PDA

View Full Version : Fıkralar Arşiv



Sayfalar : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 [15] 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36

Hairdesigner
07-11-07, 01:52
Beyefendi, etrafta bekçi ya da polis var mı?
- Hayır, evladım.

- Öyleyse cüzdanınızla saatinizi bana verin.

Hairdesigner
07-11-07, 01:52
Sakip Sabanci Agaya bir gün demisler ki..
-"Aga bu dünyada her sey güllük gülüstanlik. Nereye baksak her tarafta senin sirketleri, fabrikalari görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA).Burada işin iş.Ya diger tarafta
ne olacak,orada ne yapacaksin,nasil kurtulacaksin zebanilerden?.."
Sakip Aga gülmüs ve:

-"Öte yanda da isimizi saglama aldik. Bir
tarafimizda iSA, diger tarafimizda muSA.."

Hairdesigner
07-11-07, 01:53
Eski edebiyatçılarımızdan Fuzuli ile Ruhi hep böyle birbirlerine taşlama yapıyolarmış.Bi gün ormanda yürürken bi köpek ölüsü görmüşler. Ruhi demiş ki:
“Bu köpek leşi de burda "Fuzuli" duruyor” Fuzuli de cevap vermiş:

“Doğru, baksana "Ruhi" dötünden çıkıyo!”

Hairdesigner
07-11-07, 01:53
Rusyada Gazetecinin biri 100 yasinda bir köylüyle roportaj yapiyor :
-"Efendim, bu kadar zamanda kimbilir ne güzel olaylar yasamissinizdir.Güzel bir aninizi anlatirmisiniz", diye sormus.
Ihtiyar baslamis :
-Bir gün bizim muhtarin esegi kayboldu. Bütün köy esegi aramak için daga çiktik.Saatlerce bir elimizde votka aradik durduk. Sonunda da bulduk.Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin esegi gözümüze bir güzel görünmeye basladi ...
Derken gazeteci :
-Aman efendim, daha enteresan bir aninizi anlatsaniz. Ihtiyar köylü söze devam etmis :
-Bir gün bizim muhtarin kuzusu kayboldu. Bütün köy muhtarin kuzusunu aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka, hem yudumlanip hem yuruyerek aradik durduk.Sonunda da bulduk. Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin kuzu gözümüze bir güzel görünmeye basladi.Demeye kalmadan gazeteci yine adamin sözünü kesmis :
-Aman efendim, oraya da girmeyelim. Siz en iyisi kötü bir aninizi anlatin.
Adam yeniden söze baslamis :

- Bir gün ben kaybolduum...

Hairdesigner
07-11-07, 01:53
Bir adam son günlerini yaşıyormuş.Uzuvları meleklerin huzuruna çıkmışlar.Göz saygıyla ayağa kalkmış, kibarca söze başlamış.
-Efendim... Sizden bir ricam var.Emekliye ayrılmak istiyorum.Yetmiş yıldır görmekten yoruldum.
Sırayla kulaklar,ayaklar söz alıp emekliliklerini istemiş.Derken arkadan çok kısık bir ses duyulmuş:
- Asıl emeklilik benim hakkım!
Melekler öfkeyle bağırmış.
- Ayağa kalkıp konuşsana saygısız.

- Ayağa kalkacak güçte olsam,emekliliğimi ister miydim hiç?

Hairdesigner
07-11-07, 01:53
Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.

Hairdesigner
07-11-07, 01:53
Rahibenin biri bir gün taksi cewirmiş binmiş takdiye ama taksici sürekli rahibeyi gözetlio aynadan. rahibe sormuş -ne oldu ewladım?
-"Size bir şey söylemek istiyorum ama cesaret edemiyorum."
-"Söyle ,rahibeler hiç bir şeye sinirlenmez"
Taksici:
-"Benim en büyük fantezim bir rahibeyle beraber olmaktır" demiş.Bunun üzerine rahibe bunun gerçeklşmesi için katolik ve de bekar olması gerektiğini söylemiş.Taksici:
-Evet bu özellikler bana uyuyo diyip, arabayı ormanlık yola çekmiş iş bittikten sonra adam başlamış ağlamaya nedenini sormuş rahibe.Adam da:
-"Ben size yalan süledim ben aslında evliyim ve de yahudiyim."Rahibe:

-"Üzülme evladım zaten bende rahibe değilim bir gay im ve de kıyafet balosuna gidiyorum..."

Hairdesigner
07-11-07, 02:38
Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
"İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?"
Papaz cevap verir:
"Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur."
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:
"Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım."

Hairdesigner
07-11-07, 02:38
Bir gün pinokyo ile kirmizi baslikli kiz ormanda karsilasmislar.Pinokyonun efendisi pinokyo’yu çagirmis, pinokya gitmek istemiyormus. Kirmizi baslikli kiza dönerek:
-"Senden bisey rica edicem, etegini altina girip saklanabilir miyim?"
Kirmizi baslikli kiz:
-"Elbette" demiş.Pinokyo’nun efendisi onu çagirmis, o
-"Burda degilim" demis ve pinokyo yalan söyledigi için burnu uzayip kirmizi baslikli kizin amina girmis.Sonra kirmizi baslikli kiz, pinokyoya;
-"Bir kez de dogru söyle" demis, burnu tekrar kisalmis.Bu durum kirmizi baslikli kizin cok hosuna gitmis:

-"Dogru söyle, yalan söyle, dogru söyle, yalan söyle....."

Hairdesigner
07-11-07, 02:39
Hostes,uçakta papazın yanına gelmiş,açıklama yapıyor:
-"Muhterem peder,programa uygun uçuyoruz ve 12.000 metre yükseklikteyiz.Size bir bardak şarap vereyim mi?"
Papaz:

-12.000 ha!..Istemem,patrona çok yakınız...

Hairdesigner
07-11-07, 02:39
Bir zamanlar uzaklarda bir ulkede cok yakisikli bir prens yasarmis.Ancak prens daha kucukken ulkedeki kotu kalpli cadinin lanetine ugramis, ve uzerindeki bu lanet yuzunden her yil sadece 1 kelime konusabiliyormus.Mesela prens 2 kelime soyliycegi zaman bir yil boyunca susuyor, boylece ertesi yil da 2 kelime soyleme hakki oluyormus.Bir gun bu yakisikli ama talihsiz prens dere kenarinda otururken, bir de bakmis karsida kucuk bir kulube, ve kulubenin bahcesinde muhtesem bir kiz.Saclari altindan daha sari, gozleri gokyuzunden daha mavi, dudaklari kirazdan daha kirmiziymis.Prens bu guzelligi gorunce akli basindan gitmis, o anda vurulmus.. ve 2 yil boyunca konusmamaya karar vermis, 2 yil sonunda kiza "cok guzelsiniz" diyebilmek icin.
Ama 2 yilin doldugu gun prensin icindeki bu ates daha da buyumus ve kiza "size asik oldum"demek icin yanip tutusur olmus...
Boylece COK+GUZELSINIZ+SIZE+AsIK+OLDUM=toplam 5 kelimeyi soyleyebilmek icin, gecen 2 yilin ardindan 3 yil daha konusmamayi goze almis....
Ve 5 yilin sonunda prens konusmak icin hazir oldugu sirada, birden Bu muhtesem guzel ve zarif kizla evlenmeyi, onu sarayinin prensesi yapmayi ne kadar istedigini farketmis.Boylece COK+GUZELSINIZ+SIZE+AsIK+OLDUM+BENIMLE+EVLENIR MISINIZ= toplam 7 kelime soyleyebilmek , in 5 yilin ardindan 2 yil daha sabretmeye karar vermis.Ve prens bu platonik duygularla 7 koskoca yili tamamladigi gun, artik dunyanin en heyecanli ve en mutlu erkegi olarak kizin yasadigi kulubeye kosmus.Kiz yine kulubenin bahcesinde oturuyormus ve bir kitap okuyormus.
Prens elindeki bir tek kirmizi gulu kiza uzatmis ve sormus:
- "COK GUZELSINIZ, SIZE AsIK OLDUM, BENIMLE EVLENIR MISINIZ?"
Kiz basini kaldirip prense bakmis......
Kulaklarini orten altin sarisi saclarini geriye atmis ve prense soyle demis:

-"PARDON?"

Hairdesigner
07-11-07, 02:39
Adamin biri parasüt almak için bir dükkana girer ve saticiyla konusmaya baslar:
-"Efendim, parasüt açilmazsa ne olacak?" Satici:
-"Olur mu beyefendi yedegi var onu açarsiniz" Müsteri:
-"Peki ya o da açilmazsa?"
Satici:

-"Ürünlerimiz garantilidir, getirin degistiririz"

Hairdesigner
07-11-07, 02:40
Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş:
"Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?"
Zangoçta derin bir sessizlik...
lyice köpürmüş Papaz:
"Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?"
"Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim!"
Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun..." Zangoç bıyık atından gülmüş; "İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız..." Yer değiştirmişler.
Bu kez Zangoç seslenmiş:
"Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?" Papaz kendi kendine söylenmiş:
"Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor."

Hairdesigner
07-11-07, 02:40
Iki arkadas yolda gidiyormus.Biri kafasinda olan sapkasinin uzerinden kafasini kasimis.Arkadasi demis:
-"Ya,niye sapkanin uzerinden kasiyorsun.Sapkani cikartip kafani kasisana."
Digeri ise:

-"Peki,sen gotunu kasidigin zaman pantolonunu mu cikariyon mu lan"

Hairdesigner
07-11-07, 02:40
Ucak dunyanin en kalabalik hava meydanlarindan biri olan Londra Heathrowa yaklasirken hoparlorlerden pilotun sesi duyuldu.
-"Sayin yolcular,biraz sonra londra ya inmis olacagiz. londra da hava hafif yagmurlu ve sicaklik ...."
Tam o sirada pilottan :
-"Aman tanrim...."
diye korkunc bir feryat duyuldu ve yolculara bir asirmis gibi gelen uc bes saniye boyunca hicbir ses cikmadi. biraz sonra pilot tekrar konusmaya basladi.
-"Sayin yolcular demin sizleri cok korkuttugum icin ozur dilemek istiyorum.Ama hostes yanlislikla ustume koca bir fincan sicak kahve doktu.Canim cok yandi.Hele pantolonum onunun bir gorseniz..."
Bu sirada arkadan bir yolcu bagirdi :

-"Hele sen bizim pantolonlarin arkasini bir gorseniz..."

Hairdesigner
07-11-07, 02:41
Rahmeetli Neyzen Tevfik, hergün bol miktarda içki içerdi. Üstat birgün nasılsa, Yeşilay cemiyetinin tertiplediği bir konferansta bulunmuştu. Doktorlar konuşmayı şöyle bitirdi:
-Sayın dinleyiciler. Sözlerime son verirken şunu da ilave etmek istiyorum: İçtiğiniz her kadeh ömrünüzü bir gün olarak eksiltir. Bu, tıbben, ilmen tesbit edilmiştir.
Doktor kürsüden ayrılırken Neyzen Tevfik çığlığı basar:
-Off! Yandım dostlar, öldüm!
Yakınında bulunanlar, teleşle, heyecanla sorarlar:
-Aman üstat, hayrola, ne oldu birden?
-Ne mi oldu? Doktorun sözlerini dinledikten sonra, bir de hesapladım ki ben öleli kırk yıl olmuş...

Hairdesigner
07-11-07, 02:41
Bizim Rifki Bebekte bir elinde olta, bir elinde tas balik tutuyormus.Yoldan gecen guzel bir bayan, Rifkiya sormus:
-"Oltayi anladim da elinde ki tas ne?"
Rifki:
-"Bana bir kere verirsen soylerim!." diyor
Bunun uzerine bayan "terbiyesiz" deyip cekip gidiyor.Ama merak eden bayan yarim saat sonra donup teklifi kabul ediyor.Arabaya gidip islerini bitirdikten sonra...
Bayan Rifkiya soruyor:
-"Hadi soyle..."
Rifki:

-"Bak bayan su elimdeki oltayla sabahtan beri 1 tane balik yakalayamadim ama su tasla gelen 4. ncu bayan sensin ..."

Hairdesigner
07-11-07, 02:41
Bir gun Cennetin kapilari siddetle vurulmus:
- Gum Gum Gum !!
Içeriden seslenmisler:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Içeriden hos geldiniz diyerek kapilar ardina kadar acilmis ve yigitleri iceriye buyur etmisler. Her sey çok guzel gidiyormus. Ta ki, 40 yil gecinceye kadar. Bir gun kapilar yine siddetle calinmis:
- Gum Gum Gum !!!
Içeriden sormuslar:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Iceriden hemen cevaplamislar:
- Hadi len! Onlar 40 yil once geldi!
Disaridan yine ses gelmis:
- Biz mehter takimiyiz ancak geldik!!!

Hairdesigner
07-11-07, 02:42
Meksikada bir barda sihirbazlık yaparak bahis açılıyormuş. Adamin
biri
-"ben okus derim bu yumurtayı yok ederim pokus derim geri getiririm"
demiş.Bahisler hemen açılmış 1 dolar 2 dolar ... 5 dolar... Bahisler kapanınca adam okus demiş yumurta yok olmuş, pokus demiş geri gelmiş ve paraları almış. Başka bir adam
-"buda birşeymi ben okus derim adamın şeyini
kaldırırım pokus derim indirtirim" demiş. Bahisler hemen açılmış 10 dolar
20 dolar ... 50 dolar... Bahisler kapanınca bir gonullu indirmiş pantolonunu adam okus demiş kalkmış, pokus demiş inmiş ve paraları almış.Tam o sırada bara 2 metre boyunda bir kovboy girmis, Bardakiler
-"yerse bununkinide kaldirtta gorelim" demisler. Adam
-"acin bahisleri o zaman" demiş. Bahisler hemen açılmış 100 dolar 200 dolar ... 500 dolar...Bahisler kapanınca adam okus kalkmış, pokus demiş inmiş ve paraları almış.Adam tam bardan çıkacakken içeriye 90 yaşlarında bir adamin girdiğini görmüş. Adam
-"beyler ben bununkinide kaldiririm" demiş. Kimse inanmamış kaldiramaz demisler buyuk oynamaya karar vermişler. Bahisler hemen açılmış 1000 dolar 2000 dolar ... 5000 dolar... Bahisler kapanınca adam okus demiş
kalmis tam o sirada yasli adam silahlarini cekip

-"pokus diyeni vururum"....

Hairdesigner
07-11-07, 02:42
Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle:
- "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:
- "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."

Hairdesigner
07-11-07, 02:42
Hz.İsa bir gün yolda perisan bir adama rastlamis.Derdini anlamak için yaklasip sormus neyin var diye.
Adam:
- "Aman sorma", demis."Oglumu kaybettim onu ariyorum..."
İsa:
- "Peki oglunu bir anlat bakiyim"
Adam:
- "Ellerinde ve ayaklarinda çivi delikleri vardi" demis..
İsa, sok olmus ve adama sarilip haykirmis:
- "Baba...!"
Adam da sasirmis ve o da, İsaya sarilmis:

- "Pinokyo...!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:43
Oflu hoca Cuma namazında içki içenleri fena azarlıyordu:
-"Paranyzy sokağa atıyorsunuz!Kazanan kim? Meyhaneci...
En büyük dükkan kimin? Meyhanecinin...
En güzel ev kimin? Meyhanecinin...
Ya en güzel araba? Meyhanecinin.
Bu paralary veren kim? Ha sizin gibi kafasızlar..."
Aradan 2 hafta geçer, bir adam koşarak hocanın yanına gelir ve ellerine sarılıp öperek:
-"Allah razy olsun hocam, senin verdiğin içki vaazı sayesinde hayatım kurtuldu.."
Hoca memnun:
-"Aferin, içkiyi bırakmanın mükafatlarını ahirette de göreceksin oğlum." der.Adam düzeltir:

-"İçkiyi bırakmadım hocam, MEYHANE AÇTIM!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:43
Bir karpuz tarlasi olan çiftçi, her aksam tarlasina çocuklarin dadandigini ve birkaç karpuzun eksildigini farketti.Epey düsündükten sonra, tarlaya bir uyari levhasi koymaya karar verdi.
" Dikkat ! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi ! "
Ertesi aksam karpuz yiyemeden kaçan çocuklari keyifle izledi.Bir hafta sonra, çiftçi tarlasinda geziyordu.Karpuzlarini kontrol ederek eksik olmadigini düsünürken gözü kendi levhasinin yanina konan bir levhaya ilisti

" Simdi o karpuzlardan iki tane var ! "

Hairdesigner
07-11-07, 02:43
Yasli Fred, hastaneye kaldirilmis. Ailesi, aile papazini da kendilerine eslik etmesi ve geregi halinde gorevini yapmasi icin cagirmis.
Papaz ve aile efradi yatagin etrafinda beklerken, Fredin durumu aniden kotulesmis. Yatagindan yari dogrularak, el isaretleri ile yazacak bir seyler istemis.Papaz, anlayisli bir sekilde, Frede bir kagit e bir kalem uzatmis.Fred titreyen ellerle hizli hizli kagida bir seyler yazip kagidi papaza
uzatmis ve aniden olmus. Papaz, boyle acili bir anda kagittakileri okumanin dogru olmayacagini dusunerek kagidi cebine sokmus.
Birkac gun sonra, Fredin cenazesi sirasinda, Fredin verdigi kagidin cebinde oldugunu hatirlamis. Cenazenin gomulmesinden hemen once, Papaz ileri cikarak:
-"Sevgili Fred, olmeden hemen once benden kagit isteyerek birseyler yazdi.Zamani uygun olmadigi icin o anda bakmadim fakat simdi,
hepinizin onunde bu notu okumak istiyorum" demis ve cebinden kagidi cikararak yuksek sesle okumus:

-"Lutfen bir adim sola cekil.Oksijen hortumuma basiyorsun!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:43
Adam İstanbuldan, Erzurumun bir köyüne misafirliğe gidiyor. Köylü ev sahibi misafirine izzet ikramda bulunuyor.Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yer elması konuyor. Bu kadar çok ikramdan mahçup olan misafir:
-"Ağa ne zehmet ettin, diyor, bunlara ne lüzum vardı?"
Ağa zahmet olmadığını anlatmaya çalışıyor:

-"Ne zahmeti efendi farzet ki mısırlığa tökmüşem öküzler yiyir!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:44
Adamin biri ölüyor ve öbür tarafa gidiyor. Orada bu kisiye tekrar dünyaya dönmesi için bir sans taniniyor ve dünyaya ne olarak dönmesi soruluyor, o da
-"Ben balina olmak istiyorum,bici bici yüzmek istiyorum" diyor.Bu istegi kabul ediliyor ve dünyaya gönderiliyor.Ancak bir süre sonra tekrar öbür tarafa geliyor. Ne oldugu sorulunca da

-"Boguldum" diyor.

Hairdesigner
07-11-07, 02:44
Adam sünnetçi dükkanının vitrinine şemsiye koymuş, biri de merak etmiş:
-Yahu sünnetçi vitrininde şemsiyenin işi ne be?
Sünnetçi fena fena bakmış :
-Yani vitrine ne koysaydım?

Hairdesigner
07-11-07, 02:44
Mahkemede bir cinayet davasi goruluyordu. Adamin katil oldugu hemen hemen kesindi, bunu goren davali avukatinin aklina bir seytanlik geldi.
-"Bayanlar baylar.. hepinize bir surprizim var" diyerek saatine bakti..
-"Tam bir dakika sonra, muvekkilim tarafindan olduruldugu iddia edilen kisi bu mahkeme salonundan iceri girecek..."
Bunun uzerine hakim, seyirciler, butun kafalar mahkeme salonunun kapisina dondu.. 1 dakika gecti.. Hicbirsey olmadi.. Bunun ardindan avukat:
-"Bakin..." dedi..
-"Ortaya bu iddiayi attim ve hepiniz heyecan icinde kapiya bakip 1 dakika boyunca beklediniz.Bu gosteriyor ki gercekten ortada bir olgu olduguna ve dolayisiyla muvekkilimin katil olduguna sizler tamamiyle inanmis degilsiniz..."
Bu sozun ardindan hakim kararini acikladi ve adami suclu buldu.Avukat sok icinde:
-"Ama nasil olur? Az onceki gosteriden hepiniz etkilendiniz.. Hepinizin kapiya baktigini gordum!"
Hakim:

-"Evet dogru.Hepimiz baktik ama muvekkiliniz bakmamisti!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:44
Adamın biri fırına gidip 99,5 ekmek istemiş.Fırıncıda şaşırıp abi gel şunu 100 yapalım deyince adamda

-"Ya okadar ekmeği kim yiyecek"

Hairdesigner
07-11-07, 02:44
İki kardeş o yaz "Haki" renginin moda dünyasını kasıp kavuracağı haberini alırlar. Bunun üzerine piyasada ne kadar haki renk kumaş varsa hepsini satın alırlar..Sezon geldiğinde, satış yapmayı beklerlerken bir parça bile kumaş satamazlar.. batmak üzereler... bunun üzerine bölgedeki askeriye için bir komutan üniforma diktirmek ister bunun içinde haki renk kumaş gerekir... anlaşırlar.. Komutan derki
-"Yarın size saat 12:30a kadar telgraf çekmezsem siparişimi vereceğim."
Saat 12:29da kardeşlere bir telgraf gelir.. bunun üzerine diğer kardeş zarfı telaşla açar ve sevinçle haykırır;

-"Müjde kardeşim baban ölmüş!!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:45
Bir rahip, bir doktor ve bir mühendis golf sahasinin bosalmasini beklemektedirler.
Mühendis:" Bu adamlar ne yapiyor böyle, 15 dakikadir bitirmelerini bekliyoruz."
Doktor: "Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalik görmedim."
Rahip: "Iste görevli geliyor, onunla konusalim."
Rahip: "Merhaba, Su anda sahada olan grup ne zaman çikacak, neden bu kadar yavaslar?"
Görevli "Evet onlar kör itfayeciler. Klübümüzde geçen sene çikan yanginda gözlerini kaybettiler. Bu yüzden istedikleri zaman
burada ücretsiz oynamalarina izin verildi.
Rahip: "ne kadar üzücü, bu aksam onlar için dua edecegim."
Doktor: "Çok güzel bir fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaslarla konusup onlar için bir seyler yapabilir miyiz diye bakacagim."
Mühendis:

-"Bu adamlar neden geceleri oynamiyorlar?"

Hairdesigner
07-11-07, 02:45
Bir gün vücudun içinde isyan çikmis.Aralarinda bir toplanti yapip isyana son vermek için müdür seçmeye karar vermisler.Beyin hemen kendini tavsiye etmis. kalp itiraz edip kendini göstermis, kulak ,göz vs..Göt te kendisinin müdür olmasini istemis.
Hepsi bununla dalga geçmisler.
-"Sen siçmaktan baska ne ise yararsin" demisler.Göt tabii buna sinirlenmis, sonunda beyini müdür sesmisler.Göt bütün organlara küsmüs ve artik siçmamaya karar vermis.
Bir süre sonra vücut iflas etmis tabii.
Beyin siçmayi düsünüyor, kalp artik kan yerine bok pompalamaya baslamis vs..Sonunda dayanayip götü müdür seçmisler.

O gün bu gün bütün götler müdür olurmus.

Hairdesigner
07-11-07, 02:45
Kanuni Sultan Süleyman, büyük ve muhteşem bir sünnet düğünü yapmıştı. Bu düğün uzun müddet dillere destan oldu. Bundan evvel de veziri İbrahim Paşa, evlenmesi münasebetle büyük bir düğün yapmış ve Kanuniyi davet etmişti... Birgün Sultan Süleyman, Paşaya "Paşa! Senin düğünün mü, benim düğünüm mü daha muhteşem oldu?" diye sordu. Paşa "Benim düğünüm" diye cevap verdi.
Sultan Süleyman üzülerek ve hiddetlenerek sordu:
-Neden?
-Zira efendim, benim düğünüme dünyanın en büyük padişahı geldi. Sizin düğününüze ise böyle bir kimse gelmedi...

Hairdesigner
07-11-07, 02:46
Bir Yahudi, bir Hristiyan ve bir Müslüman kimin daha çok dindar olduguna dair tartisiyorlarmis.
"Çölün ortasinda devemin üzerinde gidiyordum" demit Müslüman."Aniden, nereden geldigi belli olmayan çok büyük bir kum firtinasi koptu. Devemin yanina uzandim, deveyle birlikte kumlara daha çok gömüldükçe, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama, Allah a inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden etrafimdaki on millik alanda firtyna durdu ve ben köyüme dönebildim.
Hristiyan , "Bir gün okyanusta küçük bir kayikta balik tutarken, dev bir firtina koptu. 2 metre boyunda dalgalar! Gerçekten sonumun geldiiini sandim. Tanri ya dua ettim, dua ettim ve sonra etrafimdaki on millik alanda firtina dindi, ben karaya çikabildim."
Yahudi anlatmaya baslamis. "New York sehrinin ortasindayken, yerde siyah bir çanta gördüm. Çantanin içine bakinca parayla dolu oldugunu gördüm. Cumartesi günü oldugundan ve bizim bu kutsal günümüzde paraya el sürmemiz yasak oldugu için, gerçekten sonumun geldigini düsündüm. Ama, inancimi yitirmedim. Dua ettim, dua ettim ve aniden, etrafimdaki on millik alanda "Sali" oldu.

Hairdesigner
07-11-07, 02:46
Bir Hiristiyan misyoner, Afrikada olanca gucu ile calisiyor, zencileri dinine uydurmaya calisiyordu.Bir gün yine bir zenciyi su ile vaftiz etti ve dedi ki:
- Bundan sonra senin adin Bikila degil, John. Cuma günleri et yemeyeceksin, balik yiyeceksin, anladin mi?
- Evet anladim, demis zenci.
O haftanin cuma gunu, misyoner, vaftiz yaptigi zenciyi kulubesinin onunde,kizarmis bir koyun budunu kemirirken görünce hiddetlenmis:
- Ben sana cuma günleri et degil balik yiyeceksin demedin mi?

- Evet dediniz demis zenci. Ben de bu koyun budunu sicak su ile bir guzel
yikadim ve ona bundan sonra senin adin koyun degil, balik dedim

Hairdesigner
07-11-07, 02:46
Issizin biri, temizlik isleri icin Microsofta basvurur.Insan Kaynaklari, bir on gorusmenin ardindan test (yeri temizlemek) yaparlar ve personel muduru adama " ise alindin, e-mail adresini ver, sana basvuru formunu gondereyim, ayni zamanda, ise baslamak icin gelecegin gunu bildiririm" der.
Adam caresiz, bilgisayarinin, ve dolayisi ile e-mail adresinin olmadigini soyler. Insan Kaynaklarindan, onun adina uzulduklerini, fakat e-maili yoksa, kendisinin de varolmadigini ve kendisi de olmadigi icin ise alinamayacagini soylerler. Adam umutsuzca, ne yapacagini bilmeden, cebinde sadece 10$ ile cikar. Ve bir markete girerek 10 kiloluk bir kasa domates alir. Kapi kapi dolasarak, 2 saat icersinde sermayesini ikiye katlar. Isini birkac kez daha tekrar eder ve aksam eve dondugunde 60$i vardir.
Ve bu sekilde yasayabilecegini anlar, her sabah erkenden evinden cikar ve aksam gec saatlere kadar calisir, ve her gun parasini uce,dorde katlar. Az bir zaman sonra, bir el arabasi alir, bunu bir kamyonla degistirir ve bir sure sonra artik, bircok aractan olusan bir nakliye sirketi sahibidir.
5 sene gecer, adamimiz Birlesik Devletlerin en buyuk gida nakliye sirketleriniden bir tanesinin sahibidir artik. Artik ailesini ve gelecegini dusunmektedir, ve hayat sigortasi yaptirmaya karar verir.
Bir sigorta sirketini arar, kendine uygun bir plan secer ve konusma biterken, sigortaci, teklifi gonderebilmek icin adamin e-mail adresini ister. Adam e-mail inin olmadigini soyler
"Sasirtici", der sigortaci, " e-mailiniz yok ve bu hanedanligi kurabildiniz, dusunun, ya bir de e-mail adresiniz olsaydi.."
Adam dusunur ve su cevabi verir:
- Microsoft ta temizlikci olurdum!!

Hairdesigner
07-11-07, 02:47
Adamin biri hergun lokantaya geliyormus ve kendisine servis yapilinca (bos buyuk bi tabak, catal+bicak+kasik vs) menuye
bakmadan alip catali veya bicagi soyle boydan boya bi koklayip, garsona donup
-Bugun menunuzde falan filan mi var ?
Garson hayretler icinde
- aaa, nasi bildiniz efendim? adam sakin ve hafif gururla
- ben bilirim delikanli deyip siparisini verip yemegini yiyip gidiyor.
Bu bir sure hep boyle devam etmis ama garson bi turlu bunu nasi yaptigini ogrenememis ve en sonunda gidip sefe butun herseyi
oldugu gibi anlatmis, adamin nasi tertemiz catali bi koklamayla menuyu saydigini... Sef bunun uzerine eger o musteri tekrar
gelirse servisi yapmadan kendisine haber vermesini soylemis.
Adam ertesi gun ayni saatte yine gelmis ve garson elemani gorur gormez sefe haberi ulastirmis. Orada bi bulasikci bi kadin
varmis, kadin terden pislikten batmis zaten; tutup bay sef musteriye gidecek catali kasigi tabagi ne varsa hepsini o kadinin
koltuk altina yuzune gozune butun terini silecek kadar surmus ve bir iki dk catal vs.deki terin kurumasini bekleyip vermis onlari
garsona ve pis pis gulerek
- Hadi bugun de bilsin bakalim menude ne varmis ...
garson servisi yapar ve siparisi beklerken adam alir eline catali ve boydan boya bi koklar ve hayret ve saskinlik icerisinde bir
- Allah Allah der. Sonra bi kere daha dikkatlice koklar ve saskinlik icerisinde garsona donerek
- Kezban sizde mi calisiyo ??

Hairdesigner
07-11-07, 02:47
Adam ölür ve öbür dünyada sorgusu baslar :
- Hiç içki içtin mi?
- Aman efendim...
- Kumar oynadin mi
- Aman efendim...
- Kadinlarla aran nasildi?
- Aman efendim, ben kim çapkinlik kim.
Cebrail dönüp bagirir:
- Oradan bir çift kanat getirin!
Adam çok sevinir :
- Melek oluyorum, degil mi efendim? der.
Cebrail cevaplar:
- Hayir kaz oluyorsun!

Hairdesigner
07-11-07, 02:47
Cok iyi giyimli bir is adami Vatikana gelir papayla gorusmek istedigini soyler. Kendisini bir Kardinale gotururler. Adam israr eder.
- Sizinle degil, dogrudan Papa ile ve yalniz gorusmek istiyorum.
Sonunda adami Papanin huzuruna cikarirlar. Ama adamin ne istedigini merak eden Kardinaller kapinin disinda kulak kesilmis iceriyi dinlemektedirler.
Iceride sesler yukselmistir.
Adam : - 1 milyar dolar.
Papa : - Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayir.
- 5 milyar dolar.
- Hayir.
Adam kapiyi carpar, hisimla uzaklasirken Kardinaller iceri kosusur.
- Sayin Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Dusunun bu para ile kac katedral, kac kilise yapilir, dunya uzerine kac misyoner gonderilirdi. Parayi nicin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mi deseydik ?

Hairdesigner
07-11-07, 02:47
Adamin biri arabasiyla yola cikmis. Bir golun kenarindan gecerken kirmizi elbiseli bir adam elini kaldirmis,durmasini isaret etmis. Adam arabasini durdurmus.Kirmizi elbiseli adam:
-"Merhaba, ben ormanin kirmizili ****siyim,
Karnim cok ac. Bana yiyecek bir seyler verir misin" demis.Adam bir parca ekmek vermis tesekkurleri kabul edip yola cikmis.Daglik bir bolgeden gecerken karsisina sarilar icinde bir adam cikmis.Elini kaldirip adama durmasini isaret etmis.
-"Ben bu dagin sarili ****siyim. cok susadim. Suyun var mi?" demis.Adam bir sise su vermis yola devam etmis.Yol asfalta cikmis. Bir zaman gectikten sonra mavi elbiseler icinde bir adam el kaldirmis, durmasini isaret etmis.
Adam sinirlenmis :
- "Soyle bakalim asfaltin mavili ****si, Ne istiyorsun"

- "Ehliyet ve ruhsat".

Hairdesigner
07-11-07, 02:48
Güzel bir bahar gününün sabahinda IETT söförü garaja gider, otobüsünü çalistirir ve yola çikar. Sorunsuz bir sekilde bir duraktan digerine ilerler yolcularini alir, indirir. Derken; duragin birinde iriyari, güçlü kuvvetli ve oldukça tehlikeli görünüse sahip bir adam otobüse biner.Şöföre sert bir bakis firlatir ve,
- "Karagümrüklü bilet atmaz." diyerek arkadaki bir koltuga geçer ve oturur.Ertesi gün, ondan sonraki gün ve hergün ayni sey tekrar olur. Karagümrüklü, ayni sözlerle ve ayni sert bakislarla bilet atmadan koltuga geçip oturur. Bu durum otobüs söföründe kompleks yaratmaya baslar. Hat degistirme dilekçesi de red edilince son çare olarak bir jimnastik kursuna yazilir. Her aksam devam ettigi kursta; Judo, karate, aikido ve benzeri tüm dövüs teknikleri konusunda ihtisas yapar.Yazin sonlar na dogru, kendine güveni olan iyi bir dövüs ustasi haline gelmistir. Kurslar bitirdiginin ertesi günü tekrar otobüsüyle yola çikar. Uzaktan, Karagümrüklünün durakta bekledigini görür. Sinirini gizlemeye çalisirken, dislerini gicirdatarak otobüsün kapisini açar.Karagümrüklü otobüse biner, söföre sert bir bakis firlatir ve,
- "Karagümrüklü bilet atmaz." diyerek ilerleyecekken tam o sirada,siki bir kavgaya hazir olan söför birden koluna yapisir,
- "Neden atmiyor mussun !??"
Şöföre saskinlikla bakan adam söyle der,

- "Karagümrüklünün mavi karti var."

Hairdesigner
07-11-07, 02:48
Parisin ünlü müzikholüne gitti, müdürün karşısına çıktı:
- Efendim ben, masaj uzmanıyım. Bu alanda benim gibi bir uzman daha bulamazsınız.
- Memnun oldum. Bize niye geldiniz?
- Ayda onikibin frank karşılığında, müzikholünüzde çalışan bayan sanatçılara masaj yapmayı öneriyorum.Müdür gülümsedi:

- Onikibin frankı peşin verirseniz, hemen başlayabilirsiniz!

Hairdesigner
07-11-07, 02:48
Bir manastırda yaşayan üç rahibe oturmuş dedikodu yapıyorlarmış.
Birincisi Kızlar demiş Geçen gün baş papazın odasını temizlerken bir sürü seks mecmuası buldum.
Diğerleri Peki ne yaptın? diye sorunca ilk rahibe Hiiç demiş ne yapacağım hepsini çöpe attım
İkinci rahibe anlatmaya başlamış Bende bir ay önce baş papaz efendinin odasını temizliyordum bir sürü prezervatif buldum
İlk rahibe sormuş Peki sen prezervatifleri ne yaptın? Attın her halde
İkinci rahibe Yok canım demiş Hiç üşenmedim tek tek hepsini iğne ile deldim ve tekrar paketlerine koydum
Bunu duyan üçüncü rahibe düşmüş bayılmış..

Hairdesigner
07-11-07, 02:48
Hapishanenin birinde sayim yapilirken görevli bir de bakmiski oda bos ve odanin tabaninda masanin altinda bir tünel var.
-"Eyvah!, simdi yandim, nasil söylerim bunu müdüre?" demiş.Bir bakmis ki tünelden iki mahkum çikiyor.Görevliyi görünce sasirmislar.
Görevli:
-"Tünel kazmisken niye kacmadiniz? niye tekrar geldiniz?" demis.
Mahkumlar:

-"Aslinda biz yarin kaçacaktık,bugün provasını yapiyorduk"

Hairdesigner
07-11-07, 02:48
Mafya babası korumaya aldığı müesseselerden haraçları toplamak için yeni bir tetikçi buldu.Seçtiği adam sağır ve dilsizdi. Baba, yeni tetikçinin polisin eline geçerse, fazla bir şey anlatmasının mümkün olamayacağını düşünüyordu böylece..Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiye
adamlarını gönderdi. Adamların sağır dilsizle anlaşmaları mümkün olmadı tabii.Bunun üzerine "Baba" sağır dilsizi odasına aldırttı. Bir de işaret alfabesi bilen tercüman buldular.
Tercüman işaretle sordu:

"Para nerde?.."
Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
"Ne parası.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum."
Tercüman tercüme etti.
"Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş.."
Baba 38liğini koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı..
"Şimdi sor bakalım, para nerde?.."
Tercüman işaretle sordu:
"Para nerde?."
Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
"Central Parkta, Batı 78inci Caddeye açılan kapıdan girince soldan üçüncü ağacın kovuğunda 100 bin dolar var."
Baba öfkeyle gürledi:
"Ne dedi?.."
Tercüman yanıtladı:

"Dediki hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. Ayrıca diyor ki,o tetiği çekmeyi de kıçınız yemezmiş!.."

Hairdesigner
07-11-07, 02:49
Lokantaya giden iki adam yemekleri beğenmezler ve garsonu çağırırlar ve "Patronun nerede, bu yemekleri hiç beğenmedik" derler. Garson da "Şu anda yan lokantada yemek yiyor" demiş...

Hairdesigner
07-11-07, 02:49
Üç sarisin detektif olmak üzere polis teskilatina müracaat etmisler.
Yapilmasi icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek de Komiser Kâzima düsmüs. Komiser Kâzim birinci kiza bes saniye müddetle bir dosyadan çikarttigi bir resmi göstermis ve "Söyle kizim" demis "Bu bir suçlunun resmi, bu adamin bariz ne özelligi var? Bunu ileride nasil tanirsin?"
Kiz söyle bir durmus ve "Çok kolay" demis "Adam tek gözlü" Komiser Kâzim resime bakmis ve "Kizim bu resim profilden, yani yandan çekilmis. Tabi tek göz göreceksin..." demis ve ayni resimi ikinci kiza gösterip ayni suali sormus ve "Bana bak" diye ilave etmis "Dogru dürüst
bir cevap ver"
Ikinci kiz "Bu adami tanimak çok kolay" demis "Çünkü adamin tek kulagi var" Komiser Kâzim "Kizim" diye bagirmis "Bu resim profilden dedik yaa!...Adamin suratinin öbür yanini göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulagi oldugunu bilemeyiz..."
Kâzim üçüncü kiza "Kizim lütfen akilli bir cevap vermeye çalis. Beni çildirtma. Bu adamin bariz özelligi nedir, bu adami ileride nasil tanirsin?" diye sormus Kiz "Bu adam lens takiyor" diye cevap vermis.
Komiser Kâzim saskin, saskin resime bakmis ama adamin lens takip takmadigini bir türlü anlayamamis. Merak etmis adamin dosyasini açip okumus, dosyadaki bilgiye göre hakikaten adam lens takiyormus.
Komiser Kâzim üçüncü kiza hayranlik içinde "Aferin be kizim" demis "Dogru bilmisin. Simdi söyle bakalim bu adamin lens taktigini resimden nasil anlayabildin?" Kiz "Çok kolay" diye cevap vermis:

"Tek gözlü, tekkulakli bir adamin gözlük takacak hali yok ya !!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:50
Günün birinde İstanbul’da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş. Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bari yerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup "Bak, yasaman için çok neden var.Yarın sabah gemim Amerikaya gitmek üzere demir alacak.Eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim.Sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım." demiş. Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok; belki de Amerikaya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş. O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış.Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabaha kadar sevişiyorlarmış. Bir kaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış.Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım. O bana her gün yemek getiriyor ve Amerikaya gitmemi sağlıyor. Ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum." demiş. Kaptan, "Seninle seviştiği kesin küçük hanım da .... "Bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru".

Hairdesigner
07-11-07, 02:50
Belediye otobusu agzina kadar dolu, yasli bir adamcagiz ayakta. Elindeki bastonu otobusun her kalkisinda ve durusunda kayiyor ve adamcagiz dusmemek icin olanca gucunu harciyor.Bu sirada oturmakta olan genclerden biri kustahca akil veriyor:
-Baba, baba, bastonunun ucuna lastik taksan kaymaz!
-Ah oglum, demis yasli adam, senin baban o lastigi zamaninda taksaydi ben simdi bu otobuste oturacak yer bulurdum!

Hairdesigner
07-11-07, 02:50
Polis genelevlere bir baskın düzenleyip izin belgesi olmayan hayat kadınlarını gözaltına alır ve ifadelerini almak için karakola götürür.Karakolda ufak olduğu için sıra dışarıya kadar taşar.Bu sırayı gören yaşlı bir kadın merak eder ve sorar:
“Evladım bu ne kuyruğu?” diye.Hayat kadını da:
“Teyze burası portakal kuyruğu, burda bedava portakal dağıtıyorlar” der.Bunun üzerine yaşlı kadın;
“O zaman ben de bekleyeyim.” der ve beklemeye başlar.Polis bütün kadınların ifadelerini alır ve son olarakta yaşlı kadına sıra gelir.Yaşlı kadını gören polis şaşırır ve sorar:
“Ya teyze sen bu iş için biraz yaşlı değilmisin?”.Yaşlı kadın cevap
verir:

-“Yok evladım yok, önce soyuyom sonra emiyom…”

Hairdesigner
07-11-07, 02:50
Arabası uçuruma düşen adam, kendini kurtarmak için camdan atlar, yuvarlanır veuçurumun kenarında bir dala tutunur. "İmdat! İmdat!" diye seslenir. Ses yok. Tekrar bağırır. Uzaktan garip bir ses "Bırak kendini, gel bana gel" diye yakınır. Adam sesi duyar, biraz bekler ve tekrar bağırır:
-Başka kurtaran yok muuuu!..

Hairdesigner
07-11-07, 02:50
İki Yahudi arkadaş, piyasayı araştırmışlar ve o sene haki renkteki kumaşın moda olacağını öğrenmişlerdi. Bütün varlıklarını paraya çevirdiler.Piyasadaki bütün haki kumaşları satın aldılar. Depoları bu renkteki kumaşlarla doldu ancak kimsenin bu kumaşlara talip olmadığı görüldü. İki kafadar artık iflasın eşiğine gelmişlerdi. Moiz ve Aron dertli dertli oturuyorlardı. Artık bıçağın kemiğe dayandığı bir gün kapı çalındı ve içeriye bir albay girdi: "Siz de dedi haki renkte kumaş var mı?" Kulaklarına inanamadılar. Hemen atıldılar: "Evet albayım var, gösterelim" dediler. Albay, dikkatle kumaşları inceledi. "Çok beğendim", dedi. "Bu sene askerlere 200.000, subaylara 50.000 adet haki renkte elbise yaptıracağız. Ancak tabii ki benim tek başıma beğenmem yetmez. Generalimin de oluru lazım. Bana bir parça numune verin. Yarın öğlen 12ye kadar telgraf çekersem iptal ederim. Eğer telgraf gelmezse kumaşları kesip imalata başlayabilirsiniz." O gece bitmek bilmedi. Kimi zaman ümitlendiler, kimi zaman "ya iptal olursa" diye düşündüler. Ertesi gün saat 11, 11.30, 11.45, gözleri yolda, korku ile postacıyı beklediler. Gelmesin diye dua ederek. 12ye 5 kala postacı sokağın köşesinden gözüktü. "Belki bize gelmiyordur" diye ümitlendiler. Ancak postacı gelip kapılarını çaldı. Moiz, büyük bir kederle koltuğa çöktü. Aron da çaresiz kapıyı açtı. Postacının elinde bir telgraf vardı. Aron titreyen elleri ile telgrafi açtı, okudu ve sevinçle seslendi: "Müjde Moiz, baban ölmüş!.."

Hairdesigner
07-11-07, 02:51
Adam, korkunc bir kazada kulaklarinin ikisini birden kaybetmistir.Bu alisilmadik durum onu oldukca hassas ve alingan bir kisi yapmistir.
Kaza sonucu sigorta sirketinden aldigi rekor tazminat, acisini oldukca hafifletmis ve ona her zaman hayalini kurdugu isini kurma olanagi
vermistir.Gider ve gelisen, kucuk bir bilgisayar sirketini satin alir. Ancak hic
yoneticilik deneyimi olmadigini gorur ve birilerini ise almaya karar verir. Uc tane
aday secer ve her biriyle tek tek gorusur.İlk aday oldukca iyidir ve adam onu sevmeye baslar. Derken adaya sorar
-" Bende alisilmadik birsey goruyormusun " Adam yanitlar,
-"Eger onu kastediyorsaniz, kulaklariniz yok." Adam uzulmustur, derhal adayi odadan kovar.
Ikinci aday, birinciden de iyidir. Konusmanin devaminda adam ayni soruyu ona da sorar,
-" Bende alisilmadik bir durum goruyormusun " Aday,
-"Evet" der,"Kulaklariniz yok! ".
Adam uzgun ve kizgin, onu da disari atar. Derken sira ucuncu adaya gelir.Ucuncu, tumunden de iyidir.Tum sorulara mukemmel yanitlar verir.Adam heyecanla sorar,
-" Bende, alisilmadik bir durum goruyormusun ".Aday,
-" Evet, kontakt lens kullaniyorsunuz. " der. Adam iyice heyecanlanmistir,
-"Cok iyi! bu senin zeki biri oldugunu gosterir, nasil anladin "

-" Basit Kulaklarin yoksa gozluk takamazsin! "

Hairdesigner
07-11-07, 02:51
Bir turist, Cezayirde çöl arazisinde kaybolur..Yasamak icin tek sansi, hayat belirtisi olan bir yer bulmaktir ve caresizce yurumeye baslar.Zaman gectikce susuzluk, aclik derken adam bayilacak kadar yorgun duser.Artik tek adim atamayacak hale geldigi sirada bir cadir gorur.Yerlerde surunerek cadira ulasir ve
-"Su... biraz su lutfen..." diye inlerken bir adam kafasini uzatir:
-"Uzgunum efendim, hic suyumuz yok.. yine de bir kravat almak ister miydiniz?.." ve adam turistin onune rengarenk bir duzine kravat koyar....Turist bunun uzerine cilgina doner:

-"MANYAK MISIN SEN!!!!!!... OLUYORUM..HALIMI GORMUYOR MUSUN!!! BEN SU ISTIYORUM KRAVATI NE YAPAYIM!!!!!!"
Adam hic istifini bozmaz:
-"Efendim, madem su istiyorsunuz buradan 2 km. guneye yuruyun orada bulabilirsiniz..."
Ve turist adamin tarif ettigi yonde yurumeye baslar..gercekten de 2 km.sonra ikinci bir cadir gorur.Artik kalan son kuvvetiyle cadirdan iceri seslenir.Oldukca iyi giyimli bir adam kapida belirir:
-"Size nasil yardimci olabilirim efendim?"
Turist guc bela fisildar...
-"Su... lutfen...su..."
ve iceri girmek icin bir hamle yapar ama adam onu durdurur:

-"Uzgunum beyefendi, buraya kravatsiz giremezsiniz..."

Hairdesigner
07-11-07, 02:51
Adamın birinin canı biftek çekmiş ve lokantaya gitmiş. Garsonu çağırmış:
-"Bana bir biftek getir delikanlı."
Garson birazdan biftekle geri dönmüş.Adam bifteğe bir bakmış,yenecek gibi değil ama hiç bozuntuya vermeden konuşmuş:
-"Bizim meslekte buna kaliteli mal derler delikanlı."
-"Yaa? Kasap mısınız efendim?"

-"Hayır. Kösele Tüccarıyım."

Hairdesigner
07-11-07, 02:52
Uzun cabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen genç, babasına sürpriz yapmak için sevinç içinde eve koşmuş:
- Babaaa, bak Alman vatandaşıyım artık...
Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun," diye gürlerken oğlunun suratına bir de Osmanlı tokadı akseder... Koşa koşa geri donen oğlan bir yandan da söyle
söyleniyormuş:

- Su hale bak yaa, Alman vatandaşı olalı bir saat geçmedi Türklerle başım belaya girdi...

Hairdesigner
07-11-07, 02:52
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.. Bavullarını gösteriyorlar.Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler..Yolcular fena halde şaşırmışlar.. Nasıl şaşırmasınlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant.. yardımcı pilotun elinde bir köpek taşması.. Tasmanın ucunda bir Köpek.. Sağa sola çarparak öyle ilerliyorlar uçağa.. Günlerden bir nisan değil ama, "Saka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa.. uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. yolcuların gözleri camda. uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş dua etmeye başlamışlar. uçak son hiza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığı gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.. uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış. Derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş: "Biliyor musun?" demiş,"Bir gün çığlık atmayacaklar ve hepimiz öleceğiz!..getirmiyor...!!

Hairdesigner
07-11-07, 02:52
Ressam Çallı İbrahim, kendisine Fransızca hitap eden garsonu azarladıktan sonra:
-Ben, Pariste bile lokantacılara, kahvecilere, meyhanecilere Türkçe öğretmiş bir adamım.
Arkadaşı sorar:
-Nasıl şey öyle?
Çallı omuzlarını silker:
-Gayet kolay... Hepsine borç ederek...

Hairdesigner
07-11-07, 02:52
Adamin biri hipermarketin manav bolumunde saticiyi ikna etmeye calismaktadir: "Kivi alacagim, fakat yarim istiyorum..." Saticiyla
olurdu-olmazdi tartismasina girerler, en sonunda satis elemani derki: "Ben icerde mudure sorayim, kivinin
yarisini satabilirmiyiz diye...".
Mudure olayi anlatmaya koyulur: "Patron, hayvanin biri geldi, kivinin yarisini almak istiyo, ne diyeyim?" Lafini bitirir bitirmez
arkasinda birisi oldugunu farkeder, donup baktiginda kivi isteyen musteriyle karsilasir ve konusmasina bozuntuya vermeden devam
eder:
"Bu beyefendi de diger yarisini istiyor kivinin..."
Mudur "tamam" der. Gonderirler musteriyi. Sonra mudur satis elemanini yanina cagirir: "Akilli bir adama benziyorsun. Kendi kendine
dustugun zor durumdan gene kendi basina kurtulmayi bildin. Nerelisin sen?"
Satici: "Yeni Zellandali"yim"
"Neden geldin peki Amerika"ya?"
"Orada iki cesit insan vardir:Fahiseler ve rugby oyunculari"
"Benim karim da Yeni Zellandali"
"Kariniz hangi takimda oynuyordu efendim?"

Hairdesigner
07-11-07, 02:52
Istanbula gurbete giden Erzurumlu, dönüste karisina istanbullu hanimlarin, aksam eve dönen kocalarini, kapida nasil karsiladiklarini "Hos geldin kocacigim, üsümüssün, yorulmussun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmis. Belli ki o da karisinin kendisini öyle karsilamasini istiyor....
Aksam eve gelmis, kar, tipi, soguk, karisi kapiyi açmis :

-Uy kocacigim, it gibi titriyisen...

Hairdesigner
07-11-07, 02:54
Film ekibi, çölün kizgin gunesi altinda cekim yapmaktadir.Zor sartlar altinda calisirlarken, ihtiyar bir kizilderili sete dogru yaklasir
ve yonetmenin yanina giderek ....
-"...Yagmur, yarin !" der ve gider.Sasiran yonetmen, ertesi gun yagan yagmuru hayretle izler. Bu sirada ihtiyar kizilderili yine gelir ve
- ".. Firtina, yarin!" der ve yine aniden uzaklasir. Gercekten de muthis bir firtina
cikar ve colu birbirine katar. Yonetmen emreder ..
- "Cabuk bana o kizilderiliyi getirin!İstedigi parayi verin. O olmazsa biz bu filmi bitiremeyiz!".
Adamlar, kizilderiliyi bulur ancak yasli apaci bir turlu razi olmaz.En sonunda teklif edilen bir milyon dolari reddedemez ve adamlarla birlikte kampa gelir.1 ay boyunca,ihtiyar kizilderilinin soyledigi her sey tutar, yagmur
der yagmur, col firtinasi der, col firtinasi, kavurucu sicak der,kavurucu sicak.Yonetmen gayet memnun mesut durumda filmi cekmeye devam eder. Derken bir gun yasli kizilderili susar ve hicbir sey soylemez. Yonetmen ...
-"Nasil olsa gecer" diye dusunurek bekler.1 gun, 2 gun, 1 hafta, 1 ay derken yonetmenin sabri taşar ve kizilderiliyi bir kenara cekerek ofkeyle sorar ..
-"Bana bak! sana bu is icin dunyanin parasini odedim! Eger susmaya devam edersen,seni buradan atacagim en sonunda !".
Kizilderili omuzlarini silker ...

- "Radyo,kırıldı!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:54
Beyaz gocmen Kanadanin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti.
"Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?"
"Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti.
Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?"
"Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti.
Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken:
"Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!"
"Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu.
"Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak"

Hairdesigner
07-11-07, 02:54
Bütünleme sınavına girmişti Yılmaz.Akşam evde babası sınavının nasıl geçtiğini sordu :
-Sorulara cevap verebildin mi, oğlum?
-Evet babacığım... Ne sordularsa tümüne tek tek cevap verdim.
-Peki, ne cevaplar verdin bakalım?
-Bilmiyorum, dedim babacığım!...

Hairdesigner
07-11-07, 02:54
Wilson adinda birinin bir çivi fabrikasi vardir ve reklama ihtiyaci vardir. Pazarlamaci bir arkadasi ile konusurken arkadasi "Wilson Çivileri"diye bir reklam ayarlayabilecegini ifade eder.
"Bana bir hafta ver" der arkadasi, "sana bir kasetle dönecegim"
Bir hafta sonra pazarlama uzmani wilsonu görmeye gelir. Kaseti videoya koyar ve çalistirir.
Romali bir asker Isayi Çarmiha çivilemekle mesgul, Yüzünü kamereya çevirir ve "Wilson çivileri kullanin, onlar herseyi tasirlar" der.
Wilson çilgina döner ve bagirir "Senin problemin ne? Bunu asla TVde göstermezler, sana ikinci bir sans veriyorum, ama kesinlikle Romalilarin Isayi çarmiha germesi gibi seyler istemiyorum"
Ikinci hafta pazarlamaci elinde baska bir kasetle gelir, Yine kaseti videoya koyar ve çalistirir. Bu sefer kamera Romanin disindan merkeze dogru yakinlasir ve çarmiha asili Isanin önünde durur. Romali bir asker yukari bakar ve Wilson çivileri, herseyi tasir.
Wilson kendini tutar bu sefer. "Sen beni anlamiyorsun, Çarmihta bir Isa istemiyorum. Sana son sans veriyorum bir hafta içinde yayinlanabilecek bir reklamla gelmeni istiyorum"
Bir hafta daha geçer. Wilson sabirsizca beklemektedir.
Pazarlama uzmani yeni kasetiyle gelir. Saçlari uzamis, çiplak bir adam nefes nefese kosmaktadir. Bir düzine Romali askerde pesinden kovalamaktadir. Tepenin basina gelirler ve askerlerden biri kameralardan birine dönerek: Keske Wilson çivileri kullansaydik!.

Hairdesigner
07-11-07, 02:55
Üç bilim adamı, bir sabah uyandıklarında kendilerini aynı durumda bulurlar; odalarında yangın çıkmıştır!Mühendis hemen yataktan fırlar, bir miktar hesaplama yapar, ne kadar suya ihtiyacı olduğunu saptar, yüzde 10 güvenlik payı ekler, bulduğu miktarda suyla yangını söndürür ve yatar.Fizikçi uyanır, o da oturup hesaplamalar yapar, tam bulduğu rakam kadar suyla ateşi söndürür ve yatar.Matematikçi yataktan kalkar, bir miktar hesaplama yapar,

"Evet! bu problemin kesin bir sonucu var!" der ve yatar!

Hairdesigner
07-11-07, 02:55
Alkolik bir adam bir marketin önünden geçerken viskilere bakıp ahbe şöyle işedik mi viski olsa ne olur sanki diye hayel kurmuş. Bunun üzerine dileği kabul olmuş. Akşam eve gelip karısına hanım iki bardak getir de viski içelim diyince karısı da ne oldu paramı buldun demiş. Adam olanları anlatmış, karısıda görmek için hadi yapta içelim demiş. Adam gerçekten viski işiyormuş. Gel zaman git zaman adam bir gün yine akşam olmuş evine gelmiş karısına hanım bir bardak getir kafayı çekeceğim demiş. Karısı da bey bugün bensizmi içeceksin diyince adamda hayır sen bugün şişeden içeceksin demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 02:55
Üç arkadaş varmış. Bunların biri kel, biri kör, ötekisi topalmış. Bunlar yürüyüş yaparken yanlarından hızla bir araba geçmiş. Kel:
-Allah! Saçım bozuldu. Demiş
Topal:
-Koşun yakalayalım. Demiş
Kör:
-Telaşlanmayın arkadaşlar, ben plakasını aldım. Demiş...

Hairdesigner
07-11-07, 02:55
Kekemenin biri bir gun Besiktasta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamis, en yakinindaki bir bakkala girip:
- Kakakakarrdesssss, bubububurraaalarrrrdaddadadadbi kekekemememe okukukukuluuu varmis, nenenenerededede bibibiliyomusususun ?
diye sormus. Bakkalda:
- Okulun yerini bilmiyorum ama agbiy, senin okula hic ihtiyacin yok bence gayet iyi kekeliyorsun...

Hairdesigner
07-11-07, 02:56
Genc cocuk son model Porschesi ile yolda ilerlerken kirmizi isikta durur. Tam o sirada arkadan gelen bir kamyon buyuk gurultu ile
arabaya carpar. Ikisi de inerler bakarlar ki arabanin arkasi hasat. Kamyonun soforu gencin ayaklarina kapanir: "Abicim sen beni affet.
Ben 30 yil calissam bunu odeyemem. Sen su kardesini affet" der.
Cocuk bakar ki adamin hakkaten hali vakti pek yerinde degil. Adami affeder ve arabasina binip yoluna devam eder. Cocuk iki, uc isik
sonra tekrar durur. Derken yine buyuk bir gurultuyle
arabasina arkadan carparlar. Cocuk arabadan iner bir de bakar ki yine ayni kamyon soforu arabasina vurmustur. Ancak bu sefer
sofor kamyondan disari cikmadan sadece kafasini pencereden uzatir ve:
"Abi benim ben. Devam et!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:56
Admın birinin evi yanar. Adam ilk, yangından oğlunu kurtarır. Sonra da eve girip kızını ve karısını kurtarır. Adam sürekli içeri girer ve eli boş döner. Komşulardan biri
-Yahu sürekli içeri gelip eli boş dönüyorsun!..
Adam yanıtlar:
-Kaynanam evde de, arada bir içeri girip çeviriyorum...

Hairdesigner
07-11-07, 02:56
Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler.
Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der.
Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?".
Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar:
"iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"

Hairdesigner
07-11-07, 02:56
Ilyas elini beline koymus dalgin dalgin yürüyormus.Birinin dikatini cekmis, onu seyrediyormus.Ilyas belediye otobusune binmis eli hala belinde, inmis yarim saat yürümüs eli hala belinde.Onu izleyen dayanamamis kosup, önüne gecmis.
-"Ya kardesim sen delimisin!." demis,
Ilyas :
-"Yooo!." demis
-"Hastamisin demis
-"Yooo!." demis
-"Seni iki saattir izliyorum elin belinde yürüyosun" demis.
Ilyas bi de bakmis:

-"Vay anasina da karpuz nereye dusmus"

Hairdesigner
07-11-07, 02:57
Kardinal, genc rahibi aksam yemegine evine davet etmisti. Gece boyu,genc rahip, kapali giysiler icinde de olsa, hizmetcinin
fevkalade vucudundan gozlerini pek ayiramadi. Bir ara, bir kardinale bakti, bir bu guzellige.. Aralarinda bir sey var miydi acaba?..
Kardinal genc rahibin dusuncelerini okumustu sanki..
"Bu genc ve guzel kizla iliskimiz, tamamiyle profesyonel. Evin islerini gormek uzere tutulmus bir hizmetcidir o.. Degil bir gece, bir
saniye bile benim yatagima girmedi. Aklina baska sey getirme oglum" dedi.
Bir hafta kadar sonra, hizmetci, kardinalin calisma odasina geldi. "Misafirinizin geldigi aksamdan beri, o guzel gumus corba
kepcesini bulamiyorum. Onun alip goturdugunu dusunmezsiniz degil mi?" dedi.
"Ondan asla suphe etmem. Ama gene de bir mektup yazarim" dedi, kardinal ve yazdi..
"Sevgili Oglum, evimden bir gumus corba kepcesi aldigini soylemiyorum. Almadigini da soylemiyorum. Ama bildigim bir gercek var.
Sen geldigin geceden beri, gumus corba kepcesini bulamiyoruz."
Birkac gun sonra, kardinal, genc rahipten bir yanit aldi.
"Muhterem Peder, hizmetcinizle yattiginizi soylemiyorum. yatmadiginizi da soylemiyorum. Ama bildigim bir gercek var. Eger geceleri
kendi yataginizda yatiyor olsaydiniz, gumus corba kepcesini simdiye kadar coktan bulurdunuz."

Hairdesigner
07-11-07, 03:01
Uçak fabrikasında yeni bir tasarım. Herşey mükemmel. İlk test uçuşu fakat uçağın kanatları gövdeyle bağlantı yerinden kopuyor. Tüm ekip enkazın başında. Birisi
-"Kanatla gövdenin birleştiği yerlere delik delin" diyor. Yeniden hesaplamalar, iki yıllık çalışma, test uçuşu. Ne yazık ki akıbet aynı. Kanatlar yok. Fabrikaya taşınan enkazın başındaki acayip adamdan aynı öneri.
-"Delik delin kardeşim."
Üçüncü denemenin de akıbeti aynı olunca proje sorumluları acayip adamın dediklerini uygularlar. Sonuç tam bir BAŞARI. İnanılmaz bir sağlamlık. Acayip adamı fabrika içinde bulurlar ve proje müdürünün önüne getirirler.
-"Biz bu kadar Profesör ve Mühendis, bilim adamı çözemedik, sen çözdün bu sorunu; kimsin sen?" Adamcağız sıkılarak:

-"Tuvalet temizleyicisiyim, kahrolası tuvalet kağıtları hiç bir zaman delikli yerlerinden kopmazlar da!".

Hairdesigner
07-11-07, 03:01
Rahibin pazar günü işi çıkmış ve günah çıkartma işlemini yapamayacakmış.Arkadaşından rica etmiş ama arkadaşı ben bilmemki nasıl
olur gibisine öflemiş ama kabul etmiş.Neyse
pazar günü gelmiş çatmış.Bizim esas rahip oturuyo biri gelmiş :
-Peder, ben bi günah işledim 1 haftada 3 kişiyle yattım nolcak
Rahip :
-Üzülme kızım kutuya 100 dolar at çık allah seni bağışlasın.
Sonra bir kız daha gelmiş aynı şekilde 3 kişiyle yatmış ona da 100 dolar
at çık demiş bizim rahip.Sonra dönmüş Arkadaşına:
-Bak bu kadar basit hadi kolay gelsin der ve
çıkar.Arkadaşı oturur koltuğa biri gelir aynı dertten :
-Peder ben bi günah işledim geçen hafta 2 kişiyle yattım der.Rahip dew

-Kızım allah seni bağışlasın ama bu günlerde bi kampanya var.Şimdi git biriyle daha yat sonra gel kutuya 100 dolar bırak git demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 03:01
Kambur ile topal varmis.Bunlar cok iyi arkadaslarmis.Bir aksam Kambur mezarliktan geçerken bir ses duymus:
-"Hey! Sen Kambur musun?"
-"Evet! Kamburum" demis
-"Hayir! kambur degilsin artik" demis ve Kambur bir bakmis sirtina kamburu gitmis.
Kambur bunlari Topala da anlatmis.Topalda ayni mezarliga gitmis ve birses duymus:
-"Hey! Sen kambur musun?"
-"Hayir, topalim"

-"Hayir, kamburmusun..."

Hairdesigner
07-11-07, 03:02
3 arkadas rusya da bir kiza tecavuz edip hapse atlir.Mahkeme gunu gelir ve hakem onune cikacaklar ,hakem der ki size bir
seferlik kolaylik taniyacam eger ucunuz penisleri toplam 1 metre olursa
sizi serbest berakacam der peki derler 3 arkadas.
1 arkadas cikarir 50cm
2 arkadas cikarir 49cm
3 arkadas cikarir 1cm
Ve bizim 3arkadas serbest kalir hemen turkiyeye gelirler ve bir tartisma
baslar.
1 arkadas derki benimki nebuyuktu deyilmi .
2 arkadas derki benimki de fena sayilmaz demi.
3 arkadas derki
-"Gulun gulun eyer benimki kalkmamis olsay di halen hapisteydik.."

Hairdesigner
07-11-07, 03:02
Tevfik sivri dilliliği ve içmesiyle bilinen bir sofuymuş.Yine herzamanki mekanında arkadaşlarıyla içiyormuş Oradan geçmekte olan katı dindar bir başka sofu arkadaşı Neyzeni görmüş.Söylene söylene yanına gelmiş ve şöyle demiş:
-Ah Neyzen! iyi adamsın hoş adamsında, birde şu kafiri içmesen
Neyzen sofuya bıyık altından gülerek:
-Sen hiç merak etme aziz dostum. Ben bu kafiri önce ehli müslim yapıyorum, sonra içiyorum

Hairdesigner
07-11-07, 03:02
Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar.
Görüşmeci matematikçiye sorar:
- "iki kere iki kaç eder?".
Matematikçi cevap verir:
- "Dört!".
Görüşmeci sorar:
- "Kesin dört mü?
Matematikçi kendinden emin cevaplar:
- "Evet, kesin dört!"
Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci aynı soruyu ekonomiste yöneltir.Ekonomist yanıtlar:
- "Ortalama dört eder, yüzde 10 aşağya veya yukari oynayabilir, ama ortalama dört eder!".
Ekonomistte de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur.Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler,panjurları indirir ve görüşmeciye yaklaşarak sorar:

- "Kaç etsin istersiniz?

Hairdesigner
07-11-07, 03:02
Yaz mevsiminin en sicak ve en bogucu günlerinden birisinde.Çocuk panik halinde eve gelir,kapiyi kirarcasina çalar ve merakla kapiyi açan annesine
-"Annecigim kaç kaç,durma ne olur kaç kaç"
demeye baslar.Annesi sasirir ve korkudan neredeyse kendini kaybeden ogluna
-"Ne oldu yavrum,nedir sorun"
diye sorunca çocuk.
-"Eve geliyordum,iki amca kan ter içinde elektrik diregi tasiyorlardi.Merakimdan onlara,Amca bu diregi ne yapacaksiniz diye.Cevap vermeyince bir daha sordum.Ters ters baktilar.Ancak merakimi yenemeyip tekrar ve israrla sordum ve gerçegi ögrendim"

-"NE OLUR KAÇ ANNE KAÇ der.."

Hairdesigner
07-11-07, 03:03
İstanbulun eski devirlerinde azınlıktan bir tüccar Jacob Efendi; nasıl olduysa müslüman bir tüccardan borç alır ve bir türlü ödemez. Haftaya, yok öbür haftaya derken bizimkini oyalayıp durur, sonunda bizimki Jacob Efendinin kapıya dayanır borcunu ödemesini ister. Öderdin ödemezdin derken bizimkinin kafası bozulur açık pencereden uzatır Jacobun kafayı dışari, geçer arkaya başlar bi güzel düzmeye.
O sırada pencereden öğle namazı için salına salına camiye giden imami gören Jacob efendi eli yüzü kan ter içinde, telaşla bağırır imama
-İmam efendiiiii, acele edesin be bre, öğle namazi vakti geçmek uzeredir. Okuyasin hemen su ezani.
İmam kaldırır kafayı pencereden kafası görünen Jacob Efendiye seslenir.
- Yahu Jacob Efendi, sana ne bizim ezan vaktinden. Müslüman olmadığına göre sana ne ezan vaktinden ?
Jacob efendi zar zor cevap verir:
-Öyle demeyesin be imam efendi, bizim de vardir icimizde bir parcacik muslumanlik !!!

Hairdesigner
07-11-07, 03:03
Bir Japon, New York ta bir bara girip oturur. Sol avucunu acip sag eliyle avucunun icine telefon tuslar gibi yapar sonra sol elini kulagina getirip konusmaya baslar. Barmen meraklanip yanina gelir.
"Ne yapiyorsun sen? diye sorar. Japon, "Japonyada yeni bulus. Artik cep telefonu kullanmak yok. El telefonu var diyerek elini acar gosterir.Avucunun tam ortasinda ufak bir hoparlor monte edilmistir.
Barmen,
"Inanmiyorum. Boyle bir sey olamaz. Japon, "Gostereyim. Bana bir telefon numarasini soyle, cevireyim. Barmen numarayi soyledikten sonra, Japon yine avucunun icini tuslayip elini kulagina getirir. Biraz bekledikten sonra elini barmene uzatir "Konusabilirsin der. Barmen Japon un elini kulagina getirerek "Alo? sesi duyar sonra "Joe? Sen misin?... Ya inanmiyacaksin ama su anda seninle bir Japon un elinden konusuyorum... Hayir sarhos filan degilim.... Neyse sonra
anlatirim. Haydi hoscakal deyip Japon un elini birakir.
Hayretler icinde,
- "Harika bir sey bu! Pahali midir? Japon, "Biraz ama deger der, sonra ickisini ismarlar.Ama ickisini yudumlarken birden bire dikiliverip "Afedersin tuvalet ne tarafta? sorar. Barmen yolunu gosterir. Japon kalkip gosterilen kapidan girer. 5 dakika gecer ama Japon donmez. 10 dakika gecer... Barmen merak etmeye baslar. 20 dakika gectikten sonra barmen "Basina kotu bir sey mi geldi diyerek tuvalete girer ve... Japon u yerde gorur. Pantalonu dizlere kadar indirilmis secdeye durur gibi yere egiliyor. Kicinda bir rulo tuvalet kagidi var. Barmen:
"Aman Tanrim! Sana ne oldu boyle? Saldiriya mi ugradin? Yaralandin mi?
Japon: "Hayir. Ben iyiyim. Japonyadan uzun bir faks aliyorum, o
kadar.

Hairdesigner
07-11-07, 03:04
Kekemenin biri bir gun Besiktasta kekeme okulunu ararken okulun yerini bulamamis, en yakinindaki bir bakkala girip:
-"Kakakakarrdesssss, bububurraaalarrrrdaddadadadbi kekekemememe okukukukuluuu varmis, nenenenerededede bibibiliyomusususun ?"diye sormus. Bakkalda:

-"Okulun yerini bilmiyorum ama ağbi, senin okula hic ihtiyacin yok bence gayet iyi kekeliyorsun.."

Hairdesigner
07-11-07, 03:04
Ferit ölüm döşeğindedir. Karısı Cavidan da bu son anlarında onun yanındadır ve çok üzgündür. Kocasının elini tutar ve gözlerinden yaşlar boşanır. Ferit son gücüyle fısıldar: "Cavidan!" Cavidan yaşlı gözlerle; "sus sevgilim!" der. Ferit; "Cavidan sana itiraf etmem gereken bir şey var" der. Cavidan; "Kendini yorma sevgilim. İtiraf edecek hiçbir şey yok!"der. Ferit ısrarla; "Hayır var! Huzur içinde ölmek istiyorum" der. Cavidan susar ve dinler. Ferit devam eder; " Kız kardeşinle yattım. En iyi arkadaşın ve annenle de yattım" der. Cavidan sükuneti bozmadan ve kocasının elini bırakmadan cevaplar; " Biliyorum sevgilim. Seni o yüzden zehirledim zaten"

Hairdesigner
07-11-07, 03:04
Adamın biri iş için bir şirkete başvurur.görevli sorar :
-Neden iş arıyorsunuz.
-İşsiz olduğum için.
-Mesleğiniz nedir.
-Pariste timsah avlarım.
-İyi ama kardeşim pariste timsah bulunmazki..
-Ben niye işsizim zannediyorsunuz ...

Hairdesigner
07-11-07, 03:04
Iki borsaci yolda gidiyorlarmis. Bir de bakmislar yerde bir pislik.Yasli veustad olan genc olana donmus:
-Bunu yersen sana 1 milyar veririm demis.
Genc dusunmus ve 1 milyarin buna degecegine karar vermis.Pisligi yemis, parayi almis. Biraz daha yurumusler, yerde bir pislik daha.
Bu defa genc olan, herhalde sonradan yaptigina pisman olmus ki, ayni teklifi yapmis.
Yasli biraz dusunmus ve Olur demis, pisligi yemis, parayi almis.Biraz daha gitmisler, genc ustadina donmus,
-Ustad, bu nasil is? demis.
-Ikimiz de hala ayni miktarda paraya sahibiz ama pislik yedigimizle kaldik
Ustad bilgic bilgic kafasini sallamis,

-Ama 2 milyarlik islem hacmi gerceklestirdik...

Hairdesigner
07-11-07, 03:05
Abraham Libemovitz sınıfındaki tek yahudi öğrenciydi. Ne iyi ki yaşadığı şehir nezih bir yerdi ve ırkçılık gibi sorunlar yoktu. Bir gün sınıfta öğretmen şöyle bir soru sordu:
- Evet çocuklar, dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir? Bilene 20 dolar vereceğim. Bütün çocuklar tahmin etmeye başladı. Biri "George Washington ! Çünku ulusumuzun babasıdır!" dedi. Başka biri "Abraham Lincoln ! Çünkü köleliği kaldırdı !", bir diğeri; "Jan Dark ! Fransayı kurtardı !" Fakat öğretmen bu cevapları kabul etmemiş. Bu sırada Abraham parmak kaldırmış. Öğretmen sormuş; "Evet Abraham,sence dünyada gelmiş geçmiş en büyük insan kimdir?" - Nasıralı İsa.
- Bravo Abraham, aferim, gel al 20 dolarını.
Dersten sonra cevaptan çok memnun kalmış olan öğretmen Abrahama neden isa cevabını verdiğini sordu.
- Öğretmenim, aslına bakarsanız bence dünyadan gelmiş geçmiş en büyük insan Musadır ama...,iş iştir...

Hairdesigner
07-11-07, 03:05
Erzurumda bir aga yasarmis. Adi da Abdulkadir
Veliefendioglu. Bu aganin en buyuk zevki kisin kar yapinca iseyerek kara adini ve soyadi yazmasi imis.Aga kis olunca yaninda kahyasi ile koy meydanina gider ismini cisi ile kara yazarmis. Ve koyluler cilginca alkislarlarmis. Bu yillarca boyle surmus.Tabii aga
yaslanmis prostat olmus.Yine buc cisi yaparken ismini yazmis ve malzeme bitmis. Kahyasina donmus
- Ula haso koylu bakirlermi?
- He agam bakirler. Alkislamak icin beklirler.
- Ula ben bitmisem. Soy ismimi de sen yaz da beni kurtar.
Ve haso demiski:

-"Agam yillardir yanindayim beni mektebemi gonderdinde okuma yazma bilecem.Aha al kalemi eline sen yaz.!!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:06
Bir adam yolda ilerlerken arkadaşına rastlar:
- "Naber ya. Nerdesin sen..?"
- "Sorma arkadaş. İşler yoğun, bugün bir sinemaya gidelim dedik."
- "Hangi filmi izledin?"
- "İntikam peşinde"
- "Hmm. İlginç! Başrölde kim oynuyor?
- "İntik"...

Hairdesigner
07-11-07, 03:06
3 erkek çocuğu olan bir aile var.Bunların bir de inekleri var ve bunlar ineklerini cok seviyorlar herşeyleri canları, ciğerleri o inek.Bir gün evin annesi ahıra gidip bakıyor ki inek ölmüş.Oda hemen orda kriz geçirip ölüyor.Sonra en büyük oğlan ahıra gidiyor, bakıyor ki inek de anne de ölmüş buda intahar etmek için boğaz köprüsüne gidiyor.Tam atlayacak iken bir peri kızı geliyor. (Peri kızı da kız yani hani).Oğlana benim ile beş kere yatarsan hem ineği hem de annenizi diriltirim diyor.Tabii büyük oğlan hemen tamam diyor..Gelgelelim iki diyor üç diyor dördüncü de kalıyor.5. yi yapamayıp kendini köprüden atıyor aşağı.Sonra ortanca oğlan geliyor ahıra bir bakıyor ki anne ve inek ölmüş.Oda gidiyor köprüye.Peri kızı yine geliyor bu sefer benimle on kez yatarsan ineğide annenizi de abinizide diriltirim diyor.Oğlan bir başlıyor oda en son 8 e kadar gelebiliyor. (ahh ulen ben olecektim ki neyse) ehhh o da kendini atıyor köprüden.En son da küçük oğlan geliyor ahıra bir bakıyor ki anne ölmüş bu da gidiyor abi köprüye.Peri kızı geliyor yine.Bu seferde benimle 15 kere yatarsan 4 ünüde diriltirim diyor.Bunun üzerine küçük oğlan 18 olmazmı diyor peri kızı olur diyor.Oğlan ya yirmi diyor tabbii oda olur diyor peri kızı.Oglan bu sefer 25 de olurmu diyor.Tamam deyince peri kızı.Oğlan:

-"Bak sonra inek gibi ölmek yok haa"

Hairdesigner
07-11-07, 03:06
Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar. Sonunda haham "Benim evim ormanın içinde, biraz ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm" deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar. Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş. Kaçacak biryerde yok. Papaz hemen şeyini kapatmış. Haham da hemen şeyini kapatmış iki eli ile. İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden şeyini kapamadığını sormuşlar. İmam "Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar, demiş."

Hairdesigner
07-11-07, 03:06
Bir köyün imami ögle namazini köylüye kildiriyor tam secdeye giderken imam osuruyor.Tabii bunu bütün köylü duyuyor. İmam bu olayi kendine yediremiyor, köyden ayrilma karari aliyor ve köyden ayriliyor. Aradan 15 sene geçiyor,köyünü özlüyor ve geri dönüyor.
Köyün girisinde 18 yaslarinda bir çocukla karsilasiyor :
-"Sen kimlerdensin?", diyor, cocuk söylüyor.
İmam :
-"Peki sen kaç yasindasin?" diye soruyor.
Genç çocuk :

-"Valla pak emin degilim ama imam osurdugunda 3 yasindaymisim"

Hairdesigner
07-11-07, 03:07
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi fark eder; önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar; "Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor ? "Adam yanıtlar "Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem." "Vah vah başınız sağ olsun. Nasıl oldu ?" "Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş.Kayınvalidemde karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş." Adam biraz düşündükten sonra;"Beyefendi köpeğinizi ödünç alabilir miyim ?"
-"Sıraya geç"

Hairdesigner
07-11-07, 03:07
Yeryuzundeki herkes ölür ve Tanrinin huzuruna cikarlar.Tanri der ki:
-"Erkekler 2 sira olsun,bir sirada karilari tarafindan yonetilen erkekler, diger sirada karilarini yoneten erkekler..Ayrica bütün
kadinlari cennete aldim onlar meleklerle birlikte gidicekler simdi..."
Boylece kadinlar gittikten sonra Tanri erkeklerin karsisina gecer.Bir bakar ki karilari tarafindan yonetilen erkeklerin sirasi 100 km.uzun ama karilarini yoneten erkeklerin sirasinda sadece bir adam duruyor.Tanri diger siradakilere cok kizar:
-"Kendinizden utanin!! Sizi bu dunyada güc ve idarenin temsilcisi olarak yarattim ve suraya bak,hepiniz gücsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmussunuz.Bakin bir tek erkek kulum su yan sirada tek basina gururla ikiliyor.Ondan ders alin!Oglum,sen anlat bunlara,sen ne yaptin da "karilarini yoneten erkekler" sirasinda bir tek sen oldun?"
Ve adam cevap verir:

-"Bilmem.Karim bana burda durmami soyledi de."

Hairdesigner
07-11-07, 03:07
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da "Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım" demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
"Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi isikta
gectigimi filan da soyleyebilir"

Hairdesigner
07-11-07, 03:07
Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim, der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!

Hairdesigner
07-11-07, 03:07
Bir karpuz tarlası olan çiftçi her akşam tarlasına çocukların dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini fark etti. Bir süre düşündükten sonra, tarlaya bir uyarı levhası koymaya karar verdi:
"Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi!"
Ertesi akşam çiftçi karpuz yiyemeden kaçan çocukları keyifle izledi. Bir hafta sonra, çiftçi tarlasında geziyordu. Karpuzlarını denetleyerek eksik olmadığını düşünürken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti:
"Şimdi o karpuzlardan iki tane var!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:08
Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.
- "Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.
Ingilize sormus
- "Titanik kaç yilinda batti?"
Ingiliz hemen cevap vermis
- "1912" diye.
Hitler göndermis Ilgilizi. Fransiza sormus bu kez:
- "Titanikte kaç kisi öldü?"
Fransiz cevap vermis
- "1050".
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.
Ve Yahudiye dönmüs;
- "Say lan isimlerini!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:08
Yillarca, iki kahraman heykeli, biri erkek, biri disi, birbirlerine bakar durumda parkta dururlarmis, ta ki bir gun bir melek cennetten
gelene kadar. "Sizler iyi ve ornek heykel oldunuz, bu yuzden ben de size ozel bir hediye verecegim. Yarim saat icin sizi
canlandiracagim, siz de bu sure icinde ne isterseniz yapabileceksiniz." demis.
Ve melek ellerini cirpar cirpmaz heykeller canlanmis. Birbirlerine biraz utanarak yaklasmislar, ama sonra hizla parktaki caliliklarin
arkasina kosmuslar. Kisa bir sure sonra caliliklarin arkasindan kikirdesmeler, kahkahalar duyulmus, calilar sallanmis.
Onbes dakika sonra, caliliklardan cikmislar, ikisinin de yuzunde genis bir tebessum varmis. "Onbes dakikaniz daha var," demis
melek, gozlerini anlamli anlamli kirparak. Disi heykelin yuzundeki tebessum biraz daha yayilmis ve erkek heykele donup
"Harika! Ama bu sefer guvercini sen tut, ben de kafasina yapayim" demis..

Hairdesigner
07-11-07, 03:08
Oymakbeyi, izci adaylarını karşısına toplamış, onlara izciliğin ilkelerini anlatmaya çalışıyordu:
-Bakın çocuklar, dedi.Bir izci, her gün, hiç olmazsa bir kez birine yardımcı olmalıdır.Hastalara,
yaşlılara,muhtaçlara,Her sabah okula geldiğiniz zaman size birgün önce nasıl bir iyilik yaptığınızı soracağım.Tamam mı?
Ertesi sabah Oymakbeyi çocukları toplayıp sordu :
-Söyleyin bakalım...Dün ne gibi bir iyilik yaptınız?
Bütün çocuklar, hep bir ağızdan :
-Yaşlı bir kadının karşıdan karşıya geçmesine yardım ettik efendim.
Adamcağız şaşırdı :
-Hepiniz mi?
-Evet efendim, hepimiz birden.
-Neden?
Çocuklardan biri cevap verdi :
-Kadın karşıdan karşıya geçmek istemiyordu, ondan efendim!

Hairdesigner
07-11-07, 03:08
Microsoft, yaptığı bir duyuru ile Windowsta çıkan hata mesajları içinde reklam alanı satmaya başladığını açıkladı.
Böylelikle Microsoft, ilk defa olarak kullanıcıların karşısına her gün onlarca defa anlamsız hata mesajları çıktığını kabullenmiş oldu. Bu durum karşısında Microsoft yetkilileri, bunun ciddi bir finansal avantaj olduğunu görüp, değerlendirmeye karar verdiler!

Bunu, "kaçınılmaz bir fırsat" olarak niteleyen Microsoft yetkilileri şöyle devam ediyorlar, "Tüm dünya çapında, bir saniyelik bir zaman sürecinde yaklaşık olarak bir milyon kişinin Windowsundan General Protection Fault veya Illegal Operation benzeri bir hata mesajı ile karşılaştığını hesaplıyoruz. Her hata mesajının altına küçük bir reklam ekleyerek bu işten ciddi paralar kazanacağımızı tahmin ediyoruz."

Adalet bakanlığı, bu yeni durum karşısında şaşkın durumda. Bu olayın, Microsoftun tekel gücünün mü yoksa çarezliğinin mi bir yansıması olduğunu henüz çözemiyorlar. Hata mesajları konusundaki tekel hakkında ise Microsofta dava açılması düşünülüyor!

Hairdesigner
07-11-07, 03:09
Kralın bir eşşeği varmış.Onu çok severmiş.Eşeğine okadar düşkünmüşki onun için yapmayacağı şey yokmuş.Eşeğinin hiç gülmediği
kralın dikkatini çekmiş.Ferman vermiş eşşeğimi güldürene 10 kese altın vereceğim demiş.Gelenin gidenin hesabı yokmuş ama kimse başaramamış.Derken köyün çobanı gelmiş eşşeğin kulağına birşey fısıldamış eşşek başlamış
gülmeye.Kral durumdan memnun ve şaşkın vermiiş çobana 10 kese altın.Aradan günler geçmiş eşşek susmaz kral çağırın çobanı susutursun eşeğimi demiş.Çoban gelmiş susuturum ama demiş bir odada bizi yalnız bırakacaksınız,5 kesede altın isterim kral tamam demiş.Çoban odadan çıkmış eşşek başlamış ağlamaya kral çobanı çağırmış nasıl oldu anlat demiş.Çoban 10
kese altın isterim demiş.Kral vermiş altını çoban başlatmış anlamaya:

-"Önce benimki seninkinden büyük dedim güldü demiş bugünde gösterdim" demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 03:09
Adamın biri ölüp cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu. İçeri almadan önce sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım? Adamcağız uzun uzun düşünür, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz. Melek tekrar sorar. -Peki, bari söyle, hiç cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında? Adam hemen atılır gururla. -Yaptım, tabii! -Anlat bakalım, neymiş bu cesur iş? Adam anlatmaya baslar. -Ben futbol hakemiydim. Kadıköy’de bir Fenerbahçe-Galatasaray maçını yönetiyordum. Maçın son dakikasında Fenerbahçe aleyhine penaltı çaldım. -Vay canına, gerçekten cesurmuşsun sen,hadi geç bakalım! Cennetin kapıları açılır. Bizim hakem tam geçecekken, melek merak eder: -Ne zaman olmuştu bu maç? -Aşağı yukarı üç dakika oluyor..

Hairdesigner
07-11-07, 03:09
Bir köy varmis. Herkes bu köyü seytanlarin geldigini dünüsürmüs ve seytanlarin bebeklere dokunmadigina inanirmis.Adamin biride seytandan çok korkarmis. Bir gece adam seytanlarin geldigini düsünerek bebek kiligine girmis ve beklemeye baslamis.Birden kapi çalmis ve adam seytanin geldigini düsünerek sogukkanli bir sekilde kapiyi açmis.Adamin karsisina seytan çikmis ve söyle demis :

-"HADI ATTAYA!!!!!!!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:09
Mykanos Adasinin Papaz efendisi pazar vaazinda
cehenneme gitmemek icin islenmemesi gereken gunahlari anlatiyor.Birincisi oldurmeyeceksin, calmayacaksin, zina etmeyeceksin..
-"En buyuk gunah ise, oglanciliktir" diyor..
-"Yunanlinin zaten bu konuda adi cikmis..
Bu gunahi zinhar islemeyin.. Eger islerseniz bilin ki.."
Bir nefes alip anlatiyor papaz efendi bu gunahin kefaretini.
"Obur dunyada Sirat Koprusu var ya, Sirat koprusu..Iste bu kopruyu gecerken becerdiginiz butun erkekleri sirtinizda karsi tarafa tasiyacaksiniz.. Ona gore.."
"Yandik ki ne yandik.. Bugune dek en az yuz erkek becerdim ben" diye mirildaniyor Todori, yanindaki arkadasinin kulagina..
"O kopruden gecerken sirtimda yuz adami nasil tasirim?.."
"Dusundugun seye bak" diyor, arkadasi...

"Olmeye yakin verirsin birine, binersiniz hep beraber onun sirtina.."

Hairdesigner
07-11-07, 03:10
Bir adam, tanrının doğasını anlamak istiyormuş ve ona sormuş;
"Tanrım, bir milyon yıl senin için ne kadar bir süredir?"
Tanrı söyle cevaplamış;
"Bir milyon yıl, benim için 1 dakika kadardır."
Adam sormaya devam etmiş;
"Peki tanrım, bir milyon dolar senin için ne kadardır?".Tanrı cevaplamış;
"Bir milyon dolar benim için bir pennydir"
Adam dayanamamış;
"Tanrım bana bir penny verir misin? " demiş.
Tanrıdan söyle bir cevap gelmiş;

-"Bir dakika. "

Hairdesigner
07-11-07, 03:10
Üç kovboy Teksasta bir barda masaya oturmuş, kafayı çekiyorlar... Bir sarhoş girmiş içeri. Parmağı ile ortadakini işaret etmiş: - "Senin anan," demiş "Teksasın en çılgın seks manyağıdır" demiş..
Masanın etrafı bir anda boşalmış.. Ama ortadaki adam duymazdan gelmiş, içkisine devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra geri gelmiş. Gene aynı masanın başında dikilmiş..
- "Senin o fahişe ananı az önce becerdim, harikaydı" demiş. Etraf masalar gene bir anda boşalmış.. Bizimki gene kılını kıpırdatmadan içmeye devam etmiş. Sarhoş çıkmış gitmiş.. 10 dakika sonra gene gelmiş..
- "Senin anan var ya, senin anan" diye başlarken, kovboy nihayet lafını kesmiş:

- "Evine git de yat.. Gene zurna gibi içmissin, baba!.."

Hairdesigner
07-11-07, 03:10
Köleler ciftlikten kacarken sihirli lamba bulmuslar ve cini lambadan cikarmislar.Cin 10 zenciye sormus:
Dileyin benden ne dilerseniz. Birer dilek dileme hakkiniz var.
1. zenci beyaz olmak istiyorum demis, olmus.
10. zenci tebessum etmeye baslamIs.
2. zenci de beyaz olmak istedigini soylemis, olmus.
10. zenci sIrItmaya devam etmis.
3. zenci de beyaz olmus diledigi dilegiyle...
10. zenci kIkIrdamaya baslamIs.
4. zencinin de istegi aynI... 10. zenci gulmeye devam...
5,6,7,8 derkeeen 9. zenci de beyaz olma yonunde istegini kullanmIs.
sIra 10. zenciye gelmis ama adam yerlerde... Gulmekten geberiyor. Cin istegini sormus... Adam nefes almaya firsat buldugu bi ara
istegini garip bir bogurtu ile belirtmis:

"HEPSINI ZENCI YAP!".

Hairdesigner
07-11-07, 03:11
İki arkadaş pazar günü golf oynarlar. Bir pazar yine golf oynamaya hazırlanırken, biri de, onlara katılmak istediğini söyler. Elemanlar birbirine baktıktan sonra adamın teklifini kabul ederler. Oyun ilerler ve elemanlar, adama ne iş yapyığını sorarlar. Adam:
-Öğrenmek istemezsiniz. Ben tetikçiyim. Tüfeğim golf çantasında ve nereye gitsem onu yanımda taşırım. İstersen bir göz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayıp çantaya bakar. Gerçekten de orada, büyük bir dürbünü olan tüfek vardır. Eleman heyecanlanır ve "Vaaay! Şuna bak. Eminim ki, buradan, bu dürbünle bizim evi görebilirim" der. Bir iki saniye baktıktan sonra "Evet görebiliyorum! Hatta pencereden yatak odasını bile görebiliyorum. İşte karım... Dur bir dakika, çıplak! Yanında da kapı komşum var, o da çıplak!!!" der ve düşünmeden tetikçiye dönüp "Bir atış için kaç para istiyorsun?" diye sorar. Tetikçi
-Her tetiği çekişim 500 milyon.
-500 milyon!!! Çok para. Ama tamam. Senden iki atış yapmanı istiyorum. Birincisi karımın ağzına, ikincisi ise, komşumun penisine... Güzel bir ders alsın!
Tetikçi kabul eder. Tüfeği kaldırıp evi nişanlar ve beklemeye başlar. 5 dakikalık bir beklemeden sonra, eleman(golfçü)dayanamayıp neden ateş etmediğini sorar. Tetikçi, "Biraz daha bekle. İşi tek kurşunda halletmek üzeriyim" der...

Hairdesigner
07-11-07, 03:11
İskoçyada iki avcı ava çıkarlar.Yürüme esnasında avcılardan biri yere düşer ve hareketsiz olarak yatar.Bunu gören arkadaşı hemen yanına gelir bakarki arkadaşı nefes almıyor,gözlerin deki ferin de
kaybolduğunu farkeder ve hemen acil sevisi arar.Arkadaşım öldü,der neyapmam gerekir diye sorar.Telefonun ucundaki ses:
-"Sakin olun ben size yardım edebilirim ama önce arkadaşının öldüğünden emin olmamız gerek"
der,ve birkaç saniye sessizlikten sonra bir el silah sesi duyulur.Sonra:
-"Tamam şimdi ne yapacağım"

Hairdesigner
07-11-07, 03:36
Bir Amerikali ile Japon safariye çıkmışlar. Her ikisi de son teknolojik silahlarıda birbirlerine nazire yapmak için yanlarına almışlar. Derken uzakta bir aslan görünmüş. Amerikalı lazer tüfeğini doğrultmuş ve aslana ateş etmiş. Ama karavana. Hemen Japon uydudan yönlendirmeli tüfeğini doğrultup ateş etmiş. Fakat o da karavana. Aslan bizimkileri farkedince üzerlerine doğru gelmeye başlamış. Amerikalı bir yudum viski içip acı sonu beklemeye başlamış. Japon hemen botlarını çıkarıp spor ayakkabılarını giymeye başlamış. Amerikalı sormuş :
-Ne o, aslandan hizlı mı koşacaksın ?
-Yoo, senden hızlı koşsam yeter.

Hairdesigner
07-11-07, 03:37
Milli Park Polisleri, adamın birini, nesli tükenmekte olduğu için koruma altına alınan bir Boz Kartalı kesmiş, pişirip yerken görmüş ve derhal tutuklamışlar...Mahkemede adamın avukatları müthiş bir savunma yapmışlar:
-"Bu adam ormanda yolunu kaybetmişti.Günlerdir aç olduğu için ya kartalı öldürecekti,ya kendisi ölecekti." diye...Yargiç bu savunmayı kabul edebileceğini söylemiş.Kararını açıklamadan önce, sanığa dönmüş:
-"Son bir şey sormak istiyorum,Ben de av meraklısıyım da.. Bu Boz Kartalın tadı nasıl bir şey?"
-"Valla efendim!" demiş adam, "Tam olarak Kelaynak ile Mavi Gagalı Puhu Kuşu tatlarının arasında bir şey..!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:37
Bir kazanın kaymakamını yemeğe alırlar ve yemeğe kaymakam, yazı işleri müdürünü de yanına alır. Almasının tek sebebi kaymakam fazla yalan atarmış. Kaymakam, yazı işleri müdürüne "Ben fazla atarsam, kamışıma iiip bağlayacağım, ipin bir ucunu sana vereceğim. Sen de çekersin, ben de. Anlar, durumu düzeltirim" demiş ve yemekten sonra av muhabbeti açılmış. Bizim kaymakam dayanamayıp av maceralarını anlatmaya başlamış:
-Birgün dağda avlanırken önüme 50 kurt çıktı ve ben çiftemi çekip 30 tanesini vurdum. Deyince yazı işleri müdürü ipi çeker, kaymakam "30 tane yoksa bile 20 tane vardı" der. Yazı işleri müdürü ipi çeker. Kaymakam "20 tane yoksa bile 15 tane vardı" der. Yazı işleri müdürü ipe tekrar asılır. Kaymakam:
-Koparsan bile 15in altına inmem...

Hairdesigner
07-11-07, 03:37
80 yaşında bir adam muayene için doktora gider. Doktor, adamın sağlığını sorduğunda şu cevabı alır:
-Sağlığım çok iyi. Ayrıca 18 yaşında bir karım var ve benden hamile
Bunun üzerine doktor, bir kaç dakika düşündükten sonra adama döner ve kendisine bir hikaye anlatacığını söyler ve başlar anlatmaya:
-Avlanmaktan çok hoşlanan bir adam varmış. Her gün tüfeğini alarak ava gidermiş. Fakat bir gün dalgınlıkla tüfeği yerine şemsiyesini almış ve ormana gitmiş. Ağaçların arasında yürürken karşısında bir geyik görmüş. Hemen şemsiyesini çıkarmış, nişan almış veee patt....Geyik yere yıkılmış.
Adam şaşırmış ve doktora dönerek:
-Olamaz!... Başka birisi vurmuş olmalı.
-Kesinlikle!!!...

Hairdesigner
07-11-07, 03:37
Ava çıkmış adam, başına gelenleri anlatıyormuş :
-Ormanda ilerlerken, karşıma kocaman bir Ayı çıkmaz mı?Çifteyi doğrultacak vakit yok!..Silahı bir kenara attığım gibi başladım kaçmaya.Fakat Ayı peşimde!Benden hızlı koşuyor.Bir ara ayının sıcacık nefesini ensemde hissettim.O kadar yaklaşmıştı.Derken Ayının ayağı kaydı, yere düştü...Fırsat bu fırsat, tabana kuvvet arayı açtım.Ama Ayı toparlandı, kalktı, bana yetişti.Yine nefesi ensemde... Pençesini uzatsa omuzumdan yakalayacak.Allahtan tam o sırada yine Ayının ayağı kaydı, yere düştü.Talih bana gülüyor!Hızımı arttırabildiğim kadar arttırdım, yeniden arayı beşyüz metre kadar açtım.Tanrı sizi inandırsın arkadaşlar, Ayı yine bana yetişti.Yine nefesi ensemde...şansa bakın...Ayının tekrar ayağı kayıp yere düşmez mi?
Serüveni dinleyenlerden biri dayanamamış :
-Sen de çok yürekliymişsin kardeşim!...Hayvan bana üç defa nefesi enseme gelecek kadar sokulsa, çok ayıptır söylemesi, ben korkumdan altıma ederim.
Avcı dönüp ters ters sözünü kesene bakmış :
-Lafı karıştırma yahu!Ayı üç kez neyin üstüne bastı da ayağı kayıp yere düştü sanıyorsun?

Hairdesigner
07-11-07, 03:38
Avcının biri palavra sıkıyormuş..
-"Geçen yaz Afrika'da 99 aslan vurdum.." Arkadaşı dayanamamış,
-"100 de şuna bari" demiş. Avcı da
-"1 aslan için yalan mı söyliycem sana" demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 03:38
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş. "Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamiş. Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışta ayının daha yaklaşmış olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki dala takılmış, ayi adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış.

Hairdesigner
07-11-07, 03:38
Bir gün Smith ve John adında iki zenci New York sokaklarında dolaşırken bir tabela görürler: "Zenciler beyazlaştırılır. Fiyat 100 dolar." Smith'in 101 doları, John'un ise 99 doları vardır.

Hairdesigner
07-11-07, 03:38
Adamin biri, yalniz yasadigi evini renklendirmek amaciyla papagan benzeri bir kafes kusu almak istemis.
Gittigi satici, adama kuslari tanitirken birden adamin dikkatini arkadaki maymun cekmis.
Kac para bu diye sormus. Satici 500 $ oldugunu ama isterse farkli yetenekteki diger
maymunlarini tanitabilecegini soylemis. Adamin istegi uzerine sirayla gostermeye baslamis:
Bakin bu maymun bilgisayar kullanabiliyor ve bu yuzden 1000$, bakin su yan taraftaki NetCAD ve AutoCAD
de biliyor ve fiyati tam 2000$.

Hairdesigner
07-11-07, 03:39
Temel bir iş için İstanbul'a gitmiş.Haliyle bir akşam da genelev ziyaret etmiş.Kadını seçmiş.Odaya çıkmışlar.
Temel
- Fiyatın nedir?
diye sormuş.
Kadın bununla dalga geçmek için:
- Yatakta 4 milyon yerde 1 milyon.
demiş.
Temel de çıkarmış cebinden 4 milyon,başlamış soyunmaya.
Kadın da:
- Ne o,yatakta mı yapmaya karar verdin. demiş.
Temel de:
- Yoo Yerde 4 kere yapcam.
demiş

Hairdesigner
07-11-07, 03:39
Bir gün kayserililerle oflular cepheden cepheye savaşıyorlar.her iki tarafta savaşı kazanmak istiyor ve bunun için bir fikir düşünüyorlar.kayserililerden biri ayağa kalkıp bağırmaya başlar
- tüm temeller ayağa kalksın.
temeller kalkar ve bütün temelleri taramaya başlarlar,başka bir kayserili tekrar ayağa kalkıp
- tüm dursunlar ayağa kalksın diye bağırır ve tüm dursunlar ayağa kalktığı gibi taramaya başlarlar.
ofluların cephesi git gide azalır ve yenilecek duruma gelirler.tam teslim olmayı düşünürlerken oflunun teki ayağa kalkar ve
- uşağum haburaya onbinlira buldum kimindur da
sormasına kalmadan kayserlilerin hepsi silahları bir köşeye atıp paraya sahip olmak için kan ter içinde koşmaya başlarlar ve o sıra oflular geriye kalan askerlerin hepsini tarar...

Hairdesigner
07-11-07, 03:40
Temel bir gün hastaneye gitmiş hastenenin bir köşesinde bir adam hüngür hüngür ağlıyormuş. Temel sormuş niye ağlıyorsun uşağum diye. Adam:
- Kan tahlili yaptırmaya geldim parmağımı kestiler.
Bu sefer Temel ağlamaya başlamış. Adam sormuş Temel'e "niye ağlıyorsun" diye; Temel cevaplamış:
- Ben de idrar tahlili yaptırmaya geldim daa.

Hairdesigner
07-11-07, 03:40
Temel ve dursun hava takımındalar.tatbikat için herkes paraşutlarıyla uçaklardan atlıyor.herkesin paraşutu açılıyor dursunun paraşutu açılmıyor.dursun paraşutuyla havadan hızla aşşağıya düşerken temel e bağırıyor :
- " temel uşağum benim paraşut açulmadu ne b*k yicem " der.temel gayet sakin bir şekilde :
- " bişey olmaz uşağum nasıl olsa tatbikat yapayruk "

Hairdesigner
07-11-07, 03:40
hava çok karlı radyo'dan her gün yayın yapılıyormuş
- Bu gün yollar karlı yolların buz tutma ihtimali var
o yüzden sağ taraftan gidin yada sol taraftan gidin.
Temel bu yayınlara göre sağ ya da soldan hareket ediyormuş.
Yine yağışlı bir gün radyo yine yayın yapıyormuş radyodaki kadın
- Bu gün yollar yine buzlu tam şu taraftan gidin derken
yayın kesilmiş. Temel'de yanında oturan Fadime'ye dönmüş
-Haçen kadın açikleme yapemadu yayin kesuldu şimdi
arabayu ne tarafe çekelum Fadime hemen cevap vermiş;
- Uşağum bu gün bırak araba garajda galsun

Hairdesigner
07-11-07, 03:40
Adamın biri beynini değişmek ister. Bunun için bir beyin
doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir..
Listede şunlar gözükür...
1 Astronot beyni 25.000
1 Profesör beyni 50.000
1 Karadenizli beyni 1.000.000
Adam listeye baktıktan sonra karadenizli beyninin neden
pahalı olduğunu merak eder ve doktora sorar..
Doktor şöyle yanıt verir.
- Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çıkıyor,
bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çıkıyor ancak 100
karadenizliden ancak bir beyin çıkıyor.

Hairdesigner
07-11-07, 03:40
Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık
hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.
Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.
Bir gün bacağı,sonra kolu,eli...Son gelişinde Temel koğuş
arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle:
-Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki
galiba sen kısım kısım firar edeysun...

Hairdesigner
07-11-07, 03:41
Doktor, hastasını uyarmış :
-Bakın, sonra söylemediydi demeyin, bu uyku haplarına devam edecek olursanız, sizde alışkanlık yaratır.
Hasta bilgiç bilgiç gülümsemiş :
-Sen ne diyorsun Doktor Bey! Ben bu hapları evelallah yirmi yıldır alırım, henüz alışkanlık yaptığını görmedim.

Hairdesigner
07-11-07, 03:41
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.Bunu gören doktor:
- Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.
Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!

Hairdesigner
07-11-07, 03:41
Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye uğraşıyormuş.Bunu gören doktor:
- Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı.
Deli hemen cevap verir:
- Geçen gün senin dediğin gibi sürdüm akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben!

Hairdesigner
07-11-07, 03:41
Hitler ele geçirilen İngiliz, Fransız ve Yahudi üç esire bir şans tanımak istemiş..
- "Size birer soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş.
İngilize sormuş:
- "Titanik kaç yılında battı ? İngiliz hemen cevap vermiş
- "1912"
Hitler İngilizi göndermiş, Fransıza sormuş bu kez,
- "Titanik'te kaç kişi öldü?" Fransız cevap vermiş
- "1050"
- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış. Ve Yahudi'ye dönmüş:
- "Say lan ölenlerin isimlerini!"

Hairdesigner
07-11-07, 03:42
Öğretmen telefonda:
- Demek Temel hasta, okula gelmeyecek, peki ben şimdi kiminle konuşuyorum?
- Papamla

Hairdesigner
07-11-07, 03:42
Amerika'da bir beyin fuarı açılmış. Burada ünlülerin beyinleri kavanoz içinde sergilenip kavanozun üzerine fiyatları yazılıymış. Amerikalı bir aile bu fuarı gezerlerken garip bir şey farketmişler ve danışmaya gidip demişlerki:
- Efendim... Her şey mükemmel Einstein'in beyni on bin dolar.. güzel.. George Washington 'un beynini de yirmi bin dolara kavanoz içinde satıyorsunuz... Bunlar meşhur insanlar, fakat yüzbin dolarlık bir beyin gördük. Bu kişiyi daha önce hiç duymamıştık. Meşhur olduğunu da pek sanmıyoruz. Niye yüz bin dolar. Üzerinde şöyle bir yazı vardı. "Türkiye'nin Karadeniz Bölgesinden TEMEL" kim bu?. Ve niye bu kadar pahalı?
Görevli cevap vermiş.
- Efendim. Bu beyinlerden yüz tanesini kesiyoruz ancak bir tanesi dolu çıkıyorda ondan.

Hairdesigner
07-11-07, 03:42
Karadenizlinin birinin canı fotoğraf çekilmek istemiş. Ama vesikalıklarda gerçek güzelliğinin fark edilmediğini bildiğinden, fotoğrafçıya gitmiş konuşmuş: -Fotoğrafimu çekeceksun daa, yalniz vesikaluk olmayacak! -Tabi efenim, 24 çarpı 32'ye ne dersiniz peki?
- 768 derim de, punin konimuzla ne alakasi vardur?"

Hairdesigner
07-11-07, 03:42
Temel ile Dursun Amerikaya gitmişler. Hava alanında Dursun çantalarla ilgilenirken Temel de etrafı geziniyormuş. <BR>Bakmış bir kola makinası, başlamış para atmaya. Bu sırada işi biten Dursun bi bakmış ki Temel kola makinesine para atıp kola alıyor. Etrafında yüzlerce kola kutusu. Hemen koşmuş yanına. -"Na'pıyosun!!" demeye kalmamış, Temel basmış cevabı: -"Karışma bugün şansım çok iyi."

Hairdesigner
07-11-07, 03:42
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır: -Bizim Amerika'da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız... Derken Avrupalı söz alır ve: - Bizim Avrupa'da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız... Sıra bizim Temel'e gelir ve başlar anlatmaya: -Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

Hairdesigner
07-11-07, 03:43
Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor...

Hairdesigner
07-11-07, 03:43
Piyanist büyük konser için Viyana'dadır. Çok güzel bir konser sonrası soyunma odasına giderken yolda bir adam çiçeklerle yanına gelir ve :
- Bravo hemşerim. Karadeniz seninle gurur duyuyor.
Piyanist bunun üzerine çok şaşırır ve sorar:
- Sen nereden bildin benim Karadenizli olduğumu ?
- Valla genelde piyanonun başına oturan piyanist, taburesini piyanoya doğru çeker. Sen piyanoyu kendine doğru çekince anladım.

Hairdesigner
07-11-07, 03:43
Temel ile Dursun sahil kenarında yürüyolarrmış. Birden denizden imdat sesleri
duyulmaya başlamış, birde bakmışlar adamın biri boğuluyo. Hemen denize atlayıp
kurtarmışlar ve kenara getirmişler. Temel sonra birden adamı tutup tekrar denize
atmış. Dursun şaşırıp sormuş; "Uy ne yaptın da?.." Temel de cevap vermiş;
"Eee dedemin lafidur iyilik yap denize at..."

Hairdesigner
07-11-07, 03:43
İki Karadeniz takımı: Ordu sporla Sinop maç yapıyorlarmış. O esnada stadın yanından bir tren geçiyormuş. Sinoplular trenin düdüğünü hakemin biti düdüğü zannetmişler. Ve sahayı terk etmişler. Kalan 85 dakikada Ordu spor da gol atamayınca maç 0-0 berabere bitmiş...

Hairdesigner
07-11-07, 03:43
Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp:
- Ula Temel Napiysin ?
- Ula cörmiymisin çöpeğimi cezdurayrum.
- Ula Temel bunun boynuzlari var.
- Valla ben onin özel hayatina karişmayrum.

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Temel trene binmiş. Biletçi gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin: -Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Temel çok para kazanmış. Ailece en lüks lokantaya gitmişler. En pahalı şarabı seçip ısmarlamış. Garson :-"Hangi yıl tercih ederdiniz, diye sorunca: -"Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum."

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Temel ile İdris borsanın çok kazandırdığı sıralar, borsada oynamaya karar verirler. Borsayı hiç bilmeyen iki kafadar önce bir iki tanıdığa sorarak işi öğrenmeye koyulurlar. Öğrendikleri kadarıyla ufak ufak oynamaya başlarlar. Kısa sürede ikisi de zengin olur, İstanbul'a taşınırlar.
Köylerini pahalı giysiler ve lüks arabalarla ziyaret ederler. Herkes onları konuşmaktadır. Yeterince hava attıktan sonra yine İstanbul'a dönerler.
Çok geçmeden soluğu yine köylerinde aldıklarında perişan bir haldedirler. Eski kılıklarında ve yayadırlar.
Tanıyanlar sorar
- Ula uşaklar ne oldi size böyle?
Temel ile İdris cevap verir
- Ula seanslari çift ettiler.
Köylüler heyecanla sormaya devam eder
- Eeee?
- Haçan onikiye kadar kazanduk, onikiden sonra kaybettuk!

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Laz bir inek çiftliği satın alır ve inekleriyle birlikte bir fotoğraf çektirerek ailesine yollar. Aile heyecanla zarfı açarlar ve fotoğrafı görürler. Fotoğrafın altında ise şu yazmaktadır: -Okla işaretli olan benim.

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Temel Reis, İdris'le uçakla İstanbul'a gidiyormuş. Bir sarsıntı olmuş. Herkeste bir telaş..Pilot konuşmuş: -Bir motorda arıza var. Ama meraklanmayın, üç motorla da gidebiliriz... 15 dakika sonra bir anons daha : -Bir motor daha istop etti ama telaşlanmayın, iki motorla gideriz... 10 dakika sonra pilot üçüncü motorun da bozulduğunu ama tek motorla da gidebileceklerini söylemiş. Temel Reis dayanamayıp: -Ula İdris Reis, ister misun şimdu dörtünçü motor da pozulsun da hepten havada kalalum...

Hairdesigner
07-11-07, 03:44
Lazlar Amerika'ya gitmeye karar vermişler ama bir türlü vize alamamışlar. Bunun üzerine yüzerek gitmeye karar vererek Karadeniz sahillerinden atlamışlar denize. Aradan aylar geçmiş ve bir gün nihayet Amerikan Özgürlük Heykeli gözükmüş ufukta.
Tam o anda içlerinden biri:
-Siz devam edin. Ben kesildim, dönüyorum.

Hairdesigner
07-11-07, 03:45
Temel üzgün bir şekilde yolda ilerlerken ayağına birşeyin taklıdığını farketmiş.O da ne aynı Alaaddinin sihirli lambasına benziyormuş.Hemen ovalamaya başlamış.İçinden tahmin ettiğinden daha iri bir cin cıkmış.Dile benden ne dilersen!,demiş.Temel korkak bir tavırla 'özür dilerim'demiş...

Hairdesigner
07-11-07, 03:45
Temel bir gün dolmuşa binmiş. Arkadan bir kadın:
-Parayı uzatır mısınız, demiş. Temel de parayı çekiştirdikten sonra:
-Bu para uzamıyiy başka para yok mi? demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 03:45
Temel'in küçük takası, on kişilik tayfasıyla Karadeniz'in engin sularında yol almaktadır. Temel tayfalarını yanına çağırır. Onlara şöyle der:
- Uyy uşaklar, ha purada pi teneke altinumuz olsa idu ne ederduk?
Uşaklar:
- Uyyy paylaşirduk onlari...
Temel öneriyi kabul eder ve altınları paylaştırmaya başlar:
- Uyy... on peş altin bağa, pi altin size, on peş altın bağa, pi altin size...
Tayfalar buna itiraz ederler ve aralarında müthiş bir kavga başlar. Kıyasıya dövüşürler. Neden sonra Rize'ye geldiklerinde durumu mahkemeye intikal ettirirler. Mahkemede yargıç olayı anlattırır. Hem Temel, hem de tayfaları olduğu gibi olayı anlatırlar.
Bunun üzerine yargıç:
- Peki getirin altınları,
dediğinde, hepsi bir ağızdan:
- Uyy haçim bey, pizum altinumuz falan yok, olacağinu farz edeyduk.

Hairdesigner
07-11-07, 03:45
Temel uzun zamandır görmediği arkadaşı Cemal'le İstanbul'da karşılaşır:
-Uşak nasilsun pakayum?
-İyiyum...
-Çocuklarun nasuldur?
-Onlar da çok iyidur...
-Ha karin nasuldur?
Temel böyle sorunca Cemal'in birden yüzü değişir... Temel arkadaşının karısının geçen yıl öldüğünü hatırlayıp hemen şöyle der:
-Yani aynı mezarda mi yatayii?

Hairdesigner
07-11-07, 08:37
Gurbette çalışan iki Karadenizliden biri izinden dönmüş, hemşerisine memleketten haberler veriyordu :
- Memlekette kar yağdı, kurtlar çakallar köye kadar indi, dedi.
Bunun üzerine arkadaşı:
- Bir zarar verdiler mi?
- Sizin çilli horozu çakal kaptı.
- Peçi Karabaş nerede imuş?
- Eşek Karabaşa tekme atarak öldirmuş.
- Eşek değirmenda değul miydu?
- Değirmenden babanın tabutunu cetirmişdu.
- Uy, babam öldi mu?
- Öldü ya. Ananın ölümüne dayanamadu da..
- Ah anam ah! O da mu öldi?
- Eviniz yanarken kurtaramaduk.
- Uyy desene ocağum söndü...

Hairdesigner
07-11-07, 08:37
Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek hayvan olarak bir pire almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel, eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve masanın üzerine bırakmış ve pireye zıpla bakayım diye seslenmiş. Doğal olarak zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış.
O sırada Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar bırakarak seslenmeye başlamış:
-Zıpla bakayım, ula zıplasana, zıpla be hayvan.
Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı alarak raporu yazmaya başlamış:
"Pire incelendi. Sonuç: pirenin ayakları kesilince kulakları duymamaktadır."

Hairdesigner
07-11-07, 08:37
Temel ile Dursun çok hızlı trende yolculuk yaparken bir sığır çiftliğinin önünden geçerler.Temel: -"Ula Dursun burda tam 397 sığır var." Dursun: -"Ula Temel nasıl saydun haçen zırt diye geçtuk." Temel: -"Onun kısa bir yolu vardır." Ayaklarını sayup dörde böleyrum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:37
Temel ile Thomas yolda giderlerken bir ağaç görmüşler.
Thomas
- Biz buna İngilizce'de "tree" deriz, demiş.
Temel de yanıt olarak
- Biz ona pişey demeyuz. Yanundan geçer gideruz!

Hairdesigner
07-11-07, 08:37
Bir gün Temel dandik arabası ile yolda kalmış. Dursun Ferrari'siyle gelmiş ve Temel'in arabasını çekmeye başlamış. Biraz sonra yanlarından hızla bir Mercedes geçmiş. Dursun: -"Ula sen misun benu geçen?!" demiş ve yüklenmiş gaza. Radar kontrolü yapan polis, amirine şöyle demiş: -"Efendim bir Ferrari ile Mercedes yarışıyor. Arkadan da onları geçmek isteyen bir Murat-124 geliyor!"

Hairdesigner
07-11-07, 08:38
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "maymunu iyi besle!"

Hairdesigner
07-11-07, 08:38
Temel, karısı Fadime ile dargındı. Ayrı odalarda yatıp, kalkıyor, konuşmak gerektiğinde de karşılıklı yazışarak anlaşmaya çalışıyorlardı. Bir akşam Fadime yatmak üzereyken dolabın yanında bir pusula buldu. Üzerinde şöyle yazıyordu. - "Sabah beni beşte uyandıraysun !.."Ertesi sabah sekizde uyanan Temel yanındaki masada şu pusulayı buldu. - "Temel, hadi kalk! Saat beşe celeyi !.. "

Hairdesigner
07-11-07, 08:38
Temel'le oğlu Trabzondan İstanbul'a gezmeye gelmişler. Gezerken oğlu Topkapı Sarayı'nı görmüş ve "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel oğluna "Bilmiyorum" demiş. Kısa zaman sonra kız kulesini görmüş ve "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel yine sabırla bilmiyorum demiş. Oğlu en son Dolmabahçe Sarayı'nı göstererek "Baba bunu kim yaptı?" demiş. Temel bilmiyorum demiş. Oğlu; "Baba seni sorularımla sıkmıyorum değil mi?" demiş. Temel ise oğluna gülerek; "Yok evladım, sorasınki ögrenesin..."

Hairdesigner
07-11-07, 08:38
Temel anlatıyormuş:
- Güneş iyidir, ay onun iki misli iyidir.
- Neden öyle?
- Ay bize gece ışığa ihtiyacımız olduğu zaman ışık vereyi, çüneş ise gündüz ışığa ihtiyacımız olmaduği zaman vereyi...

Hairdesigner
07-11-07, 08:38
Temel, Dursun, Cemal suyun altında en çok kalma yarışması yapıyorlarmış. Dursun 15 dakika, Cemal 10 dakika durmuş çıkmışlar. 10 saat olmuş, 20 saat olmuş Temel'in cesedi karaya vurmuş. Daha sonra Fadimeye baş sağlığı dilemişler. -"Üzülme" diye teselli etmek istemişler.Fadime: -"Önemli değil. Yarışı kazandı ya önemli olan o", demiş

Hairdesigner
07-11-07, 08:39
Akıl hastası İzmir'e gitmek için uçağa binmiş, bir koltuğa oturmuş. Koltuğun sahibi gelmiş, kendi yeri olduğunu söylemiş, dinletememiş. Kaptana başvurmuş. Kaptan gelip Temel'in kulağına birşeyler fısıldamış. O da hemen kalkıp kendi yerine geçmiş. Kaptanın ne söylediğini merak etmişler.Kaptan; -" Ha bu oturduğun koltuğun İzmir'e gitmediğini, öbürünün gittiğini söyledim."

Hairdesigner
07-11-07, 08:39
Karadeniz'li arkadaşıyla balık tutuyormuş. Arkadaşı onu bir süre izledikten sonra dayanamayıp sormuş, - Senin oltanda kurt yerine kiraz var. Karadeniz'li sinirlenmiş: "Aptal, kurt kirazın içinde!" demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 08:39
Temel İstanbul'a gelmiş, yürüyormuş. Bu arada 5 dakikada bir top atışları duyulmaktaymış. Merak edip sormuş; "Hemşrim bu top atışları neyin nesi?" Kraliçe Elizabeth'in gelmesi sebebiyle top atışı yapıldığı anlatılmış. Aradan yarım saat geçmis ve top atışları halen sürmekteymiş.
Teme küçümser bir tavırla; "Ulan, yarım saattir bir karıyı vuramadılar, be!"

Hairdesigner
07-11-07, 08:39
Temel sevgilisiyle gidiyormuş. Sevgilisi bir mağazada gördüğü kürkü istemiş.Temel hemen vitrin camına bir tuğla atıp içinden kürkü alıp sevgilisine vermiş. Daha sonra sevgilisi otomobil galerisinde bir de araba görmüş ve bu sefer de onu istemiş. Temel de bunun üzerine -"Ben bu tuğlaları sokaktan mı topluyorum? demiş...

Hairdesigner
07-11-07, 08:39
Temel, oğlu Hasanı ödüllendirmek için para vermiş ve sinemaya göndermiş.
Hasan gişeden biletini almış ve salona girmiş ancak biraz sonra aglayarak dişarı
çıkmış. Gişedeki kız Hasan in yanına gidip ne olduğunu sorunca Hasan da :
-Kapidaki amica piletumi yirttu...

Hairdesigner
07-11-07, 08:40
Temel'e gazeteciler sormuş: -"Son günlerde benzine gelen zamlara ne diyorsunuz? " Temel "Valla benum için farketmez ben hep 10 milyonluk alıyorum."

Hairdesigner
07-11-07, 08:40
Temel bir arkadaşının daveti üzerine İzmire gitmiş. Orada arkadaşıyla
dolaşırken, birde bakmışlar ki, birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgü ağır
hareketlerle kol vurup diz büken efeleri seyrederlerken, arkadaşı Temel e dönüp
sormuş:
- Ne güzel oynuyorlar değil mi ?
Temel dudak bükmüş;
-O kadar düşündükten sonra ben de oynarım...

Hairdesigner
07-11-07, 08:40
Şubat ayının soğuk günlerinde, ikisi de Amerika'nın değişik bölgelerinde, ayrı ayrı iş gezilerinde olan Dursun'la karısı, Florida'da buluşup yaz sıcaklarının yaşandığı bu bölgede, bir kaç gün geçirmeye karar verirler. Eşi, Dursun'dan önce gider Florida'ya ve ertesi gün için Dursun'a da yer ayırttıktan sonra, ona bir e-posta gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlış yazdığı için, Dursun yerine, bir gün önce karısı ölen Temel'e gider. Yaşı da epeyce ilerlemiş bulunan Temel, bilgisayar ekranında mesajı okuyunca, korkunç bir çığlık atar ve düşüp bayılır. Zaten çok üzgün olan Temel'in bu çığlığı üzerine ev halkı odaya dolar ve herkes yerde yatan Temel'e yardım için koşuşturmaya başlar. Temel, bir süre sonra kendine gelir ve niçin çığlık attığını soranlara, bilgisayar ekranını gösterir: "Sevgili Kocacığım,
Bugün, buraya ulaşır ulaşmaz, önce yarın senin gelişinle ilgili tüm işlemleri tamamladım, sonra da bana ayrılan yerime yerleştim. Burası gerçekten de dedikleri gibi çok sıcak... Seni dört gözle bekliyorum..." (Karın)

Hairdesigner
07-11-07, 08:40
Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuşlar. Bir ara Temel Dursun a seslenmiş: - Dursun şu ormanın güzelliğine bak... Dursun şöyle bir etrafına bakmış, - Ağaçlardan birşey göremiyorum ki...

Hairdesigner
07-11-07, 08:40
Temelle Dursun bir gün sinemaya giderler ancak film sarmaz. Dursun; her iddasına girerim ki bu araba ağaca çarpacak der. Temel'de çarpmayacağını söyler iddaya girerler araba gidip ağaca çarpar. Dursun iddayı kazanır, der ki: Temel uşağum haçan pen bu filmu daa once izlemuştum da. Temelde; haçan Tursun bu filmu pende izlemuştum, laçin şoforun aklu yeruna gelmuştur diye tüşunmuştum..

Hairdesigner
07-11-07, 08:41
Temel'i elinde tuttuğu penguenlerle beraber görünce,
- Bunu hayvanat bahçesine götür, diyorlar.
Bir müddet sonra Temel'le yolda dolaştığını görünce:
- Niye hayvanat bahçesine götürmedin?
- Hayvanat bahçesine götürdüm. Şimdi sinemaya cideyruz.

Hairdesigner
07-11-07, 08:41
İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister. Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İster idum ama anacığım okuldan sonra hemen eve gel dedü...

Hairdesigner
07-11-07, 08:41
Temel her gün okula giden ve çalışan oğlunun defterinde tek bir yazı göremeyince nedenini sormuş.Temel'cik: -"Öğretmenim tahtaya ne yazarsa aynen deftere geçireyrum, o tahtayı silince pen de tefterumi sileyrum."

Hairdesigner
07-11-07, 08:41
Temel ve Cemal deniz kıyısında oturmuş balık tutuyorlardı. Temel bir ayakkabı çekti. Cemal bir süzgeç çekti. Derken bir terlik çekince, Temel;
- Ula Cemal purdan cidelim daa, aşağıda birileri oturayi...

Hairdesigner
07-11-07, 08:42
Çin'de canlı beyin lokantasında her çeşit beyin bulunurmuş. Fiyatları değişiyormuş ve en pahalı beyin laz beyniymiş. Nedeni sorulunca, - İki laz kesiyorsun, bir beyin çıkıyor.

Hairdesigner
07-11-07, 08:42
Bir uçak düşmek üzereymış. Bu yüzden uçağın tabanı da dahil olmak üzere her
şeyi atmışlar. Yalnızca uçağın tavanına tutunan yolcular ve pilot kalmış. Pilot:
"Uçak hala düşüyor, bir yolcunun atlaması gerekli" demiş. Temel:
"Ben atlarım ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkış bekliyorum."
deyince bütün yolcular Temel`i alkışlamış ve asağı düşmüş.
Sadece Temel ve pilot kurtulmuş...

Hairdesigner
07-11-07, 08:42
Temel boşanmak için mahkemeye gitmiş. Hakim Temel'e sormuş: - Kiminle evlisin ? Temel: - Karumla evliyum! Hakim: - Herhalde! Sen hiç erkekle evli olan birini tanıyor musun? Temel: - Taniyrum tabi!.. - Kim peki ? - Karumdur daa!..

Hairdesigner
07-11-07, 08:42
Bir Amerikalı, bir İtalyan, bir de bizim Karadenizli Temel, hep birlikte bir inşaatta çalışıyormuş. Her gün yemek torbalarını açıyorlar; Amerikalınınkinden Hamburger, İtalyalınınkinden spagetti, bizim Temelinkinden de hamsi çıkıyormuş. Bir gün, iki gün derken bunlar dayanamamış, yarın da aynı yemekler çıkarsa hep birlikte intihar edelim diyerek, karar almışlar. Ertesi gün torbalarını açmışlar ki ne görsünler; gene aynı yemekler. Hep birlikte intihar etmişler.Bunların hanımları cenaze töreninde bir araya gelmiş.
Amerikalının eşi:
- Söyleseydi yemeği değiştirirdim. İntihar etmesine gerek yoktu. diyerek ağlıyormuş.
İtalyalının eşi de:
- Bu kadar basit bir konu için intihar mı edilir. Söylese değiştirirdim diyerek ağlıyormuş.
Temelin karısı ise;
- Aaaah, aaahhh, her gün yemeğini kendi hazırlardı diyerek ağlıyormuş.

Hairdesigner
07-11-07, 08:42
Temel satılık papağanları inceliyormuş.
En pahalğ papağanın önünde durmuş:
-Abi bunlar nece konuşuyor?
-İngilizce, Fransızca, Almanca
-Kaç paradır.
-On milyon
-Lazca biliyomu?
-Bilmiiyo
Temel papağanın burnunu okşamış:
-Bu burunla yazık!.

Hairdesigner
07-11-07, 08:43
Küçük Temel birgün sokakta oynarken yoldan geçen bir hamile bayanı durdurur. Kadının karnını işaret ederek:-"Teyze o ne?" der. Kadın da: "O benim çocuğum", der.Temel: -"Çocuğunu seviyor musun teyze?" der. Kadın da: -"Tabii ki evladım" diye cevap verir. Temel de: -"O zaman onu niye yedin?" der

Hairdesigner
07-11-07, 08:43
Temel'in annesi ölmüş. Cenaze namazında bir kenarda duruyormuş. Soranlara: -Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum" diyormuş. Bir müddet sonra kayınvalidesi ölmüş. Namazda Temel'i en ön sırada görenler: -Hani sen çenaze namazi pilmezdun? -Pu çenaze namazu tegil çi, payram namazu.

Hairdesigner
07-11-07, 08:43
Otelci Temel'in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış.
- Boş odanız var mı?
- Kimsunuz?
- Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
- Haa, pu kadar uşağu alacak yerum yok

Hairdesigner
07-11-07, 08:43
Siyasiler boş yere kavga ederse ekonomi de vatandaşa kalır... Temel, Dursun ve İdris'in parasızlıkları canlarına tak eder. Bir taraftan işsizlik bir taraftan geleceği kapkara bir siyaset... Ekonomi ve enflasyonu bırakan siyasiler devamlı kavga ederler...
Bunlar da oturur geleceğimizi, yani ekonomi, işsizlik nasıl çözülür onu tartışırlar. İdris söz alır: - Uşaklar ben en hızlı kalkunmanun yolini buldum... Bi uçak filosu yolliyalum. New York'i bombaliyalum... Sora da Amerika bize atom atar. Teslim oluruk. Sora da Japonya gibi çikaruk ortaya aha zengin oldun... Dursun atılır: - Ula daha kolayi varken öyle niye edeyruk... En iyisi Amerika'ya savaş ilan edelum Beşinci Filo oriya çıkarma yapar... Savaşı kaybederuk... Ardından Almanya gibi ortaya çikaruk aha zenginsun. Sonunda Temel atılır, kafasını kaşır ve: - Ula uşaklar ya savaşi biz kazanursak, oni hiç hesap etmedunuz...

Hairdesigner
07-11-07, 08:44
Dört kaplumbağa, pikniğe çıkmaya karar vermiş. Erzakları hazırlayıp; bir yıl, iki yıl, beş, on yıl derken, otuz yıl sonra piknik yerine varmışlar. Gazozları, yiyecekleri, herşeyi ortaya çıkarmışlar. Bir bakmışlar gazoz açacağı yok. Tek çözüm, birinin eve gidip açacağı alıp gelmesi. Görev, içlerinde en küçük kaplumbağa olan Temel'e düşmüş. Genç kaplumbağa: -Ben gelene kadar buradaki yiyeceklere dokunmazsanız giderim... Diğerleri bunu kabul etmiş. Temel, yola çıkmış; bir,iki, on, yirmi yıl geçmiş. Bu arada, yaşlı kaplumbağalardan biri fenalaşmış. Arkadaşları ne yapsa faydasız, son bir dileği olup olmadığını sormuşlar: -Gerçi genç kaplumbağaya söz verdik ama, şuradaki sarmalardan bir tanesini yesem olur mu?... -Elbette... Diyerek, sarmalardan birini vermişler. Tam ağzına atacağı sırada, genç Temel, çalıların arasından fırlamış: -Gitmiyorum işte, gitmiyorum...

Hairdesigner
07-11-07, 08:44
Dünya Feministler Kongresinde konuşmacılar görüş belirtmektedir. Amerikalı bir hanım şöyle der: -Ben iyi bir şirketin genel müdürüyüm. Artık alışveriş yapmaktan bıktım. Kocama "bundan sonra alışverişleri sen yap" dedim. Baktım, birinci gün oralı olmadı, ikinci gün oralı olmadı, üçüncü gün yaptı... Alman konuşmacı: -Ben iyi bir şirkette üst düzey yöneticiyim. Bir gün kocama "ben artık bulaşıkla ilgilenmekten bıktım, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün yapmadı, ikinci gün yapmadı, baktım üçüncü gün yapmış... Fadime kürsüye çıkmış: -Ben kendimi bildim bileli temizlikçiyim. Geçen gün Temel'e "ben artık çamaşır yıkamaktan mahvoldum, biraz da sen yıka" dedim. Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim, üçüncü gün gözüm yavaş yavaş görmeye başladı...

Hairdesigner
07-11-07, 08:44
Temel her gece yatarken başucuna 2 tane bardak koyuyormuş. Biri su dolu diğeri boş. 1 gece 2 gece derken Temel in oda arkadaşı Dursun dayanamayıp sormuş:
- Ula Temel ne ediysin sen her gece her gece bu pardaklarla?
Temel cevap vermiş :
- Akşamlari uyandigimda bazen canim su içmek istiyi bazen de istemeyii.

Hairdesigner
07-11-07, 08:44
Bizim Temel’le Dursun Almanya’da bir gün arabayla gezmeye çıkarlar... Tabii otobandan giderken alışmışlar burda suratli gitmeye. Dursun tahrik eder:
- Ula bas kaza nerdeyse at arabasi bize yetişecek.
Temel bu durur mu. Hız sınırını çoktan aşmıştır. Birden yoldan çıkıp yokuştan aşağı ağaçların arasına paldur küldür giderken Dursun atılır:
- Ula ne oldi eyi giderken birden sallanmaya başladuk.
Temel heyecanla:
- Ula Dursun, sorma önüme bi köpek çikti...
Dursun:
- Ula uşağum ezseydun oni da geçseydun...
Temel:
- Ula ben neye uğraşiyrum zannedeysun...

Hairdesigner
07-11-07, 08:45
Temel ile Dursun can sıkıntısından bir kayık kiralarlar. Balık avlamaya çıkarlar... Bir zaman kürek çekerek açılırlar, derken hazırlıklar biter, oltaları denize atarlar... Atar atmaz balıklar da oltaya takılmaya başlar. Temel ile Dursun'un keyifleri yerindedir...
Temel Dursun'a:
- Ula Dursun haburiya bi işaret kuyalum yarun burayi bulmamuz kolay olur... Derken sahile dönerler, kayıktan inerken Temel Dursun'a gene sorar:
- Ula Dursun işaret koymayi unutmadun değil mi?
Dursun:
- Ula hiç unutur miyum, işaret tamam...
- Nasi işaret koydun?
Dursun:
- Bağa soracağuna kayuğun ucina bak... Çarpi koydum.
Temel sinirlenir:
- Ula o işareti denize yapacağidun kayuğa değil... Ayni kayuğu başkasi kiralarsa gitti baluklar...

Hairdesigner
07-11-07, 08:45
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".
Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:
- Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...

Hairdesigner
07-11-07, 08:45
Hakim Temel'e sorar
- Niye adamın başına sandalyeyle vurdun?
Boynu bükük Temel
- Ne yapayum, çaresizluk efendum. Masayi kaldiramadum ki...

Hairdesigner
07-11-07, 08:45
Temel hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
- Hoop ! Dur , ne yapıyorsun? Orası aslan kafesi..
diye bağırmışlar. Temel geri dönmüş ve kızarak :
- Sanki aslaninizu yeduk...

Hairdesigner
07-11-07, 08:45
Cemal silahçı dükkanına girer ,
-Ha pi tapanca almak isteyrum.
Satıcı sorar :
-Nasıl bir tabanca?
Cemal :
-Beş kişiluk...

Hairdesigner
07-11-07, 08:46
Bizim Temel karakolda başkomiserdir. Bir gün bir kadın gelir: - Komiser bey komiser bey! Kocama tavuklu bezelye yapacaktım ... Ben onu haşlayana kadar kocamı markete bezelye almaya gönderdim. Gidiş o gidiş gelmedi... Ben ne yapacağım?
Komiser Temel kadına hiç bakmadan: - En iyisi siz o tavuğu kızartma yapın.

Hairdesigner
07-11-07, 08:46
Bizim temel akıl hastanesinde başhekimdir.. bir gün bakanlık müsteşarı hastaneyi ziyaret eder. camdan bahçeye bakarken delilerin yüksek bir yerden havuza atladığını görür ve başhekim Temel'e
- Bravo... çok mükemmel. hastaların sosyal faaliyetlerini düşünmüşsünüz... bunun için sizi tebrik ediyorum
der.
Temel'in koltukları kabarır:
- Sayın müşteşarum siz esas o havuzi bi da su doldurduğumuz zaman görün ne sevineyi zavallılar
der.
Müsteşarın tepesi atar. Temel durumu idare etmeye çalışır:
- Su koysak da farketmez, onlar yüzme bilmeyi ki...

Hairdesigner
07-11-07, 08:46
Temel'in yakın arkadaşı Cemal denize düşmüş. Uğraşmışlar, bir türlü çıkaramamışlar. Temel hiç ilgilenmemiş.
- Pen size Karadeniz'den adam çıkmaz demez miydim.

Hairdesigner
07-11-07, 08:46
Temel ile Dursun evlerinin bahçelerinde otururken bir tane, bir tane daha derken 21 tane top atılır.Temel dayanamaz,sinirlenir. -Bugün komşu devlet başkanı geldi. Onun için top atılıyor, der Dursun. Temel sinirli sinirli başını sallar: -Şu işe bak! Bizim zamanımızda tek atışta vururlardı...

Hairdesigner
07-11-07, 08:46
Babam öldü, demiş Temel. İlyas sormuş:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düştü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, girişteki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karşi apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu? Yok, karşi apartmanin balkonunda çamaşirlar asili idi. Çamasir ipine vurup fabrikanin bahçesine düştü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düşüp havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de furdik oni..

Hairdesigner
07-11-07, 08:47
Laz alacaklılardan kaçmak için kapısının üzerine "İstanbul'dayım" yazmış ve her kapı çaldığında tavan arasına kaçıyormuş. Yine kapı çaldıktan sonra bu kez büyük bir gürültü ile kapı kırılmış ve eve giren birkaç kişi lazın eşyalarını dışarı taşımaya başlamışlar. Bu durumu tavan arasından seyreden laz:
- Ulan şimdi İstanbul'da olmasam size gösterirdim.

Hairdesigner
07-11-07, 08:47
Adamın biri yine Karadeniz'i gezerken bakmış bir tepenin üzerinde Lazlar dansediyor ve ara sıra aralarından birini tepeden aşağı atıyorlar. Adam korka korka Lazların yanına yaklaşıp sorar : - Pardon ama ne yapıyorsunuz ? Körmüsün daa, Temel atma töreni yapıyoruz.

Hairdesigner
07-11-07, 08:47
Temel itfaiye şefi, teşkilata yeni yangın arabası alınmış, itfaiye erleri hayran, hayran incelemişler. Temel ikaz etmiş.
- Uyy uşaklar, pu cüzel ve pahali arabaya iyi pakacağuz. Onu gerçek yangınlarda kullanacağuz. Sahte alarmlarda eski arabalari kullanuruz.

Hairdesigner
07-11-07, 08:47
Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep ayni mazeret:
- Atla istasyona celeydum. At catladi, tren kaçtı, geç kaldum.
Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel'e sıra gelmiş.
- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.
- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:47
Temel bir lokantanın önünden geçerken "Bulaşıkçı Aranıyor" ilanını görmüş. Hemen içeri girip patrona:
-Pen ha purada pulaşikçiluk yapapilirum demiş.
Patron sormuş:
-Kaç dil biliyorsun?
Temel hiç duraksamadan cevap vermiş :
-On tört
Önce biraz şaşıran patron sonra sinirlenmiş ve:
-Sen benimle alay mı ediyorsun?
Temel :
-Valla önce sen paşlattun...

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldın mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Temel, Alman, Fransız, ve Rus birlikte bir otele kalmaya gitmişler. Otelde de boş tek bir oda kalmış. Onda da çok fazla karınca olduğundan kimse o odayı tutmamış. Bizim kafadarlar "önemli değil biz kalırız" demişler. Birinci gün Alman kalmış ve ancak iki saat durabilmiş. Fransız onun kadar da dayanamamış. Bunun üzerine Rus kalmaktan vazgeçmiş. Temel o gece odada kalmış ve odadan sabah geç saatte çıkmış. Alman, Fransız ve Rus çok şaşırmışlar: - "Nasıl bu kadar kaldın yahu Temel?Temel de: - "Karıncanın tekini öldürdüm diğerleri cenazeye gitti", demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar. Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:- "Tekrar deneyin."Kapağı kapatıp yeniden açar ve okur: -"Tekrar deneyin." ... En sonunda sinirlenen Temel: - Ula Tursun. Ha punlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pi şey çıkmadi."

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor. Hemen gidip ipi ağaçtan çözer. Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
- Ha sen ne yapaydun öyle?
- Hiç kendimi asaydum...
- Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde Dursun'a baktıktan sonra cevap verir :
- Ben de öyle yapmişidum. Ama ipu poynima pağladiğum zaman bi türlü nefes alamayrum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Birgün Temel eşeğiyle köyüne dönerken yolda gördügü elma bahçesindeki elmalardan tatmak ister. Bahçeye girer ve eşeğinin üstünde kolayca eriştiği elmalarla bir güzel karnını doyurur. Tam ayrılacağı sırada bahçe sahibi ikisini de görür ve yakalar. Önce bir güzel eşeği döver, ardından da köşede bekleyen Temel'i pataklar. Dayaktan sonra dayanamayan Temel sorar : - Tamam tövdün, anladik ta sana pirşey sormak isteyrum! - Sor bakalım. - Neden önce beni değul de eşeği dövdün ? - Seni önce dövseydim eşek kaçardı da ondan!...

Hairdesigner
07-11-07, 08:48
Bir hayli yaşlı olan fadime ve temel'e basın mensupları sormuş:
-kaç yaşındasınız?!
-seksen yedi, demiş fadime.. yüz yaşıma kadar yaşayacağım..
-ben de seksen yedi, demiş temel.. ben yüzbir yaşıma kadar yaşayacağım.
-neden bir yıl fazla yasamak istiyorsunuz?.?
-hiç değilse bir yıl kafamı dinlerim.

Hairdesigner
07-11-07, 08:49
Tır şöförü Dursun ile muavin Temel kamyonlarına 6 metre yüksekliğinde havaleli mal yüklemiş gidiyorlarmış. Birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görmüşler.
"DİKKAT!! Azami Yükseklik 4 metre"
Muavin Temel, etrafa dikkatle bakmış. Sonra Dursun'a dönerek :
-Bas gaza usta ! Etrafta polis molis körinmeyu...

Hairdesigner
07-11-07, 08:49
Temel bir gün doktora gitmiş ve meramını doktora aktarmış: - Doktor bey parmağımı karnıma bastırıyorum acıyor, omzuma bastırıyorum acıyor, kalbime bastırıyorum acıyor, kafama bastırıyorum acıyor, gözüme bastırıyorum acıyor... Doktor bu duruma çok şaşırmış. Temel'e yapılabilecek bütün tahliller yapılmış ama bir şey çıkmamış. En sonunda anlaşılmış ki Temel'in parmağı kırık...

Hairdesigner
07-11-07, 08:49
Temel savasta büyük çatışmanın hemen ardından gecenin sessizliğinde bir sigara yakar. Arkadaşı bağırır :
- Ne yapıyorsun bu çok tehlikeli !..
Temel sakin :
- Merak etme içime çekmeyrum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:49
Temel'in ensesine biri tokadı indirmiş Temel dönmüş bakmış, azman gibi bir adam yanıbaşında duruyor.- "Ciddi miydu diye sormuş?"
-"Ciddu demiş adam.-"Pen şakadan hoşlanmam daa."

Hairdesigner
07-11-07, 08:49
Temel birgün bankadayken soyguncular bankayı basmışlar. Bankadakilerin önce paralarını alıp sonra da vuruyorlarmış. Sıra Temel`in yanındaki bayana gelmiş. Soyguncu, "Adın ne" diye sormuş. "Ayşe" demiş. Soyguncuya da "İyi benim annemin adı da Ayşe" deyip kadını serbest bırakmış. Sıra Temel`e gelmiş, soyguncu ona da adını sormuş. Temel: -"Adum Temel, ama arkadaşlar bana Ayşe derler..."

Hairdesigner
07-11-07, 08:50
Temel kırtasiye'ye girmiş, tezgahtara :
- Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
- Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
- Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur.

Hairdesigner
07-11-07, 08:50
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye`ye gelir ve Temel başlar anlatmaya:
- Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağıya indik ama hiç birşey bulamadık. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

Hairdesigner
07-11-07, 08:50
Temel ile Dursun Almanya'da okumaya gitmişler. Okulun son haftası Temel Türkiye'ye dönmeye karar vermiş. Dursun'a: -"Dursun, sen benim karneyi al bizim eve telefon et, babamın anlamaması için de bir zayıf varsa bir Muhammed'in, iki zayıf varsa iki Muhammed'in selamı var de." Temel Türkiye'ye döndükten sonra Dursun karneyi alır ve Temel'e telefon açar. Dursun: -"Temel, Ümmeti Muhammed'in sana selamı var."

Hairdesigner
07-11-07, 08:50
Naziler üç kişi; İngiliz, Fransız ve Laz'ı esir almışlar ve sonuçta ölüm cezasına çarptırmışlar. Ve askerler soruyor: - Beyler Giyotinle mi ölmek istersiniz? Asılarak mı? Kurşuna dizilerek mi?
İlk önce Fransız yanıt verdi: - Benim atalarım hep giyotinle öldüler ben de giyotinle. Onu almışlar kafasını yerleştirmişler giyotine. Giyotini üstten bırakıyorlar.Tam kafasına 2 santim kalınca giyotin duruyor. Maalesef giyotin bozuk Almanlar sinirleniyor. Çünkü bu durumda Fransız kurtuldu. İngiliz: - Arkadaşlar, asılarak ölmek çok kötü benide giyotinle öldürün. İngiliz uyanıklık yapıyor. Almanlar giyotini tamir ediyorlar. Ama olay aynı sekilde cereyan ediyor. Sonuçta İngilizde kurtuluyor. Sıra bizim laza geliyor. Bizim Temel de uyanık: - Arkadaşlar asılarak ölmek gerçekten çok kötü. E zaten giyotin de çalışmıyor. En iyisi beni kurşuna dizin.

Hairdesigner
07-11-07, 08:50
Bir genetik kongresinde herkes icatlarını anlatıyormuş;
İngilizler
- Bizler balık ve devenin genlerini birleştirdik, kollestrolsüz et ürettik
demişler.
Fransızlar;
- Tavuk ve inek genlerini birleştirdiklerini bu sayede hızlı bir üreme gerçekleştirip et problemini ortadan kaldırdık.
Temel de;
- Biz, karpuz ve hamam böceği genlerini birleştirdik
demiş. Bu sayede karpuzu kesince çekirdekler sağa sola kaçıyor ve çekirdeksiz karpuz yiyoruz.

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Veliefendi hipodrumuna giden Temel atlar start alır almaz favorisi olan atı elinde dürbinle takip ederek bir yandan da
- Ulan benum, ya bak nasıl da yel gibi gidey diyerek atını teşci eder. Gerçekten de Temel'in atı en öndedir.
Etraftakiler gıpta ile Temel'e bakarlar, Temel dört köşedir. Fakat bir süre sonra atlar teker teker Temel'in atına yetişip geçmeye başlarlar. Derken Temel'in atı en sonuncu duruma düşer.
Temel etrafın alaylı bakışlarına aldırış etmeden tezahürata devam eder.
- Uy aslanım benum ya bak nasılda hepsini önine katti getiriy.

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Temel İstanbul'da okurken sınıfta kalmış. Rize'ye kardeşine bir telgraf çekmiş. "Ben sınıfta kaldum, sen babami hazurla! "Kardeşinden telgraf gelmiş. "Ben babamu hazirladum, sen kenduni hazirla!"

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Yeni eve taşınan Cemal duvar kağıdı siparişi edecek, ne kadar gideceğini bilmiyor. Dekoratör Temel yeni kağıt yaptırdı bilir, diyorlar. Temel'e danışan Cemal otuzyedi top sipariş ediyor, iş bitince on üç top artıyor. Cemal merak içinde Temel'e durumu anlatınca,
- Tesadüfe pak, bende de onüç top artmışti.

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Temel'e araba çarpar bacağı kırılır. Kazayı yapan şoför para vererek anlaşmak ister. Temel istediği fiyatı söyler
- Yirmi milyar verirsen vazgeçeceğim davadan.
Adam şaşırır.
- Beni milyarder mi sandın, der.
- Haçan milyarder değilsun da ben kırkayak mıyım...

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Temel'in atı dünyanın en hızlı koşan atı olmasına karşı her yarışta ikinci geliyormuş.Temel'e sormuşlar neden, diye.m - Fotofinişte poz veriy, purun farkiyle hep ikinci olayi, diye dert yanmış.

Hairdesigner
07-11-07, 08:51
Temel saat 02.30 da arkadaşı Dursun'u arıyor. Ahize kalkıyor.
- Buyrun.Temel Dursun'un sesini tanıyor:
- Alo Dursun orasi 11,11 mi?
- Hayir Temel burasi: 1,1,1,1
- Kusura pakma Dursun yanlış numara.

Hairdesigner
07-11-07, 08:52
Temel ve Dursun akıl hastanesinden kaçınca doktorlar bütün gün ikiliyi aramış... Bakmadık yer bırakmamışlar ama bir türlü bulamamışlar. Akşam hastaneye dönünce Temel'le Dursun'u yerlerinde bulmuşlar;
- Sabahtan beri sizi arıyoruz, nereye gittiniz?
- Bugün prova yaptuk yarın kaçacağız.

Hairdesigner
07-11-07, 08:52
Temel'in eldivenle yazı yazdığını görenler sormuş:
- Niye eldivenli yazıyorsun zor olmuyor mu?
- Zorluğuna zor ama el yazımın tanınmasını istemeyrum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:52
Evladum Temel, sivil, asçer parolayi sormalisun, tamam mı? parola hamsidur daa.
- Tamam komitanum.
- Ha göreyum bakalım. Terhis olmuş bir er gelmiş nizamiye kapısına, valizi almak istiyor yatakhaneden. Parolayı bilmiyor tabii ki. Parola diye tutturmuş, Temel, er bilmiyor. Temel izin vermiyor. Er başlamış ağlamaya, Temel acımış,
- Hamsi de de geç pakalum.

Hairdesigner
07-11-07, 08:52
Temel kamyonu ile dik bir yokuştan süratle inerken birden kamyonun freni patlamış. Telaşla kamyonu nereye süreceğini düşünürken sağında kalabalık bir pazar yeri görmüş. Kamyonu o tarafa sürersem yüzlerce kişi ölür diye düşünürken sol tarafında da boş bir inşaat ve önünde oynayan küçük bir çocuk farketmiş. Bir çocuğun kaybı, yüzlerce kişiyi öldürmekten daha iyidir. Allah'ım, beni affet, diyerek kamyonu o tarafa çevirmiş. Ertesi gün, gazetelerde manşet:"Pazara dalan kamyon 120 kişiyi biçti! Hastanede yatan Temel'e olayı araştıran komiser;
-Oğlum, olay nasıl oldu? Anlat bakalım, demiş. Temel de hala şaşkın: -Amirim, herşey o ufak çocuğun pazar yerine doğru kaçmasıyla başladı.

alanay
07-11-07, 08:55
Temel ile Dursun hic muz yememişler. Birgün yolculuk yapmak üzere tren istasyonuna gelirler. Orada bir satıcının
- Muz muz
diye bağırdığını duyarlar ve hiç yemedikleri bu meyveyi denemek için iki tane alırlar. Trende Temel kendi muzunu almış ve soymuş, tam ısıracağı sırada tren tünele girmiş ve muzu tam bitirdigi anda tren tünelden çıkmış. Dursun da kendi muzunu yemek için eline alır almaz, Temel Dursunu ellerinden tutup demiş ki:
- Sakin ha pu muzu yemeyesun ha Dursun, pu muz adamun dünyasini kararteyrur!

Hairdesigner
07-11-07, 18:02
İri yarı bir adam kahveye girmiş. - Hasan cimdur? - Penum, demiş adamın biri. Adam bu adamı bir güzel pataklamiş ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış. Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar: - Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Ne diye durmuş gülüyorsun şimdi. - Penum adim Hasan teğul Temel, nasıl kandurdum o enayi adamı ama....

Hairdesigner
07-11-07, 18:02
Temel' in mezar taşında şunlar yazılıymış: "Trabzon ili, Of ilçesi, camdan sarkma şampiyonu" :D

Hairdesigner
07-11-07, 18:03
Körfez Savaşı'ndan önceki yıllarda, gazeteci Temel, kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak üzere Kuveyt'e gitmiş. Gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken, kadınların kocalarının beş adım gerisinden yürüdükleriymiş.
Yıllar sonra aynı gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyt'e gittiğinde bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları beş adım arkalarından geliyor. Bu işe çok şaşırmış, hemen bir kadına yaklaşıp sormuş:
- Bu gördüğüm inanılmaz bir gelişme! Peki ama bu değişikliğin sebebü nedir??
Kuveyt'li kadın cevap vermiş:
- Mayınlar...

Hairdesigner
07-11-07, 18:04
Temel yıkanmak üzere hamama girmiş,tam karşısında da bir Arap yıkanıyormuş.Ancak Arabın şeyi o kadar uzunmuş ki,peştemalin altından görünüyormuş.Ancak Temel bunu yılan zannetmiş.Kendi kendine
- tüh be yılana bak Arabı sokacak" demiş.
Tam o sırada gözüne iri bir çekiç ilişmiş.Çekici alıp yavaşça Arabın şeyine doğru yanaşıp bütün gücüyle vurmuş.Arap can havliyle
- yandım allah" diye bağırmış.
Temel:
- hay allah yılanı öldürdüm ama arabı fena soktu demiş.

Hairdesigner
07-11-07, 18:04
Temel ise girmek icin Amerikada FBI'ya basvurmus,fakat kabul edilebilmesi icin bir sinavi gecmesi gerekmektedir.Sinav tarihi gelir ve Temel sirada beklemektedir,gorevli kisi ilk once bir Ingilize tabanca uzatip"icerideki odada karin var ve sen gorev icabi onu oldureceksin"demis,Ingiliz iceride 5 dakika durup disariya cikmis ve"kusura bakmayin ben bunu yapamam"deyip oradan ayrilmis.Ayni olayi Fransiz,Italyan denemis ama hicbiri basaramamis.Sira bizim Temele gelmis "iceriye gir ve bu tabancayla gorev icabi karini oldur"demisler,Temel tabancayi alip girmis odaya,bes dakika sonra iceriden "pat,pat,pat,sangirrrr,sungurrrr"diye bir ses duyulmus.Temel disariya ciktiginda sormuslar neydi bu gurultuler diye,Temel cevap vermis "bu silah kurusiki cikti bende kariyi camdan asagiya attim"

Hairdesigner
07-11-07, 18:04
Temel eli yanağında acılar içinde yürürken bir arkadaşına rastlar. Derdini anlatınca arkadaşı şöyle der:
- Benim ne zaman dişim ağrısa, karımın o huzurlu kolları arasına girer ve uyurum, bütün sızım geçer...
Temel sorar:
- Çok iyi uşağum! Peçi senin hanum evde midur ki pi gitsem?

Hairdesigner
07-11-07, 18:04
Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?"

Hairdesigner
07-11-07, 18:05
Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir. Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar:
- Niye ögretmen de digerleri degil?
Temel de ona döner:
- Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha tekrarlıyalım...

Hairdesigner
07-11-07, 18:05
Temel birgün okuldan koşarak gelmiş
-Anne bugün öğretmen ikişerikişer yüze kadar saymamızı istedi.Sınıfta kimse sayamadı birtek ben saydım.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün öğretmen yedi coğrafi bölgeyi saymanızı istedi.Sınıfta kimse bilemedi birtek ben bildim.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün öğretmen maddenin kaç hali olduğunu sordu.Sınıfta kimse bilemedi birtek ben bildim.Ben lazım ondan di mi?
-evet oğlum ondan
Ertesi gün:
-Anne bugün okuda tuvalete gitim.Pisuvara işerken öteki çocuklarınkine baktım ufacık.Benimki kocaman.Ben lazım ondan di mi?
-HAYIR oğlum onlar 7 yaşında sen 25 yaşındasın da ondan.

Hairdesigner
07-11-07, 18:05
Idris'le Dursun, kahvede ayri masalarda hafif sıkkın oturuyorlar.
Idris sesleniyor:
- Bana "ayran" desene...
- Ayran!
- Uyy, ben da senun karuna hayran!
Fena halde bozulan Dursun, biraz sonra Idris'e sesleniyor:
- Bana "gazoz" desena...
- Gazoz...
- Uyy, ben da senun karini öptum...
Idris, dudak büküyor:
- Bu söylediğunun kafiyesi yoktur...
Dursun sözü bagliyor:
- Kafiyesi yoktur ama asli vardur!

Hairdesigner
07-11-07, 18:06
Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
Hizmetçi: Bir dakika efendim.
Hizmetçi: Alo
Adam: Ne oldu kızım, hanım nerede?
Hizmetçi: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
Adam: Ne, bir adamla mı?
Hizmetçi: Maalesef, beyfendi.
Adam: Ne? Hem de benim evimde haa! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana!
Hizmetçi: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şey?
Adam: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi!
İki el silah sesi duyulur..
Hizmetçi: Alo, beyfendi
Adam: Ne yaptın kızım?
Hizmetçi: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
Adam: Ne havuzu?
Hizmetçi: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
Adam: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooooo

Hairdesigner
07-11-07, 18:06
Temel trabzonda iken irandakı dursun dan bır telgraf alır ve acele irana gelmesıni ister telgrafı alan temel hemen yola koyulur irana giderken de vana uğrar temelin trabzonlu olduğunu öğrenen vanlılar ona imamlık teklıf ederler fakat temel ben anlamam dediysede işin içine kırk dana girince teklıfı kabul eder ve başlar namaz kıldırmaya gideyidum irana uğradum vana verdiler bağa kırk dana alahu ekber bır iki derken müezzın bunun hoca olmadığını anlar ve gidip müftüye şikayet eder müftü bır cuma günü cuma namazı kılmak için temelın hoca olduğu camıye gelir ve arkasında saf tutar temel başlar nıyet etmeye gideyidum irana uğradum vana verdiler bana kırk dana müfti bey hiç sesunı çıkarma yarısı sana yarısı bana..........

Hairdesigner
07-11-07, 18:06
Temel ile İdris Amerika'da Los Angeles'e giderler. Birkaç gün içinde paraları biter. İş ararlar fakat bulamazlar. Çaresiz para bulmak için banka soymaya karar verirler. Kapısında BANK yazan binaya girerler, uzun uğraşılar sonunda kasayı açarlar. Kasada kaplar içinde muhallebiden başka bir şey yoktur. Açlıktan ölmek üzere olduklarından tüm muhallebileri bitirirler. Sabah Amerika'da tüm gazetelerin sekiz sütuna manşet haberi şu idi : Dün gece Los Angeles SPERM BANKASI soyuldu.Soyguncular aranıyor.....

Hairdesigner
07-11-07, 18:06
Temel bi gün amerikaya gider ama tek kelime ingilizce bilmemektedir. türk konsolosluğuna gider. 'abi açlıktan ölücem burda bi yiyecek ismi söyleyinde lokantaya gidince bari onun adını söyleyeyim' der. bizimkilerde ' 'keyk' dersen onlar sana kek getirirler afiyetle yersin' der. temel gider restorana garson gelir. 'vat du yu vant sör'. 'ee..eee... keyk!' der temel. garson hemen gider bi kek kapıp gelir. temel gayet mutlu yer kekini gider. 2 hafta geçer 3-4-5 temel artık kusucak kek yemekten. tekrar gider konsolosluğa 'abi başka bi şey daha söyleyin gına geldi kekten'. 'tamam aslanım git 'epıl pay' de onlar sana elmalı turta getirecek bide ondan yersin' derler. temel oh anasını satıyım ağzımıza başka bişey girecek diye gider lokantaya. garson gelir 'vat du yu vant sör' .. temel yapıştırır 'epıl pay!' garson 'ayskrim or vitaut ayskrim?' temel 'eee...eeee... keyk!!'

Hairdesigner
07-11-07, 18:07
Türkiye'de modern bir hapishaneyi gezen gazeteci çığlıkların geldiği bir odanın önünde durur:

"Bu çığlık da ne?"...

Temel:

"Burası elektrikli sandalye odası. Bir zenciyi idam ediyoruz."

"Peki niye çığlık atıyor?"

"Elektrikler kesildi de, mumla idare ediyoruz."

Hairdesigner
07-11-07, 18:07
Zencinin biri Türkiye'ye gelecekmiş.
Gelmek üzere yola çıktığında pasaportunu kaybettiğini anlamış.
Üzgün üzgün yürürken yerde bir pasaport bulmuş.
Üzerinde Leonardo Di Caprio yazıyormuş.
Çaktırmadan pasaportu atmış cebine düşmüş yola.
Kapıkule'ye geldiğinde gümrük memurları Temel ve Dursun zenciye
pasaport sormuşlar.
Zenci yerde bulduğu pasaportu Temel'e vermiş.
Temel uzun uzun pasaporta bakmış.
Sonra zenciye bakmış,dönüp Dursun'a sormuş:
- Ula Dursun, Titanic Batti miydii, Yandi miydii....

Hairdesigner
07-11-07, 18:07
Temel arkadaşlarıyla kahvede otururken birden içeri jet Lee girmiş ve:
-Var mi lan burada bi delikanlı ha, kırıyım mı ağzınızı?
Demesiyle beraber temel fırlamış üstüne dışarı çıkmışlar 30 saniye sonra Temel içeri girmiş burnu patlak kas yarık. Kahvedekiler hemen jet Lee'nin etrafını sarmışlar
-Abi naaptin herife yaa.
Jet Lee:
- Hinomusa ustamın tirinoga tekniğiyle vurdum.
2 gün sonra tekrar kahveye gelmiş Temel bu sefer direk saldırmış. 20sn sonra temel içeri girmiş çene kırık, iki göz mosmor
Jet Lee:
Zitomoto hocamın pirokona tekniğiyle vurdum. 2 gün sonra jet Lee'nin geldiğini camdan gören Temel fırlamış 10sn sonra jet Lee içeri girmiş. Kafa yarık, dişler dökük, bi yandan ağlıyor.
Kahvedekiler sarmış Temel in etrafını
-Abi naaptin herife yaa gebertmişsin adamı.
Temel:
- Toyotamın krikosuyla vurdum *********e!

Hairdesigner
07-11-07, 18:08
Temel bir iş için doğuya gider...Otobüs dağların arasından geçerken eşkiyalar durdurur...tüm yolcuları aşşağı indirip sıraya dizerler..Ve tüm eşyalarını alıp tek tek öldürürler...Sıra yavaş yavaş Temel'e de gelmektedir...bu sırada eşikyaların lideri Temel'in yanındaki küçük kıza:
-Senin adın ne bakim?..der
-Ayşe efendim...
Eşikiyanın gözleri dolar:
-Rahmetli anamın adıda Ayşeydi...hadi sen git burdan...deyip kızı sebest bırakır...
Sıra Temel'e gelince eşikya gürler:
-Senin adın ne lan?
-Te-Temel efendum...ama akadaşlar kahvede AYŞE DİYİLER.

Hairdesigner
07-11-07, 18:08
Balıkçı temel Denize acılmıs ve oltayı sallamıs. kısa bır sure sonra acayıııpp bırsey temelın oltasına vurur. Temel heyecanla oltayı sarmaya baslar. ve denızden bır kutu cıkar. Temel kutuyu acar ve buyuk bır cın cıkar. cın temele dile benden ne dılersen der temel hadi lan der ve ınanmaz. yanı işeyince viski cıkarta bılırmısın der cıne ve cın kaybolur. Temel acaba oldumu oldumu der ve gozlerıne ınanamaz ve işeyince viski cıkar. Temel eve gider ve hanım hanım ordan 2 bardak 2 de buz koy gelder. Temel hanımının getirdiği bardaklara işemeye başladığı sırada hanımından tokat yer. Ve olanları anlatmaya başlar. Ertesi gun yına icerler. ve 2 ay boyle gecer. 4 aya gırerken temel hıc balık tutnmamıs ve moralı bozuk bır halde eve gider hanım ordan 1 bardak 1 de buz koy gel der hanımı ordan hayırdır temel bu gun bensız mı icecen der. Temel, yokbe hanım moralim çok bozuk sen bugun şişeden içecen der.

Hairdesigner
07-11-07, 18:09
Temel, Dursun ve eşleri, Dursun'un evinde kağıt oynarlarken birden Temel'in elindeki kağıtlar yere düşer. Temel, kağıtları almak için yere eğildiğinde bir de ne görsün; Dursun'un eşi Fadime'nin eteğinin altında hiç birşey yoktur. Kağıt oyunu devam ederken Temel, bilerek birkaç kez daha kağıtları yere düşürür. Oyun bittikten sonra Temel kalkar ve tuvalete gider. Tuvaletten çıkar çıkmaz Fadime, Temel'i mutfağa çağırır:
-Ne oldu, masanın altında çok hoşuna giden birşey mi gördün ki ikide bir kağıtları yere düşürdün?
-Evet, gerçekten güzeldi.
-İstersen senin olabilir. Dursun, cuma günü saat 14.00'ten sonra evde yok... Gel bize, 50 Milyon TL'sına senin olsun.
-Tamam, cuma günü saat 14.00'te gelirim...
İçeriye geçerler. Birkaç saat sonra Temel ile karısı ayrılırlar.
Cuma günü saat tam 14.00'te kapı çalar. Fadime, kapıyı açar açmaz, Temel'le çılgınlar gibi sevişmeye başlarlar. Bir, iki, üç derken Fadime, "Bu kadar yeter artık... Biraz da sonrasına saklayalım" der ve Temel giyinir, çıkar gider.
Akşam üzeri saat 18.00'de Dursun gelir ve Fadimeye sorar:
-Bugün, öğleden sonra, Temel, bize uğradı mı?
Fadime, biraz donuk ve titrek sesle cevap verir:
-Şeyy, evet uğradı ama sadece birkaç dakika kaldı.
-Peki, sana 50 Milyon Tl bıraktı mı?
Fadime, şaşkın bir ifadeyle "Evet, bıraktı" der.
-Hey be! Arkadaş dediğin böyle olacak işte. Bizim Temel, sözünün eri çocukmuş.
-Ne, ne oldu ki?
-Sabah, bana geldi. Çok acil bir iş için 50 Milyon TL'sına ihtiyacım var dedim. "Öğleden sonra senin eve uğrar yengeye bırakırım parayı" dedi ve de dediğini yaptı. Bu devirde nerede böyle arkadaş...

Hairdesigner
07-11-07, 18:09
Temel'le Dursun gezerlerken bir kilisenin önünden geçerler. Temel, Dursun'a "Ula Dursun 5 dakika bekle bi günah çıkartayım". Temel Kiliseye girer Papaz gelir. "Söyle evladım ne günah işiledin?" Temel: "Zina işledim".
Papaz: "Kiminle".
Temel: "Sanane ya çıkar günahımı gideyim".
Papaz: "Ha felanca adreste bir karı var onunlamı zina ettin".
Temel: "Yoo".
Papaz: "Ha felanca yerde bi karı var onunlamı iş tutuyon".
Temel: "Yoo"
Papaz: "Felanca adreste bir kumarbaz var eve gitmiyo onun karıyımı beceriyon".
Temel: "Yok ya sanane çıkarsana günahımı gideyim".
Papaz:" Çıkarmıyom lan yürü git"
Temel'i görünce Dursun: Uyy Temel kardeşum tertemiz oldun günahlarından kurtuldun değilmu."
Temel:" Yok ula günahlarumdan kurtulmadum ama çok sağlam 3 tane adres aldum"..