmetmesin yeter
Neden ter dökmeyen tok,ter döken açtan beter

Güneş yakar,iş ağır,kazanç az,böyle bitiriyorlar
Medeniyiz diyorlar, hak,hukuk,bilmiyorlar

Masumun hakkı artık, verilmeyecek midir
Çoğunluk sefalette,bu bir haklılık mıdır

Aç kalıyor çalışan,toktur nasırsız eller
Nasırlı eller yapar, yiyemezler ye derler

Şimdi daha değerli, sosyetede köpekler
Fakir ömründe bir kez,köpekler her gün et yer

Bitsin masumu ezmeyle başlayan savaş
Dinsin ağlayan gözlerden akan, kanlı yaş

Sadaka istemiyoruz, emeğe karşılık yeter
Altın kadar değerlidir, her alından akan ter

İnsan eşit doğmuşsa, eşitte yaşamalı
Emekçi,emeğinin karşılığını almalı

Böyle bir adaleti yaratacak bir önder
Ulu Tanrım, geç kalmasın, acele gönder

Yoksa madden ölenler,manen de ölecekler
İnsanlığı menfaatlere kurban mı edecekler

Çoğaldı, bir deri,bir kemik iskeletler
Zevk için köpeklere yedirilirken etler

Çoğunluğun kursağına, yılda bir kez er düşmez
Bu feryat arzı deler, fakat kimse işitmez

Bari sen duy sesimi,sen yarattın, sen acı
Böyle miydi kulların,kullarına amacı

Onlar hepsi ademle,havadan olmadı mı
Nasıl sildik dünyada, biz kardeşlik adını

Kardeş babaya hasım,babada evladına
Ne,denir ki,bu türlü insanlığın adına

Sen yarattın her kulu,kul,kuldan nefret eder
Ne zaman sıyrılacak, düşkünden bunca keder

Hepsi sana malumdur,ne lüzum anlatmaya
İnanmak istemeyenler çoğaldılar hüda’ ya

Kadirsin, bilirsin,oldu bittileri tek,tek
Tüm yaralar kanıyor, hangi sargıyla örtsek

Yıllar yılı düşünceler, durulmadı karışık
Doğmadı ufuklardan, beklenen nurlu ışık

Masumu kurtarmak mümkün değilse zulümden
Şuuru,düşünceyi, insana verdin, neden?

İdraksizce onlara, hizmet bel ki mümkündür
Ben ikbale boyun eğsem bile, düşüncem hürdür

Vurulur koluma zincir,tahammül gösteremezler
Amma düşüncemi hiçbir zaman, esir edemezler

Bu şekilde düşünürken ali’ler, veli’ler, Talat’lar
Terleri ile ürünler, emekleriyle inşaatlar

Yarışarak yükselir, yükselir bulutlara
Harcanan güçtür,akansa, terdir umutlara

Sonunda yüz kırışır,bel bükülür, ağarırı saç
Dün delikanlı bir gençti, bu günse bir yaşlı aç

Taşeronlar emek pazarına uğrayacaklar
İş var diye, güçlü kuvvetli gençler arayacaklar

İki genç bulacaklar hayatın baharında
Bir çoğu bekleyecek, amele pazarında

Herkes iş,aş, deyince, inanacak, kanacak
Dün,bu gün, yarın derken, farkına varmayacak

Böyle dönecek devran,durmayacak iş çarkı
İşçi aş mırıldanacak, patronlar ise şarkı
,,emekli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:34
İşim umut vermek umut yıkamam

İşim umut yapmak,umut yıkamam
Nankör emellere dostça bakamam
Masum göz yaşına,seyre kalamam
Masuma kurbanım,yaralansam da

Ben maşa olamam hınçlı ellere
Rezil,rüsva diye düşmem dillere
Geçit vermem asla pis emellere
Huzura kurbanım,sıralansam da

Fedakarca hizmet benim amacım
Milletin acısı,benimde acım
Düşküne dost,çaresize ilacım
Düşküne kurbanın,karalansam da

Namuslu kişidir eşim ve dostum
Düzeni korumak,amacım,kastım
Kalbura çevrilse,delinse postum
Vatana kurbanım,paralansam da

Ben polisim, halka hizmettir işim
Kanunu, nizamı kabullenmişim
Adalet uğruna çok can vermişim
Hukuka kurbanım,candan olsam da

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:34
İtiraf

Dilin uzun tut dediler, tutarım
Söz söyleme yut dediler, yutarım
Duçarlara çat dediler, çatarım
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

Uyumak, uykuya yatmak kolaydır
İnsanlığı alıp satmak kolaydır
Kimsesize sille atmak kolaydır
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

Haksızlığı gördük görmezden geldik
Namerde pas verdik vermezden geldik
Çok şeyler bilirken,bilmezden geldik
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

Acıları çekenleri görmedik
Biz onlara tesellide vermedik
Gidip hatırını bile sormadık
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

Çarkları tersine kim döndürüyor
Bacayı kim yıktı, kim söndürüyor
Beni ben aldatmam, kim kandırıyor
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

Tanrı bize doğruluğu göstersin
İnsanlara biraz merhamet versin
Mağduri' gücünde yetmez neylersin
Rahat değil şu vicdanım kan ağlar

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:34
İyi günde insana dost çok olur

Kurumuş dallardan meyve beklenmez
Sorumsuz insana görev yüklenmez

Acıyı çekmeyen bilmez çileyi
İzansızlar fark edemez belayı

Şuursuza nasihatte kar etmez
Söz verse de asla sözünü tutmaz

Yasakları aşmak ister zor ile
Ömrü geçer kavga ile, hır ile

Sevgi bahçesini ateşe verir
Aydınlık günü, geceye çevirir

İki gözü çeşmeleşir yaş ilen,
Kararsız dolanır dertli baş ilen

Çıkar yol olarak ölümü bekler
Derdine durmadan başka dert ekler

Çok şeyler duymuştur,çok şeyler bilir
En sonunda bir sır küpü kesilir

Başın cezasını ayaklar çeker
Yük ağır geldikçe dizleri büker

İyi günde insana dost çok olur
Kötü günde kaçar hepsi yok olur

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:34
İzin kalmış

Muhtacım eski ilgiye
Hasretim ben o sevgiye
Dönüp bakarın geriye
Yarınlarda izin kalmış

Adın dolanır dilimde
İlk seyrettiğimiz filimde
Elinin izi elimde
Anılarda izin kalmış

İlk göz göze geldiğimiz
İlk tebessüm ettiğimiz
İlk filiz iken sevgimiz
O baharda izin kalmış

Alıp verdiğim nefeste
Kulağıma gelen seste
Gönül denen bu kafeste
Silinmez bir izin kalmış

Sevgin benimle yaşıyor
Resmin duvarı süslüyor
Çok uğraştım silinmiyor
Aynalarda izin kalmış

İzin kalmıştır beynimde
İzin kalmıştır kalbimde
İzin var düşüncelerimde
Kaderimde izin kalmış

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:34
Kader diyor

Eski sevgilini gördüm
O hala seni özlüyor
Sohbet ettim hatır sordum
İç geçirdi yol gözlüyor

Soranlara selam dedi
Kapanmaz bu yaram dedi
Bir başka aşk haram dedi
Anladım seni bekliyor

Hiç üzülmüyor haline
Gidiyor kendi yoluna
Fotoğrafını oğluna
Gösteriyor baban diyor

Ara sıra gelsin dedi
Bir iki gün kalsın dedi
Biraz yakın olsun dedi
Oğlum onu bilsin diyor

Sana da selam söyledi
Sakın üzülmesin dedi
Hafifçe de gülümsedi
Olanlara kader diyor

Hafifçe gülümsedi
Sana selam söyledi
Acımanı istemedi
Sakın üzülmesin dedi

Benimle konuşur iken
Göz yaşlarını gizledi
Benim üzgün olduğumu
Ona söyleme dedi

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:35
Kader galip gelince

Ya, kaderi insan kendi yaratır
Veya, bulunduğu çevresi
İnsan kadere yenilince
Kaderine terk edilenlere
Kader galip gelince
Çıkmaz kimsenin sesi.
Kaderine mağlup olanın
Fırtınalı deniz gibidir öfkesi
Yok diye düşünür ölümden ötesi.

Tek bir şey düşünür, tek b ir şey
Siler usundaki korkuları
Yor eder gönlünden sevgileri
Yıkar yasaklı duvarları
Bağırır avaz,avaz
Söz dinlemez
Laf anlamaz
Lanet okur her şeye
Ve der ki!
Var mı? ölümden ötesi.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:35
Kader ile güreşe tutuştuk

Kader ile bir güreşe tutuştuk
Bir,iki çelmede tuş etti beni.
İkimizde sarmaş,dolaş olmuştuk
Derde dost,çileye eş etti beni.

Peşimde dolaşan gölgem oldu, o
Bahtımı karartan belgem oldu, o
Her nereye kaçsam, gelip buldu,o
Feleğin elinde, aş etti beni.

Engeli aşmadan, düze varamam
Hazanlıdır bahçem,gonca deremem
Tabiat kanunu bozup kıramam
Ağarttı saçımı,kış etti beni.

Tarih eserlerle gelirken dile
Gurur duymalıyız insanız diye
Şimden sonra çırpınışım nafile
Kanadı kırılmış kuş etti beni.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:35
Kadere isyan ediyorum

Sene bilmem kaçtı
Mevsimlerden bahardı
Kalbimizde heyecan
Gözlerimizde mutluluk vardı.

Ne hayaller kurmuştuk kelebeklere bakarak
Yuvamızı düşünmüştük
çiçeklerle konuşarak
Planlarımız yapıyorduk yarınlarla ilgiliydi
Şen şakraktık
Mutluyduk
Konuşuyorduk
Hayaller kuruyorduk
Hayallerle yarınları tartışıyorduk

Bir kelebek kanadına yüklemiştik sevgimizi
Ne uçuşan arılar ilgilendiriyordu bizi
Ne saçlarımızı dağıtan rüzgar
Sevgi çemberinin içindeydik
O çember içine almıştık
Gayemizi

O çemberde biz vardık
Bahtiyardık
Beraberdik
Birlikteydik

Hayaller de kurduğumuz
O şen şakrak yuvamız
Nerde hani mutluluklarımız
Nerde koşuşan çocuklarımız
Nerede hani, hani nerde
Sen öyle bir yuvanın dişi kuşusundur belki
O saadet hala benim hayallerimde.

Zamanı tersine çeviremem biliyorum
Yıllar ötesinden sesini dinliyorum
Hasretinle inliyorum.
Ben hala o günlerde kalmışım
O sözlere inanmışım
Küskünlüğüm kara talihime
Sana küskün değilim
Kadere boynumu eğiyorum
Kader,kader, kader
Gözün kör olsun diyorum.
Kadere isyan ediyorum

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kader kalesidir benim yüreğim

Keder kalesidir,benim yüreğim
Acıdır içimi dolduran hisler
Ölümdür nihayet benim durağım
İnsan yaşar iken çok şeyler ister

Feryattır içimi dağlayan alev
Hicrandır,ruhumda yıkılan her ev
Istırap,güç yetmez,yenilmez bir dev
Neden eksilmez ki,başımdan sisler

Bir haraba çatı kırılan gurur
Düşmanım ihtiras,ayakta durur
Benliğim bu yolun üstünde yürür
Arzularım için neler göğüsler

Soldu umutlarım sarı gül gibi
Baktım arzularım kızgın çöl gibi
Ağlayan gözlerim,sanki göl gibi
Suyum umut balıklarını besler

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kahrolurum biterim

Damarında taşıdığın benden geçen kanını
Akıtarak korumaya çalışmazsan vatanını
Kötülüklerle kirletirsen gelecekte şanını
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Adın şanın kirli iken seni nasıl severim

Emeğinle terinle anıtlar dikemezsen
Geride kalanına bir eser veremezsen
Haksızlık karşısında göğsünü geremezsen
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Ben evladım olarak senden hizmet isterim

Zalimle savaşmazsan,mazlumu korumazsan
Ruhundan miskinliği söküp de atamazsan
Mazluma zülüm edene köpeklik yapacaksan
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Ben sana baban olarak hak ara savaş derim

Yaşantın boyunca sen kıl payı hak yer isen
Veya hak yiyenlere kendinden pay verirsen
Her şeyde menfaatini daha üstün görürsen
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Hayatın boyunca dürüst ol, dürüst kal derim

Çıkarın düşünüp çok canlar yakacaksan
Bu vatan toprağında durup kalmayacaksa
Gördüğün her düşküne yardım yapmayacaksa
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Nerde düşkün görürsen yardımnı isterim

Vicdanının sesini duymazsa kulakların
Vatandaşın derdiyle çoğalmazsa efkarın
Ben bu günü düşündüm,senin düşüncen yarın
Ben o zaman kahrolurum,tükenirim biterim
Yarınları düşünmesen hakkım haram ederim
emekli meniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kalbine ılıkça akışın hoştu

Seninle beraber tadım her tadı
Masumca boynunu büküşün hoştu
Deli gönül sende aldı muradı
Kalbime ılıkça akışın hoştu

Sanma ki kaçarsan peşinden koşmam
Varsın bütün dünya kesilsin düşman
Seni sevdiğime değilim pişman
Yüzüme arzulu bakışın hoştu

Kavuşmuşum özlediğim sevgiye
Etmişim kalbimi sana hediye
Sakın sorma bende ne buldun diye
Yüzüne perçemin döküşün hoştu

Seni görür görmez döndüm serseme
Şahin oldun pençe attın serçeme
Çiçek açsın diye gönül bahçeme
Sevgi tohumları ekişin hoştu

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kalp hırsızı

Biliyorum
Benim yaptığım suç
Seni rahatsız etmek.
Bir suç daha var senin fark etmediğin
Ve senin işleyeceğin
Beni harap etmek.

Biliyorum küstahlık bu
Seni tanımadan sevmek
Küstahlığın daha büyüğüdür senin yaptığın
Seni seveni sevmemek.

Biliyorum namussuzluk bu hareket
Seni her gün takip etmek
Daha da büyüğü var ortada
Oda senin yaptığın
Kalbimi çalıp gitmek.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kanayan bir yara vurdum duymazlık

Felaket başa gelince saç baş yolunur
Bir başkasına gelince geri durulur
Düşkünlere birde tekme vurulur
Kanayan bir yara vurdum duymazlık

Terörle savaşır mehmetcik ölür
Bayrağa sarılı tabutlar gelir
Yanan yüreklerden feryat yükselir
Kanayan bir yara vurdum duymazlık

On milyonu tokken altmış milyon aç
Sular boşa akar tarlalar kıraç
Hizmet değil siyasette tek amaç
Kanayan bir yara vurdum duymazlık

Sahip oldu diye devlet erkine
Boyun eğerler iktidar gücüne
Aç yatıyor tok görünüyor yine
Kanayan bir yara vurdum duymazlık

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:36
Kapına kul olurum

Sana bu sevdayı anlatmak için
Bülbül olsan gül olurum gül olur
Hayatı birlikte yaşamak için
Balık olsan göl olurum göl olur

Sana karşı asla tavır takınmam
Gözümü budaktan bile sakınmam
Sıkıyorsun diye, diye yakınmam
Kemer olsan bel olurum bel olur

Sevilenler sevildiğin bilmeli
Seven insanın da bahtı gülmeli
Güzel sözler eserimiz olmalı
Dudak olsan dil olurum dil olur

Şunu bil ki ciğerimsin canımsın
Damarımda hayat veren kanımsın
Onurum şerefim küheylanım sın
Ayağına nal olurum nal olur

Falına baktırdım söyledi falcı
Sevda ülkesine yürüyen yolcu
Gönlümde bitiyor bu yolun ucu
Gelmen için yol olurum yol olur

Bulut olsan buhar olur gelirim
Arı olsan bal özümü veririm
Benliğimi yollarına sererim
Yar kapına kul olurum kul olur

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Karamsar düşünceler

Zarf üstünde pul misali
Damgalanmak
Didim,didim didinmek
Kırılmak,parçalanmak
Yokluğunu bilememek
Hatırlamamak varlığını
Bürünmek kaderin reva gördüklerine
Efkara sarılmak
Dertlere gark olmak
Mutlu olmamak
Yanmak,yakınmak
Dert tenceresinde kavrulmak
Çekilip de kuytu köşelerde ağlamak

Ağlamak bir ömür akan çeşmeler misali
Ulumak vapur düdükleriyle
Varlığını esir etmek yaşamın cefasına
İkbalin karanlığını kabullenmek
Yol almak el yordamıyla
Bakar gözlerle görememek
Bildiğini söyleyememek
Çaresiz olmak
Yutkunmak

Yutkunmak,
Zehir içer gibi içmek hayatı
Doldurmak kırılası kadehlere
Saçılabildiğince saçılmak israf,israf
Sonra da toplamaya uğraşmak
Ve toplayamamak

Kuyu kazmak iğneyle
Kıl saymak posttan
Menzile varamamak
Ayakta duramamak
Yıkılmak, ezilmek

Ezilmek ayaklar altında çamur misali
Yoğrulmak hamura benzercesine
Topraklaşmak çatlak,çatlak
Savrulmak rüzgarlarla
Toz olmak
Güz olmak
Solmak sarı yapaklar gibi
Ömrün ilkbaharında

Solmak hazan bahçeleri misali
Solmaktan daha beteri
Daha acısı
Soldurulmak
Tomurcukken koparılmak
Koparılıp atılmak ayaklar altına
Devran böyle dönüp durmayacak
Uyanacak uykuda olanlar
Direnecekler
Tersine çevirecekler
Tersine çevirecekler hayatın akışını

yusuf değirmenci emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Karanlık sokaklar

Tenha bir sokaktayım bu gece
Size ıssız görünen bu sokak
Tıklım,tıklım doludur bence.

Bu sokakta ben varım
Yalnızlığım var
Haykırışlarım var
varlığımı hatırlatan
Göz yaşlarım var

Tik tak seslerine takılır kulağım
Masal anlatan kaldırım taşlarında
Şu merdiven taşını yastık yapanlar
Kaldırım taşlarını yatak yapmışlar
Bu çilekeş insanlar
Kandırılmışlar,
Aldatılmışlar.

Acılara katılmışlar
Açlıklara tutulmuşlar
Acıyan bulamamışlar
Bir dala tutunmamışlar
Hayat bu sokaklarda
Acı ile başlar.
Acıyan olmaz, acılı insanlara
Kahrederler aydınlıklara
Karanlıklar yorgan olur onlara

emekli em. müd.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Karmakarışık

Çok şeyler duyuyorum
Çok şeyler hissediyorum
Zihnim karmakarışık.
Sözler dolam,dolam dolanıyor dilime
Ve lakin ifade edemiyorum
Söylemesi öyle zor ki.

Kapalı bir kutuda duygularım
Dilime dolanır kalır
Dudağa yapışır anlatımlarım
Bazen gözlerimin pırıltısında
Bakışlarda anlam kazanır fikirlerim
Anlayabilseler ne var ki.

Nesine yaşamak diyorlar çilelerin
Nesinden söz ediyorlar
Bilinmez yasakların sebebi ne ki?
İnsanlar gülebiliyorlar yinede
Var olmak ağlamaktır bilene
Öyle akar ki.

Ömür kısa, yol uzun
Dar dünyaya geniş diyorlar
Yalan, vallahi yalan
Madem dünya genişte
Niçin insanlar sığmıyorlar
Neden, yeni dünyalar arıyorlar
Birbirini yiyorlar
Neden öldürüyorlar
Dünya fındık kabuğu kadar
Öyle dar,öyle dar ki.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Katip sil baştan başa

Katip ne yazdıysan sil baştan başa
Deşme geçmişimi,gitmiyor hoşa
Ne dinleyen,ne anlayan bulursun
Bütün yazdıkların gidecek boşa

Eğer yazar isen beni bulurlar
Bir ıssız köşede çekip vururlar
Namus temizliği derler adına
Birde töre derler gurur duyarlar

Bırak çektiklerim yüzümde kalsın
Hicranım yaş olup gözümden aksın
Gurbette çilenin ne olduğunu
Sen hiç çekmedinse anlayamazsın

Yeter, İsrar etme,özele girmem
Unuttum geçmişi,bir şey diyemem
Kara talihimi aklayamadan
Bildiğim tek şey var köye dönemem

Genç yaşta çilenin anıtı oldum
Çok pişmanlık duydum,saçımı yoldum
Hayat bir fırtına esti başımda
Mücadele ede,ede yoruldum

Meyhane meskenim,içkidir dostum
Yoktur hayat için amacım,kastım
Ele bahar olan bana kış oldu
Hiç kimseye değil,bahtıma küstüm

Ne sıcacık yuva,ne sıcacık aş
Ne halime yanan,nede bir dert taş
Umuda yolculuk yarıda kaldı
Taştan taşa düşer bendeki bu baş

Ne bir insan oğlu,şefkat gösterdi
Ne bir postacıyla haberim geldi
Yapa yalnız düşlerime sarıldım
Yalnızlık odanda arşa yükseldi

İnanma saç ağarmışsa,başımda
İşte hüviyetim,otuz yaşında
Belki felaketim bekliyor beni
Buradan çıkar çıkmaz köşe başında

Soranlara deki,tanımam bilmem
Hayatım boyunca ağlarım gülmem
Tek satır yazarsan benle ilgili
Beni bulamazsın bir daha gelmem
18-7-1970
emekli em müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Kayıp

Bir dostu sordular nerede diye
Adres belli değil,yer belli değil
Bir haberde bırakmamış kimseye
Kader belli değil,ser belli değil.

Mekanı belirsiz,bir meskeni yok
Nerde yatar,kalkar,bir iskanı yok
Kimdir neyin nesi,tanıyanı yok
Hayatında ki, giz, sır belli değil.

Bazen ağlamaklı pınardır belki
Bazen özlemlerle yanardır belki
Sokak,sokak,köşe bucak dönerdir belki
Seven belli değil,yar belli değil.

Ya bir satılıktır, ya bir kiralık
Yazsam hayatını, birkaç satırlık
Gören söylemedi, hep aldatıldık
Âmâ belli değil,kör belli değil.

Adresi yok,mektup yazan olmamış
Otağı yok,gelen gezen olmamış
Görende yok,öven,kızan olmamış
Gönlündeki ateş, kor belli değil.

Akar göz yaşları,oluk oluktur
Sılasın özler, getiren yoktur
Belki de, yolunda engeller çoktur
Kale belli değil,sur belli değil.

Bu gün buradaysa,yarın bir yerde
Gezinir dururmuş meçhul illerde
Kalırım diyormuş,bir gün bir yerde
Kader belli değil,ser belli değil.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Kazancı ne

Yaratan gamı kasveti
Çektiren huzura hasreti
Sevgi yerine nefreti
Ekenlerin kazancı ne?

Bu yürekler taştan katı
Maskelemişler suratı
Cemiyete husumeti
Sokanların kazancı ne?

Neden akıtırlar kanı
İnsan yok eder insanı
Gönüllere kin fidanı
Dikenlerin kazancı ne?

Kimler verir emirleri
Kimler çeker tetikleri
Maşalarla yürekleri
Yakanların kazancı ne?

Dağlanır yanar bağırlar
Çaresiz ağlar analar
İhtiras için yuvalar
Yıkanların kazancı ne?

Niçin yaparlar savaşı
Yedirirler zehir aşı
Günahsız gözlerden yaşı
Dökenlerin kazancı ne?

Kim kazançlı bu savaştan
Kim çıkar sağlar bu işten
Kimler karlı bu gidişten
Yapanların kazancı ne?

Kim,kimi koydu sıraya
Kim tuz basar bu yaraya
Tanrıya değil paraya
Tapanların kazancı ne?

Şahlar,sultanlar geldiler
Dünyada sefa sürdüler
Giderken ne götürdüler
Yatanların Kazancı ne?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:37
Keder Kalesi

Keder kalesidir,benim yüreğim
Acıdır içimi dolduran hisler
Ölümdür nihayet benim durağım
İnsan yaşar iken çok şeyler ister

Feryattır içimi dağlayan alev
Hicrandır,ruhumda yıkılan her ev
Istırap,güç yetmez,yenilmez bir dev
Neden eksilmez ki,başımdan sisler

Bir haraba çatı kırılan gurur
Düşmanım ihtiras,ayakta durur
Benliğim bu yolun üstünde yürür
Arzularım için neler göğüsler

Soldu umutlarım sarı gül gibi
Baktım arzularım kızgın çöl gibi
Ağlayan gözlerim,sanki göl gibi
Suyum umut balıklarını besler
16-10-1984
YUSUF DEĞİRMENCİ emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:38
Kırdılar dalımı soldu çiçeğim
Kelepçe vurulmuş dile döndüm ben
Zorla içtim ben ayrılık zehrini
Yar gitti gideli ele döndüm ben

Çıkmaz hayalimden çıkmaz düşümden
Aştı gitti karlı dağlar başından
Gönlüm akar gider yarin peşinden
Çağlayan bulanık sele döndüm ben

O yar umutları deviriverdi
Bahtımı tersine çeviriverdi
Bende duyguları savuruverdi
Dağdan dağa esen yele döndüm ben
3-8-1968

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:38
Kelimeler anlatmaya yetmez ki

Bir his ruhumun derinliğinde
Bir sevgi iliğimde,kemiğimde
Kimselere veremem ki.

Köşe,köşe, sokak,sokak bir alıcı ararım
Gezinir dururum belki rastlarım diye
Bulamam ki.

Sevme özlemiyle yanar tutuşurum
Bel ki buluşurum
Belki de konuşurum
Karşılıksız sevemem ki.

Bomboş umutlarla,
Kurumuş hayallerle
Gönül eğleyemem ki.
Nafile bekleyemem ki.

Anlatmaya çalışsam duygularımı
Açsam size hislerimi
Kelimeler o kadar az ki.
Anlatmaya yetmez ki.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:38
Kemancı

Derdimi dökmek için kır çiçeklerine
Çıktım duygularımla bir mesire yerine
Hüzünlü ve kederli, duygulu, hisli
Hava biraz bulutlu,birazda sisli
Gezinirken, bir kemanın sesini duydum
Yürüdüm o tarafa duygularıma uydum
Adım,adım yaklaştım, doldu kulağıma ses
Sindirdin bu sesi ruhuma nefes,nefes
Teller buruk bir sevdayı getiriyordu dile
Susmuş keman sesine uçuşan kuşlar bile
Sus,pus, sessizdi vadi, ne çıt var, ne çıtırtı
Durmuştu akan dere,düz ve yemyeşil sırtı
Vadi canlılarına bir marş gibiydi keman
Onu dinliyorlardı,keman çaldığı zaman
Bu dağlar şahit olmuş Ferhat’ın ölümüne
Zor tahammül gösterir kemancının haline
Güneş ağır,ağır çekilirken ufuklarına
Bu günde gelemedi, belki diyordu, yarına
Neyi,kimi beklediğini sordum, Kemancıya
Dedi, boş ver, sende ortak olma bu acıya
Dedi, şu kadarını söyleyebilirim sana
Yemin ettim, adadım ben kendimi aşkıma
Seneler öncesiydi burada sevgilimi
Yitirdim bekliyorum alsın götürsün beni
Ve yahut gelip tutsun bomboş kalan elimi
Yada bu dağlar anlasınlar halimi
Belki de Ferhat gibi buralarda ölürüm
Ben bu dert ile ölür,bununla gömülürüm.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:38
Kendimi arıyorum

Kendimi arıyorum mısralarımda
Kafiye oluyorum
Söz oluyorum
Hece oluyorum
Bir bilmece oluyorum
Bulamıyorum.

Arıyorum kendimi sayfalarımda
Hüzün oluyorum
Hicran oluyorum
Dert oluyorum
Yinede hasretle kavruluyorum.

Bazen bulur gibi oluyorum
Hayal oluyorum
Düş oluyorum
Gerçeği aramaktan yoruluyorum.

Belki bana rastlayacak şiirimi okuyanlar
Dert olacağım
Çile olacağım
Kendimi mısralarla anlatamaya cağım.

Matematikçiler çözemeyecekler
Felsefeciler alem ötesinde görecekler
Geçen zaman içinde
Bir bilmece diyecekler


yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:38
Kendimle barışamadım

Herkesle boğuştum dalaştım amma
Kendi kaprisimle, dalaşamadım
Yurdun her köşesin dolaştım amma
Şu hayal dünyamda, dolaşamadım

Feryat edip, göz yaşları dökmüştüm
Savaş verip, engelleri yıkmıştım
Acıyı tatmıştım, çile çekmiştim
Kalleş kahpeliğe, alışamadım

Çelmeler takıldı yerlere düştüm
Silleler vuruldu sebebe şaştım
Hayatın pistinde maraton koştum
Kör talihim ile, yarışamadım

Susturdular konuşmayan lal oldum
Ayaklar altında ezik nal oldum
Bir çoğuna tutunacak dal oldum
Kendim hiçbir dala, ulaşamadım

Nihayet topluma karışsam dedim
Finiş çizgisine erişsem dedim
Herkesse öpüşüp barışsam dedim
Nedense kendimle, barışamadım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:39
Keşke

Gidişin yarıya indirdi beni
Bu ten artık taşımıyor bu canı
İstasyonda uğurlarken ben seni
Dikilip karşına duraydım keşke

İzin verdim yüreğim kan ağlarken
Bu ayrılık ciğerimi dağlarken
Kara tiren seni aldı giderken
Sallanan elimi kıraydım keşke

Hani söz vermiştin yazacak idin
Adıma şarkılar düzecek idin
Hani bu yazgıyı bozacak idin
Eski defterleri düreydim keşke

Şayet beni sevse idin yürekten
Mektup gönderirdin adres belirten
Bulamadım bıktım çaresizlikten
Özledim bir kere göreydim keşke

Tek isteğim öğreneyim bileyim
Sevgimi sırtlayıp sana geleyim
Zararı yok ondan sonra öleyim
Başımı taşlara vuraydım keşke

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:39
Keşke ideallar uğruna batsaydı güneş

Keşke idealler uğruna batsaydı güneş
Düşman olmasaydı yurtta, kardeşe, kardeş

Siyaset uğruna okullara zehir atılmasaydı
Genç beyinler sapık düşüncelerle yıkanmasaydı

Lanetli akmasaydı sokaklara damardaki kan
Kardeş eli olmasaydı bu kanları akıtan

Gencecik ellere silahlar tutuşturulmasa
On yılda bir ihtilallere gerek olmasa

Fikre karşı saygıyı öğrenirsek hepimiz
Demokrasi çarkını döndürebiliriz biz

Kimileri koltuğunu korumaya eğilmese
Kimileri şerefinden çıkara ödün vermese

Görev hizmet olduğu için yapılsa yansız
Bu zaaftan yaralanmasa arsız,hayasız

Öfke tarlasında intikam fidanları olmasa
Sevgi bahçeleri birer, birer kurutulmasa

Keşke idealler uğrunda birlik olunsa
Her fikir kabul görse,doğruları alınsa

Dizginlenirdi ihtiras,doyumsuzluk olmasa
Tetik çeken eller gül tutsa,silah tutmasa

Eforlar ülke kalkınmasına harcansa
Emek birlikte verilse,birlikte başarılsa

Süpürüp öfkeleri,birleştirseydik güçleri
Hep birlikte ileri giderdik,hep birlikte ileri

İnançsa tek tanrıya inanalım tapalım
Bu vatanı çalışarak cennet yapalım

Bizleri kahırla anmasın torunlarımız
Karanlık değil,aydın olsun yarınlarımız

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:39
Kırgınlığım

Sakın öyle düşünme sana kırgın değilim
Beni acze düşüren halime kırgınlığım
Eskisinden daha çok seviyor özlüyorum
Şu feleğin ettiği zülmuna kırgınlığım

Gönülden bağlı iken deli gibi severken
Zoraki el sallayıp uçağına binerken
Elindeki mendile göz yaşını silerken
Dur gitme diyemeyen dilime kırgınlığım

Neydi seni zorlayan ayrılmayı isterken
Neydi beni susturan yüreğim kan ağlarken
Sırtını çevirerek haydi hoşça kal derken
Gidişine sallanan elime kırgınlığım

Elin elimde iken sıcaklığın avucumda
Bana neler oldu ki dona kaldım o anda
Son buseni verirken uçağın kapısında
Seni alıp götüren yoluna kırgınlığım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:39
Kırıldı umut dallarım

Kırıldı umut dallarım
Artık hiç gülmeyecektim..
Sen elveda dedin ya bir kere
Eller mutluluk saçarken neşeli kahkahalarla
Ben derdime sünger çektim.
Gırtlakta hıçkırıklarla
Sessiz, sessiz ağladım.
Aktı gözyaşım her yere
Ben öldüm dirildim bin kere

Sen elveda dedin ya bana
Benim elvedam ise yedi cihana
Elveda artık her şeye
Elveda zevke, neşeye
Elveda zaman sayan saate
Elveda taht’a saltanata

Gülmekten ırak
Eğlenceden ırak
Gündüzden geceden ırak
İdam mahkumu gibi mutsuz
Ölüm yolcusu gibi umutsuz
Zamanı eriteceğim.
Elveda zamana

Talihim kırılmış dal elimde
Sarım,sarım kara bahtım çevremde
Dünyaya gelmişim bir defa
Sürememişim sefa
Çektiğim ise cefa
Ölüm hak iken insana bir defa
Öldüm.,öldüm dirildim bin defa
Hayır teselli arayan olmayacağım
İhanetini anıtlaştıracağım
Aşkından mezarımı yapacağın
Göz yaşlarımla yıkayacağım
İhanetinle gömeceğim
Sevmeyeceğim bir daha
Seni havale ettim Allah’a

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kızım için

Çalışırız gece,gündüz hiç yorulmak bilmeden
Kızımı düşünerek,kızım için, eşim ve ben
Onu mutlu yarınlara kavuşturmak arzusuyla
Pes etmeden yorgunluğa,rest çekerek uykuya
Çalışırız gece,gündüz hiç yorulmak bilmeden

O,habersiz her şeyden,hatta, var olduğundan
Anlaşılır yaşadığı,nefes alıp,ağlayışından
Ne anneyi,nede babayı fark edebilmekte
Kim bilir yarınlarda,onu neler beklemekte
O habersiz her şeyden,hatta, var olduğundan

Yarın büyüyüp de okuyunca bu şiirimi kızım
Babam beni, seneler evvel düşünmüş diyecek
Ya buğulu bir hayatın dert kervanı olacak
Yada mutlu yaşamın esrarında boğulacak
Yarın büyüyüp de okuyunca bu şiirimi kızım

Gelecek ne gösteri, bir karar verilmez ki,
Talihi kara yazgılı ise alnından silinmez ki
Belki umutsuzluk sislerinde kaybolacak
Belki mutluluk bahçesinde mesut olacak
Gelecek ne gösterir,bir karar verilemez ki

Seni mutlu yarınlara eriştiremezsem kızım
Vicdanımın sesiyle kahrolurum,ölürüm
Ne benim hatam olur bu,nede senin kaderin
Kurbanı oluruz toplumda ki kirli ellerin
Eğer sana mutlu yarınları veremezsem kızım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kızımı düşünüyorum

Kızımı düşünüyorum
Kızım gibi binlercesini
Kurban edilen kızları duydukça
Kızımın olduğuna üzülüyorum

Çırpınmalar,gayretler
Kötülükleri gidermez ki.
Şahittir caddeler,sokaklar
İnsanlık mahkemesinde söylemez ki.
Susarsa tabiat
Saklarsa insanlık
İspat edilemez ki.
O kadar kolay değil, insanları anlatmak
Anlatmaya çalışsam
Kelimeler yetmez ki.

İnsanlık susacaksa
Şer peşine takılacaksa
Alnına kara damgalar vurulacaksa
Kızım öldü denmez ki.

Kötülüklerden korun
Uçurum başına gitme
Kötülük nerden gelir
Kim getirir bilinmez ki.

Yusuf değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kim

İnsan oğlu bakar, görür, kör değil
Yapılanlar, inanlığa kar değil
Dil dönerse, anlatması zor değil
Lala dillere kelepçeyi takan kim

Elin şakağında biraz dur düşün
Azıcık emek ver, kafa yor düşün
Aç gözünü, gerçekleri gör düşün
Evimizi başımıza yıkan kim

Menfaat uğruna hukuku tahrip
Ederseniz biz oluruz muzdarip
Bizi köle sanıp ferman yağdırıp
Başımızı belalara sokan kim

Yalana,talana, kanan kör ile
Söylenmeyip saklı kalan sır ile
Hakkımızı gasp ederek zor ile
Bulut gibi üstümüze çöken kim

Hile, hurda birde yolsuzluk diye
Hırsızlık, arsızlık,soysuzluk diye
Irk,mezhep, düşünce özgürlük diye
Bize nifak tohumları eken kim

Yeter artık o aç gözler doymalı
Aç gözleri birileri oymalı
Gelir kardeş,kardeş paylaşılmalı
Dendiğinde buna karşı çıkan kim

Gelin artık bir temizlik yapalım
Hakkı koruyalım hakka tapalım
Menfaat peresi söküp atalım
Öğrenelim belimizi büken kim

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kim bilecek

İste benden canımı sana feda edeyim
Sana sırılsıklam aşık gönlüm neyleyim
Esir oldum sevdana nerelere gideyim
-----Bu çılgın tutkuyu sen bilmezsen, kim bilece
-----Yapayalnız dünyama sen gelmezsen, kim gelecek?

Kim bilecek yalnızlığa dalıp boğulduğumu
Kim bilecek sensizken sararıp solduğumu
Kim bilecek sevdana kapılıp kaldığımı
Hayatımdaki boşluğu sen bilmezsen, kim bilecek?
Bahtımdaki karanlığı sen silmezsen, kim silecek?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kim bilir

Kim bilir, belki bir gün
Beklenmedik bir anda karşılaşırız.
Belki,bir tatlı tebessümle
Belki, bir göz kırpmasıyla
Belki de, başımızı eğerek
Hafiften selamlaşırız.

Zaman sünger gibi silmiş olacak maziyi
Küllenen ateş yanmayacak
Mazi hatırlansa da,anılmayacak
Kahretsek de, karşı gelmeyeceğiz kadere
İki eski dost olarak tokalaşacağız.

belki de
Deşmeyeceğiz kabuklanmış yaraları
Anılar iz bırakmış olsa da, yüreğimizde
Geçmiş yer etmiş olsa da, belleğimizde
Çocukları soracağız birbirimize
Havadan sudan bahsedeceğiz.

Buram, buram hasret koksa da özlemlerimiz
Gitmek için ayrılacağız
Ayrı, ayrı gideceğiz evlerimize.

Hayatın akışına bırakarak kendimizi
Yan yana gelsek de açmayacağız sevgimizi
Duygular düğümlense de gırtlağımızda
Acılar yürekleri bursa da
Hatırlayıp direnemediğimizi
Mutluluklar dileyeceğiz birbirimize.

Düşünerek çocuklarımızı
Eşimizi, evimizi düşünerek
Allah’a ısmarladık diyeceğiz
Bakışlarımızdan kaçıracağız gözlerimizi
Kim bilir
Karşılaşsak da günün birinde
Maziye gömeceğiz sevgimizi
Yusuf değirmenci
emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kim utanacak

Akıllı geçinip görünürken saf
Her sözü fauldür, hareketi kaf
Bölgesel,siyasi, düşünsel taraf
Tutan utanmazsa, kim utanacak?

Adım,adım takip edip peşini
Kolaycacık görmek için işini
Menfaati için meslektaşını
Satan utanmasa, kim utanacak?

Gördü giye, rezalete gülene
Engel diye, entrikaya, yalana
İfşa ettin diye, dürüst olana
Çatan utanmazsa, kim utanacak?

İnsanlık mı yüce, yoksa paramı
Dert bir değil, aman deşme yaramı
Helal kazancına,birde haramı
Katan utanmasa, kim utanacak?

Kendinin olsun der, hep aslan payı
Ağzında saklayıp durur baklayı
Hak etmeden, alıp haram lokmayı
Yutan utanmasa, kim utanacak?

Bayrağım ülkem bir,bir iken marşım
Halep uzak değil elde yok arşın
Kendi soydaşına can alan kurşun
Atan utanmasa, kim utanacak?

Yok diye yakınır, yaranı, dostu
Yaz gelince serer çayıra postu
Esir düşüp tembelliğe sırt üstü
Yatan utanmasa, kim utanacak?

Değirmenci söz söyledin çok beter
İğneler arsızı sözlerin, yeter
Avaz,avaz bağırarak suç örter
Örten utanmasa, kim utanacak?
Yusuf değirmenci emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:40
Kimselerle Konuşmuyor ki

Onu bana sorma git de kendin gör
Susmuş kimselerle konuşmuyor ki
Evin duvarına senin resmini
Asmış kimselerle konuşmuyor ki

Oldum diyor bir sevdanın tutsağı
Andırıyor gözleri bir ırmağı
Tek nefes alıyor, hayatla bağı
Kesmiş kimselerle konuşmuyor ki

İntizar ediyor eski aşkına
Seni yerleştirmiş gönül tahtına
Öyle gözüküyor kara bahtına
Küsmüş kimselerle konuşmuyor ki
Yusuf Değirmenci Emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Kolu omuzundan söker götürür

Yalana sırtını dönüp görmezsen
Varlığı görüp de, kaynak sormazsan
Namert elden,elin sakınamazsan
Kolu omzundan söker götürür.

Kimin malı ye,kürküm ye,sofrası
Aranmazsa, bulunur mu hatası
Kendini düşünen çıkar hastası
Bütün umutları yıkar götürür.

Güzellikler için olmalı uğraş
Kurunun yanında yanmamalı yaş
İhtiras uğruna yapılan savaş
Nice bağırları yakar götürür.

Yapılanı kimse sormasın diye
Haklı,haksızdan hak almasın diye
Yolsuzluğa karşı durmasın diye
Nifak tohumları eker götürür.

Maskeleri yere düşürmez isek
Yüzlerde art niyet göremez isek
Kendimize değer veremez isek
Nefis,bataklığa çeker götürür.

Başın dik ayakta duramadıysan
Kişilik onurun korumadıysan
Bir güçlü koltuğa yamak olduysan
O koltuk başına çöker götürür.

Sana dost görünür yüzüne güler
Kendisine hizmet etmeni ister
Birazcık bıkacak olursan eğer
Akıtır yaşını döker götürür.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Konuşurum

Susma, sende konuş derler
Hak,hukuktan bahsederler
Fikri hür olan kitleler
Bulduğumda konuşurum.

Bizden neler gizleniyor
Öğrenilsin istenmiyor
Telefonlar dinleniyor
Geldiğimde konuşurum.

Dinleyip doğru sözleri
Araştırıp gerçekleri
Yapılan yanlış işleri
Gördüğümde konuşurum.

Yüze vurarak yalanı
Önlemek için talanı
Doğrudan yana olanı
Bildiğimde konuşurum.

Kul olamam, ona, buna
Ödün vermem, buna, şuna
Çoğunluk doğrudan yana
Olduğunda konuşurum.

Kara çaldırmam yüzüme
Engel olunsa sözüme
Dar ağacını gözüme
Aldığımda konuşurum
y
usuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Kov korkularımı anneciğim

Bir korku var ki! ruhumun derinliğinde
Bir korku var ki! yüreğimde
Yenilebilmesi güçleşti,devleştikçe devleşti
Bu yalnızlık korkusu benimle bütünleşti.
Esir almış dünyayı
Tehdit eder yıldızları
Sar sevgi dolu kollarını anneciğim
Sar sevgi dolu kollarımı
Kov korkularımı,
Kov korkularımı.

Alıştım bazılarına
Sindirdim içime bazılarını
Korku olmaktan çıktı bazıları
Gecenin karanlığı değil
Ecelin karanlığı değil korktuğum
Beni korkutan karanlık anneciğim
Geleceğin karanlığı,
Geleceğin karanlığı.
Kurtar beni yalnızlıktan
Kurtar beni karanlıktan
Işık ol ufkuma kadın duygularınla
Öğret geleceğe giden aydınlık yolu
Tut ellerimden
Sar sevgi dolu kollarınla anneciğim
Kov korkularımı
Kov korkularımı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Kör Talih

Bıktım hayatımın cefalarından
Sürüp tat almadım sefalarından
Bir yol seçemedim safhalarında
Beni bir boşluğa itti kör talih

Çile ile kambur etti belimi
Istırap soldurdu nefsin gülünü
Cefa ile kırdı iki kolumu
Geldi,gitti bana çattı kör talih

Mahrum kaldım sevgiden ve şefkatten
Öldüm,öldüm dirildim ben hasretten
Bahtıma sunulan kader kısmetten
Çile deryasına attı kör talih

Bazı gün efkara büründüm kaldım
Bazı gün oturup hakka yalvardım
Bazı gün delice coştum aldandım
Savurdu gurbete kattı kör talih

Gönül meyhanede teselli arar
Artık bana dar geliyor buralar
Perişan halime güler aynalar
Beni rezil rüsva yaptı kör talih

Bir gün bir acıyan yaklaşsa bana
Ar eder, hiçbir söz söylemem ona
Bir ömür geçirdim yakıla, yana
El aleme reklam etti kör talih

Babam görse, yazık deyip yetinir
Anam görse,ağlar, ağlar yakınır
Kardeşlerim görse,görmezden gelir
Feleğe bedava sattı kör talih

Öldürsem kendimi,canım çok tatlı
Ben yaya kalmışım, eller kanatlı
Hayat beni artık sıktı, bunalttı
Sanmayın elimden tuttu kör talih

Artık mücadelem olmaz hayatla
Yaşanmıyor yarı kalmış muratla
Yola çıktığımda cansız bir atla
Sonun da toprağa kattı kör talih

yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Kötü günde nerde eski dostlarım

İyi günlerimde koşup gelirdi
Selam verir,selamımı alırdı
Elemlerim,elemleri olurdu
Kötü günde nerde.eski dostlarım

Hatırımı sorar,saygı sunardı
Hangi dala konsam oda konardı
Düşmanımı benden fazla kınardı
Kötü günde nerde eski dostlarım

Üzülürler ağlarlardı benimle
Yol yürüsem gelirlerdi benimle
Bayramlarla gülerlerdi benimle
Kötü günde nerde eski dostlarım

Nihayet kara gün gelip çatınca
Kader beni şanssızlığa itince
Yoksulluğu hırka diye giyince
Kötü günde nerde eski dostlarım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:41
Kötülük

Kötülük, eldeki silgiye benzer
Bütün sevgileri, siler götürür
Nifak, aramıza girmeye görsün
Bizi paramparça, böler götürür.

Şu,oldu bittiler insanı üzer
Marifet insanı süsleyip bezer
Menfaat bir keskin kılıca benzer
Eder, lime,lime, diler götürür.

Kendine zarardır, dışına taşman
Feryat fayda etmez, olsan da pişman
Namert dosttan çok iyidir, mert düşman
Namert dost yüzüne, güler götürür.

Aldığın bu darbelere üzülme
Huzurlara çıktığında,büzülme
Düşüp ayak altında da ezilme
Üzüntü saçını yolar götürür

Bu gerçeği iyi öğrenmelisin
Akıbeti dahi meçhul herkesin
Ömrünün sonunda biter nefesin
Dostlar namazını kılar götürür
emekli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:42
Köyde olanlar

Bu yaz gittim, gördüm,gezdim, köyümü
Köyümde terlerden seller oluşmuş
Şiirle yazayım dedim öykümü
Akan göz yaşından göller oluşmuş

Hepsi okur yazar olmuş, okuyor
Kızlarımız halı,kilim dokuyor
Sular hala yatağında akıyor
Yanık bağırlarda,çöller oluşmuş

Sırtında bebesi, çapada, ana
Oğlanlar kırlarda güdüyor dana
Saplar yığın,yığın gelir harmana
Patosun ardında, terler oluşmuş

Armutları toplayan yok, alan yok
Bahçelerden sebzeleri yolan yok
Işık gelmiş karanlıkta kalan yok
Sevgisiz saygısız haller oluşmuş

Köylülere yol gösteren olmamış
Emeğine değer veren gelmemiş
Sevgi,saygı yardımlaşma kalmamış
Ağızlarda, suskun diller oluşmuş

Değirmenci baktı halleri acı
Hala köy yerinde hayat çok feci
Soyar durur köyü üç beş tefeci
Köyümde bey değil, kullar oluşmuş

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:42
Köylüyüz

Köylüyüz tarlaya emeği verdik
Ter ile suladık mahsulü gördük
Yükledik merkebe pazara sürdük
Değerini verip alırlar diye

Yetiştirdik tefeciler kaptılar
Bir gün için elimizi öptüler
Fakiri zengine köle ettiler
Bunlar kanaatkar olurlar diye

Sükut altın diye sustu dilimiz
Ne emek değerli,nede malımız
Hep sutsuda konuşmadı dilimiz
Yıllar oldu, bir yol bulurlar diye

Kederi unuttuk acıya koştuk
Pederi kaybettik,bacıya koştuk
Kan ter içinde tarlaya koştuk
Bir gün halimizi bilirler diye

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:42
Köyü özledim

Hep aklıma doğduğum köy geliyor
Kıvrılıp uzanan yolu özlerim
Şivesi var kulağımda çınlıyor
Bahçede kırmızı gülü özlerim

Tavuğu kovarken kış diyorlardı
Soğukta üşürse vış diyorlardı
Havlayan köpeğe huşt diyorlardı
O şiveyi ben o dili özlerim

Paylaşın demezler, hakla derlerdi
Ziyaret demezler yokla derlerdi
Temizle yerine pakla derlerdi
Şimdi böyle diyen kulu özlerim

Ceket aba idi, kumaşı şaldı
Hatıranın adı hediye oldu
Merkep cık,cık diyerek koşturuldu
Merkep boynundaki zili özlerim

Köy düşer aklıma ikide birde
Eriyip yok olduk koca şehirde
İnsan ölür kabristana giderde
Sizde tabut bizde Salı özlerim

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:42
Köyüm

Bir dönebilseydim geri gelmezdim
Dağlarında kar doludur köyümün.
Ona kavuşsaydım, başka sevmezdim
Obasında yar doludur köyümün.

Kıvrılıp dağ aşan yolları vardır
Kulağa hoş gelen dilleri vardır
Tanrının sevilen kulları vardır
Göz yaşında sır doludur köyümün.

Gece gündüz akan çeşmeleri var
Bir ekmek peşinde koşmaları var
Yayladan yaylaya aşmaları var
Hayatında zor doludur köyümün

emekli em. müd.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:42
Kudurmuş kurt

Yok deme eline geçirsen yersin
Ben kuzuyum sen kudurmuş bir kurtsun
İğrenç arzuların yatağı sensin
Tarifin çok kolay kudurmuş kurtsun

Vicdanın sızlamaz, kulağın duymaz
Arşı deler feryatlar avaz,avaz
İnsafsızlar acı nedir anlamaz
Sızlamaz vicdanla çözülmez zorsun

İnsan olsan yanında yer alırdık
Cevher olsan kıymetini bilirdik
Ağaç olsan dallarına gelirdik
Aşılmaz duvarsın, geçilmez sursun

Hayaller yok oldu gurur kırıldı
Sayenizde ne boyunlar buruldu
Dalkavuklar panayırı kuruldu
Panayır ağası olarak varsın

Dilim kirleniyor anmam adını
Yaşa bu dünyada al muradını
Her kes diyor, ananı avradını
Sağırsın duymazsın, görmezsin körsün.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:43
Kulak tatlı söze hasret kalırdı

Kulak tatlı söze hasret kalırdı
Aşığın ağzında, dil olamasaydı
Sazda nağmeleri kimse bilmezdi
Dut ağacı sazda, tel olmasaydı

Belki de hiç oluşmazdı ormanlar
Yeşillere boyanmazdı çayırlar
Bu dünyaya yayılmazdı sporlar
Ilgıt,ılgıt esen yel olmasaydı

Gerçek o ki bunlar Allah’ın sırrı
Gören göz uyarsın her bakar körü
Çiçekten çiçeğe uçmazdı arı
Çiçeğin özünde bal olmasaydı

İnsanız diyerek övünemezdik
Akıl olmasaydı düşünemezdik
Tanrı kavramını bile bilmezdik
Tanrıya insanlar kul olmasaydı

Değirmenci görmeyen çok önünü
Hakka ada sen her geçen gününü
Mürşit bile şaşırırdı yönünü
Menzile gidecek yol olmasaydı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:59
Kur'an kur'ana

Hayat meydanında yaşam savaşı
Dövüş kıyasıya,kıran kırana
Umut starına doğru bir koşu
İnsaf yok edilmiş vuran vurana

Kimileri silah etmiş parayı
Kimisi rakip’e çalar karayı
Beklemeye niyeti yok sırayı
Artık düşman olmuş yaren yarene

Kimisini makam hırsı bürümüş
Kimileri doğru yolda yürümüş
Bir çokları hile için kurs görmüş
Hiç biri sır verilmez soran sorana

Kimileri varlığı güç eylemiş
Kimileri Allah yardımcım demiş
Çokları inancı kalkan eylemiş
Yorumda rakip mi kur'an kur'ana

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:59
Kusur gibidir

Gelen giden hep üstüne basıyor
Ayrılık ayakta nasır gibidir
Sensiz hayatımda bir eksiklik var
Kaderim tam değil küsur gibidir

Buram, buram hasret burnuma tüter
Ayrılık acısı çektiğim yeter
Ne,zaman geçiyor,ne,ömür biter
Geçen her saniye asır gibidir

Bu ayrılık derdime dert katıyor
Mantığıma duygularım çatıyor
Kuş tüyü yatakta yatsam batıyor
Sensiz tüm yataklar hasır gibidir

Divaneyim gören deli sanıyor
Bizi ayırdılar içim yanıyor
Dost bildiklerimse beni kınıyor
Sana olan sevgim kusur gibidir

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:59
Kuşak kavgası

Yakınmışsın annene,demişsin çok ilgisiz
Sizler büyüdünüz de, tecrübeniz yetersiz
Senin doğduğun yıllarda çok duygulanmıştım
Yaşama kızım derken, tuzakları anlatmıştım
Bir çerçeve çizmiştim, şahsında genç kızlara
Şartlandım kötülükleri önlemeye
Çalıştım gençlere yön vermeye.

Değişmedi, değişmeyecek, değişmez duygularım
Değişen yaşım, tecrübem, kaygıların
Olmam gereken yerde, oldum
Almam gereken dersi, aldım
Hayat dikenli bir tarlaymış
Anladım.
Sevinçlerinize katıldım.
Hüznünüze ağladım.

İsteklerinize cevap veremedimse
Akranlarınız sizi geçmişse
Peşin hüküm verme
Kızın beni suçlu görme

Sen ilgisiz diyerek açıklarken, öfkeni
Sen suçlamaya çalışırken, beni
Ben tecrübe penceresinden bakıyorum hayata
Sen hayal alemine dalıyorsun.
Hayat böyle sanıyorsun.
Aynı değil gördüğümüz manzaralar
Anlamıyorsun.
11
Senin pencerende bulutlar pembe
Denizler dalgasız, sular masmavi
Benim pencerem sisli
Bulutlar kapkara tecrübelerimde
Umut denizinim dalgalı
Hayat maratonu çetin
Aylaklıktan,aymazlıktan
Aç gözlü doymazlıktan
Korumak istedim seni.


Tecrübelerimi genç beyinlere nakşetmeliyim
Bunu, önce çocuklarımda denemeliyim
Temiz ahlak vermeliyim
İyiyi benimsetmeliyim
Doğruyu göstermeliyim
Geçemem tecrübelerimden
Yaşayarak öğrendim ben
Seninle aynı manzarayı göremem.
Sen haklısın diyemem
Arzulara cevap veremem
Ne olur peşin hüküm verme
Beni kusurlu görme.
Buna tahammül edemem.
111
İhtiraslar uğruna kirletemem mazimi
Bozamam dengelerimi
Esirgemem sizden asla
Veririm verebildiklerimi
Çalmadım,çalıştımsa
Onurlu kalmak için.
Yoksulluğa alıştımsa
Şerefli olmak için.
Hak yemedimse
Hakkı gözettimse
Haksızlığı kabullenmedimse
Arsızın önüne set çektimse
Zorluklara göğüs gerdimse
Dürüst oldumsa
Mert kaldımsa
Size onur vermek için.

Arsızların koluna girseydim
Hırsızlarla ortak olsaydım
Dürüstlükten nasıl söz edecektim
Mertlik onurunu nasıl verecektim
Gizlemek zorunda olurdum geçmişimi
Yoksul aile çocuğuyum diyemezdim.
V1
Yaşantınız lüks olsaydı
Fırsatçılar çevrenizde dolansaydı
Yağcılar yaltakçılar bulunsaydı
Bana da
Harcamaların hesabı sorulsaydı
Bu hesabı veremezdim.
Alnım açık yüzüm ak diyemezdim
Göğsümü gererek yürüyemezdim
Yüzsüzlükte edemezdim
Size karşı yalanda söyleyemezdim
Şereften, haysiyetten, onurdan söz edemezdim
Ne olursun yavrucuğum
Gel peşin hüküm verme
Hayatı iyice anla
Sözünü o zaman söyle.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 21:59
Küskün dersin

İz bıraktı şu gönlümde yine de
Şayet görür isen günün birinde
Soracak olursa şayet beni de
Küskün köşesine çekildi dersin

Elveda demeden ayrıldığında
Donup kaldı şok geçirdi o anda
Sevmiyorum diye haykırdığında
Gözünden yaşları döküldü dersin

Çıkmadın aklından seni düşünür
Üzgün,kırgın, harap, bitkin, sürünür
Tat almaz dünyadan öyle görünür
Artık yaşamıyor yıkıldı dersin

Ona deki seni seviyor inan
Sendin onu yakan, o sana yanan
Ölümü özlüyor o zaman, zaman
Böyle yaşamaktan sıkıldı dersin

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Lanet olsun

Şimdi insanlar yaratıyor korkuları
İhtiraslar altüst ediyor güzeli
Korkular ter döktürüyor birilerine
Ve öfkenin ateşi
Yakacak bir kurban arıyor.

Bir el maşa diye kullanıyor kurbanlarını
İnsanlar, insanlara kurban oluyorlarsa
Ve bunun adına insanlık deniyorsa
Yer almak istemiyorum,böylesi insanlıkta.

Hizmetkar olmak istemem entrikalara
Zaman geçmek bilmese de
Bana bahtım gülmese de
Boyum bükemem asla
Tanrısı insan korkulara.

Hazırlığımı yapmışım isyan için
Lanet olsun yakan ateşe
Maşa yapan ele, lanet olsun
Lanet olsun kim çamur atarsa güzele.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Maden sordun anlatayım

Madem sordun anlatayım gördüğüm son halini
Aşkın cenderesinde sıkılmış bir haldeydi
Dilinden hiç düşürmüyor unutmamış o seni
Gidişin deprem olmuş yıkılmış bir haldeydi

Kimselerle konuşmuyor selam bile almıyor
Gıdam ağlamak diyor ne yapılsa gülmüyor
Derin.deri.ah çekiyor belli seni özlüyor
Bir taş gibi kaskatı kesilmiş bir haldeydi

Günlerdir aynı haldeymiş ne yiyor ne içiyormuş
Ne ona gelsin diyormuş nede vaz geçiyor muş
Yine soracaklar diye insanlardan kaçıyormuş
Sevdanın dar ağacına asılmış bir haldeydi

Onun kara sevdası kim tanıyorsan sen bilirsin
O kadar yakın değilsen neden ilgilenirsin
Yoksa onu bu hallere sokan zalim sen misin
Sensizlik zindanına hapis olmuş bir haldeydi

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Manen ölmüş olurum

Hep böyle düşündüm,yolda giderken
İnsanlıktan sevgi,saygı beklerken
Adaletin kapısından girerken
Dedim ki! hakkımı almış olurum.

Hakimlere bırakmışız her şeyi
Hak tartan terazi bulur dengeyi
Bu dünyada göremezsem sevgiyi
Belki! o dünyada bulmuş olurum.

Haklılığım taktir edilmez ise
Doğruluk,dürüstlük gözetilmezse
Bana sen halısın denmeyecekse
Gül gibi zamansız solmuş olurum.

Gasp edilen hakkım alamaz isem
Hukuktan umduğum bulamaz isem
Bir kez hayatımda gülemez isem
Bahtımı sellere salmış olurum.

Umudumu olumsuzluk yıkarsa
Mağdur’i de gide,gele bıkarsa
Haklı iken karar haksız çıkarsa
Madden yaşar,manen ölmüş olurum.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Maskeler yırtılacak

Korkular düşünceleri sindiremez
Yırtılacak yüzlerdeki maskeler
Kanlı koltuklar kaldırılacak
Demokrasi dalgalanacak
Umudun gönderinde.
Sokaklar insana dost olacak
Hane kapılarına sevgi dağıtılacak
Kucak,kucak.

İnsanlar birbirini kucaklayacak
Tetik çeken eller gül tutacak
Ufuktan demokrasi doğacak
Hayat veren güneş gibi
Halk huzuru yakalayacak
Sarılacak kardeş gibi
Haksızlar cezasını çekecek
Haklı hakkını alacak
Memleket cennet olacak.

İnsan insanlığını bilerek haykıracak
Kan kokan caddelerde karanfiller açacak
Çareler bilenlere sorulacak
Kanlı koltuklar yıkılacak
İnsanlık dünyanın hakimi olacak
Bu idealler uğruna savaşıldı
Bu idealler uğruna savaşılacak.

Başarısızlıklarında bu korkuyu yaşamak
Kuşkuları taşımak kandırıldıklarında
Torunlarını gülerek sevebilmek
Kucaklarına aldıklarında
Düşünceleri bu
Onlara bırakmadan gidebilmek
Bu günlerin borcunu.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Maşa

Baka,baka gecenin kara gözlerine
Umursamadan, utanç dolu kaygıları
Aldırış etmeden işlenir günah.
Çekinmeden bakışlarından pencerelerin
Yasaklardan haberdar değilmişçesine
Gidilirde gidilir kirli amaçlara

Ateşe mi desem yanması için
Savrulması için rüzgara mı desem
Düşsün diye bir girdabın içine
İtilirde itilir suç batağına biçare.

Kolu damgalı tabip önünde
Elleri kelepçeli çıkar savcıya
Umutlar kırık mahkemede
Anlamı belli kızıl yazılar siciline
İbrahim’in kurban ettiği koç gibi
Kurban edilir birilerinin menfaatine
Kurnan edilir fukara.

Boynu bükük götürülürken dört duvarlı zindana
Gururu gölge ederde uğradığı hüsrana
Tepkisini sararak son haykırış isyana
Maşa olduğunu kabullenemez
Sokulduğu ateşlerde yana, yana
Sarılır kendini ateşe sokan ele
Ben acırımda kendisi acımaz
Düştüğü hale.
Hala maşa olamaya hazır
Onu kullanacak bir kanlı ele

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Matemi torunlar tutacak

Akın devam edecek
Zaman çalan eğlencelere
Geçen yıllar insanlığa kahredecek
Açılmayacak gaflet uykusunda ki gözler
Zaman, bütün anısızlığı ile yürüyecek
Saatler geçmişe nasıl gülüyorsa
Gelecekte de öyle gülecek.

Ağlayacak torunlarımız asırlar sonra
Zaman katili diye haykıracaklar bize
Övünç duymayacaklar geçmişleriyle
Kahırlar kapatacak, tarihleri
Tanık olamayınca anıtsal eserlerimize
İnanmayacaklar yaşayıp göçtüğümüze
Geri çağıracaklar yitirilen zamanı
Giden geri gelmeyecek.
Saatler gülerek dönecek.

İnsanların ölümüne ağıtlar yakılacak
Bir müddet sonra unutulacak
Zamanın ölümünü biz aldırmazken
Torunlarınız matem tutacak
Mahşere kadar ağlayacak

yusuf değirmenci emekli em. müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:00
Maziden kalan

İnan ki eve gitmek,ışığı yakmak gelmiyor içimden
Ne evi terk edebiliyorum,ne ışığa elveda diyebiliyorum

İstemeye,istemeye, yorgun,yorgun gidiyorum
Evde, bekleyenim vardır diye acele ediyorum

Basıp zilin düğmesine, kapıya kulak dayarım
Ne ses var,nede açan,dönmemişsin anlıyorum

Açıyorum kapıyı,dalıyorum içeriye
İsyan ediyorum,yalnızlığa, yeter,yeter diye

Yalnızlık, bütün heybetini yüklenmiş geliyor
Karanlık, boğmak için dalga, dalga yükseliyor

Korkup irkiliyorum ışıkları yakarken
Ürküyorum, pencereden dışarıya bakarken

Aynı ürperti ile çekiyorum perdeleri
Gözlerimle tarıyorum duvarları,köşeleri

Duvarda resmine takılıyor gözlerim, maziden kalan
Derin,derin bakıyorum,bakışların, hala yalan

Bir an sinirleniyorum onu yırtmak istiyorum
İnan ki, kollarım bağlanıyor ona el süremiyorum

Acı,acı çığlıklar atıyorum, birden bire bu anda
Sakin,sakin,güler gibi duruyorsun, duvarda

Ne yalnızlığımı gideriyorsun,ne evi terk ediyorsun
Korkularıma korku ekliyor,yarama tuz ekiyorsun.

Bana mı öyle geliyor, dilleniyorsun duvarda
Üzülme ayrılık varmış diyorsun, fotoğrafında

Diyorsun ki hayat bu, bak işte alışıyorsun
Sözlerin manasız teselliye mi çalışıyorsun

Sana inanmıyorum,yalan,yalan, hepsi yalan
İçimde derdin,duvarda fotoğrafın var, maziden kalan

emekli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Merhaba

Hayat starına doğru koşanın
Yatağına sığmayıp ta taşanın
Her türlü cefasını tadıp yaşamın
Sabrederek yaşayana merhaba

Seçe,seçe karasını,akını
Unutmadan kökeninin kökünü
Bir ömür boyunca hayat yükünü
Yakınmadan taşıyana merhaba

Tamamen olmuşsa idealist tip
Eğriye sapmadan doğruya gidip
Kendi dertlerini bertaraf edip
Başka başlar kaşıyana merhaba

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Mevsimler boyu

Mevsimler boyu geziniyorum,hayallerimin peşinde.
Her mevsime benziyorum,her mevsimin bitişinde.

Bir yaz günüydü!
Şimşekler çaktı gök yüzünde
Arkasından haşin bir dolu
Yağdı bütün hıncını alırcasına
Kırdı kafayı kolu
Bütün haşmetini gösteriyordu
Sanki kızgındı, öfkeliydi bana
Adeta dövmek istiyordu
Bilmiyor ki!
Ben ezelden dövülmüşüm.

Son bahar öz benliğini koydu ortaya
Yapraklar saçlar gibi tek,tek düşüyor yere
Tabiat benimle bitkin,benimle dertli
Ağlıyordu son bahar akşamları
Tıpkı benim gibi.

Kış acımasız,soğuk tatsızdı
Yer yüzünü örttü beyazlar
Dünyanın güzelliğini kapattı karlar
Yıldız,yıldız uçuşarak saçlarıma konuyorlar
Bilmiyor ki saçlarım kardan da beyaz.

Baharda seller gibi coşkularım
Kar erir ben eririm
Toprak canlanır,
Ben heyecanlanırım
Nisan yağmurlarını verir toprağa
Ben göz yaşlarımı veririm.

Her mevsime benzerim,her mevsimin bitişinde.
Mevsimler boyu gezerim, hayallerimin peşinde.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Meyhaneci

Esirgedi felek benden, yaşamlarımda her şeyi
Çok gördü felek bana,sevgiyi ve neşeyi

Bir ben varım bu yolda, yalnızlığım yoldaşım
Kurtulmadı,çileden,dertten,kederden, başım

Kırılmış umutları, taşıyan bir yolcuyum
Bundan farklı olamam,ben böyleyim,ben buyum

Bir zamanlar, bana da, umut bağlamışlardı
Benim için, göz yaşı döküp,ağlamışlardı

Kolum vardı,kanadım vardı, uçabilirdim
Dert taşım vardı benim,derdim açabilirdim

Bir ağaç gibi yeşil,hem de süslüydü yuvam
Kaybettim hep onları,nasıl neyle avunam

Önce bir baykuş öttü,sonra bir sam rüzgarı
Birlikte dağıttılar, yarenleri,dostları

Benziyorum şimdi ben,çöllerin mecnununa
Yavaş,yavaş geleyim, hayatımın sonuna

Şimdi, birer çağlar deredir göz yaşlarım
Şimdi, hakir bakışlarını diker arkadaşlarım

Bir bilseniz, o yaradan sızan kanları
Beni de kirletmiştir, cemiyet kuralları

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Meyhaneler benim evim gibi

O çılgınca geçirdiğimiz seneler
Hani şimdi nerdeler neredeler
Engin denizlerde mi dersin
Kızıl ufuklarda mı sanırsın
Uzaklarda mı ararsın
Onlar artık mazinin derinliklerinde
Meçhule giden bir gemideler

Benim kalbimde seninle yaşayanlar
Senin gönlünde değiller
Gönlüne giren bir korsan tarafından
Benimle beraber öldüler.
Öldürüldüler

Sığınabildiğim yerler
Beni bana anlatan şu meyhaneler
Buralarda oluyor gizlenmeler
Buradaki gönüller
Hüzün dolu gibiler
Kaderin pençesinde
İnlemekteler
Bahtlarına küsmüşler
Haya kahretmişler
Sevdiklerine inat
Hayatı içkiye meze etmekteler

Yitik mutlarını arayanlar
Ağlamaktan pınarları kurumuş gözler
Bu meyhane köşesinde demlenmekteler
Derbederler.
Kederliler
Dertliler
Bana benimde sığınağım oldu
Bana da barınaktır
meyhaneler
Dosttur dert ortağıdır
Doldurulan kadehler
Boşaltılan şişeler.
Sigaramı yakıyorum
Senin beni yaktığın gibi
Şarabımı çekiyorum
Senin beni hasret çukuruna çektiğin gibi
Şişeleri kırıyorum
Senin beni kırdığın gibi
Sen gittin gideli
Meyhaneler benim evim gibi

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Mezar taşı

Allah aşkına boş ver,haydi be hancı
Mazim bana el oldu,geleceğim yabancı
En zalim kalpleri taşa benzetirler ya
Başıma bir zalim kalp diksin mezarcı

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:01
Minnet ile makam mevki istemem

Minnet ile verilen, makam,mevki, istemem
Varsın, benim başarıma menfaatler katılsın
İş ile aş uğruna, kimseye yağ çekemem
Varsın, sicilime, kara damgalar basılsın.

Ayrılmam doğruluktan, ellerim kalsa da boş
Varsın, her dinleyene, kötü yönüm anlatılsın
Deseler de arkamdan, ipsiz, sapsız bir berduş
Yeter ki,doğru yerini bulsun,doğruluk anlatılsın.

İstemem, çiğ süt emmiş, sütü bozuktan ihsan
Varsın, naçiz vücudum, sokaklarda sürünsün
Açarsam, yardım için,babama bile ağız
Gelsin, bütün namertler, yüzlerime tükürsün

Bir dilim kuru ekmek, bulsam şükür Huda’ya
Avuç açmam namerde, barsın onun ihsanı
Açar isem açarım, yakarışla semaya
Bana bu halim ile yaşat diye dünyamı.

Elin olsun zenginlik,elin olsun saadet
Ben, ancak çekintilerimle mutluyum
Gün gelecek menfaatsiz insanlık yeşerecek
Doğacak doğruluk nuru, umutluyum.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Misali

Hasret
Ruhumu doldurdu
Damarımda kan misali.

Özlem
Çevremi sardı
Girilmez orman misali.

Sevgi
Tutuyor ayakta
Derdime derman misali.

Ayrılık
Gölgemden farksız
Takipte insan misali.
Haziran 1969

Yusuf değirmenci emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Mutlu ölebilirmiyim

Tamiri mümkün mü kırık gururun
Hakikaten tatlımıdır yaşamak
Çocukluğum bir hayal mi idi
Ne söyleyeceksiniz
Bana siz
Aydınlık dünyaya bakan
Bir umut penceresi açabilir misiniz?
Mutluluğu gösterebilir misiniz?
Muhtaç olduğum pencereden
Özlemlerimi görebilir miyim?

Sevilmeye layık
Sevme hakkına sahip
Her mutlu insan gibi
Mutlu olabilir miyim
Mutlu ölebilir miyim

emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Mücadele gerekmez mi

Mücadele verilip başarılar olmazsa
Haksız saldırılara dirençli durulmazsa
Yürüyüp haksızlığa karşı savaşılmazsa
Almasını bilmezsen, sana kimse hak vermez.

Hayaller yıkılmasın,umutlar yok olmasın
Karamsar düşünceler cesareti kırmasın
İhsan istemiyoruz, engel de olunmasın
Yaşını sen silmezsen, gelip kimseler silmez.

Kurtulmak baskılardan,himayeyi kaldırmak
Layık olan kişiye, layık işi yaptırmak
Amaç bu olmalıdır gerçekleri haykırmak
Oynananı görmezsen, sana kimse göstermez.

Layık olan yerine liyakatsız atanır
Layık, itiraz etse, ağzı dili kapanır
Böylesi işler için büyük torpil yapılır
Hesabı sen sormazsan yapanlar hesap vermez

Haksızlık pençesinde ilden ile sürerler
Bizi,bize düşürüp parça,parça bölerler
Düşman kamplar yaratır,ya öldür,ya öl derler
Maşa kullanan ele, güvenme,güvenilmez

Yapılan haksızlığa birlikte karşı çıksak
Sorunları çözmede fikir alıp,danışsak
Dosta düşmana karşı birlik olsak,barışsak
Birlik içinde olsak, bizi zorluk yenemez

Gerekmez mi, hakkımızı haksızlardan almamız
Gerekmez mi, oynanan oyunları görmemiz
Gerekmez mi, bunların hesabını sormamız
Mücadele birlikte yapılırsa yenilmez.

Yusuf Değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Mümkün değil ki

Ayrılığın acısıyla yaşasam da ben yine
Ne yapılsa ihanet edemem yar sevgine
Nakış, nakış işlemişim cemalini zihnime
Hayalini zihnimden silmem mümkün değil ki

Demişsin dönmem imkansız oda birini sevsin
Etrafındaki sislerden silkinip sıyrılıversin
Bilmediğin yüreğim tek,onunda sahibi sensin
Yüreğimi iki aşka bölmem mümkün değil ki

Yüce bir dağ gibiyim,başımda sevda bulutu
Benimle mezara kadar gidecektir bu tutku
Deme ki zaman geçti unuttu başka el tuttu
Başkasıyla mesut mutlu olmam mümkün değil ki

Sebep bile söylemedin sır oldun uzaklaştın
Kapalı iken gönlüm kilidi kırıp da açtın
Önce içine yerleştin sonra terk edip kaçtın
Başkasını bu gönlüme almam mümkün değil ki

Gözümü nereye diksem karşımda hep sen varsın
Tertemiz duygularla ruhumda yaşayansın
Düşüncelerimde sen bir örümcek ağısın
Sensiz iken hayallere dalmam mümkün değil ki

Aşkına bedel olarak dünyayı iste alırım
Sen kaçsan ben kovalarım hizana gitsen gelirim
Bitirmedim umudumu bittiği anda ölürüm
Hayatımda sen yoksan kalmam mümkün değil ki

Giderken sen yanında benliğimi de götürdüm
Ne telefon nede mektup adresimi mi yitirdin
Öyle bir oyun oynadın düşüne,düşüne bitirdin
Garazın ne kastın ne bilmem mümkün değil ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Münevvere

Seninde talihine pençe atmış bu felek
Sabretmişsin bunca yıl,sonu hayır diyerek

Sen şu dış alemde,şakrak görünüyorsun
Gerçek o ki,bu günler bir kapalı kutusun

Elbetteki genç kızsın,bir gurur taşıyorsun
Derdini el aleme,açıp anlatmıyorsun

Sanki balık gibisin,bu hayatın ağında
Göz yaşının izi var, hala yanaklarında

Bu gece sabah ettin, belikli ağlayarak
Bahtına küs gibisin,umutlarından ırak

Yardım görememişsin,ne yarenden, ne eşten
Ne annenden,ne babandan,nede kardeşten

Sen kendi hayatına,kendin yön vermelisin
Yollarına kurulan tuzağı görmelisin

Kavuşurum diyerek,teselli baharına
Bütün umutlarını, bağladın el oğluna

Sonra paçavra gibi,atıldın sokaklara
Diyorsun ki! kader bu, benim bahtım ne kara

Yıkılma ayakta dur,darbelere aldırma
Dostlarını üzerek, düşmanını güldürme

Hayatla mücadele, kazanınca güzeldir
Yapılan her hatanın,bir acı bedelidir

Acılar kamçı olsun,bu hayat savaşında
Kara bulutları sil,gün ışısın başında

İyice bak çevrene,kim memnun hayatından
Kimi içkiyle dosttur,kimi içer kahrından

Kimileri yıllardır bir lokmanın peşinde
Şükür eyle Allah’a o kadarı var sende

Üzülme sebat eyle,azimli ol Münevver
Hayat sana boş vermiş,sende hayata boş ver

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:02
Nasıl rakip olur kuran kuran'a

Hayat meydanında yaşam savaşı
Dövüş kıyasıya,kıran kırana
Umut starına doğru bir koşu
İnsaf yok edilmiş vuran vurana

Kimileri silah etmiş parayı
Kimisi rakip’e çalar karayı
Beklemeye niyeti yok sırayı
Hilenin sırrını soran sorana

Kimisini makam hırsı bürümüş
Kimileri doğru yolda yürümüş
Bir çokları hile için kurs görmüş
Kazıklar atıyor yaren yarene

Kimileri varlığı güç eylemiş
Kimileri Allah yardımcım demiş
Çokları inancı kalkan eylemiş
Nasıl rakip olur Kuran Kuran’a

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Nasihat

Duygunu ifade etmek istersen
Anlatmaya kelime az be kardeşim.
Dinle öğren bu dünyada her şeyi
Fikrini açıkça yaz be kardeşim.

Haklıyı koru sen, yürü peşinden
Yılma hiçbir şeyden, insan taşından
Fayda umma en yakın kardeşinden
Eğrinin başını ez be kardeşim.

Yapmak istediğine hemen başla sen
Gününü gün eyle,işle, güçle sen
Azimli ol çalış,canla,başla sen
Olmasın bir kuru söz be kardeşim

Kafanı çalıştır her söze gitme
İşini kendin gör, tenezzül etme
Ömrünü boş yere, boşa eksiltme
Hayatına bir yol,çiz be kardeşim

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne ben anlatırım ne sen anlarsın

Tutarım kendimi eziyet bana
Sevda kıvılcımı döndü yangına
Gönlümde volkanlar patlıyor amma
Ne ben anlatırım ne sen anlarsın

Üç meçhulü denklem bizim aşkımız
Birbirine denk düşmüyor yaşımız
İkimizde bu olguya şaşkınız
Ne ben anlatırım ne sen anlarsın

Gözlerine baktığımda yanarım
Ben ki sana doğru akan pınarım
Sevdiğimi bir gün anlar sanırım
Ne ben anlatırım ne sen anlarsın

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne bileceksin

Bilmek, nehir ise, bilim deryadır
Her şeyi bilirim demek, hatadır
Senden fazla bilen, senden ustadır
Sorup öğrenmeden, ne bileceksin.

İlmin sonu yoktur, öğrenim bitmez
Her şeyi bileye,bir ömür yetmez
Öyle şeyler var ki, dil tarif etmez
Görüp öğrenmeden, ne bileceksin.

İnsan sahip çıkmaz, hiç hatasına
Katlanır ömrünün, her acısına
Hakikat yolunun, son noktasına
Varıp öğrenmeden, ne bileceksin.

Güzeli bulmadan umut dağında
Geniştir hayaller gençlik çağında
Sevginin hazzını, dostluk bağında
Derip öğrenmeden, ne bileceksin.

Çok bilmek istersen gez,oku derim
Çabasız,gayretsiz; alınmaz ilim
Azım baltasıyla yasak zincirin
Kırıp öğrenmeden, ne bileceksin.

Sezgiyi,hissetmeyi, algıyı
Himayeyi,kayırmayı,gölgeyi
Hasreti,özlemi,sıcak ilgiyi
Sarıp öğrenmeden, ne bileceksin.

Acep neresidir,toplumda yerin
Cevaplar çok çetin,sorular serin
Çevrende ki dalkavuklar çemberin
Kırıp öğrenmeden, ne bileceksin.
emekli emn.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne çıkar

Ne çıkar böyle yaşamaktan
Neden hoş gelir size meyhane köşeleri
Buralar dost değildir hiç birinize
Yolunu yitirmişlerin teselli yuvası
Çaresizlerin uğrak noktası buralar
Bu ıstırap çukurunda boğulmaktan
Ne çıkar.

Harap olmuşların şerefine
Kadeh tokuşturuyorsunuz
Esir alıyor alkol sizi
Unutuyorsunuz kendinizi.
Çaresizliğe içiyorsunuz
Gizliyormuşçasına Çaresizliğinizi
Çabasız,gayretsiz olmaktan
Hayat savaşından kaçmaktan
Kaçınmaktan
Ne çıkar.

Bir yol aranmalı
Bir çare bulunmalı
Alkolün esiri olmamalı insanlar
Böylesi yaşamaktan
Şişeler denizinde boğulmaktan
Ne çıkar.

Meyhane köşeleri dost değildir insanlara
El uzatmaz düşkünlere buralar
Bu çatılar var ya bu çatılar
Yolunu yitirmişlerin teselli yuvası
Harap olmuşların barınağı
Sağ iken ölmüşlerin kahır yuvası
Böylesi yaşamaya yaşamak denmez
Dünyadan el çekilemez
Esir olunmamalı şişelere
Bel bağlanmamalı kadere
Böyle yaşamaktan
Ne çıkar

emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne çıkar neyin altından

Çıkara mağlup,merhamet
Ne şahit var,nede senet
Paracıklar demet,demet
Yürütülür el altından.

Asla it,ite ürümüyor
Menfaat kusuru görmüyor
Dünya hilesiz dönmüyor
Sır çıkmadı dil altından.

Haksızları kayırırlar
Haklıya karşı dururlar
Baskı ile sustururlar
Su gelir saman altından.

Haram mis gibi kokuyor
Menfaat yuvalar yıkıyor
Aransa neler çıkıyor
Serilen hasır altından.

Neler yapmıştır bir hatır
Baş tacı edilir katır
Yapılanlar patır,patır
Gelir ilk kusur altından.

Yusuf Değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne demeli

Doğruyu söyledim dediler hata
Asıl hata yapana ne demeli?
Üst olmuşta yalan söylemez hayta
Ast’a pislik atana ne demeli?

Bildiğim,ben dönek olamam ayıp
Söylediği söze demedim deyip
Bölgesel davranıp hemşeri sayıp
Birde taraf tutana ne demeli?

Sessiz,sakin döndü birden köşeyi
Çıkar için kullananlar mevki yi
El altından sunulan her deveyi
Hamutuyla yutana ne demeli?

Şaşalı saltanat sürdürmek için
Koltuğu arkaya devirmek için
Kendi dümenini çevirmek için
Dostu bile satana ne demeli?

Daraldı,kapandı o umut açım
Sinirden stresten ağardı saçım
Kendi kusurunu kapatmak için
Astlarına çatana ne demeli?

Herkesten bir medet umduğumuzdan
Ben herkesi dürüst sandığımızdan
Her söze inanıp kandığımızdan
Bize madik atana ne demeli?

Benimse güzele yönelmek kastım
Çoğuna güvendim, çoğuna küstüm
Kendi menfaati uğruna ast’ın
Zorla suça itene ne demeli?

Değirmenci sakın ağzını bozma
Aslında kendini bilir o kazma
Düşme seviyesine adını yazma
Sahte rapor tutana ne demeli

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:03
Ne dün bu gündür nede bu gün dün

Gün, senin mutluluk bulduğun andır
Gün,senin içinde olduğun gündür
İyi gün doğruyu bulduğun gündür
Ne bu gün dün olur,ne dün, bu gündür.

Dün geçip gitmiştir, geriye dönmez
Ateş önce yanar, yanmadan sönmez
Zaman kayar gider, elle tutulmaz
Bir mürşitsiz bu menzile varılmaz.

Bir istikbal verebilmek, çocuklarıma
Bir eser bırakabilmek, gerek yarına
Bir bilgi bahşetmeli, gelip sorana
Bir aydınlık getirebilmek ufuklarıma.

Mesele, eserde yaşayabilmek
Her fertten bir sevgi taşıyabilmek
Bilgi,gayret, çaba, ve bir de emek
Bunlar ile olur abideleşmek.

İnan buna, bir başkası sen olmaz
Vücuda girmeyen besin, kan olmaz
Dün boşa geçmişse,yarın bulunmaz
Yarınlarda, seni kimse tanımaz.

İnsanlar ölürde,milletler yaşar
Bilim yarışına her millet koşar
İnsan yaptığına kendisi şaşar
İlimde,irfanda, eserde yaşar.

Bak asırlar geçmiş,bu gün dün değil
Oğlum benden bilgin,babamsa cahil
Dün dünya vahşiydi,bu gün de ehil
İlim mürşit olsun,yarınlar menzil.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne hale döndüm

Dalımdan kopmuşum solgun çiçeğim
Yollara dökülmüş gazele döndüm.
Şimdi soranlara ne diyeceğim
Ben bende değilim, ne hale döndüm.

Zorla içtim ayrılığın şerbetin
Ben sılaya,eşe,dostta hasretim
Hicran değil,kavuşmaktır hasletim
Gitsem tanımazlar yad ele döndüm.

Aşıp gitsem yüce dağlar başından
Koşup gitsem sevgilerin peşinden
Gitmez hayalimden çıkmaz düşümden
Hep yari düşünen bir hale döndüm.

Umudumu yıktı devirdi biri
Bahtımı tersine çevirdi biri
Toz duman eyledi savurdu biri
Yana,yana kızgın bir çöle döndüm.
emekli em. müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne iyi olurdu

Ruhumdaki sıkıntılar
Gitse, ne iyi olurdu
Düşenin elinden,insan
Tutsa, ne iyi olurdu

Yaşamak olmazdı zahmet
Hiç yaşanmazdı hezimet
Herkes insanlığa hizmet
Etse, ne iyi olurdu

Olmazdı hiç kimse asi
Yenebilsek ihtirası
Dünyada çıkar kavgası
Bitse, ne iyi olurdu

Ne köle olur ne ağa
Çare bulunsa yokluğa
İnsan huzurla yatağa
Yatsa, ne iyi olurdu

Atsak nazar gözlerini
Görsek sevgi izlerini
Söz verenler sözlerini
Tutsa, ne iyi olurdu

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne kadar acı

Var olan çiçeklerin,yokluğunu özlemek
Yokları varmışçasına kabullenmek
Yılgın yaşama zorlamak insanı
Kör bakmak, idrak ettiklerine
Duyarsız olmak feryatlara
Vicdan terazisine tartamamak adil,adil
Ne kadar acı,ne kadar acı.

Buruk acılar paralarken yürekleri
Görünmez kelepçeler kilitlerken dilleri
İnsanlar ki,çaresizliğe esir
İnsanlar ki, susturulmuş dilleri
İhtiras gölge ederken insaf fidanlarına
Şahlanırken şarlatan düşünce
Gülerken ukala gösteri
Seyre dalmak alil, alil
Ne kadar acı ne kadar acı.

Yusuf değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne olur çehreni karartma bana

Yine bütün dünya zindan gözüme
Ne olur çehreni karartma bana
Yine döndün son baharın hüznüne
Güzel gül benzini aratma bana

Bumu idi amacımız kastımız
Mutlu,mesut yaşamaktır hakkımız
Evliliğin ilk baharındayız
Sudan bahaneler yaratma bana

Sevgime karşılık sevgi isterim
Küsme bana neşelenip gül derim
Sanma ki kalbini kırmak isterim
Kırılmayan bir kalp aratma bana
3-3-1979
emekli em.müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne olur postacı bizede uğra

Hayat vurmuş bana, bir zorlu tekme
Başın ağrıtıyorum kusura bakma
Mektup sormuyorum boynunu bükme
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da, yalnızlığımı boz ara sıra

Elinde bir zarfla, gel çal kapımı
İnşa et yeniden ümit yapımı
Bari sen gel bağla hayat ipimi
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da, yalnızlığımı boz ara sıra

Çantanda bana ait mektup olmasın
Acı tatlı, hiçbir haber gelmesin
Yeter ki, yalnızlığım ellerce bilinmesin
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da, yalnızlığımı boz ara sıra

Ellerim tutmadı sıcak bir eli
Kimsesiz olduğum bilinmemeli
Bilmeyenler mektubu var demeli
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da, yalnızlığımı boz ara sıra

Herkesin kapısına gelir gidersin
Sılasından, sevdiğinden, haber edersin
Mektup veremezsen,selam verirsin
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da, yalnızlığımı boz ara sıra

Yapayalnız doğmuşuz dünyaya biz
Gelirsen birkaç söz sohbet ederiz
Dertdaşım olursun gel dertleşiriz
Ne olursun postacı bize de uğra
Uğra da,yalnızlığımı boz ara sıra

emekli em.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:04
Ne yapsa olmaz

Ömrünü tüketmiş,sevgiye vermiş
Şimdi sevdiğine darılsa olmaz.
Düşmüş deryalara yüzme bilmiyor
Dost diye yılana sarılsa olmaz.

Her şeyi aşikar oltaya sermiş
Umut ağacını,kökten devirmiş
Dört yanını düşmanları çevirmiş
Düşman kurşunuyla vurulsa olmaz.

Her insanım diyen, insan mı olur
İnsan cemiyetten nasıl kovulur
Çirkef bataklığa,düşmüş boğulur
Durgun sular gibi,durulsa olmaz.

Çok iyi biliyor, aç ta yatılmaz
Sır küpüdür,kimselere açılmaz
Başında ki beladan da kaçamaz
Namert kapısında görülse olmaz.

Bu gün avuç açar, olmuş fukara
Onu kimler yaktı sicili kara
Kimler nasıl itti bataklıklara
Neden,niçin diye sorulsa olmaz.

Tek,tek alıp düşmüşlerin derdini
Arayıp ta namerdini,merdini
Aça,aça pazarlıklar ardını
Hepsinin cevabı verilse olmaza.

Çekintiler ağır olur yazılır
Ayak basar, pabuç altta ezilir
Anlatması zordur ama sezilir
Seziler ortaya serilse olmaz.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:05
Ne yapsam ki

Ruhumdaki sıkıntıyı
Atmak için ne yapsam ki
Hayatıma birazcık renk
Katmak için ne yapsam ki

Yoksulluk bir zehirli ok
Feleğinde insafı yok
Çocukların karnını tok
Tutmak için ne yapsam ki

Gayrı dayanamam zora
Çalıyorlar bana kara
Gururu sürdüm pazara
Satmak için ne yapsam ki

Sezdirmeden İsminaz’a
Ölmeden çıksaydım yaza
Utanmaza,arlanmaza
Çatmak için ne yapsam ki

Bir ekmek yuvamın payı
İçemez olmuşuz çayı
Yiyemem haram lokmayı
Yutmak için ne yapsam ki

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:05
Neden ayrılır

Her yol aynı yola gider
Fakat gidenler ayrılır
Her dil aynı sözü eder
Neden edenler ayrılır?

Kulu,köle etmek kulda
Teslime edilerek kurt’a
Sürü aynı sürüdür de
Neden güdenler ayrılır?

Bürünmüşüz derde,gama
Hiçbir şey sormayın bana
Millet bir bütündür amma
Neden düzenler ayrılır?

Bu ne çıkarcı bir gündür
Vatan her şeyden üstündür
Bu en geçerli güdümdür
Neden bozanlar ayrılır?

Kırılmayın sözüm pektir
Haktan ayrılan köpektir
Mesele idare etmektir
Neden edenler ayrılır?
11-1-1972
emekli emniyet müdürü

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:14
Neden peki

Bu ülkede eşitlik var diyor ya bazıları
Herkesin eşitliği göremeyişi neden?
Böyle haykırır durur ekran soytarıları
Haklı ile yüz yüze gelemeyişi neden?
İşini takip için yurttaş çıksa huzura
Onların yetkiliye varamayışı neden?
Milyarlar harcanırken kulüplerde barlarda
Fakirin bir lokmayı bulamayışı neden?
Yüzde yüz haklı iken adalet huzurunda
Duçarın hakkını alamayışı neden?
Yapmaya mecbur iken yetkili görevini
Zenginin hatırını kıramayışı neden?
Elinde teraziyle adalet tartanların
Vekillerin üstüne varamayışı neden?
Her şeyi yazabilen o basın dünyasının
Gizlenen gerçekleri göremeyişi neden?
Sorular uzadıkça pirelenen çoğalır
Yetkilinin bir cevap veremeyişi neden?

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:14
Neden sattılar beni

Kime ne eyledim,kime ne yaptım
Neden köşe, köşe ittiler,beni
Ben hangi kovana, ne çomak soktum
Neden üç beş pula sattılar beni,

Üç gün önce sen iyisin dediler
Beş gün sonra,benliğimi yediler
Çıkarı,doğrudan üstün gördüler
Neden sürü diye güttüler, beni

Umulmadık anda olduk zirvede
Beklenmedik anda yedi kat yerde
Oyuncak gibiyiz kurnaz ellerde
Neden bir oyuncak yaptılar beni

Davranışlar para etti,el kiri
Kullandı devletin yetkilerini
Aldı sattı beni,kahpenin biri
Neden bu sürüye kattılar, beni

Bazen başarılı dürüst dediler
Bazen hor baktılar bazen sevdiler
Çıkarlara ters düşünce kırdılar
Neden şeref pazarında sattılar beni

Ben mi çok katıyım,herkes mi katı
İnsan oğlu emmiş,emer çiğ sütü
Terazi doğrudur,tartıcı kötü
Neden bu tartıyla tarttılar,beni

Söz verirler sözlerinden dönerler
Bir kaç yalan söze hemen kanarlar
Gururları bir paçavra sanırlar
Neden lime,lime yırttılar, beni

Çarklar ters dönüyor,nasıl durdursak
Hesaplar karışık,değil yüzler ak
Görünen.bilinen tuzak ile fak
Tuzağa yem diye taktılar,beni

Kontrol edilmez atılan adım
Meram anlatacak dost bulamadım
Gerçeği kimseye anlatamadım
Neden hık boğaz ettiler,beni

Hep alayı gördüm bakışlarında
Yudumlarken haram’ı aşlarında
Ölümü özledim yar başlarında
Neden,can diyerek tuttular,beni

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:15
Neden se

Yargı bağımsızmış böyle diyorlar
Hakimlerde mutsuz,çıkar yol arar
Hukukta da eksiklik var,boşluk var
Bu gerçeği görmüyorlar nedense.

Haklar gasp edilir görsen anlasan
Haklıyım diyerek,hakkı savunsan
Dava açıp mahkemeye baş vursan
Davayı tez görmüyorlar nedense.

Koruyanım yoktu hep yedim kazık
Yüreğim yanıktır bağrımsa ezik
Hakimin elinde terazi bozuk
Nedenini sormuyorlar nedense.

Çözüm nedir diye düşünüp durdum
Sebebi aradım, sebebi sordum
İhalede fesat,bankada hortum
O aç gözler doymuyorlar nedense.

Bin şahit gerekli insan demeye
Evde lokma kalmamışken yemeye
Kapanır kapılar iş isteyene
Kapılara koymuyorlar nedense.

Birlik oldu arsızlarla hırsızlar
Sürünüyor,yuvasızlar yurtsuzlar
Sanmayın zalimin yüreği sızlar
İnadından caymıyorlar nedense.

Çoğalıyor kapılarda yalvaran
Gidişat böyleyse sonumuz hüsran
Makam,mevki yoksa,ve yahut paran
İnsan diye saymıyorlar nedense.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:15
Neden seni mutlu göremiyorum

Kime içim açsam, kime ne deyim
Bana hakkın geçti ise ödeyim
Bir güler yüze mi hasret gideyim
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum

İki çocuğunun başı için söyle
Bir ömür zar ile geçer mi böyle
Konuş,konuş biraz,gerçeği söyle
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum.

Yıllar öncesine uzandı usum
Herkes aşkımıza olmuştu hasım
Nedenini söyle tuttuğun yasın
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum.

Sana dert taş da ben,sırdaş da benim
Ana,baba,bacı,kardeş de benim
Derdine ortak bir eş de benim
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum.

Hangi uğursuzluk boynunu büken
Hangi tutku senin yaşını döken
Evimizde kavga nizah yok iken
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum.

Varsa bir düşüncen sır olmasın dök
Her damlan kalbime işleyen bir ok,
Benim göz yaşına tahammülüm yok
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum.

Bu ağlama nedir,bu zarın kime
Hasta mısın? kalk gidelim hekime
Yoksa mutsuz musun? söyle çekinme
Neden seni mutlu göremiyorum?
Göz yaşına mana veremiyorum

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Neden susuyorsunuz yollar

47 NEDEN SUSUYORSUNUZ YOLLAR

Neden susuyorsunuz yollar
Neyi saklıyorsunuz lambalar
Üstünüzde işlenmeden insanlığa mal olan
Hangi günah var?
Failini bilmediğiniz hangi suç var ki?

Günaha sizinle gidiyor insanlar
Sevaba,hayıra sizle ulaşıyorlar
Üzerinizde paylaşılır nice.nice menfaatler
Yine sizce bilinir nice,nice kurbanlar.
Aç yaşayanları
Yaşamadan yılanları
Varlığını hatırlamayanları
Biliyorsunuz
Bildiğiniz halde susuyorsunuz
Söylemiyorsunuz.
Amma niçin
Bu suskunluk neden
Kaç yıl daha saklayacaksınız gerçekleri
Kaç yıl daha susacaksınız söylemeden.

Kaç yıl daha insanlığa güleceksiniz
Kaç yıl daha namerde hizmet edeceksiniz
Kaç yıl daha sırları saklayacaksınız
Kaç yıl daha
Kaç bin kişi kurban olacak

Bilirsiniz,bilirsiniz insanların sırlarını
Kimlerin nerede,neler yaptıklarını
Derdini,efkarını
Feryadını zarını
Yoğunu,varını
Zulmünü zalimin
Ah’ını mazlumun
Bilirsiniz, bilirsiniz
Bilirsinizde söylemezsiniz
Söyleyemezsiniz
Biliyorum.
Söyleyebilseniz ne diyeceğinizi biliyorum
Dili olanlar söyleyemiyor
Dilliler söyleyemezken gerçekleri
Bir dilsizler nasıl söyleyelim diyeceksiniz
Dilsiz de olsanız söylemeseniz de
Görebilenlere
Söyleyebilenlere
Yürekli olanlara
Hak savaşı verenlere
Göstereceksiniz

Sussanız da gösterin,haykırın gerçekleri
Cesaretlendirin yangın yürekleri
Öğrenmek istiyorum adem oğullarını
Öğrenmeliyim, öğrenmeliyim ki
Emanet edebilmeliyim insanlığa
Oğullarımı
Torunlarımı
Yusuf Değirmenci

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Nedenini sormuyorlar nedense

Koruyanım yoktu hep yedim kazık
Yüreğim yanıktır bağrımsa ezik
Hakimin elinde terazi bozuk
Nedenini sormuyorlar nedense.

Yargı bağımsızmış böyle diyorlar
Hakimlerde mutsuz,çıkar yol arar
Hukukta da eksiklik var,boşluk var
Bu gerçeği görmüyorlar nedense.

Haklar gasp edilir görsen anlasan
Haklıyım diyerek,hakkı savunsan
Dava açıp mahkemeye baş vursan
Davayı tez görmüyorlar nedense.


Çözüm nedir diye düşünüp durdum
Sebebi aradım, sebebi sordum
İhalede fesat,bankada hortum
O aç gözler doymuyorlar nedense.

Bin şahit gerekli insan demeye
Evde lokma kalmamışken yemeye
Kapanır kapılar iş isteyene
Kapılara koymuyorlar nedense.

Birlik oldu arsızlarla hırsızlar
Sürünüyor,yuvasızlar yurtsuzlar
Sanmayın zalimin yüreği sızlar
İnadından caymıyorlar nedense.

Çoğalıyor kapılarda yalvaran
Gidişat böyleyse sonumuz hüsran
Makam,mevki yoksa,ve yahut paran
İnsan diye saymıyorlar nedense.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Neler etti eller bize

Çağıran el, sallandı gel,gel diye
Silahlı el, yollandı öl,öl diye
Bir el başka eli vurdurur niye
--Eller bize neler etti, sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Çalışkan el, nasırlımı nasırlı
Dümende el, kusurlumu kusurlu
Hesaplar bir başka elde küsürlü
-- Eller bize neler etti sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Başka bir el, asla vaz geçmez bizden
Bir el, çok şey ister, ve alır sizden
Bir el, girer çıkmaz hiç cebimizden
--Eller bize neler etti sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Bir el, vurur başımıza durmadan
Bir el, girer içimize sormadan
Bir el, çıkar karşımıza yılmadan
--Eller bize neler etti sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Bir el, oyar gözümüzü mil ile
Bir el, keser sözümüzü dil ile
Satın alır para ile mal ile
--Eller bize neler etti sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Bir el, illettir takılır peşlere
Bir el, oyalar bizleri boş yere
Bir el, vurulan silledir başlara
--Eller bize neler etti sor öğre
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Bir el, gördüğünü kapar bırakmaz
Bir el, diğerine tapar bırakmaz
Bir el, bizi maşa yapar bırakmaz
--Eller bize neler etti sor öğren
--Dikkatli ol gerçekleri gör öğren

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Neler olur neler olur

Vurdum duymaz olma,bana ne deme
Gün gelir sana da çatanlar olur
Haksızlığı gördüğünde çekinme
Hakkının üstüne yatanlar olur.

Haksızlar cesaret toplar kırılmaz
O gün figan etsen işe yaramaz
Çağırsan yardıma kimse bulunmaz
Korkak,ödsek,suskun kaçanlar olur.

Kendisini güçlü kuvvetli sanır
Gelir gider kapınıza dayanır
Çekindiğin hissederse şahlanır
Korku girdabına atanlar olur.

Bir kez el verdiysen kolun da kopar
Bir kez yüz verdiysen gider namus ar
Onlar aç gözlüdür asla doymazlar
Aşınıza zehri katanlar olur.

En büyük düşmanın olur korkular
Takarlar boynuna bir uzun yular
Sen korktukça şımarır o haytalar
Seni çıkar için satanlar olur.

Ne huzurun kalır nede şerefin
Kölesi olursun haksız herifin
Aç kalıp kokarsa senin nefesin
Gelir yatağına yatanlar olur.

Onlar olur seni idare eden
Farkın olmaz arkandaki gölgeden
Gölgesinden korkar mı ki bir beden
Korktukça pisliğe atanlar olur.

Haksızlığı gördüğünde söylersen
Bu toplumun ortak sorunu dersen
Hiç yılmadan mücadele edersen
Senden çekinerek geçenler olur.

Haklının yanında yerin almazsan
Gördüğün olaya tanık olmazsan
Çağrılınca adliyeye gelmezsen
Suçlu iken suçsuz çıkanlar olur.

Haklıya destek ol hakkını ara
Ara ki onurun almasın yara
Meydanı bırakma hayasızlara
Kötülük tohumu ekenler olur.

emekli em.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Neler yapardım neler

Entrika harmanında som olmasaydım
Öfke rüzgarıyla savrulmasaydım
Kimler ne yapıyor, bir anlasaydım
Acımazdım sırların açardım

Vazife kutsaldır,herkes inansa
İnsanlığa güzel hizmet sunulsa
Kolum güçsüz,gözüm uykusuz kalsa
Yorulmazdım,uykudan vaz geçerdim

Yalan denizinde, kaptan tanımam
Pek,gözümü budaklardan sakınmam
Tenceremde dert kaynasa yakınmam
Sabrımı,aş diye yerdim,içerdim

Herkes hak edenin hakkını verse
İnsanlık rayında, sevgi yürüse
Darbelerden ciğerlerim çürüse
Sevgileri o sineye saçardım

İnsanlarda,insanlığı arasam
Özü,sözü doğru insanlık bulsam
Gönül bahçesinde sedasız kalsam
Şakıyan dillere doğru, uçardım

Doğruyu söylesem insan adına
Kırmızılar vurulmasa kartıma
Asırlar yük olsa idi sırtıma
Hayat boyu yüksünmeden taşırdım

Varlık villa yaptırırken yamaca
Horlanarak bakılmasaydı aç’a
Sabır ile erişilse amaca
Dişimi sıkardım,başım kaşırdım

Damgalı olsaydı,herkes bilseydi
Sayıları az olsa,sayılsaydı
Namert, öz be öz, babam olsaydı
Ben babama bile karşı çıkardım

Gerilmiş,iyinin önüne setler
Gün geçtik çe çoğaldı parazitler
Bilsem yok olacak kötü niyetler
Yeni dünyalar arar göçerdim

Sözümü dinleyen biraz ders alsa
Mağdur’i keşke dediğin olsa
Fazilet kabristan içinde kalsa
Almak için ellerimle açardım

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:16
Nerdesin

Nerdesin ey canan uzakta mısın
Yoksa kaf dağının ardında mısın
İlk ve son sevdamsın alın yazımsın
Özlem, özlem özlüyorum nerdesin

Nerdesin güzelim hangi şehirde
Endişeler filizlenir gönlümde
Tutsağınım gönül hapishanende
Yollarını gözlüyorum nerdesin

Seyyah mı kesildin yollarda mısın
Deniz kenarında villada mısın
Kalbimdeki oku çıkarmaz mısın
Sızın sızım sızlıyorum nerdesin

Sen misin vefasız ben miyim yüzsüz
Kış,bahar yaz geçti kapıdadır güz
Şunu iyi bil ki aşkım ölümsüz
Yanık bağrım dazlıyorum nerdesin

Hani bir hatıra almıştım senden
Bir mendil vermiştin el emeğinden
Ağlar iken göz yaşımı çevremden
Utanıyor gizliyorum nerdesin

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:17
Neriman

Bir kuru sevgiyle mutluluk olmaz Neriman
Bizi,bize bağlayan kuvvetli bağlar olmalı
Sen beni bilmiyor,tanımıyorsun
Oysa ki
Herkes sevdiğini bilmeli,tanımalı.

Hem seni düşünüyorum, hem de kendimi
Biz, başka dünyaların çocuklarıyız
Sevenler anlamalı birbirlerini
Biz,bizi anlayamayız
Biz mutlu olamayız.

Sen lüks bir yaşam istiyorsun
Gezmeyi,eğlenmeyi seviyorsun
Dudaklarında ruj istersin
Gözüne de sürme
Ben bunlara yabancıyım
Beni aykırı görme.
Aşkına karşılık veremem
Biliyorum yüreğinde bir tatlı sancıyım
Ne yolcuyum,ne hancıyım
Gerçeği söylemeliyim
Ben sana yabancıyım.

Ben beni bilmeliyim
Gerçeği söylemeliyim
Ben köyde doğdum,köyde büyüdüm
Köyüme dönmeliyim.

Benim evimin kadını köyümden olmalı
Kanatlanıp uçmamalı
Beni tanımalı, anlamalı
İyi günde,kötü günde,
Yanımda olmalı
Yoksulluktan kaçmamalı.

Sen beni hayatımı benimseyemezsin
Soğan, ekmek yiyemezsin
Bu gün sevdiğini sanıyorsun amma
Yarın sevemezsin
Benimle birlikte köye gelemezsin
Ne düşündüğümü bilemezsin.

Sen şehir dilberisin
Köy Nerimanlarını bilemezsin
Onlar gibi olamazsın
Çift süren,orak biçen
Sükut eden,boyun büken
Kuaförü görmeyen
Ruj’u bilmeyen
Sürme sürmeyen
Eşiyle ağlayan
Eşiyle gülen
Sen anlayamazsın onları
O çilekeş fidanları
O gerçek anaları.

Senim için terk edemem köyümü diyarım
Ben kendi dünyamdan seçmeliyim karımı
Kendi dünyamda yetiştirmeliyim
Çocuklarımı.

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:17
Nesin sen

Türlü,türlü çiçeklere konarsın
Söylesene arı’mı sın nesin sen
Her halinle sır küpüsün güzelin
Gizliliğin yerimi sin nesin sen

Duygu tükenir mi kulun içinde
Yolcular bulunur yolun içinde
Sonsuza açılan kolun içinde
Bir yokluğun varımı sın nesin sen

Gönül bahçe,aşk fidanı dikilir
Sanma ki o fidan sonra sökülür
Her görüşte aklım sana takılır
Tek başına sürümüsün nesin sen

Aşk kafada yaşar,kalbe yazılır
Ne acılar göz yaşıyla süzülür
Kırılan kalp ezik, ezik ezilir
Seven gönlün zarımı sın nesin sen

Boş kalplere çile oluyor nakış
Sevenin hayatı hazanlı bir kış
Dalgalı bir gülüş, alaylı bakış
Vefasızın birimi sin nesin sen
16-12-1971
em.em.müd

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:17
Netiveler sabır ile değişmez

Kusurlular ayıp diye kınanmaz
Yüzüne tükürsen güler aldırmaz
İşine gelenden başka söz duymaz
Yazılmayla neticeler değişmez

Böyle derler bu dünyanın düzeni
Birlik olup yıldırmazsak ezeni
Ezilince kaldırmazsak kazanı
Sabır ile neticeler değişmez

Konuşurken hep doğrular söylenir
Her nereye gitsen torpil beklenir
Masum olanların hakkı hep yenir
Sırt dönmeyle neticeler değişmez

Bir iş yapmak için çok şey isteriz
İş görmeden bir karşılık bekleriz
Hatayı yaparız,üzgünüz deriz
Üzülmeyle neticeler değişmez

Her ne istiyorsak,olsun isteriz
Hizmet kapımıza gelsin isteriz
Katkı yap, denirse kaçar gideriz
Söylemeyle neticelerle değişmez

Fedakarlık edip katkı yapmayız
Örülen duvara bir taş koymayız
Yapalım diyenle birlik olmayız
Yakınmayla neticeler değişmez

Hatalardan söz etmesi kolaydır
Çıkarlara göz atması kolaydır
Meydanlarda söz vermesi kolaydır
Söz vermeyle neticeler değişmez

Nasıl sevinecek yanan her yürek
Milletime büyük hizmetler gerek
Meydanlarda bu halka söz vererek
Sızlanmayla neticeler değişmez

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:17
Neyi değiştirir ki

Maziyi hatırlamak, neyi değiştirir ki
Geleceğe umutlu bakmak zor geliyorsa

Yeşili özlemek ona sevgi sayılmaz
Kıraçlara bir fidan, dikmek zor geliyorsa

Lafla peynir gemisi yürütmesi iş değil
Duvara bir çiviyi, çakmak zor geliyorsa

Bin defa tövbe etsen kimi kandıracaksın
Ruhundan fitneliği, atmak zor geliyorsa

Bir ömür ibadet et,yinede günahkarsın
Nefsine hakim olmak,tutmak zor geliyorsa

Dostun yok mu,var mıdır,asla anlayamazsın
Kara günler yaşayıp, bakmak zor geliyorsa

Özlemini duymakta seni huzursuz eder
Sorunlara elini, atmak zor geliyorsa

Ne mert tanı,ne yiğit ol,ne ara
Verdiğin sözleri, tutmak zor geliyorsa

Neyi değiştirecek umutlara uzanmak
Doğruluğu özüne, katmak zor geliyorsa

Şair Yusuf Değirmenci

Serzeniş
28-07-08, 22:17
Nice nice

Söylese sokaklar bildiklerini
Çoğunun aç sefil öldüklerini
Niçin yad ellerde kaldıklarını
Hepsine bir cevap var nice,nice

Bir çok sırlar hatırata yazılır
Vurulmaz açığa defterde kalır
Nice,nice insan derdiyle ölür
Gerçeği kabristan yer nice,nice

Nice omuzlarda yaşamın yükü
Ayırtmak zor şimdi karayı,akı
Çoğuna kurmuşlar tuzağı,fakı
Ararsan gerçeği der nice,nice

Nice insanların büküktür boynu
Nicesi der bu kaderin oyunu
Nicesi hileyle soyar soyunu
Bunları bilenler var nice,nice

Hakikat’e yaklaşırım varamam
Tek başıma yaraları saramam
Bir kişiyim bir topluma soramam
Gerçeği görmeyen kör nice,nice

Çoğunun hoşuna gitmez sözlerim
Gün gelir elbette görmez gözlerim
Yüz yıl sonra oğullarım,kızlarım
Bilecek gerçeği gör, nice,nice

Şair Yusuf Değirmenci